[]

İngilizce kısa çeviri için yardım ricası

Arkadaşlar işle ilgili olduğu için sahip olduğum İngilizce ile yanlışa yer vermek istemiyorum. Yardımcınız gerçekten çok önemli benim için. Metin aşağıda.

Sevgili X bey merhabalar. Rahatsız ettiğim için gerçekten kusura bakmayın. Iş alımıyla ilgili sürecin ne aşamada olduğunu sizden öğrenme şansım varsa gerçekten çok mutlu olurum. Türkiye'deki vizem bu ayın 25'inde bitiyor ve uzatıp uzatmama konusunda sizden gelecek cevaba göre davranacağım açıkçası. Iyi çalışmalar diliyorum.


 
[]

çeviri yardımı

Bottom line: if you are a copper miner, you won't lose any sleep should the penny get.

If you'll excuse the expression, pinched out of existence.

Yardımcı olacak arkadaşlara çok teşekkür ederim şimdiden.

 
Cümlenin aslında şöyle yazılması gerekiyor: "Bottom line: if you are a copper miner, you won't lose any sleep should the penny get, if you'll excuse the expression, pinched out of existence."

"Sonuç olarak, eğer bir bakır madencisiyseniz, ifademi mazur görün ama, penny tamamen ortadan kaldırılacak olsa bile bunun için uykularının kaçmayacaktır"
  • luin 41  (21.05.18 11:17:15 ~ 13:14:43) 
[]

ingilizce

"Jeffrey Pfeffer, author of “Dying for a Paychack” argues that these practices don’t help companies – and warns governments are ignoring an emerging public health crisis."

şu cümlede and warns goverments are ignoring .. diye giden yeri anlamadım. ve hükümetleri uyarıyor sanırım başı. ancak neden are ignoring diye devam etmiş? sanırım "yeni kamu sağlık krizlerini inkar eden hükümet" anlamına falan geliyor. o "are" kafamı karıştırdı. neden var?


 
Hukumetleri degil, okuyucugu uyariyor. "warns that" daha iyi olurmus.


  • common of demons  (19.05.18 18:26:34) 
common of demons +1, okuyucuyu uyarıyor. kimi uyardığı yazılmamış yani daha doğrusu. "warns"tan sonra gelen cümle, uyarısını tanımlıyor. warns ile governments arasına "that" koyarak tekrar oku, anlayacaksın.


  • der meister  (19.05.18 18:47:10) 
Ben de that koysa anlardınız demeye gelenlerdenim.


  • taktikmaktikyokbambambam  (20.05.18 11:43:37) 
bir that de benden.


  • robokot  (20.05.18 11:46:39) 
[]

Relative clause ve Noun clause konusu?

Merhaba

Bu iki konuyu nasıl çalışayım? Demin konu çalışıp test çözdüm testin yarısı yanlış çıktı. Moralim alt üst oldu. Cümleleri çevirirken ve anlamada bir sıkıntı yok ama olay teste gelince şıkların hepsi doğru geliyor nedense.

Önerileriniz varsa paylaşırsanız mutlu olurum.
Cevaplar için teşekkür ederim şimdiden.

 
Neden yanlış yaptığını bulmaya çalış. Cevap who olması gerekirken that yaptıysan konuyu anlamamış olabilirsin. Şıkların hepsi doğru geliyorsa bence cümleleri tam anlamıyor olma ihtimalin var. Çözüm daha çok çalışmak.


  • dissendium  (19.05.18 15:38:03) 
www.youtube.com
Biraz uzun anlatım ama olsun. Devamındaki 2-3 videoya da bakarsan iyi olur.

  • filmlovepenguin  (19.05.18 16:25:14) 
[]

ofis annesine ingilizce ne diyoruz?

ofiste mutfak işlerine bakan, çay getiren götüren sevimli mi sevimli ofis annemizin görevine ingilizce ne deniyor?




 
Tea lady


  • battal gemalmaz  (18.05.18 20:15:58) 
maid


  • delidir yakalayin  (18.05.18 20:16:01) 
Tea lady diyorlar bizde.


  • sopiro  (18.05.18 20:24:28) 
Maid diye bliyorum ben de.


  • stavro  (18.05.18 23:00:58) 
janitor


  • flexin  (18.05.18 23:13:59) 
[]

Cambly-Engoo Tarzı Siteleri Kullanan veya Kullanmış Olan Var Mı?

Merhaba arkadaşlar. Cambly, engoo vb. siteleri speaking geliştirmek veya öğrenmek için kullananlar var mı aramızda? Özellikle speaking konusunda temel seviyede olup da kullananlar gerçekten bu sitelerin faydasını gördü mü? Speaking konusunda gerçekten ilerleme kaydettiniz mi? Görüş bildirirseniz çok sevinirim. Şimdiden teşekkürler.




 
temel seviyede sonucu güzel olur, açılırsınız, konuşurken oluşan kabızlık gider ama ileri bi speaking için kullanılması gereksiz.
bu arada denemek için 15 dk kullanmıştım 2 farklı kişi ile ordan yaptığım çıkarımlar sonucu yazdım.

  • zebragibi  (18.05.18 14:21:39 ~ 14:22:11) 
@zebragibi Teşekkür ederim cevabınız için. Hangi sitede kullanmıştınız 15 dk sürenizi cambly mi?


  • bluedad  (18.05.18 14:24:24) 
[]

pedagojik formasyon (ingilizce öğretmenliği)

iyi akşamlar herkese.

mütercim tercümanlık mezunuyum. halihazırda da yazılı tercümanlık yapıyorum.

ilköğretim veya lise düzeyi olmasa da birkaç senedir kafamda üniversitelere başvurmak var. yabancı diller yüksek okulu okutman ilanlarına baktığımda bazı üniversiteler formasyonu şart koşarken bazıları talep etmiyor.

sertifikanın bana kağıt üstünde sağlayacağı fayda kadar eğitimin neler katabileceğini merak ediyorum aslında biraz da.formasyon eğitimin size kattığı şeyler, derslerin içeriği vb.konularda neler söyleyebilirsiniz?

programın içeriği beni esas ilgilendiren konu da olsa, sertifikaya sahip olmanın yukarıda yazdıklarım çerçevesinde ileride ne kadar işime yarayabileceğini de sorayım yine de.

 
Eğitim bilimlerine dair eğitim alıyorsunuz. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, ölçme ve değerlendirme, öğretin yöntem ve stratejileri filan. Öğretmen olmak istiyorsanız alanınıza ve kpss’ye faydası olacaktır. Eğer öğretmenlik ve öğretmenlikle ilgili herhangi bir meslekle ilgilenmiyorsanız size genel kültür olarak bir şeyler katacaktır. Bence alın ama akp başta oldukça artık öğretmen olarak atanmak ya da ünilere yerleşmek de çok zor.


