[]

Ingilizcem Hk.

Arkadaslar,
Hazirlik okudum, bunun disinda cok bir ingilizce egitimim yok. yds:80, ielts:6.
Türkiye´deyken yabancilarla konusma sansim oldugu icin, gecmis zaman, modallar, gelecek zaman falan rahat bir sekilde kullanarak konusabiliyordum.

simdi yurtdisindayim ve modal perfectleri, if clauselari kullanmaya alistim, onceden bir tek yds´den once hatirlardim bunlari, sinavdan sonra da unuturdum.

benim telafuzum kotu ve kelime bilgim iyi degil. bunu nasil ilerletebilirim?
bir de burada yabanci arkadaslar var, ana dilleri ingilizce olmayan. Fakat cok rahat, sade konusuyorlar, "get" in 50 tonunu kullaniyorlar. bense ayrintili soyluyorum ama onlar gibi pratik olmak istiyorum bunun icin ne yapabilirim?

tesekkurler.

 
ok kabaca şöyle düşün.
türkiyede de, ana dili olmasına rağmen

"geceleyin, felan, deyil, saten, eyitim" diyen insanlar var.
bunlar türkçe bilmiyor değil.

Senin de o hesap, konuşa konuşa oturacak.
Türklerle arkadaşlık yapma.

benim 15 sene ingilterede oturan, çalışan ama sadece türklerle arkadaşlık yaptığı için, hala adam akıllı ingilizce konuşamayan tanıdığım bir aile var.
  • Corc  (09.07.20 14:22:03) 
kitap oku, insanlarla sohbet et. kelime bilgisi için en iyi şey kitap okumak.


  • bohr atom modeli  (09.07.20 15:29:56) 
[]

My ne demek?

Şöyle kullanımlarını görüyorum bu aralar ve anlam veremiyorum:

My, they were amazing!

Ne anlama geliyor burda?

 
Şaşırma belirtiyor. “Oh my!” gibi.


  • irene  (08.07.20 11:50:57) 
My (god) - aman allahım


  • archmage mahmut  (08.07.20 11:54:18) 
Vaay demek


  • encokbenisevinnolur  (08.07.20 15:42:06) 
[]

Fransızca Çeviri

Bonjour!
Aşağıdaki linke 28 saniyelik bir video bıraktım, pek fazla diyalog yok esasında. Sizden ricam bu videoyu eksiksiz, tam olarak, sırasıyla çevirebilir misiniz? Gerçi konuşulan dil galiba Quebec Fransızcası. Fransa Fransızcasıyla aralarında fark var mı bilgim yok. Merci beaucoup şimdiden.

video: eksiup.com

 
[]

CV'ye eklemelik "söz veriyorum" kalıbı

2020'de bir sertifika almayı düşünüyorum ve bunu CV kısmına eklemek istiyorum.

2020 sonuna kadar şu sertifikayı alacağımı taahüt ediyorum, söz veriyorum gibi bir kalıp cümle var mı ENGLISH business language de?


 
"almayı planladığım eğitim" şeklinde yazmışlığım var


  • serbest gezen koala  (07.07.20 14:11:49) 
planned, ya da candidate yaziliyor. ama cok cok kritik bir sertifika degilse düsünmeye gerek yok.

egitimde iseniz hala onu yazin egitim kismina.
  • duygusuzromantik  (07.07.20 14:37:58) 
çok kritik bir sertifika, kıytırık eğitim katılım sertifikalarından değil.


  • plastic_angel  (07.07.20 14:42:14 ~ 14:42:27) 
planned yazabilirsiniz. yine de sertifika programları genelde cv doldurmak için yazıldığından çok ciddi bir noktada değilse önem verilmiyor. yani istediğiniz herhangi bir şekilde belirtebilirsiniz.


  • çıkın evimden  (07.07.20 14:43:23) 
planned yazabilirsiniz, zaten kararlı olduğunuzu gösterecektir.
bu taahhüt konusu daha çok bizim kültürümüzde var, zira birbirimize fazlasıyla güvenmiyoruz.

  • cursor  (07.07.20 14:45:52) 
"planned" ya da "to be taken" yazabilirsiniz.


  • elektr10  (07.07.20 16:22:21) 
sertifika adı......tarih......(expected)


  • AlsterWasser  (07.07.20 16:23:33) 
On track.


  • camussar  (07.07.20 18:06:25) 
Taahhüt ediyorsan; Pledge


  • the coon  (07.07.20 20:00:48) 
[]

Nüfus kayıt örneği Türkçe'den Almanca'ya

E devlet üzerinden alınan için elinde örnek çeviri var mı?




 
Bende var ama vukuatlı mı değil mi nasıl bir şey olduğuna bakmam lazım.


  • matilda  (06.07.20 15:54:00) 
[]

Almanca yazılarımı kontrol edecek bir platform/kişi ?

Kendi kendime almanca öğrenmeye çalışan biriyim. Almanca yazdıklarımı kontrol edebilecek birileri/platform var mıdır? Ücretli bile olsa uygun benim.
Nette baktım oto kontrol yapan siteler var fakat benim istediğim bu tarz bir şey değil. Kanlı canlı kontrol edebilecek biri :)



 
at bana alman arkadaşlarıma kontrol ettireyim. 100 kelime 10 lira. :P


  • bohr atom modeli  (06.07.20 14:10:09 ~ 14:10:21) 
interpals uye olup almanlardan rica edebilirsiniz


  • soru  (06.07.20 20:57:42) 
[]

Almanca şarkı sözü karmaşası

youtu.be

1.50'de başlayan nakarat kısmı için iki farklı lyrics var nette. Dinleyince 1.yi duyuyorum ama emin de olamıyorum. Hangisi doğru?

1.
Die Erde, die Hügel werden vom grün umarmt..
Mein schatz, wie grün du bist..
Dein Grün hat meine Hand gefärbt
Das Gras, die Haare werden vom rot verbrannt
Mein schatz, wie rot du bist..
Dein Tod hat mein Herz gefärbt

2.
Die Erde, die Hügel, werden von Grün
Hat mein Schatten, wie Grün, wo ist dein Grün?
Hat meine Hand gefährt
Das Ross, die Haare, werden von Blut,
verrat mein Schacht, wie rot, wo ist dein Tod?
Hat mein Herz gefährt

Bir de doğru olanın çevirisini rica etsem...umarmt mein schatz kısmını bir nefeste söylüyor mesela. Tam olarak çeviremiyorum:/ Yardımcı olacak yazarlara şimdiden danke. Allah tuttuğunuzu alman çikolatası etsin

 
1. si doğru

Ekleme: Schatz ve schatzi gördüğüm yerler "ağza kürekle vurma isteği uyandıran kalıp" olarak değerlendirmeme takıldığı için konusunda uzman arkadaşlar birebir olmasa da anlam itibariyle güzel bir çeviri yaparlar diye ümit ediyorum. çünkü başlangıç "yeryüzü ve tepelerin yeşile sarıldığı"ndan bahsdiyorsa da Türkçede daha çok "dağlar ve tepeler yeşillenir" gibi ifadeler kullanılır.
  • candanag  (06.07.20 12:01:39 ~ 12:08:42) 
kesinlikle 1.


  • helenart  (06.07.20 12:09:31) 
[]

Listening geliştirmek için Trump dinlemek

İyi yapıyor muyum sizce? Net konuşuyor anlaşılıyor.




 
"tremendous" kelimesini çok kullanıyor. onu çeşitlendirirsiniz.


  • AlsterWasser  (04.07.20 20:18:05) 
baya kötü trump.

çizgi film izleyin. ingilizce ve ingilizce altyazılı. avatar vs.
  • duyurukullanıcısı  (04.07.20 20:38:49) 
bir kaç ay önce biri daha demişti buna benzer bi şeyi. Çok tuhaf ya, bence kelimeleri çok büzerek, tuhaf bi aksanla çıkartıyor. Yeni başlayan birine tavsiye etmem ben. Baya bi kelimeyi yanlış öğrenir insan.


