1- Ben asla ders çalışamıyorum. Kitapları alıyorum ama sonrasında kapağını açmıyorum. Bir sürü de bahanem oluyor. Çalışmam gereken ders hayatımı değiştirecek beni rahat ettirecek durumları sağlayacak. (örneğin görevde yükselme veya kpss) Ama bir türlü olmuyor. Sıfır çalışma ile girdiğimde hep 50-60 lı puanlar alıyorum. Çalışsam 80-90 gelir diyorum ama çalışamıyorum.

İşten eve gelince yatağın içine girip TV izliyor bilgisayar oynuyor yada tavanı izliyorum. Düzenli ders çalışanlara çok imreniyorum

Ne yapmalıyım?

2- Üstümde saçma bir duygusallık var. Yani bir insanın yada bir arkadaşımın başına bişey gelse üzülmem ama çöpe atılmış peluş bir ayıcık görsem oturur ağlarım.

Bu normal mi? Acaba bir sorunum mu var?

 

Çoğu insanın yaşadığı şeyler bence. Hele de bizim ülkemizde.

Benim de çalışasım gelmiyor, bir şeyler üretesim gelmiyor. Ne için diyorum? Fakirliğimize çalışıyoruz gibi hissediyorum.

Tüm dünyada böyle mi, her asır var mıydı bu duygular bilmiyorum. Ama sosyal medyada maruz kaldıklarımız, tükettiğimiz gıdalar, radyasyon, ekonomik ve siyasi olayların hepsi büyük bir etken bence.

Ama yapacak başka bir şey olmadığı için, ben bir şeylere çalışmam gerektiğinde ortam değiştiriyorum. Mesela bir kütüphaneye, cafeye, köy evine, memlekete, teyzemin amcamın evine falan gidiyorum. Bir de kitaptan çalışmayı sevmiyorum. Genelde video dershane veya video anlatımlar izleyip sadece soru çözerken kitaba bakıyordum.

Siz de en iyi nasıl çalışabileceğinizi bilirsiniz, bence ortamı ve yöntemi değiştirin.

Ve neden çalışamıyorum batağına düşüp çırpınmayın, çıkamazsınız. Bir an önce harekete geçin.

Son olarak, kan testi yaptırın derim. Eksik bir vitamin varsa onları düzenleyin. Dikkat eksikliğiniz varsa psikiyatr ile görüşün, ilaç yardımıyla odaklanmanızı artıracaktır. Her şeye rağmen mutlu olmaya çalışın. Mutluluk neredeyse kanseri bile yenebilecek güçtedir ^^ Hobilerim ve aşk olmasa ben de çok zorlanabilirdim, öyle şeyler de katabilirisiniz hayata.

ananiyimioguz

vay arkadaş tez gibi cevap yazdım ama kaydetmedi. sorunu silip tekrar mı girdin :)

neyse yazdıklarımın özeti şuydu:
1. kendini zor durumda bırak, insanlara söz ver, kaçacak bahanen olmasın, ele güne karşı rezil olmamak için mecburen çalışacaksın.
kafanı yormadan özet one pager'lar yap. word'de landscape formatta 2 kolonda. ekran görüntüsü al bunları, fotoğraf arşivinde albüm yap.
güzelinden bir ipad al ve gece yatmadan önce 15-30 dk üzerinden geç.
2. sanırım herkeste olan bir şey. pandemi + fakirleşmemiz, gündemin inanılmaz değişimiyle gelen stres bizi kırılgan yapıyor.

bak destan gibi yazımı böyle özetledim. sen de özet yapmaya başla. zihnini meşgul etmez bu özet hazırlama işi, yorucu da olmaz.

gabe h coud

Dopamin diyeti yapmanı tavsiye ederim.
Şöyleki sen işten eve geldiğinde sürekli keyif verecek aktiviteler yapıyorsun. Televizyon, oyun, yemek vs. Hal böyle olunca beynin ders çalışmakta bir zevk unsuru göremiyor.
Bende işe yarayan taktiği söylüyorum.
Eve geldiğimden itibaren telefona dokunmuyorum. Yemek yedikten sonra kendimi karanlık bir odada 20-25 dk gözüm açık bekliyorum. Hayal bile kurmam yasak. Hiçbir şey düşünmüyorum, kendi kendime konuşmuyorum.
Bu süreçte filtre kahvem de demlenmiş oluyor. 20 dk sonra masa lambasını açıp kahvemi koyup saniye beklemeden, düşünmeden kapağı açıp okumaya başlıyorum.
Benim çalışma periyodum uzun olmalı. Kendimce verimim düşene kadar çalışmaya devam ediyorum. Sonra dinlenmek için yine karanlık oda.
Artık günümüzde herşey çok hızlı akıyor. İnstagram vs beynimiz 3-4 saniyede tüketecek şeylere alışıyor. Bu yüzden görece uzun tempolar bize acı veriyor.
Haftada 3 gün böyle yapsan zaten istediğin puanı alırsın bence.

Dediklerimi yap, işe yararsa kahvemi isterim :)

Omelas'ı Terk Eden Köylü

Valla başarısızlık için o konuyla ilgili bir emeğin olması gerekiyor, yani en azından deneyip yapamaman lazım. Sende ise durum öyle değil, sen hiç gidip denememişsin bile. O yüzden tahminim sınavlar senin için çok önemli değil. Ya da kafanda zaten kendi konumunu kabullenmişsin bence.

Yok "ben çalışmak istiyorum ancak ne yapacağımı bilmiyorum" diyorsan da ne yapacağını söyleyeyim, gidip oturacaksın o masanın başına. Bunun başka sihirli bir yolu falan yok.

2) O peluş ayıcık sana bişeyleri çağrıştırdığı için üzülüyorsundur bence. Yani esas mesele ordaki o oyuncak değil onun sende olan çağrışımları. Belki o obje bişeyleri tetikliyordur falan filan.

j r r tolkien hayrani

yataktan çık :) ben de öyleyim. yatakta çalışılmıyor.

photo85

1) Ders çalışmanın seni götüreceği noktaya mecbur olmadığını düşüniyorsun içten içe. Ayrıca çalışsam 80-90 alırım diyorsun ama çalışıp da alamama korkusu da var yine içten içe. Çalışmadım az aldım demek kolay ama çalıştım da az aldım demek sana kendini yetersiz hissettireceğinden o yetersizlik korkusundan kaçmak için kendini anında dopaminlik aktivitelere vuruyorsun.

İkinciye cevap veremem, mesleğim ilki olduğundan ilkine cevap verebildim. İkincisi psikolog arkadaşlara sorulmalık.

inanna

Dopamin bağımlısısın. Dopamin diyeti yaparsan kendine gelirsin. Günümüzün problemi de overdoze dopamin nedeni ile sönen hayatlar cidden.

üzme kendini, bu bi bağımlılık ve çözümü de var

zimbirik

ogleden sonra kafa calismaz genelde. bir cok insanin sabah 10'a kadardir zihninin en acik oldugu zaman. ben cok caliskanim gerci, gece gundur okur calisirim. ben de niye boyleyim bilmiyorum yoruldum cidden. simdi almanca'ya taktim, sabah aksam calisiyorum.

bir varmis bir yokmus
1

mobil görünümden çık