  • cemallamec  (17.05.18 22:02:27) 
[]

4 senede fransızca'yı c1 seviyesine getirebilir miyim?

Merhabalar herkese şu an halihazırda Ankarada 1. Sınıf uluslararası ilişkiler okuyorum ingilizcem iyidir ama bölüm dolayısıyla ikinci yabancı dil olarak fransızca çok işime yarayacak. 4 senede fransızca'yı c1 seviyesine getirebilir miyim?




 
3 senede filan gelir düzenli kursa gidilirse


  • cedex  (17.05.18 14:51:35) 
Olur tabi.


  • chitosan  (17.05.18 14:52:24) 
Altı yedi ayda B2 oldum, her türlü olunur.


  • i was made for you  (17.05.18 14:55:41) 
i was made for you hadi be çok iyiymiş hocam kursa gittin mi peki gittiysen nasıl bi çalışma düzeni olusturdun.


  • hannibal094  (17.05.18 14:57:31) 
Gitmedim, entry'de anlattım nasıl yaptığımı.

eksisozluk.com

B2'yi de sallamıyorum sertifikam var eylülde Fransa'dayım.
  • i was made for you  (17.05.18 14:59:10) 
Anadilimden daha iyi Fransizca okuyup yazdigimi dusunuyorum.

4 Senede yogun calisirsaniz, super olur ama Fransizca konusulmayan ortamda Fransizca nasil ogrenilir bilemiyorum.

C1'in tam olarak neye karsilik geldigini bilmiyorum ama su an hic bilmiyorsaniz biraz ders alip deneme yapin, cunku Fransizca herkese gore bir dil degil. Cok vazgecen olur.
  • hey corc versene borc  (17.05.18 15:05:51) 
4 sene cok uzun bir zaman. Her turlu gelinir bence.


  • stavro  (17.05.18 16:07:09) 
Asıl tehlike gelememek değil senin istek ve arzularının şekil değiştirmesi


  • binder dandet  (17.05.18 18:31:35) 
[]

İngilizce-türkçe

İngilizce roman,hikaye vs okumak istiyorum ancak bir sayfasıTürkçe diğer sayfası İngilizce olan kitaplar var mıdır ? bilmediğim yerde sözlüğe vs bakmak çok yoruyor ve dikkat dağıtıyor çünkü.




 
Var fakat daha çok kısa hikayeler oluyor. Yani, modern güncel bir romanın vs o şekilde bir versiyonunu bulabilir misiniz bilmem. D&R gibi mağazaların dil bölümlerinde oluyor.


  • sopiro  (16.05.18 13:55:29) 
bosver turkce taraflisini. en dusuk seviyeden basla. beginner veya starter serilere bak oxford veya penguin yayinlarinin kanka.


  • baldur2  (16.05.18 15:01:16) 
@baldur2 +1

çok saçma bir yöntem.
anlayabildiğin en düşük seviyeden başla. gerekiyorsa ingilizce çocuk kitapları oku. (ingilizlerin cin ali ayarındaki kitapları). ikide bir sözlüğe bakarak okunacak kitap sana hiçbir şey kazandırmaz.
  • tabudeviren  (16.05.18 15:18:53 ~ 15:19:11) 
baldur2 ve tabudeviren +1
ingilizce çocuk kitapları bile gayet etkili vocabulary ve gramer konusunda. bir de mesela seviyorsan talihsiz serüvenler dizisi ve harry potter serilerini de deneyebilirsin birkaç başlangıç seviyesi kitaptan sonra.

ayrıca türkçesini okuduğun bir kitabın ingilizcesini okumak da güzel olur. ben öyle yapıyorum.
  • bir fincan kahve ile film izlemek  (16.05.18 15:23:35) 
baldur2 ve tabudeviren ve bir fincan kahve +1
Alternatif olarak bir e-kitap okuyucu edinirseniz, okuduğunuz kitapta sözcüğün üzerine basınca sözlük tanımı açılıyor, daha pratik olabilir.

  • kobuzchu kiz  (16.05.18 15:29:46) 
ek olarak... yine de bir tarafında türkçe metin olan ingilizce yazılar istiyorsan, trende, uçakta, otobüste, kısaca turizmle ilgili olan araçlarda bu tip dergiler var. onları okuyabilirsin.


  • tabudeviren  (16.05.18 15:39:56) 
Bir fincan kahve arti 1, turkcesini okudugun dunya klasiklerinin ingilizcesini oku. Belki ileriki asamada olur ama oraya gelince yaparsin.


  • baldur2  (16.05.18 15:47:41) 
Fono'nun bu tür hikaye kitapları vardı. Ben Rusça olanları aldım, öğrenirken kullanmak için.


  • d max  (18.05.18 04:17:15) 
[]

Ukraynaca

Будь обережний, я і в йобич можу прописати

можеш себе потягнути за волосся, шакал

Burada ne yazıyor?
2-3 çeşit Translate denedim, anlamadim

 
"sana önerim dikkatli olman. kendini saçından tutup sürükleyebilirsin"


  • lesmiserables  (15.05.18 18:55:18 ~ 18:55:46) 
Mobildeyim editleyemiyorum,

1. Ve 2. Cümle ayrı ayrı çevirebilir misiniz?
  • dieselsingle2  (15.05.18 18:58:57) 
[]

Çeviri

"On Monday, the first lady will launch policy initiatives focused on children."

"Policy initiative" için fikri olan var mı?

Metnin tamamı: www.theguardian.com

 
çanta ne ayak?


  • Photographer  (15.05.18 18:40:52) 
Cocuklara focus olan policy i baslatacak.


  • camussar  (15.05.18 18:52:45) 
"Pazartesi günü First Lady, çocuklara odaklanan politika girişimlerini başlatacak"


  • luin 41  (16.05.18 11:10:40) 
[]

almanca bilenlere bir soru - tek kelime (das leben der anderen içerir)

youtu.be

otomatik gitmezse 30. saniyeye gidiniz. honecker'den hemen sonra, "i mean" anlamındaki yerde ne diyor eleman? nasıl yazılıyor o kelime/ifade? "also gern" diyeceğim ama çok alakasız olmasından korkuyorum, anlamadım hiç.


 
also der...Genosse Generalsekretär


  • kuehles blondes  (15.05.18 17:42:57) 
[]

almanca birşey

Also morgen abend könnte ich aber nicht so lang. aşağıdakilerden hangisi:

çok uzun kalamam.

çok uzun kalamayabilirim.


teşekkürler.