  • nundu  (04.07.20 20:55:11) 
Yeni başlıyorsanız Cnn, Fox gibi önde gelen profesyonel kanalların haber bültenlerindeki spikerleri dinleyin, mümkünse kadın olsun. Çok güzel konuşmaları var ve aksansız konuşuyorlar. İngilizcesi "Are you sex" olan biri bile anlar, o derece.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (04.07.20 21:16:01) 
  • avatar is back  (04.07.20 21:50:24) 
[]

That's cap ne anlama geliyor?

www.instagram.com

Şu diyalogda Harden "that's cap" derken ne demek istiyor?


 
sallıyorum.

Capture olmasın o?
  • blue eyes white dragon  (04.07.20 19:45:11) 
@blue capture demekse ilk defa böyle bir kullanım duyuyorum


  • mornie utulie  (04.07.20 19:48:47) 
Yalan demekmiş.
www.urbandictionary.com

  • ganbatte  (04.07.20 19:52:32) 
Yalan +1. Zaten yorumlarda da hayranı olduğuna inanmadı falan yazmışlar.


  • aramızda kalsın  (04.07.20 19:55:06) 
Yalan gibi sert bir ifadeden çok "sallamak / uydurmak" gibi.
Kıza, "yalan söylüyorsun" demiyor da şirinlik ediyor.

+ en büyük hayranınım
- sallıyorsun

gibi
  • elestirman  (04.07.20 20:03:10 ~ 20:03:28) 
crap den turemis gibi geldi bana sokak agzinda surekli kolaycilik, kisaltma falan olur. Crap'i cap yapmislar iste


  • neverletyougodown  (04.07.20 21:36:37) 
Herkese teşekkür :)


  • mornie utulie  (05.07.20 13:06:35) 
[]

English Ninjas Hesabı

Başvurduğum bir firma Cambly tarzı bu siteye üyelik hediye etti, haftada 3*20den 60 dk özel ders hakkı var eğitim deneyimi olan ve ana dili İngilizce olan hocalarla. Benim işimi görmeyeceği için normal ücretinin yarısı gibi bir fiyata satmayı düşünüyorum 6 ay boyunca yenilenecek üyelik. İşine yarayacak öğrenci arkadaşlara daha da indirim uygulayabilirim.




 
[]

Had + they + not been

BSE prions (biyolojik terim) might never have spread to humans had they not been circulated among cattle for decades before

might never have spread to humans reduced Relative orayı anladım
Had’den sonra they gelmesini açıklayabilir misiniz?

 
If clause had ile kurulmuş.

had they not been circulated... = if they had not been circulated...
  • voyager 1  (03.07.20 22:12:15) 
Hocam öyle bi şey mi var


  • eyeinthesky  (03.07.20 22:17:21) 
benzerini should da da görürüz. formal maillerde "should you have any question, do not hesitate to contact us" = if you have any question, ...


  • sttc  (03.07.20 22:29:13) 
konu inverted conditionals, yardirin


  • neverletyougodown  (03.07.20 22:36:45) 
[]

There nerde?

This morning beijing officials held the first of what they promised would be frequent press briefings on this epidemic, which is suddenly becoming a consuming threat

promised, there would

Olmayacak mıydı?
Yada olsa yanlış olur muydu?

 
'the first of what they promised' özne burda başka bi şeye gerek yok. there yanlış olurdu.


  • curious mind  (03.07.20 18:23:41) 
there olmasına gerek yok çünkü cümlede nesne haline getirme görevi "what" ile yapılmış. zaten bu haliyle there eklersek anlamsız bi cümle oluyor epey.

belki çevirirsem daha rahat anlatabilirim: bu sabah pekin yetkilileri sık yapılan basın açıklamaları olacağına söz verdikleri şeyin ilkini düzenlediler. (cümlede bazı detayları attım konuyla alakasız olduğu için).

"beijing officials promised that there would be frequent press briefings." derken kullanabilirsin tabi, o farklı bir cümle olur --> pekin yetkilileri sık sık basın açıklamaları olacağına söz verdiler.
  • olsen  (03.07.20 18:24:43) 
[]

deloitte ingilizce sınavı

bir arkadaşım adına soruyorum. new graduate hire ingilizce sınavı hakkında bilgi sahibi olan var mı?




 
Arkadaşınıza söyleyiniz, girmesin. İleride çok pişman olur :)


  • rahibeler terasa  (03.07.20 15:33:33) 
[]

İngilizce sorusu

www.youtube.com

Videoda pervane tarafından yaralanmış bir köpek balığı var.

Videoda, 4:26'da "He's not gonna make it." diyor videoyu çeken kişi.

Burada köpek balığı için yapamayacak (kurtulamayacak) mı demek istiyor? Biri için

"kurtulamayacak" demek isteseydik "He's/She's not gonna make it." mi derdik?

 
başaramayacak anlamında. her şey için kkullanılabilir.


  • bohr atom modeli  (03.07.20 13:16:55) 
Bağlama göre değişir ama böyle ölümcül durumlarda falan kurtulamayacak, ölecek anlamında kullanılabilir


  • black holes in the sky  (03.07.20 13:20:58) 
Ölenler için de she/he is gone diyorlar mesela.


  • nothing in my way  (03.07.20 15:22:57) 
[]

İngilizce bir haberi doğru anladım mı ?

Sayın kullanıcılar bir haberi doğru anladığımı kontrol etmek istiyorum
Endonezya Jakarta'ya gitmek istiyorum ve korona virüsü testim negatif çıkarsa ve orda yapılacak test negatif çıkarsa bilet alıp gidebilir miyim şimdi ?

www.thejakartapost.com

 
- Conduct a PCR test at the time of arrival, unless they already carry a test certificate from the country of departure.

Gitmeden burada test olursanız orada test olmanıza gerek kalmıyor.
  • archmage mahmut  (01.07.20 18:19:13) 
yani bu gidebiliyorum demek dimi ? yarın endonezya büyük elçiliğini arayıp bilgi alacağım eğer olumsuz bir şey demezse gideceğim çok heyecanlıyım inşallah problem çıkartmazlar bu günün gelmesini bekliyordum umarım bu gün o gündür


  • caner555  (01.07.20 18:45:02) 
[]

Given'ın işlevi anlamı ne?

Given how remote these societies are from our own, I am wary of talking about dynasties or monarchs as we understand them today, and people anticipating a Neolithic Game of Thrones may have to have a cold shower.

dikkate alındığında mı demek? tureng'den baktım, konuşma dili diyor. yazı bbc'den


 
evet.

bu toplumların bizim toplumumuzdan ne kadar uzak olduğu düşünüldüğünde / dikkate alındığında...
  • sanat guresi  (01.07.20 04:45:36 ~ 04:45:46) 
Ben kendi anlamından gidiyorum düz: verili olarak kabul edildiğinde


  • fempusay  (01.07.20 08:37:14) 
[]

Is nerde?

Fuchao, beijing’s propaganda chief, tried to comfort the public, saying air and road links to the city would not be cut.

Saying’den önce is neden gelmedi?
Bu durumun özel bi ismi var mı, reduced relative gibi?

 
habercilikte kullanılıyor böyle ama bir tanımı var mı bilmiyorum.


  • bohr atom modeli  (30.06.20 20:41:01) 
Peki saying’den önce is gelse de doğru olur muydu?


  • eyeinthesky  (30.06.20 20:42:42) 
durumun ismini unuttum da bu cümlede "is" kullanılacak bir yer yok, "tried" dolayısıyla. daha basit bir örnek vereyim,

he declined our offer, saying he didn't have time = vakti olmadığını söyleyerek teklifimizi reddetti

eylem cümlesi bu, habercilikle alakası yok direkt cümlenin yapısında "is" olmasına gerek yok yani.

