Giriş
(12)

Sevgilinin Hayatın Merkezi Olması

lapetitemort
Ciddi bir ilişkide hayatınızın akışının neredeyse her an sevgiliye göre planlanması, boş vakitlerinizin sürekli onunla geçmesi ve bir anlamda ondan öncesi durumun tamamen ortadan kalkıp yeni bir gündelik yaşam akışına geçmiş olmakta yanlış bir şey var mı sizce? Bir yandan her şey olağan akışındayken
Ciddi bir ilişkide hayatınızın akışının neredeyse her an sevgiliye göre planlanması, boş vakitlerinizin sürekli onunla geçmesi ve bir anlamda ondan öncesi durumun tamamen ortadan kalkıp yeni bir gündelik yaşam akışına geçmiş olmakta yanlış bir şey var mı sizce? Bir yandan her şey olağan akışındayken, zorlamadan bu şekilde gelişiyor ama bir yandan da yavaşça birine teslimiyet başlıyor gibi. Bu yeni hayat ile ilgili yanlış veya göze batan bir şeyler hissetmeseniz de tedirginlik de oluşmuyor değil. Hani başka bir şehirde üniversite okumaya başlarsın ve hayatın o andan itibaren bir daha eskisi gibi olmaz. Aileden ve eski dostlardan biraz uzaklaşırsın, onun nostaljisi hep bir burukluk olarak kalır. İşte sevgilinin hayatın merkezinde olmasını da buna benzettim.

Bu hisler normal mi?
0
lapetitemort
(16.12.25)
HellKeePer
(16.12.25)
ilişkiye göre değişir. bence normal çünkü ben de öyle biriyim. çok sahiplenici bir tarafım var. karşı tarafı bunaltmayacak derecede olduğu sürece sorun yok bence.
0
gobekliraki
(16.12.25)
ben genel olarak kimseyi merkeze koymama tarafındayım. sevgili, anne, baba, kanka kim olursa... Nedeni de bir ayrılık veya kazık yeme durumunda o merkezin ortadan kalkması nedeniyle birdenbire psikolojik olarak boşa düşmemek ve daha dirençli olmak için.
+2
merhum
(16.12.25)
Ben de hayatının ortasına koyanlardanım. Maalesef şimdiye kadar bunu hak eden insanlar girmedi hayatıma. Bundan sonra da ne olursa artık. Biz yine merkeze koymaya devam
+1
messina123
(16.12.25)
nasıl ki çocuğunuz olduktan sonra hayatınız değişiyorsa, hayatınıza giren birlikte yaşadığınız kişi sebebiyle de alışkanlıklarınızın değişmesi doğal. fakat "her anın sevgiliye göre planlanması", "yavaşça birine teslimiyet" konuları bence sıkıntılı.
ifade etiğiniz kadarıyla tamamen birine odaklı, bağımlı yaşamak bence partneri dolayısıyla da ilişkiyi zaman içerisinde yoruyor. aynı şekilde sizin de kendinizden ödün vermek pahasına bir başkasına bağımlı olmanız bir süre sonra sizi de ilişkiden soğutabilir.
kısaca ortak paylaşımlarınızın olması doğal ancak hayatınızda sizin tasarladığınız size ait özel zamanlarınız da olmalı.
+2
tnz
(16.12.25)
Yanlış bir şey yok da bu uzun vadede pek sürdürülebilir bir şey olmayabilir. Bir ilişkinin başında iki tarafın da birbirine çok düşkün olması, sürekli birlikte bir şey yapmak istemeleri vb. normal bence. Ancak orta ve uzun vadede aynı tempoyla devam etmek zor, zira bir yandan normalden daha fazla çaba gerektiriyor. Kişisel açıdan da ne kadar sağlıklı olduğu tartışılır; o hayatın merkezinde olma durumu ilişkiyi bir bağımlılık ya da takıntı seviyesine taşıyabilir.
+1
salihdt
(16.12.25)
Bok gibi ülke bok gibi çevre sebebiyle oluşuyor. Mekan ve hayat değiştirebilirseniz geçer
+3
selamun aleykum kitty
(16.12.25)
sahiplenilmek isteyen, hayatında güven eksiği olan insanlar hayatını tamamen birilerine göre şekillendirmek ister. en ilerisi bağımlı kişilik bozukluğu. illa ki sevgili hayatımızda belirleyici olabilir ama hayatınızın odağı olduysa bu bence kişiliksizliğe doğru gider. eşim kedi seviyor ben de severim, o gslı ben de gslıyım gibi.
0
mikahakkinen
(16.12.25)
kimse kimsenin alt kümesi ya da kapsayan kümesi olmamalı. aradaki yeterlilik, paylaşım ve yetişkin denkliği bozulur. kapsayan küme kapsadığı kümeyi yetersiz bulmaya başlar, sıkılır, ilgisini kaybeder veya sağlıksız bir zemine taşıyıp manipüle eder, domine eder. alt küme de kapsayan kümenin sınırları içinde sıkışır kalır, yetememe hissiyatıyla kıskançlık/kompleks atakları geçirir, ya da aşırı kabullenici olur ve varlığı gittikçe yok olur, kendi olamaz.

