[]

ingilizce çeviri

ya bi cümle var şu : how does it feel to treat me like you do? bunu 'nasıl hissettiriyormuş bana davrandığın gibi sana davranmak' şeklinde çevirsek arkadaşlar, me orada neden var ben anlamadım ya :( ben türkçe düşünüp ingilizceye çevirdğimde how does it feel to treat you like you do to me ? şeklinde cümleyi kuruyorum. şarkı bu ondan mı böyle bu cümleler? dalga geçeceksen, bilmiş bilmiş konuşacaksan cevap verme. başkası versin. senden cevap istemiyorum.




 
bana senin yaptığın gibi davranman sana ne(nasıl) hissettiriyor?


  • sttc  (19.05.19 20:44:34) 
tamam çakozladım: bana şu her zaman sergilediğin davranışlar sana ne hissettiriyor? onları yaparken ne hissediyorsun? gibi bi anlamı var.


  • kediperili  (19.05.19 21:15:50) 
ikisi de ayni anlami sagliyor birinden birisi daha dogru demeye gerek yok bence. tek fark 1. cumlede fiili isimlestirip ozne olarak kullanmis. bu yapinin bi adi vardi ama hatirlamiyorum simdi


  • onkiloversemtamamım  (19.05.19 23:19:56) 
[]

Fransızca zor bir değil mi?

Daha önce kurs aldım, temelim var ama konuşulanları anlayamıyorum bir türlü. Konuşulanları anlayacak orta seviyeye gelmek için kaç yıl harcamak lazım. Var mı kendi kendine çalışıp bu dili öğrenen biri?




 
Fransızca izleyin filmleri dizileri vs netflix üzerinden her zaman fransızca dublajlı izlerim çok yararı oluyor kulak alışıyor artık.


  • Boris  (19.05.19 20:12:13) 
okuduğunu anlama ile dinleme farklı yetenekler. o yüzden sınavlar reading writing listening diye ayrılıyor. türkiyede de ilkokuldan itibaren ingilizce öğreniyoruz ama konuşmaya ya da iletişime gelince düşündüğün kadar kolay olmuyor. o yüzden Boris+1


  • sttc  (19.05.19 20:46:50) 
fransızca zor bir dil gerçekten. oralarda yaşamadan zor bence öğrenmek.


  • mikahakkinen  (19.05.19 21:06:10) 
[]

Osmanlıca yardımı

şu çeviride çok acil yardım arıyorum. Bir yardım edebilecek olursa çok sevinirim.

eksiup.com


 
[]

norveççe türkçe tercümanlık ücretleri hk yardım

selam bir arkadaşım çifte vatandaş, her iki dili de akademik düzeyde biliyor. tercümanlık yapmak istiyor bir kaç firma ile görüşmüş ama ücret kısmında ikilemde kalmış, malum bu dil çok kullanılmıyor, çok fazla bilen de yok. sayfa / 100 kelime başına ne kadar ücret isteyeceğini bilemiyor. tercümanlık yapan arkadaşlar varsa yardımcı olabilir mi.

okuduğunuz için teşekkürler.


 
fb'ta çeviri blog sayfasına sorabilirsiniz.


  • sanat guresi  (19.05.19 21:29:50) 
[]

İngilizce Espri

youtu.be

4.35’ten itibaren izleyin.
Sonlarda i work in recruitment diyor ve salon kopuyor. Nereyi kaçırıyorum?

 
baştan sona izlemek lazım neyden bahsettiğini anlamak için. izlediğini sanıyorum. 5 dakika olmasa izlemezdim herhalde. izledim ve hiç komik gelmiyor bana böyle asimile olan insanların zeki olmayan espirileri. tercih meselesi tabi.

neyse eleman hint-pakistan göçmeni. uk da çok var bunlardan ve özellikle orada doğup büyüyenler ingiliz sanıyor kendini. ama kime sorsanız dışardan hint kökenli ve bayaa ayrımcılık yapanda var. işte genel olarak sakaldan tipten falan adamı müslüman sanıyorlarmış hep. işidin yapttığı saldırıların paylaşılmasını, beğenilmesini vs komikli anlatıyor kendince falan.

en sonda sizin anlamadığınız yerde de oraya gönderme var. hint kökenli elemanları göstererek sizinle gitmiyorum tabi sağa sola. dave, john la gidiyorum falan diyo (kamera sarışın kızıl insanları gösteriyor). birgün amerikaya "dave" diye biriyle gidip passaport kontorlünde ne diyeceem diye evham yapmışmış. dave de demiş ki merak etme ben ne dersem onu de. dave "recruitment" diyince birşey yok. bizim hintli eleman diyince adamı direkt işidli sanıp, ülkeye işide adam toplamaya geldi diyerekten tutukladılar imasını yapıyor. gülme efektlerinin çoğuda efekt :/

bilale anlatır gibi anlattım. niye anlattım bilmiyorum valla
  • HasanK  (18.05.19 18:16:12) 
[]

ingilizce okuma kitapları ve grammar çalışma

ingilizce okuma kitapları arıyorum. stage 4 ve 5. kapadokya kitap diye bir şey geçti elime bu ne lanet olsun dedim resmen. yds ve elt’nin de okuma kitapları yok test ve konu çalışıyorum onlarda. internette de kitapların pdf’si var ama edebiyat okuyabilecek kadar iyi değilim.

ayrıca video eğitimlerini çok seviyorum, daha iyiyim öyle öğrenmekte. ingilizce anlatan veya oyun gibi (dyned) gibi bildiğiniz bir şey var mı?


 
penguin readers, black cat readers, oxford bookworms var. üstelik m-ses dosyaları da var. torrenten 20 gb indirmiştim. kapadokyayı görmüştüm yazarı türk diye okumadım. nesini beğenmedin?


  • black mamba  (17.05.19 21:04:34) 
@black mamba hikayeleri kısaltalım derken içine etmiş ve anlaşılmıyor da.


  • dismainpula  (17.05.19 21:23:36) 
reader at work 1

reader at work 2

Odtu yayinlari bunlari bir arastir pdfleri de var internette.

Ben oldukca yararli buldum.
  • kaiserr76  (17.05.19 21:31:09) 
More To Read kitaplarını tavsiye ederim. Sadece İngilizce değil genel kültüre dair de çok şey öğreniyorsunuz.


