[]

Was - Did Farkı

I was tired = Yorgundum olurken I did tired = Yorgundum olmuş olmuyor mu? Yani neden was yerine did gelmesin, eğer I did tired dersek karşıdaki Yorgundum olarak anlamaz mı?

Ayrıca did kullanmak fiilin ikinci halinden daha güzel. I did drink water = Su içtim diyemez miyiz? Desek yine karşı taraf anlamaz mı? İkinci halleri sevmiyorum çünkü.


 
was tired dersen tired ad olur. did tired dersen tire(d) fiil olur. ad olan tired yorgun iken fiil olan tire yorgun hissetmeye sebep olmak ya da bıkmak anlamlarına gelir. fiil olarak kullandığında bu sefer de i tired demen gerekir. bir de did eklersen "allah belamı versin i tired" anlamı çıkar.

ikinci paragrafın için şöyle bir örnek vereyim. anne çocuğuna soruyor:

-did you drink your water today at school?
-yes ma'am.
-hmm really?
-i did drink my water mom. please...
-well then you deserved your cookie.
-yay

maleficient bey'e tenk yu veri maç diyoruz.
  • alperz  (23.11.17 07:07:33 ~ 07:22:45) 
i did tired diye bir sey yok. bir eylemde bulunmuyorsun, bir durumu belirtiyorsun.

i did go dersen, gittigini vurgulamis olursun. did went degil bak dikkatini cekerim.
  • baldur2  (23.11.17 07:28:51) 
en basit özet: was yardımcı fiilin geçmiş formudur, did ise fiilin. çok basit bir ayrım aslında. ikinci halleri sevmiyorum diye bir şey yok, çok temel bir şey o, kullanmadan olmaz.

she IS teacher = o öğretmen
she WAS teacher = o öğretmendi

I play football = ben futbol oynarım
I played football = ben futbol oynadım

"I did play football" cümlesi gramer olarak doğru ama orada fiili vurgulamak için kullanılır, yani normalde geçmişte yaptığın bir şeyi söylemek için did kullanmazsın (doo fiilini kullanmadığın sürece) çünkü did dediğin şey tek bir fiilin geçmiş zaman formudur tıpkı played, went, made gibi. her şeye i did dersen çok komik görünür, anlamsız olur.
  • der meister  (23.11.17 07:32:58) 
mobildeyim duzeltemedim, fiil doo degil tabii do


  • der meister  (23.11.17 08:46:44) 
[]

domain kelimesine türkçe karşılık önerisi (fransızca/ingilizce)

context ile ilgili olduğu için tıkandım. galiba kelime aslen ingilizce ama fransızca bir metinde bu şekilde geçiyo.

alan diyebildim en yakın ama metinde kastedilen bir disiplin ya da ekolün ya da bilimin (sosyal bilimler yahut sosyoloji,sinema gibi spesifik bir alan) etki alanında kalan soyut alanlar.

mesela sosyoloji biliminden elde edilen verilerinin etki alanında araba ya da sigara satışlarının olması gibi. ya da psikoloji biliminin etki alanında müfredat oluşturulurken dikkat edilen hususların (yaş, cinsiyet, gelişimsel dönem) etkili olması gibi.

"o disiplinin bağlantılı olduğu/kapsadığı soyut alan" gibi bir çeviri kullandım ama tek kelimelik ya da tamlamalık bir karşılığı olmalı sanki.

muhteva diyesim var ama o da "etki alanı" kısmını kapsamıyor.
kapsam kelimesi de eksik geldi.

geçtiği yer şurası 1.50 - 2.10 arasındaki cümle:
youtu.be

ne dersiniz? ne kullanabilirim?

 
Düzlem olabilir mi?


  • dissendium  (22.11.17 16:37:06) 
"etki alanı" demişsiniz, o olmuyor mu?


  • gkhncnzdgn  (22.11.17 17:19:57) 
fransızca bilmediğim için videoda verildiği şekliyle bağlamı değerlendiremedim.
.
ama burada anlattığın kadarı bence "ilgi/uğraş alanı", saha. tek bir sözcük arıyorsun değil mi?

edit: önceden, ilk cümlemde neden video'da yazdığımı bilmiyorum. bu konuda nöroloji domaininde bilgisi olan varsa yeşillendirirse sevinirim, insan neden kıçından imla uydurur :D

edit2: ben sahayı uygun gördüm zira alan yerine saha kullandığımız yerler dikkat edersen tamlamalar. çünkü anladığım kadarıyla bunlar tam oalrak eş anlamlı değil. saha, alandan farklı olarak kısıtlı. kategorik olarak veya büyüklük olarak.

daha doğrusu biz sanki öyle kullanagelerek nüans yaratmışız.
  • godoşu beklerken  (22.11.17 17:32:47 ~ 17:44:21) 
@dissendium: kısmen karşılıyo ama daha üç boyutlu bişey çağrıştırıyo, hani mıknatısın etki alanı gibi bişey.

@gkhn: işte o da, daha kulağa hoş gelen tatlı bi kelime arıyorum.

@godoşu beklerken: ya saha evet, ama saha diyince benim kafam nedense hep futbol sahası benzeri bişeye gidiyo^^ çağrışımından ötürü o kelimeyi sevmiyorum. yoksa cuk oturuyo da hani bu domain anlayabildiğim kadarıyla "study area" gibi bişey çünkü.

etki sahası dedim, tam içime sinmeyerek de olsa.
  • dafaisss  (22.11.17 18:54:59) 
insanın aklına bunlar geliyor doğru. yine kullanımın içerik işgali. "iş sahası" falan denince abes kaçmıyor ama biyoloji sahası denince bir garip oluyor.

bence tamlama kullanacaksan etki sahasına göre etki alanı çok daha iyi. ama biyoloji etki alanı da olmaz. sosyoloji derken az sorun oluyor ama başka bir şeye uygulayınca sadece kulağa sorunlu gelmiyor, sanki anlamı da farklılaşıyor.

bence buradaki sorun aslında alan değil, etki kelimesi. etki alanı, bir etken ve bir edilgen ima eder. daha çok başlatıcı bir şey içerir ve onun hakim olup değiştirdiği, yönlendirdiği bir alan. politikada kullanılır mesela.

bir disiplinse söz konusu olan, kapsam eksik olsa da daha doğru.

aslında madde kelimesi bildiğim kadarıyla bunu karşılıyordu eskiden. bugün uyar mı bilmiyorum. konusu, malzemesi anlamındaki bir kullanım söz konusuydu yani.

*psikoloji biliminin kapsamında müfredat oluşturulurken dikkat edilen falan filan husuların etkili olması.

*psikoloji biliminin uğraş alanında müfredat bıdı bıdı... olması"

"psikoloji bilimi sahasında .... olması"

"müfredat oluşturulurken dikkat edilen hede ve hödö hususlar psikoloji biliminin maddesi kapsamındadır."

anladım problemi, biliyorum delirtici bu olay ama bu aynı zamanda sanıyorum toplumsal gelişmedeki azlığın dili kısır bırakmasıyla da alakalı. bu tür kavramsal şeyleri haritalandırıp hiyerarşik bağlantılar çekerek yeni terimler oluşturma gibi bir yaklaşımımız ya yok ya da benim bundan haberim yok.

not: en güzel karşılığı yine kendin bulmuşsun bence. kapsam. ama sen etki etmekten de bahis olsun istiyorsun. fakat bu etki etmek değil aslında. "malzeme" olarak kullanmak. ikisini birden istiyorsan aslında küme ve altkümesinden aynı anda bahsetmeyi hedefliyorsun. ben o nedenle son örnekteki gibi "maddesi kapsamında" gibi bir şey öneriyorum. bizde bakış aynı olmadığı için bunlar ekfiil vs cümle görevileri almış oluyor, yani tek başına isim olarak kullanamıyoruz da tanımlayıcılarla kullanıyoruz sanki.

aslında sana tavsiyem bunu eriksatie'ye sorman. kendisinin bir cevabından bir çıkarım yapıp ufak bir stalklama yaptım ve karşıma edebiyat doktoralı biri çıktı nıhahah. burada aktif olsa canımızı bu kadar sıkan şeylerin belki basit karşılıkları olduğunu sayesinde görürdük. aslında kendi dilimize hakim olmamak da bir sorun. yabancı dil edebiyatçısı işte farklı olarak bunu yapabiliyor. soru sorabileceğim bir insan olacağı sonucunu çıkardım küçük dedektifliğimden, öneririm.
  • godoşu beklerken  (22.11.17 19:27:26 ~ 19:52:30) 
"kapsam(ında)"

"içerik/içeriğinde"
  • sen git ben geliyorum  (23.11.17 07:22:13) 
[]

bunaldım

1 nisandaki yds için irem yayıncılık suat ve rıdvan hocaların takım satılan iki kitabını aldım ama hem gramer kitabını okurken hem de diğerini okurken boğuluyorum, çok yoğun geliyor, ingilizceyle aram hep iyiydi ama şaşırdım kaldım. bir yandan da ales'e çalışıyorum ikisi yıpratıyor, neler yapabilirim? neler önerirsiniz?




 
1 seneden fazla hem de full time işte çalışırken bu tempoyu yapmaya çalışıyodum. Yapmayın.
Tavsiyem hangisi daha öncelikli ona karar vermeniz ve tek ona odaklanmanız. Suat rıdvan hocaların kitapları insanı şok ediyor doğru ama iyi özümsendiğinde yds için ideal kitaplardan. Ancak bu kitaba çalışırken ingilizceyi unutmamak için Cesur Öztürk Building Skills ile pekiştirin, bu kitapta kelime ezgersizleri daha çoktu diye hatırlıyorum.
Kolay gelsin.
  • hepbirarayış  (22.11.17 12:41:30) 
@hepsibirarayış teşekkür ederim ama maalesef ikisine de hazırlanmam gerek çünkü yüksek lisans başvurularında ikisi de isteniyor :(


  • ucurumdanasagiyadogruyuvarlananyaprak  (22.11.17 12:55:01) 
ales çoğu üniversitede %50 etkili, tavsiyem ona ağırlık vermen olur.


