[]

gelecek planlamaca

işbu soru kendini imha edecektir. niye bilmiyorum, herhalde çocukken çok inspector gadget izledim ondan.

itü'de mimarlık öğrencisiyim. fen lisesi çıkışlı olduğum için mimarlığı sayısal bölümlerin içerisinde sanata dair tek kaçış olarak gördüğüm için yazdım; nitekim hem benim detaycı karakterime uymayan ölçeklerde çalışması, hem de yoğun oranda mühendislik içermesi nedeniyle bir türlü sevemedim, bilhakis nefret ettim. dört dönem zar zor okuduktan sonra beşinci dönemimin ortasında yaşadığım ağır depresyon, ergenlik zamanından beridir peşimi bırakmayan ancak nedense bir türlü teşhisi konmamış dikkat bozukluğu ile adeta balık-süt ikilisi gibi birleşti ve ben evden, hatta odamdan çıkamaz, hiçbir işimi halledemez hale geldim. beşinci dönemki finallerin hiçbirine girmedim, teslimlerin hiçbirini yapmadım ve tüm derslerden kaldım.

şu anda altıncı dönemimi okuyor olmam gerekirken okula odaklanacak durumda hissetmediğim için bir dönemlik dondurma kararı aldım. bu süre içerisinde gelecekte yapmak istediklerim üzerine iyice düşünüp kısa ve uzun vadede planlar yapmayı, bir yandan da antidepresanların ve terapilerin işe yarar hale gelmesini beklemeyi uygun gördüm.

gel gelelim, ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yok ve düşündükçe, araştırdıkça da bir türlü elle tutulur bir şeyler elde edemedim. bana klasik "ne olmak istiyorsun?" sorusu yöneltildiğinde pat diye yanıtlayabileceğim hayallerim yok. senaryo ve roman yazmak istiyorum mesela; modern sanat ve sergi küratörlüğü ile ilgileniyorum (ilgileniyorumdan kasıt üretim aşaması ile ilgileniyorum, yani merhaba ben knight, sergi gezmeyi severim tarzı değil), oyun yapımcılığı ile ilgili fikirlerim var, reklamcılığa şiddetli biçimde göz kırpıyorum, moda tasarımı ile senli benliyim, grafik tasarım gomşumuz oluyo... gördüğünüz gibi lisedeki "ya tıp mı yazsam makine mi yoksa uluslararası ilişkiler mi karar veremiyorum." diyen tipler gibi değilim. gelecekte yapmak istediğim şeyler gayet de birinin yanında ötekilerle de uğraşılabilirliği bulunan meslek dalları veya uğraşılar. yalnız işte eğitim kısmı var bu işin ve ne okuyacağım konusunda sudan çıkmış balıktan farksızım an itibariyle.

aslında beni tüm bu yapmak istediklerime götürecek yolun ilk adımı reklamcılık gibi geliyordu, ancak sayısal öğrencisiydim ve reklamcılık sözelden alıyormuş. eşit ağırlık falan haydi bir derece kurtarılırdı da sözeli üstelik bu kadar süre kalmışken asla başaramam. bir de türkiye'deki reklamcılık bölümlerinin durumları ne kadar iyidir onu da bilemiyorum (amarika da beni bekliyordu ya ondan kafam karışık .s) mimarlık için de bana söylenen "temel bir dizayn eğitimi almış olursun, süper olur şahane olur hadi koçum!" minvalinde şeylerdi ancak dediğim gibi 1- çok mühendislik 2- çok küçük ölçek. benim binayı değil de sanki binanın bir odasındaki sandalyeyi tasarlamaya eğilimim var gibi. entas'ı tanımladığımın farkındayım az önce ancak açık söylemek gerekirse onun da mimarlık okumaktan çok farklı bir deneyim olmayacağını düşünüyorum ve bu artık köprüden önceki son çıkış olacağı için bir daha deneme-yanılma riskim olmayacak.

mesaj yoluyla olur, cevablayaraktan olur, bir şekilde yol gösterseniz bana ne güzel olur. belki benimle aynı sıkıntıları yaşamış ve şu anda bahsettiğim sektörlerden birinde çalışan bir tanıdığınız vardır, onunla iletişim kurabilir konuşabilirim. ya da o kişi sizsinizdir falan. geleceğin belirsizliği üzerimdeki baskıyı ve dolaylı yoldan stresi çok arttırıyor ve daha fazla böyle kalsın istemiyorum.