  • hayalhayal  (18.05.19 07:04:48) 
[]

ingilizce seviyemi toefl'a girmeden doğru şekilde nasıl tahmin edebilirim?

ingilizcemi kendi kendime ilerletiyorum ama seviyemden bir türlü emin olamıyorum. dört beceride de (speaking-writing-reading-listening) ingilizceye ne kadar hakim olduğumu en gerçekçi haliyle nasıl tespit edebilirim?

toefl'a girmek isterdim ama epey pahalı, ingilizcem çok iyi düzeye gelene kadar girmeyeceğim ki ödediğim paraya değsin, elimde iyi bir sonuç olsun.


 
toefla biri sana sormadan girme zaten cunku sonucun gecerli oldugu belli bir sure var 1-2 sene tam hatirlamiyorum. sonra biri isterse tekrar girmen gerekiyor. o yuzden oylesine girersen sonra gelecekte gerekirse tekrar girmen gerekir ekstra masraf bosuna.

reading + listening icin sayisiz test bulursun internette. speaking writing icin birine para odemeden profesyonel bir derecelendirme yapmanin mumkun oldugunu sanmiyorum.
  • robokot  (17.05.19 19:42:24) 
Ingilizceni gelistirmissin ama toefl genel ingilizce olcmuyor, akademik ingilizce olcuyor bunu goz onune almalisin. toefl taktikleri apayri bir dunya ve taktiklerle senden dusuk seviyede birisi cok daha yuksek alabilir. taktik bilmeden toefla girmeni tavsiye etmem. bunun icin internette sayisiz kaynak var. toefla yonelik calisirsan yuksek puan alabilirsin


  • onkiloversemtamamım  (17.05.19 21:26:14) 
[]

Rusça

ogrenmesi cok zor dillerden midir? udemyden baslamayi dusunuyorum hazir indirim varken




 
Evet zor. Birçok istisnaya sahip dillerden.hem sondan eklemeli hem eril dişil ekler alfabe farklılığı girince haliyle


  • neysene  (17.05.19 14:34:16) 
seni bu dili öğrenmeye iten motivasyon ne kadar yüksek ise o kadar kolaylaşıyor fakat örneğin ingilizceye göre çok daha zor.


  • heidi'nin dedesi  (17.05.19 16:16:50) 
4 ay rus bir arkadaşımdan tamamen zevkine bire bir ders aldım. Şunu diyebilirim ki rusça öğrenmek için 1 ömür yeterli değil.


  • adwokat  (17.05.19 18:03:07) 
[]

Şakayı açıklar mısınız :/

What is the new fad diet for ghost developers? The Boolean.




 
yazılımcı şakası.


  • dismainpula  (17.05.19 11:06:38) 
yazılımcılar kod yazarken sürekli boolean operator (and, or filan) kullandıkları için bunları azaltmalarını öneren bir şaka.


  • babilbaligi  (17.05.19 11:10:09) 
boolean true ve false olabilen bir degisken. Yazilimcilar kullaniyo dogruysa su yanlissa bunu yap diye. Peki sakasi ne? Hayalet BOO diyo ya. Bu.


  • beriberi  (18.05.19 00:11:23) 
[]

ne diyor bu?

These city-dwellers generally have nearly as much sensitivity as the plastic flowers they leave behind - they are polluted with strange ideas about change and improvement which they force on to the unwilling original inhabitants of the villages.

hiçbir halt anlamadım. yani bu şehirliler, köylüler isteksiz olmalarına rağmen onlara ilerleme ve ıslah etme adı altında birtakım şeyler dayatma gibi tuhaf fikirlere mi sahipmişler? öyleyse bunun plastik çiçeklerle ne ilgisi var?


 
kentteki plastik çiçekleri (yapay hayatı) terkedip köylerde aslını (doğal yaşamı) arıyorlar ancak kendileri aslında en fazla o yapay çiçekler kadar duyarlı/hassas kimselerdir. gibi bir anlam çıkıyor. ancak tabi paragrafın öncesine ne geçiyor da plastik çiçekler referans alınıyor bilemiyorum.


  • 4grammaton  (16.05.19 13:23:20) 
şöyle ki
diyor ki bu şehirlilerin arkalarında bıraktığı plastik çiçek kadar hassasiyeti var (sarkazm var-yani hiç hassasiyetleri yok). değişim ve gelişimle alakalı acaip fikirlerle kirlenmiş olan şehirliler bu fikirleri köylerde asıl yaşayan ve bu değişimlere gönülsüz olan insanlara empoze etmeye çalışıyorlar.

  • interview with the vampire  (16.05.19 13:27:56) 
[]

ielts / toefl

akademik ve iş anlamında hangi sınav daha geniş bir alanda geçerliliğe sahip? şu sınava girersen şunlara başvuramazsın gibi istisnalar var mı?




 
Devlet okullarında girilmiş TOEFL en geçerli şu anda. Akademide çoğu okul yökten dolayı ielts kabul etmiyor. Toefl açısından da devlet okulu şartı var. Özel için o kadar atla deve bir fark yok.


  • ManikD  (15.05.19 18:49:57) 
[]

Drive kelimesinin ikincil anlamının Türkçe karşılığı

Drive kelimesinin aşağıdaki örneklerdeki kullanımı için Türkçe karşılık ne kullanıyorsunuz?

The continuous development of the standard software acts as a driving force, ensuring that the company's processes are constantly ...

A major driving force for the continuous growth of the company will continue to be the consistent course of internationalization in the future.

Stricter climate-protection and energy-efficiency standards will be a major driver of innovation in the years ahead.

Federal Reserve's monetary policy stance was the major driver behind low US market interest rates.

QSC is precisely monitoring the resulting risks with respect to a reduction in regulatory intensity in further markets, as well as to cost-driving consumer protection and other requirements.

 
itici güç ya da güdü olabilir


  • winston  (15.05.19 18:06:43) 
itici güç/itici kuvvet.


  • blatta hiberna  (15.05.19 18:08:15) 
Dürtü


  • westblack  (15.05.19 23:16:23) 
[]

ingilizce

şunları çevirebilir misiniz?

"onun gelmesini bekliyorum."

"para kazanmayı bekliyorum." (herhangi bir şeyi yapmayı bekliyorum olabilir aklıma bu geldi direkt)

 
I am waiting for him/her to come

Edit: Iki tür zamir ekledim.
  • wynter  (15.05.19 14:58:38 ~ 15:00:51) 
i am waiting for his coming de desek olur mu? olursa yazdığın cümle ile bir farkı yok değil mi?


  • black mamba  (15.05.19 15:25:37) 
@black mamba Bir kere "his" hiçbir türlü kullanamazsın ve istersen "I am waiting for him coming" de, yine de olmaz. Yanlış. Daha doğrusu "Eğreti". Yoksa söyleyebilirsin tabii ki de.


  • wynter  (15.05.19 16:12:30 ~ 16:15:18) 
bir grammar kitabında gerund ve infinitive konusunda preposition'la kullanılan fillerden sonra ve dolayısıyla preposition'lardan sonra gerund gelir diyordu.

şöyle bir örnek var.

"my mother resented his lying to her"

benzer bir mantıkla benim kurduğum neden olmuyor? o kafamı karıştırdı. nesi eğreti? günlük hayatta kullanılmaması değil de grammar olarak hatalı mı?
  • black mamba  (15.05.19 16:19:37) 
[]

gerund'dan sonra past particible gelmesi durumu

bunun bir formülü var mı emesela bir cümle yapısı var mesela bişi bişi diyor sonra bir isim-fiil koyuyor trusting garanted .veya bla bla running confirmed ingli adıldan sonra past particible geliyor.bu ne anlama gelitiriyor isim fiil artı pasif yapılı edilgen bir fiil mi geliyor sona ?




 
Toefl'dan bir kere 113 bir kere 115 aldim ve past participle ne hicbir fikrim yok. soruya cevabim da bir formulu olmadigi yonunde. ingilizceye oss dil bilgisi calisir gibi calismayalim derim. edilgen fiil miil diyerek turkcedeki kaliplari ingilizceye zorlama seferinde husranla sonuclanacaktir.


