[]

psikoterapistlere ve terapi alanlara bir soru

ekonomik sıkıntıların psikoterapiye erişimi ne yönde etkilediğini merak ediyorum. aramızda psikoterapist olanlar varsa, danışan sayınızda son yıllarda/aylarda nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz? benzer şekilde terapi alan ya da geçmişte almış olan kişilere de şunu sormak istiyorum: seans ücretleri terapiye devam etmenizi zorlaştırdı mı, bunun için terapiyi bıraktığınız oldu mu?




 
bi arkadaşım parası oldukça terapiye gidiyor, parası olmadığında ara veriyor


  • freebird5406_2  (25.11.22 00:50:23) 
Psikiyatrik tedavi gören her kişi psikoterapi almalıdır ama ücret yüksekliği benim hiçbir zaman ilaçla eşzamanlı olarak terapi alamamama sebep olmuştur. Bıraktığım da çok oldu, başlayamadığım da.


  • muhayyer divan  (25.11.22 01:52:51) 
Bilmiyorum ama bana son yillar aylarda artti gibi geliyor. cunku terapinin ise yararliligi tartisiliyorken "herkesin" terapi almasi getektigine inanilan bi yere geldik. terapistler de artti, online siteler vs derken ulasim kolayligi da ustune.

son soruya cevap evet parasizliktan ara verilebilir.
  • ala09  (25.11.22 07:14:32) 
Terapi alan psikologum. Ekonomik olarak ayda iki kere gidebiliyorum. Hem ekonomik hem manevi anlamda bir sene ara vermiştim ama artık başa çıkamadığımı gördüm, okuldaki hocam da başla deyince geçen ay tekrar başladım. Benim kendi terapistimin seanslık ücreti için 2,5-3 seans yapmam gerekiyor. Yine de bütçe ayırıyorum çünkü artık kendim çözemeyecek durumda olduğumun farkındayım.
Ben çok aktif çalışmıyorum şu an, rölantideyim diyebilirim. Haliyle talep gelse bile çoğunlukla yönlendirme yapıyorum. Çevremde gördüğüm kadarıyla talepte artış var. Çevremde sembolik gibi ücretle bakandan 800'den kapıyı açana, lisans mezunundan doktoraya kadar geniş bir dağılım var. Hepsi tüm gün yoğun çalışıyor diyemem ama genel bir talep artışı var.

Kendi içimi de dökeyim: Psikoterapi sağlık olarak görülmüyor. Hem yetkililer tarafından hem halk tarafından ihtiyaç, sağlık olarak görülmediği için tanınmıyor, kontrol edilmiyor; haliyle sigortaya katılmıyor, kimse "aga sen 48 saatlik eğitimle neyine güvenerek 450 tl'den danışan görüyorsun?" demiyor. Meydan da şarlatan zibidilere, iyi ihtimalle cesaretine güvenip tutunmaya çalışan sabilere kalıyor.
Devletin sosyologlara(?!) bile açık öğretimden verdiği 32 saatlik eğitimle "klinik psikoloji bilim uzmanı" olmak varken niye ALES kasıp gerçek eğitim alayım ki? Böyle saçma sapan bir sistem var. İnsanlar işin ciddiyetinin farkında değil, gelen incinebilir kişilere nasıl zarar vereceklerinin farkında değil veya daha kötüsü, bunu umursamıyor. İşte bu tiplerden yarar görmeyen de psikoterapiden yarar görmediğini zannediyor, bu da mevcut kaotik ortamı besliyor.
Yani talep artışı var ama talebi karşılayanın yetkinliğini ve yeterliğini ölçen/denetleyen yok.
  • mor bembombom  (25.11.22 09:22:12) 
Son yıllarda aslında psikoterapiste olan ihtiyaç ve farkındalık arttı. Bununla beraber ücretli / düşük ücretli sistemler de fazlalaştı. Maalesef hala psikoterapinin "lüks" olduğuna inanan bir çoğunluk mevcut oysa belediyeler / stklar / halk sağlığı merkezleri / devlet hastaneleri / üniversitelerde ve bazı özel çalışıp kontenjan ayıran psikoterapistlerde ücretsiz - uygun ücretli psikoterapi hizmeti var.


