[]

bağışık sistemi yorulan bir şey midir? nedir bu tam olarak?

nedir bu bağışıklık sistemi tam olarak. tamam vücudun yabancı şeylere karşı savunma sistemi biliyorum, bir mikrop girince bunlar saldırıyorlar da detayları nedir.

- yorulur mu? bir hastalık geçirip savaşıyor ya bu, sonrasında diğer hastalıklara dirençsiz mi oluruz kendini toparlayana kadar. yoksa her halukarda aynı güçte aynı durumda mıdır?

- güçlendirilebilir mi? bağışık sistemi 5 yaşına kadar oluşan bir şey diyorlar ya, nasıl güçleniyor o zaman bu? güçlenmesi dediğim şey, sistemi harekete geçirmek midir? beta glukan falan güçlendirme derken sadece bu işe mi yarar?

- güçlenmesi demek ne demek? yani güçlü bir bağışıklık sistemi atıyorum gribi 2 günde yener de zayıflar 1 haftada mı yener? güçlenmesi demek savunabileceği hastalık sayısının artması mı yoksa iyileştirme hızının kapasitesinin artması mıdır?

 
testosteron bağışıklığı arttırır deniyor. sıcak ortam koşulları yine arttırıyor. yoğun spor faaliyeti ise düşürüyor. soğuk azaltıyor.
bağışıklığın bir çok ayağı var. tek bir şeyin üstünde durmuyor. mesela işte kan dokusunda işaretleyici hücreler var, bunlar ne kadar çok yabancı yapı işaretlerse o kadar çok antikor doğru hedefe saldırabiliyor. antikorlar da benzer şekilde, ihtiyaca uygun üretiliyor. bildiğim kadarıyla bunlar deneme yanılma yoluyla icat ediliyor. ilk karşılaştıkları bir mikroba karşı savunma deneniyor. belli ekzopolimerler var yabancı hücre ya da virüslerde, bunlara saldırıp mikropların hücre zarlarını bozmaya çalışıyorlar.
makrofajlar gibi dev hücreler de artık kırtık inaktif ya da yaşamaya mecali kalmamış nispeten büyük yapıları sindirerek tüketiyor.
bunun çizgifilmi vardı eskiden ne güzeldi.
  • namus ninjası  (17.11.14 13:04:33) 
kendi bildiğimce bir şeyler yazayım hata varsa benden daha bilgili arkadaşlar düzeltir elbet.

öncelikle bağışıklık sistemi 2 ye ayrılır:

vücuda giren yabancı antijenleri antikor kullanmadan direkt kendince halleden nötrofillerin, makrofajların fagositoz ile direkt içlerine alıp sindirme yoluyla oluşan savunma.

2.si de 1. savunmanın yetersiz kaldığı durumlarda ortaya çıkan antikor cevabı.
bunlar daha önce vücudumuza girmiş antijenleri tanır ve bi daha unutmaz (bellek hücreleri) hemen kendilerini çoğaltır ve saldırır.

Bir de natural killer hücreleri var ki çok hayranlık duyuyorum kendilerine, önüne geleni öldürür. natural killer normal askerlerden değil bordo bereli diyebiliriz.

detaylarına girsek anlatması 2 hafta sürer öyle de muhteşem bir konu.

- bağışıklık sistemi güçsüzleşebilir bu nasıl olur, bağışıklık sisteminde gerekli olan amino asit, vitamin , mineral gibi dışarıdan almamız gereken besinlerin alınamaması ya da hastalık durumlarında.direkt bağışıklık sistemi üzerine saldıran hastalıklar yüzünden olabilirken (aids gibi) uzun süre kronik enfeksiyonlarla uğraşmaktan başka hastalıklarla daha az etkin bir şekilde savaşabilir.(tüberküloz hastalarında olduğu gibi)

- güçlendirebilirsin bunun ilk yöntemi aşılama zaten. mecbur durumlarda pasif bağışıklama ile serum antikoru verilir. onun dışında yukarıda genellenen beslenme unsuru takviyesi ile.

- güçlenmesi atıyorum 1 bakteriye yenik düşmeyip aynı tür bakterinin 500 tanesine yenik düşüp hastalık tablosunun oluşması demek.

renkli sebzeler, yeşil,turuncu, kırmızı çeşit çeşit alınıp (4-5 porsiyon), balık, kırmızı et, yumurta gibi besinler tüketilirse dışarıdan pek takviyeye gerek kalmaz zaten.

yeşil çay, zencefil, ekinezya (bunların arasında ekinezya etkisi direkt kanıtlanmış olanlardan ama fazlası ve 8 haftadan uzun süre kullanımı zararlı) içilebilir.
  • neferkitty  (17.11.14 13:09:09 ~ 13:13:11) 
bi ön edit:
bu aşağıda yazanlar marankigiller, kanserci doktorlar ve heidi yanaklı yumoşlar için söylediğim şeyler. yannış olmasın. hakemli yayında yazana itiraz benim haddim değil. arz iderim.