  • hot potato  (16.05.19 18:36:09) 
[]

rusça "İzlediğim en dokunaklı filmdi." ne demek?

çevirebilir misiniz?




 
Он был самым трогательным фильмом, который я когда-либо смотрел


  • der meister  (15.05.19 00:16:12) 
[]

Çiğ köftenin ingilizcesi?

:D

Çok saçma belki ama merak ettim, nasıl çevrilir bu? Köfteyi meatball diye çeviremeyiz içinde et olmadığı için...

Bilemedim

 
Çiğköftede et olmadığını kim söyledi?


  • veritaslibertas  (14.05.19 23:02:23) 
izledigim bi filmde raw meatball olarak çevirmişlerdi.


  • allanpoe  (14.05.19 23:09:27) 
Çiğ köftede et olur. Dışarda satılanlarda yok sadece. Onlar da çakma çiğ köfte.

bu arada çiğ köftenin ingilizcesi: steak tartar a la turca
  • himmet dayi  (14.05.19 23:09:33) 
Günümüzde tüketilen çiğ köftelerin çoğunda et yok sonuçta. Kaç kişi düzenli etli çiğ köfte tüketiyor ki? Hayatımda (muhtemelen) hiç etli çiğ köfte yemedim mesela ben ama etsizini pek çok kez yedim.

en.wikipedia.orgÇiğ_köfte

İngilizce wiki'de direkt çiğ köfte demiş. Ama illa ingilizce kullanıcam dersen vegan raw meatball ya da vegan steak tartar a la turca diyebilirsin
  • nundu  (15.05.19 00:31:28 ~ 00:31:48) 
steak tartar falan diye kasmaya ne lüzum var ki anlamadım.

bazı gıdalar vardır, yereldir. hadi çiğ eti tartar diye çevirdin. bulguru ne yapacaksın?

çiğ köftenin ana malzemesi bulgur. bildiğim kadarıyla bulgur da yerel bir ürün, bir ingilizcesi yok. ya "bulghur" falan diye dötten sallayacaksın, ya da tarif yoluyla "boiled and cracked wheat" falan diye kasacaksın.

japonların maponların bin tane yerel yemeği var, çevirmeye falan da uğraşan yok. şuşinin ingilizcesi ne mesela? sushi anasını satayım. fish tartare a la japon falan dememişler.

çiğ köfte diyin. chih khofthe diyin. çevirip kasmaya çalışmayın. "o ney ki" diye sorana da tarif edersiniz.
  • kibritsuyu  (15.05.19 08:14:25) 
[]

Should-Must-Have to

Zorunluluk gücü açısından başlıktaki gibi mi?




 
must - have to - should olmalı.


  • archery  (14.05.19 15:07:41) 
have to-must-should olması lazım...


  • shotcrete  (14.05.19 15:30:19) 
shotcrete +1


  • kiyiya vuran dildolar  (14.05.19 15:34:55) 
must ve have to: bu şekilde öğrenirseniz hata edersiniz. daha zorunluluk gücü var gidip have to kullanayım olmaz. kullanım şekillerini öğrenmeye çalışın. olumsuz halleri ise tamamen farklı.


  • orijinal nick bulamadim  (14.05.19 15:40:49 ~ 15:41:26) 
Must ve have to hemen hemen aynı dereceye sahiptir ve "zorunluluk" bildirir.

Must: Genellikle yazılı kurallar veya yönergelerde (talimat) kullanılır. Ancak kişisel şekilde kuvvetli önerilerde bulunmak için de kullanıldığı olur.
Have to: Kullanımı must'a oldukça benzer ancak daha çok "dış bir mecburi kuvvet" tarafından yapılması zorunlu olan kurallarda tercih edilir. Yine must gibi kişisel önerilerde bulunmak için de kullanılır. Have to'yu bu anlamda "...... iyi olur" gibi düşünebilirsiniz.
Should: İçinde bulundğumuz zamana dair öğüt vermek veya öneride bulunmak amacıyla kullanılır. Yazılı bir yönergede veya yapılması kânunen zorunlu hallerde tercih edilmez.
  • simderun  (14.05.19 16:17:09 ~ 16:22:42) 
Olumsuz anlamda olay biraz farklılaşır:

Shouldn't: Yapmaman çok iyi olur
Mustn't: Yapmamalısın
Don't have to: Yapmasan da olur.
  • d max  (16.05.19 01:24:32) 
[]

ufak bir çeviri yardımı

bir film çevirisinde 3 yerde sorun yaşadım yardımlarınızı bekliyorum.

1- e sigara gibi bir şeyden puffer diye bahsetmişler ama e sigara çok resmi duruyor. bunun daha sokak ağzı falan bir adı var mı türkçede?

2- mevzu çıkaracağını tahmin ettiği bir kişi ortama geldiğinde karakter yanındakine "here we go, unleash hell" diye esprili bir şekilde takılıyor. hell, gladiator'de maximus'un köpeğinin adıymış ve maximus savaş başlamadan önce arkadaşlarına "at my signal, unleash hell" diyor. oraya bir gönderme var yani. sizce bunu nasıl çevirmek lazım direkt cehennemi serbest bırakın, salın şeklinde falan mı yoksa özel isim gibi bıraksam mı veya başka bi fikri olan var mı?

3- yaşlı ve yalnız bir adama napıyorsun diye sorduklarında adam "I go up and down to the shops, surf the internet for the news, the occasional flutter on the DGs and go quietly mad." diyor. diğer kısımlar basit ama DG's neyin kısaltması bilemediğim için o kısmı anlayamadım. araştırdım ama bulamadım da çok fazla şey çıkıyor. sizce karakter burada ne demek istemiştir?

 
2- çeviri notlarına ekleyip özel isim gibi bırakmak daha mantıklı bence.

ya da "iti salın" yazın :D
  • shotcrete  (14.05.19 15:35:09 ~ 15:35:56) 
1. sanırım başka adı yok, çünkü henüz sokağa inmedi. tüttürgeç gibi komik bir şey uydurabilirsin filmin cıvıklık leveline göre.
2. filmde russell crowe o sözü adamlarına "yakın" gibi bir manada söylüyor. köpeğinin adı değil. zaten bir daha izlersen o komuttan sonra yanan oklar, yanan toplar falan atılıyor. amaç ormanı yakmak. sonrasında filme gönderme yoksa, tek satırlık bir espriyse "hadi bakalım, savaş başlasın" ya da "kılıçları kuşanın" gibi bir şeyle geçiştirebilirsin.
3. valla birçok şey olabilir, filme bakmak lazım. adamın karakterini, ne kadar yaşlı olduğunu, huyunu suyunu bilsem belki seçenekler arasında eleme yapabilirdim ama dediğin gibi dg birçok şeyin kısaltması olabilir. sonrasında "and go quietly mad" dediği için sanki ilaç alıyormuş da kafası iyi oluyormuş gibi bir çağrışım yaptı ama net bir şey söylemek zor.
  • sir gawain  (14.05.19 15:36:14 ~ 15:57:48) 
@shotcrete çeviri notu olayını mantıklı bulmuyorum ya. yönetmen filmine daha iyi anlaşılsın diye göndermeleri veya bahsedilen tarihi olayları falan anlatan bi not koymuyor sonuçta. sinemada dümdüz yayınlanıyor işte.