  • charbiel  (25.11.22 10:05:25) 
[]

çocuk sahibi olmayı düşünmeyenler

birkaç soru sormak istiyorum sizlere. öncelikle kaç yaşındasınız? çocuk sahibi olmak istemediğinize ne zaman ve nasıl karar verdiniz? hiç bu kararınız için pişmanlık duyduğunuz oldu mu? çevrenizde hiç belirli bir yaşın üzerinde olan ve bu kararı için pişmanlık duyan bir tanıdığınız var mı?

çocuk sahibi olmayı düşünenler veya olanlar için de şöyle bir sorum var: hiç bu kararınızı sorguladığınız anlar yaşıyor musunuz?

şu an yirmili yaşlarımdayım ve şimdiye kadar hiç çocuk sahibi olmaya yönelik bir istek duymadım. bir yandan çocukları çok seviyorum, kendimi bildim bileli çocuklarla iyi anlaşıyorum ama kendimi bir ebeveyn olarak hayal edemiyorum. geleceğe dair planlarımı çocuk sahibi olmadığım bir senaryo üzerinden kurguladığım için de kendi adıma şunları merak ediyorum: sizce bu yaştan sonra fikirlerim değişir mi, değişmezse de 50'li yaşlarıma geldiğimde bunun için pişmanlık duyar mıyım acaba?

 
41 yaşındayım, çocuklara aşık olan biri olarak hayatımın hiçbir döneminde çocuk sahibi olmayı düşünmedim, tam olarak öyle bir karar verdiğim söylenemez ancak hiçbir zaman çocuğum olsa düşüncesine sahip olmadım, biyolojik saatim de hiç bu yönde çalışmadı diyebilirim.

ablamın çocuğu olduğunda kararımın kendim için daha da doğru olduğunu fark ettim. yeğenime tapıyorum, arkadaş gibiyiz onunla. benden çok iyi bir teyze oldu ancak anne olmazdı.

çocuk yapmadığım için hiç pişmanlık yaşamadım, çevremde evlenen ama asla çocuk istemeyen bir iki tane kadın arkadaşım var onlar da pişmanlık duymadı hatta hepimiz iyi ki çocuk istememişiz diyoruz.

yaşadığım tek sorun 30lu yaşlarda çok fazla olmasa da ailemin biraz beklentisi olması oldu. onlar da artık bana hak veriyor.
  • hypathia  (11.10.22 15:42:51) 
27 yaşındayım. Sınıf öğretmeniyim. Öğrencilerimin her birini çok seviyorum. Tatildeyken özlüyorum. Ama hiçbir zaman çocuk sahibi olmayı düşünmedim, düşünmüyorum, düşünmeyeceğim de. Yanlış da anlaşılmasın tahammülsüz bir insan değilim, hiçbir çocuğun kalbini kırmamışımdır.

Geçen gün yeğenime birkaç saat bakmam gerekti. Çok uslu akıllı bir kız. Güzel güzel yemeğini yedirdim, beni hiç üzmedi. Ama antrenman zamanımdan çaldı. Dinlenme zamanımdan çaldı. Özünde kendine düşkün bir insanım. Çok sevsem de, bile isteye ömür boyu kendimi prangalayamam. Ben evine çiçek almayan insanım sağa sola gidersem kurur kalır diye.

Üstelik yapılan araştırmalarda yaşlılıkta en mutlu insanların hiç çocuğu olmayan insanlar oldukları saptanmış. Çünkü bu insanlar hayatlarını birine adamamış ve kendi hayatlarından çalmamışlar. Çocuklu insanlar ise gençliklerini adadıklarıyla, yaşlılıklarını ise boşa çıkan beklentileriyle harcamışlar.
  • ruhen hastayim ben  (11.10.22 16:01:45) 
38 yaşında, yeni evli erkeğim. çocuk sahibi olmayı hep istedim. şimdi de istiyorum. çok iyi bir ebeveyn olurum. kararımı hiç sorgulamadım.

kadınlarda hormonal olarak bebeğe karşı karşılıksız duygular gelişiyor (normalde) ama erkeğin işi biraz zor.

