[]

"yaşamak çok büyük bir lütuf değil; ölmek çok büyük bir felaket değil"

çelişkili gibi duruyor ama yaşamaya devam etmek için başlıktaki gibi düşünebilmeye ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim. böyle düşünmeme yardımcı olabilecek film, kitap, blog, dizi, her türlü medya, kaynak vs. önerinize ihtiyacım var. teşekkürler




 
  • mimikikili  (23.07.23 08:15:14) 
Bende bu etkiyi direkt yaşamın tarihi ile ilgili kitaplar yapıyor, onları okudukça rahatlıyorum.

Milyarlarca yıl önce başlayan hayat bir şekilde evrile evrile bugünlere ulaştı. Bildiğimiz kadarıyla en az beş defa dünya üzerindeki hayat neredeyse tamamen sona erdi. Bütün yaşamış canlı türlerinin kabaca %99.9'u yeryüzünden silinmiş durumda. Ve tekrar olacak; biz doğayı ne kadar korusak, verdiğimiz hasarı geri alacak bir teknoloji bulsak da dünya kendi doğal döngüsü içinde yaşanamaz bir hale gelecek... Ha bu arada bunların hepsi de evrende salınan sonsuz sayıda gezegenden birinde olup bitiyor.

www.goodreads.com
www.goodreads.com
  • salihdt  (23.07.23 11:37:57) 
yasını tutabildin mi? terapi almayı denedin mi?


  • anna sun  (23.07.23 13:05:29) 
@anna sun, hala yas tutuyorum, terapi alıyorum


  • mezzosprite  (23.07.23 18:32:16) 
[]

Iphone - indirilip silinen bazı uygulamalar

Bir şey için app store'da satın alma geçmişine bakarken yakın bir tarih aralığında bir grup uygulamanın indirilmiş (ve silinmiş) olduğunu gördük ama telefon sahibi bu uygulamaları indirdiğini şiddetle reddediyor. Ios ele geçirilmeye karşı oldukça güvenli diye biliriz ya, ne kadar öyle? Başka biri bu kişinin şifresini kırıp başka bi cihazda bu uygulamaları indirmiş olabilir mi? Uygulamaların hangi cihazdan indirildiği, ne kadar kullanılıp ne zaman silindiği gibi bilgilere de erişemedim.
İki gündür uyuyamadığım bir konu, yardımlarınız için şimdiden teşekkürler.



 
Zor bir olasılık. Sanırım dating app'lerden bahsediyorsunuz. Eğer çocuğu varsa o indirip silmiş olabilir. Sosyal çevresine göre arkadaşları yapmış olabilir vs. Ama dışardan hackleyip neden uygulama indirsinler ki? Hadi indirdiler, neden silsinler? Bir amacı olması gerek bunun, buna mantıklı sebep bulmakta zorlandım ben. Böyle bir şey olsa reklam uygulamaları falan yüklenir en fazla ama anladığım kadarıyla siz yakın çevresinden biri bunu yapmış olabilir mi diye düşünüyorsunuz, bu daha da güç bir ihtimal.


  • akhenaten  (14.07.23 07:57:57 ~ 10:37:45) 
şimdi siz söyleyince baktım, benim 2008 senesinde indirmiş olduğum uygulamalar bile gözüküyor.
başka birinin indirmiş olabileceğini düşünmüyorum ben de. bu zamana kadar kimse şifremi de kırmadı.
ayrıca o geçmiş kısmında uygulamayı sola çekince "gizle" diye diye bir seçenek de çıkıyor.

gizlice indiren, çok korkan telaşlanan biri burdan gizlemeyi de yapardı, geçmişi de silerdi. çok önemsediğini düşünmüyorum o nedenle, en fazla merak edip indirmiş sonra silmiştir.
  • artci sarsinti  (14.07.23 09:56:22) 
olamaz. indirip sildigin uygulamalar orada gorunur. hesap hackleyip uygulama indirmenin hicbir numarasi yok ki...

belki baska birinin telefonunda girmistir hesabini (parali bir uygulamayi indirmek icin) sonra cikmayi unutmustur, telefonun sahibi de baska uygulamalar indirmeye devam etmistir filan... ama bu da epey zorlama yani.
  • supergirl  (15.07.23 15:36:25) 
[]

AB tatili - covid aşısı - İngiltere transit

Merhaba,

Avrupa tatili için covid aşısı gerekli mi?

İngiltere transit uçuşlarda yeşil pasaportla sorun olur mu?

Teşekkürler

 
ingiltere yeşil de olsa transit uçuşlarda transit uçuş vizesi istiyor ama online elde edilebiliyor bu vize diye biliyorum.


  • kurbanlik koyun  (04.06.23 13:55:16) 
[]

Cansız yatan insanın fotoğrafını çekmek

Bir iş arkadaşının ölüm haberini alıp polisten önce olay yerine (rahmetlinin evi) intikal ederek sağlık ekiplerinin incelemesi esnasında gizlice fotoğraf çekme davranışını nasıl değerlendirirsiniz? Sadece bacakları görünüyor ve giyinik.

Ben çıldırdım da abartıyor muyum diye merak ettim.


 
Psikopatça


  • olaylar olaylar  (05.05.23 23:27:44) 
Boyle bir durumda foto cekmek 40 yil dusunsem aklima gelmez. Sordunuz mu, niye cekmis, sagda solda paylasmak icin mi?


  • freedonia  (05.05.23 23:30:38) 
Günümüzün normali, bugüne hoş geldiniz.
Ben olsam haberi veren kişi olmaya çekinirim.

  • pavlis  (05.05.23 23:32:13) 
Önce kalbinin atmadığını gösteren alet var ya, hani düz çizgi, onu çekmek için çektiğini söyledi. Onu neden çekmek istediğini sormadım. Sonra "senin için çektim" dedi. Bana baş sağlığına bile gelmeyen bi insan bu arada, fotoğraftan da birileri ağzından kaçırınca haberim oldu.


  • mezzosprite  (05.05.23 23:35:15) 
Ölen kişi ile fotoğraf çeken kişinin yakınlığı ne. Ölen kişi sizin yakınınız mı? Bu fotoğraftan başkalarının haberi varsa onlara neden bu fotoğraftan behsetmiş? Duyuruyu ve cevabınızı okuyunca bunları düşündüm ben şahsen?


  • yazdonumu  (05.05.23 23:43:54 ~ 23:48:13) 
Yani iş arkadaşı, bi samimiyet var ama yakın arkadaş sınıfında değil, o eve ya bir kez girmiştir ya da girmemiştir öncesinde. Biz onun evine bir kez gitmiştik, ailecek görüşülen biri değil de işle ilgili bi şey olduğunda dördüncü sırada falan aranan kişi olur belki.
Fotoğrafını çektiği kişi benim annem. Ben o sırada çok uzaktaydım.
Fotoğrafı sadece iki kişiye gösterdiğini söylüyor ama benim onlardan öğrendiğimi tahmin ettiği ya da bildiği için öyle söylediğini düşünüyorum.
  • mezzosprite  (05.05.23 23:50:55) 
bir kaç ay önce daha önce hiç tanışmadığım karşı komşumdan gelen çığlık sesleri üzerine evlerine girip, evin babasının banyoda yattığını gördüm, ambulansı aradım diğer komşular vs geldi, adamın eşi ve kızı sürekli ağlama halindeydi. sağlık görevlileri vs geldi sonra. öyle bir ortamda fotoğraf çekmeyi geçiyorum, ambulansı aramak dışında fotoğraf çekmeyi bırakın, elimde telefon olduğunu bile hatırlamıyorum. kendi annesi babası olsa bile öyle bir durumda onu düşünebileceğini sanmıyorum. kesinlikle hiç normal bir davranış şekli değil.

fotoğraf çekmesi asla normal değil başkalarına göstermesi kısmını düşünemiyorum bile.
  • hypathia  (05.05.23 23:56:56) 
Psikopatça +1


  • dissendium  (06.05.23 00:04:51) 
Mezarını da çekmiş bu arada. Diğer fotoğrafı sildirirken gördüm.


  • mezzosprite  (06.05.23 00:05:08) 
Başınız sağ olsun. Yani ne yapmaya çalıştığının mantıklı bir açıklaması yok olumlu veya olumsuz şekilde. Bu sebeple sinir bozucu biraz da. Muhabbeti kesmeniz yeterlidir bence.


  • havadakarada  (06.05.23 00:41:13) 
Adam nekrofil olabilir.


  • Avoiding The Puddle  (06.05.23 00:51:06) 
Oncelikle basin sagolsun ve bence de normal degil.

Agir bir psikoloik sorunu yoksa da oraya evriliyor gibi. Belki kendine olumun gercekligini surekli hatirlatacak bir sey tutmak istedi ama yine de saglikli bir yaklasim degil.

Dedem vefat ettiginde onun yatakta yatan cansiz bedenini ben de cekmek istemistim ama onu son gorusum oldugu icin. Bi daha asla ona bakamayacagim icindi ama yapamadim, hatta hicbir esyasini da saklamak icin alamadim. Hani cok yakininiz olsa sok halinde bu tur dusunceler gelebilirdi aklina ama uzak biri diyorsun.

Normal degil.
  • e mice  (06.05.23 01:17:44) 
Psikopatça + sapıkça...


  • Cesario  (06.05.23 01:18:40) 
Başınız sağolsun
"Mezarını da çekmiş bu arada. Diğer fotoğrafı sildirirken gördüm." o zaman galerisini kontrol ettiniz emin olmak için sanırım. Peki başkalarına ait fotolar var mıydı bu tarz? Varsa nekrofili olma ihtimali bana da mantıklı gelecek

  • yazdonumu  (06.05.23 01:23:08) 
abi nekrofil sapık filan neler diyorsunuz ya. adam mezarı da çekmiş onu nasıl açıklıyorsunuz ilerisi için yer tespiti mi yapmış? daha bugün 300km yol yapıp katıldığım cenazede kayın babasının musalla taşındayken resmini çeken arkadaşımı gördüm, sonra cenazeyi toprağa verirken mezarın içinde tahtaları yerleştirirken ben de onu çektim ve gönderdim kendisine, çünkü bu arkadaşım her şeyin fotoğrafını çeken ve dilediğinde paylaşan bir insan, muhtemelen diğer safhaları da çekmiştir, ben bunu da isteyebileceğini düşündüm.

bu duyurudaki olay özelinde de herkes ölüme bu kadar doğaüstü anlamlar yükleyip korkudan titremek eli ayağına dolaşmak zorunda değil ki, birkaç kez şahit olmak yeterli olur o şoku atlatmak için. duyuru sahibinin acısı ve bu dış kapı mandalı olduğu anlaşılan kişiye tepkisi elbette anlaşılabilir (başınız sağolsun), ancak resmi çeken kişi için rahmetliyle öyle derin bir bağ söz konusu değil, sizin annenize yapılsa nasıl hissederdiniz deseniz çok haklısınız, muhtemelen ben de kötü hissederdim ama birileri orada bulunup resim çektiyse bunu anlayabilirdim, çünkü bu çağda böyle bir imkana sahip insanlar, günümüzün normali +1 malesef bu olaylar hep oluyordu ama ancak birkaç on yıldır fotoları herkesçe çekilebiliyor, maruz kaldığımız film dizilerin belki yüzde ellisi bunlar hakkında, insanlar olan biteni ve safhaları merak edebiliyor. birileri fotoğraflar çekiyor ve ancak bu kişi gazeteci olunca biz bunları görüyoruz. kaldı ki sanmıyorum ki gazeteci de bunları çekerken "ahhh şu lanet meslek, nasıl üzülüyorum etkileniyorum şu fotoları çekerken" diyor olsun. sizi elbette anlıyorum ama sapık nekrofil vb son derece abartı buldum. empati yaparken bokunu çıkarıyoruz bazen.
  • engelbert humperdinck  (06.05.23 02:17:41) 
Normal değil, ürktüm bile diyebilirim


  • allezz  (06.05.23 07:18:20) 
Cenaze sahibi olarak ondan ozel olarak boyle bir talebiniz olmadiysa asiri sınırları aşan psikopatca bir hareket


  • instant crush  (06.05.23 09:52:10) 
sadece farklı bir bakış açısı sunmak için yazıyorum, yalnızca iş arkadaşınız olan birinin evine böyle bir haber aldıktan sonra koştur koştur herkesten önce gider misiniz? belki de uzakta olduğunuz için bilmediğiniz bir yakınlık vardı, belki de en iyi arkadaşıydı, vs vs. uzaktayken bunları anlamak olanaksız. ha yine çok creepy bir durum her halükarda.

nekrofil diyen arkadaşların bunun anlamını bilmediğini düşünüyorum.
  • roket adam  (06.05.23 12:31:57 ~ 12:33:21) 
Bence sadece münasebetsiz bir davranış. Başıma gelse kendisine sert bir tonda "ne münasebet" derim.
Başınız sağolsun.

  • benim bir gizli bildiğim var  (06.05.23 13:38:23) 
Başınız sağolsun.

Maalesef bazı insanlar, bunun ne kadar saygısızca bir şey olduğunu anlamıyor. İş arkadaşınız da bu insanlardan sanırım.

