[]

sürekli zeka sorgulama, yetersizlik hissi

Sürekli zekamı sorgularken buluyorum kendimi. Topluca izlenen bir filmde daha geç anlıyorum, gözümün önündeki çözüm yollarını geç keşfedebiliyorum, çoğu zaman pratik bir yaklaşım sergileyemiyorum ve büyük bir hafıza sorunum var. Arkadaşlarımla, sevgilimle, ailemle - kimle olduğumun önemi olmaksızın- sürekli onların çözüm ve bakış açılarına karşılık "ben neden bunu bu şekilde düşünemedim?" soruları yükseliyor içimden. Kimileri vardır bir olay/durum karşısında çabucak pratik bir çözüm geliştirir veya alternatif bir yol düşünüyor ya, işte ben o olmak istiyorum. Bu duygular öyle bir hale geldi ki kendimi saf, salak, yetersiz biri gibi hissetmeye başladım.

Akademi ve iş hayatında insanlar hep ne kadar başarılı olduğumu söylerler, ama ben bunun içten içe şans + fazla çalışmaya bağlı olduğuna inanıyorum. Tümdengelim, tümevarım processleri benim için pek iyi çalışmıyor.


Bir kaç örnek vereceğim karşılaştırdığım durumlara:


--Ablamla takside gidiyoruz, taksici çok pardon dedi ve marketin önüne çekti. Ben marketten bir ihtiyacını gidereceğini düşündüm, ablam ise direkt tuvalete gitmiştir dedi. Baktığınız zaman böyle bir durumda adam neden durup hiçbir şey söylemeden markete gitsin? bu neden benim varabildiğim bir yargı olmuyor mesela.

--Sevgilimle karikatür müzesine gittik. Bir hamal yükle; klas bir adam da başında kitaplarla karikatürize edilmiş. Hamal mutsuz ve yorgun, öteki adam ise yüklere karşılık oldukça mutlu. Ben düşünüyorum boş boş bakarak, sevgilim direkt yorumlayabiliyor. yorumu duyduktan sonra 3 yaşındaki çocuğun dahi hemen fikir üretebileceği bir karikatür olduğu gerçeğiyle yüzleşip anksiyeteye kapıldım mesela.

--Pizza yapacağım, bir blogda bardak ve gramaj ölçüsü verilmiş . ben gidip zor bela ağırlık ölçmeye çalışıyorum evde. Halbuki pilav yapar gibi bardak ölçüsü kullansam zaten kıvam aynı olacak gibi gibi gibi...

Sürekli bu gibi durumlarla karşı karşıya kalıyorum ;kendimi karşılaştırıp aynı yetersizlik hisleriyle yüzleşmekten aşırı yoruldum. Zeka parıltısı olmasa iyi bir akademik geçmişten gelir miydim bilemiyorum; ama neden bu hisleri yaşıyorum o zaman çelişkisinde takılıp kaldım.

öyle iç döktüm, belki yakın hisseden, yorum yapan olur diye..

 
bir an ben yazdım sandım. Aynı şekilde hissediyorum çok dalgınım, bugün mesela vedalaşacağım birine merhaba dedim ahshjsj salağım ya da dikkatim çok dağınık bilemiyorum


  • tuborg yesili  (18.08.19 17:08:26) 
Ben de aynı böyleyim.

Beynim hep uzun ve zor yola çalışıyor. Asla pratik ve kolay olanı düşünemiyorum. Üniversite sınavına hazırlanırken matematik soruları çözerdim, uzun uzun yollarla ben soruyu 2dk da çözüyorsam kardeşim veya bir arkadaşım 30 sn de çözerdi.

Üniversiteye geldim, ben hurraaa okuma yapıyorum, bi bakıyodum benden daha az özen göstererek çalışan ve sadece önemli yerleri okuyup geçen arkadaşlarım ben dersten kalırken rahat rahat dersi geçiyorlardı.