şahsi fikrim, pişmanlık duyarsın. kızacaklar olacaktır ama kadınlar için en iyisi evlenip çocuk yapıp adamı boşamak oluyor :) yaşlanınca başında sürekli dırdır eden adam yerine zaman zaman ziyarete gelen, güzel zaman geçirdiğin karşılıksız sevdiğin evladın oluyor. arada sevgili de yaparsın. başını da dinlersin. ooh mis.
  • gabe h coud  (11.10.22 16:07:18 ~ 16:11:20) 
38'den bildiriyorum, pişman değilim. Çocuk sahibi olmak istemediğime karar vermedim, yani vejetaryen olmaya karar verir gibi bilinçli bir şey değil. Bu konuda bir soruya daha aynı şeyi yazmıştım, çocukken bile çocuklarla iyi anlaşamazdım. Çocuk büyütecek, eğitecek, iyi insan olması için çabalayacak, 2-3 sene uykusuz kalacak sabrım, enerjim, isteğim yok. Birkaç yıla kadar akrabaların "eee, çocuk ne zaman?" sorusu da biterse hiç derdim kalmayacak.

60'larında ve kendi tercihiyle çocuk yapmayan bir tanıdığım (kadın) "hep pişman olursun dediler, şimdi çocuklu arkadaşlarım pişman ama benim hiç pişmanlığım yok" demişti, beni en rahatlatan sohbetlerden biriydi :)

Üç subreddit önereceğim, her bakış açısından ilginç fikirler bulabilirsiniz
www.reddit.com çocuk istemeyen ve çocuksuz yaşayanlar
www.reddit.com çocuk yapmak konusunda kararsız olanlar
www.reddit.com çocuklu insanların genel çocuk yetiştirme forumu (3 deyip 4 önermişim, bu bonus)
www.reddit.com çocuk yapıp pişman olanlar
  • kobuzchu kiz  (11.10.22 16:09:42 ~ 18:43:56) 
Ya bu zaten bir karar degil. Daha 20lerindesin. Çocuk yapma kararı istersen verirsin ama çocuk yapmama kararı anca 35 de falan alınır. Çünkü 35 den sonra artık ihtimal azalıp riskler gözle görülür olmaya başlayacak. İsteyip istemediğini düşünmen gereken zamanlar.

Ama 20lerinde bunu hiç düşünmene gerek yok. Ben 30dayım şuan. 35 e kadar yolu var diyorum. Sonra karar veririm.
  • zimbirik  (11.10.22 16:14:36) 
Ek:
www.bbc.com
Şu da güzel bir söyleşi. Orada konuşan kadınlardan birini tanıyorum, o da altı yıl sonra hâlâ çocuksuz ve halinden memnun.
  • kobuzchu kiz  (11.10.22 16:16:47) 
20li yaşlarımda ben çocuk yaparım yapmam gibi net kararlarım yoktu ama şu an 30um ve kesinlikle yapmam diyorum. Değişen ekonomi, yeterli olabilecek miyim hissi, doğum öncesi sonrası yaşanan yıpranmalar, kariyere ara verme durumları, enerjimin giderek azalması.. hepsi birleşince asla böyle bir motivasyonum kalmıyor. Bir-kac yıl içinde bu fikrim değişmezse zaten yaş da ilerlediği için artık çocuk olayı da imkansıza döner benim için.


  • incelikler yüzünden  (11.10.22 16:20:29) 
  • zalbarath  (11.10.22 16:23:04) 
29'dan bildiriyorum. Kendimi bildim bileli çocuk sahibi olmak istemedim, bu düşüncem hiç değişmedi. Bana çok uzak geliyor bu düşünce. Ayrıca çocuklara da düşkün değilim maalesef. İleride pişman olur muyum bilmiyorum hissiyatım olmayacağım yönünde, şu an acabam bile yok. Net bir şekilde çocuk istemeyen kendim hariç kimseyle karşılaşmadım çevremde.


