[]

bir cümle çeviri ricası (ing-tur)

the other was'tan sonraki tek cümleyi çevirmeniz yeterli, ilk kısmı muhabbeti az çok anlamanız için koydum.

Almost instantly the new plan was presented: a much closer clinic and earlier times—but there were two warning notes. First, Pete would have to reschedule a couple of his less important appointments. He checked what they were—not a problem.

The other was something about the insurance company's list failing to include this provider under physical therapists: "Service type and insurance plan status securely verified by other means," the agent reassured him.

teşekkürler.

 
Diğeri ise sigorta şirketinin bu fiziksel terapist (fizik tedavi yapan kişi sanırım.) sağlayıcılarını kapsamayan/içermeyen listesiyle ilgili bir şeydi:
"Hizmet çeşidi ve sigorta planının durumu güvenli bir şekilde onaylandı diğer bir deyişle." diyerek şüphelerini giderdi görevli.

Benden bu çıktı :/
  • sticksandstones  (24.03.17 20:50:50) 
[]

kısa teknik bir çeviri

Ölçümlerin Cronbach alfa güvenirlik katsayısı ,899 çıkmıştır.

nasıl çevrilir ingilizceye?


 
The Cronbach alpha reliability coefficient of the measurements was 0.899


  • theli  (24.03.17 16:17:59) 
[]

ingilizce-türkçe

arkadaşlar benim sorum şu

tam nasıl yazıldıgını bilmiyorum yada yanlış hatırlıyorum literary veya leigther gibi benzer bi sözcüğün anlamı ''ölümcül'' fakat o sözcügü bulamıyorum leigter miydi neydi bi fikriniz var mı


 
lethality


  • dreadplayer  (23.03.17 19:26:59) 
lethal


  • ontheroad  (23.03.17 19:27:28) 
helaliniz var valla kabız etmişti :D


  • caner555  (23.03.17 19:58:01) 
[]

generous chair

böyle bir söylem gördüm. generous cömert demek. geniş ve rahat anlamı mı var koltuktaki kullanımın burda?




 
aynen


  • partizan  (22.03.17 23:21:42) 
[]

burada ne demek istenmiş?

ikinci yazılandan bahsediyorum asdaf. sex hayatım o kadar kötü ki anlamında mı, yoksa yatak odamda yaşadıklarımla aziz olurdum anlamında mı? :D




 
bence, o kadar iyi kıvırırımki beni melek sanırlar demiş


  • saygilarefendim  (22.03.17 16:40:33) 
yukarıdaki, yatak odasında yapılanların bir insanın ne kadar iyi kalpli olduğunu gösterdiğini bilmiyordum demiş. altta ki de yatak odasında öyle şeyler yapıyorum ki bu yaptıklarımla o zaman ben kesin aziz olurum demiş.


  • sir gawain  (22.03.17 17:51:14 ~ 17:51:40) 
[]

cambly veya Engoo kullanan var mıdır?

onlince speaking pratiği için site bakıyordum. Bu ikisini buldum. Bunlardan birini kullanıp herhangi bir yorumu olan var mıdır?




 
Cambly kullanıyorum, tavsiye ederim kesinlikle.
Sormak istediğiniz bir şey varsa da yardımcı olmaya çalışayım.

  • rabbititus  (22.03.17 10:53:59) 
[]

çeviri ricası

arkadaşlar,
şimdi ispanyol bi hocaya atacağım maili. şu kısımları çok önemli benim için, hatam olmamalı. ingilizceye çevirebilir misiniz?

1. Portekiz vizesi için davetiyeye ihtiyacım var.
2. okuluma vermek için de vize davetiyesi gibi bir resmi yazı gerekli fakat bu resmi yazıda burslu olduğumu yazıp, bursun içeriğini de açıklayabilir misiniz? Okuldan destek alabilmem için burslu olduğumu göstermeliyim.

teşekkür ederim.

 
1. I need an invitation letter for Portuguese visa.
2. I need a formal letter like a visa invitation to give to my school. But this letter needs to include the information that I'm a scholarship student. So could you please add this information to the letter with scholarship content? I need to show to my school that I'm a scholarship student to have their support.

Türkçende epey bir anlatım bozukluğu ve noktalama ihlali olduğu için bire bir çeviri değil. Ama bu şekilde yazarsan anlaşılacaktır.
  • himmet dayi  (22.03.17 09:33:06 ~ 09:58:28) 
[]

ingilizcede birini dostça/insan olarak sevmek

birine, x kişinin beni insancıl olarak sevdiğini söylemek istedim. bunun için "like" ı kullandım ama karşıdaki kişi "love" kullanmışım muamelesi yaptı.

ne kullanmak lazım?

"hocam beni sever" derken illa "öğrenci olarak sever" diye belirtmem mi lazım?

ya da başka ne söyleyebilirim?

 
Mr. X appreciates me der geçerdim.


  • moody90  (22.03.17 02:39:11) 
İçeriğe göre belirtmek gerekebilir ya da belirtmesen de olur. Muhabbete bağlı olabilir. "Dr. X likes me as a student" gibi bu sevmenin kaynağı belirtilebilir. Bu bir seçenek. "We are on good terms" denebilir ama "He likes me" çok da yanlış bir şey değil; genelde hoşlanmanın gönül işi olduğunu belirtmek için "He likes me likes me" diye iki kere söylüyorlar ama bazıları da like, together gibi şeylerin ne belirttiği muğlak olduğundan hiç tek başına kullanmıyor. İnsan olarak sevmezse ne olarak sevdiğini belirtiyor, gönül işi ise çiftli kullanıyor. Bunun o kadar olay olmaması gerek


  • aychovsky  (22.03.17 03:00:17) 
Karsindaki anlamamis. Likes me dogru olan. Hatta eger ogretmenin hakkinda konusuyorsan ve he loves me diyorsan bu daha insancil olur.


  • duyurumvar  (22.03.17 04:46:14) 
+1 like. Like gayet de kullanılır hatta en yaygın olanıdır. karşındakinde sorun var sanırım öyle anlamak istemiş olabilir.


  • whysoweird  (22.03.17 08:35:19) 
[]

almanca b1

b1 için kursa kaydolmak istiyorum ama en son a2.1 kursuna gittim. sanırım a2.1 ya da a2.2 diye sınav yapmıyorlar. a2 sınavındaki duruma göre seviyeyi belirliyorlar. bu durumda iyi kötü bildiklerimle ve 1-2 hafta çalışmayla rahat b1e geçerim diyorum. yanılıyor muyum? yaz sonuna kadar b1 olmam gerek. hem zaman hem de para harcamak istemiyorum. bu sürede minimum ücretle nasıl b1 seviyesine geçerim? kurs, site, uygulama, vs. her türlü öneriye açığım.




 
A2.2 ağır bir kurdu açıkçası. seviye tespite gireceksen menschen a2.2 bulup çalış derim.
b1 olman için goethe'ye n.ş.a. 6 ay gitmen lazım. yaz sonuysa hızlandırılmış kurslar olabilir.

uygulama olarak pimsleur ve duolingo.
  • cedex  (21.03.17 22:03:18) 
Çok rahat yaparsın, aynısını geçen yaz ben yaptım. A2.1 kuruma devam ederken A2.2 için kendim hazırlandım,ucu ucuna olsa da geçtim.(sertifika sınavından bahsediyorum)
Ancak senin seviyeni belirlemek için sertifika sınavı yapmayacaklar, genel bir sınav var seviyeni belirlemek için, ona gireceksin. En sonunda da birisiyle 2-3 dakika konusacaksin. Maalesef bu sınava hazırlanmak pek mümkün değil, çünkü en kolaydan başlayıp en advanced'e kadar ilerliyor. Ancak en sondaki konuşmada karşındakini etkilerden ve durumunu anlatırsan,bence rahatça atlarsin.
Yalnız baştan söyleyeyim, yukarıda dendiği gibi A2.2'de çok konu var, atlasan da basic olarak birçok şey eksik kaliyor. Onları daha sonra tamamlamani öneririm.
  • birkibirkibirkibirkiuc  (21.03.17 22:58:33) 
[]

basit bir cümle

merhaba, ingilizce olarak "beni yarın şu saatte arayın" nasıl derim?

bir yabancı firma ile staj için yazışıyorum da bir zaman dilimi belirtmem gerekiyor fakat o ülke ile aramızda 2 saat farkı var. bunu nasıl belirtmeliyim? o ülkeye göre mi bana göre mi?

bir örnek verirseniz sevinirim.

 
call me tomorrow at bla bla bla.

ona göre belirt.
  • blue eyes white dragon  (21.03.17 18:52:36) 
başına bi lütfen ekle bari


  • elorelia  (21.03.17 19:10:40) 
Could you please call me at 2 p.m. your local time?

