[]

Owner managed company

Merhaba arkadaşlar,

"Schneider GMBH is an owner managed production company( Almancası inhabergeführtes Produktionsunternehmen)." cümlesindeki owner managed Türkçe' ye tam anlamıyla nasıl çevrilir? Patron şirketi veya firma sahibinin aynı zamanda yönetici olduğu bir firma gibi bir anlama geldiğini biliyorum. "Sahibi tarafından yönetilen şirket" desem çok mu çeviri kokar? İnternette aradım ama istediğim gibi bir sonuç çıkmadı. Bunu tam karşılayan bir ifade var mıdır? Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim.


 
Bunun için özel bir terim var mı bilmiyorum ama "sahibi tarafından yönetilen" yerine "sahibince yönetilen" sanki daha iyi.


  • reactionic  (21.07.19 12:10:20) 
[]

comparable qualification

Başlıktaki ifadeyi yeni duydum ve tam olarak ne olduğunu öğrenemedim. Açıklayabilecek var mı?




 
Mesela yurtdışında bir üniversiteye yüksek lisansa başvuruyorsunuz diyelim. Üniversitenin şartı da herhangi bir yüksek öğretim kurumundan lisans derecesi almak olsun. Yani lisans düzeyinde bir qualification istiyorlar sizden. Siz lisansınızı başka bir ülkede yaptıysanız, o ülkeden aldığınız derecenin talep ettikleri dereceyle kıyaslanabilir nitelikte olması gerektiğini belirtir. (İngiltere'deki yaygın kullanımına göre yazdım. Bağlamı açıklarsanız daha çok yardımcı olabilirim.)


  • azuregk  (20.07.19 19:54:32 ~ 19:56:41) 
@azuregk

Açıklama işe yaradı, teşekkür ediyorum. Daha fazla açıklamaya ihtiyaç yok ancak isterseniz bağlamın bulunduğu metnin linkini paylaşabilirim. İyi akşamlar
  • metingiller  (20.07.19 20:14:41) 
İşe yaradığına sevindim. Mevzu neyse kolay gelsin.


  • azuregk  (20.07.19 20:24:14) 
[]

İstanbul vs Marmara Fransızca hazırlık

İstanbul veya Marmara'dan Fransız Dili ve Edebiyatı, Fransızca Mütercim Tercümanlık veya Fransızca Öğretmenliği mezunu veya bu programlar hakkında bilgi sahibi olan arkadaşlara sorum şu: Hangi üniversitenin hazırlık eğitimi daha iyidir?

Galatasaray'ın eline su dökemezler biliyorum, ancak istanbul veya Marmara'yı seçmek zorunda kalsanız ve sadece hazırlık eğitimini düşünecek olsanız, hangisini seçerdiniz?

Şimdiden çok teşekkürler..

 
İkisinin de hazırlığı denk biliyor musun aslında ? Hem hazırlıkta hangisinin ne kadar iyi olduğu değil, senin ne kadar sağlam çalışacağın önemli. Fransızca zor bir dil, zaten kendi gayretin olmadan proficinecy'yi geçmen imkansız.


  • Psycho Mantis  (20.07.19 19:53:37 ~ 19:54:05) 
Cevap için teşekkürler. Haklısın, temel belirleyenler, öğrencinin dili öğrenmeye ve geliştirmeye ne kadar zaman ayırdığı ve süreç boyunca motivasyonu. Ancak program içerikleri (ilk günden son güne kadar kazandırılması hedeflenen dil becerileri), branşlaşma durumu (dil becerilerinin ayrı ayrı veya entegre olarak öğretilmesine ilişkin nasıl bir yöntem benimsendiği), derslerde interaktivitenin kullanılıp kullanılmadığı ve öğretim kadrosunun niteliği de önemli belirleyenler.

Dışarıdan bakınca bana da neredeyse aynılar gibi görünüyor. Teşekkürler tekrar.
  • azuregk  (20.07.19 20:05:22 ~ 20:05:50) 
ben gsü fransız dili mezunuyum. gsü hazırlığı iyidir ama masterda marmaradan arkadaşlar vardı. fransızcaları hiç fena değildi. istanbuldakiler okuldan hep şikayet ediyorlardı. yine de işler nasıl yürüyor bilemem. iü edb. fakültesini genel olarak tavsiye etmiyorum ama. köhne eski püskü bir yer. erasmusa gitmek de zor diye biliyorum.


  • i ve been mistreated  (20.07.19 22:50:21 ~ 22:51:09) 
[]

Cambridge yayınları

Yıllar önce cambridge yayınlarının bir kitap serisini internetten indirip bakmıştım. multimedya içeriği de var mıydı hatırlamıyorum ama çok faydasını gördüğümü düşünüyorum. writing reading vb vb ayrı kitaplar halindeydi. Üzerinde işaretleme vb yapabiliyorduk.sadece kitap gibi de değildi bir sunu halindeydi.

Neyse bunu şimdi bulamıyorum. Sadece cambridge yayınların ingilizce öğrenmek için oluşturduğu eğtim setleri hakkında bilgi sahibi olanlar illegal olmayan linkllerini benimle paylaşabilir mi?


 
[]

Bu cümlede "vegetarian" ne anlama geliyor?

Astrolojiyle ilgili makalelerde çok görüyorum ama bulamadım anlamını bir türlü.

"It is suggestive for Scorpions to stay vegetarian on Saturdays as it will mitigate the influence of those stars."


 
Ctesi günleri et yemeyin diyor galiba


  • Trene çelme atan adam  (19.07.19 11:55:16) 
Falanca yıldızların etkisi böylece azalırmış


  • Trene çelme atan adam  (19.07.19 11:56:17) 
cumartesileri et yemeyin diyor +1


  • kobuzchu kiz  (19.07.19 11:59:22) 
Ben başka bir anlamı olduğunu düşünüyordum aslında çünkü et yemekle falan hiç alakası olmayan bir konu. Durup dururken böyle demesi saçma.


  • aslaaha  (19.07.19 11:59:28 ~ 11:59:51) 
O halde öncesindeki konu neyse, ondan uzak durması anlamında söylenmiş olabilir.


  • inawen  (19.07.19 12:48:24) 
Vejeterjan kelimesi bildiğin anlamda kullanılmış, özel bir anlam yok. Astrolojinin et yememekle doğrudan alakası yok ama kişinin yaşam biçimiyle ilgili yorum yapılırken hemen herşeyden bahsedilebiliyor.


  • mikro patlama  (19.07.19 13:21:20) 
cumle tam olarak "akrep burclarinin cumartesi gunleri vejeteryan takilmalari takvsiye edilir, cunku bu, yildizlarin(daha once bahsi gecen), etkisini azaltacaktir." seklinde cevrilebilinir.

su cumlede mantikli tek bir kelime yok ki vejeteryan kelimesine takildin?
  • crucio  (19.07.19 15:17:15) 
[]

Bu modern Arapça mı?

Günlük kullanılan modern Arapça mıdır bu? Alfabe videosu değil de genel olarak kurstan bahsediyorum.

www.youtube.com


 
[]

Kısacık bir cümle çevirisi

Şu ne demek?

"If he's having some issues, maybe start attracting him getting through it ok."


 
Eğer sıkıntıları varsa, onun problemlerini aşması için yardım etmeyi düşünmeye başlamalısın.
Birebir olmadı ama bu anlam çıkıyor.

  • japon askeri  (18.07.19 21:01:07 ~ 21:02:02) 
Kelimeyi yanlış yazmışım, değiştirdim şimdi.


  • aslaaha  (18.07.19 21:05:40) 
O zaman sıkıntısı aşması konusunda onu teşvik et olur.


  • japon askeri  (18.07.19 21:08:24) 
[]

Çok iyi seviyede fransızca bilenler yardım.

Şöyle DALF B2 sınavında en az 60-70 puan alabilecek birileri varsa ve yardım konsunda gönüllü olurlarsa bana lütfen özel mesaj ile ulaşsınlar. Teşekkürler.




 
[]

B1-B2 seviyeler arasında gidip geliyorum (yardım)

internette birkaç test sitesine girdim kimi b1, kimi b2 diyor. ben b2'ye tutunup c1'e tırmanmak için ne yapmalıyım?

