[]

doing as you think

ne demek?

"Doing as one says", "doing as I determined" kalıpları?


 
lisede üstünde "do to do" yazan t-shirt'üm vardı anlamını çözücem diye kafayı yemiştim.bu da onun gibi birşeye benziyor.sanırım "tahmin ettiğin gibi" demek.


  • follow rivers  (25.07.17 18:21:59) 
doing as one says; birilerinin söylediği gibi mi demek o zaman?


  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (25.07.17 18:24:15) 
Doing as one says: birinin söylediği gibi eylemek/yapmak
doing as I determined*: karar verdiğim şekilde yapmak/yapılması

He is doing it as I determined: benim karar verdiğim şekilde yapıyor
  • testis agrisi  (25.07.17 18:32:41) 
anlamadığım şu; bu sözler bi şarkıda geçiyor;

doing as one says
doing as one says
the moment i saw that this was possible

şarkıda bu cümle giriş başı bu şekilde o zaman bu kalıbı meli malı olmadan nasıl söyleriz???
  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (25.07.17 20:00:42) 
[]

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ilgili Çeviriye ihtiyacım var.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde yer bulan “düşünce, vicdan ve din özgürlüğü” ikili bir alana işaret etmektedir. Bir din ya da inanca sahip olup olmama ya da değiştirme içsel alan olarak nitelendirilirken inancın dışa vurumu olan tek başına veya topluca, kamuya açık veya kapalı ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapma yoluyla dini veya inancı açıklama dışsal alan olarak nitelendirilmektedir. İçsel alan mutlak olmasına karşılık dışsal alanın sınırlandırılabileceği ifade edilmektedir. AİHS 9. maddenin ikinci fıkrasında, din ve inancı açıklama özgürlüğünün ancak kanunla kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlık veya ahlakın ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli sınırlamalara tabi tutulabileceği ifade edilmektedir. Buradan hareketle bir inancın dışavurumu olan ibadet özgürlüğünün mutlak olmadığı ve sınırlandırılabileceği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadlarında kabul görmektedir.




 
[]

Metin Çeviri- ACİL- Yardım--

Selamlar, bir metnin çevirisine ihtiyacım var, yardımcı olursanız çok müteşekkir olurum.

Anayasa Mahkemesinin, anayasaya uygunluk denetiminin konusu, kanunlar, kanun hükmünde kararnameler ve anayasa değişiklikleri ile sınırlıdır. Kural olarak parlamento kararlarının yargısal denetimi üç istisna dışında yapılmamaktadır: Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü değişiklikleri, milletvekilliği sıfatının düşürülmesi, milletvekili dokunulmazlıkların kaldırılması. Milletvekilliğinin düşürülme sebepleri; istifa, kesin hüküm giyme veya kısıtlanma hali, milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar etmek ve meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içinde toplam beş birleşim günü katılmamak. Kesin hüküm giyme veya kısıtlanma hali haricinde milletvekilliğinin düşmesi için parlamento kararına ihtiyaç vardır. Üyeliği düşürülen bir milletvekili, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde söz konusu kararın anayasaya, kanuna ve içtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesine kendisi veya bir başka milletvekili aracılığıyla başvuruda bulunabilir. Anayasa Mahkemesi bu iptal istemini on beş gün içinde kesin karara bağlar.


 
The issue of the Constitutional Court's compliance with constitutionality is limited to laws, statutory decrees and constitutional amendments.


  • iddaaci  (25.07.17 18:12:02) 
[]

Territories vs region

aralarında ne fark var? ikiside bölge diye geçiyor




 
territory daha spesifik bir alanı temsil eder, muhtemelen kesin çizili sınırları vardır; türkçe'ye daha yakını alandır diyebiliriz.

region biraz daha soyut bir alanı temsil eder. fiziki olarak ayrılmış değil de daha çok o alanı oluşturan ortak şeylerin(kültür, dil, coğrafi özellikler vs.) bir arada tasvir edilmesi için kullanılır. türkçe'ye daha yakını bölgedir diyebiliriz.

bir ince nüans da şöyledir diyebiliriz; bir territory'yi insan belirler, sınırlarını insan çizer. ama region doğal olarak oluşmuştur, ortak paydaları olan o alanı genelleştirmek için kullanırız.
  • Bruce  (25.07.17 14:52:24 ~ 14:54:32) 
daha çok sipariş üzerine gidilen bir çeviri bu. o yüzden region bölge, territories mahalle diye yaptım. yanlış mı?


  • kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili  (25.07.17 14:57:23) 
region bölge olur ancak territories'e mahalle demek çok doğru değil.

geçtiği yere göre uygunsa "toprakları" denebilir.
  • eindaclub  (25.07.17 15:16:51) 
Bruce'un da dediği gibi territory bir sahiplik göstergesidir. Duruma göre mıntıka, toprak, alan falan olabilir. Territory olan bir yere ya sahipsindir ya bu alandan sorunlusundur. Örneğin, "jandarma mıntıkası" bir territory'dir, çünkü sınırları belli ve jandarma o alandan sorumludur. Evinin bahöesi bir territory'dir, çünkü sahibisindir. Ya da devlete bağlı bir roptak parçası, o devletin aorumluluğunda olduğundan o devletin territory'sidir.

Her tereitory bir region'dır denilebilir, ama her region territory değildir. İçeriğe bağlı ama mahalle büyük olasılıkla uygun kaçmayabilir.

Sevgiliyi fazla sahiplenirsen "Ben senin territory'n değilim" derler mesela ya da Shakira şarkısında sevgilisine "Here is the man I chose, here is my territory" der. "Ben fethettim, bu vücut yekpare benimdir. Bütünlüğü benden sorulur" anlamında.

Mahalle yerine kelime uygunsa mıntıka daha uygun olabilir.
  • aychovsky  (25.07.17 15:38:30 ~ 15:42:45) 
english.stackexchange.com

senin sordugun alana dayali cevaplar burada.
  • baldur2  (25.07.17 16:05:14) 
[]

kelime anlamı

işçilerin bulunduğu bir tablo var. işte adı soyadı, numarası, adresi, bölgesi falan. bu tabloda title ve Title Of Courtesy bi de Extension diye üç satır var. tam olarak nasıl çevrilir o zaman bu?




 
extension: dahili


  • eindaclub  (25.07.17 13:14:29) 
[]

İngilizce çeviri/üniversite başvurusu

Başvuracağım üniversite benden;

"scan of legalization/aspostille on your documents"

adı altında birşey istiyor, ayrıca istedikleri sağlık raporu, sigortası gibi şeyler de var fakat bu ne anlama gelmekte?

 
Çok emin olmamakla beraber, eğer Türkçe bir evrağın çevirisini gönderiyorsan yeminli tercümanın mührü ve noter onayı dışında bir de öyle bir noterin olduğuna dair verilen bir belge var. O olabilir.


  • charles darwinin torunu  (25.07.17 02:41:14) 
Apostil diye aratırsanız bulacaksınız


  • filipis  (25.07.17 03:46:16) 
filipis +1


  • hohoho  (25.07.17 11:39:53) 
[]

Bulgarca bilenler??

Şurada ne yazıyor biri çevirebilir mi? alfabeye hakim olmayınca direkt google translate e yazmak imkansız oluyor. Dedemden hatıra bir fotoğraf, büyük sevaba girersiniz.




 
Büyük yazılan yazı 'anma' (anı manasında). Rusçayla okunuşu aynıysa 'gpomen' diye okunuyor.
Ben de az buçuk kiril bildiğim için çevirdim. El yazısını anlamak biraz zorluyor fakat google translate ve şu ( gizliilimler.tr.gg) alfabe kopyala yapıştırı ile halledebilirsin cevap gelmezse.