Yani onların yerel saatinde aramalarını istiyorsun, sana göre 16:00 oluyor. Tabii eğer onların saati 2 saat gerideyse.
  • himmet dayi  (21.03.17 19:15:01) 
local time demek bir türlü aklıma gelmedi şu basit cümleyi bile kuramadım yarın telefonda ne halt yiyeceğimi merak ediyorum. hepinize çok teşekkür ederim.


  • gunesibekleyen  (21.03.17 19:18:28) 
My local time is GMT+3.
I would be happy to talk to you tomorrow at X p.m/a.m in your local time
veya
It would be great if you could call me tomorrow at x pm in your local time.
  • puc  (21.03.17 19:32:18 ~ 19:36:07) 
please call me tomorrow at 9 a.m./p.m. UTC +0.00.

UTC greenwich e gore saat. turkiye +3 tür.
  • mavijojobatanecigi  (21.03.17 20:13:15) 
[]

due

in case she does not want to write directly, that her last payment is due now before 15th of March as usual payment run.

son ödeme 15 martta mı diyor orayı anlayamadım.

Thanks in advance.

 
si senora.

sen yine de bilmedigin dilde ceviri yapma. meslek ahlakina aykiri.
  • thewizardofearthsea  (20.03.17 22:27:06) 
çeviri yapmıyorum ya adam bunu bana yazmış. Ayın 15'ini çoktan geçtik, ben yanlış anladım diye düşündüm.


  • geçerkenugradım  (20.03.17 22:30:52) 
son ödeme zamanı gelmiş. her zamanki gibi 15 Mart'tan önce ödenecek.


  • dreadplayer  (20.03.17 22:38:34 ~ 23:02:35) 
Arkadaslar odeyecek olan adam.


  • geçerkenugradım  (20.03.17 22:43:03) 
yazıyı komple atsan daha iyi olacak ama


  • dreadplayer  (20.03.17 22:47:56) 
Yazinin basinda ismim var. Tell gecerkenugradim in case diye devam ediyor, yukaridaki gibi.


  • geçerkenugradım  (20.03.17 22:56:09) 
15 marttan once ödemesi gerekiyormuş, vakti gelmişte geçmiş bile diyor


  • nucleon  (20.03.17 22:57:29) 
[]

amerika dil okulu

merhabalar,

en yakın zamanda kız arkadaşımla amerika'da dil okuluna gitmeyi düşünüyoruz. internetten araştırdığım kadarıyla 3 aylık dil kursu ardından 1 ay kurs olmadan ardından, yeni kayıt şeklinde 1 seneye yakın kalabiliyoruz. doğru mudur?

diyelim ki dil okulumuz, sabah-öğlen. geriye kalan zamanda çalışabiliyor muyuz? çalışma kartı alma şansımız var mı, kaçak-göçek mi?

ikimiz de üniversite mezunuyuz. neden böyle yapıyorsunuz direk 1 senelik kayıt yaptırın diyenlere şunu söyleyebilirim, 4-5 ay idare edecek paramız var. sonrasını karşılamak için çalışmamız gerekiyor.

 
aynen bildiğiniz gibi, kurs olmadan oturum olmuyor, 15 gün ya da 1 ay onun olmama süresi. çalışma hakkınız yok. kaçak çalışmak zaten illeagal adı üzerinde.


  • kurnaz  (20.03.17 15:06:35) 
[]

Çeviri Yardımı

Merhabalar, Türkçe'den İngilizce'ye bir cümle çeviride yardımınıza ihtiyacım var.

"Verdiğim kurslarla, çoğunluğu kadın olan katılımcıları bu konuda eğitiyorum."


Teşekkür ettim.

 
with the courses i offer, i educate participants mostly consisted of women on this subject.


  • bellbane  (20.03.17 15:38:49) 
[]

Duolingo ile ilgili sorum olacak

Ben bu uygulamada bütün kontrol noktalarını geçtim. Ağaç tamamlandı. Zaten kısa sürdü. Daha nasıl ilerleyeceğim? Güçlendirici diye bir şey var ama onda da çok basit sorular çıkıyor hala. Bu mudur yani bu programın olayı?




 
evet programın olayı o zaten.

o programın olayı dil öğreniyormuş yapıp kendini tatmin etmek zaten. ağacın oldu ne güzel işte.

bu programlardan dil mil öğrenilmez.
  • kurnaz  (19.03.17 18:37:58) 
E bomboş bir program o zaman bu. Ben de bir şey sandım.


  • drahomaturg  (19.03.17 18:48:34) 
Başlangıç seviyesine yönelik daha çok


  • fasulyek  (19.03.17 18:54:27) 
Hangi dili bitirdin


  • fasulyek  (19.03.17 18:54:36) 
İngilizce'yi bitirdim. Bilmem kaç günlük seri yaptım diyenler var başlıkta. Nasıl oluyor o? Ben de 2 günlük seri gözüküyor ama beceriler bitti. Nasıl ilerliyor millet? Ya da ilerliyor mu?


  • drahomaturg  (19.03.17 19:24:12) 
o kadar da kısa sürmez, mümkün değil. şu an arayüzü tam hatırlamıyorum, baya oldu kullanalı ama ilerliyor o. ben de ilk bir iki gün ''bu kadar mı ya'' demiştim ama kurcalaya kurcalaya ilerledim sonra.


  • bir fincan kahve ile film izlemek  (19.03.17 19:49:10) 
@droh

program bomboş değil aslında, sistem bomboş. dil öğrenme işlemi app ile olacak şey değil.

sen dil öğmek istiyorsun ama buna oturup gramer çalışıp, kitap okuyup, özel ders alıp yapmak yerine öğrenmiş gibi yapıyorsun. içini rahatlatıyorsun. bu şuna benziyor, sen shrek animasyon filmini hazırlamak istiyorsun, amacın o filmi çizmek, ama bunu doğru olmayan bir program ile yapmaya çalışıyorsun, paintte shrek filmini çekmeye çalışıyorsun, bu olmaz, işe yaramaz, teoride evet olabilir 150 senede biter film. ama pratikte işe yaramaz.

diyelim almanca ingilzice biliyorsun çok çok iyi, hollandaca öğrenmek istiyorsun, belki daha faydalı olabilir, nasıl dil öğrenileceğini biliyorsun bu durumda, ama en az 2-3 dil bilmeden bu programlar anca iç rahatlatma, dil öğreniyormuş gibi yapma programları.
  • kurnaz  (19.03.17 19:58:37) 
@bir fincan kahve

Hocam önce seviye sınavı yaptım. Sonra belli bir yerden başlattı beni. O da bitti. zafer pozu veren bir kuş çıktı en son. Dün yüklemiştim programı. Yani ben bir şeyi mi kaçırıyorum? Sanki bu kadar dar bir uygulama olmamalı diye düşünüyorum ama anlamadım.
  • drahomaturg  (19.03.17 20:07:56) 
@kurnaz yok