@sir gawain evet köpeğin adı değilmiş nette öyle bir yorum görmüştüm ama sanırım o sahnede köpeğin direkt koşmasından dolayı öyle sananlar olmuş. ben yüz yıl falan önce izlediğim için hiçbir şey hatırlamıyorum.

3 için de adam ilgi manyağı bi yaşlı herif ya. danca altyazısını buldum oradan o repliği ingilizceye çevirttim "rates some money horses" çıkıyor sonuç. ganyan falan mı oynuyormuş acaba. dg açılımı hakkında hala fikrim yok.
  • semaforo de medianoche  (15.05.19 01:47:46) 
www.urbandictionary.com belki bunlardan biridir


  • Coyote  (15.05.19 01:57:47) 
@coyote epey bir dg'ye baktım ama hiçbiri "hah bu işte" hissi yaratmadı. çok da önemli bi şey değil olmadı o kısmı söylememiş gibi davranırım ama iş inada bindi artık, fena merak ettim.


  • semaforo de medianoche  (15.05.19 13:14:02) 
[]

Burada Gizli bir şey mi var that felan gibi ?

"Almost all sound waves are unique contributing to the uniqueness of each sound."

are unique den sonra contributing gibi bir isim fiil nasıl oluyor bu cümlenin öznesi yoksa "Almost all sound waves are unique contributing" mı ? e ama contiributing her ses dalgası özeldir ve her sesin özelliğine katkıda bulunur tarzı bir şey mi demek istiyor ? bu nasıl ypaıda bi cümle ?


 
  • bohr atom modeli  (14.05.19 13:49:06) 
"that contributes" yerine "contributing" denmiş. bu şekilde bir kullanım var zira.


  • shadowfollower  (14.05.19 13:56:05) 
"her bir sesin eşsizliğine/benzersizliğine katkıda bulunma açısından hemen hemen tüm ses dalgaları eşsizdir/benzersizdir."

diye düşündüm anlamını
  • theconqueror  (14.05.19 13:57:20) 
this, kids, is why you need commas <3

unique'ten sonra virgül olması lazım. "unique contributing" kısmını "unique, contributing" yap. öyle de anlamadıysan "unique, which contributes" yap.

"her bir dalga sesi eşsizdir, bu durum da her sesin eşsiz olduğunu destekler niteliktedir" diyor.
  • der meister  (14.05.19 14:04:26 ~ 14:07:46) 
[]

çeviri sorusu (karanlıkta 33 yazar)

sf.179 - 2. paragrafın sonlarına doğru;

“Çünkü rüzgar yükselen ve alçalan dalgaları, ama su yerine toprak yaprak dalgalarını gönderir ve dallar yükselip dönünceye ve yaprakların gümüş rengi altlarını güneşe çevirinceye dek bütün kor deniz gibi yemyeşil kabarır.”

sanırım hiç bir şey anlamadım, düzenleyebilecek var mıdır?

 
hangi yazarın, hangi hikayesi?


  • sanat guresi  (13.05.19 13:22:59) 
Çünkü rüzgar, yükselen ve alçalan su dalgaları gibi, yaprakları dalgalandırır ve suların yükselip dönmesi gibi yapraklar da gümüş rengi altlarını güneşe çevirinceye dek bütün doğa yemyeşil olur ve bir deniz gibi kabarır.

Toprağı ve koru attım da anca bu kadar düzenleyebildim ne biçim cümleymiş bu..
  • jacque  (13.05.19 13:32:47) 
benim anladığım yazar burada toprağı denize benzetmiş. yapraklar da denizin dalgalanması gibi mevsim boyunca dalgalanıp uçuşup duruyor.


  • hononu  (13.05.19 13:34:24) 
@sanat guresi Öykünün adı: “Söğütler”. Yazarı tam hatırlayamadım şu an kitabı kapadım.


  • dismainpula  (13.05.19 13:44:31) 
orijinali:

for the wind sends waves rising and falling over the whole surface, waves of leaves instead of waves of water, green swells like the sea, too, until the branches turn and lift, and then silvery white as their under-side turns to the sun.

bakarım bir ara. ama kısaca göz gezdirince arkadaşların dedikleri doğru diyebiliriz.
  • sanat guresi  (13.05.19 16:52:08) 
[]

Nietzsche sözünün orijinali

Türkçe'de "Öldü bütün Tanrılar: Artık üstinsanın yaşamasını istiyoruz." ya da "Tüm Tanrılar öldü: Şimdi üstinsanın yaşamasını istiyoruz." gibi çevirileri olan sözün orijinali/Almancası nedir acaba?




 
  • insan opusen hayvandir  (13.05.19 10:53:10) 
Hayir tam olarak öyle bir sözü yok diye biliyorum ben.

Gott ist tot! Gott bleibt tot! Und wir haben ihn getötet.

Tanri öldü! Tanri ölü kalacak! Ve biz onu öldürdük. Sözü var.
  • aganta burina burinata  (13.05.19 19:10:55) 
[]

terim çeviri

spatially-uncorrelated look angle (SULA) error

spatially-correlated look angle (SCLA) error

şu ikisini nasıl çevirirsiniz?

spatially-(un)correlated kısmını tam çeviremiyorum.

teşekkürler.

 
düzlemsel bağıntısız... gibi olabilir. spatial için düzlemsel, alansal, alanda olabilir.


  • inekadam  (15.05.19 11:21:09) 
[]

İngilizcede natural born tabirinin zıttı nedir?

Yani doğuştanın tersi?.. Sonradan olma anlamında tam olarak.




 
acquired


  • mehmed resad  (12.05.19 11:12:09) 
[]

ingilizce

edat alan fiillerden sonra fiil gelirse ing gelmiyor mu fiile? burada neden to ile kullanılmış?

He was disappointed to see she wasn't at the party.

He was disappointed to seeing she wasn't at the party. desek yanlış mı olur? olursa neden?

 
öncelikle arada bir that bağlacı kullanırsan daha doğru olur.

sonralıkla to see ya da for seeing arasında bir tercih yapmalısın.
  • bohr atom modeli  (09.05.19 11:55:16 ~ 11:56:29) 
He was disappointed as she wasn't at the party olur.

to seeing yanlis, su an mobilde oldugum icin yazamiyorum, aksam editlerim
  • soppy cunt  (09.05.19 11:56:57) 
adjective+to infinitive çünkü o yüzden. kendi kafamiza göre sey etmeyelim, dilin kurallarını oldugu gibi kabul edelim.


  • proteus  (09.05.19 12:00:11) 
şunu tam anlamadım. edat alan fiil ve sıfatlardan sonra gerund gelmiyor mu? kullağa disappointed to see daha hoş geliyor ama neden gerund gelmiyor edattan sonra?

mesela I'm afraid of losing the money diyoruz. neden burada gerund varken yukarıdaki cümlede yok?
  • black mamba  (09.05.19 12:02:25) 
şu konuda beni aydınlatabilecek var mı? kelime çalışıyordum. edat gelen fiil ve sıfatlardan sonra gerund gelir diye öğrendim.

