9 senedir öğretmenim.2 yıldır derslere girerken kaygı yaşıyorum öğrenciler dersi dinlemeyecek kavga edecekler gürültü yapacaklar gibi düşünceler geliyor ve adeta öğrencilerden korkuyorum. Sınıfı yönetemeyeceğimden küçük düşeceğimden korkuyorum.İnsanlara bu durumu anlatamıyorum bile düşünün küçücük çocuklardan korkuyor dıyecekler diye.Beni küçümsemelerinden korkuyorum.Sizce de bu durumum çok abes mi insanlar benimle dalga geçer mi? Ne yapabilirim rezil olmaktan korkuyorum




 

bişey olmaz öncelikle bunu iyice aklınıza yerleştirin, bugün merdivenden yuvarlanıp ters takla da atsanız 2 saat sonra insanlar evinde çarşı pazarda işinde gücünde oluyorlar. amatör bir yorum ama bu böyle çok sıkmayın kendinizi sizi anlıyorum. ek olarak buna sebep olacak bir şeyler olduysa (ki 7 seneden sonra baş gösteren bir sorun gibi duruyor) ben olsam üzerine giderdim

avatar is back

Belki bu genel bir durum olabilir, siz zamanın çoğunu okulda geçirdiğiniz için sadece sınıfın farkindasinizdir. Genel anlamda hayatın farklı durumlarında rahatsız eden bir kaygı durumu ise profesyonel destek de almanızda fayda olabilir.

havadakarada

Normal bir durum değil zannımca. Mesleğe yeni başlamış olsaydınız beklenilebilir bir durum olabilirdi fakat oldukça tecrübelisiniz. Bu sizin işiniz ve işinizi yaparken sürekli kaygıyla başa çıkmaya çalışmanız uzun süre sonunda olumsuz sonuçlara yol açabilir. Destek almayı değerlendirebilirsiniz. Bol şans.

but that was just a dream

hocam yumruğu vurdunuz mu o sınıfı muma çevirirsiniz, hiç gerek yok böyle düşüncelere. korkmayın, eğlenin onlarla. çünkü üstün olan sizsiniz.

duster

Bu durumun birkac cozumu var bence:
1) Sosyal fobi diye bakiyor olmaniz. Durumu reframe etmeye calisabilirsiniz. "Sosyal fobim var ve kucuk dusecegim, ogrencilerimden korkuyorum" dusuncesi yerine "derslerimin herkes icin stressiz ve sakin gecmesini cok onemsiyorum' gibi 'sinif yonetimi benim icin cok onemli' gibi daha yapici cumlelere donusturmeye calisin once.

2) Cocuklar tabii ki gurultu yapacaklar ve tabii ki kavga edecekler. Yaslarina gore cep telefonlarina bakacaklar, birseyler yiyecekler, aglayacaklar, altlarina kaciracaklar, bagiracaklar falan filan. Bunlarin bir kismi insani seyler, o gun sinavi koru gecmistir, gece uyuyamamistir, annesi babasi kizmistir, parasi yoktur, babaannesi hastadir olur da olur yani. Bir minimum kabul edilebilir esiginiz olmasi gerekir. Herhangi bir sinifta herhangi bir karmasa olmasi o sinifin kotu bir ogretmen tarafindan islendigini degil sinifta insanlarin oldugunu gosterir. Cocuklar dersin sonunda hedeflerine ulasiyor mu, o gun bir sey ogrendi mi ona yogunlasirsaniz kendiniz de daha rahat edersiniz.

3) Derslerinizi karmasa usulu planlayabilirsiniz. Cocuklar cok mu hareketli? Hareket edecekleri aktivite ler planlayin. Dersi siz anlatmayin da her duvara astiginiz notlardan ana mesaji ogrenmeye calisarak o duvardan o duvara kosturarak yapmalarini saglayin mesela. Istasyonlar kurun, yuvarlak masa toplantisi yapin, Harkness metodu uygulayin, proje verin, dersi bahcede yapin, Kahoot oynayin "ohahaha nasil da yendim ama" diye bagirsinlar vs.

4) Alan bilginiz yeterli mi degil mi bu konuda durust bir degerlendirme yapip kendinizi gelistirmeye calisabilirsiniz. Sinif yonetimi ve interaktif aktivitelerle ilgili milyon tane kitap var, onlari okuyabilirsiniz.

