[]

Kenarda köşede kalmislardan mobil oyun öneriniz olur mu

Android için.

Tower defense ve turn based strategy seviyorum.

Play storeda populer çok puanlı gozukenlerin çoğunu denedim.

Önereceğiniz oyun ücretli de olabilir (oyun içi item satmayı kastetmiyorum)

 
[]

IMEI numarası ile ilgili yakın zamandaki değişiklik

İlgili haberi bulamadım da biliyorsunuzdur, 1 yıl kullanılmayan telefonun imeisi kullanilamaz olacakmış gibi bir yasa çıkmıştı aralık 2022'de.

Benim iki telefonum var, biri bozulmuştu sonradan yaptırdım, şimdi onu evde oyun oynamak video izlemek için kullanıyorum sadece. Sim takılı değil. Diğeri de aktif kullandığım.

Sim takılı olmayan telefon seneye hiç acilamayacak mi o çıkan yasaya göre?
Eğer öyleyse ara sıra sim takip çıkarsam o 1 yıllık süreyi uzatmış olur muyum?

 
yazdıkların o kadar saçma ki , telefonun kapanmasını sağlayamazlar


  • nivoandmira  (01.02.23 15:02:42) 
Burada anlatılan "kapanma" GSM şebekesinde çalışmama anlamında. Yoksa telefonla oyun oynayıp video izlemeye devam edersiniz.
Simi telefona her takmanız süreyi 1 yıl uzatıyor.
Yani 11 ayda bir telefona sim taksanız yeterli.

Ayrıca BTK diyor ki biz telefonları sadece "pasife alıyoruz". Mesela o telefonu 3 yıl kullanmadınız. Sonra son kullandığınız sim kartı takarsanız o telefon anında yeniden çalışır olacakmış. Tabi henüz bunu deneyimleyen olmadı.
Bir de kapanan telefonun faturasıyla birlikte BTK'ya başvurursak açılacakmış.

Henüz üzerinden bir yıl geçmediği için kimse bu durumu yaşamadı ama en temizi 6-7 ayda bir aklınıza gelince sim kart takıvermeniz.
  • michael_knight  (01.02.23 15:07:01 ~ 15:07:48) 
zaten simsiz tablet gibi kullanıyormuşsun, kapatacağız dedikleri o işte, hat çalışmayacak telefon wifi'lı tablet gibi olacak.


  • nhk ni youkosu  (01.02.23 15:08:32) 
[]

Bir ekran görüntüsünü gördüğüm ama bulamadığım film

Instagram'da haber akışını kaydirirken gördüğüm bir film sahnesinin ait olduğu filmi arıyorum.

#jeanlucgodard hashtaginde gormustum. Kaydet tusu nedense o an çalışmamış.

Ekran görüntüsü olan sahnede Woody Harrelson var. Uzerinde süslü beyaz bir askeri üniforma, muhtemelen denizci üniforması. Bir yemek masasında oturmuş ve karşısındaki birine bakıyor.

Altta filmin adını yazıp bir alıntı yapmışlar. Filmin adı yazıyor, yılı da 2018.

Filmi arıyorum.

Woody Harrelson'un da Godard'in da 2018 yapımı filmi gözükmüyor Wikipedia'daki filmografilerinde.

 
triangle of sadness olmasın?
www.nationalreview.com

  • rentts  (25.01.23 21:38:02) 
[]

Banka hesabımdan banka niye para çekmiş

Sözkonusu hesap hisse senedi almak için yatırım hesabı olarak tanımladığım vadesiz TL hesabı.

Sorum şunlarla ilgili:
5000 TL değerinde hisse senedi aldım. Onu aldığımda hesabımdan direkt aktarıldı zaten ilgili kısma.
2-3 gün sonra banka hesap hareketlerinde şu iki işlemi gördüm:
1- yukarıda bahsettiğim vadesiz TL hesabındaki 2000 TL çekilmiş.
2- 3000 TL de TEB portföy para piyasası satış bedeli açıklamasıyla banka hesabına yatırılıp hemen ardından yine TEB yatırımdan para çekme olarak çekilmiş.

Borcum gözükmüyor. Hisse senedi alım için de bir miktar komisyon tahsil edilmişti zaten.
Çekilen tutar (hesabımda duran 2000 TL kısmı) varliklarimda fon olarak gözüküyor (TKM para piyasası yazıyor yanında) 3000'i de kendi kendilerine aldım verdim yapmışlar.

Bu bir prosedür mü? Yani bir de aldığım hisse senediylr eşit miktarda olunca anlayamadım.
Yani parayı geri alabiliyorum şu an istediğimde de niye böyle bir sey olmuş?

 
Hisse senedi alımları için öncelikle yatırım hesabınızda likit fon (para piyasası yani) varsa oradan alır, sonra vadesiz hesaptan tamamlar. O yüzden önce 3000 liralık fon bozup vadesize almış, 5000 lira vadesizde oluşunca bunu tekrar yatırım hesabınıza çekip hisse alımı için blokeye almış. Blokeye alırken de getirisi olması için tekrar fon almış.


  • orient blue  (25.01.23 20:56:16) 
para boşta durmasın diye fon alıyor banka. hisse senedi takasları 2gün sonra olduğu için 2gün boşta durmasın para kazansın diye. ben para yatırılır yatırılmaz fon alıyor, hisse aldığım zaman nakitim 2 gün ekside duruyor, fon iki günpara kazanıyor iki gün sonunda her şey normale dönüyor


  • vincenzo  (25.01.23 22:56:44) 
[]

Laptop seçmek için yardım

Su üçünden biri alınacak, çoğunlukla video editing ve kurgu işleri için kullanılacak. Sizce hangisi?

1- www.amazon.com

2- www.amazon.com

3- www.amazon.com

 
materyal kalitesini vb dikkate almazsak Core i5-12500H cpu içeren gigabyte laptop daha güçlü gözüküyor.

www.cpubenchmark.net
  • faithless  (21.01.23 22:28:16) 
[]

Karşı tarafa çağrı kaç saniyede gidiyor

Bunun bir standardı var mı?
İş iliskim olan ve bu saatte aramamam gereken/çok abes kacabilecek birine cok kısa çağrı başlattım. Max 1 saniyede daha doğrusu ekrana düşer düşmez kapattım.

Çağrı gitmiş olabilir mi?
Ya da bundan emin olmanın kesinleştirmenin bir yolu var mı?

 
sanirim o calma sesini duyman gerekiyordu, karsi tarafa cagrinin gitmesi icin.


  • baldur2  (20.01.23 02:57:00) 
operatörüne, senin ve onun bölgesindeki çağrı yoğunluğuna göre değişebiliyor.
çağrı sesi gelmeden de çağrının iletilmiş olması mümkün ama bu 1 saniye değildir tahminimce. ama sizin 1 saniye sandığınız zaman da 1 saniyeden uzun olabilir.
ekranınızın çağrı konumuna geçer geçmez kapattığınız durumda çağrınızın girmeme ihtimali yüksek. müsterih olun bence gitmemiştir.
  • erty_ksk  (20.01.23 08:06:49) 
temel olarak erty_ksk +1

Çağrı sesi gelmeden karşı tarafa çağrının gitmesi başıma geldi. Lakin dediğiniz gibi ekranda görür görmez iptal ettiyseniz o çağrı kesinlikle karşıya ulaşmamıştır.
  • pispinti  (20.01.23 12:03:06) 
Değişiyor mesela bazen birisi aradığında çok çaldı diyor halbuki telefon elimde olduğu için hemen açmış oluyorum.


  • peki madem  (20.01.23 12:16:03) 
eskiden çalma sesi gelene kadardı. ama son zamanlarda çalmadan gittiğine de şahit oldum


  • paintov  (20.01.23 12:57:23) 
1 saniyede gitmemiştir ya. bu arada normal şebekeden arama ile voice over wifi arasında da değişiyor bağlanma süresi, whatsapp vb. programlar üzerinden arayınca da farklı.


  • gkhncnzdgn  (20.01.23 14:24:47) 
bir ara eski kız arkadaşımı aramıştım böyle. listeden ismini silecektim nasıl olduysa aradım. hemen kapat tuşuna bastım ama çağrı gitmişti.

biraz da bu çağrının hatrına yeniden görüşmeye başladık. çağrını duymadım bile, çaldığından emin değilim ama arama kaydında cevapsız çağrı olduğunu görmüştüm dedi.

tldr; evet gitmiş olabilir. hayır bilmenin yolu yok.
  • biseysorcaktim  (20.01.23 15:08:50) 
kalite standartı olarak 3 saniye hedefleniyordu operatörlerde galiba, 1 saniyede olabilme durumu şöyle olabilir, vowifi ile ikiniz de bağlıysanız çok hızlı bağlayıp ulaşabilir belki - düşük ihtimal.
Evet çalma sesini duymadan diğer kişinin telefonu çalabilir eskiden bunu ayarlardık karşı tarafın telefonunda cevapsız çağrı oluşurdu çünkü telefon da çalamazdı o sürede.

  • atom karincanin torunu  (20.01.23 15:14:35) 
[]

hisse senedi almak/satmak

Bankamin mobil uygulamasına girip (TEB) yatırımlar sekmesinden hisse senedine tıkladım. Yatırım hesabı aç dediğimde SPK anketi doldurmami şart koşuyor. Doldurdum, sonucunda kategori 2 (düşük riskli hisseler) diye bir şey çıktı.

Ama hesap da açamıyorum. Geri dönüp tekrar aynı kısma girdiğimde de anketiniz yok, SPK anketi doldurmalisiniz diyor tekrar.

Ne oldu bu durumda? O anket sonucu beni hisse senedi alım satımlari için bilgisiz mi bulmuşlar? Ya da uygulamada mi bir sorun var?

 
O anket çok önemli. Sonucu, senin hisse senedi alım satım riskini kabullenemeyeceğin şekilde doldurmuşsun anketi. Dolayısıyla hisse senedi alıp satamazsın. Anketi silip, 'risk severim' mantığıyla tekrar doldur.


  • Mirket  (16.01.23 13:45:51) 
[]

Tuhaf tırnak sorunu

Bundan 10 belki birkaç yıl daha önce, halı sahada kazara topa ayak baş parmağımin ucuyla vurdum. O an acıdı biraz da çok bir şey yoktu maça devam. Eve geldim çoraplar kan icinde. Neyse baktım, top tam dikine gelmiş herhalde içine doğru batmış gibi bir şey olmuş. Pansuman vs geçer diye düşündüm.

Bir süre sonra kalinlasti bu tırnak. Kesilemez oldu taş gibi. Mantar vs mi diye doktora gösterdim. Bakıldı edildi değil denildi. İki farklı doktora da gittim, çekelim gitsin dediler de neden diyorum e çekelim nolucak diyorlar. Peki çekince tekrar böyle olmayacagi kesin mi diyorum, değil diyorlar. Ben de cektirmedim.

Google'a ayak tırnağı kalınlaşması yazınca çıkan görsellerdeki gibi bir tırnağım oldu. Ve anlamsız bir şekilde yılda bir falan kendiliğinden düşüyor. Alttan yine aynısı çıkıyor. Düşmeye yakın da çok uzamis olduğu için sariyorum.

Bu defa unuttum ve evde bir yere çarptım. Çok fena aciyor. Muhtemelen düşecek yine de, ömrüm böyle mi geçecek yılda bir tırnak değişimiyle :)

Belki bir benzerini yaşayan bilen vardır diye bir sorayım dedim işte.

 
doktora degil de podiatriste gidebilirsiniz, degisik tedavi yöntemleriyle tirnagin saglikli büyümesini saglayabiliyorlar. tirnak yatagiyla ilgili bi deformasyon olunca öyle oluyor sanirim. doktorlar genelde bu sorunlarin kozmetik yönüyle cok ilgilenmiyorlar.


  • mamu  (12.01.23 13:33:40) 
  • kobretti  (12.01.23 16:31:00) 
[]

İstanbul'a kısa sureli gidiş - geliş ve ulaşım

Bir günlüğüne (hatta yarım) bir etkinlik için Pazar günü İstanbul'a geleceğim (İzmir'den). Fazla zamanım olmayacak, bana pahalı geleceği için taksi de bir seçenek değil, o yüzden aksiliksiz yol haritası oluşturmaya çalışıyorum.
İstikametim Esenler otogarı <-> Teşvikiye.

1- otobüs firmasının servisini kullanmak mantıklı mı? (Pamukkale ya da Kamil Koç)
2- istanbulkartim var (2019'da almıştım, 2020'den beri kullanmadım) bir değişiklik oldu mu o zamandan beri, aynı kartı doldurup kullanabilir miyim? Değilse yenisini mi almak lazım, ya da tek ya da birkaç kullanımlık ulaşım kartı varsa metroya bineceğim yerden bulabilir miyim Esenler otogarda?
3- evim havaalanına oldukça uzak, Istanbulda gideceğim yer de oradakine. Ertesi gün çalışacağım için otobüs düşündüm, gece yolda uyurum diye. Ne dersiniz, mantıksız mi?

 
1- Otobüs firmasının servisi nereye götürüyor? Büyük ihtimalle Teşvikiye'ye yürüyebileceğiniz bir yere götürüyordur. Biraz uzak ama ağır bir çantanız yoksa Mecidiyeköy'den bile Teşvikiye'ye yürünür. Herhalde 20-25 dakikalık bir yürüyüş olur. Beşiktaş'tan yürümek çok daha kolay olur. (ama biraz yokuş çıkılacak)
2- İstanbulkart'ta bir değişiklik olmadı 2019'dan bu yana. Makinelerde para yükleyip kullanabilirsiniz. "Tek Geçiş" " Beş Geçiş" gibi kartlar da satılıyor ama normal karta göre çok pahalılar o yüzden kartınıza para doldurmanız daha doğru olur.
3- Mantıklı. Bütçeye dikkat ediyorsanız otobüsle gidilmeyecek bir mesafe değil İstanbul-İzmir.