şuraya kadar sabırla okuyana çok teşekkürler etmeyi bir borç bilir, okuyamayana da allah kabul etsin der kaçarım.

 
rica ederim de okudum okumasına da ne desem bilemedim. Ailenin beklentileri gibi etmenlerde bu duruma dahil mi ? Yani ailen sana emek harcadık okuttuk ettik, şöyle iyi bir meslek sahibi olsun diye mi düşünüyorlar?


  • karaahmet çıkmazı  (24.02.15 00:01:57) 
Kardeşim eğer ailenin sana maddi destek olması mümkünse kesinlikle devlet üniversitesinden hemen ayrıl ve yurtdışında mümkünse italyada sanat oku. Devlet birşey öğretmezde yaptırtmazda. Yıldız itü boğaziçi iyidir ama ne derece ?

Piyasada kalıcı olmak istiyorsan eğitim için para ödemelisin. Para ödemediğin hiç bir eğitim sana para kazandıracak şeyler öğretmez, çevre vermez.


Bence okulu bitirmeden bir reklam ajansında işe başla düşük maaşlı ya da hiç maaşsız bu sırada da okulu yandan bitirmeye çalış.

Ama illa bir üniversite bitir.


Benden sana öneri bir hayat koçu bul acilen.

Adanada tanıdığım var gelirsen ona gidersin. ayda ya da 2 hafta da 1

Ya da kendin bul.

Nereye gitmek istediğini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez demiş bir adam

gayette haklı.
  • EXXE01  (24.02.15 00:04:36 ~ 00:06:02) 
Git bi reklam sirketine stajer olarak gir ya da galeriye vs başvur. Git bi yerlerde ücretsiz çalış. Söylediğin tum işler stajer alır. Bak bakalım beğeniyor musun?
Ben de seninle aynı süreçten geçtim. Tr de bu tarz bölümleri okumak gerekli Değil yandan yandan okulunu bitirip sevdiğin işte tecrübe de kazanırsın.

  • fasulyek  (24.02.15 00:07:24) 
Sana soru sanat tarihini ne kadar biliyorsun?
Contemporary gezdin mi?
Ayda kaç sergiye gidiyorsun?
En son istanbul modernde hangi sergiye gittin?
  • fasulyek  (24.02.15 00:11:06) 
@çıkmaz: ailem dediğini düşünüyordu ancak son yaşadıklarımdan sonra biraz daha ılımlı bakmaya başladılar, neticede hiçbir şey bizim mutluluğumuzdan ya da sağlığımızdan değerli değil. onların tek istedikleri şey ileride kendi hayatımı kurabileceğim bir meslek sahibi olmam, bu konuda da beni destekleyeceklerini söylediler.

@exxe: ailem maddi olarak destekte bulunabilir ancak ben onlara bu derece yük olmayı ne kadar isterim bilemiyorum. ayrıca italya artık biraz klişeleşmiş gibi geliyor sanat okulları bakımından, benim hayal ettiğim gelecek için italya doğru bir tercih mi onu da araştırmak gerek.

hayat koçu olayına ise inancım kesinlikle sıfır, kusura bakma. belki çok yanlış bir düşünce ve yıllar sonra akılma gelirsin de içimden özür dilerim sana ama şu an için durum böyle. yine de fikirlerin için çok teşekkür ederim.
  • knight of cydonia  (24.02.15 00:11:11) 
@fasulyek: mimarlık eğitimi dayanabileceğim bir eğitim değil bu yüzden bölümümü de ilgi alanım dahilinde değiştirebilirsem çok sevineceğim. amacım da mümkünse er ya da geç yurtdışına açılmak, o yüzden eğitim şart diyorum.

sanat tarihi hakkında gerçekten çok az bilgim ancak bir o kadar da ilgim var. gittim sanatın tarihi'ni aldım iyi bir başlangıç olur diye ama dediğim gibi dikkat bozukluğum had safhada olduğundan ötürü kitap okumayı asla başaramıyorum. contemporary hiç gezmedim ama içim gitti hep, gidecek birilerini ne yazık ki bulamadım. istanbul modern'e de pek yakın zamanda gitmişliğim yok ancak daha bu cumartesi zilberman'a gittim mısır apartmanı'nda, bir iki gün önce de salt beyoğlu'na gittik. galeriler, sergiler gerçekten beni en çok mutlu eden yerler diyebilirim. sadece mekanın düzenlenmesini bile saatlerce inceleyebilirim, o derece zevk alıyorum.