 
çok uzun kalamayabilirim.


  • i was made for you  (14.05.18 19:58:01) 
[]

Çeviri

"I mean, it's kind of like leaving a paper trail on your way north and burning all your numbers."

İlgili cümleden mantıklı bir çıkarım yapamadım. Yapabilen varsa çok sevinirim.


 
"arkasında hemen yok olacak bir iz bırakıp ulaşabileceği bütün telefon numaralarını yakmak." emin değilim.


  • slow like honey  (13.05.18 15:03:48) 
[]

İngilizce Grammar kitabı

Els inside out mu dersiniz yoksa betty azar ın kitabı mı tavsiye edersiniz.in Use serisi çok hoşuma gitmedi konu anlatımı olarak.varsa başka tavsiyeleriniz onları da alırım.şimdiden teşekkürler.




 
murat kurt-english grammar today de iyidir.


  • rahat ya  (12.05.18 23:03:20) 
yusuf buz un kitabi


  • pythian  (14.05.18 11:38:32) 
[]

Bu kelime Kiril alfabesi ile nasıl yazılır?

Çorakapefeskiy. Rusya'da bir yer ismi. Kabaca nasıl yazılabilir?




 
чоракапефескиы

şeklinde olacağını düşünüyorum. rusçam henüz giriş seviyesinde dolayısıyla yanlış da olabilir
  • cliff lee burton  (12.05.18 22:20:36) 
eğer yazdığınız şekildeyse (sanılanın aksine rusça "yazıldığı gibi okunan" bir dil değil, vurgular yüzünden değişebiliyor) transliterasyonu Чоракапефеский şeklinde olur. cliff lee burton'ın yazdığı "çorakapefeskı"


  • der meister  (12.05.18 22:51:39 ~ 22:53:56) 
der meister +1.


  • logisticsmanager  (13.05.18 00:32:55 ~ 00:33:58) 
[]

İngilizce kelime ezberleme sistemi?

Proficency için sınava yönelik ders kitaplarından, gramer kitaplarından ve okuduğum hikaye kitaplarından bilmediğim kelimeler için kelime defteri tutmak, düzenli olarak ezberlemek istiyorum kelimeleri lys edebiyat gibi fakat "kelime tutmak işe yaramaz, o kelimeleri cümlede kullanmak zorundasın" kuralı beni yıldırıyor, fazla zaman alıyor. Sınav intermediate seviyesinde olacağı için aşağı yukarı 5000 küsür kelime kapsamında olacaktır sanırım. Gerekirse 5000'inini bile ezberleyecek motivasyon var ama 10'unu cümle içinde yazacak bir iradeden yoksunum. Sadece test sınavı olacağı için cümle kurmaya üşeniyorum gerçi 20 puan da writing olacak.

Sadece kelime anlamlarını ve fiil zarf isim durumlarını bilsem hiç işe yaramaz mı sahiden?


 
Günlük hayatta kullanmadan kelimelerin anlamlarını öğrenmek bana şahsen bir şey katmıyor, unutulmaya mahkum oluyor o kelime.

Bence sen o listeyi yine tut, o listeye bakarak bir konuşma grubunda cümleler kur, karşındaki de benzer bir seviye ve çalışma içinde ise birbirinizin kelimelerini de öğrenme şansı olur. Ama language cafe gibi bir şeyler yapmak lazım. Şahsi düşüncem bu, hatam varsa affola.
  • bos gezenin bos ustasi  (12.05.18 18:18:48) 
yds gibi bir sınavsa o kelimeler işe yarar. toefl gibi ise hiçbir işe yaramaz. writing olduğu için kelime ezberleme boşuna. önce bilmiyorsan essay taktiklerini öğren.


  • ali159  (12.05.18 20:18:37) 
once ezberlersin
sonra kullanirsin

  • pythian  (14.05.18 11:42:50) 
İngiliz de ne konuşurken ne de yazarken 5.000 farklı sözcük kullanıyor. Okuduğunu anlayabilmek, tümceden anlamını çıkarabilmek çok önemli. Ana dilimiz için de öyle değil midir, kim 5.000 farklı sözcük kullanıyor? Bu nedenle yazma (İng. writing) için öğrendiğin her sözcüğü tümce içinde kullanmalısın anlayışı mükemmeldir. Yazma için önce kompozisyonun (İng. essay) dizgesini bilin ve bu dizgeye göre yazmaya çalışın. Sınava değin kompozisyonlar yazın.

Eş anlamlı ön adlar (İng. adjective), eylemler (İng. verb) ezberleyin. Okuduğunuz metinlerde bilmediğiniz tek tek sözcük ezberlemeyin. Eş anlamlarıyla ezberleyin ve not defterinize her birine bir örnek yazın.

Örnek:

İnanılmaz
Breathtaking: nefes kesen, inanılmaz breathtaking views
Spectacular: hârikulâde, göz alıcı, muhteşem, şahane, nefes kesici, hayret verici a spectacular success, a spectacular view, spectacular scenery
Magnificent: muhteşem, mükemmel, çok güzel, olağanüstü a magnificent view
...

Kolay gelsin.
  • kullanilamayan ruhumuzlar  (16.05.18 11:14:27) 
Dil öğrenmek zaman alan bir iş zaten. Olay düzenli tekrar etmek ve beyninize kazımak. Yazmak istemiyorsanız okuduğunuz hikaye kitaplarını tekrar tekrar okuyun(10-15 defa). O da beyninize kazır kelimeleri.


  • noluyo yaa  (16.05.18 11:21:04) 
[]

çeviri yardımı lütfen

Sosyal çalışma görevlilerinin tükenmişlik düzeylerine bakıldığında; duygusal tükenme alt boyutunda orta düzey, duyarsızlaşma alt boyutunda düşük düzey, kişisel başarıda azalma alt boyutunda ise orta düzeyde tükenmişlik olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

burada orta düzey ve düşük düzey tabirleri içi en uygun ingilizce karşılık ne olabilir ?


 
mid-level, low-level?


  • n62  (11.05.18 22:00:49) 
[]

Almanca 1 cümle yardımı

Merhabalar. Bir cümlelik Almanca çeviri için yardımcı olabilecek arkadaşların mesajını bekliyorum.




 
[]

Gunluk B12 vitamin ihtiyacini "karsilar"daki karsilamak. TUR-ENG

Buradaki "karsilamak" kelimesini en yaygin kullanimi ile nasil cevirirsiniz arkadaslar? Tesekkurler.




 
Meet ile cevirebilirsin.


  • sckxyss  (10.05.18 01:05:56) 
supplement olduğu için supply diye düşünüyorum. ancak kelime karşılar değil sağlar oluyor.


