[]

Şiilik Fars icadı mı?

Eğer öyleyse bu adamlar neredeyse tüm ortadoğuya afganistandan mısıra kadar yayılmış durumdalar.

nasil farslilar bu kadar uzun mesafelere kendi mezhepplerini yayabilmişler acaba? halen dahi suriye ve lübnani irandan kontrol edebiliyorlar. bu nasil mumkun acaba?

biz osmanliyiz 3 kıtayı yonettik diyoruz ama edirneden oteye bu kadar etkin oldugumuz neredeyse hicbir ulke yok.

biz yapamazken farslilar nasil bunu başarmış?

 
şiilik fars icadı değil safevi hanedanı getiriyor bu mezhebi iran'a.
şiilik "Shīʿatu ʿAlī"nin kısaltması. anlamı: ali'nin takipçileri gibi bir şey. yani ali'nin ölümünden beri bu mezhep var.
iran dış ülkelerde şii nüfusunun olduğu yerlerde bu kadar etkin çünkü bir din devleti. ayrıca şiilik'te imamlık müessesesi var, bu da bir nevi papalık gibi bir şey.
edirne'den öteye bu kadar etkin değiliz diyorsun ama aslında belirli bir "etkililik" var. balkanlar'da 10 milyon osmanlı'dan kalma müslüman var ve türkiye bu nüfus için en azından manevi olarak değerli bir ülke. iran gibi iç savaş çıkarmak gerekmiyor ve kontrol etmek gerekmiyor ve bunları yapmayalım da zaten. iran'ın dünya üzerindeki prestiji malum ve yıkılmaya mahkum bir rejime sahipler. umarım "farslılar gibi bunu başarmayız."
  • arkadakiadam  (19.08.20 13:32:44 ~ 14:13:29) 
Şiilik Fars icadı değil, İranlılar sadece Şiilik mensubu olan en kalabalık topluluk, Şiilik de Sünnilik gibi yine Arap kökenli bir mezhep, zamanında hilafet sırası nedeniyle hadislerin yorumlanmasında farklı bir bakışaçısına sahip olmaları nedeniyle ayrı bir kol olmuş, onu takip edenler de Şii olarak adlandırılmış. Bununla birlikte Şiilik ve Alevilik de aynı şey değildir. Şiilik tamamen ortodoks bir bakışaçısına sahip olduğu için temelde Sünni İslama daha yakın bir ekoldür, Alevilik bu anlamda daha heterodoks bir İslam anlayışına sahip olduğu için kendilerini Şii olarak görmezler, ayrıca Alevilik daha çok Anadolu'ya özgü bir anlayıştır, nasıl ki Şiiler Sünni İslamdan bazı nedenlerle ayrıysa aynı şekilde Alevilir de Şiilerden benzer nedenlerle ayrıdır.


  • angelus  (19.08.20 13:34:06) 
-bugünkü şiilik- ve şia yayılması safevi hanedanın sistemli icadıdır. sebepleri güç devşirmek vs.

-hadislerin yorumlanmasında- Şiilik ile Sünnilik arasında hiçbir fark yoktur. hadis metodolojisi birebir denecek kadar aynıdır(kaynak Hadis alimleri ve hadis derlemeleri)

Alevilik Şiiliğin bir koludur. Alevilikte anadolu ve şaman izleri olması, daha "light" olması onu Şiiliğin kolu yapmaktan alıkoymaz. her ikisi de İsna-Aşeriyye inancına sahiptir. "Oniki imam" her ikisinde de vardır, bu sebepten aynı koldadırlar.
  • esref  (19.08.20 13:59:10 ~ 14:05:38) 
Şimdi sünni islamda da inanç ve fıkhi bakımından mezhepler ayrılır. Tipik bir Türk yani Türkiye'deki sünni müslümanlar inanç bakımından Maturidi, fıkhi bakımından da Hanefi mezhebindendir. Türklerin dünya üzerindeki yayılımına bakıldığından çoğu Türk bu iki mezhebe mensuptur. Maturidi ve İmamı Azam Ebu Hanife'de köken olarak Türk'tür. Dolayısıyla Selçuklular da Osmanlılar da Hanefi'ydi ve bu yöreler de dahil olmak üzere Orta Asya'daki birçok Türk de Hanefi mezhebine mensup. Bosnalılar da mesela Hanefi.
eksiup.com

Dolayısıyla sizin mantığınızla biz daha başarılıymışız gibi gözüküyor.

Günümüze gelince Şiiliğin Irak'ta Kerbela ve Küfe'de çıktığını, Şii Hilali terimini ve diğer ehli sünnet mezheplerin yayılımını da araştırmanızı öneririm. Uluslararası ilişkiler perspektifinden bakıldığında ise bu gibi mezhep politikalarını doğu batıdan öğrenmiştir. Katolik, Ortodoks ve Protestan ayrılığı tarih boyunca Avrupa'da dış politikanın temel unsurudur. Fatih ve Kanuni'nin de Avrupa siyasetine mezhep üzerinden karışmak istemesini burada dile getirebiliriz.

Batı ise özellikle dünya savaşlarından sonra mezhepçilik siyasetini Orta Doğu'da kullanmaya başlamıştır. Eskiden bu coğrafyalarda mezhepçi politikalar bu denli keskin ve dış politika unsuru haline gelmemişti. Sadece Şiilik bazında değil Arapların Vahabilik boyutuna da bakmanızı öneririm. İman esasları ve uygulanış bakımından Hanbeliğe yakın olan Vahabi/Selefiler şu anda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinde dış politikalarını mezheplerine göre oluşturmaktadır. Bu anılan iki ülkenin son zamanlardaki Türkiye düşmanlığın en temel sebeplerinden biri de mezhepseldir.


Yine Türkiye açısından değerlendirirsek şu anda Siyasal İslam politikalarıyla Türkiye'de mezhepsel politikalar yürütüyor. Katar (diğer körfez ülkelerinin aksine Selefi değildir) ablukası, Mursi ve Libya konusundaki Türkiye'nin yaklaşımları mezhepseldir. Davutoğlu'na kadar gider bu tartışmanın ucu aslında. Türkiye'nin neoottamanist yaklaşımı da aynı şekilde mezhep politikalarına dayandırılabilir.

Dediğim gibi İran'ın Suriye ve Lübnan'a karışma politikasının temeli Şii Hilali politikasıdır ancak bölgede Şii koridoru açmak isteyen ilk ülke İran değildir. ABD ve İsrail'in de İslam mezhepleri ile alakalı yazılarını okumanızı öneririm. Klasik böl-yönet taktiği aslında.

edit: harita linki.
  • Hallegadola  (19.08.20 14:01:11 ~ 14:11:24) 
Taa İran'dan yönetmek derken zaten algının babasına oynuyorsunuz şaşılacak birşey değil adamlar direk iletişim halindeler, gerektiğinde en üst düzey yetkilileri cephede en iyi savaşları eğitimde görürsünüz, Kasım süleymani bir örnektir sen dost dediğinin yanında çarpışırsan uzaktan yönetilmeye veya işbirlik için merkezinden emir almana gerek yoktur


  • protrek  (19.08.20 15:05:11) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.