şunlar hariç:
-dizi izle
-film izle

iyi entryler

 
bbc türkçe ve ingilizce haber açıp aynı haberi önce ingilizce sesli okuyoruz 2 sefer. Bilinmeyen kelimeleri öğreniyoruz. Sonra kafamızdan çevirerek okuyoruz. Anlamları cümle içinde öğreniyoruz. Sonra karşılaştırarak okuyoruz. Ardından haberi cümle cümle yazıyoruz bakmadan. Günde böyle 2 haber yapıyoruz.
İstersen sevdiğin bir konuyu araştırıp kendin özet şeklinde öğrenip kafandakini yazıya aktarıyorsun.
İngilizce kitap okumak çok faydalı ayrıca. Başka tavsiyelere açığım aynı şekilde.
  • bahoho  (18.07.19 18:07:45) 
kitap okuyup podcast dinleyin. bunlar hangi dilde olursa olsun çok geliştiriyor seviyenizi. castbox diye bir uygulama var oradan ücretsiz olarak bir sürü podcast indirip daha sonra offline olarak dinleyebilirsiniz. kitap okumak başlarda zorlayıcı olacaktır fakat yeterince sabrederseniz sonunda geleceğiniz nokta sizi bile şaşırtacaktır.


  • bohr atom modeli  (18.07.19 18:19:23) 
yazı çalışması yapın. essay gibi olabilir. daha kısa da olabilir. yazmak hatırlamayı kolaylaştırır. bir de kulağı eğitin. yani dinleme yapın. hatta bazı şarkıları dinleyip sonra onların sözlerini yazabilirsiniz.


  • helenart  (18.07.19 21:02:17) 
[]

Einsteinlı 1 cümlelik basit çeviri sorusu

"He predicted that time could slow as you approached the speed of light and that space itself could be pulled out of shape."

"Işık hızına yaklaştıkça zamanın yavaşlayabileceğini ve bu sayede uzayın kendi şeklinden çekilebileceğini öngörüyordu."

Burada uzayın kendi şeklinden çekilmesi ile kastedilen bükülme mi? Daha anlaşılır nasıl çevrilebilir?

 
bana öncelikle ingilizce cümle sanki türkçeden çeviri gibi geldi.

bunu türkçeye çevirirken şeklinden çekilmek ifadesini kullanmazdım. "şeklinden çıkmak", yani başka bir şekle dönüşmek anlamında kullanırdım.
  • min el garaib  (18.07.19 15:32:36) 
şeklinden çıkmak +1 ya da şeklinin bozulması.


  • kobuzchu kiz  (18.07.19 15:40:38) 
Uzayın kendi biçiminin bozulacağını öngörüyordu


  • janavarorion  (18.07.19 15:47:48) 
(...)uzayın kendisinin şeklinin bozulacağını öngörüyordu.

uzayın kendi şekli değil.
  • babilbaligi  (18.07.19 16:18:50) 
"pulled out of shape" hatalı bir cümle ve hiç kulağa ingilizce gelmiyor @garaib'in de dediği gibi.

"get out of it's shape" daha makul olurdu.
  • Psycho Mantis  (18.07.19 18:23:32) 
@garaib ve @psycho haksız. kullanım gayet doğru ve yerinde.

buyrun Cambridge sözlüğü; pull out of sth: dictionary.cambridge.orgözlük/ingilizce/pull-sth-off

kullanım yanlış değil, siz cahilsiniz.
  • babilbaligi  (19.07.19 08:22:28) 
[]

5 adet ingilizce sorusu için yardımcı olabilir misiniz?

1. Woman: Why is Jane so upset this morning?
Man: Apparently _____ her flat broken into.

a --she had had
b --she's had

2. Artists use many colors, ____ yellow and blue.

a--including
b--except for

3. Epidemics ______ confined more easily in the past.

a-- could be
b-- could have
c-- could have been

4. She's looking forward to it.
It's the first vacation she_______in a long time.

a-- has been
b-- has had
c-- has done

5. He hopes the company will _____ to his request.

a-- agree
b-- apply

 
1 b
gramer olarak she had had değil, she has had (she's had) olmalı

2 a
cümlenin anlamı öyle mantıklı

3 c
bu da gramer, anlat derseniz anlatamam

4 b
oraya be, have ve do fiillerinden sadece have gelebilir, o yüzden has had

5 a
anlam
  • kobuzchu kiz  (17.07.19 14:54:24) 
Bence 2 b ya. Including yellow and blue diye belirtmek biraz redundant. Aksine o iki rengi kullanmıyorsa daha otantik oluyor bence cümle.


  • stanhiver  (17.07.19 15:18:07) 
2 redundant ama b'nin doğru olması için dünyadaki bütün sanatçıların bir araya gelip "tamam abi, bundan sonra sarı ve mavi kullanmıyoruz, anlaştık mı" demiş olmaları gerekir, "artists" değil de "the artist" deseydi katılırdım :)


  • kobuzchu kiz  (17.07.19 15:23:07) 
2 kesinlikle b olamaz, kobuzchu guzelce aciklamis.

ancak bence 3, a olacak, cunku anlam daha iyi oturuyor kanimca. yanlisim varsa lutfen duzeltin.
  • JohnOakley  (17.07.19 16:03:13) 
bacba.


  • psychosocialll  (17.07.19 16:05:15) 
Sorular çok kolaymış, sadece 3 biraz şaşırtmacalı. Ne sınavı bu ?


  • Psycho Mantis  (17.07.19 17:18:16) 
3. Sorunun c olmasının sebebi modal yapılardaki past kullanımla alakalı


  • radio raheem  (17.07.19 22:43:13) 
1-b
2-b
3-c
4-b
5-a
  • ortayakor  (18.07.19 12:15:59 ~ 12:18:01) 
[]

çeviri yardım "favorable multiples"

aşağıdaki kullanımlarda "favorable multiples"ın karşılığı nedir?
"Alibaba could be thinking about an IPO sooner rather than later since the firm isn't getting 'favorable multiples' in New York"

"Despite the strong bull run since the beginning of the year, Turkish equities still trade at favorable multiples compared to global peers"

The balance of the "investment would usually be redeemed over the next two years at investor favorable multiples"

 
olumlu oran veya olumlu degerler? ne dedigini anlasam da yapisal olarak parcalanamadim.


  • tanaka  (17.07.19 11:21:36) 
burada finansal bir terim olarak kullanılmış diye düşünüyorum. Borsada bir tabir herhalde bu.


  • ebabil curnatasi  (17.07.19 13:47:08) 
pozitif ayrisma


  • eindaclub  (17.07.19 14:05:09) 
[]

ülkenin ileri gelenleri ingilizce konuşamayınca

bir utanma yaşıyor musunuz kendileri adına veya ülke adına?

ileri gelenden kastım parti fark etmeksizin belediye başkanları, bakanlar vs. ingilizce röportaj verebilmeli aslında bu devirde herkes, diyor musunuz?


 
çok iyi bilseler dahi uluslararası kimi ortamlarda yeri geldiğinde çevirmenleri tercih etmeliler bence. özellikle en en üst makamdakiler.
dil konusunda bir çeşit millliyetçilik göstermek adına. gösterilmesi gerekir.

ama ufak tefek röportajlarda yada bakan segmentinde belki yabancı dilde röportaj iyi olabilir.
  • güneyli çocuk  (16.07.19 17:54:48 ~ 17:57:09) 
iki ülke bir şekilde karşı karşıya geldinde ülke bazında çok temel bir "kim kimden üstün ?" sorusu ortaya çıkar. bu noktada tabiri caizse iki ülke temsilcisi de burnundan kıl aldırmaz.
kibarlık, centilmenlik, misafirperverlik, cömertlik, hoşgörü, hatta jest'te belki yarışılır ama üstünlük anlamına gelebilecek bir parametrede en ufak bir taviz dahi verilmez.

hatta bir ara ahmet davutoğlunu alçak sandalyeye mi oturtmuşlardı olay olmuştu.

dil de biraz böyle. ingiliz dili: tamam güneş batmayan ülke, bilim dili, yedi düvel konuşuyor vs. eğitim müfredatında ingilizce görüyoruz hatta :D kabul. ama iki "ülke" yanyana geldiğinde "bizim türkçemizin nesi eksik ?", "onlar türkçe öğrensin!" denir.
  • güneyli çocuk  (16.07.19 18:13:00) 
Karşılamalarda veya g20 gibi ortak buluşmalarda girdikleri halleri talihsiz buluyorum.