***

ikinci sorunu şimdi gördüm, hayır yine yanlış olurdu. yine "tried" yüzünden.

fuchao, beijing's propaganda chief, IS trying to comfort the public, saying air and road links to the city would not be cut.

bu üstteki cümle doğru olabilirdi mesela. kısaca özetlemem gerekirse oradaki "saying" zaman ifadesi değil, adına ne dendiğini unuttum. "söyleyerek" anlamında o, "söylüyor" değil.

bi şey participle deniyodu buna sanki ama dediğim gibi ismini hatırlamıyorum
  • der meister  (30.06.20 20:43:34 ~ 20:45:08) 
@der meister +1

diyor ki, "adam kamuyu şunu söyleyerek rahatlatmaya çalıştı". is olması için "şunu söylüyor" olması gerekirdi cümlenin.
  • plutongezegendegilmi  (30.06.20 21:49:36) 
Gerund


  • chezsoi  (30.06.20 23:57:51) 
[]

throw into passive'i ?

psyhcologist recently showed that rats fed a high-sugar diet were, when the sugar was removed, thrown into a state of anxiety smilar to that seen in withdrawal from morphine or nicotine.

burada throw into'yu passive olarak kullanması çok saçma değil mi?
bir de fed'den sonra with olması gerekmiyor mu?

 
iki soruna da cevabim hayir.

birinciyi neden tuhaf buldugunu anlamadim
ikincisi ise with olsaydi kesinlikle yanlis olurdu. feed someone something.
  • hot potato  (30.06.20 02:39:00) 
[]

ingilizce geliştirmek için makale okunacak mobil uygulama

akademik makaleden bahsetmiyorum tabii ki. ilgi alanımıza göre seçebileceğimiz, deneyip memnun kaldığınız yer var mı? ya da direkt tam olarak bu amaca hizmet eden bir uygulama? örneğin bilmediğim kelimeye tıklayınca bana anlamını gösteren vs.

çok şey istiyor olabilirim ama belki bir umut vardır :(


 
Curiosity.


  • lafıolmaz  (29.06.20 23:53:22) 
newsela


  • ot var icersen bok var yersen  (29.06.20 23:53:25) 
voice of america


  • tabudeviren  (30.06.20 00:56:19) 
Voscreen


  • pass  (30.06.20 02:30:57) 
[]

Akademik batı dilleri dil kursu ücreti

Geçen ay whatsapp'dan yazdım, aradı adam
sonra yazmadım
giden var mı?
ne kadar 1 kur?

 
[]

Fransızca öğrenenler— subjonctif kullanımınız

Fransızca konuşurken ve yazarken subjunctiveleri ne sıklıkla kullanıyorsunuz? Present tense s. dışında, imperfect subjonctif ya da pluperfect subjonctif kullanıyor musunuz? (Camus- la chute) dışında. Fransızcayı daha yeni öğreniyorum, İtalyancam var. İtalyancada belli başlı fiillerin dışında az kullanıyorum (gerçi italyancada çekim yapmak daha kolay). Bu yüzden merak ettim.Seviyenizi ve kullanım sıklığınızı yazarsanız sevinirim.




 
Fransız esime sordum; cok az dedi. Present olani disinda kullanmiyorum dedi.
Ben zaten süper degilim kullaniyormuyum onu bile bilmiyorum açıkçası ama sanmiyorum.

  • logisticsmanager  (29.06.20 14:18:30) 
[]

fransızca öğrenmek için kaynak?

merhaba, başlangıç seviyesi veya devamı için arşivlerinizde e-kitap ya da pdf varsa ve gönderebilirseniz çok sevinirim. Bununla birlikte farklı önerilere de açığım. tşk.




 
[]

İspanyolca bilenlere sorular

A1 seviyesinde çok basit ve cahilce iki soru soracağım.

1- Bazıları ''yo'' zamirini ''yo'' şeklinde telaffuz ederken bazıları ''co'' diyor. Değişik bölgeler bu zamiri nasıl seslendiriyor? İspanya'da konuşulan İspanyolca baz alınırsa hangisini kullanmak gerekir?

2- Şu tamlamalar arasında fark var mı? Hangi kullanım daha yaygın ve kulağa doğal geliyor? Ya da hepsi de kullanılabiliyor mu?

la hamburguesa con carne
la hamburguesa de carne
la hamburguesa carne

 
Ben de senin kadar biliyorum aslında ama eheheh cevaplamaya çalışayım hamburgerli sorularını.

1. Etli hamburger
2. Etin hamburgeri ( pek doğru bi kullanım olmaz)
3. Et hamburger/ et hamburgeri
  • rewlack  (28.06.20 12:47:51) 
@rewlack; ben üç kullanımın da aktif olarak kullanıldığını gördüm ve şaşırdım. O yüzden soruyorum.


  • quess  (28.06.20 12:49:51) 
1- uruguay, arjantin gibi birkaç yerde "y" ve "LL" seslerini "c" gibi çıkarıyorlar. ispanya'da normal "y" gibi okunuyor.

2- "hamburguesa de carne" kulağa en hoş geleni. "tortilla de patatas" tan gelebilir aklınıza. "hamburguesa con carne" de kullanılabilir. "hamburguesa carne" hiç güzel gelmiyor kulağa. daha doğrusu böyle bir kullanım yok. "hamburguesa" ve "carne" kelimeleri art arda gelmiş sadece. "et hamburger" gibi yani
  • mariposa  (28.06.20 22:56:41) 
[]

ielts

2-3 ay sonra ielts'e girmeyi planlıyorum ve ihtiyacım olan skor 7.
geçen yıl ielts'e girmiştim ancak hiç çalışmamıştım, writing'de kaç kelime yazmam gerektiğini vs. sınav sabahı öğrenmiştim. tabii nasıl yazmam gerektiğini vs. de bilmiyordum. 6 almıştım. bir de yökdil'e girmiştim 2019 ilkbaharda, ondan da +90 almıştım. ingilizce seviyem bu şekilde.


cambridge denemelerini vs. çözeceğim. ielts simon'a bakacağım. bunlar dışında neleri önerebilirsiniz? sınavda reading'te vs. kelimelerde zorlandığımı hatırlıyorum. özellikle kelime çalışması için neler tavsiye edersiniz?

 
geçen yıl 7 almıştım.

reading için the guardian, the economist vs kurcalamak fena verimli oluyor bence.

speakingde de heyecan varsa yarım dideral, oh mis.

writing'de simon demişsiniz zaten, libgen'de 9band essaylerin arşivlerini bulabilirsiniz o formatı ezberleyin.

listening'de deneme çözmek en iyisi. kaplan prep plus en iyi kitap bence. 5.denemesi öldürür.
  • owaki  (28.06.20 05:39:38) 
youtube ielts ve bbc den kulağı ayırmamak.
bu hem listening hem de speakingde yardımcı olur. bir ingiliz arkadaş edinirseniz o daha iyi tabii. ama amerikalı ya da avustralyalı olmaz. ingilizlerin yorumuyla "kamyon şöforu gibi konuşuyorlar"mış). bir de bol bol ciddi olarak nitelenlerden ingiliz gazetesi ya da dergisi okuyun (tabii lotr gibi klasikler olmaz. o kitap anadili ingilizce olanlar için bile ağır :)))
başarılar
  • tururo  (28.06.20 17:44:11 ~ 17:45:57) 
[]

Biraz ingilizce beyin firtinasi yapmaya ne dersiniz?

Hocamla aramizda gecen bi muhabbet. Yillar oncesinden. Hala cozemedim cunku cozunce gel demisti. Artik kopyaya basvuruyorum. Xd

Elimizde turkce bir cumle var 3 kelimelik. Kelimelerin basharfleri p, o ve l. Bunu ingilizceye cevirdigimizde l.p.d.l.l. oluyor. Bu cumleyi cozebilir miyiz? Da Vinci sifresi gibi bisey.

Turkce: p... o... l...
Ingilizce: l... p... d... l... l...

 
merak ettim ama hayli zor gibi. cümleler devrik de olabilir değil mi ?

pazar olur laiklik. gibi bir şey de olabilir Türkçesi xD fazla olasılık var.
  • fezagezgini  (27.06.20 17:39:31) 
beyin fırtınasıyla bulunacak bir şey değil ki bu. çeviri okyanussa sizin sorduğunuz tek bir su damlası. üç kelimelik türkçe bir cümleyi herhalde en az 10 farklı şekilde ingilizceye çevirebilirim, üstelik hocanızın çevirisinin de en doğru veya en iyi çeviri olduğuna kimse kefil olamaz, dolayısıyla kendisinin zihnini okumadığımız sürece çözülebileceğini sanmam.


