piyasada ihtiyaçtan fazla avukat olduğunu, bunların da büyük bölümünün niteliksiz olduğunu görüyorum. işaret ettiğim ilk husus için (fazla avukat) avukat başına düşen nüfusu, ikinci husus için (nitelik, hukuk nosyonu) hukuk fakültelerini esas alıyorum.
yazıldığı gibi günden güne türkiye'deki avukat ihtiyacı da artıyor. eskiye nazaran artık daha fazla hak arayan, dava açan bir toplumuz. inanması güç ama pasta gerçekten çok büyük. buradaki temel sorun, pastanın eşit dağılmaması. "bu kadar niteliksiz avukat varken eşit dağılamazdı zaten" diyebilirsiniz lakin nitelikli olup sürünen de çok insan var. 45'li yaşlarda halen asgari ücret dolaylarında bağlı çalışan avukatlar var ne yazık ki.
avrupa ve amerikadaki sistemleri iyi bilen bir avukatım. özellikle almanya'daki rechtsschutzversicherung sistemi düşünülebilir, hukuk dosyaları cmk robot sistemine benzer şekilde paylaştırılabilir (aramızdaki avukat arkadaşlar ne demek istediğimi anlamışlardır).
bu işin kaymağını yiyen son dönem 90'larda mezun olanlar olabilir. gerçekten türkiye'de avukatlık yapıp hakimlik/savcılığa yönelmeden rahatça ayakta durabilen son jenerasyon onlardı. hizmet pahalıydı, fiyat kırma bu denli değildi. hükümet hukuk fakültesi açarak bu işi ucuzlatmak istedi ama deyim yerindeyse içinden geçtiler. şu anda profesörü ve doktoru olmadan eğitim veren 12-13 hukuk fakültesi var. eğer ilgi duyarsanız şu araştırmaya da bakmanızı isterim:
www.toplum.org.tr