şöyle cümleler var.

He was enhtusiastic about going to Spain.

about edatı olduğu için sıfattan sonra going olmuş.

ancak happy about diye bir kalıp da var.

neden bu cümlede infinitive kullanılmış? I'm happy to leave it till tomorrow.

ya da şurada neden infitinive var? He was disappointed to see she wasn't at the party.


ben bu sıfatları edat alıyor diye öğrendim ama ne zaman edat alıp ne zaman almayacağını nereden bilicem?

ben olsam I'm happy about leaving it till tomorrow derdim. sanırım yanlış olurdu.
  • black mamba  (09.05.19 12:40:11) 
yanlış değil o da doğru. bunun tek bir doğrusu yok ki. I am afraid of dying de dersin, I am afraid to die da. I am happy to see you da dersin I am happy about seeing you da.

to kullandığında sonraki fiilin sonuna ing gelmiyor bilmen gereken önemli bir nokta burası. bu kurallar derslerde nasıl anlatılıyor bilmediğim için bir öğretmenden öğrenmen daha doğru olabilir.
  • bohr atom modeli  (09.05.19 12:50:48) 
bugün edatlarla kullanılan sıfatları öğreniyorum. bazı sıfatlar bazı edatlarla kullanılması gerekiyormuş. mesela enthusiastic about. örnek cümlelere bakınca "he was enthusiastic about going to spain" diye bir cümle görebiliyorum. buraya kadar tamam. o zaman "enhtusiastic to go to spain" de desek doğru mu olur? doğru olursa o sıfatları kullanırken kalıplaşmış edatları kullanmak zorunda değil miyiz?


  • black mamba  (09.05.19 12:58:17) 
enthusiastic to go diyebilirsin. tamamen tercih meselesi.

sana bir sır vereyim, kullanımından emin olmadığın bir kalıp varsa tırnak içinde kurduğun cümleyi yazıp google'da arat. bariz yanlış bir şeyse sonuç çıkmayacaktır. kullanılan bir şeyse ingilizce sitelerde falan kullanılmıştır zaten :)
  • bohr atom modeli  (09.05.19 13:01:25 ~ 13:03:31) 
çok teşekkürler ^^


  • black mamba  (09.05.19 13:47:37) 
[]

Kısa listening sorusu

Bu iskoç köylüsü spikerin sorusuna ne cevap veriyor tam olarak (13. saniyeye kadar olanki kısım) ?www.youtube.com




 
alt yazıyı açıp çevirebilirsin.


  • jenasinans  (09.05.19 10:25:27) 
@jenasinas altyazı bbc ingilizcesini yalan yanlış çeviriyor bunu nasıl çevirsin allasen


  • freedonia  (09.05.19 10:30:20) 
Who is going to the final? We are going to the final, so that is, that is all that matters.


  • okumayi sevmeyen okur  (09.05.19 11:05:56) 
"who is going to the final? we are going to the final. that's all it matters" diyor.


  • bohr atom modeli  (09.05.19 11:07:12) 
[]

bu cümleyi şöyle çevirsek?

"I tell people I am likely to see regularly that I suffer from epilepsy."

"İnsanlara, muzdarip olduğum epilepsinin düzenli aralıklarla meydana geldiğini kabul etmek zorunda olduğumu söylüyorum."

motamot olmuyor ama anlamı verir sanıyorum?

 
yanlış anlamışsın.

"düzenli olarak rastlama durumum olan insanlara epilepsiden muzdarip olduğumu anlatıyorum" demiş.
  • bohr atom modeli  (07.05.19 13:05:08 ~ 13:06:32) 
Mota mot çeviri :

Düzenli görme ihtimalimin yüksek olduğu insanlara epilepsiden çektiğimi söylüyorum

Ben çevirecek olsam :

Düzenli görüştüğüm insanlara epilepsi hastası olduğumu söylüyorum.
  • kimlanbu  (07.05.19 13:32:35) 
Kırk yılda bir, bir şey anladım, onu da yanlış anlamışım.

Sağ olun dostlar.
  • osuran imam  (07.05.19 13:37:05) 
[]

IELTS speaking'de taktik yer mi?

Part 2 için hoşuma giden bir taktik var. Verilen konuda 3 hikaye uyduruyorsunuz ve verilen yönergelere uyarak bu üç hikayeyi iki dakika içinde anlatıyorsunuz. Birinci hikaye past, ikincisi recent, üçüncüsü future olmalı. Örneğin; art konusunda konuşmamız isteniyor ve 1 dakikalık düşünme sürecinde not alıyoruz: Üç yıl önce sergiye gitmiştim, şimdilerde müzikle uğraşıyorum, haftaya tiyatroya gideceğim. Bunlar etrafında konuşuyorsunuz. Cidden efektif bir taktik.

Fakat, çoğu cue card'da şu şekilde sorular: Describe a book you recently read.

Şimdi ben hem past, hem recent hem de future anlatacaktım, ocağıma incir ağacı dikti bu soru. Youtube'da 9 alan bir hoca da ısrarla "ne derse desin, ister past ister recent yapıştır sen taktiği al 9'u" diyor. Ben öyle aldım diyor. Tecrübelerinizi ve fikirlerinizi merakla beklemekteyim.

 
taktiği bilmem de, okuduğun bi kitabı tarif ediyosan zaten simple present tense kullanmak çok daha rahat:

The last book I read was Ernest Hemingway's The Old Man and The Sea. It is about an old fisherman that goes to a...

Üç farklı tensele konuşmak istemenin arkasındaki sebebi anlayamadım. hakimiyetini göstermen için faydası olacağını mı düşünüyorsun?
  • reavelyn  (06.05.19 18:10:41) 
valla yine ayni taktigi kullanarak anlatabilirsin kitabi. su kitabi okudum soyle boyle diye present anlat, ondan once sunu okumustum ayni yazarin bu kitaptan daha sikiciydi bilmem ne diye anlat, bunu birince de ayni yazardan sunlari okumayi planliyorum cunku bu kitapla soyle baglantisi var (devami, daha keyifli, karakter ayni vs.) diye bitir. taktikte bir sey yok da bence de, her asamada yine kitabin bir ozelligini vs. anlatabilirsin, 1 dakikada en son hangi kitabi okudugum aklima gelmez benim, oglen ne yedigimi bilmiyorum.


  • kassiopeia  (06.05.19 18:26:01 ~ 18:26:32) 
Speking'de tek tense ile konuşmak mantıksız hareket olacaktır. Puan kriterlerinde konu ile ilgili konuşman en son bakılan şey. Tabii ki başlık sınırları içinde olmalı ama olabildiğince complex, compound cümleler kullanıp, cümleleri farklı tense'ler ile kurmak daha fazla puan getirecektir diye düşünüyorum. @kassiopeia dediğin mantıklı.