  • bir garip melek  (27.06.20 18:03:25) 
Hangileri L hangileri I ben oraya takıldım. Bu bilgiyle ben de düşünmeye başlayacağım :d


  • le jeune turc  (27.06.20 18:23:30) 
Gordugunuz butun l ler luleburgazin lsi.
Evet cok kazik soru ve 5 yildir kafami karistiriyor. .d

  • The Student  (27.06.20 18:38:08) 
hocan ingilizce hocası mıydı, hangi muhabbet sonrasında bunu dedi ve aranızda nasıl bir ilişki vardı? bunları açıklarsan bir şeyler çıkarırız.

ingilizce çevirisindeki en baştaki harf de mi lüleburgazın l'si?

saçma geliyor ama azıcık uğraşıcam..
  • ekşi duyuru sever  (27.06.20 18:43:59 ~ 18:53:42) 
Çok saçma. Bir sürü olasılığı var bunun ve ingilizce bilmekle pek alakası da yok.


  • nucleon  (27.06.20 18:51:23) 
I ,popularly, dont loan lemurs.
populerce. odunclemem lemurlari :)

ya da

I, piranha, dont loan lemurs.
Pirana odunclemez lemurlari.

zorlama bu kadar oldu :)
  • camussar  (27.06.20 20:19:17 ~ 20:22:09) 
bir deyim veya atasözü tarzı bir şey olabilir, herhangi bir cümle ise çıkarmak çok çok zor.


  • bobinhoo  (01.07.20 10:03:42) 
[]

2 cümle

bu iki cümleyi anlamama yardımcı olur musunuz? kedi çiftleştirme melezleme işlerinden anlamadığım için bu kısmı anlamadım:

Since the mother to one litter was a black domestic, extensive outcrossing with shorthair black domestic cats began. With time, it was determined that the gene was recessive, and to continue to reduce genetic inbreeding, more outcrossing with the black domestic cats was done.


 
litter = {i} bir seferde doğan yavru grubu (turkce'de tek bir kelimeyle karsilgi yok bildigim kadariyla)

litter'lardan birinin annesi black domestic oldugundan, shorthair black domestic kedilerle hummali bir ciftlestirme/caprazlama calismasi basladi. Zamanla o genin cekinik oldugu buldundu ve genetik olarak ayni soydan ciftlesmeyi (akraba evliligi) azaltmak icin black domestic kediler ile daha fazla ciftlestirme/caprazlama yapildi.
  • hot potato  (27.06.20 03:09:27) 
[]

İngilizce çeviri ricası (kontrolü ?) 2 cümle

1) Çağımızda insanlığın karşı karşıya kaldığı temel zorluklardan biri, dünya nüfüsuna istenen yaşam standartlarını karşılayacak yeterli enerji sağlamaktır.

One of the main challenges facing humanity in nowadays, is the provide enough energy to the world population to meet the desired living standards.

2) Şu anda ki enerji arzının yaklaşık % 85'ini sağlayan fosil yakıtları, bu talep artışına yetişemeyecek seviyeye gelecektir

Fossil fuels, which provide approximately 85% of our current energy supply, will not be enough this demand increase.

Aslında şuanda Türkçe olarak düzgün cümle kurduğumdan bile emin değilim. evet translatee yazdım, doğru gibi ama değil gibi geliyor :)

Teşekkürler :)

 
One of the main challenges humanity faces nowadays is providing sufficient energy to the world population to meet the desired living standards.

Fossil fuels which provide approximately 85% of our current energy supply, will not be enough when this demand increases.

derdim ben olsam.
  • curious mind  (24.06.20 23:27:20) 
[]

hangisi daha güzel?

Seyahat danışmanı için hangisi daha tercih edilesi sizce?

(direk çeviri olarak düşünmeyin, hangisi daha çok kullanılası ve kulağa hoş geliyor?)

travel advisor
travel agent
travel consultant

 
travel consultant


  • matilda  (24.06.20 13:07:45) 
travel advisor -> seyahat tavsiye edeni
travel agent- -> seyahat acentası
travel consultant -> seyahat danışmanı.

daha çok kullanılanı consultant sanırım
www.jobisjob.com
  • insan opusen hayvandir  (24.06.20 13:16:16) 
in-house ise advisor daha uygun,
değilse agent. consultant olmaz buna.

  • paco de lucia  (24.06.20 16:36:02) 
[]

Trump'in anlayamadigim tweeti

twitter.com
Su cumleyi anlamadim: Informed Dr. Fauci this morning that he has nothing to do with NFL Football.

1- Cumle I informed Dr Fauci ........... aslinda, I'i dusurmus. Bazen ozneyi dusuruyorlar informal kullanimda atiyorum just spoke to Necati falan diyor, I just spoke diye uzun uzun gitmiyor

2- Past participle clause yapisi. Dr Fauci Trump'i bilgilendirdi. I was informed by Dr Fauci gibi bir cumle aslinda bu.

3- Bir de haber basliklarinda falan passive kullanma falan var ama bu onun gibi degil herhalde

Hangisi dogru? Native adam icin anlam muallak mi?

 
1

Muallak değil bence, dediğin gibi özneyi düşürebiliyorlar arada.
  • king lizard  (22.06.20 11:31:42) 
1 tabii ki de


  • awareim  (22.06.20 16:14:28) 
[]

Ingilzcede sifat, Turkcede sifat

Ingilzcede Big, boring, beautiful gibi kelimeler tek basina kullanilsa bile adjective olarak geciyor. Kelimeye bakip aninda bu adjectivedir diyorsun. Arkasinda isim gelmis gelmemis onemli degil. Turkcede ise bu tarz kelimelere sifat diyebilmemiz icin arkasindan isim gelmesi gerekiyor mutlaka. Aradaki farklilik niye?




 
Bi kere iki dil birbirinden farklı. Farklılık olması anormal değil.

Büyük, sıkıcı, güzel gibi kelimeler de tek başına kullanılabiliyor.

- Sence o nasıl biri?
- Sıkıcı. / - Güzel.
  • himmet dayi  (21.06.20 17:48:23) 
Türkçe'de sıfat adlaşabiliyor. "sarı kalemleri bana verir misin?" demek yerine "sarıları bana verir misin?" diyebiliyoruz. Bu durumda normalde sıklıkla sıfat olarak kullandığımız bir kelimeyi isim olarak kullanmış oluyoruz.

Sıklıkla sıfat olarak kullanılan kelimeler bazen de ek fiil alarak cümlede yüklem haline gelebiliyor ki bu da verilen ilk cevata söylenen şey oluyor. "En sevdiğim renk mavidir" veya "Ahmet çok sıkıcıdır." cümlelerinde sıfat isim olarak kullanılıyor ve ek fiil alarak yüklem olarak kullanılıyor.
  • stronzo  (21.06.20 19:06:52) 
[]

ingilizcesi möthüş olanlar şu cümleyi ingilizceye çevirebilir mi rica etsem

Söylediğim şeyleri, maalesef bir kısmı da uydurma olan misallerle süsleyerek adamcağızı adeta ağlamaklı ederdim.




 
İngilizcem müthiş değil ama şöyle çevirdim:

I would make him be close to tears with the things I had said with decorating them with instances some of them unfortunately made up.

Not: bunu Türkçe bilmeyen birine söylersen muhtemelen "ne saçmalıyo lan bu" der. Yalanlarla süslemek falan bunlar ingilizcede olan deyimler mi bilmiyorum.
  • himmet dayi  (21.06.20 11:54:06 ~ 11:55:16) 
böyle cümleleri çevirecek kadar möthüş olmasa da biliyom biraz, şahsi denemem şöyle,

I would embellish the things I say with illustrations, some of which were unfortunately made up, and move the poor man to the brink of tears.
  • der meister  (21.06.20 12:06:17) 
I would make the poor man made almost tear up by flourishing things that I said whose some parts, unfortunately, was made up.

kaliteli bir çeviri odu mu emin değilim çünkü -misallerle süslemek- kısmını -söylediğim kelimeleri süslemek- minvalinde kullandım. mona baker'ın çeviri kuramında idiom (deyim) çevirilerinde 4 farklı ikame türü var ve bunlardan en uygun olanını seçip yapmaya çalıştım ama dediğim gibi kaliteli olup olmadığından emin değilim.
  • tmnslp  (21.06.20 17:04:14) 
I would make the poor man almost tear up by elaborating the things I said with -unfortunately sometimes made up- examples.


  • olsen  (21.06.20 18:47:50) 
I would nearly reduce the poor man to tears by garnishing my statements with partially made-up anecdotes.