Zaten öyle bir beklentiyle yüklemedim. Tabii ki böyle gelişmez ingilizce ama uygulamanın da bu kadar basit olması saçma geldi.
  • drahomaturg  (19.03.17 20:09:32) 
her gün günlük hedefiniz veya üzerinde alıştırma yaparak seri yakalayabilirsiniz. ağacı bitirdiyseniz, tüm konuları altın yapmaya/tutmaya çalışabilirsiniz.
duolingo harika bir motivasyon kaynağı ve tekrar aracı. amacı çok iyi düzeyde ingilizce (ya da diğer bir dil) öğretmek değil. dile aşinalığı sağlamak, tüm kullanıcılara belirli bir seviyede dil eğitimi imkanı sunmak. duolingo sizi b1 seviyesine kadar getirir. sonrası size kalmış.
duolingo'da önce ingilizce-almanca ağacını bitirdim. türkçe-almanca kursu açıldığında seviye belirlemeyi seçtim*, kursu da 24 saat içinde bitirdim. demek ki sizin de seviyeniz duolingo'da çalışmak için yüksek. birkaç ay önce çeviri bölümü de kaldırıldı. bu durumda sizin bu site/uygulamadan çok fazla bir yarar sağlayabileceğinizi düşünmüyorum.
*caps or didn't happen: hizliresim.com
ek: @ruhen hastayim ben +1 lingualeo orta-üst seviyeye de hitap eder. çok daha fazla kaynak ve alıştırma imkanı var.
  • ganbatte  (19.03.17 20:20:11 ~ 20:30:58) 
Duolingo başlangıç seviyesi için işe yarar bir site. Ama zaten orta veya üst seviyeyseniz lingualeo daha işe yarar. Kaynak bakımından en zengin dil sitesi kendisi.


  • ruhen hastayim ben  (19.03.17 20:25:24) 
duolingo bir dili hiç bilmiyorsan temel kalıpları öğrenmek için ideal. Ben mesela sırf merakımdan almanca'ya başladım sıfır noktasından. En azından az buçuk anlar düzeye getirdi beni. Orta seviye ingilizce biliyorsan sana hafif gelir.


  • anten  (19.03.17 20:29:21) 
[]

tek soru

Are there competing interest issues?

Ne demek oluyor tam olarak.


 
Birbiriyle catisan cikarlar var mi? Cikar catismasi var mi?


  • crown  (18.03.17 22:36:50) 
[]

Osmanlica Transliterasyon

Ayn iceren kelimelerde, ayn isaretini öne mi koyuyoruz arkaya mi?

mesela عما : (Ayn Isareti)amâ mi yoksa a(Ayn Isareti)mâ mi?




Bir yil gecmis üzerinden trankskripsiyon etmeyeli bir yaziyi. Tarihciler, Türkologlar bir yardim edin.

Düzeltme:Duyuru yukaridan kesme isaretlerimi yedi. Düzelttim.

 
"ayn isareti" hatali tanim olmus.

ayn harfine karsilik kullanilan ʿ isaretini önce ya da sonra kullaniyoruz diye bir sey yok, sirasina göre koyuyoruz.
kelime ayn ile basliyorsa önce ʿ, kelime elif ile basliyorsa önce a (i,u) transkribe ediyoruz.
عربي = ʿarabī
أعرابي = aʿrābī

bu durumda عما da ʿamā oluyor.
  • shi aila  (18.03.17 20:58:12) 
[]

Düşünceli vs. Düşünceli

"Düşünceli" kelimesinin iki anlamı var. Örnekler üzerinden gidelim:

"Kıza hediye alman güzel oldu, çok düşüncelisin."
"Bir sorun mu var? Seni çok düşünceli gördüm."

TDK'ya göre birincinin anlamı "anlayışlı", ikincinin anlamı "kaygılı". Ama bence bu kelimeler tam olarak karşılayamıyor bu kavramı. Cümleler içinde yerine koyarsanız anlam biraz değişiyor. Peki bu iki "düşünceli"yi birbirinden ayıran, daha iyi başka kelime(ler) var mı acaba?

Bu arada durum İnigilizce'de de aynı.

"It was very nice that you bought her a present, you are very thoughtful."
"Is there a problem? You seem very thoughtful."

Aynı soru İngilizce muadil kelimeler için de geçerli.

 
İlk örneğinizde düşünceliden cok ince düşünceli daha uygun gibi.


  • sopiro  (18.03.17 14:45:04) 
1.tactful, considerate
2. Worried

  • partizan  (18.03.17 15:57:27) 
ingilizcedeki thoughtful'un endişe içeren düşünceli gibi bir anlamı yok yalnız.


  • burya  (18.03.17 16:23:36 ~ 16:23:48) 
ilk örnekteki için kibar/nazik/ince, ikinci için dalgın uygun olabilir gibi geldi bana anlam bakımından.


  • Hiddukel  (19.03.17 00:48:17) 
İkincisi için thoughful görmedim ama full of thoughts kullanımını birçok kere gördüm. Ne derece genellenebilir bilmiyorum.
İkincisi için reflective kullanımı kesin ama. Hatta 'to take a reflective walk' derler, düşünceli düşünceli dolanacağım anlamında.

  • aychovsky  (19.03.17 00:54:40 ~ 00:56:52) 
[]

isviçre almancası vs alman almancası

birbirlerini anlıyorlar mı?
evde isviçre tvsi var altyazılı, telaffuz ve dinlemeyi buradan geliştirebilir miyim? yoksa almancam kötü bir hal mi alır?
(Goethe b1 sertifikam var)


 
İsviçreliler Almanları anlıyor. Almanlar İsviçrelilerin yazdıkları şeyleri anlıyor ama konuştuklarını anlamıyor. Bambaşka konuşuyorlar. İsviçreliler Almanların yanında konuşmaya utanıyor hatta. O yüzden dinleme bence.

Almanlar İstanbul Türkçesi, İsviçreliler İç Anadolu gibi düşün.
  • Lim5  (17.03.17 22:44:39 ~ 22:48:17) 
farklılıklar var ama anlaşıyorlar tabii. şöyle ki viyanalı türk arkadaşım baselli ve leipzigli türk arkadaşlarla konuşuyor.
pratik için ben easy german'ı tercih ediyorum youtubeda. tavsiye ederim.

  • foseptik çukuru  (17.03.17 22:45:12) 
Telaffuzu sakin isvicre tvsinden kapiyim deme.

Bir de isvicrelilerin aslinda gramerleri de almanya-avusturya almancasi gramerinden farkli biraz. Konusurken elbet anadili almanca olan biri anliyor ama isvicrelinin de biraz cabalamasi gerekiyor. Almanlarin anlamasini istemezse ortamda baska isvicreliyle oyle bir konusur ki halis muhlis hans bile bir sey anlamayabilir.

Almanca ogrenirken isvicre olaylarina girme, rtl filan ac, en temizi.
  • kuehles blondes  (17.03.17 22:53:54) 
Şöyle söyleyeyim İsviçreli biriyle almanca yazışan bir alman her dediğini gayet normal bir şekilde anlar fakat iş konuşmaya gelince aksan farklılıkları var. İsvicreliler almanlari anlıyor fakat almanlar anlamakta biraz zorlanıyor.

Ben İsviçre'de okulda öğrendiğim çat pat Almancayla kendimi almanlara ifade edemedim mesela. Onlar benimle yavas bir sekilde almanca konuştu, ben ingilizce cevap verdim. O günden sonra da her gittiğimde ingilizce konuşmaya karar verdim. Daha önce almanca maillestigim insanlar olmuştu halbuki.
  • fraise  (17.03.17 22:57:45) 
isviçrelilerin utandıkları filan yok, isviçre vatandaşıyım. baya güldüm bu yoruma.

isviçre'de konuşulan almanca farklı, almancayı isviçre ağzıyla konuşuyorlar diyelim. ancak okullarda "yazı almancası" (schriftdeutsch) dediğimiz almanca konuşuluyor ve almanlarla iletişim kurmak için konuşurken de yazı almancasını kullanıyorlar. konuşurken gidiyom, yapıyom diyip yazarken gidiyorum, yapıyorum yazmak gibi düşün.

isviçre kanallarında da programların bir kısmı yazı almancası kullanılarak sunulur (örneğin haberler), ancak haber esnasında bir isviçrelinin röportajı varsa mesela o kişi sokakta konuştuğu için yine isviçre ağzıyla konuşur. o yüzden almanca öğrenmek için pek doğru bir yaklaşım olmaz.
  • gmzo  (17.03.17 23:00:50) 
Gmzo, valla ben de İsviçre vatandaşıyim, okulda alman kantonundan gelen bir arkadaşım 'bize koylu muamelesi yapıyorlar almanya'da. Bazen sevmiyorum orda konusmayi' demişti. Yani herkes için genelleme yapmak doğru değil. Hepsi utanmıyordur tabii de bir kısmının rahat hissetmediği kesin.