  • filipis  (25.07.17 03:43:45) 
Bunu işi el yazısı okumak biri olana göster bence. Yazı her şeye benziyor. Başı yugi gibi geldi. Yuguslavya olabilir diyeceğim devamının alakası yok gibi ama var gibi de...


  • alperz  (25.07.17 08:39:55) 
alfabe kopyala yapistir yapmayi denedim ama harfleri tanimak cok zor.
cok tesekkur ederim.

  • labarba  (25.07.17 12:16:36) 
Bulgarca olduğuna emin misin? Eski Rusça gibi bu.

"gpomen için.
Bu öğrenci 1938 yılının 3.ayında yaşamıştır"

gibisinden bir şey yazıyor. Bir iki yeri tam çıkaramadım
  • lesmiserables  (25.07.17 12:18:50) 
emin değilim. belki de eski rusçadır. başka resimlere ve yazılara da bakıyorum da, şüphelenmeye başladım.


  • labarba  (25.07.17 12:52:20) 
[]

Bir cümlelik çeviri

The workers rush home when the day's work is over
bu cümledeki "day's work" ne anlama geliyor?



 
İşçiler günlük işleri bittiği zaman eve koşarlar.

Edit: Gün içinde yapılması gereken işler olarak anladım. Yanlış da olabilir.
  • dissendium  (24.07.17 20:18:31 ~ 20:20:34) 
legal olarak belirlenen günlük iş saati. misal memur için 8 saat. 8 saat dolunca koştura koştura eve giderler vb.


  • secrex  (24.07.17 20:26:17) 
iş, o gunun işi.


  • camussar  (24.07.17 20:36:32) 
mesai anlamına geliyor


  • eindaclub  (25.07.17 10:58:13) 
[]

Bu dovmenin anlamını bilen var mı?

Soru fotoda.
i.hizliresim.com



 
Google aramalardan bir sonuca ulaşamadım.


  • niedy  (24.07.17 09:00:51) 
tanrıya olan dularım hep 5 diş (full) çeksin anlamında olabilir şaka maka. hayatta ne istersen olsun anlamında bir nevi şans figürü.


  • onemoremile  (24.07.17 11:32:09) 
[]

Çok kolay bir italyanca cümlenin anlamına yardım istiyorum.

Tırnakla belirteceğim kısmın tam olarak net çevirisini bilmek istiyorum.
Quando io sarò vecchia, verrò 'ad abitare a casa tua così tu' e tua moglie 'vi prenderete cura di me' e vivremo tutti insieme.

Ben şöyle çevirdim: yaşlandığımda senin evinde yaşamaya geleceğim böylece sen ve karın bana bakacaksınız ve hep birlikte yaşayacağız.

Doğru mudur? vi prenderete cura kısmı özellikle gıcık etti.

 
doğru çevirmişsiniz."...ad abitare a casa tua" cümle burada bitiyor olmalı.vi prenderete "prendersi" fiilinin gelecek zamanda 2. çoğul şahıs çekimi.kalıp da "prendersi cura di qualcuno".


  • nerobianco  (23.07.17 22:29:10) 
Evet orda bitmeliymiş, bir virgül bile koymamışlar o yüzden ilk an zorlanmıştım.
Kalıbı da ayrıca belirttiğiniz için çok teşekkür ederim.

  • mslny  (23.07.17 22:37:50) 
[]

2 cümlelik çeviricik

arkadaslar ingilizcem fena değil ama grammer hatası yapmamak ıcın genelde ciddi bir görüşme yaparken hep buradan yardım alıyorum affınıza sagınarak su cumleyı bır cevırebılırsenız ;

şu anda Londrada bir prodüksyon şirketinde video editör olarak çalışmaktayım , Ayrıca freelance olarak video çekim işleri ile ugrasmaktayım .Buradaki insanları müşteri değil sektörden iş arkadaslarım olarak görüp en uygun düzgün şekilde hizmet vermek istiyorum .


 
I am currently a video editor in a production company in London. I do some freelance video shooting, as well. I consider people here not customers but friends from industry and I would like to provide the best service for them.

gibi kabaca bir çeviri yaptım. mesaj yoluyla üstünde çalışabiliriz istersen.
  • Nefe  (24.07.17 00:20:24) 
[]

Fransızca bir soru

Selamlar,fotoğrafta yazan cümlenin anlamı nedir? translate çok saçma çevirdi.




 
Alex, seni sevmedim. Gerçekten sevmedim (Gerçek sevgi değildi). Beni unut.
:(

  • aychovsky  (23.07.17 19:21:40 ~ 19:22:43) 
[]

daughter ve son yerine girl ve boy kullanımı

şimdi denk geldim, your girls and boys dedi spiker karşısındakine. kamera küçük çocuklar gösterdi. yani kızları ve oğulları olduğunu sanıyorum.
kullanabilir miyiz böyle istediğimiz gibi?



 
kullanırız tabii be bizden değerli mi köpeğimiz olsun girlzler boyzlar.

cidden kullanılır gayet normal.
  • proletarier aller lander vereinigt euch  (23.07.17 01:40:51 ~ 01:41:00) 
Evet. Kullanabilirsin.


  • baldur2  (23.07.17 01:48:53) 
[]

cince mi japonca mi

hobi kultur keyif turizm maksatli ogrenmek icin hangisi daha iyi?
(kariyer icin degerlendirmeyin)



 
caponca


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (22.07.17 16:42:19) 
japonca


  • basond  (22.07.17 16:44:32) 
capaaaaniiizzzz❤️ dayjobuuu❤️


  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (22.07.17 16:51:18) 
keyif maksatli ogreniyorsan bize niye soruyorsun, hangi kulturden ve cografyadan keyif aldigini nereden bilelim? neye dayanarak cevap vermemizi bekliyorsun? ikisi de cok zor ve yillarca emek isteyen diller. keyif icin oturup da bunlari ogrenebilen biri gormedim ama illa ogrenecek olsaydim cince ogrenmeyi tercih ederdim.

su sapik japonlarin neyini seviyorlar hic anlamiyorum. disardan bakinca iyiler de o igrenc baskici, zenofobik, kasinti, ikiyuzlu toplumun bir parcasi olmayi asla istemezdim. mna kodumun konicivalari.
  • der meister  (22.07.17 16:58:43) 
Anime kültürün varsa Japonca öğren.

Edit: Japonların zenofobi ile alakaları yok bu arada. Karate eğitimi için Türkiye'ye gelmiş bir Japon ile birkaç kez antrenman yapma fırsatım oldu. Adam bizimle beraber yerlerde yuvarlandı. Soyunma odasında bile önümde eğilip selam verdi adam. Aynı muameleyi sana kapı komşun olan Yunanlılar, Suriyeliler yapmaz.
  • dissendium  (22.07.17 17:09:24 ~ 17:21:26) 
@der meister, sakin ol daa yine niye atarlaniyün der meister? :P Bu arada ben de keyif icin öğrenmeye kalktım ama yarım kaldı. Cok zor be :( bu caponiklerin yabancılarla içli dışlı olanları özellikle biraz daha açık görüşlü ve daha bi yakın /kafa oluyolar sanki.

Ama söyle bi sey var ki ben bazen korkuyorum. gercektek kibar ve sessiz sakin olmaları beni korkutuyo, gercek fikirlerini söylemiyolar vs. hepsi öyle değil gerci ama. bi de adamların ülkesi güzel yaa. adamlar yapmıs bence. :D o yüzden caponca. çok güzel şehirleri var... harbiden.:( böyle değişikli doğalı falan:(
  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (22.07.17 17:12:19 ~ 17:13:44) 
Japonca


  • all girls dream  (22.07.17 17:48:01) 
Kesinlikle Japonca, en azindan adamlarin alfabesi var, ogrenilmesi ve eglenilmesi daha kolay. Cince de karakter ve tonlama kasmaktan bir sure sonra keyif degil izdirap duyarsiniz.