  • malaika  (21.06.20 22:44:41) 
[]

Almanca kısa bir cevirim

Var ve yardımcı olursanız cok sevinirim
“Dün elime derginizin bir sayısı gecti ve derginize hiç bir zaman abone olmadım.
Bugun de hesabımdan tarafınızdan para cekildigini gördüm. Hesap numaramı nereden edindiniz bilmiyorum,bir an önce bu yanlışlıgı düzeltmenizi rica eder aksi takdirde sizi dava edecegimi belirtmek isterim”
Simdiden teşekkürler

 
[]

(İngiliççe) Bir Sözcük Öbeği

"The group was making do during the first 2 years of breavement."

cümlesindeki "making do"nun anlamı nedir?


 
yapabileceklerinin en iyisini yapiyordu demek. do your best gibi.


  • baldur2  (16.06.20 11:51:38) 
make do: idare etmek anlamındadır.

cambridge dict:
to manage to live without things that you would like to have or with things of a worse quality than you would like:
We didn't have cupboards so we made do with boxes

sondaki kelimenin doğru yazılışı bereavement olacak.
  • ozdek  (16.06.20 11:57:53) 
[]

almanca öğrenmek için kaynak tavsiyesi

c1 seviye ingilizcem var. bu yaz tatilini almanca çalışarak geçirmeyi planlıyorum. en azından b1 seviyesine kadar geleyim istiyorum. şu an almancam lisede gördüğüm almanca derslerinden ibaret. kitap tavsiyelerinize açığım.




 
kitap sormuşsun ama ben bunu başarılı bulmuştum.

www.dw.com
  • skinoskesama  (16.06.20 08:37:12) 
netzwerk a1.1'den başla işte. goethe'de onu kullanıyorlar. yaz tatilinde 2-3 aya a2'yi bitirirsin sanırım. yani kitaplar bitmeye biter de düzgünce öğrenmek için çok acele etmemek lazım.


  • bohr atom modeli  (16.06.20 11:02:32 ~ 11:04:03) 
[]

Burada ne anlatıyor? (kısa gif)

9gag.com

özet de olur.


 
iki transseksüel birbirlerine omegle'da rastlıyor ve biri diğerinin kadın olmadığını fark edip çok çirkinsin diyor esprisine. sonra da kadın sesi yapıyor biri.

belki biri gerçekten erkektir ve taklit yapyıordur.
  • bohr atom modeli  (15.06.20 22:01:21 ~ 22:05:56) 
bu olay sanırım şöyle yeni bir furya.

bildiğimiz normal erkekler, kadın kılığına girip milleti kekliyor.

böyle çok var.

9gag.com
  • hem şişko hem deli  (15.06.20 22:11:45 ~ 22:12:15) 
ikisi de erkek ve zannedersem arkadaşlar, birbirlerini tanıyorlar.

www.youtube.com

www.youtube.com
  • gaza gelen  (15.06.20 22:19:51) 
İkisi de erkek ve biri ötekine “neden bu kadar çirkinsin bilader” diyor. Sonra gülüşmeler. Önce erkek sesi sonra kadın sesiyle konuşmalar filan.


  • cemallamec  (15.06.20 23:14:38) 
[]

Japonca - Burda ne yazıyor.?

çevirebilirseniz çok sevinirim




 
çiçeğe benzer olan amblem japon imp. arması.

bu kısımın üstündeki ilk 2 karakter 天皇 tennou (imparator) demek.

en sondaki beş karakter karakter hachi juu nen kinen 八十年記念 (28. yıldönümü) demek.

japonya'da bizdeki gibi 2019, 2020 yılı diye gitmiyor. mesela şuan reiwa dönemi. reiwa 2. yılındalar. 2020 eşittir reiwa 2 yani

özetle bu para imparator için bastırılmış hatıra parası ve üzerindeki yazılar da onu ifade ediyor. bütün kanjileri okuyamadım biraz parlamış.

cep telefonundan google translate uygulamasına kanjileri çizersen tam anlamını sen de çıkarabilirsin.
  • tavish11  (15.06.20 12:14:26 ~ 12:17:48) 
[]

Şu çeviri için yardımcı olabilir misiniz? ( Motosiklet parçaları içerir)

Merhaba arkadaşlar,

Motosikletlerle alakalı bir oyunun çevirisini yapıyorum. Karşılığını bulamadığım birkaç kelime var.

hizliresim.com
hizliresim.com

Şu 2 resimdeki Head denen parçayı nasıl çevirsem bilemedim. Kaporta mı desem, burun mu desem bilemedim.

Bir de Tail Detail diye bir ifade var onu bulamadım. Resimleri oynanış videolarından çektiğim için Tail Detail ifadesini bulamadım. Yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkür ederim.

 
head - kafa grenajı
ignition - kontak
handlebar right - sağ elcik
muffler - egsoz susturucusu
tail detail - arka grenaj olabilir

motoru kaplayan plastik parçalara grenaj deniyor kısaca.
  • chezidek  (14.06.20 19:00:12) 
@ chezidek Fairing' in grenaj olduğunu biliyordum da Head' in kafa grenajı olduğunu düşünemedim. Çok teşekkür ederim.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (14.06.20 19:35:31) 
ya bu arada grenajı ben geçenlerde motorla ilgili bir çeviri yaparken araştırdım, yaygın kullanım grenaj olsa da doğru yazımının karenaj olması gerektiği söyleniyor. tercih sizin tabii ama aklınızda bulunsun :)


  • kül  (15.06.20 00:41:30) 
ha ben fairing'i sadece ucaklarda olur saniyordum.

@kul: evet haklisin. dogru yazilisi karenaj. sanayi agziyla soyleneni yazdim direkt. teknik sektorlerdeki parcalarinin soylenisi turkiye'de cok degisebiliyor.
  • chezidek  (15.06.20 09:35:43) 
Valla aslında ben de ilk karenaj olarak yazdım ama baktım ki karenaj mı yoksa grenaj mı diye herkes bi ikileme girmiş. Daha çok grenaj kullanıldığı için onu yazdım.


  • İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi  (15.06.20 17:00:43) 
[]

İspanyolca için en iyi telefon uygulaması

İspanyolca öğrenmeye başlıyorum. Uygulama konusunda önerilerinizi beklerim. İçeriğinin çoğu ücretsiz bir uygulama olsun ama, Memrise gibi olmasın :)




 
Memrise galiba Türkçe İspanyolca öğretmiyor en azından ben de olmadı.

Mondly spaish diye bir uygulama var ben ona bakıyorum. Bir de İspanyolca diye bir uygulama var logosu baykuş. O ikisinin gideri var.

Tabi ben ilave bir şey olsun kulak dolgunluğu olsun diye öğreniyorum. O yüzden yeterli geliyorlar starter seviyesindeyim şimdilik
  • zugas  (14.06.20 18:49:10) 
spanishdict.com


  • sugarland  (20.06.20 00:39:10) 
[]

ingilizcede ey!

Ey rusya, ey putin, ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü derkenki ey'in ingilizcede karşılığı var mı?




 
En yakını O .... ! sanırım. ama genelde olumlu anlamda kullanılıyor gibi geldi.

O Russia! O Putin! falan.
  • cern de cayci olmak vardi  (14.06.20 00:17:30 ~ 00:22:30) 
amerikanyada pek yok ama britanyada "oi" var.


  • late viper  (14.06.20 00:26:53) 
@late viper oi olmaz hocam, oi chavlarin, zencilerin kullandigi hitap sekli. Atiyorum sen yolunda gidiyorsundur, sana bulasmak icin oi diye bagirir uzaktan. Huop, laan bir baksana gibisinden bir hitap


  • neverletyougodown  (14.06.20 00:36:35 ~ 00:37:10) 
İçeride öyle bangırdıyor, Avrupa, Rusya, abd onu 'dear us' / 'dear russia' diye çeviriyor :D


  • conta  (14.06.20 22:38:19) 
Platon- Apology’den , “And this, O men of Athens, is the truth and the whole truth; I have concealed nothing, I have dissembled nothing.” Ilk defa orada O’nun kullanımını görmüştüm fazlasıyla var hatta. Aslinda turkcede ki gibi dusunulebilir, hem iyi anlamda hem kotu anlamda hitap bicimi olarak kullanilabilir diye dusunuyorum.