Aslında İstanbul'u daha iyi bilseniz veya yol parası konusunda dikkat etmeniz gerekmese otobüsten Anadolu Yakası'nda inip servisle Kadıköy'e gitmenizi önerirdim. Oradan vapurla Beşiktaş, sonra yürüyerek Teşvikiye.

İstanbul'da şehirlarası otobüsler 3. köprüden geçtikleri için anadolu yakası ile avrupa yakasında inmek arasında (tam bilmiyorum ama) herhalde 1 saatten daha uzun bir fark var oluyor. Yapabilirseniz anadolu yakasında otobüsten inin ve binin.

İyi yolculuklar,
  • michael_knight  (07.01.23 23:33:19 ~ 23:36:40) 
Üç yıl kullanılmayan İstanbulkartlar zaman aşımı nedeniyle kapatılıyor.


  • çokyaşa  (08.01.23 01:46:25) 
öncelikle telefonuna istanbulkart yazılımını kur. kartını oraya ekle ve kişiselleştir. para yükleme işlerini böylece kolaylıkla yapabilirsin. bir de, sanıyorum artık fiziksel kartına olmasa da o programı kullanarak qr kod ile toplu taşımaya binebilirsin.

esenler otogarından teşvikiye'ye toplu taşıma ile aşağı yukarı 1 saatte gidersin. iki ayrı metroya bineceksin. bir de kamil koç'un istanbul'da şehir içi servisi var mı hala belli değil. eğer servis var ise esenler'de değil alibeyköy'de inmen gerek. oradan teşvikiye'ye gidebilirsin.
  • alperz  (08.01.23 02:28:55 ~ 02:29:55) 
otogardan metroya binip yenikapıda iniyorsun
oradan taksim metrosuyla osmanbeyde inince yürüme mesafesi

ucuz bilet varsa sabihadan uçak bileti al dönüş için yorulmazsın
sabihaya da metro gidiyor
  • bir soru sorcam  (08.01.23 12:13:01) 
[]

Diş lekesi tartar vb temizleyici aletler

Böyle bir şeyin varlığından yeni haberdar oluyorum.
O yüzden gerçekten işe yarar bir şey mi emin olamadım.

www.hepsiburada.com

Linkteki rastgele koyduğum bir şey, bir sürü çeşidi var.
Çoğunlukla ultrasonik ses dalgaları yayarak tartarlari parçaladığını söylemiş.

Kullanan varsa işe yarıyor mu?
Dişlere bir zararı olur mu?
Alırken hangi özelliklerine dikkat etmek gerekir?

 
ben yapılırken işlemi izledim. diş eti altlarına ve diş aralarına girilmesi gerekiyor bir de diş hekimi bile on tane ince-kalın farklı başlık kullanarak bunu yapıyor. bence görmeden ve uzmanı olmadan sağlıklı yapılması pek mümkün değil.


  • orpheus  (06.01.23 22:42:47) 
çok az bir ayçicek yağıyla 5 dakika ağzını çalkala ve tükür. Sonuca sen de şaşıracaksın. :)


  • goodboy3456  (06.01.23 23:57:25) 
@goodboy3456 tartarı mı söküyor, lekeyi mi? sonuca şaşıracaksın derken?


  • adivar  (07.01.23 12:46:06) 
elektrikli diş fırçası alıp kullanın düzenli olarak. bunun dışında daha alengirli temizleme lazımsa alet almak yerine diş hekimine gidin o halletsin. sakata gelmek var sonra. diş problemleri ömür boyu süründürüyor insanı sonra (ben sürünüyorum mesela)


  • kurbanlik koyun  (07.01.23 16:16:36) 
[]

Çocuklar için sanat tarihi kitabı

10 yaşlarında sanata pek de ilgisi olmayan ancak tarihe ilgili bir erkek çocuğu için öneriniz olur mu?




 
kedi seviyorsa, 21 kedide sanat tarihi.

ben 9 yaşındaki kızıma aldım, her haftasonu oturup değişik değişik kediler çiziyoruz. yok minimalist kedi, yok pop art kedi, yok ekspresyonist kedi...
  • babilfish  (19.12.22 10:37:06) 
[]

Böyle bir davet garipsenir mi

Annemin bir arkadaşının bir kızları var, üniversite öğrencisi galiba okulunun son senesi okulda. Tam yaşıni bilmiyorum da aramızda 3-4 yaş vardır, ben daha büyüğüm. Bizimkiler ailecek gorusurlerdi karşılıklı evlere gitme gelmeler, benim lise cagima kadar da bu aile oturmalarında bir araya gelirdik. Adına D. diyeyim. İçeriğini hayal meyal hatırlıyorum ama çok güzel oyun oynar sohbet ederdik birlikte. 2-3 ayda bir biraraya gelsek de onunla konuşabilmek iyi gelirdi bana, çünkü o zamanlar ne okuldan ne başka yerden pek arkadaşım da yoktu. Hep neşeli güler yüzlü bir kızdı moralim de yukselirdi yani. Böyle aile çevresinden yaşı bana yakın olanlardan ya da akranlarimdan pek iyi anlasabildigim biri de yoktu bir de o dönem ondan başka.

Bir de bu kız evlat edinildi 1-1.5 yaşlarında, ve her nedense (galiba çocuk aklımla abuk bir soru sorarim diye belki) ben 4-5 yaşlarındayken onlara gittiğimizde annem tenbihlemisti evlat edindiler sakin bir şey sorma fotoğraf vs diye. Muhtemelen söylemese farketmeyecegim ya da hakkında soru sormayacagim bir şey aslında ama söylediler. En son da birkaç ay önce bir konusu açıldı. Hiç soylememeye karar vermişler dedi annem.

Neyse, Ağustos sonu gibi annemler misafirliğe gittiler onlara. Annem sen de gel diye haber vermişti, benim iş güç vs bir şey uymadı gidemedim, selam söylersiniz dedim öyle kaldı. Sonra annem söyledi D. de özellikle seni sordu, ben abim de gelir şöyle yaparız buraya gideriz diye düşündüm vs demiş (yazlık bir beldede yaşıyorla, kızın okulu da yakın gidip geliyor oraya) keşke gelseydi demiş. Bunu duymak duygulandırdı beni, belki nezaketen vs söylemiştir ama yine de unutmamış olması hoşuma gitti yani.

O zamandır ara ara aklıma geldi kız napmistir vs diye. Öyle biraz abi-imsi bir korumacılik mi dersiniz öyle bir şey.

Şimdi dusunuyorum da anneme söylesem iletse o da onun annesine söylese, işte yolu düşerse haber versin, işte encokbenisevinnolur abin seninle görüşmek istiyormuş çay kahve bir şeyler istersen diye. Ne bileyim çocuk mezun olacakmış belki bir faydam olur ona network olarak işine yarayabilecek birilerini taniyorumdur vs bu olmasa bile işte ben burdayım demek gibi, öyle bir bağ sürsün gibi yani.

Bir de bu evlat edinilmesi hikayesine ek olarak bir ara annem sık anlamıştı, lisede bir dönem içine kapanmış vs bir şeyler olmuş, belki sadece benim imajinasyonumdur ama bunlari birleştirip kafamda bu çocuk hep böyle yalnız derbeder olmuştur kalmıştır gibi geliyor üzülüyorum.

Ama kuruntu da yaptım acaba garip mi olur nasıl anlaşılır vs diye. Çünkü nerden baksan 10-15 senedir doğrudan görüşmedik biz, annelerimiz görüştü onlar vasıtasıyla birbirimizden haber alıp selam soyledik falan o kadar. Ya da bir başka kuruntum da hayır demesi vs. hiç zannetmem de ne bileyim olmaz da değil. En fazla nolur olmaz ya da gecistirilir havada kalır ben de üzülürüm buna bir süre ama işte bir süredir aklımda ama anneme de bir türlü söyleyemedim.

Ne diyorsunuz?

Yazarken farkettim galiba sadece olur ya nolcak yaz sen gibi motive edici bir şey duymaya ihtiyacım var. Ya da bilmiyorum başka ne dersiniz?

 
ben biraz garipsedim. hatta gibi gülnuray bölümündeki ilkkan'ın yılmaz'ı seyrettiği yüz ifadesiyle okudum. O abi'msi korumacılık tanıdık geldi çünkü biraz. "çocuk mezun olacakmış"taki çocuk ifadesi, 10-15 sene hiç iletişim kurmamışken tam da üniversitesi bitmiş, tesadüfen sosyal medyada bir ihtimal denk gelip, büyüyüp serpildiği yaşa geldiğini gördükten sonra bağı sürdürmek istemen falan.. ben huylandım biraz.


  • IncredibleMau  (15.12.22 15:45:52 ~ 15:47:21) 
yani çocuk 15 senedir yaşıyor okul okumuş mezun oluyor derbeder falan olmamıştır hepimiz gibi bir çok şeye sevinip üzülmüştür kendi yolunda ilerliyor bunu kafanda büyütme

tekrar iletişime geçme kısmına gelirsek ne var bunda, sen iste numarasını mesaj at ya da ara, naptın nettin mezun oluyormuşsun varsa bir bağlantımız haber edelim sen ne yapmayı düşünüyorsun diye

zaten çocuk 15 sene önceden değil 1-2 sene önceden ve bundan sonrası için bir şeyler anlatır
  • freebird5406_2  (15.12.22 15:49:37) 
@Incredible ya işte cekincelerimden biri de boyle dusunulme ihtimali ve böyle bir düşüncem niyetim yok. Kızın nasıl göründüğünü de bilmiyorum, sosyal medyadan da bakmadım ama Türkiye'de de böyle yaygın bir bakış var (abi deme lazım olur vs) ilk iletişim anneler vasıtasıyla olacağı için de aynı huylanma bende de haberdar etmek kısmına dair.

@free: ya tabi 15 senedir öyle olmuştur, ben kendi hissiyatımi anlatmak için yazdım o kısmını.
  • encokbenisevinnolur  (15.12.22 16:02:29) 
Yaşlar 14-17 iken ağabey gibi olabilirsiniz ama 24-27 olunca akla gönül ilişkisi kurma niyeti gelebilir. Bu da sonuçta ayıp değil ama ben kız yerinde olsam aklıma böyle bir şey gelirdi. Acaba derdim. Eğer böyle düşünülme ihtimali size üzecekse hiç o topa girmeyin derim ben.

O kısmı hariç tutarak, biraz büyütmüşsünüz ama kafanızda. Söyleyin annenize "bir akıl danışmaya falan ihtiyacı olursa bana yazabilir" diye ona göre bakarsınız.
  • pispinti  (15.12.22 16:07:52) 
bir sonraki aşamada görücü usulü istemeye gideceksiniz gibi duruyor.


  • brkylmz  (15.12.22 16:48:45) 
Peki bu sırla ne yapacağınıza dair siz ne karar verdiniz?


  • benim bir gizli bildiğim var  (15.12.22 23:08:35) 
@benim bir gizli bildiğim: hiç bilmiyorum, "elbette söylemem" gibi geliyor, ama bu konuda beni asıl rahatsız eden kisim bu galiba, o yüzden benim için olduğundan daha karmaşık hale geliyor.


  • encokbenisevinnolur  (16.12.22 23:34:17) 
kizin annesiyle babasi haricinde kimseye dusmez soylemek evlatlik mevzusunu. o yuzden karistirma onu, zaten hikayeyle alakasini anlamadim tam.

cagir gorusun ne olacak ki? kiz-erkekli durumundan dolayi mi tereddut ediyorsun? kiz seninle zaten ayni sehirde mi okuyor, yoksa gelirse ozel bir ziyaret mi olacak - orasini anlamadim.
  • hot potato  (16.12.22 23:43:39 ~ 23:47:11) 
Valla pek garip kacmaz cunku boyle ortada bir aracinin oldugu durumlarda hep aracinin abarti payi dusunulup degerlendirme yapilir bence. Misal bizimkiler benim hic sevmedigim bir akrabami ziyarete gittiklerinde ve soz benden acildiginda genelde 'o da gelmeyi cok istiyordu ancak firsat bulamadi, cok cok selam soyledi' tarzi gereksiz kibarlik falan yaparlar. Gercekte ise ben birak oraya gitmek istemeyi oraya sirf gitmemek icin ne gerekirse yapacak biriyim.

Demek istedigim, kiz senin hakkinda belki onlari bile soylememistir ancak annen olayi belki o sekilde aksettirmistir sana. Ya da onlari soylediyse bile belki oncesinde annen senin hakkinda 'encok da gelip D. yi gorecem sunu yapacaz' falan demistir de ona karsilik oyle demistir falan. Hal boyleyken sen bu durumda gidip bu teklifi annen araciligiyla yapsan yine ayni durum olusacagi icin pek garip kacmaz, hayir falan da demez ancak aramaz da bence.

Haa sen direkt arayip soylersen o durumda garip kacar.
  • j r r tolkien hayrani  (17.12.22 00:01:25) 
Valla ben de olsam bu sır kısmı kafamı karıştırırdı. Yakın bir ilişkiye dönerse daha da zorlanırdım taşımakta. Gerçi anne babaların bilmiyo zannettiği biçok şeyi çocuklar bin yıldır biliyor oluyorlar. Ama yine de ben 'kesin söylemem' diyemezdim. Hatta bir noktadan sonra saklamak yanlış hale gelirdi benim için.
Bu durumun ilişki ile alakası şu bence,aynı anda hem yakınlaşma hem uzaklaşma yaratan bir mevzu. O yüzden zorlayıcı. Kolay gelsin iyygünler.