Youtube'a yazın da görün, ünlü cenazelerinde kefenle toprağa verilirken gizli gizli çekip youtube'a koyanlar var. Diyecek bir şey bulamıyorum bu insanlara.
  • sailor  (06.05.23 14:34:51) 
Herkese çok teşekkür ederim.
Annem bir okulda müdürdü, bu adam da yakınlardaki başka bir okulun müdürü. Annemin müdür yardımcıları annemi bulunca teyzemlere ulaşamayıp, annemin müdür olan ve olmayan çok daha yakın arkadaşları olduğunu bildikleri halde, belki okulu yakın diye belki de kendilerini yakın hissettikleri için, bu adamı aramışlar. Açıklamaları "ne yapacağımızı bilemedik, başımızda bir müdür olsun istedik". Ve kendileri dışarda beklemişler. Anlamasam ve canımı sıksa da yargılamamaya çalışıyorum korkmalarını. Adam odaları falan da incelemiş şüpheli bi şey var mı diye. Haddi olmayarak. İçimde bu yönde bir şüphe olsa delil kararttı diye şikayetçi olup başına dert açardım. Neyse, uzakta olsam da aralarında iş arkadaşlığının ötesinde bir şey olmadığından birkaç sebepten dolayı eminim, biz neredeyse hergün konuşurduk, her şeyi konuşurduk, birbirimizi normalde ilgilendirmeyeceğini düşüneceğiniz şeylerle bile ilgilenirdik, okulda olup bitenler, gidilen toplantılar ve kiminle gidildiği, kimlerin kahve içmeye geldiği, kaydadeğer sohbet konuları, vs. Bu adamın adı çok nadir geçerdi. Saklamıştır derseniz saklamazdı ama telefonunu inceledim, mesajlarını, görüşme kayıtlarını, konuşmaların ses kaydı bile otomatik kaydediliyordu, her şeyi dinledim. İşle ilgili konuşmuşlar sadece, çok sık da değil. Zaten annemin arkadaşlıktan öte işi olacak bir insan değil.
Bana da sapıkça geldi davranışı ama daha çok saygısızlık olarak değerlendirdiğim için sinirlendim. Yani normalde girip çıkmadığın bir eve başka birinin çağırmasıyla girip ev sahibinin en savunmasız halini neden kaydetmek istersin, bir de bunu neden başkalarına gösterirsin. Ve annem çok güçlü bir kadındı. Belki bundan dolayı çekmiştir diye bile düşündüm, güçlü kadını hazmedemeyen, cansız yatışından tatmin olacak bi tip mi acaba diye ama bilmiyorum, iyi niyetlidir diyor tanıyanlar.
Telefonundaki diğer fotoğrafları incelemedim, sadece bunu sildirirken başka var mı bakayım diye sordum ileri geri yaparken mezarı geldi, mezarını da çekmiştim dedi, ona bi şey demedim.
  • mezzosprite  (06.05.23 15:54:12) 
son yazdığını okudum. Ben baştan beri adam ya kanıt vs varsa kaybolmasın diye kayda aldıysa diye hissettim.(evet çok polisiye izlerim). Zaten monitörü çekmek için olduğunu söylemiş size.yani delil karartmaya pek ihtimal vermedim açıkça ben. Müdür yardımcıları aramış o sebeple gitmiş. Adam anneniz yalnızken vefat etti diye kendince şüphelenip çekti diye hissetim en başta ben nedense.o yüzden diğer soruları sordum.


  • yazdonumu  (06.05.23 16:40:00 ~ 16:49:51) 
bir arkadaşım vefat etse ve bana haber verilse, o an ne yapıyorsam bırakır ve olay yerine giderim ve diğer ortak tanıdıklarımıza da haber veririm, kendi insanlık görevim olarak düşünürüm. fotoğraf çekemezdim sanırım, şüpheli bir durum görsem de çekemezdim ve maalesef naaşına da bakmak istemezdim. yalnızca başında durmam gerekiyorsa konumda bulunurdum ailesinden biri gelene kadar.

fotoğrafı neden çekmiş giden kişi, merak ettim. belki sağlık ekipleri naaşı taşıyıp götürmeden önce ailenin nasıl bulunduğunu bilmesi için çekmiştir. böyle bir şeyle karşılaşsam o kişiye tüm çektiği fotoğrafları sildirtir ve üzerine silinenler klasöründen de sildirtirdim vefat edene saygı açısından.

iyi niyetli mi kötü niyetli mi, meraklı/dedikoducu biri mi bilemeyiz ama sorgulamanız hiç tuhaf değil. başınız sağolsun.
  • deartheodosia  (06.05.23 17:26:50) 
Açıkçası fotoğraf işime de yaradı. Otopsi yapılmadığı için her ihtimali düşünüyordum. İlk görenler arasında olan birileri de ayağı kayıp düşmüş diye çok emin konuşuyordu, beni en çok üzen ihtimal buydu. O fotoğrafı görünce ayağının kaymadığına ikna oldum. O zaman niye gıcıklık yapıyorsun derseniz o fotoğrafı çekmeyi nasıl düşünebildiğini, neden sakladığını, neden başkalarına gösterdiğini anlamıyorum çünkü. O haldeki fotoğrafının ortalıkta gezmesini kim ister? Bi ara benim için çektiğini söylediği halde ben tesadüfen öğrenene kadar benimle iletişim bile kurmadı. Ben fotoğrafı gösterdiği kişilerin ağzından kaçırması sonucu hissettim, sonra kıvırdılar "yok polisin çektiği fotoğraf, zaten biz görmedik, herhalde x kişisi görmüş" falan dediler. Onlar gider gitmez adamı arayıp kesin biliyormuş gibi konuştum sadece his olduğu halde, doğruymuş.


  • mezzosprite  (06.05.23 17:50:56) 
Bu soruyu takip ediyorum. Ek cevap olacak. Bazı telefonlarda fotoğraf silince çöp kutusuna gidiyor. Oradan da silmek gerekiyor. Bence şüpheli bir durum.


  • dissendium  (06.05.23 17:52:51) 
Çöp kutusundan da sildirdim ama whatsapptan sildirmek aklıma gelmemiş. Bana ordan göndermişti ya kaldı orda. Ama mesajı aldığına göre kendi kendine silmiştir diye umuyorum. Silmediyse de bu saatten sonra bi şey dememin anlamı yok çünkü saklama niyeti varsa bi yerlerde yedeklemiş de olabilir.


  • mezzosprite  (06.05.23 18:01:38) 
çok özür dileyerek soracağım ama neden otopsi yapılmadı?


  • anna sun  (07.05.23 15:53:35) 
İnceleyen doktorun kararı. Sağolsun bize sormadan kafasına göre "boşuna kesilmemesi" kararı almış. Başka bir insanın dahli olmadığı kanısında olduğu için. Benim de aklım yerinde değildi ısrar edemedim. Sonradan mahvoldum ama defnedilmiş olduğu için annemi rahatsız etmek istemedim.


  • mezzosprite  (07.05.23 17:34:34) 
[]

Resmi kayıtlara göre abd'deyim

Bir ay önce abd'den çıkarken pasaport kontrolünden geçmedim, iç hatlar aktarmasından inip direkt türkiye uçağına bindim yan terminalden, polis görmedim, sadece türkiye'de pasaport kontrolünden geçtim. Dönüşte "sen ne ara hangi yolla çıktın, niye pasaportuna işletmedin" gibi bi şey sorarlar mı? i94 diye sistemleri var ya o yüzden soruyorum, oradan çıkışım yapılmadı.




 
Hayir olmaz, ben hic cikarken kontrolden gectigimi hatirlamiyorum hatta.


  • songforsomeone  (15.04.23 09:13:54) 
Abd cikisinda pasaport kontrolu yok, havayollarinin paylastigi yolcu listeleri uzerinden ulkeden ciktiginizi biliyorlar


  • kaynaklari etkin kullanamayan iktisatci  (15.04.23 09:39:30) 
Edevletten yurda giriş çıkış sorgulama yi bi kontrol edebilirsiniz


  • melancholia  (15.04.23 14:03:05) 
[]

(+18) ölürken düşme pozisyonu - bilinç açıklığı

Arkadaşlar lütfen şu konuda bana yardımcı olun, kime sorsam önemi yokmuş gibi konuşup geçiştiriyor ama benim için öleceğini bilmiş olup olmaması önemli.
Gördüğüm resimde sırt üstü yatıyor, sol bacağı düz, sağ bacağı dış yana doğru bükük, kollarının konumunu göremedim. Ayağı kaymış olabilir diyorlar, bence kaymamış, iki ayağı da kilimin üstünde duruyor ve kilim hafif kaymış, o da düşmenin etkisi diye düşünüyorum, ayağı kayıp düşse kilim daha çok yer değiştirip toplanmış olurdu gibi geliyor.
Bir insan sırt üstü neredeyse dümdüz düşüp başının arkasında solunumla ilgili bölgeye darbe aldıysa (ölüm nedeninin bu olduğu kanısındalar) düşerken bilinci çok büyük ihtimalle kapalıdır diye düşünüyorum, doğru mu? Öyle olmasa başına o kadar sert bir darbe alır mıydı, kendini kollarıyla falan durdurmaz mıydı başı yere vurmadan? Ya da düştüğünü bildi de mecali mi olmadı dirseklerini yere koymaya, öyle olabilir mi? Ben hayatımda bi kere bayılmıştım mesela, başımı yere sert bir şekilde vuracak kadar bilinçsizdim saniyelik olarak ama telefon elimden yere düşmedi, nasıl oluyor anlamıyorum. Hiç bilemez miyiz? Evde yalnız olduğu için otopsiye göndermediler, boşuna kesilmesin demişler. Ben de bir şeyin farkında değildim o gün, sonradan bu kadar kafamı kurcalayacağını bilemedim.

Edit: Otopsi yapılmalıydı kesinlikle. Zaten doktor da normalde yapılması gerektiğini ama şüpheli bir durum görülmediği için yaptırmadığını kabul etti definden sonra. Öncesinde bilseydim kesinlikle isterdim. Ölüm nedenini bile ona göre yazdı otopsiye gitmeyecek şekilde. Bi bakılsa dedim ama ısrar etmemiştim o zaman. Şimdi en sevdiğim insanı genç yaşında neden kaybetmek zorunda kaldığımı bilmemek beni mahvediyor. 3 hafta oldu, böyle olacağını bilseydim ısrar ederdim.

 
hiç bilemeyiz. 1 bayılma deneyiminiz var, telefon elinizden düşmedi diye hep öyle olacak demek değil. bir şekilde her detaydan anlam çıkarmaya çalışıyorsunuz ki bu normal ama her yorum için bir karşı yorum da olacak. bilme şansınız yok.
umarım çabuk atlatırsınız bu travmayı

  • kisa  (07.04.23 08:55:34) 
İnme, anevrizma yırtılması vs sonucu bilincini anlık kaybedip düşmüş de olabilir. Yani, beyin kanaması geçirdiği için düşüp, düşmenin etkisiyle, solunumu sağlayan bölgeye de darbe alıp, vefat etmiş olabilir. Bana da düşüş şeklinden, bilincini kaybetmiş gibi geldi.


  • PhoenixRising  (07.04.23 09:02:22) 
Ceza hukuk alanında çalışan bir hukukçu olarak cevap vermeliyim ki otopsi istenmesi gereken bir durum mevcut. Olay yerine incelemeye gelen savcının da otopsi istemesi gerekirdi bu durumda


  • apocalipy  (07.04.23 10:58:11) 
bir yaşlı akrabam da evde tek başınayken öldü. çocukları ısrarla otopsi istemediği halde savcı kabul etmeyip otopsi yapılmasına karar verdi. evde tek başına olması daha da şüpheli görüldü. bu mantıkla sizde de otopsi yapılmalıydı gibi geldi bana da.

@kisa nın dediği gibi bence de sadece fotoğraftan bilinebilecek bir şey değil.
  • chanandler bong  (07.04.23 14:53:09) 
Gözüne perde iniyormuş son günlerinde.. herhalde pıhtı atmış olacak.. ah bilseydik


  • mezzosprite  (20.04.23 16:46:16) 
[]

kolay dizi indirme / kendi arşivinizi paylaşma

selamm
tek linkle tüm diziyi indirebileceğim siteler var mıdır?
sizin herhangi bir bulutta depoladığınız ve benimle linkini paylaşacağınız arşiviniz var mıdır?
ben de onedrive'da yer alan kendi arşivimi paylaşabilirim.
teşekkür ederim

 
[]

Kıyafetlerimi satıp hayvanlar için bağış yapıyorum

Haydi hem gardrobumu boşaltalım, hem de hayvanlara yardım edelim. 4 Ekim hayvan haklarını koruma günü kapsamında aşağıdaki hesaptan bu hafta satılan her şeyin ücreti hayvanlar için bağışlanacak ve alıcıya bağışın dekontu gönderilecektir. Kargo ücretsiz, küçük bir hizmet bedeli alınıyor ama tam olarak ne kadar bilmiyorum.
www.gardrops.com



 
[]

doğalgaz borularını neyle boyamak?

Bu boruların boyanması zorunluymuş ya, belli bir tür boya ve belli bir renk olması zorunlu mu? hep sarı görüyorum ama sarıya boyamaya mecbur muyum? aldığım bazı bilgilere göre amaç boruların paslanmaması ya da olası bir acil durumda kolayca yerinin tespit edilmesi olabilirmiş. ben turuncu akrilik boyayla boyamak istiyorum, bir engel var mı?
teşekkür ederim



 
Gaz bağlandıktan ve açıldıktan sonra dilediğin renge boyayabilirsin. Ama öncesinde kesinlikle anti-pas boyası ile boyayın, üzerine dilediğiniz rengi uygulayın.