  • fraise  (17.03.17 23:04:27) 
oha lan iki tane isviçre vatandaşı almanca hakkında ne güzel tartışıyor. :))

mesele türkçe-kürtçe olsa hemen küfür ederdik birbirimize. adamlar hakkaten ileri amk.

biri ''hey, bu yoruma güldüm''
diğeri, '' alman kantonundan gelen çocuk anlattı, rahat olmadıkları kesin''

kantonuna kurban olduklarım, beni de alın aranıza :)
  • kan aranıyor  (17.03.17 23:17:46) 
@fraise o farklı bir mesele. köylü muamelesi yapan almanya'nın neresinden acaba? hani almanların da "köylüleri" ve "köylü gibi konuşanları" var, hepsi aynı konuşmuyor. bu doğudan öğrencilerin istanbul'a gelip, konuşmalarını uyduramayıp sıkıntı yaşamaları gibi bir şey.

zaten bu mesele isviçre'de almanca konuşulan kesimde özellikle eğitim alanıyla bağlantılı meselelerde sıkça tartışılan bir şey. biz 8.sınıftayken beden eğitimi dersinde bile öğretmene yazı almancası konuşma zorunluluğu getirilmişti örneğin. çünkü akademik anlamda başarılı olmak adına, yazı dilinde bu şekilde kullanıldığı için dile bu açıdan hakim olmak gerekiyor.

almanların bir kısmı bu yüzden muhakkak ön yargılı yaklaşıyor, bunun sonucunda da zaten isviçre'de almanlar pek sevilmiyor. zürih ve çevresi için bunu söyleyebilirim tabii sadece.

ancak ben genel olarak bunun "utanma" olarak betimlenemeyeceğini ve kültürel zenginlik getirmeleri sebebiyle dillere sahip çıkılması gerektiğini düşündüğüm için bu şekilde ifade ettim.
  • gmzo  (17.03.17 23:19:03 ~ 23:26:12) 
Konunun ne olduğuna hakimim ben de. Benzer şeyler fransız kantonlarinda da var (kantonlar arası aksan farkı vs). Sadece "çok güldüm bu yoruma" deyince aslında içlerinde arkadaşın dediği gibi hissedenler de olduğunu söylemek istedim. Butun İsviçreliler almanlanlarin yanında ezilip buzulmuyor tabii ki.

Sonuçta her insan aynı değil, genellemek de iki taraf için de doğru değil.

Velhasıl almanya almancasi ile İsviçre almancasi gramerde aynı, pratikte farklı. Bu yüzden de çeşitli handikaplar var. Siz en iyisi alman kanallarından pratik yapmaya çalışın :)
  • fraise  (17.03.17 23:26:10 ~ 23:27:42) 
@gmzo Vallahi öyle. Mekan Lörrach, İsviçreliler çeviri yaptırıyor. Hannover'e gitseler hiç konuşmazlar demek ki :)
Olabilir yani böyle şeyler, kuzenim de Fransızca konuşurken kendini hiç rahat hissetmiyor. Bu arada Zürih çok güzel bir yer diyerek tespitlerimi sonlandırıyorum.

  • Lim5  (17.03.17 23:26:44 ~ 23:31:21) 
Geçen gün Paypal hesabımla ilgili sorun çıktığı için Almanya'dan biriyle telefonda konuşmam gerekmişti ve resmen adamı anlamak için kafamı yırttım. Bu sahiden her Almanla konuşurken yaşadığım bir sorun. Köln, Hamburg, Berlin, Dresden, Düsseldorf hiç fark etmez üstelik nereli oldukları. Sahiden kelimeleri birbirine geçirerek konuşuyorlar bence, bilmediğim bir çok kelime kullanıyorlar ve üstelik düzeltmeye çalışma ukalalıkları "ay götüm" dememe sebep oluyor. Çok iticiler.
Bir işte Münih civarı daha iyi. Ben de Almanların konuşmalarını anlaşılır bulmuyorum mesela; halbuki, en doğru Almanca olduğu iddia ediliyor. Bence değil :)

Almanlar köylü muamelesi yapıyorlar falan deniyor ama kişiye de bağlı. Avusturya'nın diğer şehirlerinden ya da İsviçre'den Viyana'ya taşınıp anlaşılabilir olsun diye Hochdeutsch konuşan da tanıdım, dialektini hiç bırakmayan da. Anlamak isteyen anlıyor, anlamayan soruyor zaten.

Bachelor'da okurken sınıfta Tirollü bir kız vardı mesela, kız ağzını açtığı anda millet gülmeye başlıyordu. Epey üzülmüştüm kıza ama o dialektini hiç değiştirmedi ve gururla taşıdı resmen. Okulun yarısı da Ober Österreichlı, Tirollü, Voralbergli öğrenciler halbuki, çok saçmaydı davranışları.
Bir başka derste Süd Tirol'den, Burgenland'dan, Zürih'ten gelen bir çok öğrenci vardı ve hiç bu sorunu yaşamıyorlardı. Yani insanlar farklı farklı, öyle bir ortama girersin ki millet sakil sakil dialekt üstünden espri kasmaya çalışır.
İsviçre aksanı sahiden oldukça farklı ama ben çirkin bulmuyorum. Özel olarak İsviçre'de yaşamayacaksanız farklı bir dialekte yönelin derim gene de.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (17.03.17 23:27:34 ~ 23:38:37) 
Hocam haberlerini izledigimde &70-80 anliyorum, cünkü Hochdeutsch`a yakin konusuyorlar.
Anadil kullanicisi benim anladigimdan cok daha iyi anliiyor tabi.
Ben haberlerini izlerdim senin yerinde olsam, kötü bir etkisi olmaz. Ben Almanyada A1 ve A1.2 alirken, hoca üniversitede bazen cdden Isvicre Almancasi aciyordu ve quiz oluyorduk bu kayitlardan, düsün yani.
  • buf-e kür  (18.03.17 16:12:10) 
[]

İngilizce çeviri yapacak bi yardımsever var mı?

Aliexpressden 55$ lık ürün alıcam ama gümrük vergisi olayı çıktı. Artık 30 euro üzeri kargolardan gümrük vergisi alınıyo diye biliyorum. Satıcıya mesaj atıp Ürünün üstüne fiyatını düşük yazmasını istiycem ama ingilizcem yetmiyor. Bana yardım eder misiniz bu konuda...




 
Dear Sir/Madam

our border charges extra tax if the price is over 30 euros. so could you please label the price lower than 30 euros on the product?
  • bohr atom modeli  (17.03.17 04:41:26) 
@bohr atom modeli
Çok teşekkür ederim. ^^

  • loae haled  (17.03.17 04:44:26) 
[]

İngilizce (pronunciation)

Uzun süredir aklıma takılan bir soruyu sormak istiyorum.

Future - Wicked

www.youtube.com

Şu şarkıda "wicked" kelimesi birçok kez tekrar ediliyor ancak şarkıyı söyleyen bu kelimeyi çok farklı telaffuz ediyor.

Bu konuyla ilgili YouTube'da en çok beğeni alan yorum şu:

"WiiU WiiU WiiU WiiU"

Gerçekten de buna benzer bir şey deniyor şarkıda.

