2010-2014 arası aralıkta bir himalaya tuzu furyası başladı. Bu tarz yanılgılar hep o zamandan kalma. Bunun ticaritini kimler yapıyordu bilmiyorum ancak baya din gibi savunuluyordu.
O dönemde "rafine tuz" muhabbetiyle msg de bundan payını aldı. Msg için ayrı bir "katkı maddesi" tartışması da var ama tuz muhabbetinden de nasibini aldı.
Neticede bunlar fayda-zarar ekseninde birbirleriyle aynı noktada duruyorlar. Ancak işin ilginç kısmı himalaya tuzu kontrolsüz yapısı nedeniyle daha zararlı olma pıtansiyelini az da olsa taşıyor.
Sorunuz MSG ile ilgili biliyorum ancak bu tip tartışmaların çıkış noktasını oluşturması ve tarihi altyapısını anlamak anlamında önemli bir konu bu.
Zamanında bu "farklı tuz" karmaşası ortalığı iyice karıştırınca kolay okunabilir bir şekilde olan biteni anlatmaya yönelik bir yazı yazılmıştı benzer şeyler soran insanlara yolluyorum hep
yalansavar.org