  • hepbirarayış  (22.11.17 13:04:21) 
[]

İngilizce hitap

Diyelim elçiliklerden birinde çalışıyorsunuz, Dışişlerine bir davetiye göndereceksiniz ya da bir konu hakkında bilgi isteyeceksiniz. Nasıl hitap edilir?




 
"To Whom It May Concern," şeklinde başlanır diye biliyorum, alternatif önerileri veya daha doğrusunu konu uzmanları belirtir aşağıda sanırım.


  • candanag  (21.11.17 22:54:44) 
Muhatabınızı tanıyorsanız, ünvanıyla hitap etmeniz gerekebilir. Kıymetli Büyükelçi vs. gibi.


  • fever  (21.11.17 23:00:40) 
candanag dogrudur belli birinin sahsina hitaben degilse to whom it may concern olur.


  • robokot  (21.11.17 23:16:57) 
Buyukelcilik disislerine yazacak,muhatap taninmiyor.


  • geçerkenugradım  (21.11.17 23:33:59) 
senin şahsın özelinde konuşmuyorum; o yüzden üstüne alınma.

Eğer bu soru teorik bir soru ya da bir ödev için falan gereken bir şey değilse, yani gerçekten elçilikte çalışıyorsan ve bu yazıyı yazman gerekiyorsa ve sen de bunu duyuru'da soruyorsan... Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geldiği içler acısı durumu ortaya seriyor. Hatta şöyle diyeyim, Türkiye'de bugüne dek şahit olduğum şeyler içinde kurumlarımızın geldiği içler acısı hali gösteren en net delil bu oldu benim için.

Koskoca Türkiye Cumhuriyeti elçiliği yazacağı mektupta nasıl hitap edeceğini bilemiyor? Bunu bilen deneyimli elçilik çalışanları yok? Diyelim ki var; ama bu görev senden istendi ve sen bir elçilik çalışanı olarak bunu bilmeden o görevi nasıl alabiliyorsun? yani neresinden tutsan elinde kalan bir durum. gerçekten çok vahim.

soruna cevap: eğer elçinin kendisine yazıyorsan

Dear Honoroble Ambassador,

şeklinde olur.

Ayrıca "Dear Sir or Madam" diye başlardım ben "to whom it may concern" yerine eğer elçiliğe yollanıyorsa.
  • sen git ben geliyorum  (22.11.17 18:51:07 ~ 20:13:35) 
@sen git ben geliyorum; elcilikte calismiyorum,icin rahat olabilir. Ama elcilikte dedigin tarz elemanlar calisiyor, taniyorum.


  • geçerkenugradım  (22.11.17 21:23:25) 
@geçerkenugradım

yazık gerçekten. ama senin olmamana sevindim. :) teşekkürler bilgilendirme için.
  • sen git ben geliyorum  (23.11.17 07:22:43) 
[]

ingilizce özel ders

İngilizce konuşma pratiği yapmam gerekiyor.
yabancı hoca veya konuşma topluluğu var mı bildiğiniz?

Levent, mecidiyeköy ve ona yakın bölgeler. kadıköy de olur.

varsa bildiğiniz veya ders veriyorsanız özel mesaj ile iletişime geçilebilir.

Teşekkürler şimdiden.

 
[]

"last minute availability" ne demek?

bir gezinin yanında yazıyor.




 
bir kontenjanı vardır gezinin, uçuşun, otelin vs. uçuş kalkış saatinden hemen öncesi için bile rezervasyon/satış yapılabilir gibi


  • senolll  (21.11.17 20:14:57) 
[]

Zazaca bilen var mıdır?

‘Benim güzel sevgilim’ nasıl denir ? :D evet sacma bir soru ama çevirir misiniz ?




 
Waştî mi na rindike


  • Amaranta ursula  (20.11.17 21:51:53) 
[]

İzmir'de İspanyolca Özel Ders Verebilecek Olan?

Hello,

İzmir'de bir üniversite öğrencisine ispanyolca ders verebilecek biri var mı?


 
[]

izmir'de ielts için kurs veya özel ders önerisi

izmir'de ielts konusunda tecrübeli hoca ve kurs arıyorum. çoğu kurs işi ticarete dökmüş durumda ve çoğu hoca yetersiz. izmir de istanbula göre cok kısıtlı. nereleri önerirsiniz?




 
[]

İzmir'de İngilizce kursu

İngilizcem B1-B2 seviyesinde, mümkünse C1 seviyesine yükseltmek istiyorum. Haftasonları gidebileceğim kaliteli bir İngilizce kursu aramaktayım. Tavsiyeleriniz bekliyorum.




 
International House su anda Turkiye'nin en iyi dil kursu olabilir.


  • Traveller  (19.11.17 22:20:06) 
[]

alınık english gramar in use

merhaba terihen mavi olanını ariyorum. sahaflara bakamadım ama nette satılanlar ise çok pahalı. olur ya atıl durumda kullanmayan varsa alabilirim.

not: istanbul


 
Pdf olarak işini görmez mi baba?


  • Giovanni Pipitto  (19.11.17 21:26:25) 
Pdf leri var vk da


  • camussar  (19.11.17 22:46:05) 
[]

En doğru kelime çevirisi yapan site

İngilizce kelimelerin en doğru Türkçe karşılığını veren site hangisi?

Tureng'i sevmiyorum, 100 tane karşılık veriyor ve bildiğim bir kelimeye baktığımda en doğru Türkçe karşılığını ortalarda gördüğüm oluyor. Tabi ki her kelimenin yalnızca 1 Türkçe karşılığı olacak diye de bir şey yok, ama bu kadar çok da olmamalı.


 
her kelime, cümle ve bağlam içinde karşılığını bulur bu yüzden en doğru kelime çevirisi biraz sakil kalmakta.
En doğru, doğru bir kavram değil.

  • nedendir bilinmez  (18.11.17 23:03:00 ~ 23:03:20) 
cambiridge türkçe sözlüğü iyi bence.hem en çok kullanılan çeşidini de gösteriyor


  • high hopes of the sozluk  (19.11.17 00:09:46) 
tureng o kelimelerin hangi alanda kullanıldığını da yazar. o nedenle çok da mantıksız bir tercih değil.

eğer çok spesifik geliyorsa google translate ya da sesli sözlük'e de bakabilirsin.
  • avianthem  (19.11.17 00:09:51) 
seslisözluk


  • facebook  (19.11.17 01:59:41) 
[]

Günlük amerikan dili

Gençlerin, mesela yutubirlarin kullandığı günlük sokak dilinde, onlar gibi düşünüp yazabilmem için (biliyorum mümkün değil ama yaklaşmaya çalışacağım) ne yapsam, ne tavsiye edersiniz?

Dizi izleyebilirim evet, genel olarak hep ingilizce bişiler duyuyorum dinliyorum da, ama bu değil. Anlamak tamam da, bunu biraz daha içsellestirmek için, tr-ing bölümüne geçirmek için ne yapsam aceba


 
vlog izle, olayı gündelik hayat olduğu için çok net faydası olur bence.


  • Bruce  (18.11.17 19:26:35) 
Twitch yayını izle.


  • dissendium  (18.11.17 19:30:23) 
gençlerin sözcüklerini öğrenmeye çalışabilirsin, yukarıdaki yorumlara katılarak şunu ekleyebilirim.

Argo veya günlük dil. Nasıl biz aynen, arkadaşlarla takılcam, bilgisayar kasıyor gibi şeyler söylüyoruz bunlar gibi.
urbandictionary.com a bakabilirsin belki.

ya da şöyle listelere www.sheknows.com
  • senolll  (18.11.17 19:54:00) 
Urbandictionary takip et


  • Traveller  (18.11.17 20:03:08) 
Çok teşekkür ederim. Bi de şunu demek istiyorum, bunları dinliyorum izliyorum ama anlamak otomatik oluyor. Mesela "kasıyorum" anlamındaki kelimeyi bilmesem bile genelinden anlıyorum, o arada kaynıyor. Yazılı olarak urban dictionary mantıklı, evet ama orda da eng-tr girdi olacak her iki şekilde de.
Sanırım sorumun cevabı yok :( amarigan serserisi olmak için amarigan serserisi olmak gerekir gibi bişey.

  • neynep  (18.11.17 20:10:34) 
Periscope'tan Amerika'daki yayınları izleyip milletin yazdıklarına bakabilirsin


  • senolll  (19.11.17 03:41:38) 
[]

This is by no means always done.

Ne demek?




 
Not at all gibi -- by no means

Edit.
  • camussar  (18.11.17 15:29:49 ~ 15:41:01) 
Her zaman olmaz böyle durumlar diyor.


  • zunkatsar  (18.11.17 15:35:06) 
''her zaman yapıldığı anlamına gelmiyor''

hiç bir zaman yapılmadı denemez çevirisi için.
  • Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir  (18.11.17 15:36:22 ~ 15:36:56) 
[]

duolingo çince

websitesinde var ama ios'ta göremiyorum. ne zaman ios'a gelir?




 
Son güncellemede "Chinese is coming to iOS very very very soon! How soon? Very very very soon." demişler. Tam olarak böyle demişler evet ahahah. Sonraki güncellemede gelir muhtemelen.