  • benim bir gizli bildiğim var  (17.12.22 00:57:27) 
[]

Asgari ücret güncellemesi her yıl aynı tarih(ler)de mi belli oluyor

Oyleyse ne zaman olur, oluyordu önceki yıllarda?




 
  • pispinti  (14.12.22 14:13:05) 
[]

Eski sürümlü android box'ta blutv açmak

Android tv boxumda play store'a girdiğimde blutv çıkmıyor aramada, muhtemelen sürümü eski diye (sürümü bilmiyorum ama satın alali 6 yıl oldu).

Yeni mi almam lazım şimdi illa blutv için?
Ya da alternatifim var mı?

Mesela chromedan girince blutv'ye "bir şeyler yanlış gitti" diyip video açmıyor.
Başka tarayıcı indirsem ise yarar mı?

 
chrome'dan "blutv.apk" diye google araması yaparak uygulamayı indirip kurmayı deneyebilirsin.


  • ufoozgur  (11.12.22 23:22:26) 
[]

MP3/4 çalar mi telefon mu

Muhtemelen iki sene içinde değiştirmeye mecbur kalacağım 16 GB dahili hafızalı bir telefonum var. Hem MP3 çalar veya ikamesi bir alet hem telefon için bütçem yok şu an.

Şu ara iş aralarında ya da balkonda vs otururken müzik dinlemek istiyorum bilhassa. Spotify YouTube vs den telefonla istediğim ses kalitesini alamıyorum. Ana problemim bu.

Sorular:
1) MP3 çalarla da aynı sorunu mu yaşar mıyım? Kulaklık audiotechnica, ama telefona takınca alelade bir kulakliktan daha iyi bir ses alamıyorum.
2) şöyle bir hızlıca gezindim alışveriş sitelerinde MP3 çalar için pek seçenek kalmamış galiba, adını bile duymadığım markalar var, bir de Sony walkman MP4 çalar var. MP3/4 çalar alayım desem seceneksiz miyim? Bir de fiyatı da telefondan çok da az değil ve ayrıca MP4 çalar özelliği ile de bir isim olmayacak.
3) ses kalitesi konusunda sorunun telefon kaynaklı galiba çünkü aynı kulaklikla bilgisayardan aynı ses dosyası ya da uygulamayı açıp dinleyince bariz fark oluyor.
Eğer hipotezim doğruysa bunu yasatmayacak bir akilli telefon var mı ki piyasada? Hangi özelliğine bakmaliyim alırken?
4) telefonu MP3 çalar ikamesi olarak düşünerek beklentimi çok mu yukseltiyorum?
5) başka öneriniz olur mu?

 
hala ayri olarak mp3 calar kullanan biriyim. muzik'de stream olayina alisamadim. sony nw-a45 ile hayatima devam ediyorum. hem loseless olayina da girdim, bambaska dunyaymis tabi iki sene once aldim, fiyati uygundu ve ona gore de sd kart almistim.


  • evimin paspasi  (07.12.22 14:18:31) 
sürekli aynı müzikleri dinliyorsanız mp3 çalar alabilirsiniz tabii ama yeni müzik keşfetmek için spotify ve youtube rakipsiz maalesef.


  • roket adam  (07.12.22 15:03:12) 
bende bir sony walkman mp3/4 calar var. yillardir duruyor oylece. gecen sene buldum gene kaldirdim bir yerlere. ama pembe. bulursam gondereyim size.
sanirim sundan
www.bhphotovideo.com
  • 65 derece  (07.12.22 15:28:05) 
Kulaklık kaç ohm acaba ondan dolayı bi tatsızlık yaşıyor olabilirsiniz telefon süremiyor belki.

Bluetooth kulaklık çözüm olabilir.
Telefonun analog out'undan memnun değilseniz ses aktarımını dijitale çevirmiş olursunuz bu şekilde.

Mp3 konusunda kararlıysanız elinizdeki kulaklığın empedansı ve alacağınız müzikçaların kaç ohm sürebileceğini kontrol etmenizde fayda var.
  • hedep  (07.12.22 19:28:14) 
[]

Sözlükte bu özellik gitti mi

Önceden başlıkta sadece takip ettiklerimizin entrylerini görme seçeneği vardı.

Kalktı mı o yoksa yeri yöntemi falan mı değişmiş?


 
takip butonu aynı yerinde duruyor bende. ekim ayında gelen mesajdaki bildirime onay vermediyseniz takip ettikleriniz sıfırlanmıştır.

ben olayı yanlış anlamışım alttaki cevapla farkettim ama başlıkta ara kısmındaki "takip ettiklerim" de duruyor+1

edit: son cevaplardan sonra yeniden baktım bende de yok şu an

edit2: oha çok saçma bir şey farkettim. bir başlık açınca "takip ettiklerim" butonu yok. başlıkta ara kısmındaki bugün, ekşişeyler ve benimkilere basınca "takip ettiklerim" geliyor. linkler, görseller ve çaylaklara basınca yine yok oluyor. bir şeyler deniyorlar sanırım.
  • kanatlı kontun müşfik öpücüğü  (03.12.22 23:17:35 ~ 04.12.22 01:06:53) 
Başlıkta Ara"yı tıklayınca "Takip Ettiklerim(1)" çıkıyor. Tıklıyorum, gösteriyor. Takip butonu da duruyor.


  • nawar  (03.12.22 23:18:07) 
bende de çıkmıyor.


  • clones  (04.12.22 00:08:45) 
bende de çıkmıyor silinmiş.


  • jelly bear  (04.12.22 00:43:32) 
[]

Taşınabilir oyun konsolu

Tek seçeneğimiz Nintendo mu?

PSP ve ps Vita iptal edildi galiba artık üretilmeyecek ve yeni versiyonları gelmeyecek mi?

God of War ilk serisi, Prince of persia, crash bandicoot, shadow of the colossus gibi oyunlari oynayabileceğim bir şey arıyorum ama... var mı öyle bir şey? (Onlar da Nintendo da yokmuş crash hariç)

 
Bluetoothlu oyun kolları var telefonu da üstüne tutturuyorsunuz.

Sonra nvidia geforce now ile istediğiniz oyunu telefonunuz üzerinden oynayabilirsiniz.

Ama internet gerekir tabi sürekli. Çeşit olsun diye örnek vereyim dedim.
  • ananiyimioguz  (27.11.22 13:34:11) 
(bkz: steam deck)
Al sana god of war hatta youtu.be

  • Bruce  (27.11.22 13:55:17 ~ 13:56:34) 
Steam deck'in Türkiye'de satışı yok. Yurtdışından getirmek de baya pahalıydı en son. YouTube'da Enis Kirazoğlu almıştı, bi bakabilirsiniz videolarına.

Hatta kendisinin geforce now ile ilgili videoları da var telefondan oynadığı. Orda oyuna sahip olmanız gerekiyor üzerine ekstra aylık ücret verip internet üzerinden istediğiniz yerden oynayabiliyosunuz
  • nundu  (27.11.22 14:20:21) 
Mutlaka güncel olmasına gerek yok vita alıp baya baya bişeyler oynayabiliyorsunuz.

Ps1, Psp ve Vita oyunlarını native olarak destekliyor. Epey bi android portu aldı (gta san andreas, gta 3, bully gibi sağlam oyunlar) retro arch ile 8, 16 bit eski ne varsa oynatıyor.

Shadow of the colossus zor tabi ama vitada. Onun için ps2'de emüle edebilen bazı arm işlemcili handheld cihazlar var (taki udon youtube kanalına bakınız)

onlar gamecube, ps2 ve aşağısındaki her şeyi oynatabiliyorlar daha mutlu edebilir 2 stick'li bi modeli. Ama çok varlar nokta atışı yapmak lazım kimisi aşırı güçlü ama baya pahalı, kimisi çok çok dandik. Zaten ps2 başarılı bi şekilde emüle eden iki elin barnağı kadar model var şimdilik çok zor olmasa gerek seçmek ama.
  • hedep  (27.11.22 14:45:26) 
Dediginiz tarz oyunlar icin en mantikli secenek steam deck ama henuz turkiye’de yok. Switch harika ve tatlis bir alet ama oyun icerigi bahsettiklerinizden epey farkli + orijinal kullanirsaniz oyun fiyatlari -yerel fiyatlama olmadigi ve tl’nin durumu nedeniyle- korkunc. Bunlari da goz onunde bulundurun mutlaka switch almayi dusunurseniz.


  • gibicibicis  (27.11.22 16:41:42) 
[]

Kamu kurumu avukatı ingilizcesi

Nasıl denir?

Public defender değil.

Örneğin x üniversitesi ya da y bakanliginin avukatlığını yapan ve aynı zamanda devlet memuru olan kişiyi tarif ediyoruz.

 
attorney at law at ministry of health.
lawyer at Abdullah gul university.

  • babilfish  (09.11.22 10:23:53 ~ 10:32:24) 
[]

Yds botlarımı kisalttirsam pişman olur muyum

Şu botlarımı:

www.ydsshop.com

Bir ayakkabıciya götürüp kisalttirayim diyorum. Bir de fermuar taktıracağım. İşine güvendiğim bir ayakkabıci da var.

Maksat hafiflesin ve giyip çıkarmak pratiklessin.

Ne dersiniz? Bir olumsuzluk olması mümkün mü?

 
olumsuzluğu bilmem, şöyle bir şey oluyor:
ctrl.vi

fermuar eklemeye üşendim.
  • late viper  (08.11.22 22:11:56) 
goretex özelliğini kaybedebilir


  • paintov  (08.11.22 23:37:47) 
evet kesinlikle pişman olursunuz.

ayakkabıcı kesimi düzgün yapmaz, yapsa da kapatmayı düzgün yapmaz. üst kısımdan açılır durur sürekli.
  • babilfish  (09.11.22 10:27:43) 
[]

Terapistle haftada iki seans

Yaklaşık 5 aydır terapi alıyorum. Bugün terapistim en azından haftada iki seans yapmamızın ilerleme açısından daha uygun olacağını söyledi. Gerekçelendirmesi beni ikna etti de iki sorum var:

1- böyle bir şeyi ilk defa duyuyorum yaygın bir uygulama mi bu?
2- benim programım vs ona uymadığı için iki gün aralıkla görüşeceğiz ortak uygunluk bulabilene kadar. Salı Perşembe. Ben konuşacak bir şey olmaz gibi geliyor nasıl olacak dediğimde çoğunlukla geçmişteki bazı olaylardan konuştuğumuz için bir sakincasinin olmayacağını söyledi. Ayrıntısını çok yazmak istemiyorum buraya da geçmişten travmatik olaylar konuşacağız diyebilirim önemliyse. Buna dair ne dersiniz?

Yani hepsini ona sorabilirim ve cevabini da alırım da seans sonunda olunca biraz afalladim. Sıradışı geldiği için bir de buraya sormak istedim.

 
Terapist uygun gördüyse yapılan bir uygulamadır. Normalde bir veya daha fazla hafta süre verilmesi, konuşulanları sindirip günlük hayatına nasıl etki ettiğini gözleyebilmek amacıyla yapılıyor ama dediğiniz gibi geçmiş deşilecekse, pandora'nın kutusu açılacaksa duygularınızı toparlayabilmek için haftada iki demiş olabilir. Analitik yönelimli gidiyorsanız istemiş olması daha yüksek olasılık zaten.
Siz tabii ki bunu psikologa sorun ama absürd bir durum değil, çok sık olmasa da yapılan bir uygulama.

  • mor bembombom  (07.11.22 17:21:35) 
Bir bildiği vardır. İleride seyrekleşir.


  • ruhen hastayim ben  (07.11.22 17:46:42) 
Tanidigim bir narsistik sapkin (teshisi buydu) haftada 2 gidiyor, deniz dulgeroglu haftada 3. Yani oluyor


  • mor oje  (07.11.22 17:57:06) 
5-6 ay haftada 2 terapi almıştım. nadiren haftada 3 kez gittiğim de olmuştu. terapiler sonuç vermeye başladıktan sonra terapistim artık bana gelmenize gerek yok demişti. bazen 3-4 ayda bir terapi alıyorum ama tamamen keyfi, geyik yapıyoruz :D

konuşacak bir şey bulamamak diye bir şey yok açıkçası. belli ki travma çalışacaksınız muhtemelen hatırlamadığınız çok fazla anı olacak onlar üzerine artık hangi teknik kullanılıyorsa ilerleyecektir.

benimki salı perşembeydi mesela, salı günleri gündelik hayatımdaki problem/sorun vs konuşurduk, perşembe günü anılar üzerine çalışırdık.(travmalar üzerine aslında)
  • burchak  (07.11.22 23:56:31 ~ 23:57:01) 
Yillar once siddetli anksiyete yasadigim bir donemde iki ay kadar haftada iki kez gitmistim.


  • sopiro  (08.11.22 04:06:45) 
[]

Fiyat değişiklikleri neye göre belirleniyor (Tüfe, Üfe...)

Şu an birçok şeyde piyasa böyle değil de... daha teorik ve etik bir sorum var.
Diyelim fiyatını 6 ay ya da yılda bir guncelledigimiz mallar ya da hizmetler satıyoruz. Ülkenin ekonomik faktörlerine uygun ve adil (hem satıcıyı zarar ettirmeyecek işini sürdürülebilir kılacak, hem de maaş vs ortalamalarına göre tuketiciyi o hizmetten uzaklastirmayacak ve hizmetin statüsünü değiştirmeyecek [yani ürün luksse lüks kalacak, herkes içinse herkes için kalacak gibi statü derken]) bir fiyat güncellemesi yapmak istiyoruz diyelim.