5) sinif yonetimi icin evrensel belli basli hareketler vardir ya, onlari kullanabilrisiniz. Mesela benim okulumda "sessiz olun, hissst!' falan demek gibi seyler yok. Herhangi bir ortamda herhangi birinin kolunu kaldirmasi sessizlige davet etmek demek. Onu goren kisi de susup kolunu kaldirir. Onlari goren de, onlari goren de... Yaklasik dort bes saniye icinde besyuz kisi sessiz olabiliyor kimse 'sessizlik' diye bagirmadan. Keza jazz hands denen elleri yanda sallama hareketi de birine katilmak demek. Boylece siz birsey derken sozunuzu kesmek yerine ellerimizi sallayarak iletismis olabiliriz. Bu gibi cok sey var. Cocuklariniza bunlari ogretebilirsiniz.

6) 6 sene once Turkiyedeyken bir kolejde calismistim. Ogrenciler o kadar simarik ve okul o kadar korkunctu ki, her sabah ise giderken "insallah servis kaza yapar. olurum de ise gitmem gerekmez' diyordum. Burada yapilacak bir sey yok. Eger hemen isi birakmaniz gibi birsey soz konusu degilse isi hayatinizin sponsoru olarak gormeye baslamanizi tavsiye ederim. Ben o sene boyunca "sonucta bu da cocuk, boyle davraniyorsa kimbilir hayatinda kotu ne olmus. Bugun bu cocugun gordugu kibar yetiskin ben olucam" diye kendime telkinde bulunuyordum.

Iyi sanslar

sopiro

Eski bir İngilizce öğretmeni olarak yazayım, durumunuzla empati kurabiliyorum. O yüzden samimi yazacağım.

Alanım öğretmenlik olmamasına rağmen hasbelkader özel bir okulda İngilizce öğretmeni olarak işe başlamıştım. Hiçbir tecrübem yok. Elimde sadece İngilizcem ve kendime güvenim vardı. Beni bir sınıfa verdiler, 6. sınıf çocuklar. Okulun en deli sınıfı. Tabii haberim yok. Benden önce 3-4 İngilizce öğretmeni kaçırmışlar.
Başlarda hiçbir şeyden haberim olmadığı için cahil cesaretiyle işi kabul edip derse girdim.

Yaptığım, sonradan çözdüğüm hataları anlatayım.
Kesinlikle kendinizi kaybedecek kadar sinirlenmeyin, bağırmayın. Öğrencileri bir şekilde yakalamanız gerekecek. Bazı öğrenciler gerçekten çok zor. Gerçek anlamda kötü niyetliler, sizi anlamayacaklar. Fakat, melek gibi harika öğrencileriniz de olacak. Sizin yaşadığınız zorluklarla empati kurup size destek bile olacaklar.

Önce olumlu ve iyi niyetli bir yaklaşım benimsemek gerekiyor bence. Sınıfa ve öğrencilere bir şeyler katacağım, bendeki bilgi ve tecrübeyi aktaracağım diye düşünmek gerek. Sadece müfredatı anlatırım, işime bakarım derseniz öğrencinin dinlemediği durumda elinizde bir şey kalmaz.

Bir duruşunuzun olması lazım. Yani, kiriko hoca çok kızmaz, ama kızınca da fena kızar. Onu o noktaya getirmeyelim demesi lazım çocukların. Burada manipülasyon yapacaksınız. Yapılan bir hatayı tespit edip kontrollü bir şekilde çok kızacaksınız, sesinizi yükseltmeden ama, ciddi bir şekilde. Sonra çocuklar onu bir eşik olarak kabul edecek. Onun üzerine çıkmaktan korkacaklar. İlk zamanlarımda çok kızınca öğrenciyi dersten çıkarıp müdürün yanına gönderiyordum. Hiçbir işe yaramıyor. Çocuk daha arsızlaşıyor, sizin bir şeye gücünüzün yetmediğini fark ediyor çocuklar.

Bende işe yarayan çözümleri söyleyeyim. Sınıf genelde bir erkek, bir de kız liderin/liderlerin etrafında şekillenir. O öğrenciler ne derse diğerleri de onu yaparlar. O lider çocuğu bulacaksınız, geniş bir zamanda yanınıza alacaksınız. Bir güzel dinleyeceksiniz, gizli arkadaş olacaksınız. Görevler vereceksiniz. Sınıfın içinde öveceksiniz, kıymetli olduğunu söyleyeceksiniz. Bir veya birkaç seans sonra o lider çocuk artık sizin askeriniz. Ne derseniz yapacak, sözünüzden çıkmayacaktır. Bu çocuğu kullanarak, görev ve sorumluluk vererek siz daha sınıfa girmeden önce dahi sınıfı kontrol ettireceksiniz. Sınıftan ses çıkarsa da teneffüste ondan hesap soracaksınız. Bir de böyle kız öğrenci bulacaksınız. Aynı şeyleri ona da yaptıracaksınız.

