[]

1 cümlecik paraphrase

yakşanlar.

Such restrictions were, of course, imposed not only by hardware limitations but also by difficulties arising from a real need to understand the process of programming.

bunu paraphrase etmeme yardım eder misiniz?

 
these kind of limitations were certainly forced by undeniable requirements to get the idea of programming steps and also by lack of hardware capabilities.


  • peace.on  (23.02.18 20:11:48) 
[]

reader at work benzeri pdf&kitaplar

reader at work gibi basitten karmasiga ingilizce okuma parcalari olan pdf dosyalariniz varsa alabilirim... tabudeviren@gmail.com

yine bu sekilde hazirlanmis basili kitap tvsiyesi de alabilirim.


 
More to read 1-2


  • duyulmasi gerektigi kadar  (23.02.18 16:06:21) 
[]

yabancı dil öğrenmeyle ilgili problemleriniz nedir?

s.b. neden öğrenemiyorsunuz? sorun nerede sizce?




 
Gramer ogrenmeyi dil ogrenmek saniyor insanlar.

Turkiye'de pre-intermediate olanlar da kendini C1 saniyor ona cok guluyorum.

Burada oyle sacma yanitlar geliyor ki kahkaha atiyorum bazen.
  • Traveller  (23.02.18 14:09:34) 
konuşma pratiği yapamadığımdan öğrenemiyorum.


  • dedimmidemedimmi  (23.02.18 14:20:06) 
Yabancı dili İngilizce olarak düşünürsek en büyük sebebi AB üyesi olmamamız. Elin Almanı bir yaz Fransa'ya gider, öbür kış İngiltere'ye gider, turist olarak yabancı dilin nasıl bir şey olduğuna tanık olur. Eğitimleri iyidir. Her zaman çevresinde konuşabileceği birileri olur. Türkiye'nin çevresi de bu işe uygun değil. Arapça desen pis Araplar diyeni de bulursun, Yunanca desen gavur Yunanlılar diyeni de bulursun. Toplumlar arası sağlıklı bir iletişim olmadıktan sonra o toplumun dilini öğrenmek mümkün olmaz. Eğitim zaten berbat. Çocuklara 12 yıllık eğitimde Türkçe bilgisi bile verilemiyor. Sistem baştan çarpık. Ben öğrenemiyor değilim ama eğitim materyallerinin eksikliğini hissediyorum. Devletlerin kendi dillerini başkalarına öğretmek için uzman kadrosu oluşturup materyal üretmeleri gerekiyor.


  • dissendium  (23.02.18 14:28:28 ~ 14:29:03) 
Benim bir problemim yok Türkçe'den ayrı 3 dili konuşabiliyorum.
Problemi olanlar için genel tespitim ise Türkiye'de yabancı dile maruz kalmadan yaşamanın çok kolay olması.

Yurtdışı tatil seyahat kültürü yok, bütün Tv programları Türkçe, hemen her kitabın Türkçe çevirisi var, hiç yabancı dil öğrenmeden üniversite bitirmek bile mümkün.

Bir Estonyalı, Norveçli ne bileyim Yunan falan için içerik kısıtlı, sike sike öğrenmek zorundasın bizde rahatlık var fazlaca bu konuda. Çünkü nüfusumuz yüksek, merakımız düşük. Şimdi bir filmi altyazılı yayınla Kanal D'de kimse izlemez. Çoğu ufak ülkede dublaj bile yok altyazılı izleye izleye çocukluktan yerleşiyor İngilizce.

Ha mesela Fransızlar, Almanlar için de bu sorun var ama adamların eğitim sistemi iyi ve seyahat kültürleri var, o nedenle daha fazla yabancı dil öğrenme eğilimi var. Bizde bu da yok.
  • bos gezenin bos ustasi  (23.02.18 14:43:01) 
öğrenmek ZORUNDA olmak. zorunda bırakıldığım şeyleri yapmaktan nefret ediyorum. nefret edilerek herhangi bir şey öğrenilemiyor haliyle.
her şeye dili şart koşmaları.
12 yıldan fazla eğitim görüp herhangi bir aşama kaydedememek. Benim dil öğrenebileceğime dair bir inancım yok misal. Ayrıca iyi bir öğretici de yok. Anca hazırlık sınıfı okuyacaksın ki o da bana nasip olmadı.
  • tosunpasa  (23.02.18 18:41:37 ~ 18:43:45) 
dilini ogrenmeye calistigin kulture acik olmamak en buyuk sorun. yabanci dil ogrenmek baya komplike bir is ve o dilin kulturune merakli olmadikca, ozumsemeye calismadikca, surekli "a bu ne sacma sey" diye yaklastikca dil ogrenemezsiniz. aksam eve donup acun izleyen biri veya metrobuste kulaginda turku dinleyen biri kolay kolay baska dil ogrenemez. o dile ait urunleri tuketmeye acik olmaniz gerek. genel olarak toplumumuzda disa kapalililik var. cnbce gibi bir kanal bile tutmadi kapandi. sinemalarda %90 turk filmi oynuyor, vs.

yukarida da yazildigi gibi turkler cok az seyahat ediyor, onun da etkisi var.
  • hot potato  (23.02.18 19:08:02) 
[]

İngilizce Vol.33232 -Relative Clause

Şöyle bir cümle kurmak istersek benim yaptığım çeviri doğrumudur.

Siyah saçlı ve gömlek giyen bir adam istiyorum.

I want a man who wears a shirt that has black hair.

Bu mudur? yoksa saçmaladım mı?

 
Ünlü düşünür Cake'in dediği gibi: I want a girl with a short skirt and a long jacket.

I want a man with black hair and a shirt falan derdim ben olsam.
with a shirt and black hair da olur.
"who wears" de yanlış değil bu arada.
  • kobuzchu kiz  (23.02.18 12:43:15 ~ 12:43:37) 
I want a brunette man with a shirt on.


  • eindaclub  (23.02.18 12:44:51) 
İlla relative clause kullanacağım diyorsan that'i karıştırma, I want a man who wears a shirt and who has black hair.


  • i was made for you  (23.02.18 12:46:39) 
cevaplar için teşekkürler. benim anlamak istediğim bir cümle içinde iki kez who,that,which gibi relative clause lar kullanılması. peki örnek verebilir misiniz?

edit: @i wasmade for you. teşekkürler. bu şekilde oluyorsa kavradım sanırım olayı.
  • kompisko  (23.02.18 12:46:54 ~ 12:50:08) 
That yerine and koy.


  • stavro  (23.02.18 13:18:52) 
relative clause'u çok geyik olarak açıklamak gerekirse, "yakın olduğu öğeyi niteler" diyebiliriz.
Siz "I want a man who wears a shirt that has black hair" derseniz, "siyah saçlı bir gömlek giyen bir erkek istediğinizi" söylemiş olursunuz. Yani gömlek siyah saçlı gibi geliyor kulağa, anlatım bozukluğu oluyor.

Bu gibi cümlelerde "parallelism" denen sistemi tutturmak önemli. Yani, birden fazla tanımlayıcı öğe kullanıyorsanız hepsinin aynı formatta olması iyi olur. Format: sıfat, fiil, nesne vs. Misal, "I want a man who wears shirts, has black hair, runs everyday and never looks back" falan derseniz, bu doğru. Zira "wears, has, runs, ve looks" ile bu parallelliği sağlamış oldunuz. Keza, bir nevi pekiştirici olarak da tekrar yöntemini seçebilirsiniz: "I want a man who wears shirts, you know, who is strong, who cares about family, who can fight and kill people!" Burada who'yu birden fazla tekrar ederek vurgu yapmış oldunuz. Akademik yazı dilinde falan değil de, daha çok günlük bir içerikte kullanabilirsiniz.

Bir cümle içinde who'dan that'a ordan where'e geçmeniz falan bunların hepsi farklı cinslere gönderme yaptığı için pek mümkün olmayabilir. Ama dersiniz ki karmaşık bir cümle ve her relative clause öğesi başka bir şeye gönderme yapıyor, misal "mutfaktaki, üstünde kahverengi bir oyuncak ayıyla oynayan bir küçük kızın resmi olan kupayı kullandım" - "I used the mug that was in the kitchen which had the picture of a girl who was playing with her teddy bear that was brown" ama gelin görün ki kimse böyle konuşmaz/yazmaz "I used the mug with the girl and the teddy bear. It was in the kitchen" falan gibi daha informal, daha sıradan bir cümle kurulur onun yerine.