  • janavarorion  (28.01.21 21:04:08) 
yada yeni kutular cikmis dogakgaz borularinizi kapatıyor


  • kaankaan  (28.01.21 22:39:30) 
sehre gore degisir. bunu firma belirler. mesela istanbul ile izmit arasi dunya kadar farkli prosedur uyguluyor. boyanan boyanin rengi degil sadece ozel boyasi var onlan boyanacak. izin verildikten sonra zaten boyamasaniz da olur.


  • turbo sadık  (28.01.21 23:14:27) 
emin olmamakla birlikte boyanmasının uygun değil diye biliyorum. kaçak, hasar, sızıntı, yarık vb. tespit durumu için


  • phonex  (28.01.21 23:17:30) 
igdaş için proje onayından sonra sarı yağlı boya.


  • valentinov  (28.01.21 23:48:54) 
tesisat bağlanınca şehirdeki doğalgaz firması kontrole geldiğinde talimatlara uygun boru türünün kullanıldığının görülmesi için boyamamak gerekiyor. onay verildikten sonra istediğiniz renge boyayabilirsiniz. yine de şehrinizdeki prosedürü kontrol edin.


  • jepa  (29.01.21 00:01:07) 
dışardan bina içine girene kadar sarı renkli boyanması gerekiyor. hatta gaz açıldıktan sonra boyalı fotoğrafını istiyorlar. ama bulunduğunuz yere göre değişir trabzon için geçerli bu dediklerim. ev içi borular ise istediğinizi yapın.


  • valkin rockefeller  (29.01.21 01:25:08) 
[]

onedrive iş - masaüstü uygulaması sorunu

merhaba teknik insanlar,

onedrive iş hesabımın masaüstü uygulaması yaklaşık 5 gündür çalışmıyor. başlangıçta sağ alt köşede simge olarak açılıp giriş yapıp sonra yok oluyor. aynı ve farklı kurumlardan başkalarına sordum, sorun yaşamıyorlarmış. hem kişisel bilgisayarımda hem de iş bilgisayarımda aynı sorunu yaşıyorum. diğer yandan onedrive bireysel hesabımda da sorun yok. uygulamayı kaldırma olayını bulamadım ama yeniden yüklemeyi denediğimde "zaten var" diyor. bu arada tarayıcıdan onedrive iş hesabıma girebiliyorum ve işlem yapabiliyorum, iphone telefon uygulamasında da problem yok. sorun sadece masaüstü uygulamasında. windows 10 kullanıyorum.

sizce sorun ne olabilir, ne yapmalıyım? yardımınız çok makbule geçer, sağ olun..

 
selamlar,

Onedrive sync problemleri olabiliyor, sağ aşağıda ikonun üzerine gelip Sync pause edip, devam ettirebilir misiniz?

Onedrive'ı açılışta otomatik olarak mı başlatıyorsunuz? İş bilgisayarımda otomatik startup sonrasında problem yaşamıştım, sonrasında her bilgisayarı açışta kendim açarak çözmüştüm.
  • ludwig boltzmann  (18.01.21 15:34:46) 
ikonun üzerine gelince ikon kayboluyordu. otomatik olarak başlıyordu, onu devre dışı bıraktım ama bir şey değişmedi. bu kez uygulamayı nereden kaldıracağımı buldum (gerçi kaldıramadım ama birkaç kez kaldırmayı denedim. her ne kadar kaldırılmamış görünse de birinde kalktı artık herhalde :)) sonra yeniden yüklemeyi denedim, hesabıma giriş yaptım, şimdi çalışıyor ama her şeyi yeniden başka klasöre yüklüyor sanki.. neyse, böyle de olur sorun olmaz sanırım. çok teşekkür ederim cevap için.


  • mezzosprite  (18.01.21 17:54:35) 
baştan yükleme yapacak, arada klasörlerin sapıttığı oluyor ama düzeltilir.


  • ludwig boltzmann  (18.01.21 20:07:40) 
[]

Gitmeli miyim?

Eşim benden 1500 km uzakta yaşıyor ve covid olmuş olabilir (temaslıyla temaslıydı). Baya hasta hissediyor kendini. Dün gece nefessiz kalmış ve öleceğini düşünmüş. Ateşi olmadığı İçin hastaneye gitmedi. Yalnız yaşıyor, ailesi de (benim kadar olmasa da) uzakta. Arkadaşları termometre ve ilaç götürdü ama yemeğini falan kendisi yapmak zorunda. Onunla ilgilenmek için yanına gitmeli miyim?

Risk grubunda değilim. Oraya gitmek işlerimi aksatır ama mahvetmez. Gitmeyerek kendimi berbat hissediyorum ve o da gitmeyişime çok bozuldu. Ama korkuyorum.


 
risk grubunda değilseniz ve eşinizin izole olabileceği ayrı bir oda varsa; işinizi oradan da yapabiliyorsanız bence gidin. olay kötü günde de yanında olmak değil mi :/ (evli değilim). bilemedim, uzaktan konuşuyoruz burada. bence cevabı en iyi siz bilirsiniz.


  • nickie  (08.12.20 22:12:11 ~ 22:13:11) 
nickie +1 ama şartlar önemli sizi ve sağlık durumunuzu bilemiyoruz


  • top_secret  (08.12.20 22:21:11) 
Nein. Ne kadar ayrı oda da olsa, size de geçme ihtimali çok yüksek. Siz hasta olursanız da eminim kendisi daha çok üzülür, onun yüzünden olduğu için Bol bol teelfonla konuşun. Gece nefessiz kaldigınsa gorüntülü bir şekilde uzaktan yanında olun, arasin sizi. Telkin edin. Ama gitmeyin.


  • velvetmorning  (08.12.20 22:22:30) 
Bunu soruyor olman bile garip bence. ben bulaşacak olsa bile giderdim.


  • catch the arrow  (08.12.20 22:23:00) 
Hayır tabi ki. Sana da bulaşırsa ve sen ölürsen mesela o zaman eşini o vicdan azabından kim kurtaracak? Sen teklif etsen bile onun gelme sakın demesi lazım.

Şu bulaş işini allah rızası için ciddiye alınız. Evet sevdiklerimizden uzak kalmak, zor zamanlarında yanlarında olamamak kötü ama bu da olağanüstü bir durum. Herkesin kendi sağlığı söz konusu, herkesin görevi öncelikle kendisini korumak ve etrafı için risk yaratmamak. Her türlü giderim, ağzından bile öperim falan diyenleri anlayamıyorum.
  • buff  (08.12.20 22:30:06) 
Çevremde 14-84 yaş aralığında 20’den fazla enfekte oldu. Kimsenin öldüğünü görmedim. Evet korkutucu olabilir ama abartmaya gerek yok. Her türlü giderim. Bana gelmeyen eşime de artık başka gözle bakardım. Hastalıkta sağlıktaydı hani?


  • catch the arrow  (08.12.20 22:35:34) 
Durman hata.
Sen hasta olsan eşin 1500 km öteden çıkıp gelse sana moral vermez mi? Eğer hasta olmuşsa da bunu moralle yenebilirsiniz. ayrıca en başta "iyi günde kötü günde" diye söz vermediniz mi?
Sabah ilk iş yola çıkıyorsun.
  • etna  (08.12.20 22:47:11) 
Ben giderdim. Gitmezsem içim hiç rahat etmez oldukça da huzursuz olurdum. Evet riskli evet bulaşıcı evet kimi insan rahat atlatabiliyor ancak güçten düşen ihtiyacini gideremeyecek kadar kötü olan da var. Eşiniz de nefessiz kaldığını söylemiş üstelik.


  • Amaranta ursula  (08.12.20 22:49:55) 
Normal şartlarda sen gitmek istiyor olmalıydın o ise gelmenin riskli olacağını söyleyerek buna karşı çıkıyor olmalıydı. Burada durum tam tersi olmuş. Eşin bozulmuş, sen doğal olarak korkuyorsun. Bence topu eşine at, korktuğunu da söyle gerisini biraz da o düşünsün.


  • istege bagli sigortasiz  (08.12.20 22:53:40) 
sormanız bile tuhaf, gitmelisiniz tabii ki.
aynı evin içinde disiplinli şekilde izole olan çok var tanıdığım ve bildiğim, evdekilere bulaştıran hiç olmadı şimdiye kadar.

ama aşırı dikkatli olmanız lazım.
evi sürekli havalandıracaksınız ve o bir odada izole şekilde yaşayacak, neredeyse birbirinizi görmeyeceksiniz.
kapısına tepsiyle yemeğini falan bırakacaksınız.
kullandığı tabağı, çanağı da o kapıya bırakacak, siz eldiven ve maskeyle alacaksınız.
kontaminasyona dikkat edip eldivenle her yere dokunmayacaksınız.

evde iki tuvalet varsa tuvaletleri ayıracaksınız, yoksa da peş peşe tuvaleti kullanmayacak, havalandıracak ve sürekli dezenfekte edeceksiniz.

çok bozulmakta haklı.
  • blatta hiberna  (08.12.20 22:59:58 ~ 23:00:39) 
Mantıksız duygusallık mı yapıyorum bilmiyorum ama aynı durumda bulaşacağını da bilsem (risk grubunda değilsem elbette) giderdim. Eşim aynısını yapmazsa da bozulurdum. Hele kişisel korkudan dolayıysa... Şöyle düşünün, sizin size bulaşacak diye bu kadar korktuğunuz şeyi eşiniz yalnız geçiriyor? Bu nasıl hastalıkta sağlıkta?

edit: aynı şeyi catch the arrow yazmış, biraz göz ucuyla okumuştum cevapları sadece, ayıp olmasın diye şöyle iliştireyim bunu.
  • love my way  (08.12.20 23:01:58 ~ 23:05:48) 
istege bagli sigortasiz +1


  • all girls dream  (08.12.20 23:25:00) 
Hastalikta ve saglikta,

Isterse super bulastirici olsun girer yanina yatarim.dunyanin obur ucunda olsa kalkar giderim.

Kendi acimdan dusunursem hastalansam bile soylemem,geliyorum dese direk gelme derim.bu konularda sifir kapris birisiyim hatta yanimda birileri oldunda simaracagimi bildigim icin kimseyi istemem.
  • duptıs  (09.12.20 00:05:38) 
Giderim ama aynı evde kalmam korkuyorsam. (Ben korkmazdım çünkü ben aynı evde annemle babama bulaştırmamayı başardım mesela kendi odamda kalarak ama korkulmasını da anlıyorum.) Otelde, akrabada, tanıdıkta birinde kalırım bir hafta. Her gün sabah akşam yemeğini, vitaminini, ilacını götürürüm. Çiçek böcek alırım, dergi götürürüm. Böyle hoşluklar güzel olur bence.


  • inawen  (09.12.20 00:09:53) 
hanımcılık önemlidir.gitmezsen yıllarca konuşur.


  • mikahakkinen  (09.12.20 00:15:29) 
aynı evde farklı odalarda izole olup bulaştırmayan örnekler çok.

ben giderdim. Öleceğini düşünmüş diyorsunuz bir de.

en kötü inawen +1 farklı bir yerde kalırsınız.
  • fezagezgini  (09.12.20 00:24:28) 
gönlünü kırmadan önce gitmen lazımdı şimdi kırılan vazoyu tamire gidersin ancak

burada kriter iş olmalı, ayarlayabiliyorsan hafta sonuna doğru daha az aksar herhalde
gidemiyorsan da bahanen iş olsun
seviyorsan git, o da seni daha çok sevsin
  • bir soru sorcam  (09.12.20 00:41:42) 
Size "git" ya da "gitme" diyemem ama ben olsam kesinlikle giderdim. Aksini düşünemiyorum bile.


  • himmet dayi  (09.12.20 01:33:53) 
ilk otobüse ya da uçağa atlayıp giderdim ona bakmak ilgilenmek için.
ben hasta olsam o gelmese de bozulurdum. insanlar birbirinden izole olarak birbirine bakıyor, yemeği vs için.

arkadaşım hasta olmuştu, kız izole oldu, anasına babasına kardeşine bulaşmadı.

o an yanınızda olmanız uzaktan bile olsa yeter.
  • Hallegadola  (09.12.20 10:31:47) 
Arkadaşımın 18 yaşındaki kuzeni risk grubunda değildi. Kısa sürede durumu ağırlaştı ve kaybettiler. Cenazesinde de bütün mahalleye yaymışlar.

Arabeksleşmenin anlamı yok. Ben gitmem. Gitmediğim için surat yapanın da derdinin ilgi çekmek olduğunu düşünürüm. Boş yatak bulma ihtimalimin şansa bağlı olduğu bir durumda bile bile gitmek intihardan farksız olur.
  • bruce mclaren  (09.12.20 10:38:42) 
himmet dayi+1


  • turkuaz  (09.12.20 11:39:32) 
Ben olsam kesin giderdim, bazı durumlarda sadece duygusal olarak düşünürüm.