  • cossecant  (22.07.17 18:38:15) 
[]

ingilizce bir kelime arıyorum - outsmart gibi ama zeka yerine hız

outsmart baya bilinen bir kelime ama bunun hızla alakalı olanı var mıdır biliyor musunuz?




 
quick-witted?


  • common of demons  (22.07.17 13:14:06) 
quick witted sıfat benim aradığım isim veya fiil.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (22.07.17 13:25:36) 
Spesifik olarak hız ile ilgili değil ama outperform kullanabilirsiniz belki.


  • fotrsapka  (22.07.17 13:31:47) 
outpace?


  • sporty  (22.07.17 13:49:42) 
hah outpace mükemmel işte tam aradığım şey teşekkürler.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (22.07.17 14:04:23) 
[]

"i like to squat but i am not a thot"

kızın biri, birileriyle dalga geçiyodu. sonra işte squat yaptı ve bu cümleyi dedi :D komik mi sizce?




 
Hayır maalesef :/


  • chicha  (22.07.17 13:04:33) 
biçok kişi gülmüş ve beğenmiş... :) ben de anlamadım ama.


  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (22.07.17 13:05:52) 
www.urbandictionary.com

squat yapan kızlar genelde ırıspıdır öncülünü kabul eden bir kızın söylediği cümle işte, ben squat yapmayı severim ama ırıspı değilim diyor.
  • proletarier aller lander vereinigt euch  (22.07.17 13:11:51 ~ 13:12:52) 
anladım da komik mi sizce? onu diyorum. ya da kız söylerken komikti ama böyle yazınca komik mi olmadı :p


  • e bana nick birakmamissiniz zalimler  (22.07.17 13:13:37) 
kültür meselesi, şimdi ben de bi arkadaşıma gülerek desem ki; ankara havası severim ama keko değilim gülünür yani. ha bana göre komik değil.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (22.07.17 13:28:10) 
Bana birini hatırlattığı için güldüm. :D


  • Tyelkormo  (22.07.17 22:39:35) 
[]

İngilicçede "emek hırsızlığı yapmak" nasıl söylenir?

Thnx.




 
plagiarism


  • battal gemalmaz  (21.07.17 19:44:10) 
Appropriate


  • eriksatie  (21.07.17 20:01:47) 
doing the theft of labor olabilir


  • allen  (21.07.17 21:20:40) 
[]

Kısa bir çeviri

Imperious Prima flashes forth
Her edict ‘ to begin it’—
In gentler tone Secunda hopes
‘ There will be nonsense in it!’—
While Tertia interrupts the tale
Not more than once a minute.*

burada geçen There will be nonsense in it cümlesi armağan ekici ve tomris uyar tarafından saçmalık olmasın diye çevrilmiş ama cümle olumlu değil mi?

*:alice harikalar diyarında.

 
Acaba genelde öyle bir anlam mı içeriyor? Çünkü kitap çevirilerinde birebir çeviri yapılmıyor.


  • tulumba  (22.07.17 16:39:10) 
bilmiyorum ki. emin olamadığım için soruyorum. hala da bulamadım net bi cevap.


  • secrex  (22.07.17 21:58:09) 
[]

BULATS sinavinda Speaking ve Writing var mi?

Kimileri yok diyor ama internet sitesi var diyor: www.cambridgeenglish.org

Istege bagli olabilir mi?


 
Arkadaşlar eczacıbaşında girmişti. Bilgisayarda olmuşlardı, yokmuş. Kolay bi sınavmış


  • glamdr1ng  (21.07.17 12:25:32) 
iki farklı şirket için sınava girmiştim. ikisinde de sadece reading ve listening vardı.


  • ontheroad  (21.07.17 12:27:25) 
[]

Japonce bilenler

Burada ne yazıyor?
i.hizliresim.com



 
kogun funtou şeklinde okunuyor. tek başına mücadele etmek anlamına geliyor.


  • theseachange  (21.07.17 11:55:10 ~ 11:55:55) 
Google amca lone survivor dedi.


  • duptıs  (21.07.17 11:56:52) 
[]

Orta seviye gramer için Betty Azar'ın hangi renkteki kitabını almam gerek?

Sorum başlıkta.




 
[]

BULATS'a giren var mi aranizda?

Sinav hangi sirayla gidiyor?

Listening-Reading, Speaking, Writing mi?

Kac dogru yapmak gerekiyor? Puan sistemi nedir biliyor musunuz?

Hangi kaynaklardan calistiniz?

 
Bulatsta speaking ve writing yok,önce reading sonra listening.


  • archery  (20.07.17 18:41:23) 
BULATS'ta belli bir soru sayısı yok, sistem sizin seviyenize göre sorular gönderiyor ve seviyenizden emin olunca sınavı bitiriyor.
Dolayısıyla ingilizceniz çok kötü veya çok iyiyse sınav çabuk bitebiliyor, yoksa daha uzun sürüyor.
0-100 bandında puanınız ve onun karşılığı olan seviyeniz çıkıyor sonuç olarak da.

Önce reading sonra listening geliyor readingte sıkılıp listening'te kopabilirsiniz, ona dikkat etmek lazım.

kaynak önerim yok ama deneme sınavları bulup nasıl olduğunu görseniz yeterli olur bence
  • yaraticinick  (20.07.17 19:58:51) 
[]

rusçası iyi olan birine ihtiyacım var

özel bir konuda türkçeden rusçaya çeviri yapmam gerekiyor. rusçası iyi olan varsa bana ulaşabilir mi lütfen?

teşekkürler.


 
[]

İngilizce "yuel" ya da ona benzer okunan kelime hangi rakam olabilir?

Teleffuz edilen rakamlardan birini anlamadım, yuel gibi bişey dedi, 0-9 arası rakamlardan birisi olmalı, hangisi olabilir?




 
null bence, 0.


  • der meister  (18.07.17 15:55:51) 
hiçbirinin okunuşu buna benzemiyor ama ben tahminimi 9 dan yana kullanıyorum.
aksanlı söylendiyse öyle anlamış olabilirsiniz. normalde nayn diye okunur ama aksanlı söylenirse noin a kadar yolu var.

yine de kesin bişey söyleyemiyorum

edit: evet null u düşünemedim.
  • interview with the vampire  (18.07.17 15:56:55 ~ 15:57:18) 
Evet null'muş, yeni bi rakam icat ettiler sandım bi an.


  • mikro patlama  (18.07.17 16:04:41) 
evet null. fifa'daki spikerden öğrendim ben de:)


  • nothing in my way  (18.07.17 16:44:20) 
[]

ingilizce şurada ne diyor?

youtu.be

hakem ne diyor?


 
time violation warning, mr nadal.


  • koruklu  (18.07.17 15:14:31) 
[]

ingilizce gramer sorusu

ingilizce çalışıyorum, bir yandan da ingilizce yazılar okuyorum. şu cümleyi çözemedim ya, baktım baktım, karışık geldi. bir açıklayabilecek olan var mıdır acaba?

nba analiz yazısı:

"The Dubs were always going to easily oust the Spurs, though it’s a shame they had to do so without Kawhi Leonard having much of a say in the matter."

 
gramer olarak neyi soruyorsun anlamadim?

cevireyim o zaman, dubs spurs'u her zamanki gibi kolaylikla alasagi edecekti ama bunu kawhi leonard'a soyleyecek cok soz birakmadan yapmak zorunda kalmalari bir utancti.
  • baldur2  (18.07.17 15:14:55 ~ 15:15:13) 
Daha dogrusu su aslinda bir kisminin, kawhi leonard'in konu hakkinda cok da soyleyecegi olmadan yapmak zorunda kalmalari.