Her sınıfta böyle olmaz, ben en sıkıntılı sınıfta bu yöntemin işe yaradığını gördüm. Gerçi zaten ben sosyal açıdan iyi adapte olabilen biri olduğum için yaklaşık 1 ay sonra öğrenciler beni tanıyıp sevince böyle sorunlarım kalmadı. Ama benim sınırlarımın hep farkında oldular, o sınırlardan çekindiler. Çok emek verdim, teneffüste, okul sonrasında onlara değer verdiğimi hissettirdim, onlara zaman harcadım. Gerçekten de değer veriyordum zaten. Öğrenciden nefret ederseniz bu ilişkilerinize yansıyacaktır. Geçmiş olsun. Bir şekilde sevmeniz lazım. İçinizden gelmiyorsa onları sevmek, işinizi düzgün yapabilmeniz için mecburen seveceksiniz.

Bunlar olumsuz özellikler, size öğretmenliği sevdirecek o harika öğrenciler de olacak zaten. Onlara da değer verin, sevildiklerini bilsinler. Onlar zaten size sorun çıkarmayacaklardır.

Benim ilk zamanlarımda gizli gizli ellerine İngilizce sözlük alıp ben görmeden bana en zor olduğunu düşündükleri İngilizce kelimeleri soruyorlardı. Beni test ediyorlar akılları sıra. Benim alan bilgim çok iyiydi. Bunu onlara fark ettirdim. Bir yerden sonra bana saygı duymaya ve otorite kabul etmeye başladılar.

Şimdi fark ettim, siz zaten tecrübeliymişsiniz. Bunları kendiniz de fark etmişsinizdir zaten. O zaman bence sorun yok demektir. Bir diğer yöntemim de, fake it till you make it yöntemi. Bu yöntemde, kaygılı, endişeli hissetsem bile kendi kendime sınıfın kapısından girerken bu sınıfı harika yöneteceğim, harika bir ders geçireceğim deyip öyle girerdim. Zamanla bu benim karakterim oldu. Artık her yaptığım işe bu işi harika yaparım, ben mükemmelim diye başlıyorum. Sonuç çok büyük oranda olumlu oluyor. Olmuyorsa da kendime eziyet etmiyorum. Hayat bu, her şey olabilir. Her şeyi başarmak zorunda değiliz.

Tecrübenize saygı ve değer göstermekle birlikte benim çalıştığım okulda nice +10 yıl tecrübeli öğretmenlerin bu hataları yaptığını ve süreci yönetemediklerini fark ettim. O yüzden bakış açısı değişimine ihtiyacınız olabilir.

Biraz düzensiz yazdım kusura bakmayın. Eminim alan bilgisi çok iyi, müthiş bir öğretmen ve harika bir insansınız. Fakat bildiğiniz gibi öğretmenlik çok zor bir iş. Bazı yöntemler benimsemek gerekiyor.

Yazdıklarımı bir değerlendirin, size uyanı benimseyin.
Söylediklerime yorum ve değerlendirmeniz olursa onları da konuşabiliriz.

Sevgiler.

slymene

Öncelikle kesinlikle psikiyatri desteği, sonrasında sosyal fobi alanında bilişsel davranışçı terapi uzmanı bir klinik psikolog, eş zamanlı olarak da sosyal fobi ile ilgili kendine yardım kitaplarından faydalanmak yararlı olacaktır.

Fakat ilk olarak ilaçla bir ön destek sizi oldukça rahatlatır sonrasında terapi ve kitaplarla ilerlenir düşüncesindeyim.

psmstc

terapiyle çözülebilecek bir sorun. bilişsel davranışçı terapiyi araştırabilirsin. bir de hayatı yeniden keşfedin kitabını kesinlikle okumalısın.

nick bulamadim

Tecrubeli bi ogretmeni taklit edin. Sanki o derse giriyormus gibi. Tiyatro gibi.

halk

hipnoterapi uygulamalari var telefona kurabileceginiz. ingilizceniz varsa harmony tavsiye ederim ancak parali. bende de araba kullanma fobisi olusmustu, bu ise yaradi. bir defa da psikologdan yardim almistim sosyal fobi konusunda ama hipnoterapi konusunda iyi olan biri de cok pahaliya mal olabilir. 2-3 seans gerekebilir.

bir varmis bir yokmus
1

mobil görünümden çık