  • mekaniker  (16.07.19 19:03:45) 
Yaşıyorum. Başka dil bilmiyorlar, çoğu Türkçeyi de düzgün konuşmuyor, bari İngilizceyi öğrenselerdi..


  • superfluid  (16.07.19 19:59:44) 
Yaşıyorum. İşin kötüsü Türkçe'yi de doğru düzgün konuşamıyorlar. Neresinden tutarsanız tutun elinizde kalıyor.


  • asteriks  (16.07.19 20:44:28) 
eksisozluk.com

söylemeye çalıştığım şey bu idi. uluslararası ilişkiler mezunu biri olsa güzel güzel açıklar aslında. ben ingilizce bilmesinler demiyorum. protokol olarak konuşulmaz.

edit: merkel de konuşmaz. putin de konuşmaz. artık anlamamakta özgürsünüz.
  • güneyli çocuk  (16.07.19 21:02:50 ~ 21:28:27) 
ingilizce artik bir irk ve millet dilini asti ve dunya'nin ortak dili oldu. internet cumhuriyetinin dili de ingilizce.

hangi ulkenin ileri gelenleri ingilizce konustugu icin ulkenin karizmasi cizilmis? bir ornek verin. yok oyle bir ulke. ingilizce konusmak zararli degildir.

bilmemeleri talihsizlik.
  • Leonardo~Da~Vinci  (16.07.19 21:12:19 ~ 21:17:20) 
@guneyli cocuk, nereden biliyorsunuz dış ilişkilerdeki teamülleri? diplomat mısınız, ateşe misiniz, dış işleri bakanlığından mı çalışıyorsunuz? kendi düşüncelerinizi gerçekler gibi sunuyorsunuz sanki, buradan öyle gözüküyor. iki ülke yan yana gelirmiş de, o bizim dilimizi öğrensin dermiş :)

attığınız linkle ilgili de şunu söyleyeyim. isterseniz merkel'in ingilizce konuştuğu veya putin'in almanca konuştuğu video linklerini ekleyebilirim ama şimdilik isveç'in başbakanının trump'ın yanında, tüm gazetecilerin önünde, canlı canlı, beyaz saray'da, tüm dünyaya karşı verdiği ve bunu yaparken de "ingilizce" konuştuğu uzun bir basın açıklamasının linkini aşağıya bırakıyorum.

www.youtube.com

bu arada, verdiğiniz ekşi sözlük başlığında ahmedinejat'ın türkçe konuştuğu bir video da var. bilginize.
  • bulamadim bir sey  (16.07.19 22:53:28 ~ 22:57:28) 
Yok yahu niye utanayım ben? İlla biri utanacaksa o neden ben oluyorum? Bilmeyen utansın. Ama bence bu da utanılacak bir şey değil. Türkçe bilsinler, o yeterli. ingilizce konuşacağım diye Türkçe İngilizce karışık konuşanlardan kat kat iyidir İngilizce bilmemek. Türkçe tartışıyorsun bir kelime tartışıyorsun. Kişi geliyor, İngilizce'de böyle bak diyor. O yüzden böyle olmalı diyor. E tamam İngilizce'de öyledir. Lafımız yok. Ama konu o değil ki. Penaltı mı diyorsun, hatalı yürüme diyor.

İngilizce röportaj verebilmesine de gerek yok. Gerek yok derken, vermesi eksi olmaz. Artı olur hatta. Ama utanılacak bir şey de değil.
  • nasıl yani  (16.07.19 23:26:35 ~ 23:26:54) 
tabi ki. dil kulturdur, ulkeyi yonetme iddiasindaki kisilerin de en az bir yabanci dili olmali.

avrupa'da bu mevkilerdeki siyasiler 2-3 dil biliyor. turkiye'ye gelen amerikan ve ingiliz elcileri sakir sakir turkce konusuyor.

resmi gorusmelerde ise zaten tercuman kullanilir ki herhangi bir lost in translation olayi yasanmasin. konu o degil.
  • eindaclub  (17.07.19 09:05:54) 
sizin geçmiş duyurularınız kopmle yurtdışı hayranlığı, yurtdışına giden kadınları kıskanma, ingilizlerin mülteci politikaları, ingiliz gençlerinin durumu ile dolu.. ah bi kapağı atabileseniz o rüyalar ülkesine :(

bütün gün instagramda milleti izleyip, hayran kalıp, elinizdeki imkansızlıklarla yüzleşip, bizim da hayran kalmamızı, hayranlığınızı paylaşmamızı istiyorsunuz. kusura bakmayın.

yok ingilizce bilinmediği için utanmak vs. yuh!
(bkz: ne mutlu türküm diyene)
live.staticflickr.com
  • güneyli çocuk  (17.07.19 09:47:27 ~ 10:01:45) 
Milliyetci falan degilim. Hatta batiyi ovdugum icin suclanirim ortamlarda bazen.

Guneyli hakli. Uluslaraasi politikada bircok sey semboliktir, her hareket bir seyi ifade eder ve bir mesaj verir. Bunlar yuzyillardir suregelen seyler. Her sey protokoller ve imzalardan ibaret degil uluslararasi siyasette. Yani guneyli'nin bahsettigini anlamaniz icin biraz siyaset bilimi, uluslararsi siyaset bilmeniz, en azindan konuya yabanci olamamniz lazim.
Yeri gelir ingilizce de konusulur, yeri gelir kasitli olarak konusmazsin, asla ingilizce konusmazsin degil. Ama olaya cok yabancisniz, anlatamiyorum.

He ingilizce bilmemeleri berbat bir durum, onda hemfikiriz.

Adama yardirmissiniz sen bilirkisi misin, sen kimsin lan diye ama bunlari bilmek icin diplomat, bakanlikta mustesar falan olmaniz gerekmiyor, bilginize.
  • stavro  (17.07.19 10:04:35 ~ 10:05:14) 
Ülke başkanları açıklamaları kendi dillerinde yapmalılar. Ancak aradaki sohbetleri kaçırmayacak şekilde ve konuşulanları anlayacak şekilde ingilizce bilmeliler. İnsanın kendi dilinde konuşurken vurgusu ve hakimiyeti başkadır. Bu sebeple bir konuşma yaparken ana dili kullanmalarından yana hiçbir sıkıntım yok. Sıkıntı sonrasında kişisel sohbetlere katılamamaları, gazeteciye röportaj verememeleri, dahası Trup gibi malın önde gideni laf konuyunca anlamayıp aptal bir sırıtışla adamı izlemeleri. Utanmayı o zaman yaşıyorum.


  • SiyamkedisiZorro  (17.07.19 10:39:10) 
Soruda konuşmayınca değil,konuşamayınca deniyor. Sadece speaking olarak değil,dili bilmemekten bahsediyoruz ya da ben ondan bahsediyorum. Siyamın dediği gibi,komik şeyler olabiliyor. Dil bilmek demek,yemek siparişi vermek,yol tarif etmek değil. O dilde hukuk,edebiyat,felsefe,siyaset ve daha birçok şeyi konuşabiliyor,okuyabiliyor olmak lazım. Putin ile Merkel'in isimleri geçmiş bir de,onlar birbirlerinin anadilini bile biliyor. Bir de lütfen milliyetçilikten bahseden kendi dilinde yazabilsin,kendi diline saygısı olsun.


  • asteriks  (17.07.19 10:59:16) 
[]

in - on sorunu

görsel: dalgalar arasında bir yelkenli

"sailing in the waves" mi denir "sailing on the waves" mi?


 
in

across da kullanılır sanki
  • same idiot  (16.07.19 10:08:46) 
in denir.

across denmez
  • babilbaligi  (16.07.19 10:33:56) 
[]

Şurada ne diyor? (Tek cümle)

youtu.be

yolladığım saniyelerde "the only difference is" şeklinde başlayan ve "the bomb must never go off" şeklinde biten cümleyi çeviremedim :(

yardım edebilecek biri?