  • baldur2  (18.07.17 15:24:22) 
"though" kafamı karıştırdı ya, oradan başlayan cümle karışık geldi.


  • ahm1  (18.07.17 15:44:13) 
though, gerci demek burada, cumle sonu yerine basa konmus sadece.


  • baldur2  (18.07.17 16:18:32) 
[]

İngilizce gramer sorusu

Sorumu sorup kaçayım.

Negative Wh- Questions diye bir yapı var mı İngilizcede?

Why don't you come with us? / Neden bizimle gelmiyorsun?

Why aren't you here? / Neden burada değilsin?

Why didn't you answer me? / Neden bana yanıt vermedin?

Böyle örnekler var görüldüğü gibi. Ben bunları gramer kuralı olarak,

Wh- Word + isn't/aren't + Subject şeklinde ifade edebilir miyim?

Yukarıdaki örnekler çeşitlendirilebilir mi yoksa sadece konuşma dilinde kalıp olarak mı kullanıyorlar?

 
Dogru iste bunlar.

Why isn't he a good man?

Why didn't he arrive on time?

Vs..
  • baldur2  (18.07.17 02:19:41) 
@baldur2, ancak genelde hep Why içeren sorular soruluyor. What içeren soru hiç görmedim. Buna rağmen Negative Wh- Question biçimi vardır diyebilir miyiz? Bu da bir gramer kuralı mıdır?


  • dissendium  (18.07.17 02:24:02) 
What ile negative soru olmaz mı?
"What didn't you like about the meal?"

  • fengari  (18.07.17 02:25:53) 
Dissendium, simdi degisiyo aga, genelde sebep merak edilir cunku bir sey olmadiysa yapilmadiysa.

Fengari, o da olur.
  • baldur2  (18.07.17 02:29:39) 
“what”la başlayan olumsuz sorulara en sevdiğim örnek, filmlerde de çok duyduğumuz şu söz:
"What part of 'no' didn’t you understand?"
Örneğin bir adam bir teklife “Hayır.” demiştir, ama karşı taraf ısrar ediyordur teklifinde. O zaman adamımız “Hayır’ın hangi kısmını anlamadın?” diye sorar..

Veya “sigara içilmez” yazan bir kafede sigara yakarsın, garson gelir ve içilmez yazısını gösterip şöyle der:
“What part of ‘NO SMOKING’ didn't you understand?”: ‘Sigara içilmez’in hangi kısmını anlamadın?
  • aynadakileke  (18.07.17 07:40:00) 
[]

ingilizce'de diziler nasıl denir?

series'i diziler, serie'yi dizi diye biliyordum, değilmiş.

şu tür dizileri severim, izlediğim diziler içinde en iyisi bu falan nasıl diyoruz?


 
Tv series Turkcede diziye karsilik geliyor. Hem tekil hem cogul kullaniliyor. Yani hem dizi hem de diziler derken tv series diyoruz.


  • my lost lenore  (18.07.17 00:28:06) 
serie değilmiş. tv series'i de bilmiyordum ayrıca. sadece series sanıyordum.


  • diffarentiationation  (18.07.17 00:30:33) 
Breaking Bad is one of the best TV shows I've ever watched.

diyebilirsin ikinci cümlen için. Breaking Bad yerine istediğin diziyi koyabilirsin.

Ya da direkt şu olabilir.

Breaking Bad is the best television series I have seen.
  • dissendium  (18.07.17 00:39:20 ~ 00:47:57) 
Series cogul olarak kullanilir. kelime anlami olarak dizi demek ama bir seyin dizisi anlaminda. A series of events: olaylar dizisi mesela. Televizyon dizileri icin tv series ya da tv show/shows tv program/programs kullaniliyor.


  • my lost lenore  (18.07.17 00:49:58) 
Series = dizi.

benzer örnek: news = haber.

Benzer bir örnek mi bilmiyorum ama peoples kelimesini düşünün, halklar demek.
  • Adramelekhh  (18.07.17 01:56:58 ~ 01:59:04) 
Cliff-hanger olur mu?


  • ykyt  (18.07.17 08:10:32) 
ya series de ya tv shows de ikisi de olur. cliffhanger ne alaka lan?


  • argent dawn  (18.07.17 11:28:31 ~ 11:32:19) 
[]

This watch is limited to 200 pieces.

Bunun turkcesi bu saatten 200 adet olarak limitli üretilmiş demek mi? Swatchin sitesinde gördum bi saat 2010 yılında mi ne üretilmiş. Şimdi bu saati bulamaz miyiz nedir mevzu




 
evet öyle demek. ebay'e bak bi yoksa yoktur, bulamazsın.


  • ekaterina  (17.07.17 20:41:25) 
Evet sınırlı üretilmiş, 200 adet. 2010 yılında üretilip satışa çıkan hiçbir saati sıfır bulamazsın sanıyorum, ikinci elini kovalayacaksın.


  • fengari  (17.07.17 20:41:45) 
10 bin euroymus fiyati ztn


  • all girls dream  (17.07.17 20:43:25) 
[]

Advanced grammar in use vs english grammar in use

Şimdi dostlar, ingilizce konusunda kendimi Çok yeterli hissetmiyorum. Belli bi seviyenin üzerindeyim. İki kursun sınavına girdim intermediate-upper intermediate arası biyerlerdeyim. Dedim bir tane gramer kitabı bitireyim faydası illaki olur. En çok bu serinin önerildiğini gördüm. İçindekiler kısımlarına baktım ve fark göremedim aynı. demek ki içerik farkı var. Şimdi önce english g.i.u. bitirip sonra advanced olanı mı bitirmek iyidir? Yoksa direkt advanced e geçeyim mi?




 
Hemen inceliyorum hocam


  • oculi electrica  (17.07.17 23:27:17) 
Betty azar kesinlikle +1 grammer in use bende de var ama azar daha kapsamlı iyi.

Advanceden başlama bence. Intermediate ile tekrar edip advance e geçmen iyi olur daha iyi oturur gibi.
  • jazzabel  (17.07.17 23:35:18) 
advanced üçüncü kitap. üç kitap var. tek tek hepsini bitirebilirsin sırasıyla.


  • e a p  (17.07.17 23:39:06) 
Eğer betty azar daha faydalı olur diyorsanız direkt ona başlayayım Hiç in use serisine girmeyeyim?


  • oculi electrica  (17.07.17 23:53:23) 
[]

ingili$ce kelime

birisi esnedikten sonra agzini kapatirken cikan olusan uzatmali sese veya o eyleme ne deniyor? genelde esnemenin kendisini degil de bunu duyariz. neden soruyorum? cunku ofisteki komsum sabah aksam ayni sesi cikariyor.

yawn diyince tam ifade edilmiyor bence. bu, esnemenin ardindan gelen bi ses. artci ses.


 
yawn?


  • pide  (17.07.17 16:10:57) 
yawning sound


  • fengari  (17.07.17 16:18:44) 
illa farklı kelime kullanacağım diyosan croak ya da roar dahi kullanılabilir belki de o eylem komple yawn zaten. yawning sound filan daha uygun olur, ben onu kullanırdım. benim bildiğim özel bi ismi yok.


  • tepedeki psychedelic adam  (17.07.17 16:20:28) 
[]

İngilizce çeviri

selamlar sözlük, yds çalışırken anlamını çözemediğim bir cümle çıktı.

"until recently, some scientists thought that many individuals of the same species could perform specific tasks better than the same number of individuals from different species."

"son zamanlara kadar bazı bilim insanları aynı türe ait bireylerin çoğunun spesifik görevleri farklı türlere ait aynı sayıda bireyden daha iyi yapabileceğini düşünürdü."

ben böyle çevirdim ama baya anlamsız bir cümle gibi geldi. nerede hata yaptım?

 
yds çalışırken neden birebir çevirmekle uğraşıyorsunuz? çeviri sorularında en yakını işaretleyip geçin. şahsen zaman kaybı bu kadar uğraşmak.