  • huzurlarinizda huzursuzluk  (11.10.22 17:06:46) 
28 yaşındayım. hayatımın büyük bölümünü klasik evlen-çocuk sahibi ol hayaliyle geçirmiştim. son 2-3 yıldır fikrim tamamen değişti.

kendime bile yetemiyorum, param yok, en az 20 sene bir insanı yetiştirmek için motivasyonum hiç yok. zaten eşim veya sevgilim de yok, olsa bile kimsenin bir yıldan fazla tahammül edeceğini sanmıyorum.

çocuk sahibi olursam korku ve kaygıdan hem onu berbat yetiştiririm hem kendim deliririm muhtemelen.

çocukları çok seviyorum. hatta filtresiz kafalarından dolayı ciddi ciddi oturup sohbet etmekten büyük keyif alıyorum. senin yıllarca düşünsen akıl edemeyeceğin şeyler söyleyebiliyorlar. ne bileyim bir çocuğa basit bir numara öğretmek bile büyüleyici bir şey, belki 30 sene sonra diplomat olacak bir insan yavrusunun aklında yepyeni bir kapı aralamış oluyorsun. o açıdan çocukları mucizevi buluyorum, süper sevimli bıcırık şeyler.

ama ben 30 yaşına yaklaşmışken önünü göremeyen birisi olarak onun sorumluluğuna girmem. giremem. her şeyin iyi olacağı garanti edilse bile istemem sanırım. 7/24 sürekli enerji lazım çocuğa. niye ki?
  • der meister  (11.10.22 17:12:52) 
29 yaşındayım. Sadece bir çocuk istiyorum. Ekonomik olarak çok zor olduğunu fark edince bunu düşündüm. Çocuk bence yaydan çıkan ok gibi. Herkes başlarda çocuğun bezini düşünüyor da bu insan hep bebek kalmıyor ki. Bunun lisesi var, üniversitesi var. Düşün, askerlik yaparken kocaman insanken bile ailen para gönderiyor. Bebekleri, çocukları çok severim ama durum böyle.

Ben çocuğumla hafta sonu basketbol oynamak, ona bir sürü şey öğretmek istiyorum şimdi bile. İlgi açısından sorun yok.
  • dissendium  (11.10.22 17:55:36 ~ 17:59:48) 
29 key. kimseyi kendimden daha fazla önemsemek istemiyorum, o yüzden şu an çocuk düşünmüyorum. ilerde nolur bilmem.


  • summer timetable  (11.10.22 18:14:36) 
32e. 4 yaşından beri istemiyorum çocuk. sebebi tamamen sana muhtaç birinin sorumluluğunu almak istememek tabii. Hele tr’de. Tr olmasa da istemezdim de neyse.


  • the real brad pitt  (11.10.22 18:30:04) 
bu soru her yıl ortalama iki veya üç kez sorulur duyuruda ve ben de her seferinde cevaplarım:)

33 yaşında bekar bir erkeğim, 30 yaşından sonra net çocuk istemediğimi farkettim hatta bundan dolayı evlilik de pek düşünmüyorum, sebebine gelecek olursa çocuk büyütmek bence çok zor bir olay, kendinden ve zamanından büyük fedakarlıklar gerektiriyor ve ona en iyi şartları sunamama kaygısı da beni istememeye yöneltiyor, bunun yanında psikolojik danışman olarak uzun zaman çocuklarla çalıştım, dolayısıyla bu da beni istememeye yöneltti.
  • blue rebel motorcycle club  (11.10.22 19:56:15) 
en son lisede kızım olsun diye düşündüğümü hatırlıyorum. o da toplumsal ve çevresel sebeplerden dolayı bir zorunluluk gibi görmemdendi sanırım. fakat sonra düşüncelerim çok farklı noktalara evrildi. evlenmeyi de istemiyorum çocuk yapmayı da. kişiliğim müsade etmiyor, isteğim sıfır... 35 k. çocukları acayip severim ama.