  • dizicolleague  (06.05.19 18:49:54) 
[]

IELTS Computer-Delivered Başvurusu

Sınava ne kadar önceden başvuru yapılmalı? Bekleme süresi belirtildiği gibi kısa mıdır?




 
en yakın 4 gün sonraya alabiliyorsunu galiba öyle hatırlıyorum, 3-4 gün sonra açıklanmıştı benim ki.


  • Golgi  (06.05.19 12:27:43) 
Evet sure kisa, 3-4 gune cikiyor sonuc. Muhtemelen 2 hafta sonraya bos bulursun. Ben girdigimde oyleydi.


  • stavro  (06.05.19 15:46:02) 
[]

Hangisi bu cümlenin doğru çevirisi?

"Nothing equals the splendor."

A. Hiçbir şey pırıltıya(/görkeme/ihtişama) eşit değildir(/karşılık gelmez).
B. Pırıltı(/görkem/ihtişam) eşittir sıfır.

A mı, B mi?

 
a diyorum.


  • kutukcu  (04.05.19 20:41:11) 
a


  • der meister  (04.05.19 21:08:18) 
a

Splendour equals nothing dese b olur. Daha doğrusu görkem,ihtişam hiçbir şeydir anlamı gibi çevrilir.
  • speedy  (04.05.19 21:25:30) 
[]

İngilizce Eşanlam Sözlüğü Online

mesela atıyorum, extremely yerine hangi kelimeleri kullanabileceğimi gösteren bir sözlük var mı online olan?
teşekkürler



 
www.thesaurus.com


  • hot potato  (02.05.19 06:26:36) 
[]

"Mesaj atmıyorsa

S.klemiyordur. pozitif düsünmeyin amk"

Bu sözü ingilizceye sözcüklerin argo anlamini kaybettirmeden tam olarak nasil cevirebiliriz? (Almanca da olursa über olur) Tskler.


 
she doesn't text means she doesn't give a fuck. no need to be positive for fuck's sake.

almanca olarak şöyle yazabilirim ama anlamın bozulacağına eminim:

wenn sie nicht zurückschreibt, scheißt sie drauf. verdammt noch mal! sei nicht positiv.
  • bohr atom modeli  (01.05.19 22:01:37 ~ 22:02:12) 
[]

Burada Gizli Bir That mi var ?

"Genes leading to attractions that wound up being good for her ancestors' genetic legacies have flourished, and those leading to less productive attractions have not."

şimdi burada its good for her ancestors' genetic leacies THAT HAVE FLOURİSHED anlamında mı ? ama son cümlede have not diyor yani "az üreyici atraksiyonlara sahip genler güzelleşmemiş anlamına mı geliyor ?

cazibe duymaya neden olan heyecanlı varlık (burada that varsa güzelleşmiş,olgunlaşmış varlık) o kadının atalarının genetik mirasa için iyidir. VE o diğer az ürümeye neden olan atrasiyonlar iyi değildir dicem de burada have not diyor yani o atraksiyonlar gelişmemiştir mi anlamına geliyor ?

kafam karıştı

 
Genes leading to attractions that wound up being good for her ancestors' genetic legacies have flourished.

"Genes leading to attractions that wound up being good for her ancestors' genetic legacies" Ozne

"have flourished" Eylem

gibi dusun. Oraya that koyarsan eylem kaybolur ve cumlenin o kismi fragment haline gelir, tam cumleden ziyade.
  • hot potato  (01.05.19 18:44:22) 
Ya bu kadar büyük ozneleri nasil kafam alacak :((


  • trablon  (01.05.19 19:24:14 ~ 19:26:46) 
cok okuyarak ve yazarak gelisebilecek bir sey. 9 yasindaki ilkokul ogrencisi turkce'de dahi yetiskinler icin yazilmis kitaplari okumakta zorlanir. onun gibi dusun.


  • hot potato  (01.05.19 20:11:57) 
abla örnek olmadı ama savul destek için :D


  • trablon  (01.05.19 20:28:01) 
[]

oks ekinin anlamı nedir

merhaba arkadaşlar,
bazı kelimelerde kullanılan -ox(-oks) ekinin yabancı dilde (ingilizce veya latince vs. ) herhangi bir anlamı var mıdır? Örneğin detoks kelimesinde de kullanılıyor, araştırmalardan öğrendiğim kadarıyla ossifikasyon anlamına geliyormuş. Sormak istediğim soru şu, bu ekin kesin olarak ossifikasyon ya da benzeri kavramsal bir anlamı var mıdır? var ise buna ulaşabileceğim, makale vb. bir kaynak bulabilir miyim ?



 
Detoks’un yapısı det-oks değil, de-toks şeklinde. Toksinlerden arınma anlamında.


  • microfiction  (01.05.19 03:39:01) 
ya da mesela ekinoks'taki eki(equi) eşit demek. noks da gece demek. yine tutmadı yani. kelime örneği ver tartışalım. başka ne kelime var?


  • alperz  (01.05.19 08:13:44) 
Box da mesela kemiklere kemiklere calis anlaminda b-ox seklinde turetilmemis. Cunku ne Ingilizce'de ne Latince'de -ox son eki yok. Aklima gelen en yakin Ingilizce'de -oxy var oksijenle ilgili, Latince'de -ax var o da fiilleri sifatlastiriyor.


  • dunal  (01.05.19 11:01:04) 
ingilizce üzerine epey şey okudum denebilir ama -ox ekine hiç denk gelmedim.


  • reavelyn  (01.05.19 13:49:46) 
ekin olup olmadığını bilmiyordum, öğrenmek için sordum. cevaplarınız için teşekkürler.


  • Sosyal teokrat  (01.05.19 14:41:44) 
[]

ne yapabilirim?

ispanyolcamı geliştirmek için yaz tatilini ispanya'da geçirmek istiyorum, yeşil pasaport dolayısıyla 3 ay kadar kalabilirim. bu dönemde mümkünse hiç para harcamamak istiyorum.

workaway aracılığıyla bayağı bir yere yazdım ama istediğim gibi dönüş alamadım. orada bulunan türk seyahat acentelerine vs. yazdım yine olmadı.

para kazanmam mühim değil ama para harcamadan, dil pratiği yapabileceğim bir ortamı oluşturacak şekilde nasıl bir yol izleyebilirim?

 
Bunun aynisini Ben de yapmak istiyorum. Takipteyim duyurunun


  • euteamo  (30.04.19 23:09:13) 
30 yaş altı Avrupa Gönüllü Hizmeti'ni duydum. Burada da postlar vardı.


  • kaset  (01.05.19 00:42:57) 
AGH olabilir de tabi bu yaz icin cok gec. Onu denk getirsen bile elinde bir miktar para bulunmasi lazim ozellikle ilk asamada ufak tefek bircok seye masraf cikacak kalacak yer ve yemek bedava olsa bile. Elinde su an hic para yoksa oyle bir ihtimal yok.


  • hot potato  (01.05.19 18:47:52) 
[]

1 cumlelik ingilizce ceviri

yerde onemli bir belge buldum da, 'x belgesini yerde buldum. cope atilma ihtimaline karsi aldim, yarin sabahtan size verebilirim' yazacagim. cumleyi cevirebilecek var midir? tesekkur ederim




 
I found x on the floor. in case of someone throwing it away I will now keep it and tomorrow I will put it back.