Bu yorumu yapan adamların birçoğu da anadili İngilizce olan insanlar.

Diğer bir örnek,

Fetty Wap - 679 (feat. Remy Boyz)

www.youtube.com

Bu şarkıda da "sewed up" kelimesi biraz farklı telaffuz ediliyor.

Yine YouTube'da bu konuya vurgu yapan ve en fazla beğeni alan yorum:

...but all this time I'm over here thinking he's been singing "I GOT THE SODA!"

İnsanlar bu kelimeyi "soda" olarak algılıyor.

Şimdi zencilerin kendilerine özgü bir konuşma tarzlarının olduğunu zaten biliyoruz. Ona lafım yok. Benim sorum gramer açısından bunun doğru olup olmadığı. İnsanların böyle telaffuzları anlayamamaları çok normal değil mi? Böyle bir İngilizce telaffuzu hiçbir okulda öğretilmiyor ki. Duyduğumuz her kelimeyi yüzde yüz doğru anlayabilmek için nasıl bir listening çalışması yapmalıyız?

 
hangi dilde olursa olsun iş eğer müzik şarkı vs. ye geliyorsa pronunciation kayarbilir. şarkının melodisine uymak in kelimeler kaydırılır, sündürülür vs. olur böyle şeyler. türkçe şarkılarda bile buna rastlarsın. mesela birçok insanın bildiğinin aksine türkçede de diğer tüm diller gibi konuşma diliyle yazı dili birbirinden farklıdır. sen konuşurken yapıcam dersin "yapacağım" değil. zeki müren türkçesi zaten türkçe değil kimse kimseyi kandırmasın en güzel türkçe diye adam yarı osmanlıca konuşuyordu. ama iş şarkıyı söylemeye gelince yapacağım diyebiliyorsun. şarkının o sanatçı tarafından yorumlanmas biçimi, bestesi, güftesi kafiesi boku püsürü falan böyle şeylere neden olabiliyor yani. kaldı ki anadili ingilizce olan bir insan da bazen ingilizce bir şarkı dinlerken bu gibi sebepler yüzünden şarkıyı yanlış anlayabiliyor. birkaç tane böyle durumla karşılaştım, adamlar şarkının sözlerini açıp bakmışlardı falan. o yüzden duyduğun her kelimeyi %100 doğru anlamak istiyorsan bestelenmemiş ingilizce konuşmaları dinlemen lazım. radyo programıdır, haberdir ya da sinema filmini orjinal dilinden izlemektir etc.


  • bonisnocetquimalisparcit  (16.03.17 23:54:39) 
wicked - wikid

sewed up - soğd ap

şarkılarda telaffuzlar bizim türkçe gibi değil. adamların bu yüzden zilyon tane lyrics sitesi var, çoğu zaman onlar da anlayamayabiliyor.
  • eindaclub  (17.03.17 10:45:49) 
[]

lightweight

Tekstil firmasının kataloğunu çeviriyorum. Leightweight adı altında kaban ve parka kategorileri için alt bir kategori açacaklarmış, ismine leightweight demişler. Ne diyebilirim ince kumaşlar mı? Naylon gibi hafif kumaşlardan oluşan üst giyim için başka ne denilebilir?




 
Hafif katman desen olur mu?


  • stavro  (16.03.17 14:47:39) 
yağmurluk:D
yani mevsimlik seylerden bahsettiği için, baharlık dış giyim manasına gelen,baharlık kelimesi yerine daha uygun bir kelime bulmak lazım tabii ama,.... dış giyim denebilir.

hafif/ ince dış giyim gibi.
  • demoniclewinsky  (16.03.17 15:00:41 ~ 15:01:31) 
Lightweight miş bu arada pardon.


  • geçerkenugradım  (16.03.17 15:05:24) 
[]

"date-able"'nin anlamı tam olarak nasıl oluyor?

* sevgili ve çıkmak konulu bir yerde geçiyor date-able.

"all girls date-able.." diye gidiyor...ne anlama geliyorr bu?
------------

edit: urbandictionary ye baktım, bunu diyor, doğru mu?

Dateable
1. Better than fuckable. Used to describe someone who is hot enough that you would date them. Can include someone who is only decently good looking, but has a great personality.

2. Someone who you actually like, as opposed to fuckable, which is purely sexual. A datable guy or girl is someone you enjoy talking to and would ALSO like to fuck.
John: I was talking to Shannon last night. Damn, that girl is hot.
Eric: Woah, woah, woah. Do you mean fuckable hot or dateable hot?

 
bire bir çevirisi çıkılabilir. sadece seks odaklı düşünülmeyecek tadında kullanılmış sanırım.


  • sesobjesi  (15.03.17 23:15:58 ~ 23:22:39) 
Ponpa


  • Bowie  (15.03.17 23:17:09) 
eğlenmelik değil evlenmelik?


  • carabelli  (15.03.17 23:18:01) 
Yürümelik


  • klar  (16.03.17 01:52:15) 
çıkılabilir, sevgili olunabilir kişi.

fuckable, yani sikilebilir'in aksine sadece seksüel amaçlı olarak değil, aynı zamanda hoşsohbet, beraber takılmaktan hoşlanılacak insan anlamında kullanılırmış. ama fuckable'ı da kapsıyormuş. fuckable ise sadece cinsel.
  • pilavmaker  (16.03.17 02:05:43) 
gideri var.


  • feel the blanks  (16.03.17 02:13:45) 
türkçe çevirisini yapayım: "ciddi çıkarım bu kızla"


  • alperz  (16.03.17 07:09:51) 
[]

Şu İngilizce Çeviri Doğru Mu Sizce?

iyi akşamlar.
şimdi cümlemiz şöyle birşey:

" boş, boş konuşuyorlar ve bu beni kızdırıyor; ama bir süre için onları alttan almak durumundayım."
ben, bunu şöyle çevirdim:

" they talk gibrish and this makes me angry but for a while I have to take them lying down."

doğru mudur?

thx.

 
For a while ı sona eklersek heralde doğru olur.


  • xiii  (15.03.17 22:18:18) 
alttan almak olmamış, google translate olmuş diyicem google artık eski google değil...
I have to stay on the good side of them for a while. daha iyi olur.

  • theconqueror  (15.03.17 22:24:32) 
tolerate veya "I have to live with that" kullanılabilir.


  • mikro patlama  (15.03.17 23:11:30) 
They are mouthing off about me but for a while I have to tolerate/suffer.


  • mihajlovic  (16.03.17 19:07:21) 
[]

Fransızca bilenler aşağıdaki fiillerin anlamını bilen var mı ?

Avoir bonne conscience :
Etre un bile en :
Etre quiche en :
Etre nul en qqch :
Etre en friche :
Etre dans le giron de qqn
Faire l’expérience de :
Faire l’objet de :
Faire la move
Prendre conscience de qqch
Prendre de l’essor :
Prendre qqch en bonne part :
Prendre parti :
Prendre possession de qqch :
Prendre place
Prendre soin de
Prendre qqch pour
Prendre qqch en mauvaise part
Mette à effet :
Mettre commun
Mettre le couvert :
Mettre en avance
Mettre en sort
Mettre en clause
Se mettre en colere:
Se mettre au entre au monde:
Se mettre d’accord:
Se mettre en quatre:
Passer le torche à qqn
Passer outre à
Mettre au parfum:
Etre du coin
Avoir du lien

 
Bulduklarımı yazdım

Avoir bonne conscience: Ne rien avoir à se reprocher. (clear conscience) TEMİZ BİR VİCDANA SAHİP OLMAK suçlanacak hiçbir şeyinin olmaması

Etre quiche en : Signifie être mauvais, mais vraiment très mauvais, dans une discipline donnée. BELİRLİ BİR DİSİPLİNDE ÇOK KÖTÜ OLMAK-MATEMATİKTE ÇOK KÖTÜ OLMAK GİBİ