Böyleyken böyle.
  • sopiro  (23.02.18 13:24:16) 
@sopiro son noktayı koydun. şimdi parçalar yerine oturdu. teşekkürler.


  • kompisko  (23.02.18 13:53:40) 
[]

fransızca öğrenmek

yıllardır kafamda var bu düşünce de hep erteledim. yaşım 22, belli bi yaştan sonra öğrenilir mi yeni dil, nasıl olur bilemiyorum. 5 yaşımdan beri ingilizce öğreniyorum, şu anda ingilizcem profesyonel seviyede. alanım da ingilizce üzerine zaten.

şimdi esasında çok vaktim yok. halihazırda derslerle uğraşıyorum, bi yandan da yazı yazıp resim yapmaya çalışıyorum. aralara sıkıştırayım mı ne yapayım, yoksa yazı bekleyip yazın mı başlayayım? bilemedim.


 
Günde en az yarım saat ayırabileceksen başla, ayıramam diyorsan başlama.


  • i was made for you  (23.02.18 11:13:04) 
En azindan 2 kelime ogrenmissin :) fransizcaya hayvan gibi vakit ayirman lazim, ingilizce gibi 200 kelimeyle konusmuyorlar 5 dakikalik siyaset konusmasi dinle adam butun sozlugu kullaniyor. Gramerini zaten kendileri bile cozememis vaziyette.


  • acemi  (23.02.18 11:33:45) 
[]

Proxy kelimesi örnekte nasıl çevrilir? (İstatistik/Finans)

Chen et al. use breadth of ownership as a proxy to show that as divergence of opinion widens ...

Şimdi burada bahsi geçen proxy istatistikte bazı etkenlerin ölçmesi veya regresyona uygun hale getirilmesi için gösterge olarak yerlerine kullanılan değişkenlere deniyor. Yani mesela bu cümlede diyor ki;

Chen ve ark. breadth of ownership'i fikir ayrılığı arttıkça hisselerin olması gerekenden fazla fiyatlandığını göstermek için proxy olarak kullanmıştır. Yani fikir ayrılığını ölçmenin somut veya tek bir yolu olmadığı için breadth of ownership denen, yatırımcıların bir yatırım aracı hakkındaki kanaatlerini dolaylı yoldan gösteren bir değer seçiliyor analizde kullanılmak üzere.

Proxy yerine ne diyelim? Özellikle daha önce bu tarz yayınlar okumuş olanlar cevaplarsa yani zaten olan kullanımını öğrenebilirsem harika olur. Çünkü ben mi beceremedim bilmiyorum ama göremedim türkçe kullanım.

 
[]

have had/ had had kalıbı hangi konuda geçiyordu

sb




 
Past perfect tense


  • femme vitale strikes back  (22.02.18 00:18:52) 
Tense'lerde geçiyor.

Have + Verb3 (the past participle) ---> Present perfect tense.

Had + Verb3 (the past participle) ---> Past perfect tense. (Bu tense, iki geçmiş olaydan bahsederken daha önce gerçekleşen olayı anlatırken kullanılıyor.)
  • m e b  (22.02.18 00:24:20) 
  • €xpolerer  (22.02.18 11:53:09) 
[]

Dear/Hi

Yakşanlar. Hocaya mail atacağım, kendisi "hi" ile başlamış ben biraz daha resmi olacağım haliyle. Dear Billy, mi yazmalıyım?




 
Cok riskli bence. Ben "Sayin Soyadi" yazinca cevapta "Sevgili buf-e kür" diyebiliyorlar ast-üst iliskisinden dolayi. Dear Mr. "Soyadi" klisesinden sasmamak lazim.


  • buf-e kür  (21.02.18 19:18:23 ~ 19:19:08) 
akademide "mr. soyadı" kullanma.

direkt devam et "dear dr. soyadı" diye. o sana "adımla hitap et," diyene kadar "dear dr. soyadı"na devam.
  • sen git ben geliyorum  (21.02.18 19:24:32) 
ay yapmayın:( "dear mr. soyadı" yazıp yolladım ama baktım adamın phd'si filan yok ki.


  • guneslihavalardacokmutluoluyorum  (21.02.18 19:25:52 ~ 19:26:56) 
lecturer mı yoksa öğretim görevlisi mi? phd'si yok ise ve hoca ise lecturer demek ki. ki onda mr. soyad demekte bir sakınca yok bence. sen hoca deyince ben direkt doktoralı biri varsaydım.


  • sen git ben geliyorum  (21.02.18 19:28:24) 
hoca sana "hi" ile yazdı ise her türlü olursa kafana takma. karşılıklık ilkesi her daim iyidir.


  • helenart  (21.02.18 19:35:10) 
[]

İspanyolca kursu - Ankara

Merhabalar,

Sıfırdan İspanyolca öğrenmek istiyorum. Birkaç kurs merkeziyle görüştüm ama seçim yapmakta zorlanıyorum.

Tavsiye edebileceğiniz, daha önce gidip memnun kaldığınız, eğitimi beğendiğiniz bir kurum var mıdır ?

Neleri dikkate almalıyım, biraz bilgi alışverişi yapabilir miyiz ?

 
[]

Almanca - cholagog kelimesi ne anlama geliyor?

İlaç etki alanı bölümünde geçiyor.
(İlacın uygulama alanı dispeptik belirtiler)



 
Merhaba. Turkce’de de kolagog diye geciyor sanirim. Safrayi atmanizi saglayan bir ajan.


  • lamira  (21.02.18 09:07:07) 
[]

Osmanlıca yardım

arkadaşlar entry yazarken tıkandım bir kaynağı çeviremiyorum, çevrilmiş versiyonunu da bulamıyorum. 1908 senesinde yazılmış bir guide için osmanlıca bilgi içeren dipteki küçük notları günümüz türkçesine çevirebilecek varsa çok makbule geçer, entride de referans veririm. resimler burada :

A- i.hizliresim.com
B- i.hizliresim.com

şimdiden sağolun.

 
Dostum eğer acelesi yok ise yarın çevirir yazarım . Şu an maalesef musait degilim


  • anarkokombi  (20.02.18 06:08:12) 
[]

küçük bi çeviri

İyi geceler. Evaluate apps4EFL(dili geliştirmek için bir app) with specific reference to the parts you have been allocated according to Rosell-Aguilar’s (2017:253) criteria, and identify the relevant CALL(computer assisted lamguage learning)/MALL (mobile assisted language learning) theories that inform its design

Bu adam ne demek istemiş, ne istiyor bizden?


 
apps4efl'i "rosell aguilar" kriterine dayanarak size ayrılmış parçaların özel referansı ile değerlendirin ve dizaynıyla ilgili bilgi veren bununla bağlantılı CALL/MALL teorilerini tanımlayın.


  • bohr atom modeli  (20.02.18 04:36:21 ~ 04:36:46) 
[]

İngilizce (grammar hatam var mı?)

Şurada bir hata görüyor musunuz?


I like to feel the process of changing as a way to create myself better. There are so many changes I’ve gone through, which has brought many great things in my life. I have enough wish, will and power to add to my life new elements, at the same time remove all the bariers that prevent mine development. Then one day realize that old lifestyle has been replaced by a new one.

 
"... to add new elements to my life, remove all the bariyer that prevent selfie development at the same time..."

Böyle daha iyi gibi. Ama işin uzmanı değilim. Nacizane.
  • femme vitale strikes back  (20.02.18 00:06:51) 
Barier*
Seif*

  • femme vitale strikes back  (20.02.18 00:07:16) 
which have brought.
prevent me from development
one day'den sonra i dememissin. I realised de.
  • baldur2  (20.02.18 00:07:38) 
prevent mine development derken, mayın gelişimini engellemek mi demek istedin?
to add new elements to my life olmalı bence bu kısım.

  • diffarentiationation  (20.02.18 00:08:22) 
naçizane çevirim komple şu şekilde,

I like feeling the process of changing as a way to create a better myself. There are so many changes I've been through, which have brought many great things to my life. I have enough wish, will and power to add new elements to my life and at the same time remove all the barriers that prevent my development. Then, one day, to realize that the old lifestyle has been replaced with a new one.