  • valarmurgulis  (09.12.20 12:27:34) 
bahsettiğiniz şartlar altında ben olsam kesinlikle giderdim. sormazdım bile. burdan gitme size de bulaşır diyen insanlar bence fazla bencil düşünüyorlar. sonuç olarak o sizin eşiniz ve "hastalıkta sağlıkta" beraber olacağınızın sözünü verdiniz. ayrıca böyle bir durumda siz olsanız onun gelmesi sizi daha iyi hissettirmez miydi?

mümkünse beklemeyin gidin. risk grubunda değilseniz en fazla 1 hafta hasta yatarsınız
  • oekuklu  (09.12.20 14:04:17) 
şu saatte kadar gitmemen boşanma sebebi ben olsam boşardım


  • ben  (09.12.20 14:08:49) 
hani kuzenin, dayın, arkadaşın, sevgilin falan olsa neyse de, eşim diyorsun. insan bunu sormamalı bile bence.

yani gerekli önlemler alınır elbette de öleceksek de beraber ölelim denmez mi böyle durumda? ben de evliyim şimdi eşim hasta olsa evi terk edip otelde mi kalayım?

ben hasta olsam aileme de bulaşmasın diye kendimi ayırırım, bu başka konu ama yardıma ihtiyacı olan ve tek başına da yapamayacağını açık açık söyleyen eşine de böyle davranmaz ki insan. tuhaf yani.
  • emfuzi  (09.12.20 14:11:05) 
yani ölümcül bir şey olsa neyse de böyle bir durumda eşim ben korkuyorum gelmem dese duruma göre boşanırdım bile.


  • KaraSakall  (09.12.20 14:40:42) 
bilimsel olmasa da, ben duramazdım.


  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (09.12.20 14:46:25) 
hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde diye edilen yemin işte bu yüzden hocam. bize sorman bile garip. git gitme senin bileceğin iş tabii. ama ben olsam muhtemelen böyle bir zamanda yanımda olmayan biriyle devam edemezdim.


  • lcha  (09.12.20 14:59:36) 
ben bunu sormanıza bile şaşırdım açıkçası. hayat arkadaşı olmak böyle bir şey değil mi zaten? risk grubunda da değilmişsiniz üstelik.


  • aritmetik iyi kuslar pekiyi  (09.12.20 17:24:13) 
covidim ateş yok öksürük yok boğazda yanma yok vs vs şeklinde sırt ağrısı ile doktora gittim tomogrofiler vsler salı günü bir yatağa düştüm(02.12.2020) hala yataktan çıkamıyorum(9.12.2020) eşim olmasa çoktan açlıktan ilaçsızlıktan falan ölmüştüm kesinlikle gitmelisin
öyle ayakta atlattım ben kesin yeaaaa diyen salaklara da inanma.

  • basond  (09.12.20 21:41:25 ~ 10.12.20 15:01:33) 
Böyle soru mu olur yahu? Covid bu alt tarafı, grip. Birisi de siz ölürseniz falan yazmış.


  • ikikerekac  (10.12.20 08:29:17) 
[]

Perde genişletme

İnternetten perde aldım ve aptalca bir hata yaparak ölçü olarak pencerelerin genişliğini verdim. Kenarları açık kalıyor. Bunu nasıl düzeltebilirim, yanlarına aynı kumaştan ek falan mı yaptırayım? Poff:(
Yaratıcı önerilerinizi bekliyorum, şimdiden teşekkürler!



 
aynı perdeden al. perdenin büzüşme hesabını yaparak :-)
www.perdehakkinda.com

  • ankara06  (26.10.20 22:41:45) 
Biraz masraflı olur, tüm eve almıştım :(


  • mezzosprite  (26.10.20 22:54:37) 
Ek baya çirkin durur bence.

Ortadan ikiye kestir, çift kanat perde gibi kullan şunun gibi
www.ilkebebe.com

Kenarlardan değil ortadan açarsın, süper olmasa da en azından bok gibi gözükmez.

Ya da fon perde yaptır, kenarlara fonu toplarsın, açıkta kalan yer gözükmez. Ama tabi bu da ekstra masraf çıkarır.
  • buff  (26.10.20 23:03:19 ~ 23:04:59) 
Belki daha hepsini dikmemişlerdir, üreticiye ulaşıp söyleseniz olmaz mı?
Bazı perdelerin kenarında 5’er cm’lik içe katlanmış pay oluyor inşallah sizinkinde de vardır açtırıp kurtulursunuz.
Perdenin pililerinin sıklığını değiştirebilirsin. Mesela 1’e 2 yapıldıysa 1’e 1,5 yaptır ordan da farkeder.
  • megalomaniac  (27.10.20 01:31:15) 
[]

"madem yemek yapmayacaktın, neden evlendin?"

arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?

ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yapan tarafım. adam sadece kendi ütüsünü yapıyor, kahvaltıya yardım ediyor, aklına eserse de ayda yılda bir akşam yemeği hazırlıyor. bulaşıkları makineye koymuyor. bu durumdan rahatsız olduğum ve eşit sorumluluk paylaşımı istediğim için bir kez kaynanamdan şaka yollu, kocamdan da pek çok kez ciddi ciddi "o zaman neden evlendin" lafını duydum. hatta kocam "iki işi birlikte yürütemiyorsan çalışmak zorunda değilsin" bile dedi. kadın olarak tüm bu ev işlerini memnuniyetle yapmalıymışım. o da erkek olarak mutfağa girmek zorunda değilmiş. bunlar marjinal söylemler değil mi?

lütfen saldırgan olmadan içtenlikle cevaplayabilir misiniz, zaten canım çok sıkkın...

teşekkürler

 
  • freebird5406_2  (25.08.20 23:37:24) 
kafa yapinin hic uyusmadigi biriyle mi evlendin yani?


kisisel gorusum bunlari soyleyen yobazdir ve hiyardir. evlenmeyi birak sosyal cevremde barindirmam.
  • hot potato  (25.08.20 23:40:36) 
@hot potato, bu konu dışında çok uyumluyduk. bu konudaki beklentileriyle ilgili birtakım işaretler vardı ama bu kadar katı olacağını bilemedim...

edit: aslında bu işaretleri gördüğümde ona sordum. "sen beni tanımıyor musun, katılmaz olur muyum" dedi. ben de tanıdığım kadarıyla %50-50 olmasa da %40-60 katılacağını düşündüm. hatta bu konuşmayı ona hatırlattığımda "sözümün arkasındayım ama her şeyi paylaşmak istediğini nerden bileyim" dedi. daha detaylı konuşmalıymışız.
  • mezzosprite  (25.08.20 23:43:03 ~ 23:47:58) 
Valla evlenmeden önce bunlarla karşılaşacağın bir durum olmuştur illaki, yani erkeğin böyle olduğunu anlamış olman lazımdı aileyi boşver


  • olaylar olaylar  (25.08.20 23:44:51) 
Yani boyle cetvelle kim ne kadar is yapti diye olcen biriyle ben de evlenmezdim acik soyleyim. Duydugunuz sevgi duzeyi yeterli degil demek ki yoksa muhtemelen balla borekle beslerdiniz ve kendinizi ustu kapali "ezilen kadin" pozisyonuna da sokmazdiniz. Aldiginiz maasin esitligine kadar dem vurmussunuz muhtemelen o adam sizin 100 misliniz kazanan bi fabrikator olsaydi tutumunuz degisecekti. Adam utusunu de yapiyor, kahvalti da hazirliyor, yer yer aksam yemegi de yapiyormus.

Bu arada 'kaynana' sozcugu birtek bana mi asiri kaba geliyor?
  • msb  (25.08.20 23:45:47) 
hot potato + 1.
Dünyanın sosyal yapısı gereği, söylemler ne olursa olsun ev işi öncelikle kadına kalıyor, bu gerçeği kabullenmiş de olsak sizinkilerinki biraz aşırı geldi bana.

  • firez  (25.08.20 23:53:03) 
bence de kocanı yeterince sevmiyorsun; daha ayak yıkama, boklu donları kirli sepetine atma ve tırnaklarını kesme işlerine bile gelmeden yan çizmişsin. adamın duygularıyla daha fazla oynamadan ayrıl, yazık resmen tanıyamamış seni hiç, kim bilir onu sevdiğini düşündü...


  • Bruce  (25.08.20 23:55:02 ~ 23:57:58) 
bas edit, erkegim. ve acikcasi bence bu isler maalesef kadina ait. en iyiyi sona sakladim.

esinize katiliyorum. yapmak istemiyorsaniz birini tutun. yine de en iyiyi sona sakladim.

evlenirken bunlari kabul etmistiniz. tamamdir.
  • baldan kaymak  (25.08.20 23:55:46) 
@msb, eşit olmayacağım biriyle evlenmezdim. maaş belirtmem gereksiz olmuş olabilir ama aynı işi yapıyor olmamız, aynı mesaiyi yapmamız, aynı düzeyde yorulmamız önemli bir nokta diye düşünüyorum. seven kadın ballı börekle besliyor da seven erkek nasıl oluyor da işten BİRLİKTE dönüldüğünde salondaki koltuğa uzanıp "acıktım, yemek pişmedi mi daha" diye mutfağa seslenebiliyor?
kaynana ve koca sözcükleri bana da çok itici geliyor evet.

  • mezzosprite  (25.08.20 23:55:54) 
Çalışma saatleriniz nedir?

Ben eşimden çok sonra eve gelebilirdim. O da akşam yemeğimizi hazırlardı.

Yani belki siz önce geliyorsanız, sizin hazırlamanız mantıklıdır. Ama yani kurulan cümle biraz gereksiz ve ciddi mi?

Arada biz de bu tarz şakalar yaparız. Kayınvalidelerin söylediklerini çok önemseme derim ama eşitlik maaşla da olmaz yani o bakış açısını kaldırmanız gerek.
  • makarnacanavari  (25.08.20 23:57:45) 
@makarnacanavarı, işe birlikte gidiyor, işten birlikte dönüyoruz..


  • mezzosprite  (26.08.20 00:01:37) 
Çok üzüldüm. Keşke evlenmek gibi ciddi bir işe kalkışmadan birlikte hayatı paylaşıp birbirinizi tanısaydınız. “Seven insan balla börekle besler” savunmasını da ciddiye alamıyorum. Aksine korkutucu buluyorum. Seven insan karşısındakinin hayatını kolaylaştırır. Ben olsaydım böyle bir birlikteliği devam ettirmezdim.


  • ruhen hastayim ben  (26.08.20 00:03:58) 
Sizin eşinizin ev işi yapacak kapasitesi var aslında. Kendi ütüsünü kendisi yapıyormuş. Ama neden size düzgün yardım etmiyor, ev işlerini paylaşmıyor onu anlamadım. Yani üşenmeyip ütü yapıp, elinden iş gelirken sizinle tartışması arasını bozmayı göze alması garip geldi.

Birde evlenmeden önce ne yapıyor ne yapamıyor bilmiyor musunuz? Yolun başında ev işlerine dair hiç konuşmadınız mı? Belki birbirinizin huyunu suyunu bilemeden, tanıyamadan evlenmişsinizdir. Siz ilk yıllarda ev işleri konusunda ciddi tavır almazsanız birkaç yıla işler daha kötü hal alır.

www.instagram.com
  • GoodMorningTeacher  (26.08.20 00:12:12) 
Evet, o zaman sıkıntı. En azından yemeği siz hazırlıyorsanız o da mutfağı toparlayabilmeli.

Söylediği cümle çok sıkıntı. Yani beyin yok gibi. Kusura bakma.

Ha ben senin yerinde olsam yapmam. Yemek hazırlamam. Menemen, yumurta, peynir, zeytin falan. İş yoruyor artık böyle diyebilirsin.

Ya da sadece kendi ütüsünü yapıyorsa sen de sadece kendine yemek yapabilirsin. Keyfi bilir.

Eşimin tek iyi özelliği böyle şeylerde yardımcı olması sanırım. Bulaşıklar ondadır mesela. Ütü ondadır. Sevmem ben bunları. Banyoyu yıkar. Kendiliğinden görev dağılımı oldu bizde. Siz de bu şekilde görev dağılımı yapabilirsiniz.
  • makarnacanavari  (26.08.20 00:20:33) 
biraz mizahla karışık yazacağım:

eşin tam bir ataerkil yarı alfa ama beta erkek (çünkü ütü yapıyor). ya kılıbıklığa doğru ilerleyecek ve evdeki bütün işleri yapacak ya da ayrılacaksınız. bu kılıbıklık arkadaş ve aile çevresinde sürekli aşağılanmasına neden olacak. aile dedikodularının baş kahramanı olacak.

ayrıca senin çocuk yapmanı isteyecek ve sonrasında da işe dönme istersen diyecek. sonra sana tüm işleri kitleyecek.

böyle adamlarla başa çıkma metodu hem işten ayrılmak hem de yardımcı tutmaktır. keyfine bak bacım kariyer falan hikaye bana şimdi bakacak bir koca bulsam işi gücü bırakır evde otururum.
  • ozdek  (26.08.20 00:24:21) 
iyi ki yazmışım buraya, baya ümitsizliğe kapılmıştım.. şimdi biraz daha güçlü hissediyorum. güzel cevaplarınız için çok teşekkürler <3


  • mezzosprite  (26.08.20 00:38:26) 
Eşinizin bakışı elbette normal değil. Diğer özelliklerini bilmemekle beraber, pek kaliteli bir imaj yaratmıyor. Bu tarz sıkıntılar yaşamamak adına gerçekten kısa süre de olsa aynı evi paylaşmak fayda sağlıyor.