  • anna sun  (11.10.22 22:30:17 ~ 22:30:51) 
29K
cocuk bana cok buyuk bir sorumluluk olarak geliyor ve hayatimda fazlasiyla sorumluluk alanim oldugunu dusunuyorum. hayati da hayata bir bir insan getirecek kadar yasamaya deger bulmuyorum.

  • tuborg yesili  (11.10.22 23:44:22) 
35k, 1.5 yaşında kızım var. Kariyerime ara verdim evde onunla ilgileniyorum. Döndüğüm zaman ortada bir kariyerim bile olmayabilir. Uykusuzum, çok yorgunum hatta bitiğim. Vücudum inanılmaz bozuldu. Ekonomik olarak kendimi geri plana attım, onun ihtitaçlarını fazlasıyla karşılamaya çalışıyorum, aslunda eşim de aynı. Şu saatte dahi (1.22) diş sıkıntısından dolayı 10 dk da bir uyandığı için ayaktayım.

Yaşadığım lohusa depresyonu zamanı haricinde, ki o zaman ne gerek vardı çocuğa dertsiz başıma dert aldım diye düşünüp böyle düşündüğüm için süçluluk hissiyle sürekli ağlıyordum, varlığından bir saniye bile pişman değilim. Ennee ennee diye sarılıp, ağzını açarak yanağıma dokundurması ( öpüyorum zannediyor) yeter. Gelecekte de ondan beklentim mutlu bir hayatı olması, yaşlılıkta filan da bana bakıp hayatını çürütmesi en en en son isteyeceğim şey olur.

20 li yaşlarda çocuk ister miyim diye bile düşünmeyecek kadar çocuk fikrine uzaktım. Bence çocuk isteğini biraz da hayatımızdaki insan belirliyor. Evlenme fikrim de hiç yoktu mesela karşıma eşim çıkana kadar. Evlilikte de evrilerek çocuk ister gale geldik. Eğer evli değilseniz, şu an çok da kafa yorulacak bir durumunuz yok bence.
  • physcos physcos  (12.10.22 01:32:42) 
yaş 31. çocuklarla da çalışan bir spor eğitmeniyim. kendimi bildim bileli çocuk istemem. çocukları severim, iyi anlaşırım vs. ama ebeveyn olmak hayatının yarısından fazlasını çocuk için yaşamak demek. ben hayatımı bir veya birkaç çocuğa adamak istemiyorum. hem maddi hem manevi aşırı bir yük gibi geliyor bana. hele ki zaten böyle sikik bir dünyaya çocuk getirmek... ne bileyim.


  • motosiklet burclu adam  (12.10.22 02:00:22) 
38 yasindayim. Cocuklugumdan beri hicbir zaman cocuk sahibi olmayi istemedim. Bir donem biraz dusundum, ama istemedigim gercegi cok net oldugu icin ustunde cok durmadim. Bebekleri cok seviyorum, cocuklarla pek iletisim kuramiyorum. Surekli enerjileri, oradan oraya kosturmalari, hep konusmalari, ilgi beklemeleri, hayatimin her kararini onlari dusunerek verme fikri, yillarca uykudan feragat etme, endiselenme, ve butun bunlara karsilik ne benim hayatta kalacagimin ne onlarin saglikli sekilde hayatta kalabileceklerinin garantisi olmamasi inanilmaz korkutucu geliyor. Ayrica hamile kalmak istemiyorum.

(Ogretmenim, genc insanlarla cok zaman geciriyorum ve dunyaya bu sekilde hizmet ettigimi dusunuyorum. Bir de cocuk yetistirmeme gerek yok bence.)

Bu konuda cok kitap, makale vs var. Onlari okuyup baska insanlarin fikirlerini ve nedenlerini duyarak dusuncelerinizi biraz daha sabitleyebilirsiniz belki.
  • sopiro  (12.10.22 04:32:19 ~ 04:35:12) 
[]

yabancı firmaya uzaktan çalışmak, mülakat korkusu vs.

bir süre önce yurt dışındaki ufak bir kurumun (linkedin'de 20 civarı çalışan sayısı var) insan kaynakları asistanı ilanına başvurdum ve 4 gün sonrası için mülakat ayarladılar. benim hiç yabancılarla mülakat yapma ya da yurt dışındaki bir yere uzaktan çalışma deneyimim yok, o nedenle birkaç nokta kafamı karıştırdı.

