[]

En ... birtanesi

örnek veriyorum; en iyilerinden birtanesi - en güzellerinden bir tanesi

bu yalamalık, bu yalapşalaplık, iki yüzlülük karektersizlik neden ?

nazik ve kibar insan olmak bunu mu gerektirir ?

 
Belki gerçekten öyle hissediyordur? Ya da en ... olduğunu kanıtlayan bir ölçüsü vardır da, hakkaten en'dir.


  • aychovsky  (08.12.17 05:52:01) 
en'inde problem yok, problem birtanesinde; mesela şu alanda şarkıcılarımızın en iyisi dese gerçekten onun fikir olabilir, öyle hissediyor herneyse işte.

Ama o ne diyor; şu alanda şarkıcılarımızın en iyilerinden birtanesi ? problem tam olarak burada, bir karakter koyamıyor ortaya. Sana göre kaçıncı mesela, ''şu alandaki şarkıcılarımızın en iyi 5. bilemedin 6.'' dese hak vereceğim. ya da hadi yüzüne karşı öveceksin illa yalakalık yapacaksın, benim için en iyisi sensin de; ama demez. Çünkü neden yarın aynı lafı birbaşkasına da kullanacak, diyecek ki, en iyilerinden bir tanesi.


dahası da var; mesela adamın yüzüne karşı çoook sayın xxx kişisi; tanıtmaya bile gerek yok şu şu şu işleri yapmış(wf?) xxx dünyasının ennn sevilen yyy'lerinin birtanesi ? o ennn kelimesini öyle bir vurguluyorki, mesela ennn sevilen kişisi diyecekmiş gibi geliyor insana başta ama, hemen o birtanesini ekleyiveriyor arkasına.

Mesela ben sevmediğim bir adama şunu desem yalan da olmuyor; sen de benim en sevdiğim kişilerden birtanesisin. listeleyince en sevdiklerimi, bu adamın değeri -1000 de olsa listede yer alıyorsa bunu söyleyebilirim.

Ya da en başarılı şarkıcılardan bir tanesi; desem ve listelesem bildiğim şarkıcılar bitince ajdarı da ekleyebilirim listeye.
  • mete kudur  (08.12.17 06:12:13 ~ 06:13:35) 
Sen sevmediğin adama 'En sevdiklerimden biri' dersen, bu bayağı bayağı yalan oluyor. Bir liste varsa, listedekilerin hepsi en iyilerinden biri olmaz ki. En iyi ihtimalle ilk yarıdaki birine 'Sevdiklerimden biri', ikinci yarıdaki birine 'sevmediklerimden biri' denebilir. 'En sevdiklerimden biri' de ilk yarının üst sıralarındaki insanlar olur.

Diyelim, elimizde pop şarkıcıları kategorisi olsun ve liste sıralamalarına göre karar verelim, Tarkan birinci olsun. O 'en iyisi' oluyor. Bir de Mustafa Sandal olsun, o haliyle 'en iyisi' değil, çünkü en iyisi bir tane ama baktığında listelerde ortalamanın çok çok üstünde ve Tarkan'a da öyle uzak olmayan bir yerlerde duruyorsa, o 'en iyilerden biri' oluyor. Bir de elimizde Ajdar olsun, listenin iyice sonlarında. En iyiler dediğin öyle kalabalık bir güruh değil. Pop şarkıcıları dendiğinde listede kim üstteyse, onların kaymak tabaka olanı. Ajdar 'en kötülerden biri' falan olabilir. Burada da şöyle bir sorun var. En iyi, en başarılı, en şöyle, en böylenin kriteri bir tane değil. Birçok kriter olabilir. Bu kriterlerin bazılarında Tarkan, bazılarında Mustafa Sandal iyiyse, hangisinin birinci olduğuna karar verilemez; dolayısıyla ikisi birden en iyilerden biri olur. Atıyorum, Tarkan liste sıralamasında öndedir, Musfata Sandal da daha fazla satış yapmıştır. Ajdar da iyiyi belirten kriterlerden birinde iyiyse, o zaman iyilerden biri olabilir ancak. Ajdar da konser biletleri en çabuk tükenen şarkıcı gibi bir başarıya sahipse, o zaman en iyilerden biri olur. Yani 'en iyileri' varsa, 'en kötüleri' de vardır.