 
"(what?) I've been guilty of -in the picture sabotage of making this error- but I've never made it since: the bomb must never go off"

Ben bu kadar çıkarabildim :)
  • gonion  (15.07.19 21:09:59) 
[]

Matches İngilizce anlamı

Gençler şimdi bir hosteldeyim de duvarda şöyle yazıyor:

Free coffee
Free tea
Free luggage storage
Free ...
...
(Falan filan hostel özelliklerinden bahsediyor işte)
...
Free matches

En sonunda böyle bitirmiş. Bu ne demek? Nasıl bir anlam çıkarmalıyız burdan?

 
kibrit

bir ihtimal futbol macidir derim ama o zaman football diye yazarlar.
  • black fridayde bos kutuya talim eden adam  (15.07.19 13:59:22 ~ 14:00:40) 
kibrit +1


  • cay koy geliyorum  (15.07.19 14:03:18) 
Kiz/erkek dusurmek bedava diyor.


  • stavro  (15.07.19 14:18:41) 
Eşleşmek bedava diyor


  • yeliz adeley  (15.07.19 16:52:10) 
[]

şurada ne demek istemiş ing-tr

You're welcome to come anytime from next week until 8th August when we leave for holiday. Or alternatively come in September and only stay if you like it!! I'm happy you try a 2 week trial and stay on if you are enjoying it (just book a flexible return ticket? )

I'm easy either way

sb

 
Gelecek hafta ayın 8ine kadar istediğin zaman gelebilirsin ayın 8 nden sonra tatile çıkıcaz. Ya da alternatif olarak Eylül de gelebilirsin eğer ortamı beğenirsen kalırsın. 2 haftalık deneme süresince seni ağırlamaktan mutluluk duyarım eğer hoşuna giderse kalabilirsin.(geri dönüş biletin esnek bir şekilde mi araştırmak lazım (

İki durumda da kolaylık sağlarım.
  • Orionlu  (14.07.19 21:26:06) 
[]

bir çeviri sorusu

arkadaşlar türkçe olanlar benim demek istediklerim, ingilizceleri olmuş mu?I have something to tell you.
söylemek istediğim bir şey var.

my first 2 months scholarship will be paid to me in advance.
ilk iki aylık bursum peşin ödenecek.

I'm going to get my third scholarship in November, but I don't know which day of the november that my scholarsip will be paid.
üçüncü bursum kasım ayında ödenecek ama kasımın hangi günü bilmiyorum.

kasımda bursumun ödendiği tarih, diğer burslarımın da ödendiği tarih olacak.
The date I received my scholarship in November also will be the date my others scholarships paying date.

it is not possible to pay on the first 3 days of the month at least from November, probably I can pay rent it between 10-20 dates of the month.
ayın ilk üç gününde kirayı ödemem pek mümkün değil, büyük ihtimal ayın 10u ile 20 si arasında ödeyebilirim.

teşekkürler

 
"November also will" değil, "will also" olaak, zaman kipi her zaman başta.

Bir de baştaki "Be" yerine "get" desen sanki daha iyi olur gibi.

yine bir önceki cümledeki "will also be the same with the other one" desen olur.
  • Psycho Mantis  (14.07.19 18:55:38) 
Son paragrafı da ben şöyle çevirdim türkçesine göre;

"It doesn't seem to possible that paying rent fee on the first 3 days of the month, that's being said, pretty much i can pay it between the 10th and 20th days of the month.
  • Psycho Mantis  (14.07.19 18:59:23 ~ 21:46:14) 
Two months of scholarship will be paid in advance to me. The third payment of scholarship will be made in the upcoming November, but I don't know on which day of November I will get it. On that day, however, all other scholarships will also make their payments to me. As a result, unfortunately I will not be able to make the payment of November's rent during the first three days of November. I can pay, however, the November's rent in between 10th and 20th of November.


  • slhmlr  (14.07.19 22:52:32) 
[]

Dil öğrenirken kendi sözlüğünü oluşturmak.

Merhaba, çok yeni olmadığım bir yabancı dilde yeni öğrendiğim kelimeleri kendi tanımlarımla kaydedip kişisel sözlük oluşturmak istiyorum. Önce not defterinde ve Excelde yapıyordum ama çok istediğim gibi olmadı. İşin tuhafı eksikliğin ne olduğunu da tespit edemedim bir türlü.

Bir de size sorayım dedim belki bunun için Android appı vs biliyorsunuzdur diye. Yıllarca Windows Phone kullandığım için hala cahilim bu app mevzularında. Fikri olan varsa paylaşırsa sevinirim, şimdiden teşekkürler.


 
decks.memrise.com burdan üstten create a course seçip kendi listenizi oluşturabilirsiniz. sitenin masaüstü versiyonundan kelime eklenebiliyor. uygulamasından da kuiz yapıp sürekli tekrar etmenizi sağlıyor.


  • pide  (14.07.19 17:38:16) 
@pide teşekkürler. bu anki tarzı bir flashcard destesi oluşturuyor sanırım. peki sözlük gibi içine girip sözcük aratabiliyor muyum?


  • windows95  (14.07.19 17:40:37) 
şimdi emin olmak için baktım da tekrar, hayır yapamıyorsunuz. sadece edit kısmından yeni kelime eklemeye izin var.


  • pide  (14.07.19 17:42:41) 
Tureng kelime defteri ile yapabilrsiniz.


  • kaset  (14.07.19 17:56:19) 
Ankidroid diye bir program vardı, çok güzel. Öğretme sistemi de var. Kendi özel sözlükleri filan da var içinde. Mutlaka bakmanızı öneririm. Pc için uygulaması da var ordan ekleyebilirsiniz kelimeleri


  • pislick0  (14.07.19 20:28:00) 
[]

Bu cümle gramer hatalı değil mi?

"They sure have changed their tune"kısmı. Trump'ın retweet ettiklerinden biri: twitter.com




 
değil. neden ki?


  • bohr atom modeli  (14.07.19 16:41:56) 
Değil. "Söylemlerini değiştirdiler belli ki". Sure'un yeri kafanızı karıştırmış olabilir ama böyle bir kullanım var.


  • yagmurkahraman  (14.07.19 16:42:35) 
"Surely" diye başlayıp devam etseydi kafan karışmazdı belki ama şu hâliyle hatalı br yapısı yok.


  • Psycho Mantis  (19.07.19 16:40:04) 
[]

Şu cümle kaba mı?

...I will not be able to attend this course in these circumstances...

Yetkili merciiye yazılacak bu cümle (onları da kırmamak adına) doğru mudur? daha da yumuşatılabilir mi ağlak bir biçimde?


 
I'm sorry but I am unable to attend the course under these circumstances


  • crucio  (14.07.19 14:48:02) 
under these circumstances olmalı.

biraz yumuşatmak isterseniz "I am afraid that I will not be able to attend this course under these circumstances" yapabilirsiniz. ama burada koşullarla ilgili olumsuzluk her türlü belirgin. hiç o konuya girmeyeyim derseniz orayı "due to personal reasons" yapabilirsiniz.
  • opucuk baligi  (14.07.19 14:51:01) 
@crucio "able to" kalıbının negatifi unable değil sanki

@dizi doğru görünüyor
  • same idiot  (14.07.19 14:51:50) 
gerçekten üzgünüm:
I am truly sorry for not being able to attend this course...

kahroluyorum:
I am devastated to find out that I will not be able to attend this course...
  • bohr atom modeli  (14.07.19 15:08:05 ~ 15:08:33) 
[]

Fransızca Özel Ders

İstanbul içi Fransızca özel ders almak isteyen var mı?




 
Online ders vermek istersen gorusebiliriz.


  • chezsoi  (12.07.19 21:07:46) 
[]

bunu ingilizce nasıl yazabilirim?

e-mail yazarken,

size x tarafından yönlendirildim

demek istiyorum ama en kibarca nasıl yazabilirim bunu?

 
I was directed to you by Mr./Ms. X.


  • himmet dayi  (11.07.19 17:31:45) 
[]

Lingusta İleri Seviye

Merabayın,
Lingusta ileri seviye seti kullanan ve memnun kalan var mı?
Bitirenden uygun ücret karşılığı alabilirim.
Tabi hayrına drive'da falan paylaşan olursa kimse yok demez :D

 
[]

6 ayda nasıl günlük hayatta yeterli olacak seviyede İspanyolca öğrenirim

Selam, Erasmus kazandığım için yarım sene sonra İspanyaya gideceğim (Bilbao - Bask Bölgesi)
Herneyse, şu zamana kadar hep İngilizcem Erasmus sırasında yeterli olur diyordum ve İspanya da çok beklediğim bir yer değildi fakat Erasmus için İspanya çıktı ve şimdi acilen bana günlük hayatta yetecek düzeyde İspanyolca öğrenmem lazım.
Bu açıdan sizce yarım sene içinde İspanyolcamı nasıl günlük hayatta hiç sorun çekmeyeceğim bir seviyeye çekerim?
Önerebileceğiniz her türlü kaynak, site, sohbet platformu vs. için şimdiden çok teşekkür ederim.