  • diffarentiationation  (17.07.17 01:12:16) 
bu cümleyi gramer sorusundan aldım. önce hızlıca anlama takılmadan soruları çözüyorum sonra sağlamasını yaparken kelime bilgim de artsın diye birebir çeviri yapmaya çalışıyorum.


  • gizli bir gorev icin buradayim  (17.07.17 01:16:51) 
yakın zamana kadar, düşünüyordu filan derseniz daha şekilli olur çeviri ama çeviride değil sıkıntı cümle, belki başı sonu olmadığı için, saçma bir şey.
behavioral science filan bu herhalde, makalenin anlattığı şeyin içinde bir anlamı vardır -umarım.

  • niye ama  (17.07.17 01:17:32) 
Ben şöyle anladım. Diyelim on tane kaplan var. On tane de kurt var. Bilim adamları yakın zamana kadar kaplanlardan birçoğunun belirli bir görevde (örneğin geyik avlamak) aynı sayıdaki farklı bir türden (kurttan) daha iyi olduklarını düşünüyorlarmış. Halbuki kurtlardan bazıları geyik avında kaplanlardan daha iyi olabilir demek istiyor. Sallamış da olabilirim ama tahminimce böyle bir şeye vurgu yapıyor. Sadece bu haliyle anlamsız.


  • dissendium  (17.07.17 01:25:24 ~ 01:27:06) 
@dissendium söylediği mantıklı geldi. paragraf içinde olsa gidişata göre anlam çıkarılabilirdi ama test sorusu için bu kadar bilmek yeterli. teşekkürler yardımlarınız için.


  • gizli bir gorev icin buradayim  (17.07.17 01:37:25) 
doğru çevirmişsiniz, gayet de anlaşılır geldi bana.

on kaplan aynı işi üç kaplan beş aslan iki çitadan (mevcut yine on) daha iyi yapar diye düşünürlermiş eskiden. birey sayısı aynı da olsa türler arasında farklılık olmaması avantaj olarak yorumlanırmış yani.
  • bir garip melek  (17.07.17 17:37:53 ~ 17:38:49) 
[]

almanca gramer

akkusative, dative vb gibi durumlara yönelik kelimelerin başlarındaki eklerin değişmesini iyi bir kaynaktan oturup öğrenmek istiyorum.

dili yıllardır iyi konuşanlar zamanla öğrenirsin, ben bile hepsini bilmiyorum vs diyor.
kurs da aynı modda.

sabırsız olduğum için bekleyemiyorum.

mümkünse daha iyi anlaşılır diye iyi bir türkçe kaynak önerebilir misiniz?

youtube tan güvenilir video bulamadım.

pdf kaynak önerirseniz almanya'daki download sorunundan dolayı sadece ekranda açabiliyorum.

 
“kelimelerin başlarındaki ekler” dediğin şeylerin adı artikel. Değişmelerinin sebebi de dilbilgisinde “ismin halleri” ya da “isimlerin çekimleri” denilen konu.
Google’da “almanca artikel kullanımı” ya da “almanca isim çekimleri” diye aratırsan, bol miktarda Türkçe açıklamalı bilgi bulabilirsin. Yine de en temel şeyleri kısaca özetleyeyim:

Türkçede isimlerin beş hali olduğunu biliyorsundur: ismin yalın hali, –i hali, -e hali, -de hali ve -den hali. Örneğin okul, okul-u, okul-a, okul-da ve okul-dan.gibi.
Bu halleri Türkçede sözcüğe son ek ekleyerek yaparız (okul-da), Almancada ise artikeller değişir (die schule --> in der schule) = okul --> okulda = yalın hal --> -de hali))

Almancada dört tane hal var: Nominativ: yalın hal. Akkusativ: -i hali. Dativ: -e hali. Genitiv: -in Hali (Türkçeden farklı olarak, sahiplik belirten bir hal bu, “kime ait?” sorununu cevaplar.)

Fazla uzatmadan iki temel tavsiye daha vererek bitireyim:
Almancanın şöyle bir güzelliği var: kuracağın cümle “nereye, hangi yöne?” sorusuna cevap verecekse, artikeli akkusativ kullanırsın. (okula gidiyorum: ich gehe in die schule). Çünkü hareketin yönünü belirtiyorsun, nereye sorusunu cevaplıyorsun.
Eğer cümle “nerede?” sorusuna cevap verecekse, yani sabit konum belirtecekse, artikeli dativ kullanırsın (okuldayım: ich bin in der schule).
Almanca’daki preposition’ları da mutlaka görmüşsündür, für, über, mit, vor, ... öğrenmen gereken ilk kural şu: bazı prepositionlar daima akkusativ artikelle kullanılır, bazıları da daima dativ artikelle kullanılır. Örneğin für, über daima akkusativ olur (ismin –i hali); mit, vor daima dativ olur (ismin –de hali).

Almanca öğrenme maceranda bol şans ve kolaylıklar dilerim.
  • aynadakileke  (16.07.17 10:01:01) 
  • kombucho  (16.07.17 12:34:58) 
[]

İngilizce konuşabilmek ama yazamamak

Benim genel Türk insanına göre tam ters bir problemim var. İngilizce konuşmam gerektiğinde çok kısa sürede adapte olup normal bir şekilde konuşmaya başlayabilirken yazmam gerektiğinde sözcükler bi türlü aklıma gelmiyor ve biraz fazla gramer hatası yapıyorum. Zaten okulda ve kendi hayatımda ingilizce öğrenirken gramerden çok konuşmaya önem verdim o yüzden bu beklediğim bir sonuç ama redditte falan bi şey yazayım diyorum çok zaman harcamam gerekiyor. Aynı şeyi normalde yüz yüze birine anlatmam gerekse yine bi iki gramer hatası yaparım belki ama zaten konuşma olduğu için çok göze batmaz ve gayet iyi bir şekilde iletirim düşüncemi.

Konuşma konusunda sıkıntımın olmamasının büyük olasılıkla en büyük nedeni hergün kendi kendime pratik yapmam. Kendi kendime çok konuşan bir insanım, yani cidden her an kafamın içinde düşünceler geçer, şunu yapacağım şimdi vs diye hep kendime telkinlerde bulunurum ya da bazen kendi kendime espri yaparım ya da kızarım yani baya ikili muhabbete giriyorum(evet biraz delilik tanımı gibi oldu). Son 3-4 senedir bu konuşmalarımın hepsini ingilizce yapmaya çalışıyorum ve bu konuşma konusunda beni baya geliştirdi. Hatta tavsiye isteyenlere de bunu öneriyorum ama sanırım onlar benim kadar çok konuşmadıkları için kafalarında pek işe yaramamış olabilir :/

Neyse yazımı geliştirmek için neler yapmam lazım sizce? Böyle reddit ya da quora gibi bol bol ingilizce bi şey yazacağım bir site ya da forum gibi tavsiyeniz varsa mesela baya iyi olur, en azından pratik yapmış olurum. Redditte her ne kadar baya ilgime göre yer bulduysam da çoğu çok yazı yazmayı gerektirecek konular değil, quora'nın da mantığı biraz garip geldi. Var mı sizin bu tarz tavsiyeleriniz? Ya da yazımı geliştirmem için başka tavsiyeler de olur.

Bu arada ingilizce seviyemi tam bilmemekle beraber tahminimce c2 varımdır ama sadece grammerime güvenemiyorum dediğim gibi.

 
Eğer seviyeniz anlattığınız gibiyse c2 değildir,ana dili olan insanlar c2 oluyor ielts bandında 8-9'a tekabül ediyor. Yazı konusu ise çok geniş,ne tarz yazacaksınız? Akademik mi,hobi amaçlı hikayeler gibi mi? Öneri olarak ise toefl kaynaklarının writing kısmını çalışabilirsiniz.