bu bahsettiğim meslek dallarının her biri ile ilgili de az ya da çok yeteneğim var. arkadaşlarımdan, hocalarımdan da bu konularda övgüler duyuyorum. şu ana kadar mesela pafta düzenim ve grafik dilim üzerinden fazlaca beğeni toplasam da projelerimi yorumlamaya bile değer bulmuyorlardı :)
  • knight of cydonia  (24.02.15 00:18:30) 
akbank sanatın son sergisinin kuratörünün hayatını incele bi bence. hatta git tanış çok tatlı bir insandır. birlikte bi sergi de çalıştığım için biliyorum belki sana umut verir. bu arada sanat dediğimiz şey çok daha fazla iç disiplin gerektiren bir şey. zaten iç disiplinin yoksa çok zor bir yerlere gelmen. kendimden biliyorum. yaratıcılık bir yere kadar. hayal ettiğin en ufak şeyi bile gerçeğe çevirmezsen bir işe yaramıyorlar.
öncelikle dikkat bozuklugunun üzerinde yogun bir şekilde çalış.

  • fasulyek  (24.02.15 00:33:06) 
@fasulyek: dediğine kesinlikle ama kesinlikle katılıyorum. dikkat bozukluğu ile ilgili ilaç tedavisi ile birlikte terapi başlanacak önümüzdeki ay, bununla birlikte üretken yanımın daha baskın çıkacağını umuyorum. artık gerçekten yapmak istediğim şeyleri en ince detayına kadar kafamda tasarlayıp da bir türlü başlatamamaktan bıktım çünkü.

söylediğin kişiyi de araştıracağım, kendisine ulaşmaya da çalışacağım. çok teşekkürler.
  • knight of cydonia  (24.02.15 00:38:48) 
Zannediyorum 22yaşını geçmemiş bir insansın. Birincisi henüz çok gençsin ve bu noktada geleceğini şekillendirmek için asla geç kalmış sayılmazsın. hatta 32yaşında bile olsan aynı şeyi söylerdim. insan ne istediğine geç karar verebiliyor lakin.
ne istediğinden ziyade ne istemediğinden eminsin bu çok güzel. kaldı ki okuduğun bölümle ilgili bir iş yapmak zorunda değilsin. Boğaziçi eletrik elektronik mezunu arkadaşım satış yapıyor mesela. ya da işletme okumuş reklam ajansında çalışan arkadaşım var. yani ne okuduğundan ziyade çalışmak için neyi/nereyei/hangi işi tercih edeceğin önemli. onu da deneme yanılma yoluyla bulursun. emin ol yapmak istediğin her işte birkaç aylık deneyim seni o işle ilgili fikir sahibi yapar. staj diyemiyorum çünkü staj bizde hala çok aydınlatıcı bir kurum değil.

  • suspendline  (24.02.15 00:41:19) 
@suspendline like verebilsem vericem :)


  • fasulyek  (24.02.15 00:49:03) 
@suspend: "ne istediğinden ziyade ne istemediğinden eminsin" şunun üzerine gitmek istedim. "doktor olcam ben." kafasında bir insan hiç olamadığım için sanırım gelecekle alakalı yapmam gereken daha çok ne olmak istemediğimi düşünmekten geçiyor. elin gavuru çok güzel bir ad koymuş aslında benim istediğim mesleğe: freelance artist.

yaşım 20 bu arada. bence de geç kalmış sayılmam, ancak tek endişem bu sefer gireceğim bölüm en azından -en azındana vurgu- katlanabilecem bir şey olsun diyorum. ikinci bir mimarlık vakası istemiyorum, ki mimarlık okuduktan sonra da şu yazdıklarım pekala yapılabilirdi.
  • knight of cydonia  (24.02.15 00:50:32) 
@fasulyek senin cevaplar da like*2 ;)

@Knight bak şimdi ben bu noktada çok yuvarlak bir bölüm okumanı tavsiye edebilirim. yani yeni öss nasıl bilmiyorum ama (öss diyorum 100yaşında olduğumu anlamışsındır :p) kafa açıp biraz genel kültürle donanacağın psikoloji mesela ya da sosyoloji gibi bölümler yazabiliyor musun? ya da işletme gibi çok çok yuvarlak her kalıba giren okuması da kısmen daha kolay bir bölüm? yani demem o ki ya kendini genel kültürle donat ya da hızla okuyup bitirebileceğin ve iş hayatında da kimsenin 'ulan olum koskoca mühendis olmuşsun ne işin var burada' demeyeceği bölümlere yanaş. (bunu kimin ne dediğini önemsediğim için yazmıyorum uğraşılmış didinilmiş çoğu insanın okumak için çabaladığı bir bölüm olduğu için öyle yazdım.) belki aklındaki bölümlerle ilgili duyuru açabilirsin onlarla ilgili bilgi toplayabilirsin. bence gayet eğlenceli ve rahatlatıcı olur.
  • suspendline  (24.02.15 01:00:19) 
o koskoca mühendislerden biri akbanksanat'ta kuratörlük yapıyor. sözel bir bölüm okumanı tavsiye etmem açıkcası. sabancıya baksana bence senin ilacın orası