6. ayda zam yaparken aylık Tüfe Üfe ya da enflasyona mi bakacağız ve bunların hangisi/hangilerine bakacağız?

Yıllık fiyat güncellemesini hesaplarken sadece yıllık Üfe Tüfe enflasyon rakamlarına mi bakılıyor?

Fiyat güncellemesi hesabı yaparken hangilerine bakıp nasıl bir formül kullanmak gerekir?

 
hepsinden önce maliyetlerinize göre fiyatları belirlemeniz lazım (işçilik, hammadde, nakliye vs). sizin girdilerinizin maliyeti enflasyonla doğru orantılı artmıyor olabilir. dolayısıyla her ürün ve hizmet özelinde bu sorunun cevabı değişir bence.


  • mustafakesekci  (03.11.22 11:16:15) 
Fiyat güncellenmesi yaparken maliyetler hesaplanıyor. Belirlenen kar marjı aralığında bir zam yapılıyor.


  • aman üstüme geliyorlar  (03.11.22 11:25:07) 
Maliyetletinizi tek tek hesaplayın, ama alış döviz cinsine göre, her döviz için ayrı ayrı toplamları belirleyin.

Örn. USD kısmının toplamı X, EUR kısmının toplamı Y. Satış fiyatını bu kurların güncel değerine göre TL belirleyin, tabii ki güncel vergi oranlarını da gözönüne almalısınız, KDV, ÖTV, gelir vergisi, muhtasar oranı.

Veya hesap yapmayın hiç. Size yakın ürünü olan rakiplerinizin fiyatlarına göre uydurun gitsin, çoğu firma böyle yapıyor. Buna enflasyonun katılaşması (psikolojik bir olay, hesapla filan ilgisi yok) diyorlar. Beklentiye göre fiyatını artırıyor herkes, adil bir fiyat yok.

Seçimlerden sonra bambaşka olur hesaplar, çok belirsiz bugün.
  • alfired  (03.11.22 15:42:58) 
[]

Böyle bir durumda doğru hareket tarzı nedir?

Ya da doğru hareket tarzı diye bir şey olur mu, merak ediyorum.

1-2 saat önce Alsancak sahilde arkadaşımla oturmuş biralarimizi içiyorduk. Yanımıza elinde bir çiçekle bir tip yaklaştı, bu çiçeğin adı ne biladeer tarzı bir giriş. Biz tabi refleks olarak telefon vs yaydiklarimizi çantaya cebe attık. Ya işte biz hırsız mıyız ya sen bana ne demek istiyorsun. O an farkettim sağdan soldan 3-4 kişi daha sardı etrafimizi. Ben de ortamı olcuyorum nasıl başımızdan savariz, bir de birinin gozbebekleri kocaman olmuş muhtemelen çekmiş bir şeyler. Yine çiçeğe döndük sonra senin memleket nere falan. Benim de o aşamada tepem attı, düşündüm ki la zaten bunlar ya içmiş bir şeyler saracak yer arıyor ya çarpacak birilerini arıyor. Madem makul bir şekilde savamiyoruz başımızdan biraz tansiyon yükselsin.

Tansiyon dediğim de zaten telefonu vs toplamamizdan alınıp saldırganlasan adam bela arıyor demek ki, o ana kadar ayağa kalkmamistim ayağa kalktım. Neyse ikinci gelen bir tip de sen benim kardeşime nasıl hırsız dersin diyip sayıp sovmeye başladı. Vuracakmış gibi yapıyor herhalde yokladı beni sabit kaldım. Bu defa yüzünü falan yaklaştırmaya başladı salyalar vs tukurmuyor da anlatabilmisimdir herhalde konumlanmayi. Etraftan da birkaç genç arkadaş orada oturanlardan herhalde, cekistirmeye çalışıyor tamam ayrılın tarzı bu küfür edeni çekiyorlar.

İşte ben de o anda hay dedim susarak nazikçe defedemedik, açıkçası devriye gezen polis bekçi bir bakar belki diyerek oyalanmis ve sıkmıştım da kendimi. Ben de ayağa kalktım, zaten kalktığı anda yarım iska geçen bir yumruk yedim. Sonra ana bacı sovdum artık nolursa olsun diye. Gitmiyorlar çünkü.

O arada polis aracı geçip gidiyordu arkadaşım da peşinden koştu çağırdı. Onları görünce gittiler zaten.

Neyse, baştaki soruya döneyim. İlk defa böyle bir durumda kaldım, belki biraz da ondan böyle düşünüyorum ama sonradan ya arkadaşımi da tehlikeye mi attım acaba gibi bir şey de geldi aklıma. Ayrıntılı anlatma sebebim de bu. Hani yapacak bir şey de yoktu adamlar durduk yere sardı bize yani belli bela arıyorlar. Sonra zaten sigara paketlerimiz gitmiş, hani demek ki mevzu da buymuş başta dusundugumuz gibi dedik ikimiz de.

Ne diyorsunuz, dersiniz?

 
O lokasyonda eskiden beri oluyor bu tip olaylar. Çok fazla telefon çaldıran var. Kaç sene önce bile oluyordu ki o zamanlar böyle bir ekonomik ortam yoktu. Bu insanlar genelde eşrefpaşa tarafından geliyor ve böyle gasp, hırsızlık ile yaşamaya çalışıyorlar.

Hiç muhatap olmamak lazım. Bir ara izmir romantizmi vardı. İzmir özetle bu işte. iş güç olmayınca millet eskiden beri telefon araklıyor.
  • seaman  (23.10.22 00:39:20) 
bu tarz tiplerin size kafa atabilecekleri kadar yüzlerini yaklaştırmalarına izin vermeyin. en sevdikleri, adamı nasıl yere yıktım diye böbürlendikleri hareket siz hazır değilken kafa ya da yumruk atmaktır (bkz: sucker punch). hareketsiz falan da kalmayın. hangi eliniz sağlamsa yumruk yönünüze alın herifi konuşurken. çok haddini aşarsa ona göre kendini savunursunuz zaten haptan kafa gidik oluyor bunların. en güzeli tabii dalaşmamak. kavga dövüş bir şey çıksa temiz 2 sene mahkemesi sürüyor. adalet sistemimizde idam yok öldürmez ama gayet iyi süründürüyor kırk yılda bir adliyeye düşen vatandaşı.


  • rosencruz  (23.10.22 03:07:10) 
bence doğru hareket tarzı sinirlenmemek. zaten sinirlenmemek her durumda doğru hareket tarzıdır.
doğrusu önce telefonları cüzdanları cebe atmak, zaten yapmışsınız.
sonra da belalı tip imajı çizmektir. sohbet ederek hem sizin nasıl tipler oldugunuzu anlamaya hem de açığınızı yakalamaya çalısırlar. ana kuzusu olmadıgınızı, her yolu bilen tipler oldugunuzu belli edecek şekilde konusmalısınız. bu konusmalar sohbet şeklinde olmamalı, kısa cevaplar şeklinde olmalı, ağır ağır olmalı, gülmeden ciddi şekilde olmalı. hala gitmezlerse ortam kalabalıklaştığı her hangi bir anda siz kendi aranızda konusarak uzaklaşabilirsiniz.
  • abelardo  (23.10.22 12:13:26) 
Yani bela sizi bulmus zaten sizlik bir sey yok. O durumda kalkip gitmek beladan uzaklasmak veya belayı zaten bulduk artik yapacak bir sey yok diyip dalmak size kalmis. Pisi pisine bıçaklanmak falan da var isin icinde.

Ama adamlarin bela aradigi belli, yani alttan alsaydık boyle olmazdi durumu yok adam sorun cikarmaya gelmis zaten.
  • stavro  (23.10.22 15:08:28) 
asla cevap vermeyerek işlerini yaptırmayacaksınız.
en ufak bir temasta polis gelse de gitmiyorlar. onlar kızacak, küfür edecek, siz de "müsade ederseniz, bi şey konuşuyorduk" deyip, konuşmaya devam edeceksiniz. olmadı yer değiştireceksiniz.

küfür ettiklerinde, sizi hiç tanımadıkları ve aynı tezgahı günde en az yirmi kişiye yaptıkları için, bu gerçekten bir küfür olmuyor. ama rosencruz'un da dediği gibi, tartışma sırasında yakınlaştığınızda size kafa atmak için, telefon ve cüzdanınızı alıp kaçmak için fırsat kolluyorlar. hatta en iyisi uzaktan bile görseniz kalkıp caddeye doğru gitmek. konuşmak, küfretmek, kavga etmek büyük ihtimalle sizi mağdur eder.

geçmiş olsun.
  • lovemyself  (23.10.22 18:10:13) 
Alsancakta telefon cüzdan hırsızlığı çok oluyor+1 Hep aynı numara. Sakin kalıp muhatap olmamak lazım. Yoksa iş büyüyor. İlgilenmeyince yol alıyorlar.


  • mekaniker  (23.10.22 21:29:33) 
[]

Cimer bilgi almanın kapsamı

Ya aklımda sanirim cevabını buradan netlestirebilecegimi düşündüğüm, devletin ve bürokrasinin bazı karar mekanizmalarının nasıl işlediği ile ilgili birkaç soru var.

Bir örnek:
Şehir planlamasi yapılırken hangi mimari ve estetik kuramı/kuramları temel alınmaktadır? Eğer temel alınan kuram ya da kuramlar yok ise, şehir planlama ve imar faaliyetlerinde dikkate alınan estetik kıstasları nelerdir?

Muhtemelen böyle bir şey yoktur da, aslında oraya sormayi yine de istiyorum hem de nasıl bir cevap geleceğini merak ediyorum.

Bu minvalde birsuru şey var aslında. Hani saçma değil ama muhtemelen okuyan kişinij devletin bununla ne işi olur ya dalga mı geçiyorsun diye yorumlayabilecegi de şeyler galiba mevcut ülke atmosferinde, yani provokasyon olarak yorumlanabilir ek belki...

Size sorularım:
1- zırt pırt böyle sorular sorarsam beni cimerden banlarlar mi ya da ne gereksiz soru soruyorsun diye mimleyip başıma bir iş getirir mi bu?
2- ilgili ekranda belirtilen şeylerin ekran görüntüsünü ekledim. Orada hukuk dilinde yazılmış şeylerde benim bu soruma cevap teşkil eden bir ifade var mı?

 
1. Gelmez anayasal hakkınız bilgi edinme hakkınız var toplumda konuşulan özellikle belli kesimin deli saçması iddialarını ciddiye almayın.

2. Sizin sorularınız bilgi edinme kanunu kapsamındadır sizin sorularınıza olsa olsa yuvarlak cevaplar verilir bu tamamen cevaplayan kişiye ve o o anki yoğunluğa bağlı. Cimer'de engellenme diye bir şey söz konusu değil günlük soru limiti var zaten.
  • beemaker  (10.10.22 21:18:49) 
Cimer diye bir sistem yok sadece yönlendirme aygıtı var sormak istediğiniz kolay yoldan ilgilendiren birime aktarıp resmi şekilde cevaplandırmak bu tarz konular müfettişlik olursa istegini karşılarlar diğertürlü hazır world dosyası kopyala yapıştır


  • Gebeş kaplumbağası  (10.10.22 22:11:50) 
1- Sorduğunuz gibi bir şey olmaz, en fazla önceki cevaplara atıfta bulunularak "şu yazı ile tarafınıza cevap verilmiştir" denilir.


  • hayalhayal  (10.10.22 22:52:42) 
Cimer'i bir havuz olarak düşünün. Oraya düşen mesajlar kimi zaman doğru kimi zaman da saçma sapan alakasız kuruma / birime yönlendiriliyor. Bunlara mutlaka yanıt verilir. Ama bazen siz yazdıktan 5 ay sonra yönlendirme oluyor, bazen de kurum 2-3 ay bekletebiliyor.

siz istediğiniz kadar yazabilirsiniz. ama detaylı yazın ki o mesajı okuyan kişi "ulan bunu nereye atıcaz şimdi, kafam karıştı!" demesin.
  • duster  (11.10.22 13:20:44) 
[]

Bu tüm muhasebecilerde böyle mi?

Ben o zamanlar öğrenciydim ama e-fatura/makbuz sistemine geçişi (artık zorunlu da oldu bazılari için yanlış bilmiyorsam) çevreyi korumak kağıt israfını önlemek için diye de duyurmuslardi.

Çalıştığım mali musavire çıktısını alıp elden teslim ediyorum hem kendi kestigim makbuzları hem de gider kalemi olanları. İsterseniz mail atın biz yine çıktı almak zorundayız onu, vergi dairesi öyle istiyor dediler. Zaten sorun götürmek de değil de biraz eski kafalılar bunu yanlış biliyor ya da nolur nolmaz vs diyerek eski usul devam ediyor olabilirler mi?

Ya da internet alisverislerinde de e-fatura düzenlenmiş olmasına rağmen basılı olarak da gönderiyorlar bazı yerlerde.