öncelikle ingilizce seviyem iyi, yani okuma/yazmada bir zorluk yaşamıyorum ama en son ne zaman ingilizce konuşmam gerekmişti hatırlayamıyorum bile. o nedenle mülakat beni fazlasıyla korkutuyor. 4 günde ne yapbilirim, yarım saatlik mülakatta çok zorlayıcı sorular gelme ihtimali var mıdır?

merak ettiğim diğer konu da uzaktan böyle ufak çaplı bir yer için çalışmanın ne kadar güvenli olduğu meselesi. yabancı bir kuruluşa remote çalışmakla ilgili prosedürleri bilmiyorum ama daha önce bu çalışma biçiminde vergi ödemenin karmaşıklığıyla ilgili birkaç yazıya denk gelmiştim. bu konuyu mülakat esnasında sormalı mıyım acaba? bir de başka önerileriniz, bu konuya yönelik deneyimleriniz varsa ve paylaşırsanız mutlu olurum.

 
Mulakata ciddi prova yaparak hazirlanmalisin. Youtube'da falan videolar var. Bu ise neden uygun oldugunu anlat ve diger tahmin edilebilir klasik mulakat sorularina bulbul gibi sakiman lazim. (ki ters sorularda takilirsan onu telafi etsin) 4 gunde calisarak repliklerini yazabilirsin. Ayna karsisinda prova, vs.

3. paragraftaki sorunun cevabini bilmiyourm.
  • hot potato  (22.09.22 23:47:05 ~ 23.09.22 00:02:14) 
1- prova +1, ayna karşısında pratik, kendini konuşurken kaydedip sonra izlemek vs. iyi olur. biraz gergin bi olay ama geliştirir seni.

2- mülakat esnasında sorma, teklif gelirse ondan sonra sorarsın. şahıs şirketi kurup fatura kesersin muhtemelen, o da çok karmaşık bişey değil.
  • plutongezegendegilmi  (23.09.22 06:43:57) 
bol bol prova. alanınla ilgili çıkabilecek mülakat sorularını yaz bir kağıda ver her biri için bir base oluştur kafanda.


  • axl  (23.09.22 07:57:32) 
En son ingilizce konuşmanı gerektiği dönem ingilizceniz ne kadar akıcıydı? Eğer o dönem kendinizi rahat hissediyorsanız şuan prova ile halledersiniz. Ama ingilizce konuşamayan bir insansanız, o zaman bende kendinize zaman verin bu konuda. Bir kaç ay üzerine düşün, sonra mülakat yapın.

Kendi cvnizi ingilizce anlatın ayna karşısında, bir de insan kaynaklarının sorduğu “iş hayatında en çok zorlandığın zaman” tarzında sorulara kendi kendinize çalışın.

Bir kaç denemeden sonra eğer kendinizi tatmin edecek kadar akıcı değilseniz o zaman mülakatı ertelemenizi öneririm.
  • zimbirik  (23.09.22 12:07:07) 
Mülakatta sorulabilecek sorulara dair hazırlık yapın öncesinde, cv'nizi kendinize ingilizce anlatın... Bazı jenerik cümleler kurun kafanızda. Gerisini bırakın, rahat olun, her firmayla ayrı konuşmalar yapacaksınız, mülakat da bir deneyim işi, kasmayın kendinizi.

Yabancı firmalar buradan eleman çalıştırabilmek ve vergilerini ödeyebilmek için buradaki aracı firmalarla anlaşıyorlar, sigortanız TR'deki firma üzerinden yatıyor ama hizmeti yurtdışına veriyorsunuz. Bunları zaten son aşamada kendileri anlatır, sormanıza gerek yok bence.

Bol şans!
  • anx  (23.09.22 13:35:47) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.