***

yalnız "i have enough wish" kısmı tam olmamış gibi. o kısmı komple "i have enough will power" olarak düzeltebilirsin sanırım. illa kelime ekleyeceksen dedication falan olabilir.

ek olarak "and at the same time remove all the barriers" kısmının "while removing all the barries" olarak değişmesi de daha şık durur ama çok karıştırmak istemedim, hani eğer ödevse falan çok uçmayalım.
  • der meister  (20.02.18 00:13:55 ~ 00:26:25) 
der meister +1, bir tek ilk cümledeki better myself işi bozuyor, to make myself better yap onu.


  • i was made for you  (20.02.18 00:17:23) 
anlama sadik kalarak, birtakim degisiklikliklerle beraber onerim soyledir:

I like the feeling of change, for it is one way to realize myself better. I have gone through many changes so far, which has brought many great things into my life. I have always had will and power enough to transform my life for the better and to eliminate anything that prevents my self-development. And, one day, I have just found out that old lifestyle has already been replaced with a new one!
  • elan vital  (20.02.18 00:23:24) 
@Der meister +1
Sadece:

"...There have been so many changes that I've..."


Bir de "wish" kısmı biraz şeyyy. Onda da @der meister +1
  • nawar  (20.02.18 00:42:31) 
I like to feel the process of change* daha doğru gibi. changing diyince arkasından changing what? diye sorasım geliyor. change isim olarak da -ing gelmeden kullanılabiliyor.

edit: ya da anlatmak istediğiniz şey farklı ise bir anlam karmaşası var gibi.
  • kozmosta bir nokta  (20.02.18 00:46:00 ~ 00:48:46) 
there had been so many changes I've gone through daha doğru diye düşünüyorum.
sonra which have diye devam etmeli çünkü birden fazla değişiklik.
...power to add new elements to my life daha doğru olur.
in the meantime to remove all the barriers that prevent my development diyebilrisin hatta might prevent desen daha güzel olur gibi.

son cümleni anlamadım.
  • bohr atom modeli  (20.02.18 04:43:52 ~ 04:45:16) 
"I'd like to think that changing, as a process, is to create a better self. There are many changes I've gone through that have brought great things into my life. I have enough willpower, wishes, and strength to add new elements to my life while, simultaneously, removing every barrier that prevents me from developing myself. One day, I'll realize that my old lifestyle has been replaced by a new one."


  • sen git ben geliyorum  (20.02.18 07:00:56) 
- ..process of CHANGE..

- ..which HAVE brought..

- ..that prevent MY development..

- son cümle alakasız, öznesi yok.

gramer olarak böyle. alınma ama genel olarak metin biraz anlamsız olmuş.
  • eindaclub  (20.02.18 10:31:30) 
şimdi bir daha bakınca belki feel değil de "I like experiencing the process of change..." dersen sanki daha iyi olur. feel duygusal kalıyor. experience ise deneyim ve sana bir şeyler katması ifadesini güçlendiriyor diye düşünüyorum.


  • kozmosta bir nokta  (20.02.18 16:32:52) 
[]

İngilizce Öğreten Bi Adam Vardı

Kendine özgü bir metotla,
Aşırı basit kelime/cümlele başlatıp listening'e dayalı bir yol izliyordu
Amerikan ve kıvırcık kısa sarı saçlı, mavi gözlü bi adam
Bebeklerin de dil öğrenirken "duyarak" başladığını söylüyordu
YouTube'ta falan vidyoları, yabancı dil sitelerinde bı audio dosyalarından bir sürü vardı
Easy english miydi neydi hatırlayamadım kimdi bu adam?

Teşekkürler

 
A.J Hoge olabilir mi??


  • kurmalifare  (19.02.18 23:33:18) 
evet a.j. hoge. effortless english.


  • attila  (19.02.18 23:34:35) 
www.youtube.com

a.j. hoge.
  • a darkness coming  (19.02.18 23:35:40) 
Ben Melik Duyar diyecektim :(


  • lazor  (20.02.18 00:55:42) 
[]

Farsça Osmanlıca gibi mi okunuyor?

Transcript ederken aynı kurallar mı geçerli?
Nerde 'e' var nerede 'a' var gibi?



 
soruyu tam anlamadım, ama şöyle ki;
kelime ortasında ya da sonunda a sesi varsa elif konur. kelime ortasında/sonunda elif varsa o illaki a olarak okunur. hane, baba vs. güzel he kelime sonunda e sesini verir. ye kelime sonunda i sesidir. elif+ye kelimenin başında i sesidir. örneğin iran kelimesi. aynı şekilde elif+vav u sesidir.
osmanlıcayı üstün körü incelediğimde farsça gibi gelmemişti bana. osmanlıca bilginiz varsa karşılaştırma yapabilirsiniz.
  • thomson'un uzumlu keki  (19.02.18 22:48:46 ~ 22:49:31) 
Üstelik bilgilere ilaveten eğer istisna kelimeleri dışarıda tutarak kelime içinde yazılan elif yoksa kelimeyi e seslisi ile okumak gerekiyor lakin p ve g sessizi ile kurulan Kelimelerde o u seslisi ile oluşan kelimelerdir ki bu kelimeyi e seslisi ile düşünmesi.

Biraz karışıktir lakin mantığını oturtunca ve kelime aşinalığı oluştukca kolaylaşıyor.
  • anarkokombi  (20.02.18 06:14:42) 
[]

almanca bilenlere bir soru (çeviri değil, anlamanız yeterli)

bu tipteki bir okuldan mezun olmak bana almanya'da devam etme hakkı tanıyor mu, tanımıyor mu? diğer bir deyişle, bu tipteki bir okulun diplomasını almanya tanıyor muymuş şimdi?

***
Die Institutionen dieses Typs sind im jeweiligen Herkunftsland in maßgeblicher Weise als Hochschulen anerkannt (akkreditiert, attestiert u.a.) und ausgehend davon in Deutschland als Hochschulen anzusehen.

Besonders für Länder der ehemaligen sozialistischen Welt sind auch Forschungsinstitute erfasst, da an ihnen Promotionen und Habilitationen möglich sind. Da diese Qualifikationen denen an Hochschulen gleichwertig sind, werden die Forschungsinstitute ebenfalls dieser Kategorie zugeordnet.

Achtung!
Die Einstufung als H+ bedeutet lediglich, dass Abschlüsse, die an dieser Einrichtung erreicht wurden einer Gleichwertigkeitsuntersuchung im Hochschulbereich unterzogen werden können. Eine Vorentscheidung darüber, ob die Abschlüsse dieser Einrichtung deutschen Hochschulabschlüssen gleichgestellt werden können, ist damit nicht verbunden.
***

 
Almanca bilmiyorum, translate The institutions of this type are in the respective country of origin in a significant way recognized as colleges (accredited, attested, etc.) and starting in Germany to be regarded as universities. diyor, yani evet.


  • i was made for you  (19.02.18 22:30:33) 
translate'ten ingilizceye ben de çevirdim ama emin olamadım yau, gerçekten bilen biri de teyit ederse çok iyi olur. ama öyle galiba ya, üç seçenek var H+, H+/- ve H- olmak üzere. benimki H+. kabul ediyodur herhalde.


  • der meister  (19.02.18 22:31:23 ~ 22:31:56) 
Sadece birinci paragraf senin icin onemli: Diyor ki, senin okulun Almanya´da bir üniversite olarak taniniyor.

Ikinci paragraf, eski SSCB ülkeleri icin bir aciklama.

Ücüncüsünde kisaca H+ siniflandirilmasina dahil olanlarda, elde edilmis derecenin Almanya´da da bir denklik degerlendirilmesinde bulunulacagi ancak bu on degerlendirmenin (karanin) baglayici da olmadigi soyleniyor.

Ek: Diplomanin taninirliligi var. Ama ilk cumlendeki "mezun olmak bana Almanya´da devam etme hakki taniyor mu?" sorusunu anlamadim. Üniversite bittiginde devam etmekten kasit Yüksek Lisans mi? Diplomanin Almanya´da taninirliligi var, diploma ortalamasinin Alman sistemine cevrilmesi gerekiyor ki, bunu her üniversite kendi yapiyor, hatta 3-4 ay bile suruyor bu surec.
  • buf-e kür  (19.02.18 22:41:38 ~ 22:46:30) 
@buf-e kür: evet, devam etmekten kastım üniversite sonrasında yüksek lisans.


  • der meister  (19.02.18 22:51:31) 
Diger bircok ulkenin aksine, Türkiye´den bir üniversiteden mezun oldugunuzda diplomanin gecerliligi vardir ve denkligi kolayca verilir. Hollanda´dan diplomasi olan ve denklik alamayan birsürü de insan taniyorum. Nasil ve niye bilmiyorum ama bizimkilerde hic sorun cikmiyor.

