Buna benzer bir arkadaşım vardı. Aslında sonradan sevdalı değil de, okul bir sene uzamış ve notlar bayağı düşüktü ama okul dışında bilimle ilgilenmeyi severdi. Dili, mili vardı; kafa da zehir gibiydi. O da akademisyen olmaya karar verdi, o arada hocası 'Bu tembellikle olmaz senden' diye destek vermedi. 10 yıl sonrasına atlıyorum, bu kişi Japon Hükümeti'nden 1.5 senelik burs kazandı, orada ödül aldı, makaleleri bol bol referans aldı, oradaki projesini burada devam ettirdi. Ancak 'yandaş' olmadığı için kadro verilmedi, okuldan atıldı. Özel sektörde bir buçuk senedir, kira ödemek gibi şeyleri yapması gerek. Bu arada orada yükseliyor.
Başka bir eski öğrencim de 'Ben çalışmayı sevmiyorum, o yüzden akademisyen olmak istiyorum' demişti ki, yüzüne tavayla geçiresim gelmişti. Hala düşündükçe sinirlenirim. O da şimdi Amerika'da doktorasını yapıyor ama çok iyi bir üniversite değil, hocalar çok rahat bırakıyorlar. O da 'İyi üniversite olmadığı için memnunum, hocalar sosyalleşmemizi destekliyor' diyordu en son.
Lisans notları ile bilimselliği pek kıyaslamamak gerekiyor. Gönül koyduğunda kimden nasıl bir başarı çıkacağı hiç belli olmuyor. Ha, minik bir üniversitede doktora yapıp sonra ortada 'Oldum ben' diye caka satmak komik, o ayrı.
0