 
İspanyolca fransızcaya nazaran daha fonetik bir dil olduğundan telafuz ve okuma konusunda çok sıkıntı yaşamazsın. Onun dışında bulunduğun üniversitenin kütüphanesini araştırsana ? Temel düzeyde ispanyolca kaynak veya turist rehberi bulabilirsin mutlaka, sonuçta derdin dili öğrenmek filan da değilmiş.

Bunun dışında youtube da hayli güzel bir alternatif ama aşırı débutant gelebilir.
  • Psycho Mantis  (11.07.19 17:07:05) 
italyada belediyenin falan dil okulları oluyordu, ispanyada da vardır. 6 aylık gidersin.

onun haricinde ucuza bulabiliyorsan tutor bul. öyle kültür merkezlerinde falan kağnı hızıyla dil öğrenirsin, geyik.
  • kveldulv  (11.07.19 17:11:13) 
Bu arada aradığın her şey için aşağıdaki subreddit'leri kullanmanı öneririm;

www.reddit.com

www.reddit.com
  • Psycho Mantis  (11.07.19 17:12:13 ~ 17:14:54) 
ilk iş olarak duolingo kur. boş kaldıkça pratik yap. temel kelimelere, kalıp cümlelere vs. aşinalık kazanırsın.


  • sir gawain  (11.07.19 17:24:08 ~ 17:32:09) 
birkac koldan saldir. yerine gittigin icin amac ozellikle konusulan ispanyolcayi anlamak olmali. ve buna istinaden de temel duzeyde karsilik verebilmek.

temel olarka bir sinifa vb yazilabilirsin. bu cok kolaylik saglar.

ek olarak da ispanyolca radyo, duolingo ve kendi cabalarinla basit ispanyolca metinler uzerinde calisarak saldirabilirsin.

6 ay uzun bir zaman ve hakkini verirsin a1 seviyesini gecerek temel bir anlayisa sahip olabilirsin.

ispanyolca avantajlaR: yazildigi gibi okunur, kolay gramer, genel gecer bir dil.

dezavantajlar: cok hizli ve farkli aksanlarla konusulur.
  • eindaclub  (12.07.19 10:03:02) 
[]

Remzi hoca yökdil

Merhabalar remzi hoca yökdil sosyal paketi için ortak olacağımız birisi varmı paketleri çok pahalı:( farklı online platformlardan da olabilir.




 
akındil-yds.net veya moda dil üzerinden alın bence.
bu konuların piri bunlar

  • lookatme  (11.07.19 15:36:37) 
Hocam yokdil gibi bir sınav için servet dökmenize gerek yok. İnternette IELTS sınavları ile ilgili tonlarca bedava döküman, PDF bulabilirsiniz mesela. Genelde bu tarz sınavlar konusunda tecrübeli kimseler, hocalar (tabii ki anadili ingilizce olanlar) kendi bloglarında sadeleştirilmiş ve tamamen sınav odaklı materyaller paylaşmakta.


  • Psycho Mantis  (11.07.19 15:50:01) 
[]

çeviri şirketleri

merhaba akademik bir metinin çevirisi gerekiyor. önerebileceğiniz bir firma var mı acaba? makul ücrette işini ciddiye alan bir firma olursa sevinirim.

sevgiler


 
ikarus tercüme var, ben sürekli iş gönderiyorum bir sıkıntı olmadı.


  • babilbaligi  (11.07.19 11:40:36) 
mesaj attım size bir bakın.


  • jason bourne seksapeli  (11.07.19 22:00:05) 
[]

Bu cümle yapısı doğru mu?

eksiup.com

Sarı ile boyadığım kısımdan bahsediyorum. Sabah kalkıyorsun gözlüğünü aramak zorunda kalmıyorsun kısmı ok. Cümlenin anlamından çıkarmasam ben "try to put"tan sonrasını normal olumlu cümle kabul ederim. "Not having to" getirdiği olumsuzluk "try to put your contact lenses" kısmına niye uygulanıyor?


 
"or" diyor zaten.

"...or not having to try to put in your lenses" gibi düşünün.

Arada or olduğu için "not having to"yu tekrarlamadan devam etmiş.
  • cymbelina  (11.07.19 00:12:49 ~ 00:13:50) 
"not" parantezinde;
1. having to search your glasses
2. try to put in your contact lenses

Üstteki arkadaşın da dediği gibi bu ikisini "or" ile bağlamış birbirine.
  • gonion  (11.07.19 08:32:45) 
[]

İngilizcemi anadil seviyesine getirmek için hangi tür eğitim?

merhaba. anadil seviyesi olmasa bile "amasız" bir şekilde ingilizce biliyorum diyebilmek istiyorum. en azından çalışmak istediğim, uluslararası kuruluşlarla işbirliği içerisinde her türlü faaliyeti yöneten birim için gerekli ingilizceye sahip olmak istiyorum. anadolu lisesi dışında herhangi bir ingilizce eğitimi almadım şimdiye kadar. 2 sene önce yökdile girmiştim 80 aldım. potansiyelim olduğunu düşünüyorum. ancak hangi tür bir eğitim almalıyım bu işlerin prosedürü nasıldır bilemiyorum kur mu alacağım hangi kurdan başlayacağım, hangi kura geldiğimde bu iş tamam ok diyebileceğim vs. kısa bir yol haritası çizebilir miyiz kaba taslak? yalnızca kurs yeterli mi ekstra kendim neler yapmalıyım mesela?

ek: önerebileceğiniz, sizin de kullandığınız online kaynaklar podcastler vs var mıdır acaba?


 
son soruna cevap vereyim en azından up olsun.

kurs yetmez. kurs işin %20si..%80i sensin. okuman, dinlemen, konuşman, yazman gerekiyor. üzerine gitmen merak etmen çaba harcaman gerekiyor. hiçbir dil , hatta hayatta hiçbir şey ter dökmeden öğrenilmiyor. kurslara para verip 12 kur bitirip sertifika alıp hebele hübele diye kekeleyen, yds gibi bir sınavdan hala 60 alanlarla dolu ülke. kimsenin beynine çip yerleştirilmiyor kursta. üniversitede bile derslerin kendisi nadiren ve az etkiliyken. çabasız kursla bu işin olacağını sanmak çok cahilce.

tamam kursa git grammer öğren. ama sonra oku, yaz, dinle, konuş. üzerine git. ve bolca dinle analiz et.

bebekler nasıl dil öğreniyor ? kursa mı gidiyorlar?
  • AlsterWasser  (10.07.19 22:06:42 ~ 22:07:40) 
www.youtube.com

kurs yeterli değil, hatta muhtemelen türkiye'deki kursların da çoğu pek faydalı değiil. Gramer falan öğrenin ama asıl konuşmak lazım, mümkünse İngiltere'de falan bir dil okuluna gidin. Yabancılarla konuşabileceğiniz uygulamalara göz atın, günlük hayatınız komple ingilizce olsun yani. Gazete okuyun, podcast dinleyin, yabancı dizi filmleri ingilizce altyazı ile izleyin. Bir tane de kelime defteri yapın başlarda, öğrendiğiniz kelimeleri not edip tekrarlayın. Memrise kullanabilirsiniz.
  • senolll  (10.07.19 22:07:20) 
yazma, okuma, konuşma, konuşulanı anlama... bunların hangisinde ne seviyedesiniz? bence internet varken kursa gerek yok. bütün gün gazete, makale, reddit, quora karıştırın, yazın çizin, yabancı dizi izleyin, hayatınızda her gün ingilizce olsun. böyle böyle gelişir.


  • kayıtsız  (10.07.19 22:09:11) 
peki önerebileceğiniz online kaynaklar podcastler vs var mıdır sizin de kullandığınız acaba?


  • honore de balzac  (10.07.19 22:53:17) 
Bunun için y.dışında falan yaşamanız lazım (eğitim üstüne), başka bir cevabı yok. Tek eğitim ile olacak iş değil.