  • carmenta  (03.07.20 19:52:59) 
[]

estagfirullah'in turkce karsiligi

arapca ve islam ile yakindan uzaktan alakam yoktur.

sadece bir dili konusurken, o dili dogru konusmak istiyorum. bu sebeple bazi arapca kelimelerin turkce konusulurken cok kullanildigini farkettim. estagfrullah da bunlardan biri.
anliyorum, islam dinine inaniyorsunuz. arapca kelimelerin varliginin sebebi budur. buna diyecek bir seyim yoktur.

insallah->umarim

allaha ismarladik-> gule gule, gorusmek uzere

estagfirullah -> ?

akliniza gelen baska kelimeler varsa, yazin lutfen. ogrenelim.

 
Tam çevirisini yapamayacağım ama Türkçe'deki "af" kelimesiyle akraba olduğunu söyleyebilirim. "Allah'tan af, merhamet dilerim" gibi bir anlamı var.

Doğru yazılışı da "estağfurullah"tır. TDK yanlış yazmışsa bilemem.

Edit: Olayı çok yanlış anlamışım. Türkçe karşılığı var mı diye sormuşsun. Tam karşılamıyor ama "rica ederim" veya "bir şey değil" buna yakın.

Edit 2: Yazılışıyla ilgili de tartışma çıkmış. Televizyona "televijın" demeyeceksek doğrusu "estağfurullah"tır. Gerisi boştur.
  • e  (13.06.20 18:28:32 ~ 23:43:26) 
allah, inşallah ve estağfurullah dini kelimeler değil, arapça kelimeler. islam'ın kendi kelimesi yok çünkü islam diye bir dil yok. kitap da arapçadır, onun da muadilini kullanman gerek öyleyse. ayrıca tutarlı olmak istiyorsan aynısını dilimizdeki farsça ve fransızca kelimeler için de yapman gerekir. bu durumda günlük dilin neredeyse yarısını kullanamayacak olursun.

soruna direkt cevap vericek olursam; tam karşılığı yok. af buyrun diyebilirsin, olur mu öyle şey diyebilirsin. benim de islamla alakam yoktur ama çok severim estağfurullah kelimesini. güzel bir "saygı" ifadesi bence. sadece yazması meşakkatli, o yüzden estapitipiti diyorum yerine göre.
  • Bruce  (13.06.20 18:34:12) 
@e doğru yazılışı "estağfirullah" tır. DaVinci doğru yazmış


  • esref  (13.06.20 18:34:44) 
Türkçe doğru yazılışı estağfurullah şeklindedir.

Necmiye Alpay kılavuzunda "Teşekkür eden birine yanıt olarak söylenen, 'rica ederim' ve 'bir şey değil' gibi sözlerle aynı anlamda, saygı tonu belki biraz daha yüksek olan, Arapça kökenli bir sözcük" olarak açıklıyor.

Türkçenin epey bir kısmı Arapça ve Farsça kökenli, yapacak bir şey yok.
  • kobuzchu kiz  (13.06.20 18:43:18) 
İşiniz zor. Bunu tüm kelimeler için yapacaksanız, belirgin kelimelerin (inşallah, estağfurullah) yanında günlük hayatta sıkça kullanılan yabancı kökenli kelimelerin de Türkçe karşılıklarını aramanız gerekir.

Akıl da Arapça kökenlidir, Türkçesi "us"dur.

Merhaba ve selam da Arapça kökenli, alternatifi/karşılığı sanıyorum yok.

Bunlar dışında bildiğiniz üzere Fransızca'dan dilimize geçmiş kelime sayısı da fazla.

Facebookda Türkçenin diriliş hareketi TDH adlı sayfa mevcut. Orada bu tarz kelimelerin karşılıklarını paylaşıyorlar.

edit:ekleme, TDH'den öğrendiklerim;

"şey" Arapça, Türkçe karşılığı olarak "nen" belirtilmiş. Galiba bu şekilde kullanan yazarlar var.

"cennet" Arapça, Türkçe karşılığı olarak "uçmağ" belirtilmiş eski Türkçe
  • fezagezgini  (13.06.20 18:58:11 ~ 19:09:16) 
doğru yazılışı estağfurullah falan değildir. olsa olsa galattır bu hali.
galat hali bile birkaç cühelanın kendi arasında meşhurdur
i.ytimg.com
şurada harekeli halinde bile "fe" nin "fi" diye çekileceğini görebilirsiniz
hareke'yi duyunca Dokuma Halı zannedenlerden öğrenmeyin en iyisi neyin ne olduğunu
  • esref  (13.06.20 19:09:58) 
Kubbealtı lugatinde
(ﺍﺳﺘﻐﻔﺮ ﺍﻟﻠّﻪ) i. (Ar. estaġfiru “af ve mağfiret dilerim” fiiliyle Allāh isminden estağfiru’llāh)
1. “Allah’tan af ve mağfiret dilerim” anlamında duâ sözü: Dâimâ estağfirullah diyelim (Süleyman Çelebi). Hep fesâd işlerime / Estağfirullah tevbe (Eşrefoğlu Rûmî).

2. Bir teşekkür veya övgü karşısında nezâket ve alçak gönüllülük ifâdesi olarak kullanılır: Estağfurullah efendim, muvaffakiyet efendimizin (Ahmet H. Tanpınar). >>Tanpınarın eserlerini türk alfabesiyle yazdığını, burada okuduğunuz halinin sonradan Latinize edilmiş ve değişikliğe uğramış olduğunu hatırlatırım.
  • esref  (13.06.20 19:17:25) 
Türkçe veya Türk dilinde kullanıldığı hali ile doğru yazılışı "estağfurullah"tır.

Arapça okunuşu estağfirullah olabilir. Aynı şekilde Arapça'dan "katib" ve "inkılab" kelimeleri, Türkçede kelimeler b,c,d,g ile bitmediği için, sözlüklere katip ve inkılap olarak geçmiştir.
  • fezagezgini  (13.06.20 19:52:08) 
estağfirullah'ın estağfurullah oluşunun Türkçe ses uyumu ve dil bilgisi ile alakası yok arkadaşlar. sadece galattır. yakın zamanda birkaç kişinin ağzından öyle çıktığı için yayılmıştır.


  • esref  (13.06.20 19:58:07) 
@esref işim kitaplarla, kullandığım iki kaynak var, biri TDK, diğeri Necmiye Alpay'ın Türkçe Sorunları Kılavuzu. Her ikisinde de doğru yazılışı estağfurullah, galat falan değil. Bütün sözlükler zaten Arapçadan transliterasyonunun estağfirullah olduğunu kabul ediyor fakat çağdaş Türkçedeki doğru hali estağfurullah.


  • kobuzchu kiz  (13.06.20 20:58:08) 
Bu sözcüğü sever ve zaman zaman kullanırım. Ama kullanmak istemediğim, eğreti kalacak yerlerde rica ederim derim. Tam karşılık değilse de çoğunlukla muadil olarak kullanılabilir.

Bu arada İslamla yakından uzaktan alakanizin olmaması sözcüklerle aranızı bozmasın.

Sözcük yerine kelime, yanıt yerine cevap diyen insanlara gıcık olan hatta kin güden insanlar tanıdım. Kullandığı sözcüklere göre analiz yapıp niyet okuyan insanlari çok ciddiye alamıyorum.
  • biseysorcaktim  (21.06.20 16:40:24) 
Estağfirullah Arapça anlamıyla Türkçe‘de kullanılmadığı için karşılığı yok. Başka bir kelime olmuş bu coğrafyada. Arap biri vardı öğrencilik zamanımızda, çok garipsiyordu bunu kullanmamızı, anlamsız çünkü onun için. Kelime anlamı olarak “Allah affetsin, bağışlasın” filan demek. Nefsi okşayacak bir iltifat, yüceltme, abartılı bir teşekkür vs karşısında benlik terbiyesi, tevazu niteliğinde kullanılıyor. Arapça ile ilgisi yok artık. Ben de severek kullanıyorum.

