Bunu biraz daha araştırarak tek başına tiny house kavramıyla değil de yeni yeni dile getirilen 15 "dakikalık şehir konsepti" ile birlikte düşünmek gerek.
Dikkat edin aile kurumunun son yıllarda boşanmalarla daha çabuk dağılması, evliliği zorlaştıran bir çok sebep ve bireyselleşme.
Hepsi bir araya geldiğinde tercih bu kez daha geniş evlerde barınmak yerine (haliyle satın almaya da güç yetmiyor) bireyin kendi yağında kavrulacağı ufak kapalı bir alan konsepti ortaya çıkıyor.
Bu alanlarda yaşama kişisel değil evli çiftler olsa bile çocuk sahibi olmaları çok çok daha zor. Uzun vadede genel olarak nüfus artışına da engel ki bu da ayrı konu.
Hobi veya kişisel tercihten çok böyle genele yayılan tasarım ve konseptleri, toplumu uzun vadede dönüştürmeye neden olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki dünya, tek bir kültür ve sosyal yaşantıdan ibaret bir yer değil.
Daha da özetlersek, bu küçük yaşam alanları, kişinin tercih ederek yaşadığını sandığı bir yerden daha çok, formülü içinde gizlenmiş excel sayfasının hücrelerinden biri gibi.
Bu göremediğimiz formül, geleceğimizi kısıtlıyor hayatımıza farklı bir yön veriyor.
Konteyner veya çadırlar genel olarak afetlerden zarar görenlerin veya göçmenlerin "acılarıyla" yaşadığı ücretsiz yaşam alanlarıyken,
biraz daha farklı şekil ve tasarım ile hemen hemen yine aynı ebatlardaki bu tiny hause gibi yaşam alanları ile acılarıyla yaşayanlardan farklı olarak, "mutluluk" alanları algısı oluşturuluyor. Tabi bir meblağa tabi olarak.
0