Bazi üniversiteler, diploma ortalamasini farkli cevirebilirler. Mesela kimisi ortalamani 2,3 olarak kabul ederken kimisi 2,0 olarak kabul eder.

Ez cümle, diploman gecerli, taniniyor ama bitirme notunun denkliginin saglanmasi icin ekstra bir prosedur gerekiyor.
  • buf-e kür  (19.02.18 23:00:13 ~ 23:00:45) 
[]

Şu çeviri doğru mudur?

X şirketinde Y şirketinin personeli olarak çalıştım.

I worked in X company as a staff of Y company.


 
doğru.

yalnız staff yerine employee demen daha doğru olabilir. maaş alan çalışanlara daha çok employee deniyor. staff (çalışanlar dahil, gönüllüler, günübirlikçiler vs olabilir)
  • peace.on  (19.02.18 18:20:51) 
in yerine for ya da at kullan.


  • sen git ben geliyorum  (19.02.18 19:21:45) 
bence "i worked as an employee of y company in x company." demek daha doğru olur.
bilemiyorum ama vurgusu bana böyle daha doğru geliyor.
ben tabi ingiliççeci değilim.

ekleme: sen git'in dediği de doğru.
hepiniz çok güzel şeyler söylüyorsunuz çok seviyorum sizi ben.
  • attirmayin makedonun kafasini  (19.02.18 19:23:29 ~ 19:24:14) 
I have worked at x company as an employee of y company


  • abi bi dizi buldum on numara  (19.02.18 20:34:54) 
[]

Arnavutça

Arnavutça bilen, Arnavutluk'a gidip gelen (veya gidip gelen tanıdığı olan) biri arıyorum. Yaptığım bir araştırma için bir kitabı edinmem, ve cüzi bir kısmını çevirtmem gerekiyor.

Her türlü Arnavutluk ile bağı olan birine ihtiyacım var.

Teşekkkürler şimdiden.

 
Tarihçi Bülent Bilmez Arnavautluk Bektaşi Tekkeleri çalışıyor. Bir mail atabilirsiniz


  • bahcemaruf  (19.02.18 14:01:24) 
tarihçi Bülent Bilmez'i bilirim, pek yardımcı olacağını sanmam. Sağolun ama yine de.


  • muvazzaf sergerde  (19.02.18 14:15:21) 
[]

earth ne zaman toprak anlamında kullanılır?

earth'ün bir anlamı da toprak. ama toprak için daha çok "soil" kullanılıyor.
hangi durumda earth=toprak oluyor?



 
Earth genel, soil daha çok bitki yetişen toprak gibi geliyor bana.

hinative.com
wikidiff.com
  • kobuzchu kiz  (19.02.18 13:28:30) 
The ploughed earth looked rich and dark and fertile.

More examples

Their hoofs threw up clods of earth as they galloped across the field.
There was a large mound of earth in the middle of the field.
A large worm wriggled in the freshly dug earth.In the spring you almost feel you can smell the earth.
I like to get my hands in the earth when I'm gardening.

Kaynak: dictionary.cambridge.org
  • senolll  (19.02.18 13:30:33) 
elektrik'te topraklama, topraklama direnci, topraklama ölçümü gibi kavramlarda "earth" kullanılıyor misal. soil ise daha çok toprak kesiti anlamında kullanılmakta.


  • hosein  (19.02.18 13:43:54) 
earth biraz world'un cografi terim karsiligi gibi. planet earth mesela. soilden ziyade world ile daha cok es anlama geliyor. soil bildigimiz toprak, tarim topragi vs..


  • baldur2  (19.02.18 13:57:22) 
earth moving : hafriyat


  • n62  (19.02.18 14:17:29) 
Güzel soru. Soil daha çok bitki yetistirilen toprak gibi.


  • chavezding  (19.02.18 14:45:09) 
[]

say tell told ne demek nasıl durumlarda kullanılıyorlar

sb




 
say; söylemek. kısa ifadeler için kullanılır.
hiç konuşmayan birine "say something" (tr: Birşey söyle) denir.
birisine selam gönderirken;"say hello to your mother" (tr: anana selam söyle)

tell; anlatmak. birşeyler açıklamak için, hikaye anlatmak için, detay vermk için vs. kullanılır.
bana bir hikaye anlat derken; "tell me a story"
hikaye yarım bırakıldıysa "tell me more"

told ise tell in ikinci hali, geçmişte anlatılmış şeyler için.
  • theli  (19.02.18 14:16:48) 
say demek
tell soylemek.

  • baldur2  (19.02.18 14:22:18) 
[]

İtalyancanın faydaları

Başlık değişik oldu ama idare edin. İtalyanca öğrenmeye bayağı hevesliyim. Yüksek lisansta Erasmus ile İtalya'ya gitme düşüncem var. Hatta daha da ileride İtalya'da yaşamak bile istiyorum. Bunların dışında İtalyanca bilmek bir makine mühendisinin başka hangi şekilde işine yarayabilir? Bana İtalyan firma isimleri söyleyip, şurada çalışabilirsin diye tavsiye verseniz de olur. İtalyanca bilen birinin nelere ve nerelere ulaşabileceğini merak ediyorum. Bir de bu dildeki seviyeyi belgelendirmek için belli bir kuruluş var mı?




 
Italyan konsoloslugunda dil egitimi veren bir yer vardi. Italyan kultur mu ne idi adi, yanlis olmasin. Arti turkiyeden italyaya yatirim yapan firmalar var, yaz google cikar illa


  • kahramanikarus  (18.02.18 22:53:18) 
makine kısmından ben anlamam ama şunu söyleyeyim: babam sürekli fabrikalarla iş yapıyor. ne yaptığını bilmiyorum tam olarak sjfjss. sürekli italyanlarla çalışıyor. makine getiriyorlar, tamir ediyorlar, bi' şeyler bi' şeyler. benim italyan dili ve edebiyatı okuduğum dönemde de hep diyordu mezun olunca buraya gel, bize çok lazım oluyor italyanca bilen eleman diye.


  • der meister  (18.02.18 23:03:44) 
[]

Yeni yabancı dil derslerini yabancı dilde almak

Duyuru ahalisi bu bir sorudan çok gaza getirilme çığlığıdır.
Eğitim için birkaç aylığına İsviçre'ye geldim. İngilizcem var. Upperindermediate seviye. Baktım burada çevrendeki herkes en az 3-4 dil biliyor. Öfkelendim. Bari milletle iletişim kurabileyim diye almanca dersi almaya başladım. Bir hoca buldum. Ama orak tek dilimiz İngilizce olduğundan dersleri ingilizce yapıyoruz. Ama tahmin edeceğiniz üzere ilk dersler çok zorlayıcı oluyor. Daha önce hiç Almanca temelim yok.
Başka bir yabancı dilde yabancı dil eğitimi almak çok yanlış bir karar mı sizce?
Bir şu bana bir şey söyleyin allah aşkına. Yok beceremeyecem, yok hayatta öğrenemem ben bunları filan deyip duruyor bana. Kendimi kasayım değil mi, sonunda değecektir

 
İnsanın sınırlarını zorlaması dünyanın en güzel tecrübesi. Sonunda mutlaka değecektir. Önemli olan motivasyonu koruyabilmek. Memrise kullanmanızı öneririm.


  • taktikmaktikyokbambambam  (18.02.18 17:43:46) 
Ben de ingilizce çalışıyorum kendi kendime. Yarın bir gün fransızca öğrenirken de ingilizce kitaplardan çalışacağım ki ingilizcem canlı olsun diye. Çok zor gelebilir ama bir başlayınca ömür billah seninle kalıyor bilgiler.


  • ceyhan prensi adana  (18.02.18 18:00:07) 
Fransızcayı İngilizceden öğrendim, Türkçeden imkânı yok bu kadar kısa sürede ve iyi seviyede öğrenemezdim çünkü 1- İngilizce kaynaklar muhteşem, 2- İngilizce ile çok benzerken Türkçe ile alakası yok.

Almancayı bilmiyorum ama öğrenecek olsam onu da İngilizceden öğrenirdim. Zorluk çekmenin sebebi İngilizcenin tam oturmamış olması, ilk onu hâllet derim.
  • i was made for you  (18.02.18 20:06:12 ~ 20:06:43) 
[]

Almanca çeviri..