Veya ortaokul hazırlıktan başlayıp 7 sene ingilizce görüp, 4 sene de üni.'den ingiliz dili, ake'den falan mezun olacaksınız ve 2-6 ay y.dışında falan kalacaksınız.
  • awareim  (11.07.19 15:06:33) 
[]

ingiliççe

şunu en düzgün biçimde nasıl çeviririz?

Learning is like compound interest. A little bit of knowledge makes it easier to pick up more.


 
Öğrenme, bileşerek artan merak gibidir. Küçük bir miktar bilgi daha fazlasını almaya sevk eder.


  • megahead  (09.07.19 01:14:07) 
Öğrenme birleşik faiz gibidir. Bir parça bilgi birikimi daha fazlasını elde etmeyi kolaylaştırır.


  • theconqueror  (09.07.19 01:14:30) 
Bileşik faiz +1

oradaki interest merak anlamına gelmez.
  • himmet dayi  (09.07.19 08:04:32) 
[]

Hallowed Be Thy Name Nasıl Bir Kalıp

İngilizcede bu şarkının adı nasıl bir kalıpla kullanılıyor?




 
iste dua ederken falan diyorlar. aslinda dini bir cumle.


  • alperz  (07.07.19 21:14:15) 
Adın kutsansın diyor. Thy: senin. Be de imperative galiba. Motamot çevirirsek, adın kutsal olsun diyor. Göklerdeki babamız duasını google’da aratırsan ikinci mısrada aradığını bulacaksın.


  • i ve been mistreated  (07.07.19 21:19:36) 
  • sagesen  (07.07.19 23:14:02) 
[]

boru tesisatı ile ilgili bir soru (resimli)

merhaba. yaptığım bir çeviride su borusu bağlantı boyutları hakkında bir kısımda takıldım. "Re 3/4 screw" diyor. resme bakıp "Re"nin anlamını söyleyebilir misiniz acaba?

bir şeyin kısaltması olabilir ama olmayabilir de. meslea I.D. "inner diameter" kısaltması.

prntscr.com

 
Düşürucu olabilir reducing


  • yeliz adeley  (07.07.19 21:15:49) 
[]

İngilizce öğrenmek mi daha zor yoksa Fransızca mı?

Sb.




 
Fransızca. ofc. ingilizce kek.


  • AlsterWasser  (07.07.19 17:59:23) 
Tabii ki Fransızca.

Telaffuzuna uzağız çünkü.
  • 6 yasimdan beri metal dinliyorum  (07.07.19 18:06:27) 
Telaffuzu türkçeye daha yakın olmakla birlikte fransızca daha zordur. Her iki dili de yerinde öğrenmiş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim bunu.


  • gereksiz bilgilerle dolu hafiza  (07.07.19 18:48:44) 
almanca > fransızca > ingilizce > italyanca,ispanyolca


  • meldaras  (07.07.19 19:03:20) 
iki dili de bilen biri olarak fransızca çook daha zor tabii ki. keşke bütün diller ingilizce kadar kolay öğrenilebilse hatta :')


  • theseachange  (07.07.19 20:22:15) 
[]

Speaking için özel tavsiyeniz var mı?

ingilizce konuşurken eksik kaldığım tarafları geliştirmeye çalışıyorum da daha önce hiç gramer çalışmadığım için bazı yapıları çok önemli olmasına rağmen hiç kullanmadığımı farkettim. son 1 aydır falan ancak kullanıyorum.
özellikle relative clause diye bilinen gramer yapısını kullanmaya alıştıktan sonra konuşmamın akıcılığı çok ilerledi. ingilizce biliyorsanız komik gelecek ama yıllardır ingilizce içerik tüketmeme rağmen daha önce hiç kullanmamıştım diyebilirim:)
- ı received the report which you had sent.-- gibi

sizin ingilizce öğrenirken, şunu öğrendikten sonra konuşmamın akıcılığı çok ilerledi dediğiniz bir nokta var mıdır? speaking geliştirmeye yönelik önereceğiniz bir metin de olabilir.

 
bence kendinizi kayda alıp dinleyin ve/ya izleyin;


  • e haliyle  (07.07.19 01:34:54) 
deneyeceğim. teşekkürler.


  • potsdamer  (07.07.19 20:06:09) 
Youtube'da Burak Özdemir'in etkili pratik İngilizce videoları bu konuda işime yarıyor.

Which is kullamaya alıştım, as if az kullanıyorum, would have been gibi kullanımlar bakın derim.
  • kaset  (07.07.19 21:00:01) 
[]

China warned over Hong Kong protests

www.metro.news Haberin ilk cümlesinde her şeyi açıklıyor gerçi ama sadece başlığı gören, haberi okumayan native English speaker için Çin uyardı mı, uyarıldı mı konusu net mi, ikircikli bir durum var mı?




 
açık. pasif cümle olduğu çok belli. çin uyarıyor olsaydı "china warns..." olması lazımdı.

haberler sürekli geniş zamanla verilir, geçmiş zamanlı haber olmaz. dolayısıyla pasif cümle olduğu açık.

ikircikli bir durum yok.
  • babilbaligi  (04.07.19 15:26:02 ~ 15:26:23) 
net. kafa karıştıracak herhangi bir durum yok


  • cay koy geliyorum  (04.07.19 15:26:28) 
ben olayı bildiğimden anladım ne demek istediğini başlıktan. şöyle bir şey var, ben de bu sabah okumuştum: en.wikipedia.org


  • meiyisi  (04.07.19 15:31:41) 
[]

Sizce doğru cevap nedir? in english

Why can’t you admit that, ....... hard he works,he will never manage to achieve what his elder brother has achieved?

Soru bu. Boşluğa hangisi gelmelidir?
a)unless
b)however
c)although
d)whatsoever
e)whenever

neden? Teşekkürler.

 
however. neden bilmiyorum ama oyle hehe


  • captainobvious  (03.07.19 17:28:42) 
c ) althought


  • kitik  (03.07.19 17:34:13) 
bence de however. kulağa öyle geliyor. böyle böyle ydsden 90 aldım:)


  • carabelli  (03.07.19 17:34:23) 
virgül yapısı ve özellikle kendisinden sonra gelen hard zarf yapısı sebebiyle cevap however, burada however ancak anlamı dışında “ne kadar yaparsa yapsın” anlamı taşıyor


  • bugisme  (03.07.19 17:36:22) 
however. Sonrasında gelen zarf sebebiyle. Kesin bilgi.


  • velvetmorning  (03.07.19 17:37:39 ~ 17:38:04) 
however kesin bilgi +1

seçenekleri tek tek koyduğunda zaten diğerlerinin hiçbirinin olmadığını da görebilirsin.
  • cay koy geliyorum  (03.07.19 17:43:13) 
however +1

althpugh olsaydı sonrasında “he works hard” demeliydi.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (03.07.19 17:45:32) 
whatsoever ve whenever zaten olmuyor, alakasiz.
although ya da unless olmasi icin arkasindan he works hard gelmesi lazim.
burdaki however, "but" anlaminda degil. o yuzden ters kose yaptirabilir.
  • cooperr  (03.07.19 18:16:18) 
'however hard he works...' cevap "however".

"ne kadar çok çalışırsa çalışsın..." anlamı var.
  • avianthem  (03.07.19 19:59:48) 
cevap however ama şıklarda olmasa da "how hard he works" de olmaz mı?


  • awlmi  (03.07.19 21:07:41 ~ 21:08:17) 
However ama burada no matter how kalıbı daha güzel olurdu, daha uygun.


  • whysoweird  (03.07.19 23:06:26) 
[]

Udemy'de ingilizce ders önerisi?

udemy'de önerebileceğiniz kurs var mıdır? daha çok konuşma üzerine olabilir.




 
Hangisi iyi bilemem ama sözlükte ücretsiz kurs linklerini bulabileceğin bir entry olcaktı. İng ders videosu için engvid.com da cok yararlı oluyor ayrıca göz atabilirsin.


  • pegi  (02.07.19 21:07:41) 
[]

Hacettepe hazırlık bütünleme sınavı

Merhaba Arkadaşlar,
yeğenim hazırlıkta kaldı.
ne tavsiye edersiniz 16 Temmuz'da sınav var.
çıkmış sorular vb var mıdır?
bir hoca mı tutalım? özel ders mi araştırsak?
ne yapmayı önerirsiniz?