Teveccühünüz, o sizin güzelliğiniz vs denebilir belki yerine göre; yine tevazu içerdiği için. Rica etmek olmuyor; o da ümit etmek, dilemek anlamına geliyor. Rica ederim bu bahsi kapatalım mesela.
  • gayda  (26.06.20 00:14:32 ~ 00:17:14) 
Bu kadar durumu karıştırmaya gerek yok. Estağfirullah hangi durumlarda kullanılıyor diye düşündüğümüzde birkaç kelime önerebiliriz bence.

- Sen hayatımda tanıdığım en güzel insansın.
+ Estağfirullah :)
("Teşekkür ederim", "O senin güzelliğin" vs.)

- Sesini yükseltme, saygısızlık yapıyorsun!
+ Estağfirullah, ne haddime :(
(Olur mu öyle şey, ne haddime)
  • jacque  (26.06.20 00:43:26) 
[]

Şantiye Şefi İngilizcesi

Şantiye Şefi İngilizcesi
Selam
Yurt dışında inşaat mühendisi (Şantiye Şefi) bizdeki kullanıma denk düşeni nedir acaba?
Chief Engineering Officer
Chief Technical Officer
Senior Civil Engineer
Senior Project Manager
Senior Manager – Project Planning
Project Administrator
Construction Manager
Site Supervisor

 
Site Supervisor +1


  • Flaneur  (12.06.20 11:23:59) 
construction manager biraz management a kaçıyor yani planlama kısmına, şantiye şefi için bence construction supervisor ya da site chief olabilir. yukarıdakiler içinde site supervisor derim ben de.


  • fyodor fyodorovic  (12.06.20 11:35:27) 
Uluslararası şantiyelerde yurtdısında calısmıs birisi olarak tam bi karşılığının olmadığını, ama çoğunlukla Construction Manager dediğimizi söyleyeyim.


  • megacracker  (12.06.20 11:42:33) 
Şu an içinde bulunduğum yurtdışı amerikan şantiyesinde şu şekilde ayrılıyor;
Project Manager: İşin daha çok yönetimsel boyutuyla ilgilenen muhendis
Construction Manager: Saha işleriyle ilgilenen mühendis/şantiye şefi
  • onune3012  (12.06.20 11:48:04) 
site manager, site supervisor

inşaat ile ilgili olduğunu şimdi fark ettim, construction manager da diyorlar inşaatçılar.
  • SiyamkedisiZorro  (12.06.20 11:51:29 ~ 11:52:36) 
uk için site manager (genelde proje müdürünün altındadır-yani belli ölçekte şantiyelerde pm olması beklenir. sm bunların sağ kolu ve yardımcısıdır.)
construction manager da kullanılabilir ama construction genelde head office pozisyonlarında kullanılır. yani construction manager=head of construction olarak algılanabileceğinden şantiye şefi için kullanılmaz.

  • ozdek  (12.06.20 11:54:37) 
[]

Cok kisa Ingilzce tarih okuma

Face coverings will become compulsory on public transport in England from 15 June.
Yukaridaki yaziyi sesli okurken

Face coverings will become compulsory on public transport in England from on the fifteenth of June. diye okumaliyim degil mi?

NOT: Ingiliz Ingilzcesinde soruyorum bu arada

 
From the fifteenth of June yeterli, "on" eklememelisiniz.


  • agluna  (11.06.20 12:34:56) 
[]

İngilizce ufak bir yardım?

(16.74 ± 9.98, 15.49 ± 7.94, 17.95 ± 9.60, respectively).

Yukarıdaki cümlede respectively'nin üzerine denk gelecek şekilde "Please add unit:% greater than 14%" şeklinde bir not düşülmüş.

Bunu tam olarak nereye, nasıl eklemem gerekiyor?

 
nerede / ne icin yazildigini bilmeden yorum yapmak yanlis, fakat ben boyle bir yazi gormus olsam (ve basini - sonunu bilmiyo olsam) "Please add unit:% greater than 14%" notunu su sekilde algilardim: Burada gosterilen rakamlarin birimi % (yuzde payi) ve yalnizca % 14'un uzerindeki yuzde paylari gosterilmistir.


  • lamartin  (11.06.20 12:49:43) 
veya (%16.74 ± 9.98, %15.49 ± 7.94, %17.95 ± 9.60, respectively) demek istemis de olabilir. yani "% birimini sadece %14un uzerindeki yuzde oranlarina ekleyin, ±'nin basina eklemeye zaten gerek yok" seklinde.


  • lamartin  (11.06.20 12:53:20) 
[]

strength of recommendation

bu terimin türkçedeki karşılığı ne oluyor acaba kanıt düzeyi desem yanlış mı olur?




 
Bilimsel terminolojide kanıt düzeyi diye geçiyor zaten.


  • pro9it9is9  (10.06.20 14:26:07) 
[]

Farsça bilen şu cümleyi Latin harflerine aktarabilir mi?

Ekte görsel var. 11. satırdaki cümle.

ben biraz okudum ama emin değilim.

"Çūn 'omr gozaşte bāşad ān beçe kār and" ?

Anlamını da yazarsanız sevinirim.

 
"Çūn 'omr gozaşte bāşad ān beçe kār ayad

ömrün gencligi gecmisse daha ne ise yarar
  • vhs kaseti  (10.06.20 00:36:06) 
iranlı arkadaşıma gönderdim, yarın cevap verir. soruyu silmeyin.

edit: kendisiyle konustum, "Chon omr gozashte bashad, an be che kar ayad" seklinde soyluyoruz dedi. cok eski bir metinden alinmis diyor, "what is good if the youth is passed?" seklinde ingilizceye cevirmis. vhs kasetinin turkce cevirisi uygun gibi gozukuyor yani.
  • chezidek  (10.06.20 00:53:06 ~ 11:34:07) 
[]

writing yazmak

arkadaşlar,

ingilizce konuşuyorum, dinleyip anlıyorum.
upper intermediate gibi bir seviyedeyim.

fakat konu yazmaya geldiğinde yapamıyorum .
cesaretim kırılıyor.

basit bir maile cevap vermekte zorlanıyorum.


ingilizce yazışma işlerini nasıl geliştirebilirim ?

teşekkürler.

 
illa sınav için olmak zorunda değil ama genel olarak başlıkları çalışırsanız gelişir.

www.ieltsadvantage.com
  • xiii  (09.06.20 14:10:47) 
internette bununla ilgili forumlar var. türkiye de kitaplar var. english wrtinig skills, formal writing examples etc. tek tek ilerleyebilirsin. önce bol bol okumalısın. mesela ilk bir hafta en az günde bir saat örnek mail yazışmaları oku. sonra bunları türkçeye çevirmeye çalış, sonra tersini yap. sevdiğin kalıpları ayrı bir kağıda yaz. o kağıtları yanında taşı, arada bir bak. 3-4 haftaya çok iyi gelişim gösterirsin.


  • sarcophagus  (09.06.20 14:13:01) 
[]

probability ve odds'un turkce karsiliklari nedir?

sozlukler ikisini de olasilik olarak ceviriyor.




 
@ himmet dayi, gunluk dilde cok farketmiyo dogru ama ikisi de matematiksel hesaplama ve formulleri farkli d1yboe6750e2cu.cloudfront.net


  • lamartin  (04.06.20 11:42:45) 
Bu formünül (odds) Türkçe karşılığı Olasılık Oranı.


  • himmet dayi  (04.06.20 11:55:10) 
[]

Yurtdışına Çıkmadan İngilizce Speaking Geliştirmek

Merhabalar. İngilizce okuma-anlama konusunda sıkıntı çekmiyorum hatta yazmış olduğum tezde %99 ingilizce makalelerden faydalanıyorum. Ancak konuşma becerim yok denecek kadar az. Bu sebeple geçen ay işe girme fırsatını kaçırmış oldum. Acaba yurtdışına çıkmadan bu speaking becerisini geliştirme yolu var mı? Lütfen uygulama önermeyin. Neredeyse hepsini denedim, sürekli aynı kelimeleri ezberletmeye çalışıyor bu tarz uygulamalar.




 
Cambly ile internet uzerinden ana dili ingilizce olan hocalarla pratik yapabilirsin.