Etre nul en qqch : yukardaki gibi. o konuda hiçbir şey bilmemek, anlamamak

Etre dans le giron de qqn: sous la protection de. BİRİNİN KORUMASI ALTINDA OLMAK

Faire l’expérience de : tenter quelque chose pour la première fois BİR ŞEYİ İLK KEZ DENEMEK

Faire l’objet de : Être le sujet de l'attention. İLGİ ODAĞI OLMAK

Prendre conscience de qqch: Se rendre compte de quelque chose. (To realize something.)BİR ŞEYİ FARK ETMEK

Prendre qqch en bonne part : participer KATILMAK

Prendre parti: Prendre position pour ou contre quelqu'un lors d'une dispute, d'une discussion opposant deux personnes. TARAF TUTMAK

Prendre possession de qqch : Devenir le possesseur de quelque chose, s'emparer de quelque chose. BİR ŞEYİN SAHİBİ OLMAK

Prendre place: (settle in) YERLEŞMEK

Prendre soin de : Être attentif à, bien veiller à. (take care) dikkatli olmak


Mettre le couvert : Préparer les ustensiles pour manger. YEMKE İÇİN MUTFAĞIN HAZIRLANMASI

Mettre en avance: Mettre en vue, exposer, faire connaître quelqu'un ou quelque chose. BİRİLERİNİBİLGİLENDİRMEK YA DA EKRANA VERMEK

Se mettre en colere: (get angry - huff) SİNİRLENMEK-DAYILANMAK

Se mettre d’accord: (agree on) BİR ŞEY ÜZERİNDE UZLAŞMAK

Se mettre en quatre: faire tout son possible (bend over backwards) AŞIRI UĞRAŞMAK-ÇABA SARF ETMEK

Passer outre à: ne pas tenir compte (despise) ALDIRMAMAK-HOR GÖRMEK

Mettre au parfum: Donner toutes les informations nécessaires, mettre dans le secret, affranchir quelqu’un. (put [sb] in the know) BİRİNE GİZLİ BİLGİLERİ VERMEK

Etre du coin: (nearby) CİVARDAN OLMAK-KOMŞU OLMAK
  • senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine  (14.03.17 15:43:32 ~ 16:15:34) 
[]

Fransızca çeviri bir cümle çeviri

Gene de, kimi çekincerle birlikte birlikte, ideojiyi, insanların kendini yaşamalarına ve deneyimlerine belirli anlamlar yüklemelerini, çevrelerindeki gelişmeleri bu anlamlara ait kavramlar ve değerlerle yaklaşmalarını sağlayan düşünsel çerçeve biçiminde tanımlamak mümkündür.

cümlesini nasıl çevirebiliriz?


 
Cependant, il est possible, avec quelques inconvénients, de définir l'idéologie sous la forme d'un cadre intellectuel qui permet aux gens d'attacher certaines significations à leurs vies et expériences, et de développer leur environnement avec des concepts et des valeurs de ces significations.


  • mezarkabul  (13.03.17 20:18:10) 
[]

Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi'nde Braille Alfabesi mi ?

Çanakkale'de Tanıtım Merkezi var birkaç sene önce yapılmış etkileyici bir mekan, bir müze.. Buranın çıkışında bulunan merdivenlerde rastladığım görsel bana sanki braille alfabesini çağrıştırdı ancak internette bunun karşılığını bulamadım. Tüm duvarı kaplayan aynı karolar sadece bir benzerlikten mi ibarettir ?




 
[]

"Amansız" ın Türkçe'ye en yakın anlamı

İngilizce'de ruthless, implacable, merciless, inexorable gibi anlamları var.

aman vermez, acımasız, hoşgörüsüz, gaddar. yukarıdakilerden hangisi bu kelimeleri bir potada eritmeye en yakın anlamı taşır?


 
relentless


  • nucleon  (13.03.17 12:15:29) 
cruel


  • eindaclub  (13.03.17 12:23:55) 
cruel bana da yakin geldi.


  • voyager 1  (13.03.17 12:25:18) 
[]

anlıyorum ama konuşamıyorum'dan kurtulmak

ingilizcem şuan için orta seviye diyebilirim. günlük konuşmaları rahatlıkla anlıyorum ancak iş cümle kurmaya gelince gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kalakalıyorum. şuana kadar hiç oturup ciddi ciddi ingilizce çalışmadım. bu anlama olayı tamamen dizilerden gelen kulak dolgunluğundan kaynaklanıyor. basit dille konuşulan sit-comları(friends mesela) ingilizce altyazıyla izleyebiliyorum.

bu noktada hedefim konuşma ve yazmayı geliştirmek. önerebileceğiniz bir yöntem, kitap, dvd, herhangi bir şey var mıdır?

hazır sormuşken şunu da sıkıştırayım bu biraz sonraki aşama ama, ingiliz aksanı konuşturmaya yönelik kaynaklar da atabilirseniz memnun olurum.

 
senin sorunun kitapla, dvd'yle falan çözülmez. bunlar pasif öğrenme biçimleri. bol bol konuşacaksın, yazacaksın işte. yazma konusunu reddit'te yaparsın ya da bir konu üzerine bir yazı yazar lang-8'e koyarsın, millet düzeltir. konuşma kısmını da turistlerle yapabilirsin, skype yoluyla yapabilirsin, aklıma gelmeyen başka seçenekler de vardır elbet. ama özetle bu dili kullanman gerekiyor. en kestirme yolsa ana dili ingilizce olan bir kız/erkek arkadaş bulmak tabii ama türkiye'deyken doğal olarak zor iş.


  • philus  (12.03.17 13:57:15) 
Anlıyorum ama konusamıyorumların canlı örneklerinden biri olarak şunu söyleyeyim dinleme ve okuma eyleminin yanında bunu pratiğe dökmeniz gerek. Bi buçuk yılı geçiyor yurtdışındayım ve bu süre içinde kullanacağım bir yer olmadı şu bi aydır işe gidiyorum dinleme ve anlama atıyorum bir birimdeyken 2 yada 3 oldu konuşma -1 birimdeyken şükür 0,5 oldu :)

Herkesin yöntemi cok farklı kursa gittiğim dönem içinde bir kız vardı ben evde kendi kendime konuşarak tv izleyerek kitap okuyarak ögrendim diyordu. Ben bunları yapmadım bana pratik yapabileceğim somut ortam gerekiyordu. Yazmak için diyeceğim şey chat yapmak alt yazı kasmak..
  • fıytfıyt  (12.03.17 13:58:05) 
@philus açıkçası ben de hiç kitapla vs çalışmayı seven biri değilim ancak grammer eksiğim var çok fazla. neyi neden kullandığımızı cümlede kestirebiliyorum ama cümle kurarken olmuyor :/ otursam bir paragraf bile yazamam maalesef.


  • anneboleyn  (12.03.17 14:00:55) 
Gramere bende cok takılı kalıyorum yani şey gibi İstanbul Türkçesi gibi konuşmaya çalışıyorum ama bence buna takılmamak gerek çünkü o zaman amaç olan konuşma eyleminden sapıyoruz. Bebekler bile önce kusursuz cümle kurmuyor farkedersek bu da öyle birşey


  • fıytfıyt  (12.03.17 14:04:18) 
konusma ve yazma icin bol bol pratikten baska yapacak bir sey yok. konusacak birini bulamasaniz dahi kendi kendinize konusun. Mesela gunluk hayatinizda karsilastiginiz durumlari ve kurdugunuz cumleleri dusunun, "bu durumu ingilizce ifade edecek olsam nasil derdim?" deyin. Bir sey dinlerken sadece anlamdan ote cumlenin yapisini da anlamaya calisin. anladiktan sonra da o yapiyla cumleler kurun, yazin. Grammar icin seviyenize gore Oxford English Grammar Course kitaplarini tavsiye edebilirim, hem kural hem de kelime ogrenebilmek icin iyi bir kaynak. ingiliz aksaniyla ilgili youtube'da cok guzel kanallar var. Learn English with Papa Teach Me kanalini onerebilirim, hem pronunciation hem de grammar ile ilgili cok guzel videolar yayinliyor. Kolay gelsin.