Bu bir zorunluluk mu gerçekten, herkes böyle mi yapıyor?

 
bu çevreyi korumak, israfı önlemek falan dünyanın en büyük yalanı. poşet için de böyle, e-fatura, e-makbuz için de böyle.

adam e-defter mükellefi, öyle noterden tasdikli kağıt defteri yok. ama vergi dairesi inceleme için defterini istiyor. defter elektronik, internetten sisteme yolladık, aç bak diyorsun, olmaz sen çıktısını alıp vergi dairene onaylat onu getir diyor.

tıyneti anlatabildiysem cevaba geçeyim. aslında delil kabul edilen o fatura pdf'i değil. elektronik fatura kesildiğinde oluşan xml dosyası. asıl resmi olan o. o da sistemde kayıtlı.

ama yukarıda da dedim. vergi dairesi gider belgelerini istediği zaman, "onun resmisi senin sisteminde kayıtlı zaten, aç kendin bak" diyemiyorsun, illa görecek. pdf'i görür, ikna olmazsa açar sistemden bakar. ya da en azından xml'sini bulmak için pdf'teki fatura numarasını falan görmek ister, o yüzden mecburen çıktı alıp dosyaya koyuyoruz.

eski kafalılık da var biraz. bir mükellefim var e-ticaret yapıyor, 900 tane fatura kesiyor ayda, bir o kadar da fatura alıyor. ben bunları sistemden excel olarak çekip işliyorum. çıktı almam demek ayda 4 top kağıt, 5-6 klasör, 1-2 toner, bonları tasnifleyip dosyalayacak en az bir personel demek. hadi bu tip masrafları mükelleften alıyorum zaten yılbaşında (kısaca defter parası derler buna, mükellefler bu ödemeyi yapmayı sevmez ama ben de bunu cebimden karşılayamam). masrafı bir tarafa israf değil mi, yazık değil mi? ama bunların çıktılarını da alıp dosyalayan çok meslektaşım var.
  • kibritsuyu  (05.10.22 19:55:53 ~ 21:06:40) 
Hala herkesin aynı ortamda, aynı standartları uygulamamasının da etkisi var. Kimi eliyle makbuz kesiyor, kimi yazar kasa fişi, kimi e arşiv, e fatura vs.

Bize gelen 10 tane e fatura var ama bir bakıyorsun taksici eliyle bir şeyler karalamış. Hepsini bir araya toplamanın en ilkel yolu maalesef çıktı almak oluyor.

Şirketler için durum bu.

İnternet alışverişleri satıcıya göre değişiyor. İrsaliye yerine fatura koyan var, sisteminde file upload özelliği olmadığı için poşetin içine atan var, müşteri mail adresini girmediği ya da sistemi mail atamadığı için çıktı alıp gönderen oluyordur.

Mağazalarda, pos ve kasa yazılımları güncellendikçe online faturanın kağıt israfına katkısı daha da artacaktır. Hatta bankaların dijital slip olayı yaygınlaşırsa ve kültürdeki "kağıdın kanıt niteliği" azaldıkça çok daha iyi olur.
  • nickini vermek istemeyen uye  (05.10.22 21:46:15) 
Mesele muhasebeciden değil maliyedeki memurdan kaynaklanıyor memur ekrana bakmak uğraşmak istemiyor. Evet dijitale geçilmesi çok faydalı oldu ve ciddi tasarruf sağlandı kağıt kullanımı azaldı sadece kendi açınızdan düşünmeyin büyük şirketler holdingler ve milyonlarca mükellef var poşetin parayla olmasida aynı şekilde artık eskisi gibi sağda solda poşet çöpü yok 25 kuruş çok şeyi değiştirdi keşke icecek ambalajlarınada depozito sistemi gelse


  • beemaker  (05.10.22 23:11:12) 
[]

Özel anaokullarinin okuldan öğrenci "atma" hakkı

Böyle bir şey var mı?

Son zamanlarda birkaç yakinimdan, tanıdıktan böyle şeyler duydum.
Olaylar da yaklaşık olarak benzer, sözkonusu çocuklar çeşitli açılardan uyum saglayamamis, sorunlu davranışları olan vb. çocuklar. Ama psikolojik/psikiyatrik destek de alıyorlar, orada olmamasına gerekçe olabilecek tanili bir durumları da yok. Buna rağmen "okuldan kaydınızı siliyoruz, diğer veliler şikayetçi" vb şeyler denilip (ki birinde bunu psikolog demiş) kibarca "atmışlar" yani.

Böyle bir şey ha diyince oluyor mu?
Bana çok garip geldi, yani bir de çocuklar 3-4 yaşlarında olunca.

 
Mobildeyim editleyemiyorum. Eğer cevap adına önemliyse örnek verdiğim çocuklar okula yeni başlamışlar, 3-4 hafta olmuş.


  • encokbenisevinnolur  (29.09.22 18:09:10) 
İşini ciddiye alan her okul yapabilir. Mantıklı bir yönetici bir öğrenciyi kaybetmemek için onlarca öğrenciyi kaybetme riskini almaz.


  • dissendium  (29.09.22 18:10:38) 
Soru hukuki tarafı ile ilgili. Yani yapabilir tabi öyle düşünerek, de kulağa çok mantıksız geliyor. Sorduğum soru "hak" hukuk kısmı ile ilgili.


  • encokbenisevinnolur  (29.09.22 18:12:25) 
Gerektiğinde olması gerekir.


  • OrangeYellow  (29.09.22 18:17:09) 
Hukuki olarak soruyorsunuz sözleşmede ne yazıyor bilemez kimse. Ama haliyle ufacık olsa da bir yere yazmışlardır.


  • ihanet kac kisilik  (29.09.22 19:11:40) 
Var tabii ki. Zorunlu eğitim kapsamında değil, devlet okulu hiç değil bu kurumlar. Nasıl ki veliler okul seçiyor; okullar da uyum sağlayamayan çocukları diğer çocukları korumak adına bu kararı vermek durumunda kalıyor. Öğrencilerin tanili olmalarına gerek yok; gruba uyum sağlayamiyorlarsa, arkadaşlarına zarar veriyorlarsa, verilen eğitimden verim alamiyorlarsa tanı kriteri aranmaz.

Böyle durumlarda bunu psikolog ve kurum mudurleri birlikte açıklarlar, gerekirse yönlendirme yaparlar. Uygun olan da budur zaten.
  • fraise  (29.09.22 19:33:54 ~ 19:35:47) 
sözleşmenin ceza konusunda bir hükmü olduğunu sanmıyorum. hukukçu değilim.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM VE İLKÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ'nde "Öğrencilerin olumsuz davranışları ve uygulanacak yaptırımlar
MADDE 54 –(1) Ortaokul ve imam-hatip ortaokulu öğrencilerine, olumsuz davranışlarının özelliğine göre uyarma, kınama ve okul değiştirme yaptırımlarından biri uygulanır."

der.

ben buradan okul öncesi öğrencisine ceza verilemez diye anladım.

edit: "OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ

Madde 7- ) Okul öncesi eğitimde;
e) Eğitim, sevgi ve şefkat anlayışı içinde yürütülür. Çocuklara eşit davranılır ve bireysel özellikler gözönünde bulundurulur. Çocukların öz güvenlerini kazanmaları için ceza, baskı uygulanmaz ve kısıtlamalara yer verilmez."

2. yönetmelik yürürlükten kaldırılmış olabilir.
  • ya ben lan neyse  (29.09.22 19:56:43 ~ 20:10:18) 
Bildiğim kadarıyla 1. sınıftan itibaren yasak. Öncesi serbest


  • PoscheN  (29.09.22 23:02:44) 
[]

PTT ile gelen/gelecek banka kartı

Teb'den banka kartı gelecek, PTT ile göndermişler. Evdeydim ama zile falan basmamışlar sanırım, "biz geldik ama yoktunuz. Lütfen web sitesi ya da çağrı merkezimizden takip edin" içerikli bir mesaj gelmiş.

Takip bilgisinde şube de gözükmüyor. Yakındaki iki şubeye ve ilçe merkezine gittim, bizde yok diyorlar, nerede bakabilir miyiz sistemden diyorum biz goremiyourz onu diyorlar.

Dün de sabah "tekrar dağıtıma çıkmıştır" diye mesaj geldi. Ama sonuç yine aynı, ulaşmaya çalışan (zile basmak, telefonla aramak) olmadi ama size ulaşamadık demişler.

Özetle durum bu. Ben bu kartı nasıl alicam? Hiç pesinde koşmasam (ki yeri belli değil nasıl koşarım onu da bilmiyorum) mesela en yakın banka şubesine teslim ederler mi?

 
Kargonuz olsaydı "imkanınız varsa ilçenizdeki dağıtım merkezine gidip kendiniz teslim alın" derdim. Sizinki size gelmiyorsa kısa süre sonra hesabınızın olduğu banka şubesine teslim edilecektir, oradan alabilirsiniz. PTT son dönemlerde küçülmeye gitmiş, personel çok azaltılmış, 250.000 nüfuslu bir ilçeye toplamda 4 (dört) kişi kargo dağıtmaya çalışıyordu. Bir hışımla bizzat dağıtım merkezine "kardeşim nerede benim kargom, niye getirmiyorsunuz kaç gündür" diye sormaya gidip bunları öğrenince "yazık yahu, bu adam çalıştırmak değil, resmen eziyet" diyerek geri dönmüştüm.


  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (28.09.22 09:52:15) 
[]

Dans kursuna gitmiş olanlara bir soru

Bir muddettir aklımda var ancak erteliyorum sürekli. Sebep de şu: eş dost tanıdıktan duyduklarım gelenler için karşı cinsle tanışmak flört etmek odaklı talebi olan bir şey gibi geliyor. Yani tamam olsun da banane de erteleme sebebim de şu ki, yani ortam böyle diye şayet partner olduğum kişi kendini çok kasacak olursa benim acayip tadım kaçar, kısa vadede nezaketimden değişiklik de talep edemeyebilirim.

İkincisi ilgilendiğim dans vals. Bununla ilgili de çevremden duyduğum düğünleri öncesi güzel dans edelim diye gelen çiftlerin ağırlıklı olduğu bir öğrenci grubu oluyormuş genelde. Böyle bir gruba denk gelirsem de dışarıda hissederim gibi geliyor.

Bunları birkaç yeri arayıp sordum ama yuvarlak ve gecistirici cevaplar verildiği için emin de olamadım.

Neyse, bu "duyum"larimdan çıkardıklarımin gerçekliği, karşılaşma ihtimalim nedir?

 
birincisi için evet başlangıçta böyle düşünüyorlar, sonrasında ne kadar sevdiğin ne kadar katıldığın ve hayatına ne kadar aldığın'a göre bu değişiyor. en güzeli yeterince zaman geçmeden kimseye bir şey söylememek, soranlara işim var, ek iş aldım falan dersin noolcak.

zamanla da dans ettikçe insanlar ne güzel dans ediyorsun falan diyecek ve öğrendiklerinde de seni flört için değil gerçekten dans etmeyi seven biri olarak tanımlayacak.


diğer taraftan derslerde partnerler sürekli değişiyor yani bir dersde herkes herkesle dans ediyor, öyle kendini kasan biri ile en fazla 10 dakika dans edersin sonra değişecek.

dans etmek çok güzel ancak problem yukarıda anlattığın değil kendi boş zamanlarında pratik yapabileceğin partner bulabilmek.

not: giden biri olarak tecrüberim, çok fazla devam etmedim ama.
  • selam  (28.09.22 02:40:54 ~ 02:44:40) 
Her ne kadar benim dans kursu tecrübem epey eskide kaldıysa da, halihazırda devam eden arkadaşlarım var. Buna göre sorularınıza şöyle yanıt verebilirim:
1) Dans kurslarında erkekler bulunmaz hint kumaşıdır, dolayısıyla eğer çift olarak gitmemişseniz ortamdaki erkrkler ortamdaki sayıca çok kadın partnerlerle dönüşümlü dans ederler. Gideceğiniz kursa başlamadan evvel bu kadın-erkek ve eş değişim konusunu sorabilirsiniz. Bir de kıs vade dediğiniz en uzun bir derstir, akabinde hocadan rica edersiniz, sizi değiştirir, sıkıntı olmaz öyle şeyler.
2) Sadece vals için sınıf açan dans kursu var mı araştırmanızı öneririm. Genelde Slon dansları bir bütün kategori, içinde valsten çaçaya, rumbaya kadar geniş bir seçenek sunuyorlar. Sadece latin dansı açan gruplar ya da sadece tango açan gruplar da var. Sadece vals açanına ben rastlamamış olabilirim, siz soruşturursunuz onu.
  • SiyamkedisiZorro  (28.09.22 14:22:14) 
[]

Masaj mi fizyoterapist mi

Sırt ağrılarım için hangisi daha mantıklı, neye göre karar vermeliyim?
Ek olarak, formel adı bu mu ya da nasıl tarif ediliyor bilmiyorum ama şu kulunç denilen şeylerden oluşuyor zamanla, özellikle kürek kemiklerimin alt kısmında. Onlar azaltacak bir etkisi de olsun istiyorum, ağrıların kaynağı genelde onlar çünkü.



 
Hic gecmeyen sirt agrilarimi hb den aldigim 170 liralik masaj aleti gecirdi


  • abuzer  (28.09.22 06:22:17) 
duz Masajin boyle durumlarda ise yarayacagibi dusunmuyorum. medikal masaj olabilir


  • ala09  (28.09.22 08:48:41) 
Fizyoterapi kesinlikle.


  • psmstc  (28.09.22 09:37:56) 
Aynı sorun bende de var. Kürek kemiklerimin çevresindeki kaslar hassas ve sürekli masabaşında olmak nedeniyle ağrılarım oluyor sürekli. Bu sorunu 2 yöntemle çözebildim.