  • hayley williams ile evlenecek genc  (03.06.20 22:04:57) 
@hayley williams ile evlenecek genc bir ara 5 dk deneme koduyla konuşmaya çalıştım fakat bana mı öyle denk geldi bilmiyorum, hocaya ingilizce konuşmam çok sıkıntılı lütfen yavaş konuşun dediğim halde çatır çatır yardırdı adam. O günden sonra cambly vb. sitelere karşı soğudum açıkçası.


  • bluedad  (03.06.20 22:15:26) 
bence cambly gibi uygulamalar baya mantıklı ya. denk geldiğin hoca sıkıntılı olabilir. ben 6 ay ingiltere'de kalmıştım, orada bile insanlardan rica ettiğimde daha anlaşılır/yavaş konuşmaya çalışıyorlardı.

istanbul'da yaşıyorsan ingilizce konuşulan kafeler falan var, onları araştırabilirsin belki.

bunun dışında yabancı arkadaş edinebileceğin platformları deneyebilirsin. yani atıyorum facebook'ta falan gruplar vardır belki, erasmusla gelen öğrencilerin olduğu örneğin. onları araştırabilirsin. ama ben konuşma pratiğimi geliştirecek olsam cambly tarzı şeyleri denerdim herhalde. baya kolay ve amaca yönelik uygulamalarmış gibi görünüyor.
  • nathanieltroy  (03.06.20 22:41:47) 
italki

Ben Couchsurfing etkinliklerinde geliştirmiştim ama onlara katılmak şu ara akıllıca olmayabilir. Şarkı ezberlemek, podcastte duyduklarınızı dışınızdan tekrar etmek dilinizin kilidini açacaktır. Ayna karşısında konuşmak, film replikleri ezberlemek falan hep işe yarayan şeyler.
  • le jeune turc  (03.06.20 23:08:11) 
cambly ya da english ninjas. ikisi de işini görür. profil oluşturup dil seviyesini düşük seçersen hocalar ona göre yavaş ve basit konuşur.


  • sir gawain  (03.06.20 23:39:08) 
Ha bir de reddit’te turkish veya turkishlearning sublarında dil partneri bulunabilir. Siz İng konuşursunuz karşıdaki Tr


  • le jeune turc  (04.06.20 00:13:53) 
Şarkı söylemenin ve kendi kendine ingilizce konuşmanın faydası olacağını düşünüyorum.
Şarkılarla farklı hızlarda farklı kelimeleri doğru telaffuz edebilirsiniz. Hem eğlenceli hem de günde yarım saat vs gibi kısıtlamalara tabi değil.

Ben bazen akşamları yalnız kaldığımda kendime günün özetini geçerdim. "Kalktım, bir bardak kahve koydum biraz acıydı ama yağ yakımını artırıyor diyorlar içmeye çalışıyorum. Okula giderken yol gözümde büyüdü, çok mesafe yok ama her gün yoruyor. Ahmet bunu dedi bence şöyle şunu düşünüyor vsvs" sabaha kadar malzeme çıkar. Zorlana zorlana kurduktan sonra akıcı şekilde tekrarlayınca hafızaya kazınıyor. Kas hafızası geliştirmek gibi geliyor biraz dil öğrenmek.
  • Novice  (04.06.20 12:24:00) 
dil öğreniminde en etkili yöntemlerden biri ”language parent” denen sizinle uğraşabilecek, hatalarınızı düzeltebilecek, dili öğrenmenizi önemseyecek bir kimsenin varlığı.
elki aklınıza yatmayacak ama pandemi sebebiyle Tinder'da bulunduğunuz lokasyonu değiştirmek serbest oldu. Kendinizi İngilizce konuşulan bir bölgeye alın (tercihen küçük şehirler) ve iyi ingilizce konuşan insanlarla flörtleşin. Daha az match alan insanlar sizinle en çok ilgilenenler olacaktır, bunu da unutmayın.
4 yabancı dil konuşan biri olarak söylüyorum, lütfen deneyin.
  • tejeve  (04.06.20 12:51:21) 
[]

Burada ne anlatıyor ?

Translate ile denedim ama ne demek istediğini anlamadım. Özet değil de çeviri yapabilecek var mı ?

In 2017, when then-Veterans Affairs Secretary David Shulkin was selected, White House chief of staff Reince Priebus gave him a call several days before the joint address to Congress to ask him to serve as the designated survivor. Hours before the speech, the Secret Service spirited him away to an undisclosed location, where he watched the address on TV. At the time, Shulkin was 17th in the line of succession to the presidency, next to last, just before the Homeland Security secretary. He remained at a secret location until the president and others in the line of succession had been safely returned to their homes.


 
2017 yilinda o zamanki emekli askerler kurulu sekreteri david shulkin secildiginde, Beyaz Saray Personel muduru Reince Priebus, Kongre'ye ortak teklifle, onun bir ic karisiklik halinde baskanin yerine vekalet edecek kisi olarak hizmet etmesini istemeden birkac gun once ona telefon etti. Konusmadan saatler once, Gizli servis aciklanmayan bir mekana gizlice goturdu onu. O sirada, Shulkin baskanliga vekalet hiyerarsisinde 17'nci siradaydi, sondan bir onceki sira, Anayurt Guvenlik sekreterinden once. baskan ve vekalet siralamasindaki diger herkes guvenli bir sekilde evine donene kadar da gizli bir mekanda kaldi.


  • baldur2  (02.06.20 10:52:39 ~ 10:58:00) 
Üstteki çeviride kongreye ortak teklifle kısmı yanlış. Bilginize.


  • catch the arrow  (02.06.20 12:05:45) 
oradan emin olamamistim zaten hatta dilbilgisi olarak bir eksiklik bile olabilir emin degilim. dogrusunu yaz bari?


  • baldur2  (02.06.20 12:12:31) 
2017'de, o zamanın gazi işleri bakanı david shulkin göreve seçildiğinde, beyaz saray genel sekreteri reince priebus, kongre'ye ortak seslenişten birkaç gün önce, atanmış başkan vekili olarak görev almasını istemek için onu aradı.

homeland security secretary'ye de iç güvenlik bakanı denilebilir.
  • sanat guresi  (02.06.20 13:53:20) 
[]

Horror ile fear kelimelerinin

Farkı ne?




 
Bana fear daha temel ve içgüdüsel gibi geliyor horror ile kıyasla, bilmem oldu mu?


  • peki madem  (01.06.20 00:24:21 ~ 00:24:37) 
Fear kısmı oldu ama horror hala boşlukta, yani primal fear olur ama primal horror olmaz diyorsunuz.


  • encokbenisevinnolur  (01.06.20 00:25:39) 
Horror dehşet, fear korku.

Şöyle açmaya çalışayım ben anladığım kadarıyla. Horror dışarıdaki bir şeye karşı duyulan his ve daha nesneye bağlı, bi şekilde objektif diyebiliriz. Fear daha subjektif bir his.

Evet, anlatmak zormuş. Mesela yalnızlık üzerinden gidelim. Fear of loneliness yalnızlığın bize hissettirdiği korku, herkes için farklı bir şey ifade edebilir. Ama horror of loneliness yalnızlığın korkunçluğu diyebiliriz, belirli bir şeye işaret ediyor. Yalnız kalmak neden korkunçtur, işte eve hırsız girerse kendimizi koruyamayabiliriz, boğazımıza bi şey takılır ölebiliriz falan. Herkesin ortaklaşabileceği ve haz etmeyeceği nedenleri var yani. Ben böyle algılıyorum aradaki farkı.
  • buff  (01.06.20 00:26:07 ~ 01:13:19) 
Fear, bu adam beni keser mi ki?
Horror, amk elinde testere ile Jason geliyor

  • kisa  (01.06.20 00:28:47) 
Bir soru daha ekliycem, anladım oturdu soylediklerinizden de, soru marlon Brando'nun şu konuşmasından aklıma geldi:

youtu.be

Tam ayırt edemiyorum yine de burada anlattığını feardan, bunu da zahmet olmazsa aciklayabilrcek biri var mıdır?
  • encokbenisevinnolur  (01.06.20 00:34:30) 
Cevap tam da @buff'ın dediğinde var. Brando'nun orada bahsettiği olayda kendi canı için korkmuyor (fear), olan olayın korkunçluğu karşısında dehşete kapılıyor (horror). Ben öyle anladım.


  • peki madem  (01.06.20 01:09:32 ~ 01:09:50) 
123456789• ... 142  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.