[]

Türk TV ve sineması efekt yapmayı ve çekim tekniklerini neden beceremiyor ?

Merhaba arkadaşlar,

Bazen kah Kurtlar Vadisi gibi dizilerin Youtube'dan sahnelerini izlemek olsun kah TV'de falan denk geldiğim yapımlarda dikkatimi çeken bir amatörlük var. Sinema da dahil buna. Biz Türkler olarak galiba çekim tekniklerinden pek anlamıyoruz ve doğru düzgün efekt yapamıyoruz. Daha çok aksiyon ağırlıklı yapımlar için konuşuyorum. Mesela karakterler kötü adamlarla dövüşüyor , karakterler falan adamakıllı hazırlanmadığı için ortadaki olmamışlığı, hamlığı örtmek için sahneler x2 hızına alınmış gibi hızlandırılıyor, oldu bittiye getiriliyor. Yani tamam bir Jason Statham performansı bekleyip akıcı ve kesintisiz bir dövüş sahnesi beklemiyoruz. Ama böyle de olmaz ki.

Sonra bir el bombası patlıyor mesela ama el bombası olduğuna bin tane şahit ister. El bombası patladıktan 3 saniye sonra adamlar ölüyor. Ha bir de adamlar ölüyor derken ölme şekilleri çok kör göze parmak. İnsan biraz inandırıcı olur. Adam vuruluyor iki saniye sonra Matrix'deki gibi fişleri çekilmiş gibi ölüyorlar. Bazılarının ölme şekilleri çok komik hele.

Görsel efektlere gelecek olursak orası ayrı bir konu. Ortalık Çukur, Kurtlar Vadisi, Arka Sokaklar gibi dizilerden geçilmezken ve sürüsüne bereket şekilde yapılmaya devam edilirken bu konuda bir gelişme görememek insanı üzüyor. Yıl olmuş 2021 hala çatışma sahneleri görsel anlamda tek kelimeyle re-za-let. Silahların gerçek olmadığı o kadar belli ki sanıyorsunuz ki çocuklar bayramda mantar tabancası almış da onu sıkıyor. Patlamalar, alev efektleri falan çok yapay duruyor.

Ses de yine öyle. Mesela makineli tüfekten çıkacak sesi hafif taramalıya
koymuşlar ya da bir silah sesi koymuşlar, aynı sesi bir sürü silaha atamışlar. Yani bu tarzda şeyler 3.sınıf bir saçma komedi yapımında olsa orada eğreti durmaz, hatta cuk diye oturur. Tüm patlamaların sesi aynı.

İki dakika izlesem "Olm kim izliyo lan bunu?" dedirtiyo. Onu izleyeceğime boş boş otururum daha iyi. Millet ağzı iki karış açık şekilde nasıl izliyor anlayamıyorum. Hiç mi dikkatini çekmiyor? Ben kendimi hakarete uğramış sayarım. Yoksa biz hep Amerikanyacı falan olduğumuz için mi gözümüze bu kadar batıyor?

En dandik Amerikan dizilerindeki efektler bile bizim en çok izlenen dizilerdekinden bile daha kaliteli.

Yani tamam çok güzel işler çıkaranlar da elbette var ama çok yoklar. Sizce sorunun kaynağı nedir? Yeterli bütçe mi yok, yetenekli, adamakıllı efekt yapmayı bilen insan sayısı mı az yoksa "Amann ne gerek var! Ne versek yiyolar zaten!" kafası mı var?

Siz ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.

 
Bence ne koysak izliyorlar seçeneği ağır basıyor.

Sese, görüntüye gelene kadar senaryo, kurgu ve elbette oyunculuklar o kadar kötü ki millet oturup 3 saat nasıl izliyor anlamıyorum.