 
[]

çetrefil cümle

An application of the method has occurred in Italy, for example, where the largest hydroponic installation - 50,000 square expansion of such a bar, due to heating, may be used to operate switches and valves.


özellikle tireden sonraki kısımda ne diyor?

 
İtalya’da bu yöntemin bir uygulaması yapıldı, Örneğin; en büyük topraksız kurulum - böyle bir çubuğun 50.000 metre kare genişlemesi, ısıtma nedeniyle, şalterleri ve valfleri çalıştırmak için kullanılabilir.

square meters demiyor ama yorum kattım. : )
  • draconas  (02.07.19 17:55:35 ~ 17:57:24) 
[]

yds-yök dil tavsiye

merhabalar,

yüksek lisans icin yabancı dil skoru gelistirme tavsiyesinde bulunabilecek dostların tavsiyelerine ihtiyacım var. video, kitap, calisma tarzı vs. gibi konular.
düzeyim lise düzeyi. tavsiyelerinizi bekliyorum.

 
[]

okuduğumuzu anladık mı?

aşağıdaki metni wikipedia'dan aldım. Çernobil nükleer santrali sayfasından.

The plant utilized one large, open turbine hall for all four reactors without any separating walls. Each reactor had two turbines. On October 11, 1991, a fire broke out in the turbine hall of reactor No. 2. The fire began in reactor No. 2's fourth turbine, while the turbine was being idled for repairs.

benim anladığım:

- santralide 4 reaktör için 1 tane büyük türbin alanı var. Arada duvar yok.
- her reaktörün 2 türbini var. o zaman bu alanda 8 türbin var.
- 91 yılında ikinci reaktörün türbin alanında yangın çıkmış.
- ikinci reaktörün dördüncü türbininde yangın başlamış.

kafamın almadığı nokta, her reaktörün 2 türbini varsa, ikinci reaktörün dördüncü türbini nasıl oluyor?

Ben mi bir şeyleri kaçırıyorum?

 
4. türbin onarım için boştayken yangın çıkmış.

Belki de her reaktörde 2 tane aktif türbin sayısı vardır. 2 tane de inaktif, kullanılmayan vs. vardır.

Tamamen sallıyorum bu arada. Uzunca düşünüp ulaştığım tek tutarlı(nispeten) sonuç oldu.
  • ravenclaw  (01.07.19 04:54:20) 
4. turbin reaktor 2'nin 2. turbini tum turbinlerin dorduncusu bence. Yani dorduncu turbin turbinin adi ve bu turbin 2. reaktorun turbini.

bu mantikli 5-6. turbin de ucuncu reaktorun turbinleri gibi.
  • tanaka  (01.07.19 06:43:55) 
[]

İngilizce'den Çeviri

Merhaba.

Elimdeki bir animasyon sahnesi için kritik geldi. Ard arda iki shot var, ilkinde bir karakter büyükçe bir kafese yaklaşıyor ve kafesi yukarı kaldırıyor açılması için. Kafese kapı yapmadığım için zemini yerde kalıyor ve kafesin tamamını kaldırıyor gibi bir üçkağıt yapmıştım. Buna kritik şu: "he must pull open the gate." Kafesi kaldırarak değil sürgülü kapısı var şeklinde açması mı isteniyor yani? Ya da ne demek isteniyor tam olarak?

İkinci kısımda da kafesin kalkıp kadrajın üstünden çıkarken görüyoruz ve içindeki örümcek çıkıyor. Kritik şu "we should see the gate doors swing open as the spider steps out." Burada da swing işi kafamı biraz karıştırdı.

Şimdiden teşekkür ederim.

 
Benim anladığım şu:
1- Kapıyı açmak için çekmesi gerekiyor.

2- Örümcek dışarı çıktığında kapıların sallandığını görmeliyiz.

Swing sallanmak olarak kullanılmış bence.
  • ravenclaw  (01.07.19 02:16:59) 
Hocam senin o üçkağıdı yememişler :D

- Kapı kafesin dışına doğru açılmalı
- Kapı örümcekler dışarı çıkarken onların etkisiyle açılmalı
  • senolll  (01.07.19 03:36:13) 
[]

ne diyor tam olarak?

Hydroponics is not a new process. As long ago as the 1690's, an English physician tried growing plants in water in a laboratory experiment. However, it was not until the 1800's that German researchers used this method to develop many of the formulas for plant nutrient solutions still in use today.

However'la başlayan cümlede ne diyor tam olarak?

Teşekkürler...

 
ancak alman araştırmacıların bu yöntemi kullanarak bitki besin çözümleriyle ilgili günümüzde halen kullanılan formüllerin birçoğunu geliştirmesi 1800'leri buldu.


  • sir gawain  (30.06.19 12:45:59) 
[]

Bu hangi yapı? in english

“The biggest problem that modern archaelogists HAVE İS that right from the start of our assignment we are so distanced in time from our subject.”

Buradaki have is ne oluyor,açıklar mısınız?


 
Have is bir yapı değil, baştan is'e kadar olan yer bir özne. "Modern arkeologların (SAHİP OLDUĞU) en büyük problemi..."
Daha sonra da bu özne tanımlanıyor is ile.
My name is pertev'den bir farkı yok yani.
  • diyanet takvimi  (29.06.19 01:47:10 ~ 01:49:51) 
Relative clause?


  • influx  (29.06.19 03:25:12) 
"The biggest problem" bizim öznemiz ve "is" yardımcı filli de onu karşılıyor. "That modern archeologists have" bizim öznemizi (the biggest problem) niteleyen bir clause sadece.


  • gördüm seni minik  (29.06.19 09:13:31) 
[]

Gramer yardımı (almanca)

Bu aralar sürekli kafamı kurcalayan ve nasıl öğreneceğimi bilmediğim bi konu var. Bi eylem veya präposition, artikeli (sanırım sıfatlar da var) neye göre dativ veya akkusativ olarak çekimliyor? Ve bir eylem veya präpositonun dativ mi yoksa akkusativ mi istediğini nerden öğrenebilirim?




 
Almanca gerçekten karmaşık bir dil. Almanların bu aşırı disiplinlerinden midir nedir Almanca' da da her şeye kural koymuşlar. Bu da dili oldukça kasıntı yapıyor.

Bahsettiğiniz konuya gelirsek de Almanca' da artikel çekimleri eyleme, praposition a göre değişiyor. Önceden bilmek için bir formülü yok anlayacağınız.

Mesela helfen( yardım etmek) fiili her durumda dativ alır. Bir örnek vermek gerekirse

Können Sie mir helfen?

Yine mesela mit( ile) de dativ alır. Örnek vermek gerekirse

Ich werde heute Abend ins Kino mit meiner Freundin gehen.

Yani bu şekilde her fiilin ve praposition un kendine göre aldığı bir çekim var. Bazı fiiller ve prapositionlar kullanıldığı yere göre dativ de alıyor akkusativ de. Öğrenmesi biraz zahmetli ama zamanla insan alışıyor.
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (28.06.19 22:05:15) 
@inatçılığın yeryüzündeki temsilcisi

Esasen ben de alışmaya başladım ancak alışırken de kurs hocama bayağı soru sordum. Bu sebeple kısa yol sormuştum. Teşekkürler örnekler güzeldi
  • asuturias  (28.06.19 22:21:20) 
Rica ederim :) Maalesef kısa yol yok :(

Şuraya da göz atın. Çok sevdiğim bir site.
mein-deutschbuch.de
  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (29.06.19 00:07:45) 
bir liste var, akk isteyen ve dat isteyen praplerin. 9 tane de duruma göre hem akk hem dat alan prap var. okudukça yazdıkça öğreniyorsunuz. size bu prap listesini vermediler mi kursta?