  • kobuzchu kiz  (16.11.17 10:24:20) 
[]

ing. şurada ne diyor?

youtu.be

kalkıp gidene kadar ne diyorlar? türkçe yazsanız da olur.


 
-Sinirilerimi hoplatıyo bazen

-Kim ben mi

-Yok' "the doc"
  • shenergy  (15.11.17 23:56:40) 
sonra ne diyor karşıdaki?


  • diffarentiationation  (16.11.17 00:03:54) 
Enough for me den sonrasını ben de anlamadım.


  • shenergy  (16.11.17 00:18:52) 
"not for me. I love him."

Ben de bir yorumun yalancısıyım.
  • sanat guresi  (16.11.17 00:40:28) 
[]

Advanced seviye kelime yetmemesi

İngilizce seviyem advanced, yds'den 90 üstü aldım.Günlük ve ilgili konuşmada sıkıntı yok.Yalnız artık bildiğim kelimeler yetmiyor gibi.Advanced seviyede kelime çalışması için hangi kitaplara bakayım?6 aylık boş bi süreç var önümde,ağırlık vermek istiyorum bu konuya.




 
İngilizce fiction ya da sevdiğin alana göre non-fiction bir şeyler al oku. Yani spesifik kelime çalışması değil de bol bol okuma yap bu saatten sonra.

edit: YDS 90 iyi ingilizce bilgisi ölçüsü değildir bana göre. Advanced diyebileceğimiz bir seviyedeyse zaten spesifik bir alan olmadıkça kelime sıkıntısı çekiyor olmaman gerekiyor. Yani kelime sıkıntısı belki de uzmanı olmadığın çok spesifik bir context olunca karşına çıkıyordur. Eğer bu senin kendi alanınsa ya da neyse artık o alan ona göre bol bol okuma yapabilirsin.
  • AlsterWasser  (15.11.17 18:54:18 ~ 19:01:06) 
Mesleginle ilgili akademik makale oku


  • Traveller  (15.11.17 19:28:46) 
Spesifik olarak ilgini çekebilecek konularda The Economist okumanı öneririm, advanced kelimeye doyarsın.


  • candanag  (15.11.17 19:38:17 ~ 19:38:37) 
GRE sinavina hazirlik icin kaynaklara bak. Baya kazik kelime vs. bulacaksin. Ancak akademide degilsen ve gunluk hayatta kullanmayacaksan bu ogrendigin kelimeleri eninde sonunda unutursun bosa izdirap yani.


  • robokot  (15.11.17 20:36:03) 
[]

You're your diye yazanlar

Youtube video yorumlarında ya da yabancı forumlarda falan çok rastlıyorum. Bu adamlar bizdeki bağlaç olan de'yi, ki'yi ayıramayanlara denk geliyor sanırım. You're yazmak bu kadar mı zor mu, niye your yazıyor bunlar? Harften tasarruf falan mı?




 
Evet bizdeki -de ile de'yi ayort edemeyen cahil kesime denk geliyor. En sevdigim de "de ayri mi bitisik mi?" yazilir diye sormalari. Hangisi! Haha


  • Traveller  (15.11.17 16:05:33) 
Bizdekiler bilmiyor onlar kolay diye yaziyor ha bilmeyen de var bir suru asiri basit kelimeyi yazmayi bilmeyen ama cogunlugu kolayliktan yapiyordur.


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (15.11.17 16:05:59) 
Bizdeki bağlaç olan de'yi, ki'yi ayıramayanlara denk geliyor evet. Bir de İngilizceyi sonradan öğrenenlerden çok ana dili olanlar yapıyor, sonradan öğrenince kafamıza baya net giriyor çünkü o ayrım.

Bir de should have yerine should of yazanlar var aynı kafada.
  • kobuzchu kiz  (15.11.17 16:10:02 ~ 16:10:23) 
Bana da zor geliyo kesme işareti koymak, özellikle telefonda. Ama ben you are yazıyorum ADAMM GİBİ


  • klar  (15.11.17 16:12:35) 
bilmediklerinden. bazıları da mesela I should have diyeceğine should of falan diyor.


  • bohr atom modeli  (15.11.17 16:20:19) 
than/then karıştıranlar da çok var.


  • lazpalle  (15.11.17 16:42:23) 
Kolaylıktan yapsalar you're yerine u r, your yerine ur yazarlar.
Bilmediklerinden kesinlikle.

  • cakabo  (15.11.17 16:44:26) 
Çoğunluğu cahil Amerikanlardan oluşuyor.


  • sen git ben geliyorum  (15.11.17 17:17:00) 
Ya onlar bir şey değil, ben were yerine where yazan gördüm. Gözlerim kanayacaktı.


  • noluyo yaa  (15.11.17 17:33:02) 
Telaffuzu ayni oldugu icin. Might yerine mite yazanlar da var. Cehalet gostergesi


  • camussar  (15.11.17 18:09:10) 
İngiliz futbol forumlarında there, they, their ve that birbirine giriyor. Bizim için inanılmaz ama öyle. Cahil ise konuştuğu gibi yazarken bunların farkını anlayamıyor insan.


  • taktikmaktikyokbambambam  (17.11.17 01:42:31) 
@taktik

there their they`re bu ucunun telaffuzu ayni..
  • camussar  (17.11.17 17:58:05) 
anadili ingilizce olanlar yapar daha cok bu hatayi cunku ikisini once duyarak ogrenirler. cogu okuma yazma ogrenene kadar aralarinda bir fark oldugunu bilmez cunku cok benzer duyulur. kimisi yazma ogrenince farka uyanamaz karistirir surekli.

ingilizceyi sonradan ikinci dil olarak ogrenenler daha dogru yazar genelde bunlari o yuzden. cunku ilk olarak yazarak / okuyarak ogrenir ikisini zaten.
  • robokot  (17.11.17 18:06:11) 
[]

sıfırdan ingilizce öğrenmek isteyen birine eğitim kitabı önerisi

ilknur altun şatıroğlu'nun şu kitabını önerir misiniz?

www.pegem.net

başka alternatifleriniz var mı?

 
English grammar today tavsiye ederim. Türkçe açıklamalı kafanda bir şablon olur.

m.kitapyurdu.com
  • Fritz-X  (15.11.17 09:01:07) 
türklerin yazdigi herhangi bir dil ögrenme kitabini tavsiye etmiyorum. eger self-study kitabi olarak kullancaksaniz, yani tek başınıza alistirma yapayim kurallari ögreneyim diyorsaniz, english grammar in use ya da betty azar'ın fundamentals of english grammari'ini öneririm. bulmasi cok zor ama macmillan'in english grammar kitabi da güzeldir. biraz daha ilerleyince longman'in ya da cambridge'in preint, intermediate, advanced grammar kitaplari iyidir.

bunlar sadece receptive skills dedigimiz okuma, anlama, gramer ögrenme icin gecerli. dilin gelismesi icin ilk aşamlardan itibaren productive skills gelişimi icin de alistirma yapmaniz gerekecek, bunun icin de yazmaniz ve konusmaniz gerekiyor, bunun icin de size eşlik edecek ve hatalarınızı size gösterecek bir tutor lazim.
  • eriksatie  (15.11.17 09:06:59) 
eriksatie+1


  • sopiro  (15.11.17 10:07:43) 
en son girdiğim seviye tespit sınavında intermediate çıktım ve english grammar in use'ın kırmızısını bile tam olarak anlayıp çözemiyorum. 0'dan ingilizce öğrenmek için ders kitaplarından çalışmak daha yapıcı bir yol gibi geliyor. çünkü ingilizce öğrenmek için önce biraz kelime bilmek, biraz türkçe dilbilgisi bilmek(ya da ingilizce kelime öğrendikten sonra dilbilgisini ingilizce de öğrenebilirsiniz) gerekiyor.

O yüzden bence en makulü gerçekten sıfırsa eğer, NORMAL OKUL KİTABI ile başlasın. trt okulda aslında cambridge yayını olan bir dil öğretme programının türkiyeye uyarlanmış versiyonu da var. şu an adını unuttum ama youtube'dan ulaşılabilir(kitabı da touchstone mu neydi). Bunun yanında da duolingo ya da rosetta stone ile pekiştirebilir.


biraz kelime biliyorsa -ki büyük ihtimalle biliyordur da, o zaman level1 bir hikaye kitabıyla birlikte türkçe/ingilizce alt yazılı basit videolarla devam etsin, kelime sayısı yeterli seviyeye ulaştığında da gramere eğilir.

edit: youtu.be trt okuldaki programın linki bu, kitabının adı da touchstone aöf bedava dağıtıyor. herhangi bi' yakınınızdan edinebilirsiniz. olmadı kargoyla filan ulaştırırız cd'si de var.
not: görüntü gittikçe güzelleşiyor. o kısma takılmayın.
  • mete kudur  (15.11.17 10:28:58 ~ 10:35:42) 
Erik +1


  • Traveller  (15.11.17 12:14:57) 
English grammar today gerçekten güzel kitap başlangıç için. Ancak en azından özne fiil nesne zarf sıfat zamir gibi kavramların bilinmesi lazım.