İmzalı forma nasıl söylenir? Futbol forması.




 
“Trikot signiert” derim ben olsam.


  • lamira  (18.02.18 11:14:43) 
[]

arapça bir kelime çeviri

image.prntscr.com

imaj olduğu için translate kullanamadım. bir meslek bu, ne diyor burada?

teşekkürler.

 
muhasebe


  • qobel  (17.02.18 20:00:11) 
muhasebe degil, muhasib. (bkz: muhasip)


  • dilemma of subscribtionability  (17.02.18 20:41:59) 
muhasib +1


  • tantunizade murat efendi  (17.02.18 20:44:47) 
[]

Relative clause sorusu

The man who plays basketball.

The man who is play basketball.

Who'dan sonra to be gelmesinin etkisi ne oluyor anlam açısından ?

 
İkinci cümle yanlış, hiçbir anlama gelmiyor.


  • i was made for you  (17.02.18 14:17:28) 
Who is playing olabilir ya da who is to play.

Yazdığınız gibi bi anlamı yok.
  • attila  (17.02.18 14:19:30) 
Diyelim bir arkadasinizla basket maci izliyorsunuz. Biriniz oyunculardan birini isaret ederek su cumleyi kurabilir: "The man who is playing basketball shirtless is my colleague."


  • ganbatte  (17.02.18 14:24:06) 
Doğrular:
The man who plays basketball is cool.
The man who is playing basketball is cool.

İkisi için de bu da olabilir:
The man playing basketball is cool.
  • ali159  (17.02.18 14:36:24 ~ 14:38:14) 
The man who plays basketball > basket oynayan adam (geniş zaman)

The man who is playing basketball > basket oynamakta olan adam (şimdiki zaman)
  • bos gezenin bos ustasi  (17.02.18 17:00:56) 
[]

Papal Tombs'u Papalık Türbeleri diye çevirmek doğru mu?

yoksa Papalık Mezarları daha doğru bir tabir mi olur?




 
mezar daha uygun gibi sanki.


  • binder dandet  (17.02.18 13:59:16) 
[]

Rusça

Rusça özel ders veren iyi öğretmen bir eğitici arıyorum nereden nasıl bulabilirim internette gezdim ama pek tatmin edici birşey bulamadım.
(İstanbul)



 
bionluk.com'da rusça çeviri yapanlarla görüşün. tatmin eden birileri çıkar tahminim.

iyi bir çevirmen ve eğitici var tanıdığım ama ankara'da.
  • deadwampir  (17.02.18 11:18:44) 
Facebook ta gruplar var. Oralardan yardimci olunabilir sana


  • boran79  (17.02.18 14:21:02) 
[]

Şu bebek berelerinin ingilizce adı

Resimdeki gibi şapkayla atkı kısmı birleşik berelerin ingilizce adı nedir, teşekkürler.




 
knitting cabochon?


  • elbar  (15.02.18 21:48:08) 
@elbar görseller çok alakasız çıktı :(


  • yue  (15.02.18 21:58:53) 
Baby balaclava


  • dissendium  (15.02.18 22:06:55) 
hand knit balaclava for baby
yazıyor nette.

  • thomson'un uzumlu keki  (15.02.18 22:11:40) 
hood skull cap.


  • acetaminophen  (15.02.18 23:01:24) 
[]

İphone çözümü

Açılamayan iphone4 telefonum için bir çözüm paylaşılmış bir forumda. Çevirisi için yardımcı olursanız çok sevinirim. Yazı bu:

You may have bumped the LCD connector off in the drop. Removing the rear glass is easy, and you won't have to do anything fiddly like removing screws inside the phone. You'll need a pentalobe screwdriver to remove the back, but that's it. Follow the Display Assembly Replacement guide and skip to the step that shows the LCD connector. The LCD connector should be second from the left. (The digitizer is on top of it.) Just give it a good push to seat it back in place and then retest your phone.


 
iphoneun altindaki iki vidayi acabilmek icin ozel bir tornavida lazimmis, o tornavidanin ismi pentalobe tornavidasi.

o iki vidayi soktukten sonra arka kapagini ac telefonun, actiktan sonra gordugun connectorlari sok geri tak, connector dedigi bir parcanin anakarta baglanmasina yarayan birbirine oturan seylerdir
  • purple rain  (15.02.18 20:56:28) 
[]

Fransızca öğrenmeye başlayacak birine neler tavsiye edersiniz?

Fransızca öğrenmekteki yegâne amacım: 2-3 yıl içerisinde Fransızca roman ve makale okuyacak seviyeye gelmek. Sadece okuma becerimi geliştirmek istiyorum. Diskur çekmek gibi bir niyetim yok yani. Şu anki imkânlarımla sadece okuma kısmını hâlledebilirim.

Bana Fransızca cümle yapısını sağlam şekilde kavratacak bir gramer kitabı tavsiye eder misiniz? İngilizce anlatımlı da olabilir. Cümle yapısını ve temel gramer kurallarını öğrendikten hemen sonra basit seviyeli hikâye kitapları okumaya yöneleceğim. Fransızca öğrenirken işimi kolaylaştıracak ipucularınız varsa, paylaşmak istemeniz durumunda onları da dinlemeye hazırım.

Teşekkürler. :)

 
Ben zamaninda Mauger'nin "Cours de langue et civilisation françaises"i ile baslamistim ve çok memnunum. Hâlâ bulunuyorsa ilk iki cildini öneririm.


  • pinocchio  (15.02.18 18:51:44 ~ 18:58:13) 
[]

Tıpta uzman çevirmen

Herkes çeviri yapıyor biliyoruz artık ama hakikaten tıpta uzman, 0 hata ile çeviri yapabilecek ofis ya da freelance bileniniz var mıdır? Biraz önemli o yüzden sağlam birini arıyorum.

Teşekkürler.

Edit: Türkçe'den İngilizce'ye

 
Drtus'a ilan açın. Paraya ihtiyacı olan tıpçı kardeşlerimiz saçma sapan şirketlerden daha iyi çevirir.


  • bak reyiz tavsanciklar  (15.02.18 16:11:29) 
Tek Tercüme Bürosu

uzman tıp doktoru tercümanlarla çalışıyor.

www.ceviritercume.org
  • piszenci  (15.02.18 16:44:51) 
www.latenceviri.com

Öğrenciyken yapardım da şimdi hiç hevesim yok. O yüzden tanıdıklarımın kurduğu linkteki yeri önerdim.
  • fallopian  (15.02.18 17:21:43) 
tıpta uzman çeviri için aynı zamanda doktor olması lazım.


  • ekşi yazarı olmak istiyorum  (16.02.18 23:14:52) 
Nedir çevrilmesi gereken?


  • acetaminophen  (16.02.18 23:27:34) 
[]

Çin'de yaşayan Türk yada Çince bilen Türk birisi

Merhaba yabancı bir çin sitesinden işim için bir kitap almak istiyorum. Fakat adamlar Türkiye'ye yollamıyorlar. Kitabın online satış sitesinde yazılmış olan yazıların bazılarını translate edebiliyorum fakat jpegın üzerine yazılmış bazı yazıları tarayıp kopyalayamadıgım için traslate yapıp anlayamıyorum. (renkli efektli sanki kampanya fırsat var gibi şeyler yazıyor sanırım)

Bahsettiğim ürün ve linki mall.3d66.com

Yardımcı olabilen olursa çok minnettar olurum.

 
jpg olanları şu siteden texte çevirebilirsin
www.newocr.com

  • lazpalle  (15.02.18 14:57:10) 
[]

Japonca Çeviri (Kısa)

Görseldeki Japonca metni kısaca çevirir misiniz? Yarışmaya nasıl katılabiliyoruz?

i.hizliresim.com


 
[]

Cümle çevirisi (acil)

Aşağıdaki cümleyi en yakın ve sağlıklı şekilde İngilizceye çevirmek istersek nasıl olabilir sizce?

"Mevcut müşteri memnuniyetinin sürekliliğini sağlamak için, geri bildirimleri değerlendirerek müşteri memnuniyeti analizi yapmak ve alınması gereken aksiyonları planlamak/uygulamak"

Teşekkürler.

 
Dürüst olmak gerekirse yazdığın şey cümle değil, üzgünüm, o yüzden çevirisi havada kalacak. Yazdığın şey bir bütünün parçası, ve büyük ihtimalle o bütün tercüme edilirken uygun bir yapısal değişikliğe uğrarsa anlam bütünlüğü sağlanır. Diller sadece kelimelerden oluşmuyor.