  • o kadar da degil aga  (10.05.18 01:16:05) 
contribute ama cümle yapısını değiştirmen lazım.

edit: türkçeniz mi kıt diyen adam okuduğunu anlayamıyor daha. cümle yapısını değiştirmen lazım diye özellikle belirttim.
  • proletarier aller lander vereinigt euch  (10.05.18 01:21:37 ~ 01:29:54) 
Meet olur. Satisfy olur. Supply olmaz kesinlikle.


  • hot potato  (10.05.18 01:22:27) 
Contribute de olmaz abi, turkceniz mi zayif. 100 gram karaciger yetiskinlerde haftalik B12 ihtiyacini karsilar. Sorulan bunun cevirisi.


  • hot potato  (10.05.18 01:24:20) 
Meet kesin cevap.


  • devilred  (10.05.18 01:28:08) 
Meet
Account for
Make up
  • baldur2  (10.05.18 06:31:45) 
Meet tabisi!

www.google.com.tr
  • arvuti  (10.05.18 10:46:04) 
meet your daily b12 need


  • yetersiz veri  (10.05.18 21:34:01) 
[]

TUR -ENG (kisacik enerji icecegi uyari cevirisi)

Baskiya gidecegi icin en hatasiz nasil ceviririz arkadaslar, tesekkurler.

Uyari: Alkol ile karıştırılarak veya beraber tüketilmemelidir. Çocuklar, 18 yaş altı kişiler, yaşlılar, diabetikler, yüksek tansiyonu olanlar, gebe ve emzikli kadınlar, metabolik hastalığı olanlar, böbrek yetmezliği olanlar ile kafeine hassas kişiler için tavsiye edilmez. Sporcu içeceği değildir, yoğun fiziksel aktivite sırasında veya sonrasında tüketilmemelidir. Günlük 500 ml’den fazla tüketilmesi tavsiye edilmez. Tavsiye edilen tuketim tarihi ve parti no kutunun altindadir. Serin ve gunes isigindan uzak, kuru yerde muhafaza ediniz.


 
redbull ların üstünde ingilizcesi de yazıyordur heralde ya, en azından internette aratıp yurtdışında yazanları bulabilirsin.


  • acan99670  (10.05.18 12:10:39) 
[]

İngilizce çeviri

Arkadaşlar, bu cümle Ronald Reagon'a suikast düzenleyen abimizin Jodie Foster'a yazdığı mektuptan bir alıntı. Siz nasıl çevirirdiniz?
"If I could only win your heart and live out the rest
of my life with you, whether it be in total obscurity, or whatever."

Ayrıca aramaya inandım, anlamaya da inandım bir çok metne göz attım ama "luncheon address" ne anlama geliyor bulamadım. Bileniniz varsa çok memnun kalırım. Şuraya da örnek cümleyi bırakıyorum.
"Reagan is finishing a luncheon address at the Hilton."

 
address - konuşma, hitap
luncheon - nispeten resmi yemek

  • sopiro  (08.05.18 21:29:17) 
Diyor ki: karanlıklarda, belirsizlik içinde yaşayacak olsak bile keşke senin kalbini kazanabilsem ve hayatımın kalanını seninle geçirebilseydim.


  • i was made for you  (08.05.18 21:30:15 ~ 21:30:24) 
luncheon f. öğle yemeği yemek

IMHO: "Tamamen bilinmezlik içinde ya da her ne şekilde olsa da, senin kalbini kazanmak ve hayatımın geri kalanını seninle geçirmek isterdim."

Bu düz yazısı oldu. orada şiirleştirmişler biraz.
  • sarcophagus  (08.05.18 21:32:55) 
"ne ölümüm ne gamım, yüreğini ver bana senin olsun yaşamım." diye çevirirdim.


  • makarnavodka  (08.05.18 21:54:25) 
[]

Proje Abstract kısmı için yardım.

Merhaba arkadaşlar,
Hoca yaptığım çeviriyi beğenmedi, özetteki ifadeler yok dedi. Dile hakim biri düzeltme yapmam için yardımcı olursa sevinirim. Çok teşekkürler.

özet
Bu çalışmanın amacı ilerleyen teknoloji ve yükselen rekabet nedeniyle iktisattaki kıt kaynaklardan daha fazla pay almak isteyen bankaların durumunu incelemek ve bu baskının banka karlılığını ne yönde etkilediğini ve çalışanlar üzerindeki etkilerini anlayabilmektir. Bir fikir oluşturması açısından literatür taraması ve banka çalışanları ile yüz yüze ve uzaktan iletişim kurulmuş ve fikirleri alınmıştır. Üst yöneticilerle görüşülememesi sınırlılık olarak kabul edilmektedir.

abstract
The purpose of this study to examine the banks which are looking for bigger share from scarce recources due to progressing technology and high competition and to understand how this pressure effects the profitability of the banks and the effects on the employees. To create an opinion literature researches has been done and contacted with bank employees both face to face and by long distance communications. Not being able to contact with senior executives can be accepted as the deficiency of this project.

 
the purpose of this study is to examine the case of banks which aspire to acquire more margin from scarce resources in economy due to the increasing competition and technological progress. Furthermore it is also aimed to be knowledgeable about how this pressure affects the profitability of the banks and effects the employee. to get rough idea of this study, literature review has been made and not only face to face communication but also remote communication has been reached. infeasibility of contacting with senior executives can be accepted as the deficiency of this study.


  • bugisme  (07.05.18 19:08:03) 
yardımcı olmak isterim yalnız öncelikle Türkçe metindeki bir problemi açıklığa kavuşturalım: - buna dangling modifiers diyoruz normalde - ilerleyen teknoloji ve yükselen rekabet, iktisattaki kaynakların kıt olmasının sebebi mi yoksa bankaların paylarını artırmak istemelerinin sebebi mi?


  • jason bourne seksapeli  (07.05.18 19:50:10) 
[]

İngilzce Cevaplı Pratik Kitabı

Merhaba dostlar,

Upper intermediate kurunu tamamlamış birine uygun gramerimi sağlamlaştırabileceğim bi' pratik kitabına ihtiyacım var. Öyle ki kusana kadar pratik yapayım o kitap veya kitaplarla. Yalnız cevaplı olması lazım ki öğretmen peşinde de koşmayayım yanlış mı yaptım diye. Zaten maksat da artık "yanlış mı yaptım acaba" şüphelerimi bitirmek, öğrendiklerimi sağlamlaştırmak.

Var mıdır önerisi olan?