  • fasulyek  (24.02.15 01:04:03) 
sayısal benim ilgi alanımın tamamı ile dışında kalıyor. fen lisesine de psikolojik baskıyla sokulmuştum zaten, gayet saçma bir dört yıl geçirdim. psikoloji aslında sıcak geldi düşününce, zira meslek olarak icra etmek isteyeceğim bir dal olmasa da üzerine eğitim almayı çok isteyeceğim bir konu. araştırayım ben bir bunu.


  • knight of cydonia  (24.02.15 01:11:36) 
sanat yönetimi , kültür yönetimi diye bölümler var bak istersen.


  • fasulyek  (24.02.15 01:13:42) 
Bölümü sevmediğine ve yapamayacağına eminsen ne kadar erkenden bırakırsan o kadar iyi..

Benzer bir süreçten geçtiğimi düşünüyorum ben de. Fen lisesi --> iyi bir üniversitede makine mühendisliği --> bölümden nefret etme --> tekrar öss --> felsefe --> lisans sonrası sinema - tv yüksek lisans + araş. gör. vs vs diye giden bir süreç..

Ailen bir şekilde senin mutlu olacağın neyse onu ister, hiçbir şekilde üzüldüklerini düşünme, sen mutlu olduğunda onlar da mutlu olacak emin ol.

Yaşının geçmesi vs de çok dert değil.. Sanat tarihi, güzel sanatlarda bir bölüm ya da dediğin gibi Entas okuyabilirsin.. Ki bence entas seni her tarafa kolayca yönlendirebilir ama isteyip istemeyeceğini sen bilirsin, zira dediğin gibi mimarlıkla benzer bir süreç onu da okumak.

Tabi psikolojik sorunlardan da bir şekilde kurtulman gerek, güçlü olmak ve kendine güvenmek çok önemli.
  • hayal bilgisi  (24.02.15 01:30:44) 
@marc: kendime türkiye'de bir gelecek kesinlikle kurmuyorum, yani bu topraklarda benim mesleğime saygı gösterilir mi, "iki yıllık mı okudun?" sorularından kurtulabilir miyimden çok; okuyacağım bölüm yurtdışına çıkmama yardımcı olabilir mi, orada işime yarayacak mıdırı düşünüyorum. "mimarlık okuyup tasarımcı olursun." fikrine gerçekten çok tokum şu anda, çünkü iki sene harcadım bu fikrin peşinden ve bizzat gördüm hatalı bir fikir olduğunu. her ne kadar "ben sanat okuyup van gogh olacam!" şeklinde bir dünya olmasa da "ben mimarlık okuyup sanatçı olacam!" diye bir dünya da yok, en azından benim için yok çünkü gerçekten hiç ama hiç mutlu değilim okuduğum bölümde. biraz oradan, biraz buradan fedakarlık yapıp orta noktayı bulmam lazım. yorumların için çok teşekkür ederim.


  • knight of cydonia  (24.02.15 11:45:26) 
@marc: kendimi yanlış ifade ettim zannedersem çünkü dediklerini tamamı ile anlamış vaziyetteydim. biliyorum, ben küratör olacam diyebilecek lükse sahip olamayacağımız bir ülkede yaşıyoruz, ancak dediğim gibi mimarlık benim ilgi alanım ve yeteneklerime tamamı ile uzak bir bölüm(müş). hem dediğin gibi geleceğimi kısmen de olsa garantiye alabileceğim, hem de rahat edebileceğim bir bölüme geçmeyi de bu yüzden istiyorum. rahat etmek derken de yanlış anlaşılmasın, istediğim şey hevesli ve ilgili olduğum alanda sonuna kadar zorlanmak. zorlanmadan bir şey öğrenilmeyeceğini, üzerine bir şeyler inşa edilmeyeceğini çok iyi biliyorum. ancak zorlanacağım alanın ilerlemek istediğim alana daha yakın olmasını tercih ediyorum. yoksa genetik okuyup yurtdışını -neredeyse- garantiye almak da var, oraya çıkınca da freelance çalışmaya başlayıp yavaştan istediğim hayata adım atmak da var ancak ben genetik okuyamam, yapamam yani. mimarlık için de aynı şeyi hissediyorum. umarım iyi ifade edebilmişimdir.

bir de dövme beni bence çünkü ben kendimi yeterince dövüyorum :)
  • knight of cydonia  (24.02.15 12:53:24) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.