  • acetaminophen  (15.02.18 04:25:21) 
acetaminophen +1


  • sen git ben geliyorum  (15.02.18 06:33:57) 
[]

Kısa bir çeviri

Arkadaşlar merhaba,

Aşağıdaki metinde tam olarak ne demek istiyor?

Çifte vergilendirmeden kaçınmak icin anlaşılan tutar üzerinden %20 daha az ödeyeceğiz mi diyor, yoksa anlaşılan tutarın %20'sini ödeyeceğiz mi diyor? Kafam durdu. Tesekkurler.

Could you please let us know if the below is possible?
As I have been informed form our accounting department, since the Certificate of Residence will not be accepted and you can not complete and authenticate the document that we have send you, in order to avoid the double taxation we will transfer to you 20% (with-holding amount) from the agreed amount. They also told me that you will not lose anything because we will provide you a document that proves that the withholding tax was paid by us, so you do not have to pay that.

 
anlaşılan tutarın %20sini göndericez diyor. stopaj diyor


  • cay koy geliyorum  (14.02.18 20:19:57) 
Selamlar,

Bu iş için alınacak gelir vergisi (stopaj) %20'ymiş. Size bu miktarı gönderiyoruz diyorlar. Olayı bilmediğim için neden gönderdiklerini anlamadım. Siz daha önce gelir vergisi mi ödemiştiniz? Sonra da "size stopajı bizim ödediğimizi kanıtlayan bir belge de göndereceğiz, böylelikle sizin ödemenize gerek kalmayacak" demişler. Stopajı hem devlete kendileri ödeyip hem de aynı miktarı neden yolluyorlar? Benim de kafam durdu.

Kesin olan bir şey var ki yollayacakları para %20, %80 değil.
  • yere dusup kirilan sarap kadehi  (14.02.18 20:24:48 ~ 20:30:16) 
@yere dusup kirilan sarap kadehi

Bir is karşılığında ödeme yapacaklar bize. Sanırım "%20 stopaj'ı biz yatıralım, geri kalan miktarı size gönderelim" demek istediler ama diyemediler.
  • kosteklisaat  (14.02.18 20:38:34) 
Fazlasıyla amatör yalnız bu dil. Çinlilerle mi iş yapıyorsun? Sana yüzde 20’sini yollayıp sonra üstüne yatacaklar paranın gibi bir his var bende. Tabii adamların sana yolladığı belgeyi dolduramadığın için adamların da senin hakkında benim onlar hakkında düşündüklerimin aynısını düşünmeleri muhtemel.


  • sen git ben geliyorum  (14.02.18 22:02:44) 
@sen git ben geliyorum

evet, dil konusunda sıkıntılılar. yolladıkları belge resmi bir belge. türkiye'de geçerliliği yok. yani doldurmaya ne yetkim var ne de iznim.
  • kosteklisaat  (16.02.18 20:46:54) 
[]

language exchange meselesi

ingilizce seviyesi an itibariyle b1 olan bir vatandaş(ben), c2 olan biriyle ingilizce anlaşarak speaking'ini geliştirecek ve karşılığında türkçe kursuna giden ve a1-a2 civarı olan bu şahsın türkçesini geliştirmesine yardımcı olacak.

birincisi, sizce verimli bir çalışma mümkün mü?
ikincisi, ingilizceyi geliştirmeye çalışmak tamam da birine türkçe öğretmek gibi bir deneyimim yok. yararlanmam gereken kaynaklar var mı? nelere dikkat edeyim?

not: birkaç saat yokum, duyuruya dönünce bakacağım.

 
Benim almanca icin tandempartnerim var.
Benim almanca b2 c1 arasidir.
Almanin turkce de a2 max b1.

Senin bisey ogretmene gerek yok. Yavas konusarak ve sorular sorarak onu konusmaya sevk ediyorsun. Cok buyuk hata yaparsa ya da kelime aklina gelmezse destek oluyorsun. Ingilizcen de iyi olduğu icin ingilizce kisminda normal muhabbet ediyorsun.

Biz haftada 1 kez 2-3 saat falan gorusuyoruz. Oyle arkadasinla muhabbet eder gibi konusuyorsun iste.
  • japon askeri  (14.02.18 19:03:54) 
Aynısını yaptım, italki'den bulmuştum seviyelerimiz de benzerdi. Oldukça da iyi anlaştık aslında kafalarımız uyuştu fakat pek faydalı olmadı. Çünkü takıldığım yerde türkçe'ye geçiyordum ve o da takıldığı yerde ingilizce konuşuyordu. Bu da zihinsel tembelliğe yol açıyordu bu sebeple hiç faydalı olmadı. Tavsiyem 1 hafta tamamen türkçe 1 hafta tamamen ingilizcr konuşun. Diğer türlü olmuyor.


  • but that was just a dream  (14.02.18 19:29:45) 
Hatalarını "O öyle değil yalnız." tarzında değil de mesela bilmeyorum yazdıysa "Ben de bilmiyorum." yazarak düzeltmeye çalışın. Faydalı olur.


  • taktikmaktikyokbambambam  (14.02.18 20:16:52) 
[]

aylık ingilizce dergi aboneliği

ekrana bakıp okuma işinde pek istikrar gösteremiyorum, lisede ing hocasının newsweek aboneliğinden faydalanıyorduk sınıfça, aylık internetten abonelik yapıp eve teslim 1 adet haber, 1 adet genel kültür ingilizce dergi önerisi verebilir misiniz?




 
Focus'u çok seviyorum ben, Popular Science da olabilir eğer o konulara ilginiz varsa.
Skeptic de gayet güzel ama basılı var mı bilmiyorum, appleri üzerinden okuyordum ben zira.

  • sopiro  (14.02.18 09:11:16) 
[]

İngilizcede çok sinirlenmek

Türkçe de çok sinirliyim, kendimi yiyip bitiriyorum, ateşlendim gibisiden bi ingilizce kelime var mı? Bir şey olur ve ateş basar hani onun gibi swh




 
bir şey olur ve ateş basar kısmını bilemeyeceğim; ama ingilizcede türkçedeki "çok sinirliyim"in karşılığı var. birkaç seçeneğin var; ancak ben "livid" kullanırdım.

I am livid.

diğerleri de aşağı yukarı şunlar: enraged, outraged, boiling, infuriated.
  • sen git ben geliyorum  (13.02.18 22:46:35 ~ 22:47:27) 
Frustrated


  • japon askeri  (13.02.18 22:46:58) 
pissed off?


  • carabelli  (13.02.18 22:49:16) 
birine/ bir şeye öfkeli olmak mı, fenalık gelmesi gibi bir şeyi mi diyorsun?

irritable?
  • dafaisss  (13.02.18 23:09:27) 
pissed off +1

dictionary.cambridge.org
  • MaNOfTheYear  (13.02.18 23:18:42) 
furious var ben çok severim. fast and furious gibi :)


  • kobuzchu kiz  (13.02.18 23:33:38) 
hit the roof


  • Traveller  (13.02.18 23:34:46) 
sen git ben geliyorum + 1
- livid -

  • cooperr  (13.02.18 23:36:39) 
Livid, pissed off ve irritable aradığım kelimeler. Teşekkür ederim.


  • whiterabbitfact  (13.02.18 23:47:42) 
[]

relaxed

Do you want to do something relaxed tomorrow evening?

cümledeki "relaxed" ın manasını tam anlayamadım?

"yarın akşam rahatlamış bir şeyler yapmak ister misin?"

ya da "rahatlatmış" mı?

ya da ne bileyim böyle bir kalıp mı var?

bilen var mı? bir şey anlamadım.

 
ben yanlış olduğunu düşündüm cümlenin, 'do you want to do something relaxing tomorrow evening?' daha doğru geldi bana. eğer sizin yazdığınız gibiyse 'rahatlamış' anlamında ama bilmiyorum, çok tuhaf olmuş.


  • roseblood  (13.02.18 21:50:15) 
bu cümleyi kim yazmış bilmiyorum ama bi native olamaz. aynı dediğin gibi çevriliyor. rahatlamış bir şey. sen relaxing bir şey yaptıktan sonra relaxed olursun zaten.


  • olutaklidi  (13.02.18 22:00:47) 
mesaj olarak geldi, evet "native" değil. :) ama benden iyi olduğunu düşündüğüm için garipsedim.
sağ olun.