  • gazozailacatmauzmani  (26.08.20 00:51:12) 
"evlenmeden önce bilmiyor muydunuz?" ya da "ailesiyle tanışınca anlamadınız mı?" gibi soruları geçiyorum, zaten birçok kişi yazmış.

bulaşık makinesine tabak koymak nasıl bir iş ki?
ziyafet sofrası hazırlamıyorsanız, iki kişinin salata malata derken beş tabağı çıksa, saniyenin onda biri falan sürüyor bir makineye tabak koymak.
evlilikte bunu şikayet konusu yapmak eşitlik, ev işinde ortak paylaşım falan konusu değil artık bence.
"o kadar kısa sürüyorsa o koysun" diyorsanız da, "hayatım şunu makineye koysana" diye eline tabak verdiğinizde "sen de ne biçim kadınsın?" diyeceğini sanmıyorum.
adam ütü yapıyor diyorsunuz, hiçbir şeye dokunmayan biri değil ki.

ama karşımdaki bunu tartışma ve eşitlik meselesi haline getirse, ben de "neden evlendin o zaman?" diye sorabilirdim.
yarın öbür gün çocuğunuz olacak, yaşlanacaksınız, birinizden biriniz hastalanacak vb.
evlilik böyle bir şey çünkü.
"bundan şikayet ediyorsa, yarın ne olacak?" diye düşünürüm.
artık yanındakinin önüne bir kase yemek koymak da zul gelmemeli insana.
kaldı ki, yemeği de arada bir yapıyormuş.

bunu bu şekilde hak arayışı ve benlik iddiası haline getirmek, "ben üç yaptım, sen beş yaptın" meselesi yapmak bence antipatik bir şey.

madem "çalışmak zorunda değilsin" diyor, yani sizin geliriniz olmasa da olur, o zaman haftada bir kadın tutun, temizliği o yapsın.
siz de rahat edin, o da rahat etsin.
yani illa adamın eline vileda vermek mi buradaki mesele?

kayınvalidenizin söylediği şey yersiz ve biraz bayağı ama işte dediğim gibi, bunlar "sen yapmadın, ben yaptım" tartışması haline gelirse, taraflar psikolojik olarak savunmaya geçer.
oğluna da biraz düşkünse, haddini de aşar.
ikisinin de söylemleri doğru değil ama normal.
burada "evlenmeden önce..." konusu devreye giriyor.

kendimi düşünüyorum.
karşımdaki bir şeyden şikayet ederse, "e ama..." derim.
ama "şunu şuraya koyar mısın?" dese, "tabi" der, dediğini yaparım.
insan psikolojisi böyle bir şey.
üslubunuzu değiştirmeyi deneyin.

bulaşık makinesine tabak dizmek, yemeği o akşam kimin yaptığı gibi şeyler evlilikte tartışmaya değecek şeyler değil bence.
umarım evlilik hayatınız boyunca tek deriniz bu olarak kalır.
"konu yemek ya da bulaşık değil, böyle demesi" diyorsanız da, yukarıda yazdığım gibi olayı tartışmaya çevirirseniz, taraflar kendini savunmaya geçer.
temel insan psikolojisi.

"ben üslubumu ona göre mi ayarlayacağım?" diyorsanız da, boşanın o zaman.
benim yazdıklarım bu deveyi gütmeye yönelik şeyler.
karşınızda böyle tepki veren biri varsa, dediğinizi yaptırmanın, iletişim kurmanın, çözüm bulmanın yolunu arayacak olan sizsiniz bu durumda maalesef.
  • blatta hiberna  (26.08.20 00:56:51 ~ 01:04:59) 
@blatta+

Cevapların üzerine ekleyebileceğim pek bişey yok ama, bana da biraz haksız gibi geldin. Sorumluluk paylaşımını farkında olmadan rahatsız edici bir noktaya getirmiş olabilirsin. Eşinin tek yaptığı ütü kahvaltı vs. değildir, fazlası vardır ama sen zaten eşitliğe inandığın için gözüne gelmiyordur. "O zaman neden evlendin" ütüsünü kahvaltısını yapan adamın bulaşık tartışmasında söyleyeceği şey değil. Altı başka şeylerle doludur bu cümlenin.
  • IncredibleMau  (26.08.20 01:42:56) 
ozdek +1

adam calismak zorunda degilsin demis zaten. ben yerinizde olsam hayatta calismam birakirim herif calissin, evi cekip cevirir arta kalan zamanimi da kuaforde gecirirdim ya, mis gibi.

su dunyaya hatun olarak gelmek varmis ya :)
  • cooperr  (26.08.20 01:52:38) 
Seven insan balla börekle besleyecekse, bunu sadece seven kadının değil seven erkeğin de böyle yapması lazım. İşe beraber git beraber dön ama eve gelince sen ayakları uzat yat kadın dinlenmeden yemeğe girişsin.

Buna alıştığında bu sefer her gün taze yemek isteyecek her gün sebze yemeği isteyecek her gün artacak istekleri.

Kaynananın bu şekilde konuşması da gayet kötü. Siz evlisiniz diye senin onların kültür ve kafa yapısına sahip olmanı bekleyemezler, bu karar senin kadar eşinin de kararıydı. Demek ki seni değiştirmeyi kafalarına koymuşlar.

Evli değilim ve hiç evlenmedim ama, sözüm parama geçmiyorsa boşanırdım ben bu adamdan. Çünkü dediğim gibi zaman geçtikçe ve istediğini aldıkça daha fazlasını isteyecek ve hayır dediğimde kötü ben olacam. Neden? Onlar öyleler diye, yani keyfî. Ağır bir şey bu.
  • muhayyer divan  (26.08.20 07:53:58 ~ 07:55:36) 
Esiniz zamanla is yapmaya yanassa bile bu sefer pasif agresif modlara gecmesi olasi. Burada duzgun bir iletisim sart. Cani kimsenin gercekten istemedigi zaman yapilmamali.


  • karpuzpeynirekmeksu  (26.08.20 08:21:44) 
Eşinizi seviyorsanız kurbağa taktiği izleyeceksiniz. Kurbağayı direk sıcak suya atarsan kaçar ama soğuk suya koyup, azar azar ısıtırsan kaçmaz...

Mesela bulaşıkları makinaya koy diyeceksiniz. Alıştırıp, 1-2 ay sonra başka bir şeye geçeceksiniz. Bazı erkekler böyle maalesef...



.
  • kartallar yuksek ucar  (26.08.20 08:52:07) 
konu sahibesi eşini dinleyip işi bıraksa, tüm işleri o da yapsa, bu kafa yapısındaki biri o zaman der ki: 'sen tüm gün evdeydin, en çok ben yoruldum'. Adam işsiz kaldığında, temizlikçi olmadığında kadına destek olacak mı bu kafa yapısında birisisiyse? Kuzenim evlenince eşi işten ayrıldı, 3 hizmetçisi vardı. Evde yemek bile yapmazdı. Kocası iyi biri, kadına değer verir, bir sıkıntı çıkmadı.
Bir arkadaşımın eşi 1 yıl işsiz kaldı. Adam tüm gün evde olmasına rağmen bardak bile yıkamazdı. Kıza da bu senin görevin derdi. İşten sonra bir de ev toparlardı kız.

Kocanız evlenmeden önce aileleyle mi yaşıyordu? Hiç beraber yaşamadınız mı?
  • gelmeistemem  (26.08.20 09:04:24) 
Öncelikle geçmiş olsun.
Eşiniz ciddi ciddi söylediğini düşündüğünüz şeyleri şaka yollu söylüyor olabilir mi ?
Yine de kayınvalidenizden sizin özelinizle ilgili paylaşmadığınız birşeyin cevabını alıyor olmanız oldukça yanlış siz oğluyla evlendiniz kendisiyle değil.

Evli ve birden fazla çocuklu biri olarak birçok arkadaşın da dediği gibi bir sürü sorumluluk o veya bu şekilde zaten sizin omuzlarınıza binecek. Ama daha çiftken bu aşamadaysanız lütfen buna katlanmayın ve siz de oturup konuşun gerekiyorsa da anlaşarak bitirin.

Birçok eski insan gibi bir kere evlendim bir şekilde devam eder çocuklarım için yaşarım ızdırabına dönmesin hayat sizin için.
  • hayyam ara  (26.08.20 09:39:27) 
herkes şaşırmış seni desteklemiş ancak türk erkeklerinin %99.9u bu şekilde zaten.
madem bu önemli kriter, ev işi yapan erkek bulunca kaçırmayın basın nikahı.
eğer ev işi yapmak istemiyorsan bir yardımcı tut, çevremdeki çoğu kadın böyle yapıyor. kocan yardım etmez, unut bunu. adam sana istersen çalışma, yeter ki ev iş yap demiş. klasik türk erkeği işte :)
bu duruma neden bu kadar şaşırılmış ben de ona şaşırıyorum.
  • abelardo  (26.08.20 09:51:01) 
Erkeklerin hiçbiri "aman hayat arkadaşım yorulmasın, beraberce yaparız" kafasında değil. Bunu cepte bilin. Aralarındaki tek fark kadın yardım isteyince yardım edenler ve yardım etmeyi tümden reddedenler. Eşiniz tümden reddetmiyormuş. Bu iyi bir başlangıç. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşim işten daha geç geliyor ve evin pek çok işi bana bakıyor. Benim eşim yardım etmeyi reddetmiyor, ancak ben yardım etmesini değil sorumluluk almasını istediğimde sıkıntı çıkıyor. Yavaş yavaş alıştırıyorum (18 senenin sonunda).
Bir; "çalışmak zorunda değilsin" lafını diyebilen birine haftalık temizlikçi ücrteti çok da koymasa gerek. Temizlik işlerini lütfen hemen bu kişiye devredin. Bu ödemeyi de eşiniz yapsın.
İki; gündelik yemek işlerini sohbet ederken beraber yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu da beraberliğin bir parçası. Bazen insan işi yapmaya erinmiyor da kendisi iş yaparken eşinin içeride tv seyretmesi koyuyor. "Bu evin hizmetçisi miyim" duygusu pek fenadır. Bunu eşinizle açık konuşun
Üç; fazla titizlenmeyin. Her gün yerleri silmek, ya da mutfağın her daim pırıl pırıl olması şart değil. Temiz olsun yeter. Bir arkadaşım her mutfaktan çıktığında çaydanlık dahil her şeyini yıkıyor, yerleri silip öyle çıkıyordu. Gerek yok, canınızın kıymetini bilin.
Dört; aslında en başa yazılmalı belki. Bu tartışmaya kayınvalidenizi kesinlikle dahil etmeyin. Bu sizin kendi özeliniz. Eşinizi annesine şikayet etmeyin. Eşiniz sizi annesine şikayet ediyorsa çok ciddi konuşun. Bu konuda bile üslup "o zaman neden evlendin"e gidiyorsa bunun daha çocuğu var, işsizlik durumu var. Evin içindeki evde kalır.
Maalesef modernlik bu coğrafyada sadece görseldir.
  • SiyamkedisiZorro  (26.08.20 10:10:02) 
Evde, birileri ev işinin, sadece kadın olduğunuz için sizin göreviniz olduğunu düşünüyor. Bir de üzerine, ekonomik özgürlüğünüzden vazgeçmenizi tavsiye ediyor. İleride, çok daha ileri gideceği belli.


Kusura bakmayın ama o evdeki kişi sizin 'eşiniz' değil, o oyunda beraber, yan yana değilsiniz.

Siz de oturup ciddi ciddi 'niye evlendiğinizi' bir düşünün ve tartışın evdekiyle.

Kadınlar, size yardım etmek zorunda değil erkekler. Yardım etmek, zaten bir sorumluluğu üstlenmiş birine gönlünden kopanı yapmak oluyor. 'Yardım' çok yanlış bir kelime.
  • buf-e kür  (26.08.20 11:20:42 ~ 11:24:12) 
Hocam ben anlamıyorum ki evlenmeden önce hiç mi görmedin bunları?

Neyse, bu kafa yapısındaki birini bu yaşında düzeltemezsin. Yol yakından boşan ya da onun sana atadığı rolü benimse. (bu kötü haber)


Cevapları okuyunca duruma komple acıdım:
Maaş farkı çok olan evliliklerde az kazananın hizmetçi olarak görüldüğünü, ütü yapmanın ve arada bir kahvaltı hazırlamanın "e yeter işte" diye algılandığını bilmiyordum. Doğulu bir baba ve batılı bir anne ile büyüdüm böyle bir tutum görmedim.

Kendisine ya da kadına saygısı olmayan kişiyle birlikte olmak zor. Onlarca farklı açıdan onlarca cevap gelmiş. Hangisi kafana daha çok yatarsa onunla ilerlersin. Ama bana annem şunu öğütledi:
İlk evlendiklerinde babam sorumsuzluğundan fatura filan ödemiyor annemden yapmasını bekliyormuş. Annem de sallamamış, evde elektrikler kesilmiş, sonrası hop babamın sorumluluğu.
Bir de anneannemden örnekliyorum:
Bir bayram sabahı dedemin takımını ütülerken dalgınlıkla yakıyor. Dedem 83 yaşında ödene kadar kendi ütüsünü kendi yapardı. Yemeği de kafasına göre bölüşürlerdi.

Özetle 1926 doğumlu adam ve 1960 doğumlu adam bu kafadaysa 2020lerde biraz daha farklı bakmak gerekiyor gibi düşünüyorum.