Şöyle istisnalar olabilir. Atıyorum, sen sadece bir arkadaşını (Mehmet olsun) seviyorsundur. Başka arkadaşlarını sevmiyorsundur.. O zaman, ikinci gelen birine 'En sevdiklerimden biri' demek yalan olur yine. Çünkü en sevdiklerin yanında en sevmediklerin de var, ve bu kişi en sevmediklerinde daha üst sırada.
  • aychovsky  (08.12.17 21:45:42) 
Yalanın teknik anlam karşılığı gereği* yalan olmaz. Aslolan ikiyüzlülük en .... birtanesi. Amellerde niyetler önemlidir, buraya videolar atıp günahlarımı katlamak istemem ama, bahsini ettiğim şey, gerçek hayatta çok fazla karşılığı olan bir durum. Seninkisi ise değil.

Diyinki tarkan liste sıralamasında 1. olsun bu onu liste sıralamasında 1.yapar ve evet o sıralamanın yarışındaki en iyi şarkıcı yapar. Diyelim ki mustafa sandal da en fazla albüm satan kişi olsun, bu da onu o sıralamada ki en iyisi yapar.

''Enn iyi ... birtanesi'', günümüzün ''kanka'', ''canım'', ''hayatım'' gibi tabirlerinden birisidir, yalandır. Bazen okullarda ismini anımsamadığı birisine kanka der insanlar, ya da bir mağazada tezgahtara canım bakarmışsın ?

korkak adamın işidir, 2. bir düşüncesi olan adamın. türkiyenin en önemli müzisyenlerinden birtanesi demek, pohpohlama maksadından başka birşey içermez, kelimeler kendi anlamını kaybeder burada, ''evet sayın seyirciler şimdi de bu abiyi biraz yalıyacağız'' deseler daha samimi ve daha gerçek olur.

Onun dışında kavramlar zıtlıklarıyla tanımlanır, yani elimdeki bir kümeden herhangi bir özelliğe göre sıralama yaparsam kümenin bütün elemanlarını o listeye pektabi dahil edebilirim. Ajdar gibi. En başarısızlarından bir tanesi demek en başarılalarından da bir tanesi demek aynı zamanda. 20 kişilik bir yarışta, 13.kişi en başarılı 13. kişidir. ya da 17 bi' önemi yok.
  • mete kudur  (08.12.17 22:02:06 ~ 22:03:32) 
20 kisilik yarista 13. kisi en basarililardan biri olamaz ki, bildigimiz yalan olur.

En basarili 13. kisi ise, en basarisizlardan da 8. kisidir, Dolayisiyla, yarisin basarisizlarindan biridir. Yarisin en basarisizlarindan biri olup olmadigi ise tartisilabilir. Ben 2-3 kisiye en derim, sen 5-6 kisiye en dersin. Dolayisiyla 13. kisi basarililardan biri olmadigi gibi, en basarili biri hic olmaz. Iki kumeye uyelik gibi dusunelim, basarililar kumesi var ve ona bir uyelik derecesi var; basarisizlar kumesi var, ona da bir uyelik derecesi var. Bir kisi basarisiza daha cok uye ise basarili diye kabul edilmesi bile supheliyken, bir de o basarililarin en'i nasil olacak. Basarisiz olmasi, hic basarili olmamasi demek degil elbette ama "Basarililar" olarak addetmek icin yeterli degil..

Su istisna haric. Bu 20 kisi evrensel kume degildir. Bir milyon profesyonel sporcu icinden secilmis 20 kisidir. O zaman zaten yarista kacinci olduguna bakilmadan en basarililardan biri olur zaten, cunku hepsi secmece ve evrensel kume bir milyon kisi. Ama kalan 999.980 kisinin hepsi icin "En basarililardan biri" ya da "Basarililardan biri" diyemeyiz.