  • archery  (15.07.17 16:50:54) 
ya dil geliştirme konuları da kişiden kişiye değişiyor genelde. herkesin kafası farklı çalışıyor.

sendeki sıkıntı yazıysa bol bol yazman gerekiyor tabii ki. bu da reddit ile mümkün aslında. atıyorum şu açtığın duyurunun ingilizcesini reddit'te de yazabilirsin mesela. aklına gelebilecek her şeyle alakalı yazabilirsin. ya hiçbir şey bulamasan bile turkey sub'ında dahi ingilizce yaz gitsin, ne bileyim. onun dışında kendince bir yazı yazabilirsin, sonra lang-8'de kontrol ettirebilirsin. kendi ilgi alanına göre forumlar bulabilirsin. bilemiyoruz sonuçta ilgilendiğin konuları.

bu arada uzman değilim ama sözcükler aklına gelmiyorsa, gramer hataları yapıyorsan c2 değilsindir herhalde.
  • soso  (15.07.17 16:54:35) 
woah hold your horses mate!

c2 dediğin seviye anadil seviyesinden bile ötede. anadili türkçe olan insanlar ne kadar iyi türkçe biliyor oradan bir hesap yaparsan anlarsın zaten. açık söyleyeyim b2'den sonraki seviyelerde düşünce bazında da eğitimli olması gerekiyor kişilerin, zira c1/c2 seviyesindekilerin argüman oluşturması farklı kaynaklardan aldıkları bilgileri düzenli bir şekilde sunabilmesi falan gerekiyor.

bunlara sahip değilsindir demiyorum ama belki seviyelerin neye göre adlandırıldığını bilmiyor olabilirsin. ayrıca pratiği tek başına yapıyorken hata yaptığını her seferinde anlayamama ihtimalin de yüksek.

yazı yazma becerisini geliştirmek istiyorsan da bolca okuman ve bolca yazman gerekir. quora'da güzel bir ingilizce kullanılıyor, oraya takılmak iyi fikir.
  • reavelyn  (15.07.17 17:00:25) 
valla ingilizcesi benden net kötü olan arkadaş c2 seviyesinde kursa gidiyordu en son, ona güvenerek c2 dedim. Ama eğer dediğiniz gibiyse belki onun gittiği kursun kur yönetimi abartıdır olabilir, ama ingilizcem kötü değil yani bilimsel projede kullanılmak üzere ingilizce'den türkçeye tıp makalesi çevirmişliğim var, hatta bir arkadaşıma yardımcı olmak için alanım olmayan hukuk konusunda türkçe'den ingilizceye çeviri yapmıştım arkadaşımın hocası tebrik etmişti arkadaşımı çok güzel yazmışsın diye. Ama onu yazarken de mesela grammer konusunda çok uzun düşünmüştüm ve bazı sözcükler için sözlüğe bakmıştım, normal reddit gibi günlük sitelerde bu kadar düşünmek istemiyorum amacım o

edit: ayrıca evet ben de bu dediğiniz sebeplerden dolayı genelde b2 c1 arası diyordum kendime ama işte o kursa giden arkadaş demişti sen c2'sindir diye, ona güvenip yazdım buraya ama dediğim gibi kurs da belki yüksekten sallamıştır kur isimlerini.
  • nundu  (15.07.17 17:09:15 ~ 17:13:04) 
Ne tarz bir şey yazacaksanız o tarzda yazılmış olanları bolca okumanız lazım. Tabi kuru bir okuma değil cümle formatlarını analiz ederek.


  • bahcemaruf  (15.07.17 17:15:34) 
[]

750 kelimelik tur-ing çevirisi akademik ve acil.

iki saat içinde yapılması gerekiyor, yardımcı olabilecek olan var mı aranızda?




 
[]

dizi - ingilizce

günde 4 -5 saat ingilizce dublaj ing altyazı dizi veya film izleyen birinin ingilizcesi gelişir mi , ne kadar gelişir, veya ne yaparsa gelişir.




 
Günlük hayatta işine yarayabilecek kadar belki öğrenebilirsin ama okuma, yazma, konuşma konusunda pek faydası olmaz. Bence dizi ve filmden İngilizce öğrenmek İngilizce eğitimi aldıktan sonra dili pekiştirmek için yapılacak bir iş. Gramer ve yeterince kelime bilmeyen adam kendini diziyle geliştiremez kolay kolay. En azından B1 seviyesi olmalı.


  • dissendium  (15.07.17 01:25:55) 
duyarak öğrenme diye birşey yok mu ?
bebeklere gramer mi öğretiyorlar ?

  • docrivers  (15.07.17 01:27:52) 
Bebeklerin dil öğrenme mekanizması farklı. Onlar daha anne karnında sesleri algılamaya başlıyorlar. Zekaları çok daha berrak iken dilin mantığını kapıyorlar. Yaş ilerledikçe bu mekanizma kayboluyor. Duyarak öğrenme diye bir şey var ama bunun için bazı şeyleri sürekli duyman ve o şeyleri hep anlamaya çalışman lazım.


  • dissendium  (15.07.17 01:32:13) 
güzel kıvırdın


  • docrivers  (15.07.17 01:43:56) 
kiviracak bir sey yok. gercekten de bebeklerin dil ogrenisi ile yetiskinlerin dil ogrenmesi farkli. Hatta "critical period" denilen bir sey var, bir cocuk 3-4 yasina kadar ilk dilini ogrenmezse (ornegin ormanda buyurse ki ornekleri var, veya manyak anne babalar tarafindan kapali odalarda iletisimsiz yetistirilirse ki bunun da literature malesef ornekleri var) bir daha omru boyunca dil ogrenemiyor. anadili olmuyor, cevresiyle iletisim kuramiyor. bebekken olan bu durum bir tren, bu tren kalkmadan dili ogrendin ogrendin yoksa ogrenemiyorsun. Gelse biri sana her gun ayik oldugun her saniye dil dersi verse bile ogrenemiyorsun, denendi, olmuyor. Dogduktan sonra dil ogrenme insanin beynin gelisiminin temel bir parcasi. Bu treni bir kere kacirdiktan sonra beynin gelisimini geri sarip dili ogrenemiyorsun.

bebekler - cocuklar belli bir yasa kadar dili sadece cevrelerini gozlemleyerek ogrenebiliyorlar anadilleri seviyesinde (ki anadilleri oluyor bu zaten). Beynin plastisitesi yetiskinlerde ayni degil o yuzden ayni numara 20 yasindaki birinde islemiyor.
  • robokot  (15.07.17 01:49:28 ~ 01:57:00) 
günlük konuşmanı geliştirebilirsin ama bu kesinlikle akademik olmaz. bir haftadır oturmuş yds çalışıyorum ve inanmıyorum bu kadar kompleks olduğuna senaryoların. biraz kelime bilgin olsa bile adamın ne demek istediğini anlıyorsun ki genelde replikler bile simple present, simple past ya da simple future. bunun diğer altları falan hiç değil.

ben belki fazla abartıyor olabilirim ama eminim ki akademik anlamda geliştirmez.
  • blue eyes white dragon  (15.07.17 01:51:20) 
@docrivers, he aynen kıvırdım. 20 bilmem kaç yaşından sonra günde 15 saat dizi de izlesen hiçbir şey öğrenemeyebilirsin. Bu işler böyle.


  • dissendium  (15.07.17 02:25:57) 
düz izlemek fayda etmeyebilir ancak bilmediginiz kelimeleri not alip daha sonra uzerine calisirsaniz, uzun cumleleri not alip gramer yapisi daha sonra incelerseniz ve bol bol da sarki cevirileri yapip oradaki cumleleri hazmederseniz gelisir. cekirdek yerken izlerseniz gelismeyebilir.