Ailemin kadınlarından öğrendiğim kadarıyla ben böyle yetiştiğim için "ehe çalışmayacaktıysan neden evlendin güzelim" leşliğini de sindirebileceğimi pek sanmıyorum.
  • lcha  (26.08.20 14:54:10 ~ 15:01:32) 
ben olsam anında boşanırdım. ne olursa olsun. bakın buraya parmak basmak istiyorum, ne olursa olsun...

ekonomik bağımsızlığınız var, siz köle değilsiniz. lütfen kendinize bu muameleyi yaptırtmayın.
  • timmie  (26.08.20 15:05:13) 
Timmie +1
Umarım hizmetçilik yapmaya devam etmiyorsunuzdur.

  • sta  (26.08.20 15:16:17) 
aile değişik ya da size uygun değil. Babam annem ev hanımı olduğu halde yardım ederdi, bize annemden çok baktığı oldu. O yüzden evlilikten önce tanıyamamış olabilirsiniz, çok üzüldüm ama bu saatten sonra düzelebileceğini hiç sanmıyorum .


  • kestane gürgen palamut  (26.08.20 19:34:06) 
içtenlikle cevap verirsem kocana karşı saldırgan olmam gerekir. ama burada seni suçlayanlara, nasıl görmedin canımcılara hak vermiyorum. işte görmüşsün, bazen karşıdaki insan kendini gizler, bazen sen göremezsin, ne yapalım olmuş. harika müneccimler olmak zorunda değiliz hakça olanı yaşayabilmek için.

ayrıl coco diyorum.
  • snape i başından beri tanırım  (26.08.20 21:48:17) 
[]

HGS kaçak geçiş yaptım ama hiçbir yerde borç görünmüyor

Merhaba,
HGS kaçak geçiş yaptım, normalde HGS hesabım ya da herhangi bir şeyim yok. Edevlette, ptt'nin sorgulama yerinde ya da başka sitelerdeki sorgulama ekranlarında borç çıkmıyor. Ne yapmalıyım?
Bu arada 5 yıl önce falan yine cezalı geçiş yapmıştım aynı araçla, yine borç çıkmayınca hiçbir şey yapmamıştım. HGS alırsam dev bir ceza beni mi bekliyor olacak? Almazsam nolur?
Teşekkürler!

 
webihlaltakip.kgm.gov.tr buradan bakmayı dene.


  • Uncle Sam  (27.07.20 20:44:52) 
Baktım, kayıt yok diyor..


  • mezzosprite  (28.07.20 00:22:32) 
bir gün elbette o sistemde kaçak geçiş gözükecek ama gözüktüğünde çok geç olacak.

geçmiş olsun, geçiş tarihinden sonraki 2 hafta içerisinde hgs almazsanız gecikme cezası ile ödeyeceksiniz. devletten size hediye :))
  • fareli koyun vuvuzelacisi  (28.07.20 10:00:35) 
ÇÖZÜLDÜ: aracın bizden önceki sahibinden kalan HGS'yi kullanıyormuşuz, içinde bakiye varmış. Geçişte sticker araca yapışık olmadığı için "ceza" diye görünüyormuş ama plakaya işlenirken aracın HGS'si olduğu anlaşılıp bakiyeden düşülüyormuş.


  • mezzosprite  (04.08.20 15:03:41) 
[]

piyano - bir parçada anahtarın neden değiştiği

merhaba,
mesela resimdeki parçada neden sol anahtarıyla başlayıp(aynı notalar kullanıldığı halde) fa anahtarına geçilip sonra yine sol anahtarına dönülüyor? pozisyon falan mı değiştirmem lazım? sanki değil gibi.. anahtar değişince yeniden oryantasyon zaman alıyor :(
teşekkürler!
eksiup.com

 
teşekkür ederim! peki bu durumda parçanın başında ellerim neredeyse birleşik mi olacak? ben bir alt oktavdan başlamıştım, yanlış yapmışım o zaman


  • mezzosprite  (09.07.20 11:23:43) 
benaaymi cok guzel anlatmis.

Sol elin piyanodaki calinmis halini (sessiz de olsa) pozisyon olarak gostermek adina youtube'a koyuyorum.

izleyip emin olduktan sonra siz, silecegim.
iyi calismalar.

www.youtube.com
  • la traviata  (09.07.20 15:03:32 ~ 15:04:05) 
izledim, silebilirsiniz, çok teşekkürler <3


  • mezzosprite  (09.07.20 16:41:02) 
[]

acemi sürücü muğla'dan adnan menderes havalimanına gitsin mi?

selamlar,

muğla'da ilçeler arası ve şehiriçi rahat kullanıyorum ama izmir istanbul gibi büyükşehir trafiği deneyimim yok ve dışardan bakınca kaotik görünüyor, kullanamam gibi geliyor. muğla'dan adnan menderes havalimanına giderken trafik nasıl olur? ne yapacağımı bilemeyebileceğim kaotik durumlar oluşur mu? sonuçta şehiriçine girmeyeceğim ve otobanda zor durumda kalmam herhalde değil mi? yine de sorayım dedim, yolu bilenler yorum yaparsa çok sevinirim.

ek olarak hgs ogs gibi şeylere ihtiyacım olacak sanırım dimi?

teşekürler!

 
hiçbir şey olmaz. Garanti ediyorum derdim ama garanti edemem elbette.
Havaalanına gidiş öyle şehir içi kaosu gibi değil,
Hem pratik için güzel ortam.

By arada otobanda kullanmak çok çok daha kolay, rahat.
  • michael_knight  (06.07.20 13:06:33) 
sökeden sonra otobana bağlanacaksınız zaten, o otobanın da havaalanı çıkışı var, şehir içi trafiğine girmeden havaalanına geçiş yapabilirsiniz.

otobandan da kaçak geçiş yapın bir şey olmaz sonra gider hgs alırsınız
  • denizgonen  (06.07.20 13:15:53 ~ 13:17:51) 
şerit değiştirirken dikiz aynası ve yan aynalara iyi bakın (kör noktaya da dikkat tabii) gerisi sıkıntı değil, otoban çıkış ve girişinde katılım şeridi yoksa pat diye yola girmemeye dikkat edin, katılım şeridinin gerekirse sonuna kadar gidin, sol açık oluncaya kadar bekleyebilirsiniz. otoban her zaman daha rahattır, tırların arasına fazla girmeyin bir de.


  • burya  (06.07.20 13:16:51) 
[]

Siber suç ihbarı

İnternette yer alan bir "suça teşvik" durumunu bildirmek için egm, edevlet ve btk'dan ihbarda bulunmaya çalıştım ancak hepsinde de şu kategorilerden birini seçmek zorunda bırakılıyorum:

İntihara Yönlendirme,
Çocukların Cinsel İstismarı,
Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma,
Sağlık için Tehlikeli Madde Temini,
Müstehcenlik,
Fuhuş,
Kumar Oynanması için Yer ve İmkân Sağlama,
Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar,
Yasadışı Bahis

Sadece bunlar mı siber suçlara dahil? İhbar etmeye çalıştığım durum, birini suçu bildirmemeye yani suça teşvik etme. Yukardaki kategorilerin hiçbirine girmiyor. EGM'nin siber olmayan suçları da kapsayan bir online şikayet portalı var, orayı mı kullansam?

 
"Birini suçu bildirmemeye teşvik" siber suç değildir.

yani adam hırsızı tanıyor ya da katili görmüş ve whatsappta arkadaşına "ben katili gördüm olm" diyor, diğeri de ona "sakın ha kimseye söyleme" diyorsa bu siber suç değil. sadece sosyal medya aracılığıyla kurulan bir iletişim.

bu durumda bildirilmesi gereken yer 155. whatsapp konuşması suçun sadece delili olur. işlenen siber suç değil. telefonda, mektupla ya da telgrafla da iletişim kurmuş olabilirdi.
  • elestirman  (07.05.20 19:28:06) 
[]

sizin sevdikleriniz de yanınızda sigara içiyor mu?

çocukluğumda da hiç umursamazlardı hatırlarım. evde misafir falan varken herkes birden sigara içerdi ve gözlerim acımaya başlardı bir süre sonra. veya biz misafirliğe gitmişiz, ben koltukta uyuyakalmışım, bi uyanıyorum dumandan göz gözü görmüyor. kimsenin umrunda değil. tabi genel olarak insanlar bu kadar bilinçli de değildi o zamanlar. sonraki yıllarda en küçük bi üşütmede bademciklerimin iltihaplanmasını buna bağlıyorum. hala kalabalık bir gruba uzun süre ders falan anlatınca falan boğazım tahriş olur, iki saat anlattıysam üçüncü saat sesim kısılmış olur.
haftasonunu annemin evinde geçirip kendi evime döndüğümde tüm kıyafetlerimin sigara koktuğunu fark ediyorum, çantadan çıkarmadıklarımın bile. ev havalansın diye sürekli kapı pencere açık oluyor, hatta kışın bundan da rahatsız oluyorum, yine de her şey sigara kokuyor.
yıllarca bırakması için başının etini yedim ama hiçbir işe yaramadı. şimdi daha çok "ne yapıyorsan yap, beni zehirleme" üzerinden gidiyorum ama o hala bunları sadece bıraksın diye söylediğimi sanıyor. pasif içicilik diye bir şey var ve zararları şunlar diye anlatıyorum. biraz zaman geçince bi bakıyorum yine yanımda sigara yakmış. böyle bir konuyu nasıl ciddiye almıyor anlamıyorum. birkaç haftadır evden çalıştığımızdan annemde kalıyorum, evim il merkezinde. en son "ya artık sadece balkonda iç ya da ben evime gidicem" dedim. bu şekilde gitmek ve onu yalnız bırakmak istemiyorum, sonra bunun vicdan azabını çekerim. ama canım çok sıkılıyor. sizde nasıl bu durum?

edit: ben 30 yaşındayım annem 50

 
Eskiden sigara bugünkü gibi çok da sağlığa zararlı bir madde olarak kabul görmüyordu, yani otobüslerde uçaklarda kapalı alanlarda vs olduğu gibi evlerde çoluğun çocuğun yanınında da içiliyordu, o zaman için normaldi bunlar, bu bilinç sonradan yerleşti ama yerleşmeyen insanlar da çok var, ya da alışkanlıklarından kopamayan, sen biraz bu duruma maruz kalmış gibisin. Ben bunu yaşamadım ama yaşasam canım baya sıkılırdı herhalde, empati kuramadım şu an.


  • angelus  (06.04.20 14:09:33) 
80lere denk gelmis cocuklugunuz saniyorum? O zaman toplu tasima da bile iciliyor olmasi deliligi, isin ne kadar normal goruldugunu gosteriyor zaten.

Ben sigara karsi cok hassas oldugumdan ailem cok dikkat ediyordu, evinde sigara icilen komsuya goturulmezdim, bizim evimizin icinde icilmezdi, gelen misafire küllük verilmezdi, annem de hep balkona cikardi sigara icmek icin.

Öte yandan, kendi evinde sigara iciyorsa anneniz, onun evinin kurallarini degistirmek biraz zor. Vicdan azabi cekmeyin, uzlasamadiginiz konulardan bir tanesi olarak gorun. Sigara icmeye baslayinca odayi terk edeceksiniz, baska yolu yok. Inat ettiginizi gorup insafa da gelebilir.

Basliga cevap vermeyi unutmusum. Aileden birkac egitimsiz ve kafasi diger seylere de pek basmayanlar iciyor. Türkiye´deki arkadaslarim disaridayken, cafede, barda iciyor. Yasadigim yerde tiryaki sayisi cok az, yakin cevremden sigara icen hic yok. En nefret ettigim kismi, arabada icmeleri, acip kapiyi atamiyorsun maalesef iceni, keske atabilsek.
  • buf-e kür  (06.04.20 14:11:08 ~ 14:14:30) 
küçükken annem benim yanımda içirmiyordu (veya içirmiyormuş, çok hatırladığım zamanlar değil) da biraz büyüdükten sonra annem, babam ve ananem dahil bütün sigara içen akrabalar hep benim yanımda sigara içti. şimdi kendi evimde içirmiyorum ama sigara içen akrabalar olsun arkadaşlar olsun, sigara içilebilen her ortamda, açık-kapalı farketmez, hiç umurlarında olmadan fosur fosur içiyorlar yanımda. evet, içiyorlar yani.

neyse ki annem sigarayı bıraktı. sigara içtiği zamanlarda onun evine gittiğimde çok rahatsız oluyordum aynı şekilde, kendi evi diye bir şey de diyemiyordum, en fazla cam açtırıyordum.
  • pati  (06.04.20 14:18:04 ~ 14:22:39) 
Benim babam ve annem (annem sonradan bıraktı) kendimi bildim bileli sigara içer ama evin içinde ictiklerini hiç hatırlamam, balkona cikarlardi. Eve misafir gelince de sigara içen varsa balkona davet ederlerdi. Bu yaşıma geldim; babam hala balkonda icer, disaridayken içecekse de beni yanından uzaklaştırır. Ama benim alerjim var; belki bu yüzden bu kadar dikkat ediyorlardı.


  • fraise  (06.04.20 14:21:00) 
astımatik bronşitim vardı küçükken. bu yüzden ailem çok titiz davranırdı, misafirlerin terasta ya da bahçede içmelerine müsade ederlerdi sadece. kapalı mekanda içmek zaruriyeti olduğundaysa kapılar ben dışında olacağım şekilde kapatılır, pencereler açılıp da içerlerdi.
rahatsızlığımdan bağımsız olarak da aynı şekilde davranırlardı muhtemelen.