Bu kitabı çalışırken aynı zamanda temel ingilizce kelimeleri ezberleyin(memrise.com faydalı olabilir). kitap bittikten sonra artık grammar'de çok boğulmayın ve kelime öğrenmek için ezber yapmak yerine contex içinde öğrenmeye çalışın. bol bol pratik yaparak pasif ve aktif skillerinizi gelistirin.
  • qazwsx  (15.11.17 13:12:10 ~ 13:12:54) 
[]

Poşetin üstünde Rusça ne yazıyor? (Capsli)

Hangi marka bu?

i.hizliresim.com


 
ikea gibi bişey. ama olmayadabilir. ben buna ulaştım.

poryadok.ru
  • tepedeki psychedelic adam  (14.11.17 22:09:51 ~ 22:10:48) 
üstte nerede yazıyor altta da sipariş yazıyor. yazılardan bulmak mümkün değil logoyu tanıyan çıkması lazım :)


  • goodz  (14.11.17 22:20:07) 
üst: GDE
Alt: PORYADOK

  • fempusay  (14.11.17 23:33:35 ~ 23:33:44) 
Ortada Rusça "J" harfi var. Eğer Rusça harf çıkıyorsa şu: "Ж"


  • d max  (18.11.17 20:16:45) 
[]

felemenkçe bilen birisi var mı acaba?

iki cümlenin Felemenkçesini merak ediyorum. Teşekkür ederim.

"Utrecht'in tadını çıkarın. Her ikinize de, yeni evinizde mutlu noeller dilerim."


 
soyle birsey olmasi lazim,

Geniet van Utrecht. Voor jullie beiden wens ik gelukkige jaren in jullie nieuwe huis.
  • sorusuolaninsanmodeli  (14.11.17 18:29:01) 
[]

eyç

ingilizce h harfine "eyç" deniyor.

peki abicim normal konuşmada bu harf "h" sesi çıkartırken, harfin adı niye eyç?

"hotel"i hotel diye okuyon mesela, niye eyçotel değil madem? veya niye eyçamburger falan demiyorlar?

madem h diyecen, harfe niye "eyç" diye acaip isim taktın, tek başına kullanırken "eyç" diyon? öteki harfler gibi, b harfine "bi", d harfine "di", g harfine "ci" dediğin gibi h harfine de "hi" falan de?

niye eyç?

 
british`ler eyc degil heyc diyor.. (turkce karakter yazamadigim icin heyc dedim, yosa sonu c den sonra d den onceki harf)


  • camussar  (14.11.17 11:42:07 ~ 11:43:13) 
ona bakarsan b'ye bi denirken m'ye em deniyor. y'ye vay deniyor. farklı harfler ya da harf grupları alfabede farklı okunuşlara sahip. muhtemelen hangi dil kökeninden ingilizceye geçtikleriyle ilgilidir. h'ye özel spesifik bir istisna olduğunu sanmıyorum.


  • sir gawain  (14.11.17 11:44:12 ~ 11:46:36) 
Kotu yonetim yuzunden, duyurunun hic bir zaman eriseyemecegi seviyede olan quora sitesinde, her seyin cevabi oluyor.

www.quora.com
  • acemi  (14.11.17 11:55:42) 
Bir harfin tek başınayken telaffuzu ile sözcük içersinde karşıladığı seslerin farklı olmasından dolayı.
Türkçede de (son birkaç yıl hariç) her ünsüz tek başına temsil edilirken arkasına "e" sesini alarak okunurdu, örneğin b->be, c->ce vs gibi. Ama sözcük içinde, örneğin "bayrak" sözcüğünü "beayrak" diye okumuyoruz.
Diğer yandan İngilizcenin de dahil IE dil ailesinde bazı ünsüz işaretler birden çok sesi temsil edebilir, "g" işaretini örnek vermişsin de "g" "ci" diye telaffuz edilmesine rağmen sözcük içinde "ge" sesini de karşılayabiliyor: örneğin "get, go, gather" vs gibi.
Ya da "c" harfine bakalım, "si" diye telaffuz edilmesine rağmen "k" sesini de karşılıyor, "car, could, can" vs gibi.
  • zwiegesprach  (14.11.17 11:55:51) 
"h" ses olarak belirsiz ve duyması zor bir yapıda olduğu için sanırım, harf olarak belirtirken bu belirsizliği kırmak için farklı telaffuzla okunuyor. ingilizce'deki eyç, ispanyolca'da hache (açe), türkçe'de de haş olarak benzer kullanıma sahip.


  • nilmiye  (14.11.17 12:38:35) 
burada açıklama kasanlara hiç bakma. öyle saçma bir durum işte, ingilizceye böyle yaklaşırsan işin içinden çıkamazsın.

ayrıca british speakerlar da eyç der, heyç diye birşey yok.
  • eindaclub  (14.11.17 13:11:29) 
bu arada kendi soruma ek, cevaplara cevap olsun.

türkçede "haş" diyebir şey yok. "aş" h harfinin fransızca okunuşu, tıpkı "eyç" gibi. türkçede "h" ve "e" karışmasın diye fransızca okunuşu benimseyip "aş" demişiz bir dönem. lakin aynen soruda sorduğum ilginçlik nedeniyle "harf h sesi çıkarıyori biz niye aş diyoruz" diye düşünen bir kısım harfi "haş" diye telaffuz etmeye başlamış.

muhtemelen "heyç" diyen de benzer şekilde düşünmüş.
  • kibritsuyu  (14.11.17 15:16:09 ~ 15:16:24) 
@eindaclub Ukde yaygin olarak heyc deniyor. neye dayanarak oyle bir sey yok diyorsun? uk de hsbcnin call centre`ini ara bir dinle istersen. heyc es bi si duyacaksin.


  • camussar  (14.11.17 18:15:14) 
[]

Paraphrasing

yakşanlar.

despite the increase in life expectancy over the last 200 years, not all groups of people have the same chances of good health.

siz olsanız bu cümleyi anlam bozulmadan farklı kelimelerle nasıl yazardınız?

 
The lifetime expectance has increased during the last 200 years, however, it is not possible that all people can access this good health status.


  • olanlaolunmaz  (13.11.17 23:02:05 ~ 23:06:08) 
In spite of the rise in life expectancy over the last 200 years, only the people from specific classes have the same opportunity of good health.

veya

In spite of the rise in life expectancy over the last 200 years, only the people from specific classes are able to take advantage of the opportunities for their well being.
  • i was made for you  (13.11.17 23:04:01 ~ 23:06:38) 
çok çok teşekkür ederim, sağ olun:)


  • guneslihavalardacokmutluoluyorum  (13.11.17 23:07:20) 
not all will be equally healthy, although life expectancy has increased over the last two centuries.


  • cagdas donem kuramcisi  (14.11.17 00:02:52) 
[]

arapça için iyi bir uygulama var mı

fas'a cezayir'e gideceğim, pimsleur'a ek bakabileceğim ios uygulaması ne var?




 
memrise


  • qazwsx  (14.11.17 00:58:18) 
mondly arabic


  • zihua  (14.11.17 08:33:27) 
[]

Şu metni İngilizceye çevirebilir misiniz?

"Öncelikle mevcut CMS üzerinde gerçekleştiremediğiniz düzenlemeler hakkında bilgi verebilir misiniz? Teknik olarak yardımcı olmak isteriz."

Tam oturtamadım ben cümleyi.


 
can you be more spesific about the changes, that you couldn't make on the current CMS? We would like to give you technical support about it.

karsilar gibi geldi bana.
  • rentts  (13.11.17 17:04:49 ~ 17:05:37) 
eyvallah. işimi fazlasıyla görür.


  • efreet sultan  (13.11.17 17:18:14) 
specific şeklinde yazılır..


  • jujugoo  (19.11.17 12:43:09) 
[]

İngiliççe

Bu şehire 1 ay önce geldim.

Bu cümleyi şöyle söylesek yanlış olur mu: "i came this city 1 month ago."

Yoksa "i have been this city for 1 month"

Hangisi doğru? Ya da daha doğrusu var mı?

 
I came to this city one month ago.
I have been in this city for a month.

İkisi de doğru.
  • cakabo  (13.11.17 13:49:50) 
i came to this city a month ago.
i arrived in this city a month ago.
i came here one month ago.

bir aydir buradayim demek istiyorsan alttakini kullanirsin.
  • baldur2  (13.11.17 13:50:56) 
doğrusu ingilizce.


  • partizan  (13.11.17 14:03:58) 
[]

İngilizce Kursu v.2

Geçen açtığım duyurudan sonra elemeler yaparak son 2 yerde tıkalı kaldık. daha önce bu kurslara gitmiş olanlar var ise yorumlarınızı ve nedenlerinizi merak ediyoruz. :)

1- Galatasaray Üniversitesi
2- İstanbul Teknik Üniversitesi

 
[]

İngilizceye Nereden Başlamalıyım?

Ben şuan A2 seviyesinde ingilizce biliyorum.

Ocak ayında erasmus sınavında 60 almamı sağlayacak,
ve yüksek lisans için 1,5 yıl sonra yurtdışına gidebilmemi sağlayacak şekilde

EVDE kendi imkanlarımla öğrenmek istiyorum.
Erasmus sorularını çıkarttım fakat çözebilecek seviyede değilim.


İngilizcemi geliştirmem için yapacağım şeylerin sıralamasını yaparsanız çok sevinirim.
Örn: 1)önce 100 kelime ezbele
2) yabancı çocuk kitaplarını oku bilmediğin kelimelerin altını çiz.
gibi gibi

not: bu arada erasmus sınavı hem yazılı hem dinlemeli :(

teşekkür ederim

 
Tense'leri öğren.