  • bohr atom modeli  (30.04.19 21:03:58 ~ 21:05:54) 
put it back olmaz canım düştüğü yere mi geri koyacak :D


" I found x at y. I took it so that nobody throws it away. I can give x to you tomorrow. "

y yerine bulduğunuz yer neresiyse, floor da olabilir tabi.
  • reavelyn  (30.04.19 21:36:44) 
[]

"the more"?

He took every opportunity of visiting the zoo, and the more he saw of the
creatures that seemed to have stepped out of the remote past, the more his fascination grew, until it embraced all reptiles.

cümledeki "the more"u nasıl çevirebiliriz?

 
x oldukça y oluyor/olur.
aslında bu "the more x the more y" şeklinde iki "the more" kullanılan bir kalıp.

misal "the more I see you, the more I like you"

tr: "seni gördükçe daha da seviyorum"
  • bohr atom modeli  (30.04.19 12:54:15 ~ 12:55:05) 
"... gördükçe hayranlığı daha çok arttı" ya da "... gördükçe daha da büyülendi" şeklinde çevirebilirsin.


  • sir gawain  (30.04.19 12:54:27) 
The more I listen, the more I understand; ne kadar çok dinlersem; o kadar anlıyorum.

The more .. the more.. kalıbı. biri diğerini etkiliyor.

"daha çok gördükçe.... , daha da (o kadar daha) arttı ... ."
  • bilemedik biz onu  (30.04.19 12:57:15) 
[]

Cümle çeviri

Uzun cümle çevirisi pratiği yapmak isteyen varsa buyursun.

An Amazonian parrot called Freddy Krueger has made headlines in Brazil after managing to find its way back to the zoo from which it was stolen while recovering from a four-year nightmare that saw it shot in a gun battle, abducted by armed thieves and bitten by a snake.


 
Freddy Krugger isimli amazon papağanı, silahlı çatışmada yaralandığı, silahlı hırsızlar tarafından kaçırıldığı ve bir yılan tarafından ısırıldığı kabus gibi 4 yılın ardından tedavi gördüğü sırada çalındığı hayvanat bahçesine geri dönmeyi becerebildiği için Brezilya'da manşetlere çıktı.


  • kambek  (30.04.19 04:03:13) 
[]

ingilizce chat programı

arkadaşlar bildiğiniz ingilizce konuşulacak kaliteli bir mobil chat uygulaması
var mı



 
Tandem,speaky,hellotalk


  • olaylar olaylar  (30.04.19 11:48:37) 
[]

Geçmiş zaman past tense -present perfect kullanımı

Araştırdık, yaptık, ettik, bunu bulduk derken past mı present perfect mi?




 
[]

almanca icin kaynak kitap ariyorum

birkac tane buldum ama biraz pahalilar. istanbul cevresinde 2. el ya da ucuz kaynak kitaplari nereden bulabilirim? ya da pdflerine ulassam da olur. bir bilen var midir? hangi kaynak kitaplardan ilerliyorsunuz?




 
kaynak kitap derken? hangisi?


  • duygusuzromantik  (29.04.19 17:17:28) 
[]

Almanca için konuşma/yazma pratiği yapacak yer/kişi (İstanbul)

Kardeşim, TestDaf sınavına girecek. Okuma ve dinlemede sıkıntısı yok ama, yazma ve konuşmada çok zorlanıyor.
Bu konuda yardımcı olabilecek neresini/kimi önerirsiniz? Böyle kulüpler vs gibi bir yer var mıdır?



 
[]

YDS için kitap önerileri

Merhaba. YDS'ye kendim hazırlanmayı düşünüyorum. İlk deneyimim olacak. Bu doğrultuda piyasada kabul gören, güncel, iyi kaynak önerilerine ihtiyacım var. Seviyemi, intermediate-upper intermediate olarak konumlandirabilirim gayri resmi olarak. Daha çok kelime eksiğim var. Gramer ve reading için de tekrara ve yds yapısına bağlı olarak tekrarlara ihtiyacım muhakkak olacaktır. Sınav hedefi, mümkün olabildiğince en fazlayı yapmak. Şimdiden teşekkürler.




 
İrem yayıncılık kitapları iyi bence reading için. Vocibook ta olabilir. Akın sevmedim


  • Topalordek  (29.04.19 14:42:54) 
akın dil kitapları


  • basond  (29.04.19 14:57:37) 
her gün ingilizce haber okuyup, çıkmış soruları çözmen seni sınava daha iyi hazırlar
çünkü 80 soruluk bir okuduğunu anlama sınavı
gramer içeren 4 soru çıkıyor
  • bir soru sorcam  (29.04.19 15:01:36 ~ 15:05:01) 
[]

"Grab my attention a lot" kalıbı doğru mu?

Kulağıma doğru gibi geldi ama sanki Grammer olarak hatalı gibi de.




 
a lot fazla kaçmış gibi. grab fiili zaten anlamı güçlendiriyor. bir de ne amaçla kullandığını bilmiyorum ama emir cümlesiyse kulağa garip geliyor.

ayrıca sorduğun "grabbing attention" kalıbıysa evet doğru, kullanılabilir.

not: edit
  • bohr atom modeli  (29.04.19 11:59:09 ~ 12:00:39) 
"X grabs my attention a lot" gibi bir cümle olacak. A lot böyle bir cümlede kullanılır mı onu merak ettim aslında


  • playing star again  (29.04.19 12:01:40) 
normalde having attention kullanılıyor biliyorsun. grab deyince zaten bu anlamı güçlendirmiş olduğundan bana a lot da koyunca biraz fazlalıkmış gibi geldi. yine de farklı görüşleri dinlemek gerek :)


  • bohr atom modeli  (29.04.19 12:05:20) 
a lot yerine often desen daha güzel.


  • babilbaligi  (29.04.19 12:06:44) 
ben olsam x grabs my attention nowadays derdim. a lot koymazdım. fonetik olarak yanlış gibi geliyor kulağıma. fazlaca dikkatimi çekiyor demek istiyorsunuz ama a lot yerine constantly eklenebilir. nowadays, x constantly grabs my attention .


  • interview with the vampire  (29.04.19 12:13:59 ~ 12:30:31) 
grab yerine attract kullanabilirsin.


  • mg3929  (29.04.19 12:14:24) 
A herkese teşekkürler, sadece grab my attention dedim.


  • playing star again  (29.04.19 14:04:26) 
[]

Aşağıdaki yazıyı en düzgün şekilde nasıl İngilizce yazabilirim?

Herhangi bir toparağa ya da saksıya ekin. Doğaya bir bitki armağan edin. :)
(Düzenli sulandığında 7-10 gün içinde filizlenecektir)



 
Plant this (?) anywhere you prefer. Give the gift of green.