iki birbirine benzer boyutlardaki kümenin bir araya gelip kesişim kümesi oluşturması ideal bir ilişkiye zemin hazırlar.

birlikte ortaya konulan ilişki sahiplenilir, kişiler değil.
+3
Phoebe
(16.12.25)
Bu bence bizim toplumdaki geleneksel ailenin yapısı ve alışkanlıklarıyla alakalı bir durum.
Geleneksel ailede herkes akşam gelir evine, birlikte oturur. Baba akşam arkadaşlarıyla takılsın, anne iş arkadaşlarıyla yemeğe çıksın gibi şeyleri pek görmeden büyümüş bir toplum olduğumuz bir gerçek. Birlikte yapılan sosyal etkinlikler de "misafirliğe gitmek", bayram ziyareti falan gibi şeyler genelde. Aileden bağımsız aktivite şaşırılan, belli bir noktadan itibaren ayıplanan bir şey. Bana sanki bunun bir ürünüymüş gibi geliyor bu zihniyet.

Laylaylom bir ilişki olmadığı senaryoda, iki tarafın da birbirini öncelikler listesinde tepelere koyması standart beklenti zaten. Bu güzel ama bir insanın hayatının merkezinde olmakla o insanın hayatının tamamı olmak farklı şeyler.

İlişki yapınca hayatındaki diğer herkesi ve her şeyi boşlayan insan klişesi çok itici. Şu an en yakın arkadaşlarımdan ikisi bu durumdan müzdarip. Elbette birlikte olduğumuz insan hayatımızın merkezinde olmalı, önceliğimiz olmalı ama kimileri gibi bu durumu "hiçbir arkadaşımla görüşmemeliyim" gibi manyakça bir noktaya taşımak bir sorun. Ya da tam tersi, karşıdaki insanın arkadaşlarıyla bir plan yaptığı senaryoyu kendisine yönelik bir hakaret gibi almak, "istenmiyorum" diye okumak da eşit derecede deli saçması.

Makul olmakta fayda var. İlişki, sevmek sevilmek şahane ama "bu insan mutlak bir şekilde bana ait olmalı ve hayatının her bir zerresi kontrolüm altında olmalı" bana biraz kompleksli geliyor.
+1
cay koy geliyorum
(16.12.25)
Normal ve değil.

Şöyle normal; ilişkinin başlarındaysanız (örneğin ilk 1 sene) normal.

Şöyle normal değil; hayatın normali bu değil. Hayat inişli çıkışlı. Eğer sevgililiğin ilk dönemlerdeki temposuna çok kapılırsanız hayatınız normale döndüğünde bu sizde "bir şeyler yanlış, demek ki ilişkim yürümüyor" hissi uyandıracak. Sürekli kısa süreli ilişkiler yaşamış insanlar bu hisse çok kapılıyorlar.

Hevesinizi alın, değişen şeylerin tadını çıkarın ama zamanla bunlar yerini "normale" bırakırken yaşayacağınız şeyleri garipsemeyin.

Biriyle ilişki yaşarkenki hayatınızla bekar hayatınız elbette aynı olmaz. Elbette bazı sorumluluklar baki; elbette hayatı ortaklaştırmaktan doğan kalıcı şeyler olacak. Ama ben "sevgilinin hayatın merkezinde olması" sorusunu size sordurtan, o dikkat kesildiğiniz noktaların geçiciliğinden bahsediyorum.
+2
akhenaten
(16.12.25)
Bence yanlış bir şey bu, bir süre sonra ayrılma sebebi bile diyebilirim. İnsan tasma ile geziyor gibi hisseder.
0
tan vakti
(25.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.