Simple present tense, simple past tense, simple future (hem am/is/are going to ile hem de will ile). Sonra present continuous, past continuous, future continuous. Present perfect ile past perfect'i de öğren. Present perfect continuous da aynı şekilde bilinmeli. İngilizce tense üzerinden giden bir dil. Tense'leri bilmezsen ne cümle kurabilirsin ne de okuduğun, duyduğun cümleyi anlayabilirsin. İnternet'te çok kaynak var. Simple present tense yazsan Google'a yüzlerce kaynak çıkar. Bu şekilde öğrendiklerini not al. Kelime öğrenmek şu aşamada kısa hikayelerle daha iyi olur. Short stories for A2/B1/B2 diye ararsan bir sürü hikaye bulursun. Onları okuyup anlamaya çalış. Bilmediğin kelimeleri oradan çıkar. Seviyen ilerledikçe dizilerden, filmlerden, şarkılardan bir şey kapmaya başlarsın. Dinleme için de yine kısa diyaloglar, hikayeler dinlemek işe yarar. Yeter ki zaman ayır ve sürekli araştır.
  • dissendium  (13.11.17 13:16:30 ~ 13:17:25) 
dinleme ve konuşma için

(git: eksisozluk.com)
(git: eksisozluk.com)
  • contavolta  (13.11.17 13:58:18 ~ 13:59:09) 
Dinleme yapmadan dinleme gelismez. Okuma yapmadan da okuma. Erasmus'tan 60 almak demek cok soyut bir istek. Sorular kolay mi zor mu nasil soylemen gerek.


  • Traveller  (13.11.17 15:51:30) 
[]

ingilizce öğrenmek istiyorum

merhaba, ingilizcemi geliştirip profesyonel seviyeye getirmek istiyorum, ancak ingilizce kurslarına güvenmiyorum, özel öğretmen, ya da özel grup olarak katılabileceğim, ücreti beni aşmayan ve ataşehir dolaylarında öneriniz var mı?




 
kurs harici bir önerim var, torrent'ten rosetta stone indirip başlayın. sıfırdan başlıyor hatırladığım kadarıyla atlanabiliyor mu seviyeler bilmiyorum ama bayağı bayağı öğretiyor. ben italyanca için kullanmıştım resmen 3 günde bir dünya şey öğrenmiştim. bu tek başına yeterli olmaz elbet ama çok büyük destek olacaktır.


  • dedi ayca  (13.11.17 01:24:45) 
lyrics finder diye basit bir program var, şarkı sözleri buluyor dinlerken takip edersin, şükela pratik.


  • idris amil zula  (13.11.17 08:45:02) 
[]

İngiliççe

"1 fincan kahvenin 40 yıl hatrı vardır."

Bunu ingilizce olarak nasıl açıklayabilirim. Motamot çeviriden ziyade bir iki cümlelik açıklamaya ihtiyacım var.

Teşekkürler.

 
The person who offers the coffee is to be respected and remembered for a long time for the sake of his offering.


  • i was made for you  (11.11.17 15:57:16) 
a couple of coffe makes forty years appreciation.


  • juggerhaunt  (11.11.17 16:01:55) 
[]

Business English geliştirmek için

kitap, site , cd ,podcast vb. önerisi verebilir misiniz? önerileriz için thx.

Finance ve management ağırlıklı olarak.


 
O konularda makaleler okumak hem sektorle ilgili bilgin olur hem kelimeleri ogrenirsin


  • isvicre rakisi  (11.11.17 15:17:16) 
[]

ingilizce de "yetişkin" , "olgun"

bu manaya gelen "adult" kelimesi "bir iş için olgunluk, bir ilişki için olgunluk"
anlamında kullanılabilir mi?



 
Mature daha uygun olabilir.


  • crown  (11.11.17 00:15:49) 
Mature. Grown. Grown up.


  • shenergy  (11.11.17 00:16:29) 
mature +1.


  • petek  (11.11.17 00:18:18) 
Adult yetişkin demek olgun demek değil. Mature olgun demek. Olgun davran demek istiyorsan "be mature yerine "grow up" dersin biraz büyü gibisinden.

Genel kullanımlar böyle.
  • kendi kendine yasayan yavrucak  (11.11.17 00:42:54) 
[]

Çok kısa speaking çeviri?

www.youtube.com Linkteki kızın, "we waited" cümlesinden sonra kurduğu cümle nedir?




 
and boy did we wait? i was there for at least 45 minutes.
bekledik mi? ben en az 45 dk boyunca ordaydım.

  • rentts  (10.11.17 14:03:59 ~ 14:04:19) 
aslinda soru sormuyor orada. cok bekledigine dair bir vurgu var.


  • yigitovic  (10.11.17 14:06:11) 
"and boy did we wait!"

"Harbi bekledik ha" "Cidden ne bekledik ama" "Fakat epey bekledik" seç beğen al.
  • reavelyn  (10.11.17 14:41:28) 
[]

İngiliççe

"Sadece bazı yaşanan şeyler benim için duygusal olarak ağır geldi."

Bu cümleyi nasıl çeviririz? Anafikrini versin yeter.


 
It's just that some of the things happened were emotionally heavy for me.


  • i was made for you  (10.11.17 01:51:55 ~ 02:37:29) 
yukaridaki cevaba ek: "some of the things that happened" daha dogru olur.


  • robokot  (10.11.17 02:24:43 ~ 02:25:03) 
torment, anguish, afflicted gibi kelimeler daha hoş duracaktır. Ben "emotionally heavy" kalıbını pek beğenmedim şahsen.


  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (10.11.17 04:03:51) 
ağır geldi derken "ne yapacağımı şaşırdım karar veremedim aptal gibi oldum" falan demek istiyorsan overwhelm de olabilir.


  • alperz  (10.11.17 06:39:53) 
alperz +1.


  • kulagina kupe olsun  (10.11.17 09:03:02) 
Beğenseniz de beğenmeseniz de emotionally heavy kalıbını bir yerimden uydurmadım, anguish manguish demene gerek yok. Lütfen çok bilmişlik yapmayın.

www.google.com.tr

robokot ise haklı, cümle zaten it's just that ile başladığı için ikinci that'i çıkardım ama tam doğrusu onun dediği gibi.
  • i was made for you  (10.11.17 12:13:20 ~ 12:16:37) 
Ben bir yerinizden uydurdunuz falan demedim. Beğenmedim dedim. Bu da benim tercihim olabilir sanırım, değil mi?
Çok bilmişlikle alakası ne çözemedim.
Gayet de, torment, anguish gibi kelimeler her zaman daha şık durur. Kullanılması, sınavlarda her zaman "emotionally heavy" kalıbına göre daha çok puan getirir. Günlük konuşmada karşıdaki insanda daha fazla etki bırakır.
Bunu görmek için alim olmaya lüzum yok.

"Aşkın bana ağır geldi, dağıttı" demek başka, "aşkından derbeder oldum" demek başka.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (10.11.17 12:39:56 ~ 12:45:06) 
i was made for you güzel çevirmiş. konu kilit.


  • eindaclub  (10.11.17 15:37:20) 
[]

If one day, my words are against science, choose science

bana epey saçma bir çeviri gibi geldi, doğrusu bu mudur, daha güzeli olamaz mıydı?




 
bunca yıllık türküm böyle bir lafını duymamıştım. büyük ihtimalle yanlış bir çeviri


  • zimbirik  (09.11.17 23:07:24 ~ 23:07:37) 
ataturk'e ait boyle bir soz yokmus kaynaklarda zaten neresinden tutsan sacma bir soz.


  • partizan  (09.11.17 23:13:28) 
Elon Musk çevirmiş, adam edebiyatçı değil ama ana dili İngilizce, yanlış bir şey yok.


  • i was made for you  (09.11.17 23:23:27) 
against bozuyor. 'if my words contradict science one day, choose science over my words.' daha iyi olabilirmis


  • kalinda94  (09.11.17 23:31:37) 
kalinda +1, bunu cidden elon yapmışsa ilginç olmuş çünkü ağır chicken translate örneği. kullanılması gereken fiil, atatürk'ün kastettiği şey (bu lafı söylemişse) contradict.

contradict, atatürk'ün A dediğine bilimin B demesiyken, against atatürk'ün "bilimin amk" şeklinde bir çıkış yapması gibi olur. bu şekliyle çevrilmesi dil konusunda hassas biri için facia aslında, ortaya çıkan anlam komik oluyor çünkü. "ben yerçekimini reddediyom ama siz yine de bilime inanın beni değil" demiş gibi jusfjskl
  • der meister  (10.11.17 00:46:59) 
Adamı gereksiz eleştiriyorsunuz. contradict kelimesini inceleyelim.

:to assert the contrary of

against'in anlamlarından birine bakalım.

:contrary to

Ayrıca contradict'in diğer bir anlamı da tam olarak bilimin amk oluyor.

:to imply the opposite or a denial of

Yani her zaman dediğim gibi kelimelerin tek bir anlamı yok, şurada mutlaka şu kullanılır diye bir durum %99 olmuyor.

baldur'a da +1 demeden geçemeyeceğim, ana dilini kullanan birini eleştirmek için iki kere düşünmek gerekirken eleştirilen kişi Elon Musk olunca bir kırk kere düşünmek lazım, şu dandik cümleyi çevirebilecek kapasitede biri olduğu açık çünkü.
  • i was made for you  (10.11.17 01:14:47 ~ 01:27:10) 
Ne diyosunuz olm Elon musk ingilizce bilmiyor mu? Bu ne ozguven ya:)


  • baldur2  (10.11.17 01:23:45) 
Evet, İngiltere Kraliçesi bu şekilde çevirmezdi büyük ihtimalle. Ancak Musk'ın bu cümlesinde en ufak bir yanlışlık yok. Sonunda nokta olmaması hairç tabii (Gerçi onu sen duyuruyu açarken eklememiş olabilirsin).