1. Pilates veya egzersiz ama sürekli. Öyle ki 1 hafta yapmadığımda ağrılar tekrar başlıyordu.
2. Fizik tedavi hekimi tarafından uygulanan geniş kapsamlı ağrı tedavisi. Nöral terapi, sinir bloğu ve botox uygulandı ağrı kaynağı olan yerlere. Özelde maliyetli bir tedavi, devlette de yapan hekimi bulmak zor. 6 hafta nöral terapi adı altında sırtımdaki noktalara küçük iğne ile anestetik madde verildi, başımdaki bir bölgeye sinir bloğu uygulandı. Yazı çok rahat geçirdim, ağrısız. Ama zamanla tedavinin etkisi azalıyor ve ağrılar hafiften başladı tekrar.
  • curukturpkokusu  (28.09.22 10:12:26) 
Fizyoterapi


  • beemaker  (28.09.22 14:50:14) 
düzenli egzersiz yapmayı öğrenmek için fizyoterapiste başvurmalısınız.
diğer tedavi yöntemleri size sadece geçici çözüm sunar ki pahalı bir tedavi için bile etkisi azalıyor denmiş :)

  • baskabirsekildeolabilirdi  (29.09.22 14:23:01) 
[]

Telefonda bir şeyler okuyup izlerken kullanmak için ortopedik...

... ya da ergonomik mi denir?... bir ekipman, yastık türü var mı?
Eğer böyle bir şey varsa bunu hangi anahtar kelimelerle aramaliyim?

Bahsettiğim şöyle bir pozisyon:
www.google.com

Bu pozisyonda görece uzun süre kaldığımda sırt, boyun ağrılarına görece engel olabilecek türden bir şey aradığım.

 
Phone holder/ phone bed holder/ lazy arm smartphone holder vb.


  • Amaranta ursula  (23.09.22 23:46:41) 
[]

Kaynak arayışı/ karşılaştırmalı mitoloji

Örneğin "Yunan mitolojisinde Pan, İslam'da x'e Hristiyanlıkta y'ye tekabül ettiği düşünülebilir a, b, c açılarından da düşünüldüğünde" şeklinde bir ele alışı olan bir kaynak ya da kaynaklar arıyorum.

Var mıdır böyle bir şey, varsa öneriniz olur mu?


 
[]

İş cep mobil yüz doğrulama sorunu

İlk defa şifre alacağım ancak defalarca denememe rağmen yüz doğrulama başarısız uyarısı alıyorum.
Bankaya gitsem doğrulamayi oradan yapabilir miyim?



 
hayır.


  • zam sampiyonu domates  (16.09.22 15:20:49) 
E o zaman kullanamaz miyim mobili? Yani bankadan hesap açtılar para yatırdım ne bielyim kart başvurusu yaptım...

Yani bu olmadığında bütün sistem iptal mi oluyor?
  • encokbenisevinnolur  (17.09.22 03:25:18) 
[]

"ultimate solution for your website:eksiduyuru.com" başlıklı mail

Mailime bu başlıkta, sitenizi geliştirebiliriz içerikli bir mail geliyor. Neden olabilir?




 
Spam mail iste. Bir nedeni yok, eksi duyuruya Google araması yapıp geliyorsan o aramalara göre sana özel spam mail üretilmiş. Kripto yatırımı yapanlara da sürekli kripto borsa mailleri spam mailleri gelir.


  • himmet dayi  (08.09.22 07:54:54) 
mailini duyuruda daha once paylastiysan eksiduyuru icerikli spam mail alman mumkun. gecen aylarda bir duyuru kullanicisinda da aynisi olmustu. bu spammerlar siteyi crawl ediyor ya tutarsa diye site ismini falan koyuyor


  • nibba  (08.09.22 23:36:44 ~ 23:37:54) 
[]

hukuk okusam bu açıdan istediğimi bulabilir miyim

"ıvır zıvır şeylerin hukuk nezdinde karşılığını bulmaca" diye isimlendirebileceğim garip bir "hobim" var. işleyiş nasıl oluyor bilmediğim halde örneğin hakaret davalarında yargıtay kararları tarzı şeyler okuyorum. ne bileyim ya da iş kanunu ile ilgili şeyler. hoşuma gidiyor.

mesela demin de şöyle bir şey aklıma gelmişti:
www.eksiduyuru.com

sırf bu türden meraklarımı tatmin etmek için hukuk okumak işime yarar mı? bitirince avukatlık yapmayacağım ya da hakimlik savcılık sınavına falan girmeyeceğim. yoksa yine zaten işin içinde olmadığım için şimdi olabileceği kadar mı kalır bu konularda akıl yürütmelerimin sınırları?

 
Tabii ki yarar. Akıl yürütmenin sınırlarını gerçekten bölümü hakkını vererek okursan tahmin edemeyeceğin ölçütlerde genişletebilirsin. Eğer soru ve sorunların peşinden gidersen, tabiri caizse iz sürücülük yaparsan, esasen muhakeme yeteneğini inanılmaz artıran bir bölüm hukuk.

Akıl yürütmenin sınırlarını genişletmen için bahsettiğin bağlamda "işin" içinde olman gerekmiyor; birçok akademisyen sahada aktif olmamalarına karşın çoğu avukattan daha duru ve sistemli bir zihinle hukuki meselelere yaklaşırlar. Avukatlar, hakimler ve savcılar güya işin içinde ancak birçoğu hukuk nosyonu sahibi olmadığı için sezgisel yollara ve deneme yanılma yöntemine başvurararak iş görüyor. İstisnalar tabii ki mevcut.
  • yari cahil  (31.08.22 16:30:47) 
Yalnız pratik başka bisiy teori başka bisiy. Okulda daha çok teori doktrin veya hukuk mantigi falan öğreniliyor. Pratik dersleri olsa bile pratik ancak pratik yaparak gelişiyor. Bi de yani hukuk iş kanunu ne biliyim aile hukuku veya ceza kanunu gibi şeylerle kısıtlı diyil. O anayasa roma hukuku idare vs gibi dersleri de görmek gerekecek.hani o kadar çileye değer mi hukukçuluk yapılmayacak ise.bilmem. okuyun tabi de. Ben olsam okumazdim hobi icin:)


  • faredenkorkankedi  (31.08.22 18:44:27) 
ortam varsa avukat bir arkadaş edinmek ve arada kahve içmek de benzer bir etki yaratabilir. benim iki arkadaşım var her buluşmamızda güncel olaylardan muhabbet açarım, kadir şeker, scotty vs. otura kalka hafif de olsa bir vizyon kazanılabilir derim. cevabı da onların bende kazandırdığı bilince dayanarak verdim biraz hatta.


  • WithWorth  (31.08.22 19:38:59 ~ 19:40:06) 
"merak ettigin bir konu oldugu icin universitesini okumak" ilginc bir konsept. 4 sene tum derslere gidip tum okumalari yapacak kadar vaktin var mi? yoksa full time kendini vermeyeceksen bahsettigin hukuk felsefesini kavrama esigi gerceklesmeyecek. bunu yapmadan da mezun olursun tabi de, netiecede amacim diploma degil diyorsun.


  • hot potato  (31.08.22 20:09:59 ~ 23:42:54) 
tabi ki olur. bu çok güzel bir şey. öğrenme arzusunun böyle yüksek olması iyi bir şey hukukçuluk için. üstelik basit şeyler hoşuna gidiyorsa hukuk deniz derya bir bölüm. sistem çok kötü ama avukatlık yapmayacağım diyorsun. bu da çok iyi çünkü sisteme girmediğin müddetçe bıkmazsın da


  • paintov  (31.08.22 23:27:43) 
[]

bu tarz bir şeyin hukuki yaptırımı olabilir mi

diyetisyen randevum sırasında bir şey dikkatimi çekti. diyetisyenim çalıştığı yerde bir fizyoterapist ve bir psikolojik danışmanla beraber çalışıyor. bekleyen kişi; danışman ona randevusu için içeri çağırdığında "geliyorum doktor bey" dedi. (doktora ünvanı olmadığını biliyorum)

yukarıdaki şeyi olayı betimlemek/örneklemek için yazdım.

galiba bazı meslek gruplarında böyle bir karışıklık var toplum algısı olarak. insanlar aslında tıp hekimi anlamında doktor olmadıklarını bilseler bile (ya da bilmedikelrinde de) doktor diye hitap ediyorlar. fizyoterapistin de benzer bir diyaloguna şahit oldum.

neyse, soru şu:
sanırım artık duymazdan gelip düzeltmiyorlardır da bir aşamada. ama mesela gıcık birine denk gelseler, ne bileyim mailleşmişlerdir ya da mesajlaşmışlardır "merhaba doktor bey..." diye başlamıştır mesela fizyoterapist de düzeltmemiştir.

Bu suç isnat edilebilecek bir şey mi? Yani böyle bir şeye karşılık "beni kandırdı doktor bey diyince hayır değilim dememişti aha işte mesajlar ses kayıtları..." dese biri başlarına bir iş gelir mi?

 
sıfıra yakınsayan hukuk bilgimle uyduruyorum :

kağıt üzerinde doktor olmadığı konusunda haklısınız.
ama iş mahkemeye taşınacak olsa avukat da tıpkı yukarıda ifade ettiğiniz argümanlarla müvekkilini (fizyoterapisti) savunur.
bu kullanımın çok genel olduğu, hastaların çok büyük bir çoğunluğunda bu hitabetin olduğunu, bu sadece kendi şubelerinde değil türkiye genelinde böyle bir kullanım olduğunu örneklendirir ve fizyoterapist kendi görev sorumluluğunu aşacak bir şey yapmadı ise kazanır derim.
  • WithWorth  (31.08.22 19:13:46) 
doktora bitirmişse dr ünvanı alır ona dayanabilir ama tıp doktoru ile akademik doktor tabi farklı sizin dediğinizi anlıyorum. hukuk bilgim bu konuda yok ne desem boş.


  • basond  (31.08.22 22:37:24) 
yani kendisi bu sıfatı kullanmıyorsa suç olmaz.


  • paintov  (31.08.22 23:29:10) 
[]

İsa dönemi roma'sında geçen bu filmi bilen çıkar mı

Otobüs yolculuğunda izlemiştim birkaç yıl önce.
Bir Romalı lejyoner vardı, hikaye onun üzerinden anlatılıyordu. İsa'yi bulması ve tutuklaması görevi veriliyordu. Başta kendinden eminken ve İsa'nın öldürülmesi gerektiğini düşünürken yavaş yavaş fikri değişiyordu.



 
Risen-diriliş


  • basond  (27.08.22 23:57:53) 
life of brian ı izleyin :)


  • beyinter  (28.08.22 19:25:10) 
[]

Banka tavsiyesi

Şöyle acayip bir sorun yaşadığım için başka bir banka kullanacağım:
www.eksiduyuru.com

Telefonumda bir sorun olmadığı ortaya çıktı ve nihayet şubede 2 saat sıra bekledikten sonra çözüldü üstteki soruda anlattığım sorun.

Özetle, dijital güvenlik prosedürleri delirtmeyecek, gündelik işler için kullanacağım bir banka arıyorum.

Dijital güvenlik prosedürleri delirtmeyecek derken, mesela yarım saat kadar isbank cep şubesinde yüzümü tanısın diye uğraştım olmadı, şifre alamadım. Ya da yukarıda anlattığım garanti'deki olan gibi bir şey olmasın.

Akbank, iş Bankası ve garanti dışında hangi bankayı önerirsiniz

 
enpara
yapıkredi

  • jelly bear  (24.08.22 15:29:38) 
enpara


  • mikahakkinen  (24.08.22 15:33:38 ~ 15:33:47) 
son 3-4 senede üst üste sırayla, garanti-akbank-yapı kredi kullandım.

en güzeli yapı kredi.
  • another satisfied lover  (24.08.22 15:37:47) 
Yapı Kredi +1


  • mhm  (24.08.22 15:57:53) 
Enpara


  • Ranchoddas  (24.08.22 16:24:18) 
gerçek bir "alternatif" olarak ben çok uzun süre kuveyttürk kullandım. enparalar falan yokken daha havale eft ücretsizdi. uygulaması da basit ve temiz.

garanti ve iş bankası kullanmak durumundayım şu an ama komple boşa çıksam kuvettürk'e geri dönerim. tek eksisi bankamatik nispeten az. katılım bankası olduğu için cezbetmeyebilir gerçi ama böyle.
  • vaveylababa  (24.08.22 16:27:32) 
Enpara diyenler henüz mağdur olmamış gibi görünüyor. Ben Yapı Kredi'yi öneririm 7 yıldır bir kez problem yaşamadılar bana.


  • uvcray  (24.08.22 16:39:36) 
Kendi durumuma maşallah diyeyim de bir nazar olayı olmasın.
Çok uzun yıllardır ve aktif olarak
İş Bankası
Yapı Kredi Bankası,
Enpara
Ziraat Bankasını kullanıyorum. Bugüne kadar en ufak bir sorunla karşılaşmadım.
Yüz tanıma demişsin, gözün şişer, dudağın patlar, ışık yandan çok vurur falan, girme abi öyle şeylere. Şifre neyine yetmiyor.

Arayüzü en iyi en sorunsuz sadece birini söyle dersen Ziraat derim.
  • Mirket  (24.08.22 16:54:45) 
kuveyt türk candır


  • mustafakesekci  (24.08.22 17:06:40) 
@mirket: zamanında burs hesabı olarak kullandigim için iş bankasi müşterisiyim aslında teknik olarak. Ama mobili ilk defa kullanacaktim, o da ille yüz doğrulama istedi. Dayatti demek daha doğru olur başka seçenek bırakmıyor. Benim tercihim değildi yani, dijital güvenlik prosedürleri delirtmeyecek derken onu da kastetmiştim


  • encokbenisevinnolur  (24.08.22 17:53:04) 
Kuveytturk kullanmayan da ne bileyim :)

Albaraka da güzeldir, her harcamada, her harekette bilgilendirici mesaj atar. Mobilde Kuveytturk daha pratik geliyor.