(Please water regularly 7-10 days for the plant to sprout)

Bence biraz daha kontekst versen daha iyi bir ceviri yapilabilir. Tohum mu fide mi belli degil cok gizemli.
  • hot potato  (29.04.19 03:51:17) 
[]

merhaba tamamen sifirdan, yeni dogmus bir bebegin ogrenecegi gibi

almanca ogrenmeye baslayacagim. gercekten sayilari bile bilmiyorum, almanca'ya dair tek kelime bilmiyorum. o kadar yabanciyim. sizce nasil bir yol izleyerek calismaya baslamaliyim? neler yapmaliyim? ingilizcem var, benzerler mi ogrenme kolayligi acisindan? tuuuum onerilerinizi heyecanla ve korkuyla bekliyorum ;(




 
ayrica almanca bilen duyuru sakinlerine ozelden yazmak isterim :(


  • pelovann  (28.04.19 18:33:36) 
öncelikle sakin ol, yeni doğmuş alman bebekler dahi dünyaya geldiklerinde almanca sayı saymayı bilmiyorlardı. hiç bilmiyor olmaya neden bu kadar takıldın anlamadım, hangimiz dil öğrenmeye B2 seviyesinden başlıyoruz ki? ayrıca ingilizcen olması önemli bir avantaj evet. almanca, ingilizceden daha zor bir dil ama çokça benzerlikleri var tabii. halihazırda yabancı dil biliyor olmanız (ve tabii ki bu dilin almancayla aynı aileden olması) güzel.

öğrenme konusunda bir şey öneremiyorum, herkesin tarzı farklı. ben gayet matematik çalışır gibi oturup gramer kitabından çalışıyorum. ismin halleri konusunda özellikle bu yaklaşımın faydasını gördüm. hoşuma da gidiyor zaten, sıkılmıyorum. çok ahkam kesecek durumda değilim açıkçası, ben de yeni başladım sayılır öğrenmeye. o açıdan bu konuda pek bi' şey söyleyemem.

sadece şundan emin olun: ingilizceyi iyi öğrenebildiyseniz, almancayı da iyi öğrenebilirsiniz. evet daha zor, evet farklı bir dil ama atla deve değil. ben artık beynim almadığı için kelimeleri ve artikelleri aklımda tutmakta çok zorlanıyorum, onu halledebilsem kimse tutamayacak. "kelimeleri artikelleriyle ezberleyin" diyorlar da aklıma girmiyor ki, istediğin kadar "das buch" diye öğren, bi' yerden sonra das uçuveriyor insanın aklından pii.
  • der meister  (28.04.19 19:04:46) 
İngilizce bilmeniz avantaj, cümle yapısı benzer şekilde kuruluyor. Almancanın sinir bozucu yanı isimlerin başına gelen der,die ,das artikelleri. Bunları ezberlerken artikelleriyle ezberlemek gerek.

Almancayı doğuştan öğrenen biri olarak öğrenme tavsiyesi veremiyorum ama ben bile konuşmadıkça artikelleri unuttum. Okuma ve dinleme yaptıkça kulak aşinalığı ile çözebileceğinizi düşünüyorum.
  • glavina  (28.04.19 19:40:31) 
peki cok tesekkur ederim cevaplariniz icin. onerebileceginiz kaynak var mi peki, nerden baslayayim nerelerden ilerleyeyim? kitap, youtube kanali, site vs her sey olur, dil hakkinda hicbir sey bilmedigim icin nereden baslayacagimi da kestiremiyorum. hic olmadi ingilizce gibi oturup alfabeden baslayayim diyorum.


  • pelovann  (28.04.19 23:16:33) 
[]

Correspond with nerede kullanılır?

Whatsapp'ta birisiyle konuşurken chat, texting kullanıyoruz ama correspond with de kullanabilir miyiz? Örneğin; "I used to correspond with a girl" olur mu yoksa fazla mı resmi? Karşımızdaki gayet tabii anlayacaktır bizi ama benim öğrenmek istediğim şey, bir native böyle bir şey der mi?




 
Cambridge sözlüğünde şöyle tanımlanmış;

COMMUNICATIONS - to communicate with someone by letter or email:

correspond with sb. There has been some problem in the way insurers are corresponding with customers.

dictionary.cambridge.org
  • mentuhotep  (27.04.19 15:18:57 ~ 15:20:19) 
[]

Those kelimesi relative clauses içinde mi?

Bir örnek vereyim: "I have shortcomings those make me shy" diyesim geliyor ama hiç those'lu relative clause görmedim. "I have shortcomings that make me shy" daha mı doğru?

Not: IELTS gibi resmi sınavlar bazında düşünebiliriz. Günlük konuşmada kimse takılmaz buna ama sınavda işler değişebiliyor.


 
Ikicisi dogru, birincisi iki tane ayri cumle.

Those relative clause'larla cok kullanilir. Yapanlar falan demek Those who have completed the first question can directly go on to the next page.
  • Traveler  (27.04.19 15:41:24) 
Those'u tek başına relative pronoun olarak hiç hatırlamıyorum. @traveler'ın bahsettiği "for those who" şeklinde kullanılıyor.


  • synesthesia  (27.04.19 17:00:10) 
[]

Burada Ne Yazıyor? (Çince)

Linkteki resimde İPMAN ama yazıları çözemiyoruz.

eksiup.com

Ne yazıyor burada bilen paylaşabilir mi?

Şimdiden teşekkürler.

 
[]

İng Altyazılı Dizi ve Filmlerin seviyenize faydası ne kadar oldu?

İyi geceler, en az bir yıla yakın İngilizce altyazılı dizi, animasyon ve filmler izlediyseniz, mesela speaking ama ondan ziyade listening seviyenize ciddi katlıları oldu mu özellikle pratik yapma şansı yokken? Bir de Britanya İngiliz yapımı dizi ve filmlerin dillerinin daha anlaşılır ve yavaş olduğuna yönelik bir ön yargı var bende, mesela The IT Crow dizisi gibi, İngiliz yapımıysa dili berraktır anlayışı ne kadar doğru? Amerikan dili, hızı sanki daha zor gibi?




 
İzlediğim diziler (hep sitcom seyrettim) sayesinde IELTS listening denemelerim 7 civarı geliyor. Günlük hayatta neredeyse hiç İngilizce kullanmıyorum, oturup listening çalıştığım da nadir olmuştur.


  • ted  (27.04.19 10:47:02) 
ben dinleme seviyemi ve ingilizce telaffuz becerimi tamamen buna borçluyum diyebilirim. etrafımda ingilizce konuşulan konuların ya da youtube herhangi bir ingilizce videonun % 90 ını anlıyorum artık. ayda yılda bir ingilizce konuşma fırsatı bulduğumda telaffuz becerimin iyi olduğunu native speakerlar ve ingilizce hocalarından işittim.


  • yazgisiz infaz  (27.04.19 13:10:20) 
[]

Fransızca ve İngilizce Çeviri

Merhaba. Kısa film yönetmeniyim. Bazı festivaller için, biyografi, özet ve yönetmenin film hakkındaki açıklamasını içeren film hakkındaki kısa, tanıtıcı belgelerin İngilizce ve Fransızca çevirilerine ihtiyaç duymaktayım. Bu belgeler toplandığında bir a4 boyutunda oluyor. Bazı cümlelerin uzun ve karmaşık olduğunu da eklemeliyim. Çeviri konusunda yardımcı olabilecek kimse var mı?




 
123456789• ... 137  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.