 
[]

livemocha benzeri bir site arıyorum

merhabalar,

livemocha kapanınca ikamesini bulamadım bir türlü, ingilizce speaking pratiği yapabileceğim, karşılıklı olarak birbirimize bir şeyler öğretebileceğimiz bir mecra arıyorum.


 
tandem uygulamasi var


  • cedex  (07.05.18 13:59:17) 
@cedex, teşekkürler. tandem'i araştırırken, hellotalk isimli başka bir uygulama da buldum. başlık ile ilgili arkadaşlar için yazmak istedim.


  • chess.is.my.life  (07.05.18 14:44:32) 
(bkz: italki) var, ucretsiz kismi cok canli degil ama yine de denenebilir.


  • salihdt  (07.05.18 15:24:36) 
[]

Almanca

Ich liebe es, Tee zu trinken.

cümlesinde es kullanmasak olmaz mıydı?

Oradaki es zaten Tee olmuyor mu?

Ich liebe Tee zu trinken. denemez mi?

 
I değil, ich :)
Es gereksiz, hatta zu da gereksiz. Doğrudan; "Ich liebe Tee trinken." diyebilirsiniz.

  • agluna  (06.05.18 15:15:26) 
@agluna, off bu İngilizce yüzünden hep böyle oluyor. :) Teşekkür ederim.


  • dissendium  (06.05.18 15:20:47) 
Bu haliyle "Ich liebe Tee trinken" yanlış olması gerek aslında. Olsa olsa Ich liebe Teetrinken olabilir (arada fark var: www.duden.de), Ich trinke gerne Tee olabilir, Ich mag es, Tee zu trinken olabilir ama mesela "Ich mag Tee trinken" dersen de bir istekten bahsetmiş olursun, çay içmeyi ne kadar sevdiğinden değil.

Korrelat kısmı seni ilgilendiriyor: www.canoo.net
  • soso  (06.05.18 16:24:53 ~ 16:26:40) 
@soso, I love to drink tea demek istiyorum. Bu durumda, Ich liebe Tee zu trinken diyebilir miyim?


  • dissendium  (06.05.18 16:44:49) 
Ich liebe Tee trinken yeterli hocam.


  • lion de la Turquie  (06.05.18 16:55:07) 
[]

rusça bilen bir arkadaşa çok ufak sorum olacak(görselli)

oynadığım oyun rusça. fakat ben bunu ingiliççeye çevirmek istiyorum. sanırım ayarlar sayfasını buldum. attığım resimlerde dil seçeneği var mı? varsa hangisi?

hizliresim.com
hizliresim.com
hizliresim.com

 
английский

bunu ara.
  • proletarier aller lander vereinigt euch  (04.05.18 19:26:57) 
игра, управление ve ввод sekmelerini kontrol et. diger ikisi ses-goruntu zaten. bulman gereken kelime "язык". varsa eger bu saydigim ucunden birinde olmali.


  • der meister  (04.05.18 19:36:06) 
[]

Basit bir İngilizce sorusu

Arkadaşlar merhaba,

İngilizce de Elektriksel bir Yükten bahsetmek isteseniz hangi kelimeyi kullanmanız en doğrusu olur?

Burden
Load
Charge

teknik bir katalog içinde burden olarak kullanılmış. kafama takıldı. sormak istedim.

 
Load ya da charge. Gerci ikisi farkli.

Burden degil ama. Belki bir burden vardir onun icin kulanmistir. Legacy electrical burden gibi
  • camussar  (04.05.18 10:27:21) 
sanki ilgili şemada gösterilenler akım trafosu gibi görünüyor.

eğer öyle ise akım trafosunun burden'ı olabilir.
  • ackapaackapaartema  (04.05.18 11:09:07) 
elektriksel yük icin charge kullanılır benim icin. burden daha farazi bir yük kelime karsılıgı değil mi? charge +1


  • cagdassalur  (04.05.18 12:24:56) 
electric charge doğru olur.


  • eindaclub  (04.05.18 13:03:59) 
Charge. Load -> trafo, elektrik iletim hatti falan gibi seylerin tasidigi elektirik icin kullanilir.


  • hot potato  (04.05.18 16:28:43) 
[]

'use' kelimesine alternatif

Arkadaşlar iyi geceler. 'use' kelimesi yerine ne kullanabiliriz? thesarus'a baktım ama yok istediğim gibi bir alternatif bulamadım. Mesela şu cümledeki use yerine hangi kelimeyi getirsek böyle cuk diye oturuverir?

Suprasegmental is defined as a term used in phonetics and phonology to refer to ‘‘a vocal effect which extends over more than one sound segment in an utterance, such as a pitch, stress or juncture pattern (Crystal, 2003, p. 446)’’.


 
"Suprasegmental is defined as a term commonly encountered in phonetics..."

Valla boş bulundum aklıma ilk geleni yazdım. Kullanılan yerine sıklıkla karşılaşılan dedim; ama found da olur muydu emin olamadım.
  • g man  (04.05.18 00:41:14 ~ 00:44:11) 
......... term deployed in .....


  • susadım çeşmeye varmaz olaydım  (04.05.18 00:44:16) 
utilized


  • cooperr  (04.05.18 01:10:33) 
defined?
yani _as a term used_ kısmını silsen?

  • sadegazoz  (04.05.18 01:33:50 ~ 01:41:28) 
Utilized +1


  • camussar  (04.05.18 02:17:33) 
Prefer


  • baldur2  (04.05.18 05:06:12) 
direk use yerine "is defined ... in" kismini degistirebilirsin.

"is a term in phonetics ... that refers to "a ..." gibi.
  • tanaka  (04.05.18 05:47:35) 
"used"u o cümleden direkt çıkar. pek fazla birşey kaybetmezsin.


  • eindaclub  (04.05.18 11:57:16) 
yukarıdaki arkadaşa katılıyorum, use'a hiç gerek yok orda.


  • jason bourne seksapeli  (07.05.18 19:54:32) 
[]

farsça bilen var mı?

varsa bana mesaj atabilir mi lütfen? çok kısa/minik bir yardıma ihtiyacım var. çok teşekkürler.




 
[]

İngilizce did/ed/were hk

Who did invent paper?
Who invented paper?

Neden ikinci olan doğru, mantik ne?

Where did you born?
Where were you born?

Ayni soru...

 
İlk sorunda "who" sorusu ile doğrudan o eylemi gerçekleştiren ÖZNE'yi sorduğun için soru o şekilde oluyor. Diyelim ki bir başka who sorusunda sorduğun kişi nesne, o zaman did ile sorarsın. Mesela:
- Who did YOU (Esas özne sensin) call last night?
+ I called my friend Mike. (Arkadaşın Mike nesne konumunda yani soru ile nesneyi sordun).

