[]

"anayurt oteli"ni okumuş olanlar bakabilir mi?

ya roman iyi, hoş da ben çok da tatmin olamadım açıkçası. anlamadığıma, iyi analizler yapamadığıma kanaat getirip internette çeşitli analizler okudum ama onlar da abartı geldi bana. mesela, zebercet'in saatlerce horoz dövüşünü izlemesi, büyüklerinin yediği naneler hakkında sayfalarca düşünmesi filan bana çok ama çok yersiz geldi. zebercet'in ruhsal durumunu zaten anlamışken bence bu kısımlar romanı zayıflatan etkenler gibi geldi.

ayırca yusuf atılgan'a (ya da diğer yazarlara) durduk yere çok mu büyük anlamlar yüklüyoruz? adamın edebi zayıflığı olması gereken yerlere edebi ve psikolojik kılıflar mı yamanıyor yoksa?


 
aslında zebercet'in psikolojik bir karakter olarak ele alınması yusuf atılgan'ın edebi yönünün zayıf olmasına sebebiyet vermez tam tersi güçlendirir. suç ve ceza'da raskolnikov da psikolojik olarak ele alınmıştır. horoz dövüşlerine gelince aslında zebercet'i daha da yalnızlaştırıyor.


  • cemallamec  (10.07.15 22:40:06) 
yusuf atılgan'a fazla büyük anlamlar yüklendiğini ben de savunuyorum, zira iki romanı üzerinden konuşuyoruz her zaman. ama anayurt oteli de gerçekten çok iyi bir roman. kaldı ki filmi de o denli güzel. çok da yermemek gerekiyor diye düşünüyorum bu kertede.

camus tadı alınan bir adam atılgan. aylak adam pek öyle olmasa da özellikle anayurt'u bu dediğime uyuyor.
  • mermize  (10.07.15 22:41:30) 
okudum ben beğenmedim, sürü psikolojisi had safhada insanlar güzel diyorlar diye okuyanlar hemen sazan gibi atlıyor güzeldi diye.


  • le fantome de l opera  (10.07.15 22:42:32) 
yazarlara büyük anlamlar yüklemeyelim tabii de anayurt oteli on numara romandır.

kitabın kıymetini anlamak istiyorsan hemen ardından ayfer tunç'un dünya ağrısı'nı oku, anayurt otelinin çakması gibi. düşün, roman o kadar iyi ki, bir türk yazar diğer türk yazarın romanından "esinlenmiş". normalde batılı yazarlardan konu seçer yazarlarımız. ama maalesef dünya ağrısı o kadar yapay ki anayurt otelini öpüp öpüp başına koyarsın. yusuf atılganın az lafla aslında ne çok iş başardığını anlarsın, edebi zayıflık dediğin şey bir anda on numara psikolojik analiz haline gelir.
  • littlejack  (10.07.15 23:10:55) 
herkes beğendi diye beğenmek zorunda değilsiniz.

genel gözlemim bazı insanlar okurken eğlenmek istiyorlar, bazı eserler eğlenmek için değil. bol aksiyonlu holywood filmi vs sanat filmi gibi düşünün. ancak herkes sanat filmi sevecek diye bir kural yok.

kitap özeline gelirsem, zebercet'in yalnızlığı anlatılıyor değil mi? o zaman o adamın sıkılmışlığını/bezmişliğini/yalnızlığını damarlarımızda hissetmemiz ("öff okurken içim şişti") gerekmez mi? bu durumda yazar amacına ulaşmış, başarılı diyemez miyiz?
  • paltar yuyan masin  (10.07.15 23:28:25) 
@cemallamec: mesela nasıl yalnızlaştırıyor? zebercet tam tersine bir karakterde olsaydı bu sefer aynı olay için "bakın, yalnızlığını gideriyor" mu diyecektik?

@mermize + @littlejack: diğerini de okudum ama onda en azından aşırı ters gelen durumlar yoktu en azından. mesela daha ilk günlerden zeynep ile yatması ve zeynep'in hem ilkinde, hem de ikincisinde hiç ses çıkarmaması ve doğrudan rıza göstermesi gerçekçiliği alıp götürüyordu, bu da es geçilmemesi gerekiyor bence.

@paltar yuyan masin: tabii ki başarılı ama dediğim gibi, bana zayıf gelen yönleriyle, yazarın belki de romana gölge düşürecek taraflarının olup olmamasını ele almak idi. mesela yazar atılgan'ın bu romanı için neden "sayfalarca eski ayrıntılarda boğması yersizdi" ihtimalini düşünmüyorlar da "geçmiş olayların izini her ne kadar içselleştirse de sonunda zebercet'in geleceğini şekillendiren etkenlerdi" diye kestirip atıyorlar kolayca?
ayrıca zebercet'ten öncesi zebercet'in geleceğini nasıl etkileyebilir kısa vadede? bunun gerekçelendirmeleri çok basit değil mi?
  • m e b  (10.07.15 23:47:06) 
romanı incelerken şunu da göz önünde bulundurmak gerekir;
yapılan bu analizlerdeki fikirleri yusuf atılgan düşünmemiş olabilir. hatta yapmak istediği şey de bu analizlerin tamamen dışında olabilir. bu romanları büyük yapan böyle analizlere açık olmasından kaynaklanıyor. roman yazıldığı anda artık yazarın bir ürünü olmaktan çıkar. yusuf atılganla konuşuyor olsaydın da romanı tartışabilirdin. yani yusuf atılganın roman üzerine söyledikleri roman hakkındaki gerçeklikler değildir. tabi ki tamamen yazardan kopar demek istemiyorum, bu sadece bir inceleme yöntemi.
romanın üzerine söylenebilecek bu kadar derin bir içerik oluşturması yusuf atılganı büyük yazar yapar. inceleme bu noktada profesyonel bir şeydir. ben bu anlamları çıkaramadım o yüzden bok gibi olmuş demek kolaya kaçmak olur. romanı anlamadığınız anlamına da gelmez tabi ki. diğer büyük romanlar üzerine yapılan incelemeleri de okursanız aslında o kitap hakkında aynı yorumları çıkarmadığınızı da görebilirsiniz. okuyucu odaklı bakacak olursak kitaptan ne aldığınız önemlidir.

romanları daha profesyonel değerlendirmek isteyenler için tavsiyem;
berna moran - edebiyat kuramları ve eleştiri
  • durbikonusucaz  (11.07.15 00:07:45) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.