  • icim urperiyor  (15.07.17 08:13:16) 
[]

bisküvi çocuğu - süt çocuğu ingilizceye nasıl çevirilir?

merhaba arkadaşlar bi' çeviride size ihtiyacım var

1. bisküvi çocuğu - süt çocuğu ingilizceye nasıl çevirilir?
2. Kara lastik ayakkabının ingilizcesi var mı? ya da aynı anlama gelecek bir obje vs.?

 
sissy


  • dear god make me a bird  (15.07.17 00:50:00) 
1- mama's boy


  • nickimin hakkini veremedim  (15.07.17 01:17:59) 
1) pussy


  • wolgang amadeus mozart  (15.07.17 10:02:46) 
1. tenderfoot


  • battal gemalmaz  (15.07.17 10:08:47) 
[]

İngilizce çeviri

selamlar sözlük, aşağıdaki cümlenin türkçesini bir türlü kuramadım. aslında bütün kelimelerin anlamını biliyorum ama yine de birleştiremiyorum. acaba türkçe mi bilmiyorum :(

"I can still remember my excitement when I saw for the first time how one's understanding of the concepts of probability and risk could be applied to and enhance diagnostic and therapeutic problems in clinical care."


 
Olasılık ve risk kavramlarının klinik bakımdaki teşhis ve tedavi problemlerine nasıl uygulandığını ve bu problemlere nasıl katkı sağladığını ilk gördüğüm anda duyduğum heyecanı hala hatırlarım.


  • ebabil curnatasi  (14.07.17 22:48:26) 
Kasıntı cümle biraz. Kitap dili belli ki. Sevmiyorum böle kitapları. :)


  • ebabil curnatasi  (14.07.17 22:49:11) 
[]

a MLS team/an MLS team

demin twitterda gezerken yabancı bi gazetecinin sneijder'in ayrılmasıyla ilgili bir twitini gördüm.

It goes without saying, but this opens the door for an MLS club to sign Sneijder.

böye bir cümle vardı. Burada an MLS diye belirtmesinin nedeni okurken em-el-es diye olduğundan sesli harfle başlıyor gibi davranması mı? hani an hour ya da a university olayı gibi. Yoksa gazeteci yanlış mı yazmış.

 
hour university falan gibi evet. okunuşa göre geliyor o yazılışa göre değil.


  • bohr atom modeli  (14.07.17 20:53:47 ~ 20:54:05) 
sneijder'in ayrıldığını görmemek için her yeri bırakıp buraya geldim, yine karşıma çıktı.

doğrulardan kaçılmıyor.
  • avianthem  (14.07.17 22:31:30) 
@avianthem üzgünüm :( valla bir beşiktaşlı olarak ben bile üzülmedim değil adamın gidişine


  • nundu  (14.07.17 22:40:52) 
[]

şu cümleyi çevirebilir miyiz?

The irony for most newly appointed managers is that the skills and qualities that earned them the promotion are very different from those that will serve them well as a leader, and they’re often left to figure it out on their own, like I was — and not always successfully.

bana çok karışık geldi aklından kalkamadım... çevirebilir miyiz acaba bunu?


 
yeni atanan yöneticilerdeki ironi şudur: terfi almalarını sağlayan yetenek ve özellikleri, onlara liderken hizmet edecek olanlardan çok farklıdır ve genellikle bunu anlamaları için onlara kimse yardım etmeyecektir. benim gibi, ve ara sıra başarısızlıklarla.

edit: son cümleyi düzelttim.
  • bohr atom modeli  (14.07.17 18:30:07 ~ 19:18:36) 
Yeni atanmış yöneticilerin çoğu için hayatın cilvesi, bu göreve terfi etmelerini sağlayan yetenek ve niteliklerinin aslında liderlik yaparken işlerine yarayacak yeteneklerle hiçbir alakasının olmamasıdır. Genelde de bunu kendi başlarına öğrenmek zorunda kalırlar, tıpkı benim de hatalar yaparak öğrendiğim gibi.


  • aynadakileke  (14.07.17 18:51:40) 
2. Çeviri daha başarılı


  • bobinhoo  (14.07.17 19:15:51) 
[]

fabrikadan çıkmış gibi - çok

her yerde görülen bişey için kullanılacak. hani "kızılay dağıtmış" filan denilen şeyler var ya, herkeste olur filan. ne denir onlara ingilicce?




 
widespread kullanabilirsin belki yaygın manasında.


  • tepedeki psychedelic adam  (14.07.17 15:35:57) 
fabrikadan çıkmış,endüstriyel tiplerden bahsedecek bir cümlede kelime..


  • neynep  (14.07.17 16:07:51) 
Bence aradığınız deyim “cookie-cutter”. Tam olarak “birbirinin aynı, tek kalıptan çıkmış, aynısından her yerde bulunan” demek.
Sıfat olarak bir ismin önünde kullanılmalı, örn.. “cookie-cutter design”
Tureng: tureng.com
Urban Dict.: www.urbandictionary.com
Deyim olarak değil de literally kullanırsanız, kurabiye kalıbı demek zaten.
  • aynadakileke  (14.07.17 18:30:55) 
[]

ing "damak tadı"

Merhabalar,

İngilizce olarak "bu benim damak tadıma uymuyor" şeklinde bir cümleyi nasıl kurabilirim. Ya da "bu tarz şeyler yemeye alışkın değilim" şeklinde cümleler.

Teşekkürler

 
to suit sb's taste


  • alperz  (13.07.17 22:42:24) 
meet sb's taste


  • iddaaci  (13.07.17 22:50:17) 
"It doesn't awaken my palate" diye kullanıldığını duyuyorum come dine with me gibi yemek programlarında :)


  • postneo  (13.07.17 22:50:50) 
It doesn't suit my taste.


  • dissendium  (13.07.17 22:50:58) 
not my type of food da olur.


  • Bruce  (13.07.17 22:53:46) 
not my cup of tea diyorum ben çok sıkışınca


  • aşksız prens  (13.07.17 23:38:50) 
[]

kendi kendine ingilizce öğrenen var mı?

yurt dışına çıkmadan ve de kursa gitmeden. internet, video dersler vb yollarla Intermediate veya Upper-Intermediate seviyesine gelmeyi başaran var mı? varsa nasıl bir çalışmayla ne seviyeye geldiniz? aydınlatınız.




 
Seviye nasıl ölçülüyor bilmiyorum, seviyemi de bilmiyorum. Sadece Yds puanım 87,5.
Çalışma falan yapmadım, sevdiğim oyunları oynadım, dizi filmleri izledim, haberleri okudum, videoları izledim. Çalışsaydım muhtemelen eziyet çekerdim ve bu kadar ilerleyemezdim.

  • diffarentiationation  (13.07.17 21:56:57) 
odtünün master'ında ingilizce sınavını geçen var ama bu hangi seviye onu bilmiyorum.

Çalışma şekli de şöyleymiş;

önce dili nasıl öğrenebilir onun üzerine kitaplar okumuş
sonra kelime çalışmış devamında grammar ve kelimeyi birlikte çalışmış ve bu esnada da ingilizce öğreten basit çizgi filmler varmış onun döneminde onları izleyip bol bol kitap okumuş. ve halletmiş işte.

bunun dışında başka bi' arkadaşım ise kendi kendine ingilizce çalışırken longman'in sarı sözlüğünü ezberlemiş. ben duyduğumda çok şaşırmıştım. yine aynı kişi, ses kaydı yapıp bi' kelimeyi önce türkçe söylüyormuş sonra bekleyip ingilizcesini söylüyormuş.

ardından bunu da yollarda dinleyerek o bekleme anında kendisi söyleyip doğru mu değil mi diye de kontrol edebiliyormuş.


not: 2'si de 30+ yaşında. Yani o dönem kaynakları çok daha kısıtlıyken yapmışlar bunları. şimdi irade ve çalışma azmi olsa çok daha kolay gelinebilir o seviyelere diye düşünüyorum.
  • mete kudur  (13.07.17 22:01:48) 
devlet okulundaki egitimin disinda hic ekstra bir egitim almadim. kendimi gelistirmemde en cok yabanci diziler ve merak ettigim seyler hakkinda turkce kaynak olmamasi yardimci oldu.