İkinci sorun ise doğma eylemi İngilizcede edilgen bir fiil. Yani ben bilmem nerede doğdum değil de doğuruldum gibi algılıyorlar dilde o olayı. O yüzden cümleyi passive voice ile kuruyorlar.
  • congratulations  (03.05.18 08:21:58) 
"Who DID invent paper?" da yanlis degil ki, vurgu farkli sadece. "x icat etmedi, y icat etmedi, e peki KIM icat etti ulan?" anlami var.


  • common of demons  (03.05.18 10:29:05) 
[]

their xxx level was/were karışık ingilizce sorular

their perception level was xxx mi? (bu doğru mu?)

their perception levels were xxx mi?


 
context dependent.


  • e haliyle  (02.05.18 22:54:47) 
[]

ne demek istemiş

yabancı bir arkadaşım "mantı"nın wiki sayfasını atıp "is there any analogue of this in turkey?" diye sormuş. kelime anlamı itibariyle "buna benzer başka bi şey var mı" dediğini düşündüm ama garip geldi. siz olsanız nasıl bi anlam çıkarırdınız bundan? ingilizcesi de iyi yani, "do you have anything similar to that" diyebilirdi pekala, analogue ne lan? soramıyom da şimdi "kardeş ne diyorsun sen" diye. hayır bi de in turkey niye ki, mantı zaten türkiye'de var, ne analogue'u istiyosun ki.




 
Analog bir şeye benzeyen başka şey demek.
Ne bileyim, baston analog bir bacaktır gibi

  • sopiro  (02.05.18 17:16:13) 
Analogue'un zaten sözlük anlamlarından biri de "benzer" değil mi? Adam pekala mantının Türk orijinli olduğunu bilmiyor olabilir. Cevaben de "mantı zaten Türk işi bir olay, sizdeki dumpling onun yandan yemişi" diyebilirsiniz.


  • gonion  (02.05.18 17:16:16) 
manti'ya benzer bir sey var mi baska turkiye'de diye soruyor. belki cok sevmistir.


  • baldur2  (02.05.18 17:18:33) 
Mantının İngilizce Vikipedi sayfasına baktım da Türkçe hariç Kazakça, Özbekçe, Tatarca ve Ermenice isimlerini de vermiş. Nereden geldiğinden emin olamadığından sormuş @gonion’un dediği gibi büyük ihtimalle.


  • voyager 1  (02.05.18 17:20:19) 
Mantı'nın hamurunu yoğurdunu sevmiştir ama et sevmiyordur buna benzer başka 1 şey soruyor bence


  • ssiradanbirigibi  (02.05.18 17:21:58) 
bence yağ mantısını önerebiliriz arkadaşa, bir de bu çeşidi var diye. bir de aynı memleketten gelen yağlama diye bir şey var mantıya bin basar diyebiliriz. ama bin basarı ingilizce nasıl söyleriz onu siz düşünün artık.


  • 111111  (02.05.18 17:27:24) 
Asya(çin) mutfagina asina biri ise onlarda cok yaygin olan dumpling'e benzetmis olabilir. Ustune ustluk manti'nin turk mutfagina ait oldugunu da anlamadiysa sizde boyle bir yiyecek var mi diye ogrenmek istemistir.


  • mononoke  (02.05.18 17:45:35) 
lise zamanında kalan bilgi kırıntısıyla beslenip şuradan ilhamla şeklen benzeyen diyorum ben.
www.biyodoc.com

  • Bruce  (02.05.18 18:17:12) 
a food made from vegetable matter, especially soybeans, that has been processed to taste and look like another food, as meat or dairy, and is used as a substitute for it. Zebzelisini soruyor olabilir


  • proletarier aller lander vereinigt euch  (02.05.18 18:58:49) 
Hingel var de.


  • Lim5  (02.05.18 21:20:43) 
türkiye'de mantı olduğunu bilmiyormuş, cidden "sizde de var mı böyle bi şey" anlamında sormuş. hayır pelmeni yahut vareniki yerken 50 kez "bizde de var bunun aynısı" dediydim zamanında, manyak mıdır nedir.


  • der meister  (03.05.18 05:40:35) 
[]

İsveççe bilen var mı?

Merhaba, İsveççe bilen varsa bir ödev için yardımını almam gerek, kısa bir şey. Şimdiden teşekkürler.




 
Pm


  • bos gezenin bos ustasi  (02.05.18 14:57:02) 
[]

ispanyolca bilenler bakabilir mi?

allah aşkına şu metin beginner seviyesinde mi kafayı yiyeceğim?

www.learnpracticalspanishonline.com

yani ingilizce bilen biri olarak metnin ingilizcesine bakıyorum, bence beginner seviyesinde değil? ya da ben beginner seviyesinden başka bir şey anlıyorum

 
değil ancak beginner seviyesini hızlıca atlatmak için iyi bir seviyede. dual olduğu için de iş görür beginner için.


  • tebelles  (02.05.18 00:31:41) 
İspanyolca bilmiyorum ama İngilizcesine bakınca bence de bildiğimiz beginner seviyesinden bi tık ileri.

Yalnız şu sayfalarına bakınca Absolute Beginner diye bir alt seviyeleri var, yani o zaman mantıklı.

www.learnpracticalspanishonline.com
  • senolll  (02.05.18 00:36:18) 
ahahaha oha:

"Me gustaría casarme de nuevo para que mis hijos tuvieran un padre."

beginner falan değil abi bu cümle naptınız
  • reavelyn  (02.05.18 01:16:37) 
işte bana göre de absolute beginner metinleri aslında beginner. tamam metinlerin içinde bazı cümleler beginner ama @reavelyn'in de örnek verdiği gibi hiç de bütün olarak öyle beginner değil bence. neyse içim rahatladı.


  • pilavmaker  (02.05.18 01:53:48) 
b2 seviyesinde birisi olarak bu metnin a2-b1 arası bir yerde olduğunu düşünüyorum. sayabildiğim kadarıyla 4 tane zaman kipi kullanılmış, kelimeler de öyle beginner kelimeler falan değil


  • ordinov  (02.05.18 02:16:36) 
bence beginner değil. ayrıca bu nasıl sayko metin ya, "eşim beni fitnısçı garı için bıraktı, umarım evlenirim de çocuklarım babasız kalmaz" falan ahaajsjfsk


  • der meister  (02.05.18 02:19:32) 
[]

patterns of trade ne demek?

motamot çeviri değil sorduğum. örnekler vererek açıklar mısınız?

edit: motamot çeviri de olur. ingilizcem bitti anlayamadım bi türlü.