  • windows95  (29.06.19 00:10:19) 
@wimdows95

Henüz vermediler yavaş yavaş ilerliyoruz belki ondandır
  • asuturias  (29.06.19 23:09:42) 
[]

ingilizce'de hangi tense kullanılmalı?

bir arkadaş eve geliyor diyelim ve kompozisyon yazmışız gelmeden evvel. arkadaş napıyorsun diyor bana, cevap olarak I have written an essay mi deriz yoksa I wrote an essay mi?

essay yazmaya devam etmiyoruz o yuzden past simple daha mantıklı gibi geliyor ama yazdığımız essay masada olduğu ve sonucunu gordugumuz için acaba present perfect mi doğru cevap?

ikinci senaryo olarak da arkadas geldigi esnada kompozisyon yazma eylemini surduruyor olsaydık bize napıyorsun dediginde I have been writing an essay mi demek I am writing an essay mi demek daha doğru olurdu?

tesekkurler

 
I have written deriz çünkü napıyorsun/naptın diye sorulduğunda bunu söylüyorsak o eylemin üzerimizdeki etkisi sürüyor demektir. bu çok ince bir nüans, bu ancak ingilizce günlük hayatta çok kullanılırsa algılanabilecek bir detay.

ikinci senaryoda soru şu anda ne yapıyorsun ise I am writing doğru. yarım saattir napıyorsun ise I have been writing doğru. yine de şu an napıyorsun sorusuna I've been writing for half an hour demek de doğru. dediğim gibi bunlar günlük hayatta karşılaştıkça daha net algılanabilecek detaylar. bu nedenle bir dili tam anlamıyla öğrenmek için o dilin konuşulduğu ülkeye gitmek önerilir.
  • bohr atom modeli  (28.06.19 12:14:59 ~ 12:17:21) 
1) i wrote an essay earlier tarzı bir cevap verirsin (çünkü "napıyorsun"a cevap "kompozisyon yazdım" değil, bu yüzden earlier kelimesini ekledim)
2) geldiği esnada kapıda karşılıyorsan i have been writing an essay veya i was writing an essay, geldiği esnada arkadaş kapıyı kendisi açıp seni de yazıyorken görüp napıyorsun diyorsa ve sen de o esnada halen masanın başında elinde kalem varsa i am writing an essay dersin

  • diyarbakir karpuzu  (28.06.19 12:15:01 ~ 12:15:30) 
Birinci soru icin ya "I was writing an essay" derim ya da "I wrote an essay".

Biraz burda neyi vurgulamak istediginize bagli, mesela ikinci soruya bakarsak ikisi de dogru. Arkadasim haci napiyon diyince, ya essay yaziyom diyeceksem, I am writing an essay derim. Ama gecmisten beri yaptigimi vurgulamak istersem, mesela off sabahtan beri essay yaziyom demek istersem, I have been writing an essay derdim.
  • Haldamir  (28.06.19 12:16:11) 
hic fark etmez, günlük konuşmada past perfect pek kullanılmıyor zaten. I wrote an essay de geç.
ikinci durumda da I was writing an essay - rahatlıkla söylenir.

  • ebabil curnatasi  (28.06.19 12:53:02) 
ebabil curnatasi +1
o kadar da kasma. o an nasıl hissediyorsan ona göre tense kullanmalı. az evvel yazıyoduk tam da üstüne geldin hissiyatı varsa present perfect kullanırsın, yok artık olmuş bitmiş ama ne yaptığınızı söyleme ihtiyacı varsa past tense.
en iyisi kapıyı açmamak.
  • orijinal nick bulamadim  (28.06.19 14:11:35) 
[]

destination management company

turkcesi ne bunun? seyahat acentesi degil travel agency or dmc dedi adam




 
tur organizatörlüğü


  • nahtoderfahrung  (27.06.19 19:37:54) 
[]

a1-a2 seviyesinde ingilizce için hangi kaynakları önerirsiniz?

elimden geldiğince bir arkadaşıma imgilizce öğreteceğim. a1-2 seviyesi için hangi kaynakları önerirsiniz?




 
Linguaphone setinin derslerini öncelikle her gün dinlesin, o kitap üzerinden kursa gitmeden bu seviyeleri öğrendim. Bir gün bile ara vermemesi gerekiyor.

BBC Learning sitesinden birlikte çalışabilirsiniz.

Ve tabii Duolingo:)

Onun dışında sahaflardan kurslarda verilen herhangi bir kitabı alıp onun üzerinden de gidebilirsiniz. Başlangıç seviyesi old. için kalite açısından çok fark olacağını düşünmüyorum.
  • kaset  (27.06.19 18:20:22) 
[]

İngilizce yazmayı geliştirme

merhaba,

İngilizce dinleme ve okuma seviyemin iyi olduğunu düşünüyorum. Konuşma da fena sayılmaz ancak günlük olarak kullanmıyorum maalesef.

Benim asıl sorunum yazma.İngilizce yazışma, günlük kullanma durumum yok. Bu durumda sizce nasıl geliştirebilirim yazmayı? Konu seçip essay yazmak pek cazip gelmiyor. Okuduğum ve duyduğum konuları tekrar kopya ederek yazmak mantıklı mı?

Fikir vermesi açısından IELTS'den 7.5 (yazma:6) ve YDS'den 96 almıştım.

Teşekkürler.

 
mantıklı.


  • diffarentiationation  (26.06.19 17:21:15) 
reddit ya resulullah.

gir reddit'e, ilgi duyduğun alanların sub'larına dal. reddit'in avantajı ve güzelliği saymakla bitmez. en başta ilgi duyduğun alanlarda keyifli vakit geçirme şansın olur, canın sıkılmadan eğitim almış olursun. ikinci olarak yazım kurallarına dikkat edilir, genel olarak neredeyse hatasıza yakın ingilizce olur. ingilizi, amerikanı, iskoçu, ana dili ingilizce olmayanı... yetmiş milletten insanın ingilizcesini görürsün. gerçek insanların nasıl yazdığını, nasıl iletişim kurduğuna tanıklık edersin. eh haliyle sen de yazmaya, komünitenin parçası olmaya başlarsın.
  • der meister  (26.06.19 17:34:19) 
reddit e alternatif olarak quora da güzel bi yer, bana kalırsa çok daha güzel ve daha nezih ve eğitim seviyesinin yüksek olduğu bi yer. yazmak istersen de turkiye deki yaşamla, şehirlerle vs. ile ilgili sorular oluyor, onları cevaplayabilirsin.


  • mehmed resad  (26.06.19 20:07:18) 
(bkz: Couchsurfing ) forumlarından yaşadığın yerle ilgili sorulara yanıt verebilirsin, evinde ağırlayacakların ya da gezdireceklerin de olursa o kişiyle gezi öncesi haberleşme vs günlük yazıyı çok geliştiriyorsun.

Ayrıca grammarly yükleyip maillerini gramer açısından kontrol edebilirsin ama fazla alışmamak lazım. Ben 2 ya da zorlayıp 3 kere yazdığım şeyi okuyup takıldığım yerlere bakıyorum ve sonra grammarly ile düzeltiyorum.
  • kaset  (27.06.19 00:15:16) 
[]

korece merakı nedir

çok şahit oluyorum korece öğreniyorum vs diyenlere.
Tek sebebi kpop mu?
bir de kurslar dolup taşıyor mu gerçekten? çok öğrenen var mı?


 
Son zamanlarda Kpop furyasindan dolayi bu dile merak saranlar artista. Genellikle ergenlik donemindeki kimseler ozellikle Kore yapimi romantik dizilerin etkisiyle Korece ogrenmek istiyor.

Kurslar ergenlik donemini henuz atlatamamis ogrencilerle dolu. Insanlar o kadar cilgin ki, kendi imkanalriyla orta sveiyeye gelmis olanlar dahi var. Kore kendini Kpop ve romantik dizileriyle guzel pazarliyor. Hele su son donemde cikan BTS muzik grubu zimbirtisinin etkisi yadsinamaz hal aldi.

Ama akli basinda olup, ben is icin, kendimi gelistirmek icin vb nedenlerle bu dili ogrenmek istiyorum diyenler de var, ancak gorece daha az.
  • cossecant  (26.06.19 15:38:41) 
kpop önemli bir faktör kesinlikle, hatta ilk neden o bence.

sevilen bir ülke, k-drama izlemeyi seven bir kitle de var.

daha teknik olarak dili için de şöyle diyeyim, japonca ya da çince gibi hece ya da resim gibi öğrenme söz konusu değil, "alfabesi" var. rusça gibi, yunanca gibi yani. o bakımdan uzakdoğu dillerinin çoğundan daha kolay öğrenilebilir.

çok kasarsam çok uluslu bir sürü kore firması var vs de derim ama onu kimsenin düşündüğünü sanmam
  • grampus  (28.06.19 13:30:33) 
123456789• ... 138  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.