  • sen git ben geliyorum  (10.11.17 01:51:08) 
katılıyorum çok eğreti ve dandik bir çeviri gibi duruyor.

hemen "elon musk ingilizce bilmiyor mu" diye çıkışanlar: cümleyi o çevirmiyor. instagramda bir türkün hatta ekşicinin yazdığı yorumu aynen kopyalayıp o şekliyle alıp twitter'a yazıyor. çeviriyi yapan ingilizce bilmeyen elon musk değil ekşicinin teki yani. tamam yapı olarak bir sorunu olmayabilir o yüzden direkt alıp kopyalamıştır zaten ama cümleyi tam karşılamadığı ve eğreti bir çeviri olduğu ortada. sebebi de bir türkün elinden çıkmasıymış işte. anadili de anadili diye tutturmuşsunuz öyle değilmiş.

eksisozluk.com
  • rotten head  (10.11.17 06:45:23 ~ 07:20:51) 
arkadaşlar i am against demiyor. my words against diyor. dolayısıyla çeviri anlamı korumuştur.


  • alperz  (10.11.17 06:48:43) 
malum fotoğrafının altına biri aynen bunu yorum atmıştı. elon da beğenmişti. direkt copy paste yapmış elemanın cümlesini.


  • efreet sultan  (10.11.17 11:40:14) 
Kim çevirmiş bilemiyorum tabii, ama burada "benim sözüm bilime karşıtsa" değil de, "benim sözüme karşı bilimin sözü gibi bir durum olursa" diye bakarsak o kadar da garip olmuyor.


  • sopiro  (10.11.17 11:43:05) 
[]

"Pazar sabahı" mı - "pazar sabahı" mı?

belli bir pazar gününden bahsetmiyoruz. biraz kurcalayınca kafam karıştı. nasıl doğrusu?




 
Pazar sabahı


  • Delay Fuze  (09.11.17 19:24:45) 
bilmiyorsanız yazmayın ya, zor mu bu kadar?

belirli bir pazar gününden bahsetmiyorsanız küçük yazılır.

15 Haziran 2017 Pazar deseydik büyük yazardık, böyle olduğu gibi.

www.tdk.gov.tr

burda da örnek bi gün kullanımı mesela.
"Pazartesi ile çarşamba arasındaki gün"

görüldüğü gibi belirli bir çarşambadan bahsetmediği için küçük yazıldı.

ed: link olmamış. herhangi bi gün adı yazarsanız görürsünüz zaten.
  • mehmed resad  (09.11.17 19:31:12 ~ 19:32:32) 
@mehmed resad link direkt anasayfaya yönlendiriyor. :(


  • nıç  (09.11.17 19:33:31) 
mehmed bey kızdı ama doğru söylüyor arkadaşlar. cevap onunkidir.


  • nıç  (09.11.17 19:36:50) 
mehmet bey haklı :)


  • burya  (09.11.17 21:20:58) 
mehmed bey +1 :D


  • jamiro  (09.11.17 22:09:40) 
Mehmet Bey'e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Harika bir anlatım, harika bir sinir, harika çorikler^^


  • Tears of Devil  (10.11.17 07:39:27) 
Mehmed Bey'i (doğru yazdım değil mi Mehmed Bey?) rahat bırakın. Bu aralar büyük sıkıntılar içerisinde...

Mehmed Bey +1
  • rahip janick  (10.11.17 08:11:07 ~ 08:52:32) 
[]

[Nazar Boncuğu - Tespih] Çeviriyi kontrol edebilir misiniz?

Merhaba. Aşağıdaki çeviriler sizce anlatmak istenileni anlatmış mı?

Benim için çok önemli, yardımcı olursanız çok sevinirim. :)
Şimdiden teşekkürler.


Tespih, tekrarlanan monoton işlemleri saymak için kullanılan ve 33 veya katları kadar boncuk tanesinin ipe dizilmesiyle meydana gelen halkaya denir. Stres atıcı olarak tekrarlama basit el hareketlerine olanak verdiği için kullanılır. Tespih takı olarak da, can sıkıntısını gidermek için de kullanılmaktadır. Gelmiş geçmiş en çok kullanıldığı alan, pek çok dinde tekrarlanan dini vecibelerin yerine getirilişinin hesabını kolayca doğru tutma konusudur. Tespihin 11, 33 ve 99 taneli olanları Müslümanlar, 108 taneli olanı Budistler, 33 taneli olanları da Hristiyanlar tarafından kullanılır. Tespihin ucundaki irice parçaya imame denir.

Tahminlere göre Müslümanlar tespihi Budistlerdenalmışlar. Hıristiyanlar da Müslümanlardan Avrupa'ya. Papa V. Pius, 1596'da yazdığı yazısında, Dominikus'un 1221 yılında Avrupa'ya tespihi getirdiğini yazmıştı. İlk Hristiyan tespihleri 33 taneli olup bu 33 tane İsa'nın bu dünyada 33 yıl ömür sürmesini hatırlattığı için kutsal sayılmıştır.

----------

Rosary is a ring used to count repeated monotonous processes and to form the ipe of 33 or more beads. Repetition as a stress shooter is used because it allows simple hand movements. It is also used as a rosary or as a relief. The most used area of past history is that it is easy to keep accurate account of the fulfillment of many religions and religions. Tespihin 11, 33 and 99 are used by Muslims, 108 are by Buddhists and 33 are by Christians. It is called the imperial part of the lot at the end of the testimony.

According to estimates, Muslims have taken the rosary from Buddhists. Christians from Europe to Muslims. Pope V. Pius wrote in his writing in 1596 that Dominicus brought the rosary to Europe in 1221. The first Christian testimonies are of 33 grains and are considered sacred for reminding them that 33 Christ lives for 33 years in this world.



--------------------------



Nazar boncuğu, insanı kem gözlerden koruduğuna inanılan boncuk. Tarih boyunca, çoğu kültürde ve dinsel inançta, göz figürü kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir.

Bu figüre Müslüman, Musevi ve Hristiyan toplumların yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlanır.

Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur. Göze aynı zamanda boncuk da denmektedir. Bu bağlamda bakıldığında kişinin dünyaya açılan penceresi gözdür ve göz her türlü, iyi ve kötü, düşüncelerin ilk çıkış noktası olarak kabul edilir. Bu yüzden bakışlardan, kötü gözlerden korunmak amacıyla emici özelliği olduğuna inanılan mavi renkli taşlar eskiden beri kullanıla gelmiştir. Ve son halini günümüzdeki çeşit çeşit nazar boncukları olarak almıştır. Şu an, gerek inanç gerek gelenek, gerekse de süs eşyası olarak pek çok kişi nazar boncuğunu günlük yaşantısında çok sık kullanmaktadır.

-------

Evil eye bead, a bead believed to protect human beings from the eyes of a camel. Throughout history, in most cultures and religious beliefs, the eye figure has been regarded as a powerful talisman of evil.

This figure is also found in Buddhist and Hindu societies as well as Muslim, Jewish and Christian societies.

In general, the evil eye beads are in the form of eyes. The eye is also called bead. In this context, the window of the person's world is the eye and the eye is regarded as the first point of departure of all kinds of good and evil. Therefore, blue-colored stones believed to be absorbent in order to protect from bad eyes have been used for a long time. And he has taken his final state as the present variety of evil eye beads. Right now, as beliefs, traditions, ornaments, many people use the evil eye bead frequently in their daily life.

 
Selam, çok fazla hata var nereden başlasam bilemedim açıkçası. işiniz acilse bir tercüme bürosuna verin derim. sadece birkaç örnek vereyim nazar boncuğu ile ilgili olandan siz karar verin.

kem göz'ü deve gözü diye çevirmişsiniz. nazar boncuğu gibi cansız bir varlığa "he" denmiş. kötülük tılsımıdır diyor ikinci cümlede tamamen, sizin söylemek istediğiniz, kötülükleri savan tılsım'ın tam tersi. Genelde nazar boncukları göz şeklinde olur demek isterken gözler şeklinde olur demişsiniz ki bu okuyanda bir çift göz anlamı uyandırır.Therefore ile başlayan cümlede edilgen cümle yapısı var fakat yardımcı fiil yok. Anlam yok olmuş, cümle kurulamamış.Many people'dan sonra daily life olmaz lives olur. Bir de uzun, tumturaklı Türkçe cümleler olduğu gibi zaten çevrilemez İngilizceye.

Bu şekilde teslim etmeyin eğer önemli bir şeyse çünkü ufak tefek gramer hataları değil anlamı tamamen tersine çeviren yanlışlar ve yanlış kelime seçimlerinden gelen maddi hatalar var.

Tespihle ilgili olanıysa komple silin zira google translate gibi bir şeyden geçmiş ve tamamen anlamsız biçimde yanlış. "ipe", "tespihin" sözcükleri aynen duruyor. many religions and religions, her şey anlamsız maalesef.
  • burlesqueen  (09.11.17 20:34:43 ~ 20:38:56) 
[]

Çok kısa çeviri?

İngilizcesi çok iyi olan almana İngiliz diyor ki:
A: I'm English, and I can't believe you're not English!
B: Well I'm as German as they come!

Buradaki they come'ın anlamı nedir?

 
İşte olabildiği kadar gibi, en yüksek seviyede almanım diyor


  • passion rules the game  (08.11.17 12:09:18) 
As ... as they come


  • passion rules the game  (08.11.17 12:09:31) 
sapına kadar Almanım diye çevrilebilir :)


  • burya  (08.11.17 12:12:09) 
[]

Çiğ ve Kırağı ingilizce karşılığı

Nedir?




 
'dew'


  • tom creo  (08.11.17 09:52:19) 
hoarfrost'ta derler. ama çiğ ile kırağı aynı şey değil galiba.


  • Tears of Devil  (08.11.17 09:56:19) 
çiğ için dew.