 
Ticaret şekilleri, ticaret yöntemleri. Bu videoda, "patterns of trade" örnekleri mevcut.
www.youtube.com

  • agluna  (30.04.18 23:25:23) 
[]

denizli'de rusça kursu.

denizli'de rusça kursu arıyorum. daha önce bu tarz bir kursa giden, deneyimi olan varsa tavsiye verebilir mi? hangi kurs iyidir?




 
denizlide iyi bir kurs yok. ancak rus hocaların olduğu kurs bulursan gidebilirsin.


  • mikahakkinen  (30.04.18 21:27:30) 
rus hocaların olduğu bir kurs var mı ya da özel ders? tanıdık bildik?


  • emir bin omar  (30.04.18 21:53:17) 
[]

public intellectual kavramı

public intellectual: Akademik sorunlardan çok kamu soru ve sorunlarına yönelen entelektüel kişi

public intellectuel kavramının türkçede bir karşılığı var mıdır? ne denilebilir?


 
"Akil İnsan" aslında buna çok güzel oturmuyor mu?

Uygulamadakine değil, terimsel karşılığına bakınca. Aslında teoride düşünülen fikirle de örtüşüyor bir bakıma.
  • g man  (29.04.18 23:06:03) 
türkçede karşılık olarak kamusal entelektüel kullanılıyor. bazen kamusal aydın olarak da geçiyor fakat aydınla entelektüelin aynı şey olmadığı yönünde fikirler olduğu için birincisi özellikle tercih edilebiliyor. kamusal entelektüel diye gugıllarsanız sonuçlarda göreceksinizdir. halk entelekteli ve halk aydını biçiminde kullanımlar da mevcut.


  • microfiction  (29.04.18 23:42:15 ~ 23:43:04) 
kamu malı.


  • idonthaveatvset  (30.04.18 06:23:08) 
[]

Kısa bi Çeviri

Selamlar. Burada ne diyor, ne istiyor tam olarak?

Discuss the principles of Task Based Language Learning and Teaching with particular regard to the debate about whether it is just one interpretation of Communicative Language Teaching or a distinct approach in itself. Justify your answer with reference to different views of Communicative Language Teaching and of Tasks.

Communicative Language Teaching ayrı bir yaklaşım mı yoksa Task-Based Language Teaching in bir alt dalı gibi bir şey mi, demişti hoca ama emin olamıyorum.

 
Task Based Language Learning and Teaching prensiplerini discuss edin diyo, bunu yaparken de ozellikle (senin de dedigin gibi) Communicative Language Teaching'in bir interpretation'u mu yoksa kendine has bir yaklasim mi - bu ayrim hakkinda tartisin diyor. Cevabinizi da literaturdeki konu hakkindaki farkli gorusleri referans gostererek justify edin diyor.


  • robokot  (29.04.18 16:21:18 ~ 16:21:44) 
[]

ikwiw

ingilizce'de nasıl telafuz edilir?

ayk-wayw ?

iyk-wiw ?

 
ayk-vi

google translate'e yazıp sol alttaki hoparlör butonuna basabilirsin okunuşu için.
  • himmet dayi  (29.04.18 13:15:45 ~ 13:16:25) 
[]

Fransızca çeviri

“İstediğin şeylerin sahip olduğun şeyleri unutturmasına izin verme “ nasıl deriz Fransızca?
Ekte de İngilizcesi var.



 
ne laisse jamais les choses que tu veux te faire oublier les choses que tu as ?


  • air  (28.04.18 22:47:39) 
ne laisse pas ceux que tu veux te faire oublier ceux que tu as.


  • feel the blanks  (28.04.18 22:53:28) 
Teşekkürler


  • pln  (28.04.18 23:00:10) 
"tu veux" yerine "tu désires" derdim ben.


  • pinocchio  (29.04.18 23:20:53) 
[]

almanca ifade çevirisi

çok sevdiğim hatırlı bir ağabeyimin ricası üzerine ihtiyaç duydukları bazı almanca kalıpları rusçaya çeviriyorum lakin bazılarında tam olarak ne kastedildiğini anlayamıyorum. almanca bilen biri çeviriden ziyade bu ifadelerde neyin kastedildiğini söyleyebilir mi?

Auf Wiedersehen (gesagt von dem, der geht)

Auf Wiedersehen (gesagt von dem, der bleibt)

ilki, bizim bulunduğumuz ortamdan ayrılan birine "güle güle" dememiz; ikincisi, biz bir yerden ayrılırken içerideki kişiye "güle güle" dememiz şeklinde yorumladım bunu. doğru anlamış mıyım?

***

bir de hem "guten tag" hem de "grüss gott" var. benim araştırdığım kadarıyla "grüss gott" almanya'nın güneyinde daha çok tercih ediliyor ama anlam olarak aşağı yukarı aynı şey... bunlarda neye göre bir ayrım yapılmalı? yani guten tag'ı grüss gott'tan coğrafya dışında ayıran bir şey var mı anlam veya kültür özellikleri açısından?

 
Gruss Gott Selamualeyküm gibi. Münih civarı bavyerada kullanılır.

Auf wiedersehen giden de der kalan da. Doğru anlamissin. Mu
  • lion de la Turquie  (27.04.18 17:24:33) 
coğrafya dışında ayıran bir şey yok diye biliyorum. kuzey taraflarında moin moin derler mesela. grüss gott'la ilgili müthiş bir espri var aklıma geldi şöyle buldum:

A man is standing in an elevator. Another men is entering the same elevator going upwards. The entering men says "Grüss Gott". The men standing in the elevator responds with a "Sorry, I don't want to go that high up".

Asansördeki kişi "Tanrı'ya selam söyle" diye anlıyor Almanya'nın farklı bölgesinden gelen birisi olduğu için :D
  • burya  (27.04.18 17:33:15) 
kafayı kırmış solcular "grüß gott demeyelim müslümanları üzüyoruz, onları da düşünmeliyiz!!!!!!!!!!" tribine giriyorlar. öyle bir fark var, anlam ve kültür özelliği açısından. almanya'nın güney eyaletlerinde (bavyera ve baden-württemberg) duyarsın bunu.


  • testis agrisi  (27.04.18 17:35:14) 
çok teşekkür ederim cevaplar için. bir de şunu unutmuşum... "schön / sehr schön" güzelin yanı sıra "iyi" anlamına da gelebilir mi? yani bir şeyi takdir ederken, bir şeyin "iyi" olduğunu söylerken kullanabiliyor muyuz?