Atm olayını şöyle çözüyorum ben yakınımdaki atmden de hesabım var, fast saniyede geçiyor.
  • epitaf  (24.08.22 18:42:57) 
[]

Bu sorunu cimere yazarak çözebilir miyim

Daha önce de sormuştum ama bir çözüm üretemedim:
www.eksiduyuru.com

Özetle: garanti bankasindan SMS onayi da alamıyorum, uygulamaya da giriş yapamıyorum. Bu yüzden çağrı merkezinden "gerçek" bir kişiye de baglanamiyorum. İki defa web sitelerindeki iletişim merkezine "SMS onay ve Mobil onay adımı içeren çözümleriniz işe yaramıyor" diye ekleyerek durumu anlattım ama tekrar aynı şeyleri yazmışlar. (Telefonumda ya da hattimda bir sorun yok, SMS onay işlemi gerektiren birçok şeyi yaptım ve yapıyorum)

Artık bankayi değiştirmek şart oldu ama benim için sorun olan kısım şunlar:
1- döviz hesabım var ancak bankamatik kartıma entegre değil. Şubeden de biz veremiyoruz dediler, şu şubeye gidin dediler ama oraya gitmem için en az 2 saat ayırmam lazım. Oradan aldım diyelim ki, bu defa kusuratlari veremiyorlarmis, ben 4.79 doları bu bankada bırakmak zorunda mı kalicam?

2- sanal kartima nakit aktardigim paraya dair şubeden işlem yapamıyorum. Bankamatik kartina bağlı hesaplardaki paramı çeksem bile epey bir miktar bankada kalacak.

Cimer bir sonuç verir mi, ya da başka yapabileceğim bir şey var mı sizce?

 
bir ihtimal şöyle deneyin?

bankayı arayıp kayıp çalıntı kısmına bağlanın. direkt müşteri temsilcisi çıkacaktır. burada cep telefonunuzun kaybolduğunu söyleyin (çalındı değil) hattınıza erişim olmadığını söyleyin. ne yapacaklarsa yapsınlar. 1 gün sonra arayıp hattınızı yenilediğinizi ve tekrar aktif etmelerini söylersiniz.
  • mr.goodcat  (22.08.22 22:05:36) 
bence yukarıdaki öneriyi yaparken hattınız kaybolmuş gibi yapmayın, hattınızı gerçekten kaybedin. yani gidin operatörün bayiine, sim kartınızı değiştirin. 50 lira gibi bir ücreti var. aynı numara, aynı operatör. sim kart değişikliği yapınca zaten sim kartınız bankalarda otomatik olarak bloke olacak, bloke kaldırmanız gerekecek. bloke kaldırma menüsü atm'lerde bile var. yani önce sim kart değiştirip gerçekten bloke koyulmasını sağlayın, gerçekten bloklasınlar. sonra da blokeyi kaldırın. kaldıramazlarsa derdinizi anlatmak daha kolay olur. bi sim kart değiştirdim, blokemi kaldırmıyorlar diye şikayetin de altı dolu olur.


  • kibritsuyu  (22.08.22 22:11:42 ~ 22:12:42) 
Çift hatlı telefonlarda bir hatla görüşme yaparken, diğer hatta mesaj gelmez. Bu ihtimal elenmiştir herhalde.

Bir de 4.79 doları da tl ye çevirmek söz konusu değil mi?
  • baal  (23.08.22 00:09:56) 
O 4.79 u veremiyoruz derlerse ben olsam oturup şubenin içinde bddk'ya bizzat şubeye giderek paramı istememe rağmen, saçma prosedürlerle paramı vermemekteler. Bankaların güvenirliği konusunda şüphe uyandırmaktalar falan gibi bir sikayet oluştururdum. Şube adı, sizinle ilgilenen görevli, tam saat ve tarih ile.


  • baal  (23.08.22 00:12:30) 
Benzer sorunu ben de yaşamıştım. Bilmeden garanti yi spam yapmışım öyle çözüldü


  • fistikthecat  (23.08.22 20:36:32) 
[]

Krita kullanıcısı ve grafik tablet kullanıcılarına birkaç soru

Birkaç ay önce huion 420 grafik tablet aldım. Çizimle, resimle zaman geçiriyorum oldum olası maksat bu mesguliyeti dijital olarak yapmak.

Krita kullanıyorum.

Sorum da aslında "alışmak" ile ilgili. O kadar zaman geçti hala alışamadım. Somut bir şey de yok da, yani çok daha ayrıntılı hallerini cizdigim basit figürlerle bile epey uğraşmam gerekiyor.

2 ay kadar oldu alalı, asgari günaşırı bir iki saat uğraşıyorum yaklaşık.

Zamana mi ihtiyacım var, bunun çeşitli trickleri mi vardır, ya da YouTube vb. üzerinden grafik tabletle cizim 101 tarzı ders vb. bulup oradan mi ilerlemeliyim?

Başka bir önerisi olan varsa ona da açığım.

 
Önerim mouse'u tamamen iptal edip bütün her şeyi table ile kullanmanız.

2000'li yılların ortasından beri tablet kullanırım ama hissiyatını sevmediğim için normal mouse ya da trackpad yerine ikame ettirmedim. Çizim için kullanırken hala çok rahat etmem fakat bu kalem-kağıt hissini tam alamadığımdandır.

Alışkanlığı kırmak için sürekli kullanın.
  • reyals  (18.08.22 11:50:56) 
Ekrana bakıp aşağıya çizmek kimi insanların çok canını sıkıyor, kalibre olmak bende çok zaman almadı fakat grafik mezunu hala kullanamayan arkadaşlarım var. Söylemesi dile kolay fakat katiyen alşamıyorsanız ve dijital elzemse en basic ipad ve apple pen çok fena işinizi görecektir, sürekli yanınızda olması da ayrı bi artı.

Çevremdeki pek çok profesyonel wacom falan bırakıp ipad'a geçtiler ciddi ciddi.

*Çizim konusunda hevesli fakat teknik olarak yetkin biri değilim, öylesine çizmek ps kullanmak ve ders anlatmak için epeydir grafik tablet kullanıyorum.
  • hedep  (18.08.22 14:23:32 ~ 14:36:28) 
[]

bankadan sms ve mobil bildirim alamamak

telefonumu bankadan (garanti) 3d secure onay sms'leri ulaşmadığı için müşteri iletişim merkezi yönergesiyle fabrika ayarlarına döndürdüm.

şimdi mobil uygulamayı tekrar kuramıyorum çünkü doğrulama sms'i gelmiyor.
müşteri iletişim merkezine de bağlanamıyorum çünkü "işleminize mobil uygulamanıza gönderilen bildirimi onaylayarak devam edebilirsiniz" diyor.

napabilirim?

durduk yere böyle bir şey oldu.
illa bankaya mı gitmem gerekecek şu durumda?

 
Mobil bildirim alabilmek için zaten bankanın uygulamasına doğru şekilde giriş yapmış ve bilgilerimi hatırla seçeneğini etkinleştirmiş olmak gerekiyor.

Sizin sorununuz SMS gelmemesi, bunun çözümü için müşteri temsilcisine bile bağlanmanıza gerek yok. Sesli yanıt sisteminde SMS blokesi kaldırma gibi bir seçenek mevcuttur, genelde bankacılık hizmetleri menüsünün altında bulunur. SMS blokenizi kaldırın, internet şifrenizi değiştirin ve uygulamaya giriş yapın. Daha sonra banka her defasında SMS göndermemek için sizi mobil bildirim etkinleştirmeye yönlendirecektir.
  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (13.08.22 20:30:06) 
E Devletten, Elektronik ileti yönetim sisteminden Garanti Bankasını ileti göndermesine kapamış olabilir misiniz?
Eğer öyleyse oradan tekrar açabilirsiniz.

  • Mirket  (13.08.22 20:34:32) 
@zaman: SMS blokesi kaldırma işlemi için de mobil bildirim etkinleştirmesi istiyor :/

@kontrol ettim ama onayliymis zaten
  • encokbenisevinnolur  (13.08.22 21:06:36) 
SMS blokesi kaldırma işlemi çağrı merkezini arayarak yapılabiliyor, hatta yazdığım gibi temsilciye bağlanmanıza dahi gerek yok, sesli yanıt sisteminden tuşlayarak kendiniz yapabiliyorsunuz. Daha önce Garanti, İş Bankası ve Yapı Kredi'de bu şekilde yaptım.


  • zaman ilac degil insanlar unutkan  (13.08.22 21:32:31) 
Telefonun ayarlarında bildirimlere girip Garanti Bankası'nda tik var mı? Ona bir bakmalısın.


  • Mirket  (13.08.22 21:41:07) 
@zaman: evet o şekilde yaptım, ama son adım "telefonunuza gönderilen xyz mobil bildirimi onaylayın" olduğu icin orada takilip kalıyorum, çünkü onay sms'i alamadığım için uygulamayı kuramiyorum.


  • encokbenisevinnolur  (13.08.22 21:51:27) 
İnternet bankacılığına telefondan değil, bilgisayardan girmeyi deneyince, sms şifre ile girmek istiyorum dediğinizde de mi sms gelmiyor? Eğer geliyorsa o şekilde girip güvenlik ayarlarından telefon eşleştirmesini kaldırın.

Yine sms gelmiyorsa bunu ancak çağrı merkezi çözer. Şubenin de yapacağı iş değil.
  • kibritsuyu  (14.08.22 00:29:08) 
@kibritsuyu: evet o şekilde, gelmiyor.

Şube konusunda umarım haksizsinizdir, çünkü çağrı merkezinden de türlü adım/komut denememe rağmen müşteri temsilcisine baglanamadim. Mobil onay bildirimi ya da SMS adımında tıkanıyor çünkü.
  • encokbenisevinnolur  (14.08.22 00:34:25) 
geçen gün ekşi sözlük'te sesli yanıt sistemine "beni aramışsınız" dediğiniz zaman müşteri temsilcisine bağlanıldığını yazmışlardı. isterseniz bir deneyin. insana anlatmadan çözülecek gibi durmuyor.

ama bu tarz güvenlikle ilgili işlemleri şubeden yapmıyorlar. illa ki telefonla ulaşmanız gerekli.
  • kibritsuyu  (14.08.22 21:56:52 ~ 21:58:04) 
[]

İsmini hatırlayamadığım oyun

1-1.5 yıl kadar önce duyurulmuştu ilk gameplay videoları yayınlanmıştı.
İsmi "b" harfi ile başlıyordu sanki.
Dark souls benzeri bir atmosferi vardı, oyun mekaniklerinin bir kısmı assassin's creed'e de benziyordu.

Bunu bilen hatırlayan çıkar mı?

 
[]

Nokia 5 geri tuşu takılma sorunu ile ilgili iki soru

Telefonumun bazen (bazen derken, birkaç günde bir bazen günde birkaç kere) geri tuşu takılı kalıyor ve hiçbir uygulama açamıyorum. Kendiliğinden home ekranına dönüyor geri tuşuna basmisim gibi.

Soru 1: napabilirim bu sorunla ilgili kendi imkanlarımla?
Soru 2: googleladim ama Türkçe bir şey bulamadım sorunla doğrudan alakalı. Hangi arama terimlerini kullanayım? İngilizce olarak bu sorunu nasıl arayabilirim?

 
yazılımsal olma ihtimali yok gibi bişey... ama illaki denemek istersen factory reset deneyebilirsin. bunun dışında geri tuşunun üzerinde pislik filan varsa o da hatalı şekilde dokunma algılanmasına sebep olabilir ama günlerdir devam eden bi problemse bu da pek olası değil gibi? jelatin tamperli cam vs varsa onu söküp ekranı güzelce bi temizlemeyi deneyebilirsin.

ama gerçekçi olursak muhtemelen tuş setinin değişmesi gerekiyor olabilir... şu şekilde satılıyor urun.n11.com ama haliyle ekranı sökmen lazım bu işlem sırasında ekran zarar görürse daha büyük masraf çıkarır biraz risk alman lazım değişim için... kendi imkanlarımla demişsin ama teknik bilgin ne seviyede bilemiyorum ki buna göre yorum yapayım? ben yapabilirim bu işlemi mesela. nokia 8'i tamamen söküp topladım.
  • konetsu  (04.08.22 01:38:33) 
[]

Tüm master ve doktora ilanlarının duyurulduğu...

... bir yer var mı? Yer derken web sitesi.




 
İlan.gov.tr resmi site. Tüm ilanlar burada yayınlanmak zorunda.
İlan.memurlar.net bağımsız girişim

  • mg3929  (01.08.22 23:22:46) 
hayır, böyle bir yer yok. tek tek bakmak zorundasınız enstitü sayfalarından.


  • baylarbayi  (02.08.22 09:13:04) 
[]

Böyle bir kod/program bulabilir miyiz

Klasik gitar öğreniyorum ve bu tür bir şey çok işime yarar gibi geliyor.

Ekranda belli aralıklarla (örn. 4 sn.'de bir) A, Am, Dmin, F... yazacak. Örneklerin yerine bütün akorları koyabilirsiniz.

Bu tür bir program var mıdir acaba bildiğiniz?

Ya da şayet yoksa hiç programlama bilmeyen biri olarak birkaç how to videosu izleyip kendim yazabilecegim basitlikte bir şey mi acaba bu?

 
Şurada "sayfayı oynat" butonuna basınca benzer bir şey yapıyor, iş görürse bi bakın: www.repertuarim.com


  • plutongezegendegilmi  (26.07.22 23:22:56) 
Powerpointte slayt koyup zamanlamalar yapabilirsin çözüm olarak aklıma böyle bir şey geldi.