  • a man alone  (13.02.18 22:06:16 ~ 22:06:29) 
yarın akşam için öyle bir şey iste ki benden, şimdiden onun rahatlatıcı etkisini hissettireyim sana demiş, muhatabına. anakronizm var, kasıtlı olarak gramer hatası yapmış ve muhatabını denemiş, bunu söyleyen kişi; bakalım neler anlayacak diye.


  • dafaisss  (13.02.18 23:39:56 ~ 23:40:44) 
[]

Latince Bir Cümle Çevirisi (ÖNEMLİ)

merhaba herkese aşağıdaki cümleyi türkçeye çevirebilecek var mıdır?

"non chrysalle intrante volare non potest."


 
kimse cevap vermedi diye yazıyorum. latince bilmiyorum, sözlük yardımıyla kelimeleri çevirdim tahminde bulunuyorum

kozaya girmeyen uçamaz
  • asbe  (14.02.18 00:03:09) 
[]

Millyeti nasıl çevirilir?

Bir belge var elimde. Milliyeti: T.C yazıyor, çevirmen arkadaş Turkey demiş, Turkish olmaz mı? İkisi de mi doğru?




 
Çeviri doğru T.C Türkiye Cumhuriyeti o da Turkey ama belgede neden Türk değil de T.C yazıyor anlamadım.


  • i was made for you  (13.02.18 17:06:00) 
milliyet = dogdugu ulke degil. yuh.*

*silmis bunu yazan.

milliyet (nationality) bence de turkish olmali. country of... diye sorarsa republic of turkey denir mesela.
  • hot potato  (13.02.18 17:42:25 ~ 14.02.18 06:43:45) 
milliyeti nationality'dir. yani uyruğu.
T.C. yazıyorsa Republic of Turkey diye çevrilir.
Ama aslında uyruk=Turkish olması gerekir.

malesef türkiyedeki noter belgeleri vs. kalıplar üzerinden doldurulduğu için böyle saçmalıklar çıkabiliyor ortaya. ikisini de diyebilirsin ama Turkey demek yerine Republic of Turkey de.
  • lesmiserables  (13.02.18 17:54:37) 
Turkish in türk anlamı da vardır tıpkı english in İngiliz anlamı da olduğu gibi.


  • bayc  (13.02.18 18:11:20) 
Cevap verdiğim kişi silmiş, turkish in türkçe demek olduğunu söylüyordu. Mobildeyim o yüzden kalsın böyle.


  • bayc  (13.02.18 18:12:18) 
Çevirmen büroları google translate'de ne yazarsa bu doğru diyor, düzeltince de hayır doğrusu bu direk "literal" tercümesini istiyolar diyor. Yani ikisi de doğru


  • mirafiori  (13.02.18 19:41:08) 
Başlığı gördüğüm an gözümün önünde "Nationality: Turkish" yazısı geldi.


  • lazor  (14.02.18 04:58:23) 
[]

bu cümleyi nasıl çevireyim

- i have another one with your name to it

ne dersiniz?

context polisiye. cümleden hiçbir şey anlamadım. context'i hesaba katmadan da çevirebilirseniz işime yarar yine.

edit: bu kadarı yetti, önünü arkasını yazınca hem okuyana hem bana angarya oluyo ondan yazmadım.

 
Senin adına bir başka blabla daha var.

Bunun arkası lazım yalnız. Mektup veya paketse mesela senin adına bir gönderi/mesaj/mektup/posta vb daha var olabilir mesela.
  • bos gezenin bos ustasi  (13.02.18 01:44:03) 
with your name ON it olması gerekmiyor mu onun yahu?

eğer öyleyse, senin adına mektup/paket/hediye/gönderi vs var demek oluyor.
  • sen git ben geliyorum  (13.02.18 02:52:49) 
- Elimde senin isminin yazılı olduğu bir tane daha var.


  • eindaclub  (13.02.18 11:26:23) 
[]

Butter coffee was all the rage

"Butter coffee was all the rage."

Ne demek bu?


 
"Sade yağlı kahve çok tutmuştu (popülerdi)."

İngilizce bilip de bu kahveyi bilmeyenler için: orda kullanılan yağ "ghee" dir butter değil, ama ismi butter. Bu kahveye aynı zamanda kurşun geçirmez kahve de derler.

Edit: her türlü kahve konusuyla bana gelebilirsiniz.
  • acetaminophen  (12.02.18 22:07:24 ~ 22:15:56) 
butter coffee davasina gardas doktugumuz kaynar su bizim.

cok populer olmak anlaminda.
  • der meister  (12.02.18 22:19:39) 
[]

Rusça

İstanbul içinde özel Rusça dersi alabileceğim önerebileceğiniz kurum kurs hoca vs var mı?Zaman problemim olduğundan düzenli kuralara gidemiyorum.




 
Tömer Kadıköy'de Serdar hoca iyidir.


  • bad boy for life  (12.02.18 14:49:28) 
[]

Birleşik Krallık dil eğitimi

Merhaba güzel insanlar. Hepinize iyi haftalar öncelikle.

Ben Birleşik Krallık içerisinde yer alan ülkelerden birinde dil eğitimi almak için araştırmalar yapıyorum bu aralar. Ama çok fazla seçenek var ve gerekli gereksiz bir sürü bilgi ile karşılaşıyorum internette. Sizce hangi ülkeyi seçmeliyim? Daha önceden bildiğiniz veya gittiğiniz bir dil okulu var mı(eşten dosttan bilen de olur)?

Amacım 3 aylık dil eğitiminin ardından yüksek lisans veya farklı yollarla kalış sürecimi uzatmak. Özellikle Londra'da bir sürü akrabam var ama bana bir faydaları yok. Yanlarında kalmak istemiyorum ama zor durumda kalırsam olabilir. Bir hostelde veya aile yanında konaklama yapmak istiyorum. Özellikle dil okulu konusunda bana yardımcı olacak veya yönlendirecek tanıdıklarınız varsa onlarla da iletişime geçebilirim. Şimdiden teşekkür ederim.

Edit: Şehir tercihim yok çünkü zaten yepyeni bir kültürün içine gireceğim. Sadece Londra'da halam dahil çok akrabam var iş konusunda biraz daha avantajlı olabilirim orada. Ama kendimi hazırladım tüm koşullara neresi olursa farketmez yani. Türklerin içinde yaşamayı pek tercih etmem dilimi daha hızlı geliştirebilmek için ama konaklama için olabilir. İngilizce seviyem de intermediate. kurs bütçesi ortalama 7 bin civarı. Yüksek lisans için orada bulunduğum süre içerisinde araştırma yapacağım. İelts veya toefl'a gireceğim tabi yüksek lisans için.

 
Birçok dil okulu ekstra ücret karşılığında kalacak yer konusunda da yardımcı oluyor, anlaşmalı oldukları aileler/kişiler oluyor zira, oralarda kalabiliyorsunuz.

3 aylık dil eğitiminin ardından yüksek lisans vs demişsiniz ama yüksek lisans zaten başlı başına ayrı bir hazırlık süreci, ve sırf o başvuruları yapabilmek bile uzunca zamanınızı alır işin içine essay yazmak ve gerekli sınavlara girmek, onların uygun tarihini bulmak falan girince, yani takviminizi iyi hazırlamanız gerekir. Muhtemelen her koşulda ülkeye giriş çıkış yapmanız gerekir, zira yüksek lisansın öğrenci vizesi ile dil okulu öğrenci vizesi aynı olmayabilir. Bunu sadece tahminen söylüyorum, bilgim yok. Kriterleriniz değişmiş olacak zira, kalış sürecinizden o eğitime "eligible" olma kriterleriniz gibi şeyler...

Gereksiz bilgileri gereklilerden ayırmak sizin tercihleriniz doğrultusunda yapılmalı herhalde, onu dışarıdan bakan biri bilemez, zira hiç detay vermemişsiniz. Popüler bir şehir mi olsun, türkler az mı olsun çok mu olsun, bütçe ne olsun, student teacher mı ders versin, normal öğretmen mi ders versin, sonrasında TOEFL's, IELTS'e falan girecek misiniz, ingilizce seviyeniz hali hazırda nedir? İrlandaya, İskoçyaya gitseniz sosyal hayatta aksana ayak uydurabilir misiniz, Londra'ya gitseniz her daim kalabalık boğucu olur mu, bir sürü kriter var.

