bu duyuruyu dün gece gördüm. bilhassa yazmadım, çünkü bazılarının sazan.avi gibi gelip yalan yanlış bir şeyler döşeyeceklerini çok iyi biliyordum :))
öncelikle, feto & akp & tarikatlar & siyasal islam; bunların çok belirgin bir ortak noktası vardır: yalan ve iftira.
medya tarafından bütün gezi parkı süreci bu şekilde lanse edildi, hala da ödleri kopuyor, harıl harıl her yere yazılar döşüyorlar ki gerçekler unutturulsun.
onun için, okuduğunuz yazıları bu üstte belirttiğim "yalan ve iftira şebekesi"nin varlığını göz ardı etmeden okuyun, özellikle bugünlere yaşı yetmeyenler..
peki neydi bu iftiralar?
1- "kabataş'ta belden yukarısı çıplak, ellerinde deri eldivenler, başlarında siyah bandanalar bulunan 70-100 kişilik baş örtülü bacımızı dövdü, üzerine işedi, görüntüleri var bizzat ben izledim"
bakın bunu herhangi bir aktroll medya elemanı, yorumcu, mv'i vs demiyor. bizzat "dönemin başbakanı" kendisi diyor. peki ne oldu? görüntüler tabii ki yok. belirtilen saatte kabataş iskelesi görüntüleri çıktı herkes işinde gücünde. bunu iddia eden kadın da daha sonra bunun iftira olduğnu kabul etti :)
tr.wikipedia.org2- "cami'de bira içtiler yalanı"
bu feto & akp ortaklığı ustalık eseri bir iftira, .......lik.
yine dönemin başbakanı ortaya böyle bir şey attı. bu arada sosyal medya bütün dünyada yükseliş döneminde, geziyle ilgili onlarca hatta yüzlerce video var. fakat 1 tane bile cami'de içki içildiğine dair görüntü bulamadılar.
peki ne yaptılar sonra?
zaman gazetesi (feto) elinde kola kutusu tutan bir gencin elindeki kolayı photoshopla bira yapıp, üzerine de flu-sansür haline getirip piyasaya sürdü. bütün yandaş medya organlarında "cami'de bira içtiler işte kanıtı" diye bu fotoğraf sürüldü. gencin hayatı alt üst oldu. yolda görenler yüzüne vs tükürdüler, halbuki olay külliyen yalandı.
o zaman daha büyük bir şerefsizlik söylim..
o dönemki dolmabahçe camii müezzinini bu yalana ortak etmeye çalıştılar. adam "din adamıyım, ben yalan söyleyemem, cami'de bira içildiğini görmedim" dedi. sonra ne mi oldu? adamı görev yerinden sürdüler :))
3- "polisimizi şehidd etillerr" yalanı.
olaylarda hayatını kaybeden polis için dönemin başbakanı çıktı anında bu açıklamayı yaptı.
olayın aslı, 20 saat üzeri aralıksız çalıştırılan polis, göstericileri kovalarken inşaatı süren alt geçite düşerek hayatını kaybediyor. "dönemin başbakanı"nın açıklamalarından hemen sonra mesai arkadaşları olayın aslını anlattılar her yere.
bak bunlar ilk anda aklıma gelenler. hepsini detaylarıyla hatırlıyorum. o zaman bütün medyanın nasıl kontrol altında olduğu (eylemler fonlanıyor ya hani çok enteresan ama bütün medya gezi aleyhine çalışıyor :)) ) bariz bir biçimde ortaya çıkmıştı.
sosyal medya aktroll örgütlenmesime ağırlık vermeleri de bu zamanlara denk gelir, çünkü gezi olaylarıyla birlikte tv dönemi resmen bitmişti.
sorunun cevabını da yazacağım tekrar, ama bu mesaj, üstümdeki mesajların gerçekliği hakkında insanlara bir fikir verebilir umarım.. çünkü burada bile seküler bir hayat yaşıyormuş gibi duyurular açıp-cevaplayıp ancak bana özelden "erdoğan adını duyunca bile çıldırıyorsunuz di mi.." diye cevap atan troller var..
ona göre ölçüp biçip tartıp değerlendirin cevapları vs..