Zengin fakir ilişkisi yüzeyselliğinden kurtulamadık 20 yıldır dizi sektöründe. Filmler desen bağımsızlar harici çok izlenenler hep leş, bir iki güzel yapım çıkıyor onca kaynağa rağmen.
  • chicha_v2  (24.07.21 14:14:44) 
amerika bu sektörü kuran ülke, kaç yıllık deneyimiyle ortaya belirli bir standart koyuyor, yeteri kadar zaman ve para verirsen türkiyede de çok kaliteli sonuçlar alırsın

marvel in bazı filmlerinin de efektleri çok kötü, çünkü yapım şirketi çekimleri tamamlayıp gösterime girmesi için 3d görselleri yapan şirkete 6 haftalık zaman vermiş bu da kalite düşüklüğüne neden olmuş yoksa aynı şirketin çok iyi işleri de var
  • grimavi  (24.07.21 14:15:18) 
Filmler için birşey diyemem ancak diziler çok uzun. Her hafta iki saatlik dizi mi olur? Adamlar neredeyse her hafta bir uzun metraj film çekiyor. Bunu sonucu olarak da kalite düşüyor. Bir de söylediğiniz gibi verirsek yerler mantığı da var.


  • inheritance  (24.07.21 14:36:01) 
Ne kadar ekmek o kadar köfte, dizilere pek bütçe ayrılmıyor. Bu da işin kalitesini belirliyor.


  • olaylar olaylar  (24.07.21 15:19:12) 
Sektore uzak birinin yorumu oldugu cok belli.

Ilk olarak turk dizilerinin ulke icin bir ihrac kalemi oldugunu bilmeniz gerek. Begenmediginiz isler 150 farkli ulkede yayinlanip ulkeye doviz getiriyor.

Dizi icin konusursam konudan bagimsiz turkiyede isler ucu ucuna ilerler. Cekim biter 4-5 gunde montaj yapilir, es zamanli ses ve renk duzeltmeye gider ve total 2 gunde, bu isler bittikten sonra yayin bandi basilir kanala gonderilir. Netflixte vs ayila bayila izlediginiz dizilerin bir sezonu bir seferde cekilir, post produksiyon icin ise ayri bir zaman dilimi vardir. Yani ilk once cekim yapilir sonra posta gider. Hic bir sey ucu ucuna gitmez, genis bir deadline sureniz vardir. Bu nedir? Ise ozenmeye, detayli calismaya cok daha fazla vaktiniz olur, kafa yorarsiniz ve tum gereklilikleri yerine getirip isi hazir hale getirirsiniz.

Teknik olarak hic bir ulkeden asagi kalir yanimiz yok lakin icerik olarak yerlerdeyiz. Aga, pasa, konak, ask mesk vs arasinda sikismis bir yerdeyiz. Dijital platformlar acildida hani konu olarak biraz daha cesur isler yapabilir konuma geldik yoksa televizyon bu konuda cok kisir.

Sinema icin konusurusam isini iyi yapan ve kotu yapani salonda izlediginiz vakit anlarsiniz. Gorsel ve isitsel olarak cok daha kuvvetli kaynaklariniz (dev perde, dolby digital ses vs) vardir. Buna bir sey diyemem yapimci parayi verirse guzel is izlersiniz, yok vermezse dandik is izlersiniz :)

Kisaca bu iste para konusur.
  • thesomberlain  (24.07.21 21:30:52) 
türkiye'de birçok şey yurtdışına göre berbat zaten. şu an olimpiyatlarda bir başarı bekliyor musun? ya da gs daha geçen 5-1 yenildi. türkiye gelişmemiş bir ülke. bunu her sektörde görebilirsin. sinema da bununla alakalı. dizilerin ihraç ediliyor olması bir şeyi değiştirmez. hala niteliksiz. bir türkiye'de yapılan dönem dizilerine bakın bir de game of thrones'a. efektleri geçtim sahne, dekor, kostüm her şey daha ileri. tabii abd dengimiz değil ancak türkiye'de yeterli noktada değil. görüntü teknolojisinin dijitalleşmesiyle görüntü yönetimi gitgide iyi olmaya başlıyor. ancak onda da 10 yıl öncesinde ne vardı? daha doğru düzgün ışık yapamıyorlar.

yalnız bütçe dolaylı yoldan da etkili. yani türkiye'de de 100 milyon dolar harcasanız bence abd'deki işlere göre yine kötü olur. çünkü yetişmiş çalışan yok. görüntü yönetmeni gidip kaç tane yüksek bütçeli işte çalışacak ki tecrübe kazansın? bu birçok çalışan için böyle. efekt konusunda da tecrübe kazanılacak bir sektör yok.
  • black mamba  (24.07.21 22:30:13 ~ 22:35:18) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.