Sürekli unutuyorum. Sevgilim “hatırlıyor musun şuraya gitmiştik şöyle olmuştu” diye bir şey hatırlatmaya çalışıyor, bende sadece boşluk var, hatırlamıyorum. Ofiste arkadaşlarım “turuncu şu dosyada ne olmuşru, ne aşamadayız, şunu şunu yapmış mıydık?” Dediğinde aslında hatırlamam gereken ve benim sorumluluğumda olan bir dosyayı bilmiyorum ve sanki işimi yapmıyormuşum veya önemsemiyormuşum gibi oluyor. Halbuki ne gerekiyorsa yapmışımdır ve işimi de önemser takip ederim. Görece başarılı bir öğrenim hayatım oldu aynen dediğiniz gibi “şans ve çok çalışmaya bağlı olarak”

Yalnız değilsiniz :)
  • turuncu tonlarda  (18.08.19 17:52:41) 
Kesinlikle aynıyım.

Çok çalışmayla ve şanla başarılı olduğumu düşünüyorum ama basit kıvrak zekam olmaması zoruma gidiyor.

Eğer az biraz geliştirebilsem bu özelliğimi çok daha mutlu olurdum. Takipteyim.
  • megacracker  (18.08.19 18:05:35 ~ 18:07:36) 
ivy league denen, amerika'nın en köklü üniversitelerinde doktora yapan hatta profesör olmuş insanlar bile zaman zaman bu tür dalgınlıklar yapabilirler ve bilişsel çıkmazlara girebilirler. bu tür karmaşıklıklar olağandır. misal: bir doktora öğrencisi kütüphanenin kapısını ev anahtarıyla açmaya çalışıyor, bir başka prof televizyon kumandasını telefon olarak düşünüp işe götürmüş, bir başkası ev kapısını araba anahtarıyla açmaya çalışmış.

yaş ilerledikçe bilişsel yeteneklerin körelmeye başladığını; uzun süreli depresyonun ve kronik stresin; öğrenmeyi, hatırlamayı ve algıyı sekteye uğrattığını; hava şartlarının, hava kirliğinin, güneşle ve doğayla olan bağın kopmasının, sağlıklı beslenmemenin ve hatta bir kişinin evindeki düzensizliğin dahi insan zihnini bulandırdığı biliniyor. bunlar gibi daha o kadar çok faktör var ki, hepsini aklıma aynı anda gelmiyor.

öncelikle yukarıda da bir arkadaşın yazdığı üzere bir doktora görünmenizde fayda var, kan tahlili yapılsın. bunun yanı sıra spor yapmanızı, sağlıklı ve düzenli beslenmenizi ve hayatınızda herhangi bir kronik stres faktörü var ise, buna yönelik bir çalışma yapmanızı öneririm. eğer yaşam biçiminizle alakalı daha çok bilgi paylaşırsanız size yardımcı olabilirim. yarın bu duyuruyu tekrar kontrol edeceğim.
  • faroe adamlari  (18.08.19 19:13:45) 
Sorun olarak kabul ettiğiniz şeylerin altında yatan şey olaylara durumlara pasif kalmak insiyatif almamak durumları olayları tahlil etme gerekliliğini hissetmemekle bağdaştırıyorum. Şayet hayatın daha içine katılan bir birey olsaydınız - ah keşke ben de - sizler de durumları daha bir kıvrak bir şekilde kavrayabilirdiniz. Maalesef edilgen tutumlar bizi aynı internet ortamındaki gibi pasif kalmaya meyl ediyor.
Bu biraz da kişilikle ilgili daha sosyal dışa dönük kişilikler olayları daha iyi süzebiliyor. Akademik dünya ile sosyal hayatın işleyişleri -hele ki bizim coğrafyada- aynı şekilde vuku bulmuyor.

  • creedwar  (18.08.19 20:59:43) 
bence sebebi, eskiden bu noktaya gelmek icin cok merakli, ogrenen insanlar oldugumuz icin yasimizin da etkisiyle cok bilgili ve zekiydik. simdi muhtemelen o kadar okumuyor ogrenmiyor yani beyin egzerizi yapmadigimiz icin surekli eskiyle mukayese edip kendimizi salak saniyoruz. cogu kiiside var bu bence


  • mayeskuel  (18.08.19 22:54:22 ~ 22:56:52) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.