orta sınıf safsatası soğuk savaş döneminde batıyı komünizme kaptırmamak için uydurulmuş bir hikayeydi. artık komünizm/sosyalizm yok, çok daha özgür ve güzel bir dünyada yaşıyoruz (!). haliyle sermaye sahiplerinin bizim çıkarımızı düşünmek için sebebi yok. türkiye'deki kriz ortamı, mülteci krizi, avrupa ve abd'de bile enflasyondan şikayet edilmesi, işsizliğin artması vs... bunlar temelde kriz bile sayılmaz, hepsi bilinçli olarak yapılan şeyler. kriz sadece EŞEK GİBİ OKUYUP/ÇALIŞIP insanca yaşamaya çalışan İŞÇİ için var.
kişisel olarak "neyi farklı yapabilirdim?" sorusu sorulabilir elbette. kendi kariyerin nereye gider/gidebilir, aynı seviyedeki diğer insanlara kıyasla ne kadar kazanıyorsun, nasıl yaşıyorsun vs... bunlar elbette düşünülecek. "sistem bozuk" deyip her şeyi bırakalım, köprü altlarına çökelim, içelim uyuşturucuya düşelim demiyorum.
amma isteyen edgy bulsun, isteyen ergen desin ben şu an içinde yaşadığımız düzeni akıl hastalığından farksız görüyorum. 3-5 it daha zengin olacak diye "belki 50 yaşından sonra rahat ederim" diye kendimi paralamak niyetim yok. çalışanın karşılığını aldığı bir zamanda yaşamıyoruz zaten. al bak koca bir ülke sabahtan akşama çalışıyor, kaç tanesi zengin? sabahtan akşama yük taşıyan veya fabrikada çalışan adam tembel mi de geleceği yok?
biz boomer'lar gibi savaş sonrası bolluk yaşanan, okuma yazma bilenin memur olabildiği zamanlarda yaşamıyoruz. üç tane iş için üç bin kişi birbiriyle dövüşüyor, girenin de kazandığı hayatta kalmaya yetiyor. çok çalıştım kazandım vs. diyenler toplumun anca yüzde 3'ü 5'i filandır.
o yüzden kendine de çok yüklenme bence. BAZI İNSANLAR sorunlu olabilir. sorunun BİR KISMI bireylerde olabilir. ama içinde bulunduğumuz düzenin kendisi adil veya çalışmayı ödüllendiren bir sistem değil yani zaten, demek istediğim o. bak günde yoluyla beraber belki 10 saat AYAKTA ÇALIŞAN insanlar "geçinemiyoruz" diyor, aldıkları cevap "daha iyi iş bul" oluyor. böyle aşağılık bir algı, böyle aşağılık bir sistem işte. olm hayırdır ya, öyle veya böyle GÜNÜNÜN 10 SAATİNİ HERHANGİ BİR İŞE VEREN insanın kirayı zor çıkarabilmesi nasıl normalleştirilebilir? bu nasıl bir akıl hastalığı, bu nasıl bir köpeklik? sorun bu insanlar mı, sen misin ben miyim yoksa bir türlü doyuramadığımız açgözlü *rospu çocuğu sermaye sahipleri mi?
yani bak etrafına mesela kaç tane çalışan halinden memnun ki? koca bir ülkede çalışan nüfusun yüzde 60-70'i tembel veya aptal olabilir mi? bu bir sistem sorunudur. biz az çalıştığımız, dangalak olduğumuz için zorlanmıyoruz. çok çalışkan, çok zeki adamlardan bazıları aradan sıyrılıyor. 100 kişiden 2-3 tane zengin çıkıyor, bunu bize başarı hikayesi olarak pazarlıyorlar. o arada belki temel imkanlara sahip olsa bilim insnaı, doktor olabilecek kişiler aç karnını doyurma derdi yüzünden hiçbir yere gelemiyor. onu gören yok. halk bunun bilincine varsa zaten ayaklanır çünkü.
kusura bakma çok dağınık oldu ama meramımı anlatabilmişimdir umarım. büyük firmada çalışıyorsun, günde 11-12 saat iş yapıyorsun, sürekli sinir stres... ve kendin diyorsun işte ne yani karşılığı? bu sen tembel, beceriksiz, yetersiz olduğundan mı? eminim değil. mutlu olabilmek, rahat yaşayabilmek, iyi hissedebilmek için DAHA NE KADAR çalışman gerekir mesela? sorun sen misin? bence değilsin.
velhasıl dünyada para için çalışması gereken hiçbir insan için iyi bir zamanda değiliz. hiçbir zaman çok iyi değildi zaten bence de daha iyi olduğu dönemler muhakkak vardı.
0