  • icim urperiyor  (13.07.17 22:12:29) 
Kismen bu gruba dahil oldugumu soyleyebilirim. Sarki cevirileri yapmaya, bilgisayar oyunlarini oynarken sozluk karistirmaya, bos zamanlarimda gramer kurallarını okumaya, turkce-ingilizce altyazili dizi/film izlemeye gayret ettim.

Ilkokuldan beri yabanci dilim ingilizce degildi. 2006'da fransizca dil okulu icin fransa'ya gittigimde, okuldaki herkes amerikali, kanadali, ganali ya da senegalliydi. Fransizca dil okulu icin gittigim yerde ingilizcem gelismisti.

Sonra calisma kampi vesilesiyle 3 farkli sefer yurtdisima ciktim. Bunlarin da pratigime inanilmaz yararli olmustu.

En nihayetinde yabanci bir sevgilim vardi, ingilizcem onunla zirve yapmisti. Sonra da uzerine yurtdisinda master derken hatri sayilir bir yerlere geldim diyebilirim. Ama temeli kendi cabamla kurdum.
  • finsidigi  (13.07.17 22:57:16) 
[]

cok cok cok cok acıl ıngılızceden cevırı

ılk 3-4 cumleyı bıle cevırsenız olur cok acıl

United fans don't seem to be smiling at the moment - the prospect of Anelka signing from their fiercest rivals “The Blues” is a little too grim for many to contemplate. Team boss Malcolm Glazer has only expressed an interest in the influential 32 year old striker so far, but the “Reds” faithful are concerned that Anelka might be keen to become one of “United” player.
The Partenopei are losing their tenuous grip on a chance of European football next season. This latest defeat has compounded the team's problems recently, and the manager will have to think carefully about the team selection over these final few weeks of the season if they are to register a morale-boosting win quickly and give the team just a slight chance of getting back into European contention.

 
[]

Almanca birkaç cümle çeviri

Aşağıdaki 3 cümleyi nasıl çevirebiliriz.Davranış kelimesi aşağıdaki anlamlarda kullanıldığında almancada karşılığı nedir? verhalten? handlungen?

Bu tarz davranışlar toplum tarafından kabul edilmez.

Dün kü davranışın/hareketlerin hiç hoş değildi.( Es war nicht so gut, was du gestern gemacht hast, -Böyle tam olarak anlamı karşılıyor mu?)

Bu tarz hareketlerden uzak durmalısın.

 
1) Diese Art von Verhalten wird von der Gesellschaft nicht akzeptiert.
2) Dein gestriges Benehmen/Verhalten war nicht schön/nett. (yazdiginiz cümle de dogru, gündelik konusma dili)
3) Du solltest diese Art von Verhalten unterlassen.
  • mamu  (14.07.17 11:00:54 ~ 11:01:03) 
[]

Bir cümle ingilizce çeviri

“Forests precede us and deserts dog our heels.”




 
ormanlar bizden önce gelir, çöller topuklarımızdan sonra gelir.

yani viran eyledin s.ktin attın doğayı insanoğlu demeye getiriyor. burda dog verb, kopek değil.
  • camussar  (13.07.17 12:47:04) 
[]

Almanca çeviri yardımı

Bir arkadaşımın sağlıkla ilgili bir konuda Almanca bir ceviriye ihtiyacı var. Sağlık durumu ciddi bir yakınının alman eşine yazmaya çalışıyor ama Google translate pek yardımcı olamadı. Yardımcı olabilecek arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim. Metin aşağıdadır:

"heidi Bizi yazarak sürekli bilgilendirirsen sevinirim Biz çok merek ediyoruz Selami için çok endişeleniyoruz ve korkuyoruz. Ben gelmeye çalışıyorum almanyaya
Vizem çıkınca hemen gelip bir gün de olsa görmek istiyorum
Ve lütfen her ne olursa kötü bişeyde bile bizimle paylaş lütfen"

 
İngilizceden Almancaya Google çeviri yaptım, bilen biri daha iyisi yapar ama bu da işinizi görür umarım:

Heidi, Wir machen uns Sorgen um Selami, bitte halten uns auf dem Laufenden. Ich versuche, nach Deutschland zu kommen, und ich werde versuchen, dort zu kommen, auch nur für einen Tag, sobald ich das Visum erhalte. Bitte teilen Sie uns alle Neuigkeiten mit, wenn sie schlecht sind.
  • fengari  (12.07.17 21:30:26) 
Heidi wir bitten dich uns ständig auf dem Laufenden zu halten. Wir sind sehr in Sorge und haben Angst um Selami. Ich versuche nach Deutschland zu kommen. Sobald ich mein Visa erhalte werde ich nach Deutschland kommen, um ihn zu sehen, auch wenn es nur ein Tag ist. Bitte informiere uns, auch über schlechte Nachrichten.


  • mamu  (12.07.17 23:17:35) 
[]

Arapçada vesvese'nin "vâsvâs" şeklinde bir çekimi var mı?

Osmanlıca bir metinde "vāsvās-ı sevdāviyyeye" (واسواس سوداويه) şeklinde geçiyor. Aynı metinde iki defa da "vesvese-i sevdaviyye" şeklinde geçiyor.

acaba vesvâs'ın çoğulu mu, yoksa vesvâs yazacakken yanlış mı yazmış müstensih?


 
[]

online dil kursu mu normal dil kursu mu?

şimdi bizim burada iki tane var. teol yabancı dil okulları ve amerikan kültür yabancı dil kursu.

ya bunları seçeceğim ya da sizin önerilerinizle online bir kurs seçeceğim.

bu kurslar hakkında bilgilerinizi ve online kurslar hakkında da tavsiyelerinizi rica ediyorum.

 
yurtdışındaki dil kursu


  • duyurunun bug'ı  (12.07.17 21:40:41) 
Yurtdışı şansım yok ne yazık ki.


  • cemiyetin ünlü siması  (12.07.17 22:24:56) 
englishlive kullanıyorum 1 yılı aşkın süredir.

çok faydası oldu, gayette memnunum. 1 yılın sonunda indirimli bir şekilde devam ettiğim üyeliğime. biraz araştırın, merak ettiğiniz şeyler olursa sorabilirsinzi.
  • sabirstone  (13.07.17 19:08:39) 
[]

Owned up

Bunu nasıl okuyoruz? Ound ap gibi mi? Tam anlayamadım Google'dan.




 
cümle içinde arada bi yerde kullanırken oğnağp.


  • Bruce  (12.07.17 17:53:16) 
  • hopeless  (12.07.17 17:55:08) 
Forvo'da d sesini çok net duyuyorum. Hangisi şimdi? Türkçe gibi yazarsanız daha güzel olur.


  • dissendium  (12.07.17 17:57:15) 
hopeless'ın gönderdiği gibi okunuyor işte. d sesini tabi ki duyacaksın, garip bir şey yok.


  • fengari  (12.07.17 18:03:41) 
Oğnağp yazmış ilk yanıt veren arkadaş. Onda d sesi yok.


  • dissendium  (12.07.17 18:21:01) 
o arkadaş "own up" ın okunuşunu yazmış, owned up olursa sonundaki d'yi telaffuz etmek gerekiyor.


  • fengari  (12.07.17 18:28:09) 
123456789• ... 122  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.