bağışıklığın güçlendirilmesi için, yani abi bunlar çoğu new age bilimi tarzında iddialarla bezeli şarlatanlıklar.
bağışıklığın kmyasal bir kökeni var, ve genetik olarak kaynaklarını ne kadar hücre üretimine ayıracağın belli gibi.
mesela askerde tahlil yaptırdık, arkadaşınkiyle kıyasladım, herifte deli gibi makrofaj vardı. şimdi bu adam pek çok kansere karşı benden daha avantajlı mesela. ne yazık ki ayarlarla oynayıp kaynakları makrofaja antikora basamıyoruz. oysa ne güzel olurdu arada komple makrofaj basıp bütün anormal hücrelerimizi temizlesek. ama olmiy işte.
  • namus ninjası  (17.11.14 13:11:31 ~ 13:28:25) 
ekinazya için şurda daha önce yazmıştım meraklısı açsın okusun 4 tane filan makale var :

eksisozluk.com

şu bile yeter:

www.ncbi.nlm.nih.gov
  • neferkitty  (17.11.14 13:13:39 ~ 13:24:13) 
öncelikle söyleyeyim, bağışıklık sistemini ayrıntılarıyla buradan anlatmak mümkün değil. halen araştırılan, bilinmeyenleri olan, karmaşık bir sistem. bu tarz bilgi için guyton'ın fizyolojisini okuyabilir, veya wiki'den falan immune system diye aratarak fikir sahibi olabilirsiniz. dolayısıyla buradan yapılabilecek en fazla, bu sorulara kabaca bir cevap verebilmek olabilir.

bağışıklık sistemi genel hatlarıyla monosit-makrofaj sistemi, nötrofil-eozinofil-bazofil gibi parçalı akyuvarlar ve lenfositlerden (t ve b hücreleri) oluşur. bunların her biri farklı görevler üstlenir. örneğin viral enfeksiyonlarda lenfositler, bakteriyel enfeksiyonlarda nötrofiller, paraziter enfestasyonlarda eozinofiller baskın yok etme işlemini üstlenirler. bunlar arasında yabancı maddelerden salınan bazı maddeler ve bağışıklık sisteminin organizasyonunu üstlenen lenfositlerden salınan sitokin denen haberci moleküller aracılığıyla bir haberleşme sistemi mevcuttur. aynı sistem, yani bu haberleşme sistemi, vücudun enfeksiyonlara olan tepkisini, yani semptomları da oluşturur. (halsizlik-yorgunluk, ateş vb.) her bir bağışıklık sistemi elemanının farklı yaşam süreleri vardır, bu süre geçince vücutta parçalanır ve kemik iliğinde yenisi yapılarak dolaşıma katılır.

bu süreçte tüketim çok olursa (yani immun sistem elemanlarının yapıp-yıkımı, enfeksiyon halinde yani) bağışıklık sistemi doğal olarak zayıflar. veya yıkım olmasa da bu elemanların fonksiyonlarının kaybına sebep olan şeyler (aids, lösemi-lenfoma gibi durumlar) de bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açar.

güçlenme hem içeriden hem dışarıdan olabilir. içeriden dediğim, hastalıkların geçirilmesiyle oluşan olay. vücut, t lenfositler üzerinden bellek hücreleri üretir, söz konusu hastalıkla bir dahaki karşılaşmada bu bellek hücreleri sazı eline alır ve hastalık kolayca atlatılabilir. dışarıdan güçlenme ise immunglobin takviyesi, aşılama veya immuneks vs. gibi bağışıklık sistemini güçlendiren maddelerle olabilir. ayrıca tabii ki de bu hücrelerin düzenli fonksiyon görebilmesi için sağlıklı bir yaşam da gerekli. yeterli vitamin takviyesi, yeterli protein-karbonhidrat-yağ alımı, stressiz yaşam (stres = kortizoldür ve bu hormon bağışıklık sistemini baskılar), sigara vs.den uzak durma gibi faktörler de sistemin işlerliği açısından çok önemli.

güçlenmeden kasıt ise her şey olabilir. burada da bellek hücreleri çok önemli. yani hayatı boyunca sağlıklı yaşam sürmüş ancak herhangi bir enfeksiyonla karşılaşmamış birisi basit bir enfeksiyonda bile şiddetli tepki verebilir. dolayısıyla burada hem hastalık etkenleriyle karşılaşıp vücuda onları tanıtmak, hem de fonksiyonlarını düzgün sağlayabilmesi için yukarıda saydığım (spor, vitamin vs.) gerekleri yerine getirmek gerekli. bu konuda bir örnek daha vereyim. allerjik durumlar da bağışıklık sisteminin farklı yanıtlarından oluştuğu için küçük yaşlarda bağışıklık sistemine bunların tanıtılması da önem taşıyor. çocukluk yıllarını sokaklarda geçirmiş, kirin çamurun içinde büyümüş çocuklarda (sosyoekonomik düzeyi düşük olan aile çocuklarında) allerjik hastalıklara çok sık rastlanmaz. çevrenizde allerji, astım vs. gibi durumlara sahip olanlara bakın, demek istediğim daha iyi anlaşılır. (tabii ki bu işte ailesel faktörler, genetik de rol oynuyor ama genel konuşuyorum)
  • gibicibicis  (17.11.14 13:18:37) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.