gerçek olup olmaması bence o kadar önemli değil. ben bu zorluğu/sefaleti/yokluğu norm, ondan kurtulmayı başarı hikayesi olarak sunan zihniyetin kendisinden nefret ediyorum açıkçası. bu tür hikayeler görünce o yüzden gerçekliğinden bağımsız olarak hababam sınıfı'nda dans teklifi reddedilen ilyas salman gibi "hssktir ula!" deyip geçiyorum.
şimdi bu hikayeyle bunun ne alakası var diyebilirsiniz ama bunların hepsi aynı kökten besleniyor. toksik pozitiflik, her şeyden bir yarar ve kazanım devşirme çabası, vazo kıran çocuğu bile kişisel gelişim/dönüşüm hikayesi olarak paketleme arzusu... en temelde istedikleri şey linkedin'e yazacakları, işverene anlatacakları, paraya çevirecekleri bir üretim sağlamak. tümüyle yalan hayatlar. iyilikleri, erdemleri bile çıkara göre.
0