  • eriksatie  (08.11.17 10:31:16) 
Çiğ=pişmemiş > raw
Çiy > dew

  • kobuzchu kiz  (08.11.17 10:31:32) 
evet aynı şey değil,basitçe,
çiy - yüzeyde oluşan su
kırağı - yüzeyde oluşan buzlanma

www.mgm.gov.tr
  • tom creo  (08.11.17 10:39:36) 
Hmm evet çiy sanirim dogrusu. Ve dew kullandim, gereken oydu cok sagolun


  • ananiyimioguz  (08.11.17 12:05:54) 
[]

Hukuk İngilizcesi temel düzey çeviri yardımı

değerli ekşi duyuru sakinleri seçmeli olarak aldığım hukuk ingiklizcesi dersinin ödev konusu olan 2 sayfalık kısa bi bölümünü çevirememekteyim ve sizlerden yardım talep etmekteyim. Bilginin evrenselliğine inanan yürekli kardeşlerime çağrımdır.




 
parca parca 1-2-3-4 diye koy istersen, herkes bir parcasini cevirse hallolur, ben cevirmeye calisirim bir parcasini.


  • camussar  (07.11.17 17:51:05) 
okunmuyor. :/


  • e haliyle  (08.11.17 00:49:53) 
[]

cümle anlamı hususunda yardım

In was not until her posthumous novel Waterlily was published in 1988 that Ella C. Deloria became known for her literary ability in addition to her already-established reputation in the academic arena of linguistics and ethnology.

Cümle bu. "Not until" kısmı kafamı karıştırıyor. Cümlenin tam olarak nasıl çevrileceğini yazabilecek bir arkadaşım var mıdır ? Teşekkür ederim şimdiden.


 
İlk kelime In değil It olacak öncelikle. Motamot Türkçe çevirisi güzel durmaz zira Türkçede böyle bir kullanım yok (varsa da aklıma gelmiyor şu an). "Edebi yeteneği ancak ölümünden sonra, 1988'de yayınlanan Waterlily adlı romanı sonrası anlaşıldı" denebilir mesela.


  • cinsi kisi  (07.11.17 16:51:18) 
[]

Atamızın / Ata'mızın?

nasıl yazılır?


tdk.gov.tr


"Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk’üm, Türkiye’mizin, Fatih Sultan Mehmet’e, Muhibbi’nin, Gül Baba’ya, Sultan Ana’nın, Mehmet Emin Yurdakul’dan, Kâzım Karabekir’i, Yunus Emre’yi, Ziya Gökalp’tan, Refik Halit Karay’mış, Ahmet Cevat Emre’dir, Namık Kemal’se, Şinasi’yle, Alman’sınız, Kırgız’ım, Karakeçili’nin, Osmanlı Devleti’ndeki, Cebrail’den, Çanakkale Boğazı’nın, Samanyolu’nda, Sait Halim Paşa Yalısı’ndan, Resmî Gazete’de, Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Telif Hakkı Yayın ve Satış Yönetmeliği’ni, Eski Çağ’ın, Yükselme Dönemi’nin, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’na vb."

"Sonunda 3. teklik kişi iyelik eki olan özel ada, bu ek dışında başka bir iyelik eki getirildiğinde kesme işareti konmaz: Boğaz Köprümüzün güzelliği, Amik Ovamızın bitki örtüsü, Kuşadamızdaki liman vb."


ikisi de tdk'dan. sanırım Ata'mız?

 
Ata özel isim değil ki. Dede ced anlamlarına geliyor. İsim olarak birine Ata ismi verilirse özel isim olur


  • efruz  (07.11.17 15:56:36) 
"Ata" derken kast ettiğiniz Atatürk ise "Ata'mız". Atalarımız dedelerimiz anlamında ise "atamız".

ikinci durumdaki kasıt şu. özel ismin sonunda zaten ek var. "boğaz köprüSÜ".

şimdi ona "boğaz köprüsü'müzün" dersen olmaz. saçma di mi? "boğaz köprü'müz" dersen de olmaz, onun adı "boğaz köprü" değil ki, "boğaz köprüsü". o yüzden demiş ki en iyisi hiç kesme koyma.

açıklamam yanlış olabilir. ben TDK'yı çok ciddiye almıyorum. mesela "oysaki, mademki" birleşik yazılır, bunlar artık kalıplaşmış diyor, bunu kabul edemiyorum. o yüzden yazının akışını ve anlamını bozmayan ve tdk'nın hata dediği imla hatalarını her zaman hoş görebilirim.
  • kibritsuyu  (07.11.17 16:29:31) 
@kibritsuyu'nun ilk paragraftaki aciklamasi +1

Yine @kibritsuyu'nun aciklamasina cok sasirdim... oysa ki, madem ki nasil bitişik yazilir... nasil mantik bu, sacma!

"Eski istanbul milletvekili" kullanimini "istanbul eski milletvekili"ne cevirmeleri de saçmalıkti. "Eski", istanbul'u degil; "istanbul milletvekili"ni tamliyor.

Neyse...
  • runagain  (07.11.17 18:04:41) 
@runagain

mantık şu. sanki, çünkü (için ki), halbuki gibi kullana kullana kalıp hale gelmiş sözcükler var. ama bunlar başlı başına bir kelime olmuş artık. tdk da diyor ki, oysaki, mademki de kelime olmuştur, onları da bitişik yaz. ben de yazmıyorum anasını satayım. bir türlü kabul edemedim bunu.
  • kibritsuyu  (07.11.17 18:40:21) 
İyelik eki özel isimlerde apostrof ile ayrılır. Özel olmayan isimlerde her halükarda bitişik yazılır.

Doğruya örnek: Ata'mız (Atatürk'ten bahsediyoruz ve tek kişi/özel isim)
Doğruya örnek: Atalarımız (özel isim olmayan bir kitleden bahsediyoruz)

m.bianet.org

tdk.gov.tr
  • Fayfa  (07.11.17 21:42:03) 
[]

İngilizce Ön Yazı Desteği

Merhaba Arkadaşlar,
İngilizce bir ön yazı hazırladım fakat gramer ve anlatım konusunda düzeltmeye ihtiyacım varmış gibi. Yardımcı olmak isteyen mesaj atarsa sevinirim.

Teşekkürler

 
yardımcı olabilirim.


  • interview with the vampire  (07.11.17 11:22:27) 
[]

İ.K'cılar ve İngilizce Bilen Arkadaşlar: Hangi Şekilde Yazmalıyım?

Merhaba. Bir iş başvurusunda bulunacağım. Kişisel bilgi eklememi istemişler. Şimdi size sorularım olacak.

Takım çalışmasına kolayca adapte olabildiğimi ve bunu sevdiğimi belirteceğim. Öncelikle:

1- "Takım çalışmasına kolay adapte olabilen ve bunu seven bir insanım" şeklinde mi yazmalıyım yoksa "Takım çalışmasına kolay adapte olabilen ve bunu seven biriyim" şeklinde mi yazmalıyım?

2- "bir insanım" şeklinde yazarsam "a human" mı yoksa "an human" şeklinde yazayım? Açıkçası iş ilanı baştan aşağı İngilizce ve İngilizce'nin kıyısından köşesinden geçmiş olduğumu bu küçük detayla da göstermek istiyorum.

Ne dersiniz? Önerilerinizi alayım..

 
human değil person deyin.


  • benaslinda  (07.11.17 11:06:30) 
"I can easily adapt myself to a team-work environment and i can say that i enjoy team working very much" denebilir bence.


  • interview with the vampire  (07.11.17 11:16:10 ~ 11:16:54) 
human'a an koyulması gerektiğini neden düşündün ki? Kural basit, sesliyse an sessizse a.


  • i was made for you  (07.11.17 11:30:58 ~ 11:31:08) 
@i was made for you h ile başlayan kelimelerde h okunmuyor. a hour değil, an hour'dur mesela. okunuşu da "en aour" şeklinde oluyor. bu yüzden sormuştum


  • silah taciri  (07.11.17 11:36:26 ~ 11:36:51) 
h okunmayan kelimeler istisnadır ingilizcede. h lerin komple okunmadığı fransızcadır.
hour da onlardan biri
human diyecekseniz a koyacaksınız.
  • interview with the vampire  (07.11.17 11:38:34) 
Human derseniz, species/tür olarak belirtme ihtiyacı içindeymişsiniz gibi algılanacaktır. Hani, ağaç/bitki/kedi/köpek/kuzu/kuş muş değilim, insanım der gibi olur. Bence.