Cevap: tavsiyem yok.
  • sopiro  (12.02.18 13:16:44) 
3 ay londra'da burlington school of englisj'e gittim. ogretmen cok onemli benim ilk 1,5 ayim bosa gitti diye dusunuyorum. dil ogrenmek icin londra pahali ve iyi bi alternatif degil ama sonrasinda orada devam etmek, is bulmak istiyorsan londra dogru secenek.

yuksek lisans icin okullar asiri pahali ve kabul almasi cok zor. umarim hazirda paran ve basarili bi universite gecmisin vardir.
  • try again fail again fail better  (12.02.18 13:29:58) 
yl ve do için irlanda tercih edilebilir.

bir yıl full time yl var para olarak ingiltere ve türevlerine göre ucuz kaçmakla birlikte yine de pahallı bizim için. ortalama 18-22 bin arası
  • senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine  (12.02.18 14:37:18) 
İngiltere'de yüksek lisans yapıyorum. Aile yanında konaklama epey tuzlu ben okulun yurdunda kalıyorum ama onun dışında haziranda kontratım bitince okulun yurdunda değil de başka bir yurtta kalmayı planlıyorum. Yurt daha avantajlı kısaca. 3 aylık dil eğitimi yerine ielts'e girip bir okula başvursanız belki okulun pre-sessional english uygulaması vardır. Örneğin ielts'ten 6 aldınız fakat bölümünüz 6,5 istiyor 5 haftalık pre-sessional english uygulamasına katılıyorsunuz puan 6 olduğu için zorunlu (puanınıza göre hafta süresi değişiyor) kurs bitiminde de 6,5 alıp kursu geçip bölüme başlıyorsunuz.


  • guneslihavalardacokmutluoluyorum  (13.02.18 02:31:17) 
[]

almanca kursu

almanca hiç bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum. goethe enstitüsü'nün bu yılki kotası dolduğundan kaydolamadım. istanbul'da esaslı almanca öğreten kurs olarak neresini tavsiye edersiniz?




 
[]

Almanca ogrenmek

Selam,

Almanca ogrenmeye nasil baslayayim? Online kurslar var mi onereceginiz? Duolingo ile gunde 1 saatimi ayirarak 3 ayda ne kadar ilerleyebilirim?

Tesekkurler.

 
İngilizce biliyorsan direkt gramerden başla.


  • dissendium  (11.02.18 19:37:48) 
[]

basit bir çeviri Türkçeye

"This can include a list of examples that would not have each term defined in the Glossary." ne demek istemiş burada?




 
Bu, sözlükte her bir terimi tanımlı olmayan bir liste örnek içerebilir. Demiş bence


  • nodrama  (11.02.18 15:51:26) 
[]

ielts-izmir-ben

arkadaşlar ielts'ten 7.0 almam gerek.
yds puanım 75-72.5. son iki yıl.
toefldan 5 yıl önce 60 almıştım ama kursa falan gitmemiştim acil sınav puanı lazım olmuştu.

yurt dışında derslere falan katıldım, konuşmakta sorunum yok ama dinlemekte kötüyüm. özellikle karşılıklı sohbet değil de bir şey izlerken, müzik dinlerken birebir anlamıyorum. bu girdiğim toefl'ın listening kısmından 9 mu ne almıştım hiç bişey anlamadan geçmişti.

şimdi gramer çalışıyorum. gramer eksiğimi kapatmak için.
sonra kelime ve kitap okuma kısmına geçeceğim. more to read ları bitireceğim işte.

ondan sonra da sınava yönelik çalışacağım.

izmir de ielts kursuna katılmak istiyorum. ama daha önce amerikan kültüre genel ingilizce için gitmiştim. lisanstayken, bence tamamen para tuzağı. başka hiçbir şey değil. seviyen b1 demişlerdi, b1-b2 kurslarına katıldım gramer olarak modal perfectlere, pasiflere falan hiç girmediler. can'den could'tan öteye gitmediler.

şimdi kafam karışık, ielts kaynaklarından kendim çalışıp, tek konuşma kursuna mı gideyim? yoksa tamamen ielts kursuna mı gideyim?

 
Hocam Amerikan kültüre falan gitme öncelikle.

Akın YDS için çok iyi ielts için sorabilirsin. YDS kursuna giden arkadaşlarım çok memnundu. Onun dışında en garanti yöntem internetten bak nerelerde var ielts kursu diye sonrasindaysa 1 gün derslere girmeye çalış ya da bir kaç saatliğine girmeye çalış. Rica et %90 kabul ediyorlar zaten.
  • westblack  (11.02.18 12:43:20) 
[]

İngiliz klasikleri

Selamlar, 6-7 senedir ingilterede yaşayan, lisansı da orada okumuş, bir alman arkadaş ile ingilizce geliştirme hakkında muhabbet ederken geçti: “İngiliz klasikleri okumayın, dili çok ağır, ben hala zorlanıyorum. Bend It Lıke Beckham, Holes, Harry Potter yeni kitapları okuyun.“ Doğru mu söylüyor, abartıyor mu? eleman da 100% British aksanı yoktu, güvenemedim:)




 
Türkçe öğrenecek biri divan edebiyatı okusun mu? Günlük hayatta bir karşılığı var mı? Klasik her yerde klasiktir.

Bu mesele için adamlar klasik kitapların uyarlamalarını basıyorlar, onlar okunabilir elbette. Ama dil öğrenmek başka bir olaydır, edebiyat öğrenmek başka.
  • babilbaligi  (10.02.18 15:44:31) 
aksan ile adamin dediginin bir ilintisi yok. dedigi yorumu sorgulamak icin ingiliz aksani aramaya gerek yok.

original eser okuyacaksak zor. shakespeare hep zor. ama modernize edilmis milyon tane baski var. dickens in woolfun bir suru okunabilir romani var. ben okudum zorlanacak bisi yok.

bu alttaki sitede Shakespeare in yani diger adiyla the Bard of Avon, un butun eserleri original ve modernize haliyle ayni sayfada var . zaten sitenin adi no fear of shakespeare

nfs.sparknotes.com
  • camussar  (10.02.18 16:14:34 ~ 16:15:05) 
klasikten kasıt nedir? Milton ve Shakespeare de klasik, Jane Austen ve Thomas Hardy de klasik.

Shakespeare okurken yanında sözlük oluyor tabii ve çoğu zaman editörler not düşerler iyi bir kitapta. kendi döneminde de Shakespeare okuyucu için zormuş.
Jane Austen ise oldukça akıcı ancak gene de dönemin kelimeleri, olayları ya da başka tür şeyler için not düşülür ama bu dilin aşırı bir zorluğundan ötürü değil.
Mesela Penguin Classic alırsanız, tek bir kelimeyi bile okuyucu iyi anlasın diye belki yarım paragrafla kitap sonunda açıklamışlar. kelimeyi, okuyucu bilmediği için değil; mesela yazarın kariyeri boyunca kelimeyi farklı metinlerde kullanımından bahsetmişler, diğer eserleriyle bağlantı kurmuşlar, okuyucuyu konuya hakim etmek için, biraz da genel kültür gözetilerek bir çok açıklamalar yapmışlar vs.

İngilizce'de bizim dilimizde yaşandığı gibi bir "farklı bir dille yazalım da entel gözükelim" gibi bir dönem yoğun olarak yaşanmadı. türkçe'nin hakir görülüp, farsça ve arapçanın yüceltiği dönemler meşhurdur bizim edebiyatımızda. Hiç, %95'ı İngilizceleştirilmiş Fransızca kelimelerden oluşan İngilizce metinlere klasik dendiğini görmedim şimdiye değin ama neredeyse her kelimesi arapça ve farsça'dan oluşan çok metin var bizim edebiyatımızda(he varsa şayet böylesi, bir Austen ya da Hardy kadar önem vermiyorlar bence). Divan edebiyatıyla kıyaslamak bana biraz abes gözüküyor bu sebeple.
Dillerin ve kelimelerin değiştiği doğru ama bir çok İngilizce klasik sorunsuzca okunabilir.
Takıldığınız 3-5 kelime yüzünden dile zor demek, ne bileyim, Reşat Nuri gibi bir yazarın diline zor demek gibi.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (10.02.18 18:57:06 ~ 19:07:36) 
alman arkadaş sallamış
bend it like a beckham ha :)

  • burya  (10.02.18 19:25:16) 
123456789• ... 128  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.