Merhabalar bir dershanede Tarih öğretmeni olarak çalışıyorum. Geçtiğimiz günlerde rehberlik öğretmeninden derse kitapla girdiğim için uyarı aldım. Kitapla girmemem gerekiyormuş. Tamamen kafamdan dersi anlatmam gerekiyormuş. Öğrencilerden şikayet gelmiş, öğrenci demiş ki, "hoca kitaptan faydalanıyorsa biz evden de çalışırız falan filan". Derhane biraz öğrenci odaklı, öğrenci istedi diye hocayı kovabiliyorlar...

Öte yandan Dershane öğrencilere sadece soru bankası dağıttı, konu anlatımlı kitap falan dağıtmadı. Kendi cebimden kitap aldım, onla da sınıfa girmeyecekmişim...

Oysa ders anlatırken de zırt pırt kitaba bakıyor değilim. Tarih bu, derin konu. 4 yıllık öğretmen olmama rağmen illa ki unuttuğum yıllar veya ufak detaylar olabiliyor, onlara ihtiyaç duyduğumda bakmak için kitap sokuyordum.

Sizce bu durumda bir anormallik var mı? Yoksa normali mi bu? Sizin öğretmenleriniz dersi nasıl işlerdi, nasıl yapardı? Tabii dershanelerden bahsediyorum, normal okuldan değil.

 

dersanede hiç tarih dersi almadım da, kitaba bakmanı ben de garipserdim. zamanında gittiğim dersanelerde de, hocaların kafasında belli bir program olurdu ve o programa göre giderlerdi, hatta matematik vs gibi konularda bile soruları kitaba bakmadan yazarlardı.

bana hocaların belli bir rutinleri varmış ve bunu tekrarlıyorlarmış gibi gelirdi kısacası. ben olsam ben de öyle yapardım, anlatmayı da fazla uzatmayıp yaprak testi dayardım. madem evde okurum ya diye şikayet ediyor, yaprak testi de çözer evde okuyup.

repins

Hoca cantasiyla girerdi. Icinden iPad'i cikartir, ordan gorsel gosterecekse kullanirdi. Bazi dergiler, dokumanlar cikarirdi. Yine gorsel göstermek icin. Kitap actigini hatirlamiyorum ama not defteri vardi. Hangi sinifa neyi anlatacagini/anlattigini yaziyordu galiba. Post it kagitlari fiskirirdi ordan.

mandalina kokusu

kitaptan notlara bakan hoca benim gözümde iyi hoca değildir(daha önceki hocalarımdan edindiğim tecrübelerden dolayı böyle düşünüyorum). o dersi can kulağıyla dinlemezdim. öğrenci milleti dikkatlidir size çok bakmıyorsunuz gibi gelebilir ama şikayet gittiğine göre harbi harbi bakıyorsunuz bence sorun elinizdeki kitap değil ona çok bakmanız.

emin olun öğrencilerden biri derste kaç kitaba baktığınızı dahi saymıştır. ben derste sürekli bir kelimeyi tekrar eden hocanın kaç kaz o kelimeyi söylediğini sayan öğrenci tanıyorum.

kuzey li

sürekli kitaba bakarak anlatmıyorsanız kitapla girmek sorun olmaz. ama kendi notlarınız olsa ve onlarla girseniz daha iyi olur. sizin için de kolaylık olur hem. öğrenciler bir kitabı öğretmenin elinde görünce sanki oradaki her şeyi sırayla yazdırıyor,anlatıyormuşuz gibi düşünüyorlar genelde. notlarınızın olduğu kağıtlarla girip arada konu başlıklarına bakmak ihtiyacı duyduğunuzda kullanırsanız daha iyi görünür herhalde. malesef dershane olunca böyle şeyler daha önemli oluyor.

hayir bu koyden olsam nolcak

sadece başlığı okuyup. kafadan anlatmayın diye yazmak için geldim. sonra ne olur ne olmaz okuyunca tam tersini istemişler sizden.

bizim tarih hocası kafadan anlatırdı. çok da on numara hocaydı. fakat mesela madde madde sebepleri sonuçları anlatırken son bi iki maddede, maddeyi hatırlamak için es verirdi. 2-3 saniye fakat dikkat kesilince bu cidden rahatsız ediyordu beni. kopup kopup geliyoduk

kitap istememişler. unutmamanız gereken yerleri bi kağıda not edebilirsiniz. küçük anahtarlar şeklinde. hem belki ilerki yıllarda da işinize yarar.

aşksız prens

kitapla girme ama notlarınla gir. öncelikli olarak hiçbir hoca -prof da dahi olsa- bir dersi anlatırken herşeyi birden hatırlayıp anlatamaz, isterse allame-i cihan olsun, gene de anlatamaz, insan beyni bu, robot değil -kaldı ki bilgisayarlar da mavi ekran verir yani ;) -

ama kitaba farkında olmadan çok bakıyor olabilirsin. artı, 4 yıllık öğretmenlik hiçbir şey değil, hataların tabi ki olabilir. benim ailemde 30-40 senedir ders anlatanlar var, ilkokul-lise öğretmeni olsun, prof olsun , ben kendim de hem özel ders verdim hem de sınıfı toplayıp arkadaşlarıma ders anlattığım da oldu, zaten şu anda asistanım bir üniversitede, kendi hocam da dahil -70'ine yakın bir hoca- hocaların hiçbirinin her şey aklında değil, öyle kimse anlatamaz. fakat çoğu derse girmeden önce çalışır, çalışmayan da zaten aynı şeyi anlata anlata ezberlemiştir, o var. o yüzden çalış, not çıkar, kendi anlatım yöntemin olsun, ona göre notlarınla gir, en azından baksan bile, öğrenciler senin çaba harcayıp derse çalışıp geldiğini anlarlar.

pasp

bırak soru çözsünler tarih dersi dinlemedim hiç ben dershanede

cizgilerebasancocuk

Benim tarih hocam her konu için çok güzel bir tablolar hazırlayarak kapaksız dergi haline getirmiş ve onu derslerde dağıtmıştı. Sen de öyle bir şey yapabilirsin mesela. böylece işte tablonuzun şu kısmında yazdığı şekilde işte atıyorum mecidiye şu tarihte abdulmecid zamanında basılmıştır vs. diye hem eksiğin varsa yırtma şansı yakalarsın. Hem de öğrencilerin tarafından vay be adam ne güzel döküman hazırlamış diye taktir kazanırsın. Yani ben de ders anlatırken yılı hatırlamayıp kitaptan bakan bir hocayla çalışmak istemezdim. Tabi öncelikle evde o hafta anlatacağınız konuları bir tekrar etmeniz de yararınıza.

birazbira

kitapla girme, ders notun yok mu senin?

earthsea

Soruları analiz ve yorumlama kabiliyeti kazandırmak çok önemli ancak öğrenci milleti için belli noktalar önemli üstat, adam kitaba bakmayı acziyet sayıyor maalesef.Meslektaşın ve branştaşın olarak yaptığım şey -10 yıllık öğretmenim- muhakkak anlatacağım ders konu hakkında zihinsel şema çıkartmak ve muhakkak evde gözden geçirmek (mesela biraz önce mondros un maddeleri ve uygulanışı konularını gözden geçirdim).Stand upçılar gibi bir yol takip et kafanda, arayada konuyda alakalı ilginç anektodlar koydunmu tadından yenilmez.Dershanede çalışmadım ama hiç sınav odaklı çalıştığım içim 3 aşağı 5 yukarı psikoloji aynıdır diye düşnüyorum.

trejemu
1

mobil görünümden çık