  • cedilla  (07.11.17 16:34:55) 
[]

Ufak bi çeviri lütfen/ingilizceden

The gate long shut ---
Get up and throw it wide;
The stag long fled---
Send him to my side.
When one day you come
To lie between my breasts,
That day your scent
Will cling to me like wine.
How shall I know his face, O lovely bride, The lover you are asking me to send?
A ruddy face, and lovely eyes?
A handsome man to see?
Aye, that’s my love! Aye that’s my friend! Anoint that one for me

 
Valla iyi bir çeviri değil, kolay bir metin değil:

Kapı uzun zamandır kapalı,
Ayağa kalk ve ardına kadar aç.
Geyik kaçalı çok zaman oldu, (Stag erkek geyik, neyi kastediyor bilmiyorum)
Onu benim yanıma gönder.
Bir gün göğüslerimin arasında yatmaya geldiğinde,
o gün kokun beni şarap gibi saracak.
Yüzünü nasıl tanıyayım, tatlı gelin, göndermemi istediğin aşığın?
Canlı, al bir yüz, lovely gözler mi?
Görmeye değer, yakışıklı bir adam mı?
Evet, bu benim aşkım! Evet bu benim dostum! Onu benim için ayır... (Anoint zor :/)
  • celeron 300a  (05.11.17 21:42:27 ~ 21:43:57) 
[]

Goethe-Zertifikat A2

Birkaç ay sonra bu sınava girmek istiyorum. En azından mezun olana kadar (yaza kadar) A2 sertifikasını alırsam, işe başladıktan sonra temel şeylerle hiç uğraşmadan B1 kursuna başlarım diye düşünüyorum. Bu sınav sizce zor olur mu? Bu sınava yönelik çalışma yöntemleri önerir misiniz?




 
knk ben girmedim ama goethe'nin daha fazla tırtıklamak için seviye tespit sınavlarını hayvan gibi zor yaptığı bilinir, sözlükte de okuyabilirsin. başka yerden B1 sertifikası olup goethe'nin A2'sini geçemeyen adamlar var.

normal şartlarda yaza kadar sıfırdan başlasan bile A2 almanca öğrenebilirsin ama iş goethe'nin sınavına girmek olunca geçer misin, orası bilinmez. sınavı çok zor yaptıklarını biliyorum. ha sağlam almanca altyapısı oturtmuşsan geçersin tabii, mantıken A2 sınavını ne kadar zor yapabilirler ki.

alamancayı benim de öğrenmem lazım ama goethe'ye b2'den önce bulaşmayı düşünmüyorum açıkçası, adamlar a1'i bile kendi içinde iki kura bölüyor, her biri için de 800 lira istiyor. izmit'te değil misin sen, komek'e falan bak, arapça kursu bile var almanca da vardır belki. beleşe mis gibi a2-b1 yaparsın. üzerine kendin de koyarsın. o şekilde goethe'ye b1'den başlama şansın olabilir, çok da güzel olur.
  • der meister  (04.11.17 22:50:15) 
@der meister, evet İzmit'teyim. KOMEK'te şu anda devam ettiğim başka bir kurs var. O da yazın bitecek. O yüzden kurs olayını şimdilik eledim. Zaten vaktim yok. Sınavda bildiğin gibi konuşma, yazma bölümleri oluyor. Ben daha çok onları merak ediyorum aslında. Ne tür konularda konuşmamızı istiyorlar ya da hangi konularda bir şeyler yazmamızı istiyorlar, bunları öğrenebilirsem iyi olacak. Yoksa "Ne olacak bu Almanya'nın hali?" konulu bir yazı yazın diyorlarsa ona göre hazırlıklı gidelim. İngilizce hazırlıkta bile topic'leri söylüyorlardı çünkü.


  • dissendium  (04.11.17 23:00:24) 
hangi kitap kaçıncı seviyeye denk geliyor bilmiyorum ama şurada örnek sorular ve dinleme metinleri var,

www.goethe.de
  • der meister  (04.11.17 23:16:03 ~ 23:17:07) 
Pimsleur kullan, 5 seviyeyi bitirip kelime öğrensen B2'den başlarsın.


  • i was made for you  (05.11.17 00:18:19) 
direk sınava yönelik çalışırsan çok zorlanacağını sanmıyorum. goethede b2'ye girmiştim vakti zamanında ve o sınavı geçebilenlerin çoğu b2 falan değil, zorladıkları yok yani. sadece sınava yönelik çalışman lazım, yazı ve kouşma için kalıp ezberlemek vs.


  • Aerdem  (06.11.17 00:31:48) 
[]

ciddi bir soru

merhaba

ingilizce yazar veya konuşurken, yeni öğrendiğim kalıp/kelimeleri değil de halihazırda bildiğim- dilime yerleşmiş olanları kullanıyorum.
bunun önüne nasıl geçeceğim? bir mail yazarken misal, aklıma o an en iyi bildiğim kelime geliyor ve onu kullanıyorum. yeni öğrendiğim kalıpları hayatıma nasıl sokacağım hızlı bir şekilde?

yardım rica

teşekkürler

 
bunu ben de yaşıyorum. eğer kullandığınız forumlar varsa, orada kullanmaya başlayın. imdb'nin forumu varken bolca pratik yapmıştım ve bazı ifadeleri yerleştirmiştim. eğer forum kullanmıyorsanız, reddit öneririm.

yahut her gün mail yazarken bir iki ifadeyi kullanın. liste yapıp, kullandıkça tik atılabilir.

bir alternatif de şu olabilir. mail yazarken kullanacağınız kelimenin eş ve benzer anlamlılarına bakabilirsiniz. böylece yelpaze genişler.

örneğin receive yerine kullanabilecekler (tabii yerine göre değişecektir)

www.thesaurus.com
  • EasyTiger  (03.11.17 22:24:42) 
Muriel Saville Troike'nin Second Language Acquisition kitabinin 4.bolumunu oku.


  • Traveller  (03.11.17 23:33:32) 
bu çok genel bir sorun ve -kendi adıma- kelimeye ne kadar maruz kalırsam o kadar hızlı oluyor alışışım. gerek yazıda, gerek gündelik hayatta.

mesela bir derste hoca sürekli "constituent" deyip duruyordu ve üç hafta sonra yazdığım bir essay'i kontrol ederken constituent yazdığımı fark ettim. kelimeyi öğrendiğimi bile bilmiyordum. bu şekilde sürekli maruz kaldıkça öğreniliyor ve kullanılıyor.

kendimden örnek vereyim yine: üç yıl avrupa'da yaşadım ve yaşadığım dilin anadili ingilizce değildi. üç yıl boyunca ingilizce konuştum ama dediğim gibi ne ben ne de çevremdekiler ingilizceyi anadili olarak konuşuyordu. birkaç aydır abd'de yaşıyorum ve kelime haznem avrupa'dakinden çok daha hızlı gelişiyor. sebebi de sürekli maruz kalmam. yani sana önerim yeni öğrendiğin bir kelimeyi sürekli kullanmaya çalış. onunla cümle kur, onunla düşün, onunla yaz. bir süre sonra direkt içselleştireceksin.
  • sen git ben geliyorum  (04.11.17 03:48:59) 
bol bol pratik


  • bentalihsizim  (06.11.17 21:31:38) 
[]

boss ve bus telaffuzu

İkisi de aynı telaffuz edilmiyor mu? Tureng'de dinledim aynı geldi "bas" diyor.

Teşekkür ederim.


 
boss /bɒs/
bus /bʌs/

Yazılı anlatmak çok zor ama fonetik alfabede yukarıdaki gibi gösteriliyor. Bus'taki kısa düz a sesi, boss'taki daha a-o arası yuvarlak bir ses.
  • kobuzchu kiz  (03.11.17 11:16:06) 
  • lesmiserables  (03.11.17 12:24:48) 
Ikiside ayni ama amerikan aksaninda. bas diyo, ingiliz aksaninda boss bos diye okunur.


  • baldur2  (03.11.17 13:05:29) 
boss \ ˈbäs , ˈbȯs \ baağs gibi
bus \ ˈbəs \ direkt bass

www.merriam-webster.com
www.merriam-webster.com

Buradan dinle net anlaşılıyor.
  • i was made for you  (03.11.17 13:18:16) 
değil.

boss: ao karışık ve uzatarak. boaas gibi

bus: ise bildiğin kısaca bas.
  • eindaclub  (03.11.17 13:35:25) 
  • silver apple  (03.11.17 14:53:37) 
eindaclub +1


  • stavro  (03.11.17 15:32:04) 
aynı değil. boss'ta a ve o karışık ve hece uzatılarak söyleniyor.

bus'ta ise direkt "gaza bas" derkenki gibi.
  • sen git ben geliyorum  (04.11.17 03:50:20) 
[]

Fransizca' un courant d'air ' anlamı

s'il vient un courant d'air, vous resterez comme ça!

Cümle bu... :/


 
Az bir şey biliyorum, daha fazla bilen gelince onu dikkate alın. Normalde "hava akımı" anlamına geliyor ama burada bir şeylere denk gelmek, şartların olgunlaşması gibi bir anlamı var sanırım. "Rüzgar o yönden eserse, öylece kalakalırsınız" gibi sanırım.


  • aychovsky  (03.11.17 07:00:57 ~ 07:01:32) 
Devamı yok mu cümlenin? Ceryan yaparsa böyle kalırsınız diyor. Devamı olursa neyden bahsettiği vs belli olur daha iyi bir çeviri olur.


  • England  (03.11.17 11:52:09) 
Hava akimi degil bence eksi sozlukte baktim fransa da bir kanun maddesinde de geciyor. Taslak gibi.. burada ogretmen cocuklara yaptiklari bir yatamazlik icin kiziyor. Havayla alakali bir durum yok aslen..


  • chezsoi  (04.11.17 00:57:00) 
"Birden bir hava akimi çikarsa böyle kalakalirsiniz".
Le Petit Nicolas'dan.

  • pinocchio  (04.11.17 14:39:26 ~ 14:44:47) 
[]

Bi yabancı dil öğrenme sitesi vardı

O dili anadili olarak konuşanların cüzi miktarlara eğitim verdiği bir siteydi. Hatırlatabilecek olan var mı?




 
italki.com olabilir.


  • i was made for you  (02.11.17 13:52:39) 
tr.verbling.com olabilir mi? Burası var benim bildiğim.


  • ceyhan prensi adana  (02.11.17 14:08:56) 
Italki'yi arıyordum ben de, fakat diğer cevaba da bakacağım.


  • niyeti bozuk http nesnesi  (02.11.17 16:15:35) 
edufire da var hocam.
ama türkiye'de de türkçe konusan hocalar tarafından 3-4 kişilik kurslar var.
tavsiye ederim çok efektif.
  • bentalihsizim  (06.11.17 21:28:24) 
123456789• ... 125  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.