  • kararsızataletfilozofu  (27.07.22 00:29:43) 
bahsettiğiniz şey excel'de bile yapılabilir. ihtiyacı tam olarak yazarsanız ben yapmaya çalışırım


  • mustafakesekci  (27.07.22 10:26:59) 
[]

bir kurumdan/şirketten alınan ödemenin makbuzu nasıl kesilir?

e-arşiv portalda sadece serbest meslek makbuzu sekmesi var.
orada da kişinin tc no adı soyadı gibi sekmeler var ancak kurum ile ilgili bir sekme yok.

ödeme şirket/kurum hesabı üzerinden eft yoluyla geldi, orada da xyz araştırma geliştirme danışmanlık yazıyor gönderenin adı kısmında.

eğer önemliyse diye; açıklama kısmında "x işi avans ödemesi" yazıyor, ilgili iş için yapacakları ödemenin bir kısmı yani.

ek soru 1:
ben kendilerinden bilgileri istedim ancak göndermediler diyelim ki bir sebeple (böyle bir beklentim var kendilerinden). bu durumda napmam gerekir?

ek soru 2:
yanlış bilmiyorsam (yanlışsa bilen varsa düzeltsin) 7 gün içinde (resmi tatil vb. olsa o da dahil) makbuz kesmem gerekiyor kanunen. diyelim 10 gün sonra bana bilgileri aktardılar. o durumda napmak gerekir?

 
tüccar mısınız, serbest meslek erbabı mısınız?

serbest meslek erbabıysanız o dediğiniz yerden keseceksiniz.

tüccarsanız, yani şahıs vey sermaye şirketiniz varsa ve para bankadan geldiyse bir şey kesmenize gerek yok. işi yaptıktan sonra fatura keseceksiniz. para bankadan gelmediyse, en yakın kırtasiyeye gidip bir koçan para makbuzu alın, elle kesip verin kendisine. aslında buna da gerek yok. boş bir kağıda tarih atıp "x firmasından y lira alınmıştır" yazıp imzalayın.
  • kibritsuyu  (13.07.22 04:52:12) 
Serbest meslek erbabiyim.

Yazdıklarınızı biliyorum. Daha da özet haliyle sorduğum aslında şu:

e-makbuz sisteminde sadece kişi adına makbuz kesilebilecek şekilde sekmeler/boşluklar var.

Bense soruma konu olan durum için bir şirketten banka yoluyla ödeme aldım. Elimde sadece şirketin adı bilgisi var. Ama sistemde bu bilgilerle bir makbuz olusturamiyorum çünkü sistem öyle.

Yanlış bilmiyorsam fatura da kesemiyorum serbest meslek erbabiyim olduğum için.

Bu durumda napmaliyim?
  • encokbenisevinnolur  (13.07.22 14:34:14) 
[]

İktisadi ya da felsefi bir kavram

Diyelim ki bir ülke ya da bölgede satılan bir mal ya da hizmet var. Ancak bu satış konusu olan şeyin kaliteli haline ya da aslında standart haline (fiyat, maliyet, alım gücünden bağımsız olarak) talep olmadığı için, hatta bunun dışında kalan hali de talep görür olsun ya da normalleşmis olsun.

Bu duruma dair bir ekonomi kavramı ya da felsefi kavram var mıdır?

Eğer anlaşılmıyorsa bu anlattığım haliyle somutlastirmak için örnek uydurabilirim.

 
valla ne dediğini tam anlamadım ama düşük mal denilebilir, farklı mallardan bahsetsen daha net olurdu.

dediğinle ilgili bir kavram da fiyat/ürün farklılaştırması, özellikle üretim gücü elinde olan şirketler rekabet vs. için belirli bölgelere derece daha düşük kaliteli veya farklı açıdan farklılaştırılmış mal, fiyat sunabiliyor.
  • passion rules the game  (01.07.22 10:16:09) 
Anlattiginiz kadariyla yok fakat tam anlasilmiyor. Ornek nedir?


  • dunal  (01.07.22 15:48:46) 
Dediğim tam olarak bu değil aslında.
Uydurma olacağı için ilk başta yazmamistim ama demek istediğim şöyle:

diyelim bir enstrüman eğitimcisi var, mesela keman olsun. Bu öğretmenimiz öğrencilerinin kabiliyetini, yetenek ve yatkinliklarini da çeşitli şekillerde değerlendiren bir öğretmen. Ve bir aşamada bazı öğrencilerine diyor ki, cancağızım senin kemana yeteneğin yok, sen gitar öğren, ya da sen müzikle uğraşma, tabii gerekcelendirerek. İstersen derslere devam ederiz, ama boşuna uğraşırsın çünkü hedefledigin yere bu bu sebeplerle varamazsın.

Bir de bunu demeyen ve sürekli şöyle yetenklisin böyle aslan kaplansin diye gaz veren bir öğretmen tipi var piyasada.

Talep öğrencilerin (ya da içlerinde çocuk varsa anne babaların) kayıtsız şartsız yetenekli oldugunu vurgulayan ve olumsuzluklara susan/görmezden gelen öğretmen tipi etrafında şekilleniyor. Yani bir anlamda kalite ve standardından odun vermek ya da onu yok etmek pahasına kendini tamamen talebe göre şekillendiren.

Diğeri de batıyor ya da itibarsizlasiyor vb.

Kastettigim kalitedeki düşüş vs değil ama, bahsettiğim durumda kalite anlayışı, onu belirlemeye yetkin olmayanlar tarafından yok edilmiş oluyor

Bu tür bir sürecin bir adı var mı, ya da kavramsallastirilmis hali onu merak ediyorum.
  • encokbenisevinnolur  (01.07.22 15:51:06) 
Benim bildigim kadariyla yok, bilen varsa soyler. Aslinda bu standart arz talep dengesi gibi duruyor. Siz konu egitim oldugu icin bu durumun cocugun gelisimi icin optimal olmadigini soyleyebilirsiniz fakat diger yandan ben de size cogu ailenin talebinin kemanda optimal egitim degil cocugu egleme / deneyim / beceri kazandirma oldugunu soyleyebilirim.


  • dunal  (01.07.22 16:38:33) 
[]

ayakkabıdaki kireç lekesini çıkarmak

olağanüstü bir tesadüf eseri yanından gectigim inşaatın duvarına kireç sürülürken rüzgardan uçup ayakkabımin üzerine geldi ve leke oldu

Googleladim ama kireç lekesi çıkarmaya dair öneriler hep yüzey temizliğine yönelik.

Ayakkabının materyali sanırım bez, kumaş gibi bir şey.

Yüzey temizliği için kullanılan maddeler ise yarar mı ya da ayakkabıya zarar verir mi?

Zarar verirse başka ne kullanılabilir?

 
[]

Müteahhit kentsel dönüşüm sözleşmesi

Bu konuda birkaç farklı avukata danisildi ama farklı şeyler söyleniyor, bir de buradan bir şey diyecek olan olur diye sormak istedim:

Konu şöyle:

2016 yılının Eylül ayında babam kendi evi için bir muteahhitle kentsel dönüşüm sözleşmesi yaptı. Ancak inşaata başlamadı halen. Geçtiğimiz yıl da, babamın eviyle ayni parselde bulunan kendi arsası için başka bir muteahhitle sözleşme yapmış, babama da demiş ki ben yapamıyorum sen de git onunla anlaş. Babam teklifini kabul etmediği için ona ve iki komşusuna, aynı parselde bulunan anlaştığı kişilerden aldığı vekaletle izalei suu davası açtı. Dava halen sürüyor.

Merak ettiğim şu:
İlk başta sözleşme yaptığı müteahhitle yaptığı sözleşmede "eğer 2 yıl içinde baslanmazsa inşaata başlayana kadar geçen zaman için emsal kira bedeli ilgili kişilere ödenir" şeklinde bir madde var.

Danisilan avukatlardan biri diyor ki, sözleşmede belirtilmese de aynı parselde olan komuslarinizla anlaşamadığini gerekçe gösterir ve bir şey alamazsınız, üstüne dava masrafları vs size patlar.

Bir diğeri davaya gerek yok, çevre bakanlığı üzerinden inşaata başlamasi için ihtar gonderirsiniz, akabinde tazminat davası açılır ve kazanılır.

Biri de diyor ki, sözleşmenin konusu olan yer süren izalei suu davasınin da konusu olduğu için zaten dava acamazsiniz.

Bu durumda napilabilir, ya da nasıl bir yol izlemek en mantıklısı olur?
Her biri farklı konuştuğu için dördüncü birine danışmak da saçma geliyor.

 
Tüm sözleşmeyi okumadan bir çıkarım yapmak zor, ama ilk avukatın dediği mantıklı gibi.

Anladığım kadarıyla babanızın evi yıkılıp, babanız evsiz bırakılmamış. Bu durumda inşaat başlamadı/bitmedi diye emsal kira bedeli çok zor sanki.

Bir müteahhit olarak tavsiyem; eğer herhangi bir yıkım, bina boşaltma, inşaata başlama adımları atılmadıysa, sözleşmeyi fesh edin ve mümkün oluyorsa parselinizi ayırın ifraz ile.

İnşaata bile başlayamamış, yapamayacağını belirten adamı tazminat için dava etmek, huzurunuzu kaçırır, büyük belalara gebe bir konu.

Hatta babanız kızıp da ortaklıktan ayrılmak, parseli bölmek filan gibi konulara bir hışımla girişmesin.

Ortaklık bozulup da arsa bölününce alınacak olan imar eskisine göre daha beter bir durumda olursa zarar edersiniz.

Atıyorum bu ortaklı halde size 5 daire düşüyordur, ama bölününce inşaatlar parça parça olacağı için kendi parselinizde 3 daire alıyor olabilirsiniz.

Genel olarak büyük arsa ve büyük inşaatta daire sayısı daha fazla çıkar, arsayı böldüğünüzde çok fazla kayıp yaşanır.
  • John Bloor  (16.06.22 15:08:11) 
[]

Avatar the last Airbender tarzında yapımlar

Bu şekilde google araması yapınca karşıma çıkan dizi ve filmleri izledim aslında.
Sormaya çalıştığım daha çok dünya tasviri ve kurgusuyla ilgili

Aradığım şey söyle bir şey:

Gündelik hayat, mimari, toplum gibi unsurlar anlatılan döneme uygun olsun (belirsiz bir geçmiş zaman ya da günümüz)
bununla beraber o evreni tamamen farklı kılan bir şey o dünyanın normali olsun, işte bukuculuk yeteneği gibi.

Var mıdır öneriniz, ya da bu kurgu türünün özel bir ismi var mıdır?

 
Full metal alchemist
Attack on titan

  • cloudybloody  (09.06.22 02:47:24) 
dizi filmden ziyade anime evrenlerinde bu bahsettiğiniz şeyleri bulabilirsiniz gibi sanki. çok hakim olmasam da anime yapımlarda genel olarak geçmiş, gelecek, ya da güncel zaman tasvirlerine ek o evrene özel özellikler, güçler, kötüler, yaratıklar vs oluyor. cloudybloody'nin önerdiği yapımlar güzel, özellikle attack on titan çok beğenirim. onlardan deneyip sararsa devam edebilirsiniz.


  • fahrenheit456  (09.06.22 13:38:34) 
devam serisi var, "the legend of Korra" onu izlemediyseniz izleyin.


  • beyinter  (11.06.22 22:45:16 ~ 22:45:33) 
[]

Böyle bir iş alanı var mı (resmi ya da gayriresmi)

Diyelim ben Instagram Facebook Google vb reklam vermek yerine belli bir kişi ya da kuruma bağlı çalışan kişi (kere) belli bir ödeme yapıp, işletmemin/şirketimin tanitmasini istiyorum, ama şu şekilde.

Bu kişi mesela forum sözlük gibi sitelere girip benim isimle ilgili öneri isteyenlere "aa o konuda arıyorsanız şuraya gideceksiniz" falan yazıp bir de aslında gerçek olmayan kullanıcı deneyimini yazıp iletişim adres web sitesi vs bilgileri verecek.

Var mı böyle bir şey?

 
r10 forumlarında böyle işler yapanlar vardı eskiden. 15-20 form sitesine post atıyorlardı, google işletme sayfasına yorum falan atıyorlardı.


  • duyulmasi gerektigi kadar  (23.05.22 18:54:51) 
[]

Sanal kart için gerekenler, avans hesap kredi kartı vb

Halihazırda kullandigim bir sanal kartım var ama tarihi dolmak üzere.

Bunu daha önceden olusturdugumda bankamatik hesabına bağlı olarak olusturmustum. Ama şimdi bağlı bir kredi kartınız olması gerekiyor diyor olusturamiyorum kredi kartı almadan.

Önceden kullanmadigim halde bankamatik kartına entegre avans hesap vardı, kullanmadığım için kapattirdim.

O da kredi kartı kategorisinden mı sayılıyor acaba?
Kredi kartı almak yerine avans hesap açsam yine kullanmadığım halde sanal kart çıkarabilir miyim yine?

Banka: Garanti
Akbankta da denedim yine aynı sebepten çıkaramiyorum sanal kart

 
Garantide PARACARD WEB var, kredi kartı olmasa da çıkarabiliyor olmanız lazım çünkü bu direkt banka kartına bağlı olarak çalışıyor.

Sanal kart menüsünde.
  • hayirsiz  (23.05.22 19:07:07 ~ 19:07:43) 
Garanti'de kredi kartı şartı yok, evet. Tarihi dolmadan kendini yeniliyor.
Diğer bankalarda nasıl bilmiyorum.

  • late viper  (23.05.22 20:37:52) 
12  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.