  • milord  (06.04.20 14:21:33) 
yaş kaç belirtmemişsiniz, o dikkat etmeyen yakınlarınızınkileri de.

türkiye'ye ne kadar aksetmiştir bilmiyorum ama, 40-50'li yıllarda bazı ülkelerde doktor tavsiyesi içeren sigara reklamları var. yanlış bilmiyorsam 80'lerden sonra başladı sigara sağlığa zararlı söylemleri. her ne kadar sonradan söylem ya da algı değişse de, onlar için sigara ile ilk temas; yakın dönem neslinkinden farklı. onunla ilgili olabilir. zaten bu yasaklar falan 2000'lerde başladı yanılmıyorsam, pasif olarak sigara dumanını solumaya atfen kapalı mekanda içilmeme yasağı daha da taze.

ben dikkat ediyorum şahsen; ama işte o kadar yaşım yok onunla da ilgili bence.
  • encokbenisevinnolur  (06.04.20 14:22:54) 
çok sinirleniyorum. eskiden bu kadar tepkili değildim sigaraya ama bildiğin düşencesizlik ve bencillik bu. kendi sağlığını düşünmüyorlar başkalarını da duman altında bırakıyorlar. kavga çıkartırım. bi büyük halam var daimi içen ve direkt bi şey diyemediğim ama bütün pencereleri açınca o da mesajı alıyor artık.


  • xvyz  (06.04.20 14:29:05) 
evin içinde ne ailem ne misafirler içer. herkes balkonda içer. keza misafirliğe gittiğim hiçbir evde içeride sigara içildiğini görmedim. balkon yoksa da kapı önünde içerler.

fakat tabi balkon, bahçe gibi açık alanda topluca oturduğumuz vakit yanımızda içiyorlar. yani içeride içilmemesinin sebebi saygıdan çok evin içine koku sinmesin, sigara dumanı odanın içine dolmasın diye. yoksa bütün çamaşırlar sigara kokuyor maalesef.
  • black holes in the sky  (06.04.20 16:57:10) 
70 yaşımdaki babam ve 94 yaşında dedem değil evde, apartman merdiveninde bile içemiyorlar. ya balkon yada apartmandan çıkıp bahçede içiyorlar.


  • aslindasorunumpsikolojik  (06.04.20 17:33:18) 
[]

bulaşık makinesi tavsiyesi

size sormadan bir şey alamaz oldum.

yalnız yaşayan ve bulaşık makinesinden çok beklentisi olmayan birine hangi marka ve modeli (ve hangi marka ve modelden uzak durmasını) önerirsiniz?

bütçe sınırı koymiyim ama fiyat-performans oranı önemli. beklentim düşük olduğu için ucuz ama beni üzmeyecek bir şey varsa çok memnun kalırım.

teşekkürler..

 
siemens iq serisinin en ucuzunu aldık 2-3 sene önce. hiçbir sıkıntı yok kesinlikle öneririm. 2bin civarlarındaydı fiyatı.


  • anarsika  (24.01.20 13:41:53) 
Ben Arçelik aldım geçen yıl 1.300'e. Gayet iyi.


  • himmet dayi  (24.01.20 13:54:25) 
ben de malesefki siemens kullanıyorum ve çok pişmanım. makine ciddi oranda yıkama sonrasında koku problemi yaşatıyor ki makineye yerleştirdiğim tabaklar sudan geçip, beklemeden yıkanıyor. Ayda bir bulaşık makinesi temizleyici de kullandığım halde bu problem var.
Nette bu problemi yaşayan bir çok kullanıcı var
www.sikayetvar.com

Araştırmalarımda kullanılan govde de gidilen malzeme değişikliği olduğunu gosteriyor.
  • akiskan  (24.01.20 14:09:34) 
1300'e Arçelik aldım ben de, misler gibi sorunsuz kullanıyorum.


  • aynabugusu  (24.01.20 14:39:54) 
Bardak dizme sepetine çok dikkat edin, dandik bir dizayn olmasın. Yerli malı giriş seviyelerinden alın yeterli, çok fazla program ve dijital ıvır zıvır olmasına gerek yok.


  • John Bloor  (24.01.20 14:42:35) 
kazanı plastik olmasın. arçelik / altus iyidir.


  • inheritance  (24.01.20 19:41:11) 
[]

Hangi dile çalışsam?

Merhaba,

Duolingo’da dil öğrenme olayı çok sardı (tavsiye ederim bu arada). Geçici olarak Almanya’da bulunurken ve biraz Almancam varken Almancamı geliştirmek üzere başladım. Sonra hep Fransızca öğrenmek istediğimi hatırlayıp Fransızca dersine de başladım ama Almanca gelişimimi yavaşlatacağını düşünerek Türkiye’ye dönene kadar Fransızcayı ertelemeye karar verdim, Almanya’da olduğum sürece almancaya odaklanayım dedim. Şimdi Türkiye’ye döndüm ve ne yapacağımı bilemiyorum.

1- Uygulamadan öğreneceğim bir şey kalmayana kadar sadece Almanca çalışmaya devam mı etsem? İkinci danışmanım Alman ve tezim dışında Almanlarla birlikte yürüttüğümüz bir proje nedeniyle sık sık görüşüyoruz. Bunların hiçbiri aslında benim Almanca öğrenmemi gerektirmiyor çünkü İngilizce iletişim kuruyoruz ama onlarla arada Almanca konuşmak hoşuma gidiyor. Ayrıca Almanya’yı çok seviyorum ve ilerde post-doc vs için gitme planlarımız var eşimle. Ve öğrendikçe Almancaya da baya ısındım, severek çalışıyorum. Bu arada epey de geliştirdim, birçok gündelik konuşmayı sürdürebiliyorum, peşini bırakıp unutmayacağım.

2- Konuşabilmek istediğim bir dil olan Fransızcaya odaklanıp unutmamak için haftada bir falan Almanca mı baksam? Fransızcaya sıfırdan başlayacağım sayılır. Günlük hayatta muhtemelen hiçbir işime yaramayacak. Sadece merakım var.

3- Bahsettiğim proje ile ilgili bir toplantı için Mayıs’ta bir haftalığına İsveç’e gideceğim. Şimdi diğer dilleri bir kenara bırakıp İsveççe çalışsam diyorum o zamana kadar? Daha önce tek kelime bilmeden iki kez gittim ve hiçbir sorun yaşamadım ama hani nasılsın iyiyim ne güzel bir gün diyebilecek kadar İsveççe bilsem hoş olurdu. Sonrasında devam etmem muhtemelen, kullanma ihtimalim olmasa ilgimi çeken bir dil değil. Bu koşullarda bu dili öğrenmeye zaman ayırmak çok saçma mı olur?

Önerileriniz için teşekkürler.

 
Avrupa dillerinden İngilizce yeterli onun dışında Arapça'yı tavsiye ederim. 500 milyonluk bir pazar ve yeni yeni üstelikte Türkiye üzerinden açılan bir pazar. Geleceği olan bir dil. Üstelik ticaret dili Arap ülkelerinde eğitimli nüfusa çok fazla talep oluyor ve yüksek maaşlarla işe yerleştiriyorlar. İniglizce haricinde avrupa dillerini tavsiye etmem. Fransa mesela Afrika'da günden güne hegemonyasını yitiriyor. Benzer şekilde Rusça'yı da tavsiye etmem eski SSCB ülkelerinin çoğu latin alfabesine geçtiler ve Rusça bilmeyen yeni nesiller çoğalıyor. Çin dili... Çinliler Türkçe öğreniyor Türkiye ile ticaret yapmak için :) Tabi ben meseleye ticari olarak baktım tavsiyemde bu yönde. Yoksa merakınız varsa Latince'de öğrenebilirsiniz, İsveççe'de...


  • tukon  (17.01.20 23:20:09) 
Java


  • Kahir ekseriyet  (17.01.20 23:25:58) 
Öncelikle çok teşekkür ederim uzun cevap için :) ama o anlamda sormuyorum, kendi durumumda hangisini yapmak daha mantıklı olur diye merak ediyorum. Yani Almanca yerine Rusça, Fransızca yerine Arapça koyarak da okuyabilirsiniz sorumu. Belli bi aşamaya geldiğim ve ilerde kullanma ihtimalim olan A diline odaklanmak mı; A dilindeki mevcut seviyemi koruyarak günlük hayatımda hiçbir işime yaramayacak ama sadece ilgi duyduğum B dilini öğrenmek mi falan gibi bir soru benimki. Ayrıca kısa bir süre kullanacağım C diline çalışmak için daha ciddi düşündüğüm A ve B dillerini birkaç ay ihmal etmek saçma mı? Özetlemiş oldum okumayanlar için


  • mezzosprite  (17.01.20 23:34:35) 
Iki dile birden calisma. Unutma ki bu diller ingilizceden cok daha zor ve ingilizce gibi hayatin her yerinde degil, dolayisiyla ogrenmek cok daha fazla zaman ve odaklanma alacak.

Sorularina gelince
1- Evet almanca calis ama tek basina duolingo cok yetersiz. Yapma demiyorum da bunun bilincinde ol.
2- Gec
3- Bir haftaligina isvece gidince pratik yaparim (olmaz o is) diye azicik isvecce ogrenmek bir ay sonra ucar gider. Cok faydasiz. Zaten herkes ingilizce konusacak.
  • hot potato  (17.01.20 23:45:13) 
Almanca en mantıklısı görünüyor çünkü kullanacağın yer var ve seviyorsun. Parça parça olursan hepsini birbirine karıştırma ihtimalin var.

Dedikleri gibi İsveç'te de kimse senle İsveççe konuşmayacak.

Düzenli olarak Duolingo Almanca'ya devam et. En azından B2 başlangıcına gel.
  • kaset  (18.01.20 00:02:59) 
Hot potato, kaset, aradığım cevap buydu teşekkürler. Bu arada duolingoyu keşfedene kadar hiçbir şekilde oturup Almanca çalışmıyordum, zaman yok falan diyordum, o yüzden yetse de yetmese de her gün 20 dk çalıştırıyor ya candır :)


  • mezzosprite  (18.01.20 00:08:26 ~ 00:10:50) 
Almanca çalışın bitirince fransızca çalışın derim. İsveç'te yaşıyorum, 3. Soru başka bir dil olsa da benzwr cevabı verirdim de gerçekten 1 haftalığına giderken gerekecek bir dil değil. İngilizcenin 2. Dil olarak en iyi konuşulduğu yer. Öyle basit kalıplar söylemek için youtubedan Swedish daily sentences falan diye aratın bir iki video izleyin o yeterli. Yoksa duolingoda yanlış hatırlamıyorsam ilk derslerde rebkler sayılar falan bile var ki ihtiyacınız yok öyle şeyleri öğrenmeye.

Şunları öğrenseniz biraz şirin olur isveçlilere
Godmorgon günaydın
Hej merhaba
Hur mår du? Nasılsın
Hej då hoşça kal
Ha det bra bunun tam Türkçe karşılığı yok gibi ama ayrılırken söyleniyor
Tack teşekkürler
Varsågod rica ederim
Jag heter... Benim adım...
  • senolll  (18.01.20 00:34:12) 
[]

Elektrikli soba tavsiyesi

Küçük bir odayı ısıtmak için kullanılacak elektrikli soba/ ufo ya da o türden ne olursa :) tavsiye eder misiniz?
Teşekkürler



 
kral ın sitesinden sipariş ver pestil köme


  • seyyar satıcı  (09.01.20 16:27:43) 
Üniversite öğrencisine hediye olarak alıcam, mümkünse az elektrik yakan bir şey tavsiye ederseniz sevinirim. Gönül rahatlığıyla ısınsın ve babası faturaya laf etmesin.


  • mezzosprite  (09.01.20 16:39:54) 
Bu ufonun Allah belasını versin. Az yakıyor falan filan diye bi yalan attı. Hala insanlar böyle birşey olabilir sanıyor. Bakın kardeşim bu elektrikli ısıtıcıların hepsinin ısı üretme yöntemi ve verimi aynı ( klima dışında)


  • prizmatik  (09.01.20 16:51:21) 
Öğrenciye bence en güzel yağlı radyatör gider. Ders çalışırken dizinin yanına çeker, yakma yanma derdi olmadan ısınır.


  • prizmatik  (09.01.20 16:55:18) 
Bizde alf var. Ona bakabilirsiniz.


  • Sonsuzluk ve Bir Gün  (09.01.20 16:57:13) 
ufo yerine yağlı radyatör alınabilir.

ufo insanın önünü pişiriyo, arkasını donduruyo. radyatör öyle değil.


radyatör ufoya göre ciddi konforlu bişey.

öte yandan bununla da uğraşmak istemezseniz migrosta satılan 60 70 liralık fanlı ısıtıcılar var, onlar da iş görüyor, ufodan daha kullanışlı benim için.

sadece odayı ısıtmak olarak düşünme, şimdi sigara içen bir insansa, odanın yalıtımı kötüyse, cam altlarında 2 parmak boşluk varsa odayı değil anca kendini ısıtma durumuna geçecek.

eğer sade kendini ısıtma derdindeyse o zaman ufo burada işe yarar bak.

kumtel marka ama ufo görünümlü infrared ısıtıcı aldım, 3 defa ampül yaktı, ampülleri de çok ucuz değil, ufonun böyle bir olayı da var.

kış sezonunda olduğumuz için soba fiyatları tavan yapmıştır, ikinci ellerden yağlı radyatör bakabilirsin sağlam bir marka.

tabi denemek şartıyla
  • hem şişko hem deli  (09.01.20 17:10:26 ~ 17:15:49) 
www.hepsiburada.com

Bu nasıl sizce?
  • mezzosprite  (09.01.20 17:32:42) 
Elektrikli ısıtıcılarda "az elektrik yakan" diye bişi pek yok ne yazık ki.