Ayni sekilde album satisi icin de, basari kriteri ne? Bilmiyoruz. Net bir siralama yok, bunlarin birbirine bir ustunlugu de yok. Iki kisi de birbirine yakin. Onlar en basarililar, onlardan biri de en basarililardan biri. Onlara her kriterde uzak olan biri basarili olmak zorunda degil. En ise basarililarin suzgecten gecirilmisi, dolayisiyla en hic degil.
  • aychovsky  (08.12.17 22:47:09 ~ 22:52:46) 
Sıkıldım, üst üste de oyunda yenildim hiç keyfim yok.(takım oyunlarından nefret ediyorum, neyse;)

fikirsel tartışmalarda benim için aslolan şey ikna/iflas üzerine kurulu. Bu konu ise; tutturmadan öteye gidemiyor. meydanın ortasında top çevirmekten bi' farkı yok; ''sen birşeye en dersin ben birşeye en derim'' ''bildiğimiz(?) yalan olur ''gibi sözlük anlamları yerine bildiğin(!) anlamlarda kelime kullandığın müddetçe; heybendeki kelimelerle benim anlatını anlamam zorlaşıyor ve iki taraflı da gelişmeye kapalı bir diyalog haline geliyor.

ben ikna edilmeye çok müsaitim, ancak sen tuttuğun kumaşın ucunu sebepsizce bırakmak istemeyen bir çocuk gibi davranıyorsun.

Sana göre doğru olanın ne olduğunu, neyi iddia edip neyin karşısında durduğunu bile esasında tam olarak idrak edemiyorum gibi hissettim şimdi, bilmiyorum benim aklıevvelliğimden de kaynaklanıyor olabilir.

Yani, henüz ne dediğini tam anlayabilmiş bile değilken ''demogoji'' üzerine ilerleyen bir sohbete yeterli iç enerjim yok.

Anlatmaya çalıştığım şey kabaca şuydu; ben bu tür davranışları makyaj kadar yalan ve esasında söylenen şey ile, yapılmak istenilen şeyin aynı olmadığını(yani bu kelimeleri kullanarak ''en birtanesini''n durumunu halka ya da diğer dinleyenlerine anlatma gayesi gütmediğini) düşünüyor ve bunu iddia olarak dile getiriyorum. Aslında yapmak istediği şey, durum anlatımı değil yüceltme, yarandırma diyorum. en kelimesini de enerji dağıtma gayreti yüzünden basit bir abartı yapmak için kullanıyor.

güzel, çok güzel, en güzel. *

en güzellerinden birtanesi ? -ki bunu yaparken bütün sözcükleri aynı hızda söylemez, en kelimesine vurgu yapıp orada biraz dolaştıktan sonra bir tanesini hızlıca geçiştiriverirler.


Sanırım sen de buna; hayır bu bir pohpohlama gayesiyle ya da karşısındakini yüceltmek için kişisine göre davranış biçimi, ikiyüzlülük v.s değil. Gayet içten, samimi ve gerçek hislerle yapılan bir değerlendirmedir diyorsun.

bunun savını; en kelimesinin de ölçülebilirliğinden dolayı kullandığına kurup; şu şekilde örneklendiriyorsun.
Benzer işlerin 2 farklı alanında birbirinden üstün 2 kişi için; 2sine de ''en iyilerinden birtanesi'' kalıbının kullanımını doğrudur.

En azından ben bu kadarını anlayabiliyorum. Ve bunların hepsinin de cevaplarını halihazırda vermiş olduğum için, tıkanıyorum.

Anlayamadığım kısımlara da zaten yaklaşım geliştiremiyorum. Gole gidemiyoruz.
  • mete kudur  (09.12.17 00:57:45) 
Şimdi tarkan var, Ajdar var, Mustafa Sandal var, .... :p

Valla, o değil de, ben de aynı şeyi hissediyorum. “E iki saat yukarıda ne anlattım. Aynı şeyi farklı kelimelerle nasıl anlatayım” demiştim bol bol. Hatta, bu konu üstüne mesajlaştığım birine “Ben şunu anladım, sen de mi bunu anladın. Peki, benim anlattığımdan me anladın” diye istişareye yattık. Bu arada, ikna etmeye çalışmıyorum ama ister mallığımdan olsun, ister kelimelerden, anlaşamadık. Daha iknaya gelmemiştim, “Demek istediğim bu. Anlatamadım mı acaba” sürecindeydim.

Sunucu elbet düşünmediği, hissetmediği şeyi söyleyebilir. Demek istediğimi özetleyeyim:
- İlla yalan olmak zorunda değil.
- Hissedilerek de söylenebilir.
- Herkes en ... biri olamaz. (Ki yukarıdaki teknik tanımlama ve ıvır zıvırlar bunun üzerindeydi)
- En ... biri öyle düşünülerek veya belli kriterlere göre söylenen bir şeyse yalan da olmaz.
  • aychovsky  (09.12.17 01:34:19 ~ 01:43:18) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.