  • voyager 1  (12.03.17 15:30:50) 
[]

çeviri yardım

the location of the element at the mesial is especially reasonable in HBP, in which axis of rotation around the tooth is perpendicular to denture.

cümlesi tam olarak nasıl çevrilebilir? mesial ve distal sözcükleri aynı kalacak.


 
mesial'daki elemanın yeri, diş etrafındaki (dişe göre) dönme ekseninin protez'e (denture) dik olduğu HBP'lerde özellikle mantıklıdır/kabul edilebilirdir/mümkündür.

distal kelimesi yok yalnız.
  • puc  (12.03.17 12:19:41) 
[]

british accent

başlığı nasıl yazacağımı bilemedim. nette özellikle youtube'da british aksanı öğretmeye yönelik başarılı bulduğunuz kanallar var mı?




 
jade joddle. başarılıdır bu konuda.

www.youtube.com
  • ackapaackapaartema  (11.03.17 22:27:43) 
[]

ingilizce çeviri

Aşağıdaki cümleyi türkçeye çevirebilir misiniz? teşekkürler

Neither of them in being successful ever graduated from a higher learning institution


 
basarili olanlardan hicbiri daha yuksek bir ogrenim kurumundan mezun olmadi/degil
dogru mu anladim acaba

  • tiredpanda  (09.03.17 21:06:45) 
+1


  • fallopian  (09.03.17 21:08:48) 
Basarili olman icin yuksek ogrenim kurumundan mezun olmana gerek yok mesajı var


  • dreadplayer  (10.03.17 05:52:08) 
[]

Resimdeki yazıda ne yazıyor?

Bilen varsa yardımcı olursa seviniriz.




 
Üstteki kelimeyi net okuyamadım. Altta Biraderler yazıyor sanırım. Osmanlıca ise okunuşu bu.


  • sylr  (09.03.17 19:07:16) 
Bilir biraderler'miş, marka basmışlar kemere. Teşekkürler


  • fallopian  (09.03.17 19:48:46) 
[]

Dokunaklı İngilizcesiyle Çevirmen Aranıyor

Merhaba Arkadaşalar,

Bir paragraf bir çeviri var, buraya koymak istemedim. Yardımcı olabilecek birileri olursa gerçekten hoş olur benim için. :)


 
ben olabilirim :) nasıl bir şey?


  • mihajlovic  (15.03.17 20:55:31) 
Hocam bir paragraftı hakkıyla çevirilsin istemiştik halloldu, çok teşekkürler.


  • fiber  (23.03.17 16:49:24) 
[]

Hukukçu arkadaşlar, sözleşme maddesi

merhaba galyalılar! şirketimle sözleşmemde bir madde değişikliği yapmam gerekiyor. doğru ve net bir ifade için hukukçuya(İngilizce) ihtiyacım var. yardımlarınızı esirgemeyeceğinizi biliyorum. yeşilleyelim.




 
Selam. Ekşiden mesaj atabilirsin.


  • rucka boji  (09.03.17 14:38:40) 
[]

moderate/ mild- ılımlı/ hafif karşılığı mı?

aslında yabancı dilde değil Türkçe karşılıklarını öğrenmek istiyorum. Bir derece belirtirken ılımlıyı hafife kıyasla daha düşük bir seviye olarak kullanıyorum. Yanlış mı yapıyorum?




 
bence ılımlı hafif'in üstünde olur derecelendirildiğinde.

hafif faşist - ılımlı faşist - faşist - aşırı faşist - hitler
  • sen git ben geliyorum  (09.03.17 11:56:36) 
moderate -> orta
mild -> hafif olarak düşünürsen sorun kalmaz sanırım.

  • nrmnm  (09.03.17 12:04:02) 
[]

Kesmeli / Kesmesiz Tip Modül

Kesmeli ve Kesmesiz Tip 10'luk Terminasyon Modülleri


Bu ifadeyi nasıl çevirebilirim İngilizceye? Aslında sadece kesmeli ve kesmesiz tip ifadesinin karşılığını bulabilsem de yeter.

Lütfen yardım.
Teşekkürler.

 
Böyle teknik çeviriler için benzer konularda ingilizce makaleler okumanız size yardımcı olacaktır. O makalelerde nasıl kullanıldığını görürsünüz.


  • nedendir bilinmez  (08.03.17 15:26:50) 
[]

ielts sınavı kitap önerileri

2-3 hafta sonra ielts sınavına gireceğim. bana kendi kendime çalışabileceğim, önerebileceğiniz kitaplar nelerdir?




 
ielts-simon.com bu siteyi yazan adam eski ielts sinav gorevlisi. Ekşide de herkes önermiş. Adam blog seklinde site yapmis. Writing ve speking kismi icin herkes bu adamin sitesinden çalış diyor. Ben de buna katiliyorum. Site blog seklinde. Hangi alanda caliscaksan sol taraftan ona tiklayip en geri tarihe gidip gunumuze gelerek calis. Istersen ebook satıyor paran varsa onu alip ona da bak. Reading ve listening icin ben collins buldum korsan ondan gittim. Baska kitaplar oneren de var ekşideki başlıktan bi bak istersen.


  • rucka boji  (08.03.17 00:29:07) 
ielts-simon.com
bir de cambridge'nin ielts sınav kitaplarını bul internetten..
başka hiçbirşeye ihtiyacın yok.
  • jimjim  (08.03.17 00:41:45) 
Barron's Ielts Practice Exams diye bi kitap var deneme çözmek istersen. İnternette eski baskıları bulunabiliyor.


  • hohoho  (08.03.17 10:51:36) 
[]

Korece bilen var mı?

Şu darbe girişimi ile ilgili 1 dakikalık haberi çevirebilir misiniz?

www.youtube.com

en az 100 bin kişi bekliyo:D ben de çok merak ediyorum spikerin söylediklerini.

 
[]

Stress ,fiil olarak çevirisi?

Word stress diye bir söz var ingilizcede. Türkçe karşılığı ne olabilir? Mesela "Konuşurken R leri çok bastırıyorsun/uzatıyorsun." Uzatmak gibi geldi bana.

Bir de almancada böyle bir fiil var mı?


 
vurgulamak


  • delirttiniz lan beni  (06.03.17 20:02:52) 
vurgulamak, vurgu yapmak


  • fotrsapka  (06.03.17 20:07:50) 
[]

küçük bir rica

Çeviri sınavına katılacağım. Aşağıda istenen cevap kağıdına isim yazılmaması değil mi? Ben böyle anladım.
c şıkkında da aday kimliğini belli edecek şekilde işaretleme yaparsa sınavı geçersiz sayılacak ,doğru mu alıyorum?

b) The identification sheet on the exam will be removed from the answer sheet when the candidate delivers his/her exam to the Embassy´s representative. The candidate must not write anything (i.e. name, signature, markings) on the answer sheet which may identify him/her as the author of the exam;
c) The candidate who makes any markings or signals on the answer sheet which may identify him/her will be disqualified;


İlk defa böyle bir şey görüyorum, emin olmak istedim. Teşekkür ederim.

 
Aynen. Cevap kağıdına bişi yazma yazarsan diskalifiye olursun diyor.


  • fyodor dostoyevski  (05.03.17 19:51:06) 
muhtemelen bir numaraniz olacak, sadece onun yazilmasini isteyecekler ya da o numara halihazirda kagitta olacak. torpil kaygilarinin onune gecilmesi icin yapilan bir uygulama. hatta girdigim bir sinavda numaramizin yazildigi kismi da yapistirip veriyorduk boylece okuyanlar kesinlikle kimin kagidini okuduklarini bilemiyorlardi.