  • der meister  (27.04.18 17:43:13) 
ben wiederschauen diyorum. wiedersehen bana çok yumuş geliyor. sevmiyorum.
wiedershauen'ından sonra en çok kullandığım ikinci selamlama "griaß di/eich". üçüncü sırayı da servus alıyor. haus oberösterreich'ta yaşadım aylarca, bana kattıklarından ötürü çok mutluyum.
auf wiedersehen ne ya, hece hece al-la-ha-ıs-mar-la-dık der gibi.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (27.04.18 18:09:35 ~ 18:10:44) 
schön kelimesini bir şeyin güzel olduğunu ifade ederken de kullanabilirsiniz. illa insana demeniz gerekmez.
brav kelimesini de kullanabilirsiniz bunun yerine. mesela brav gemacht derseniz aferin anlamına gelir.
sei (schön) brav derseniz, iyi bir çocuk ol, şirinleri görebilirsin demek oluyor.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (27.04.18 18:18:41) 
teşekkür ederim ama benim ihtiyacım olan şey bu ifadelerle ne kastedildiği. yani almanca kelimelerin alternatiflerini aramıyorum. "grüss gott" hangi durumda kullanılır, alman birisi ne için "schön" der vs. asıl merak ettiğim bu. alternatif veya çeviriden ziyade kullanım alanını, genel anlamını öğrenmeye çalışıyorum.


  • der meister  (27.04.18 18:22:36) 
Grüß Gott selamünaleyküm gibi bir kullanım. Markette kasiyere de dersin, doktor randevusu için bekleme odasına girdiğinde de dersin, iş buluşmasında da dersin.
Avusturya'da çok normal bir tabir bu. Almanya'da anlamayabilirler.

Guten Tag kalıbını Avusturya'da duyduysam iki kere falan duymuşumdur, onlar da kesin Almandır. Gerçekten kullanılan bir şey değil. hatta Guten Tag diyenlere pis bakış atan yaşlılar gördüm. Kesin alman olduklarını anladılar. İfade olarak bizdeki "İyi günler" kullanımına eşit. Yani ilk karşılaşma anında da denir, ayrılırken de denir.

Mesela bir resim çizdin, birisi bu resim için schön diyebilir. Schön bizdeki güzel kelimesi yani. Nasıl bir kadın da schön olabliyorsa, bir elbise de schön olabilir.
eğer elinde örnek cümle varsa yaz bence, çünkü, böyle düşününce insanın aklına gelmiyor.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (27.04.18 18:30:24 ~ 18:33:09) 
cümle yok maalesef, yazdığım şekilde hepsi. genelde yaşlılarla iletişimde kullanılmak üzere hazırlanmış kalıplar.


  • der meister  (27.04.18 18:33:42) 
Güney Almanya’da grüss gott kullanılıyor daha çok ama en fazla servus. Guten tag tan ziyade schönen tag derler marketten ayrılırken falan.

Servus da hem merhaba hem elveda yerine kullanılabilir. Ama misal berlinde kimse servus demez. Tschüss de kullanılır her yerde veda ederken. Auf Wiedersehen en az duyduğum şey, onu da aufsuz kullanırlar genelde. Ben ciao diyorum :)
  • Aerdem  (27.04.18 19:23:49) 
[]

İngilizce B2 Seviyesi

Merhaba sevgili kullanıcılar. B2 seviyesindeki bir tanıdığım için İngilizcesi'ni geliştirmeye yönelik önerebileceğiniz site/kaynak var mıdır?
Cevaplar için çok teşekkür ederim.



 
cambly


  • a man alone  (27.04.18 18:05:36) 
[]

Ingilizce kontrol

resimyukle.xyz
Doğru mu kontrol eder mısınız



 
doğru


  • bugisme  (23.04.18 23:01:25) 
dogru


  • pythian  (25.04.18 20:05:38) 
4'ü neden "a" yaptın ki?


  • der meister  (25.04.18 20:10:36) 
[]

ingilizce

supposed to do

supposed to be doing

arasinda farki var mi? ikincisi devam eden fiil icin gibi geldi bana

tesekkurler

 
bunlar arasında aman aman farklar olmuyor günlük kullanımda. geniş zaman ve şimdiki zaman kullanımı bunun için de geçerli.

i'm supposed to take care of my sister when my parents are out.
i'm supposed to be working instead of writing here.
  • kaufman  (23.04.18 21:56:48) 
[]

çeviri yardım

cümle:

"uygun olduğunuz bir zamanda bu 2.formu da el yazısıyla doldurup bana geri atabilir misiniz?size kolaylık olması açısından bir kopyasını ben kendim doldurabildiğim yerleri doldurdum ve mail eklerine ekledim."


 
Could you please fill the 2nd form by hand writing when you are available? I have filled some of the fields for you and attached to this email.


  • kaptan memo  (21.04.18 11:16:11) 
When it is convenient for you, could you please fill out this second form as well by your hand writing and send back to me? To make it easier for you, I have already filled out some fileds on a copy as best as I could and included in the emails.


  • orion  (21.04.18 11:30:28) 
When you have a moment, Could you please fill out the attached second form with handwriting and send it back to me? Just to let you now, in order to make it easier for you, I have already filled out some fields on a copy which i have relevant info, and kindly find attached files.


  • camussar  (21.04.18 13:08:20) 
[]

Ingilizce - Türkce

These bonds produce a sense of common purpose and shared values, in which groups of people strive for the things that are for the common good: a sound education, a pleasant environment to live in, a healthy population.




 
Cok geyik. Dunyayi guzellik kurtaracak diyor


  • camussar  (20.04.18 21:42:35) 
[]

biannual

"yılda iki defa gerçekleşen" mi yoksa "iki yılda bir gerçekleşen" midir ?




 
yılda iki defa.

iki yılda bir olan "biennial"
  • carabelli  (20.04.18 13:17:59) 
@carabelli +1


  • tabirimekruh  (20.04.18 13:19:37) 
site 24 aylık abonelik planına biannual plan yazmış da, o yuzden merak ettim. teşekkürler.


  • alwayschargeneverbend  (20.04.18 13:21:33) 
[]

Şu cümledeki anlam?

These granules define the lowest-level, atomic unit of both time and space in which an application is interested.

Şimdi sorum:

Application'in ilgilendiği granules mi yoksa time and space mi?

 
Time and space


  • baldur2  (20.04.18 11:03:19) 
[]

Edip Harabi'nin bir şiiri

Vâiz-i allâmelerde tahvifden
Ķâle almazlardı hiç āyāt-ı istibdāddan

www.aadergisi.com
156. sayfa

allâme vaizler korkudan istibdâdın âyetlerini kaale almazlardı mı diyor? nasıl yani? istibdâdı eleştiren bir şiir istibdâdın âyetleri ne ki?

 
123456789• ... 129  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.