
eskiden araba almak daha zordu. 90lı yıllarda üretilen arabaların saçları durduğu yerde bile paslanıyordu, özellikle yerli arabalar, günümüz arabalarında bu sorun kalmadı.


Biz arabayı sadece yazlığa giderken bir de bayramlarda kullanırdık. 6 ay hiç kullanılmadan yattığı olurdu. O yüzden branda.


Araba ev fiyatina satiliyordu o zamanlar.


arabalar daha pahalı değildi, ev fiyatına falan hiç değildi. şimdiki zamandan çok da farkı yoktu.
babam 1991 şubat'ta renault 21 concorde aldı 85 milyon liraya. şimdi enflasyon hesaplayıcıdan baktım, o para bugün 210.000 lira yapıyor. yani o zamanın lüks makam aracı sayılabilecek bir araç. bugün bakıyorsun o ayarda araçlar yine o fiyat.
ben 2000 aralık'ta renault clio aldım 9.5 milyara. ona baktım 98.000 lira yapıyor. e full clio bugün de o fiyat. yani araç fiyatı pahalıydı, millet kıyamıyordu değil.
iki aracın da brandası vardı (bu arada bu iki araç da hala bizde, kullanıyoruz ama brandaları attık). ankara'da hiç branda örtmedik, ama yazlığa gittiğimizde toz toprak, nemli hava, cayır cayır güneş. her gün açar açar örterdik. ankara'da çevremizde de branda açıp örten pek görmezdim.


Hayir, ev fiyatindaydi.
He dersin ki ev o kadar pahalı değildi o yuzden oyle, anlarim bir nebze.
O enflasyon hesabiyla bugünkü değerini bulamazsin abi. O hesabı yapabilmek pek mumkun degil zaten. Spesifik urun kaleminden bahsediyoesun, hem de piyasasi bir cok faktorden etkilenen urun, bir suru degiskeni hesaba katman lazim. Bugun degerini bulmayi birak o değere yaklasmak bile zor 2dk da hesaplayip.


Ev fiyatınaydı +1
Çok iyi hatırlıyorum ev fiyatına olduğunu. İstanbulun kuytu semtlerinde çok rahat ev alınabiliyordu.


89 ve 90 yıllarında dedemle biz reno toros almıştık sıfır. dedem 89da, biz 90da, neyse bildiğin bayağı güzel bir apartman dairesi fiyatı verdiydik.
kaloriferli evler o zamanlar küçük şehirlerde çok enderdi lakin bildiğin sıfır bayağı güzel bir apartman dairesi alınıyordu bi toros fiyatına bile.
kaldıki annem ve babam mühendisti ve zamanına göre çok iyi kazanıyolardı buna rağmen yıllarca para biriktirmişlerdi ev aldıktan sonra.


araba pahalı değildi diyenler muhtemelen toplumun geri kalanının alım gücünden haberleri yok. yazlık mazlık sallıyorlar


Ev kredisi diye bir sey olmadigi icin evler ucuzdu, o yuzden kafalariniz karisti biraz.
Biz istanbul'da tek maasla ev alabilmistik. Emekli olanlar aldiklari toplu parayla ev alabiliyordu.
Bankalar 10 sene kredi vermeye baslayinca ev fiyatlari uctu.
Dogru karsilastirma yapacak olursak ev diye istanbulu dusunmemek lazim. ic anadoluda evler 180bin, golf de 180bin.
Yani hala ev parasi.
Gerci istanbulda da artik 200bine ev alabiliyorsun.


O zaman sitede değil mahallelerde otururduk, ağaçlar boldu sokaklarda. Bir ara babam da branda sererdi arabanın üstüne, kuş kakaları boyaya zarar veriyor diye. Bir de sokaklarda çocuklar oynardı, top gelmesin, üstüne çıkanlar zarar vermesin diye örterdi kimisi de.


konunun araba fiyatlarıyla en ufak alakası yok.
arabanın üstüne branda sermek hem zahmetli, hem kötü görünüyor hem de fazla "buldumcuk" bir hareket. bu görmemişliği fark eden insanlar yavaş yavaş bıraktı.
ama eski arabaların boya ve kaportalarının daha dayanaksız olduğu konusuna +1
3 kuş sıçımı silinmezse boyayı eritiyordu, şimdilerde nispeten daha dayanıklı.


Modaydı kapalı garaj yoktu ve araba zırt zırt her gün kullanılmıyodu + iklim daha sert