  • kassiopeia  (05.03.17 21:29:14) 
aynen öyle


  • dreadplayer  (06.03.17 21:20:34) 
[]

ingilizce ceviri

Look at this guy to my right. Look at the way he’s looking at me like he’s better than me, driving a red Ferrari. What are you looking at? Who would drive a red Ferrari in the first place? Drive off!

burdaki "Who would drive a red Ferrari in the first place?" cumlesi turkceye nasil cevrilebilir?


 
bi kere kırmızı bir ferrariyi kim sürer ki?


  • bohr atom modeli  (05.03.17 14:10:01) 
oncelikle


  • ozza  (06.03.17 23:04:04) 
[]

ingilizce cansiz varliklar icin "diyor gibi" nasil denir?

Birseyin sembolu anlamina gelecek gibi aslinda.
Ornegin, bir agactan bahsederken
"Bu agac bize Hayat devam ediyor diyormus gibi" demek istersek nasil deriz?


 
try to tell someone something
Trees are trying to tell us life goes on.

  • leben  (04.03.17 11:19:47) 
"that tree seems to tell us (that) life goes on."

"seem(gibi görünmek)" daha uygun duruyor.
  • m e b  (04.03.17 11:34:22) 
hint at, bunu kullanmalisin. bir seyler anlatmaya calisiyor, anlaminda.


  • scars dont fade  (04.03.17 12:32:15) 
[]

Yunanca kitap

Merhabalar. Giriş seviyesinde Yunanca hikaye kitapları arıyorum. Elinde olup da satmak isteyen ya da internette veya İstanbul'da nereden bulabileceğim konusunda yardım edebilecek kimse var mıdır?




 
www.click-me.gr

alttaki listeden kitap seçince yine biraz altta çıkıyor kitabın tamamı.
  • cekilmis gayfe  (04.03.17 02:01:15) 
[]

Bu cümleyi Türkçe'ye nasıl çevirirsiniz formal bir şekilde?

"I would like to ask if you can help us by having your information on a web hotel registration for a small website we have built in Brazil."




 
google translate e sordum benden daha formal çevirdi ,

translate.google.com
  • lodos1907  (02.03.17 20:42:52) 
Aşağı yukarı çevirisi böyle: "Brezilya'da kurduğumuz küçük bir web sitesi için, web bağlantılı bir otel kaydı yapma üzerine sahip olduğunuz bilgiyle bize yardım edebileceğinizi öğrenmek istiyoruz."


  • minduser  (02.03.17 21:24:23) 
[]

çeviri ing

"toplumda karşılığını bulmak"

nasıl çevirirdiniz?

mesela, "hükümetin bu tip söylemleri, toplumda karşılığını buluyordu" yani topluma yabancı gelmiyordu, toplum zaten bu sözleri destekleyecek birtakım tarihi kültürel olayları içinde barındırıyor. mana olarak böyle bir anlam çıkmalı.

 
doğru ve birebir olarak değil de fikir olsun diye;


That kind of discourse from government was already inherent to society.

Society welcomed discourse of government which was alredy inherent to them.
  • nevrochaotica  (02.03.17 12:09:31 ~ 12:11:04) 
fits with the society's will gibi bişey derdim sanırım ben.


  • tepedeki psychedelic adam  (02.03.17 12:09:54) 
these kinds of government statements correspond with the society

bi de these kinds of government statements reflect on the society olabilir ama birinci daha doğru sanki
  • interview with the vampire  (02.03.17 12:13:23) 
reflection geldi hep benim de aklıma. ama correspond burada en uygunu gibi. tişikkirlir


  • mrsmoon  (02.03.17 12:17:14 ~ 12:23:05) 
Sympathize kullanılabilir. @nevrochaotica da güzel bir alternatif önermiş. Correspond iyi bir kelime değil bence bura için.

Cümlenin özlemi toplum olsa symphatize güzel olurdu ama cümleyi değiştirmek lazım galiba kullanabilmek için burda.
  • Adramelekhh  (02.03.17 12:34:28 ~ 12:35:31) 
[]

ingilizce yardım

mail gibi ufak bir paragraf yazmam gerekiyor. türkçesini yazdım da ingilizceye çevirebilecek olan var mı?
çok kısa ve basit bir şey.



 
mesajla yollayabilirsin


  • nickfury  (01.03.17 15:34:16) 
yaza buraya insanlar görsün hallederiz.


  • vodafona kayıtlı böyle bir kullanıcı yoktur  (01.03.17 15:34:26) 
cevapladım.


  • qazaqwsx  (01.03.17 15:38:39) 
çok teşekkürler hepinize ^^


  • tute  (01.03.17 15:40:17) 
[]

İstanbul'da TOEFL Kurs Önerileri

İstanbul'da Toefl için iyi bir destek olacak bir kurs arıyorum. henüz çok yolun başındayım baya bi uğraşmam gerekecek. önerilerinizi merakla beklerim.




 
[]

Londra'da TOEFL kursu

Fazla söze hacet bırakmayan bir diğer başlıkla huzurlarınızdayım sevgili duyuru insanları. Londra'da düzgün ve ücreti makul seviyelerde seyreden bir TOEFL kursu önerebilir misiniz acaba?




 
Londra'da uygun ucretli bir kurs beklemek mantikli degil pound zaten 4,5 lira. Buradan halledeceksiniz bilindik kurslarin sinav hazirlik kurslarina ancak kayit olabilirsiniz. Soyle de bir alternatif var londara'da bir cok ucra kosede kurs var bir tanidik varsa size kursu bulur iletisime gecersiniz onlar en azindan duyulmadigi icin daha uygun oluyor.


  • zannedersem tek eksiginiz bendim  (01.03.17 09:49:54) 
Var hocam birkaç arkadaşım. Mantıklı buldum açıkçası. İngiltere bir bütün olarak pahalı bir ülke elbette. Benim söylemek istediğim şey göreceli olarak makul bir fiyat aradığımdı. Bir ay için 2000 pound falan isteyen yerler var. Çok abartılı geldi bana.


  • reshad the lionheart  (01.03.17 11:57:17) 
[]

Toefl Test Merkezi

Hellolar,

Toefl sınavına giricem Nisan'da ancak tarihi yere göre belirleyeceğim sanırım çünkü test merkezi yüzünden sınavımdan olmak istemiyorum. Bu yüzden fikri olan varsa şu test merkezlerine bir yorum bırakmanızı rica edeceğim.

İstanbul Language Center - Bakırköy
Esenyurt Üniversitesi
Oxford House College
ITTS İstanbul Beşiktaş

Çok sağolun.

 
Ne için girdiğinize göre değişir. Şu anda üniversitelerin çoğu ancak bir üniversitede yapılmışsa kabul ediyorlar, diğer türlü sorun çıkarıyorlar mesela.
Eğer yetişkinseniz ve eğitim için girmiyorsanız, çok da fark etmez aslında.

Soruya cevap: Bahsettiğiniz merkezleri bilmiyorum, ben olsam üni'de girerdim.
  • sopiro  (01.03.17 07:30:41) 
[]

Kısacık bir İngilizce-Türkçe Çeviri Sorusu

Amerikalıların, karşısındaki kötü karşılanan garip bir davranışta bulunduğunda (veya sözlü atışma esnasında) söylediği "Wow..wow..wow" gibi bir negatif hayret ünlemi var.
Yani "bu kadar düştüğüne inanamıyorum" anlamı taşır bir yerde.
Bunun Türkçe karşılığı nedir veya anlamını koruyarak Türkçe'ye nasıl çevrilmelidir?


 
''bi dakka bi dakka bi dakka''

eğer yurtdışında söyleyecekseniz ''one minutes!'' :)
  • otonomo  (28.02.17 19:59:57 ~ 20:01:03) 
oha oha oha


  • bellbane  (28.02.17 20:00:25) 
oha oha oha bence çok kaba olur.

bi dakka güzel

+1
  • himmet dayi  (28.02.17 20:05:46) 
"bir dakika..."
"orada bir dur"
"dur hele"
"yavaş gel"
  • mihajlovic  (15.03.17 21:40:23) 
123456789• ... 117  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler aychovsky, baba jo, compumaster, deckard, fader, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, krem peynir, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.