örn. linkteki radyatör 2 numaralı ayarda 1000 W. günde 8 saat çalıştırılsa

1*8*30*0,7102 (gazelektrik.com)
= 170,448 TL'lik elektrik harcar.

en düşük ayarda,

0,4*8*30*1,7102 = 68.1792 TL elektrik harcar, ama ısıtır mı, bilemem.

kw x saat x gün x 1,7102 formülünden, diğer cihazların ne kadar yakacağını hesaplayabilirsiniz.
  • cern de cayci olmak vardi  (09.01.20 17:54:55 ~ 18:00:20) 
[]

Sebebi neydi ki?

Yıllar önce günlerce süren karın ağrısı şikayetiyle karın ultrasonuna girmiştim. Radyolog kişisi karnıma bakarken “Doğumun zor mu geçti?” diye sordu. “Doğum yapmadım ki” dedim. “Allah allah bu yaşta nasıl bu hale gelmiş” dedi. O anda “nolmuş” diye soramadım, nasıl olsa raporda yazar diye düşündüm. Öğleden sonra raporu doktora götürdüm, her şey normal yazmış radyolog. Bi şey yok deyip göndermek istedi doktor beni. Tam çıkacakken radyologla aramızda geçen diyaloğu anlattım, istersen bi de kadın doğuma git dedi. Sonra kadın doğuma gittim, ağrım var ama dahiliye bi şey bulamadı radyolog da böyle böyle dedi dedim. O da kasık ultrasonu istedi. Aynı radyoloğa denk geldim, neden yine geldin dedi. “Dahiliyelik bir şeyim yokmuş, kadın doğuma gittim” dedim. “Nasıl yokmuş, yazdık ya ne olduğunu” dedi. “Bir şey yazmamışsınız ki, doktor her şey normal dedi” dedim. “Neyim var” dedim, “aynı gün nasıl ikinci kez sıra alabildin” falan dedi bu sefer. Neyim olduğunu söylemedi. Neyse kadın doğum doktoru da bir şey yok deyince son gücümle dahiliye doktoruna gittim dedim ki bakın çok ağrım var dayanamıyorum, radyolog bir sorun olduğunu söylüyor ama ne olduğunu söylemiyor, rapora yazdım diyor ama yazmamış, bugün de bir şey yok diye göndermeyin beni dedim (uzun zamandır gidip geliyordum). “Peki o zaman bir tahlil daha isteyelim” dedi isteksizce. Bu son tahlil sonuçlarından anlaşıldı ki meğerse karaciğerim çökeyazmış. Sarılık geçiriyormuşum. Öleyazmışım.

Ara sıra aklıma radyologla olan konuşma gelir. 2019 biterken bu konuyu anlamlandırıp kapatmak istiyorum yardımlarınızla :)

1- radyoloğa doğumumun zor geçtiğini düşündüren görüntü neydi?
2- karaciğerimle doğumumun ne kadar zor geçtiğinin ilgisi nedir?

Teşekkürler!

 
Hayır başka hastaneye git. İcabında özele git. Ya o radyolog seni trollemiş ya hastane seni trollemiş ya da cidden bişeyin var ve oradaki doktorlar yetersiz. Ciddi bir şekilde baktır kendine, tahlil sonuçlarının hepsini götür göster. Ola ki doktor hiçbir şeyin yok dedi, yine de değer bunu duymaya. Hasta olmandansa... lütfen özel doktora git ben bu hastanenin işini hiç mantıklı bulmadım.


  • muhayyer divan  (31.12.19 18:59:46) 
Başka hastaneye git. +1


  • baldan kaymak  (31.12.19 19:57:11) 
benim sarılığım da yüksek çıktı. doktor gebelik durumun var mı diye sordu, ben de olabilir deyince eyvah!! demişti.

bir başaka yıllar:

ben gebelik için aşılama tedavisi olmuştum sonuç alamdığım. doktora sormuştum gonal f diye bir ilacı insülün gibi 1 hafta boyu kullanmıştım. bunun karaciğerime zararı olur mu diye, o da o zaman gebelikte düşünme onun da karaciğerine bin türlü riski var demişti.

konunla pek ilgili değil ama karaciğer olunca yazayım dedim.

mutlu yıllar.
  • for day to break  (31.12.19 20:02:23 ~ 20:03:31) 
hepinize çok teşekkürler. olay 6-7 sene önce oldu, şimdi tamamen iyileştim çok şükür. sadece ara sıra aklıma geliyor ve radyoloğun ne görüp neden öyle konuştuğunu (ve neden normal rapor yazdığını) merak ediyorum.


  • mezzosprite  (31.12.19 20:03:28) 
Radyolog ne yazmış onu da göreydik belki bir şeyler söyleyebilirdik.


  • kibritsuyu  (01.01.20 16:19:31) 
@kibritsuyu, bulamadım, bulursam eklerim iki hafta sonra. bi şey duvarında az bi mm kalınlaşmadan bahsediyordu sadece, diğer her şey için normal yazıyordu. doktor o kalınlaşmanın önemsiz olduğunu, sonucun normal olduğunu söylemişti.


  • mezzosprite  (01.01.20 23:10:41) 
[]

Laptopun kamerasını bulamıyorum

Lenovo B70 sanırım modeli. Adobe Connect ile uzaktan sunum yapacaktım ama kamera bulamıyorum. Görünürde kamera var gibi ama yazılım olarak bulamadık. Başlatta ya da aygıtlarda görünmüyor. Driver mı yüklemem gerekiyor? Emanet bilgisayar, pek ellemek de istemiyorum. Driver yüklesem sorun olur mu?




 
aygıtlar dediğiniz aygıt yöneticisi değil mi ? . driver yükleseniz sorun olmaz.


  • fezagezgini  (24.12.19 10:10:05) 
Evet aygıt yöneticisi. Ya bi de Almanca bilgisayarın dili, tam anlamıyorum. Öyleyse driver yükleyip deneyeyim teşekkürler


  • mezzosprite  (24.12.19 10:21:56) 
Laptopun kendi sitesine git, oradan modele göre olan driverlar kısmını bul, kamera için olan sürücüyü indirip kur.

Siteyi ve sürücüyü Almanca bulmak zorunda değilsin.
  • John Bloor  (24.12.19 10:24:30) 
Driver’ı indirdim çalıştır dedim “no appropriate driver to be installed” diyor


  • mezzosprite  (24.12.19 10:47:27) 
Doğru model için doğru sürücü değildir o zaman.


  • John Bloor  (24.12.19 10:52:01) 
Canlı desteğe bağlandım, birkaç şey denedik sonra donanımsal arıza olabilir dedi. Çok teşekkür ederim yardımlarınız için


  • mezzosprite  (24.12.19 11:15:44) 
[]

Üst ekstremitede uyku pozisyonuna bağlı obstruktif damar tıkanıklığı?

Bazen gece uyanıp üstüne yatmakta olduğum kolumu ya da kıvırmış olduğum elimi hissetmediğimi fark ediyorum. Hemen pozisyon değiştirip kolumu dümdüz uzatınca kanın ilgili kola/ele hücum ettiğini hissediyorum (baya fiziksel olarak hissediyorum, duyuyorum). His kaybı yavaş yavaş geçiyor; bazen doğrudan düzeliyor bazen de uyuşma benzeri bir aşamadan geçiyor. Bir dakikadan daha kısa bir sürede normale dönmüş oluyorum.
Google’lamayı denedim ama hiçbir şey bulamadım. Bu tehlikeli bir şey mi? Dolaşım sistemimi nasıl etkiler? Derin uyuduğum bir gece kangren olur muyum ya da biriken kan damarımı patlatır mı? Doktora gitmeli miyim? Evetse hangi branşa?
Teşekkürler


 
Yastığıma sarılarak yan uyuyorum. Dolayısıyla kolum hep en altta kalıyor. Ağrımaya başladığında uyanıyorum ve yön değiştiriyorum. Aynı pozisyonda uyuduğum için tüm gece bir sola bir sağa yatıyorum. Yok değiştirdikten sonra elimi açıp kapatıyorum. Ağrım da uyuşukluk da geçiyor. 40 senedir böyle uyuyorum, henüz damarlarım patlamadı.


  • the she ronin  (22.12.19 09:54:47) 
Önceelikli tavsiyem bir an önce internetten neyim var diye araştırmayı bırakmalısın.bir sıkıntın varsa doktora gidersin dersin ki uyurken kolum uyuşuyor.adama üst ekstremitede obstruktif falan demeye başlarsan bu kadar biliyordun neden buradasın cevabı alabilirsin.
Sorunun cevabını kendin vermişsin zaten kolun ,bacağın ters uyuduysan bir süre sonra vücudun alarm verip seni uyandırıyor ve kalk üstünü başını düzelt diyor.bu yüzden uyanıp kolunun uyuştuğunu görüyorsun,düzelttiğinde de haliyle kan akışını hissediyorsun.bilincin yerinde olmadığı durumlarda tehlikeli durumlar var,misal sarhossun ve uyurken kusuyorsun ve bogulup ölüyorsun.sarhoş değilsen miden bulanırsa vücudun seni uyandırır.

  • duptıs  (22.12.19 14:46:32) 
[]

Google hesabımdan yapılmış olan restoran değerlendirmesi

Dün bir restoranda internet şifresini girmesi için garsona telefonu vermiştim (hala insanlara güveniyorum evet). Demin yorumunuz beğenildi diye bildirim geldi. Simply süper diye yorum yapmışım. Tam olarak telefonun garsonda olduğu saatte.
Önce aklıma bu yorumu silmek geldi ama bu cüret yanlarına kalmasın, en azından korksunlar istiyorum. Ne yapabilirim? Olay Almanya’da geçiyor.



 
beğenen de o garson muymuş?


  • malheiros  (05.12.19 13:50:15) 
@malheiros bilmiyorum, fark eder mi?


  • mezzosprite  (05.12.19 13:57:30) 
Oha garson restoran hakkında yorum mu yapmış mı yani seni telefonundan, yuh? Doğru mu anladım


  • neverletyougodown  (05.12.19 14:07:32) 
@neverletyougodown aynen


  • mezzosprite  (05.12.19 14:09:39) 
baska bir sey olmasin? sifreyi girmek max 5-6 saniye surer. google maps'e girecek de mekanin adini yazip bulup yorum yazacak da...


  • brkylmz  (05.12.19 14:13:08) 
Şifreye bakmam lazım diye telefonu götürdü, 1 dk falan onda kaldı


  • mezzosprite  (05.12.19 14:16:06) 
ahahah cakala bak yaa.


  • brkylmz  (05.12.19 14:17:17) 
Eğlenmenize sevindim arkadaşlar, bu kadar şaşırmanızı beklemiyordum :)
Napiyim, var mı yapılacak bir şey? Yoksa aynı mecrada rezil etme yoluna gideceğim.
Üstelik kötü bi yer de değildi, normalde de iyi bir yorum yapabilirdim aklıma gelseydi. Neden böyle bi şeye ihtiyaç duydular anlamadım.
  • mezzosprite  (05.12.19 14:20:31) 
Bence o yorumu silin ve yorum olarak "wifi şifresi girmek için aldığı müşteri telefonundan kendi mekanlarına ovgu dolu yorum atan restoran" yazın. Dediğiniz gibi rica etseler siz de begenmissiniz zaten yorum yazabilirdiniz. Yaptıkları terbiyesizlik bence ve karşılıksız kalmamalı.


  • nick dedigin  (05.12.19 14:20:59 ~ 14:23:18) 
google hesabınla yorumu değiştir 1 yıldız ver. diğer yaptırımları bilemiyorum. garson türk müydü? :)


  • scudman1  (05.12.19 14:22:25) 
nick dediğin +1
bence de bu yazdıklarınızı aynen yorumda yazın puanı da 1e düşürün

  • Tam1Hi0n3  (05.12.19 14:22:34) 
Irkçılık olur diye belirtmedim ama hint restoranıydı, garson da muhtemelen hintti


  • mezzosprite  (05.12.19 14:23:54) 
Avrupa'da kişisel alan çok katıdır, bir garsonun müşteriye buna cesaret edebilmesi kovulma sebebi zaten. Garson kesin göçmendir, hatta almancılardandır büyük ihtimal, İtalyanlar da olur bak onların da laubalisi, köylüsü çoktur. G. İtalyanın köylüleri Londra'da, Berlin'de hizmet sektöründe çalışıyor full. Karşı cins durumları varsa muziplik yapıp, muhabbet kurmak istedi büyük ihtimal sizle siz o an farketmediniz beğendiğini falan güme gitti. Aksi durumda organize kötülük var:) Olayı çok büyütmenin manası yok bence bir daha kapısından geçmezdim yalnız.


  • neverletyougodown  (05.12.19 14:30:22) 
oha! usenmemis girmis! acip fotograflara da bakmis olabilir. gerci telefonu elinizle vermissiniz ama...

yorumu silmeyin ve yenisini yazin bence.
  • yoggi  (05.12.19 23:36:08) 
[]

Ekran gelmemesi & statik elektrik

Merhaba arkadaşlar. Lenovo yoga 520 laptopum var. Bundan altı ay kadar önce bilgisayarın ekranının gelmemesi sorunu yaşamıştım. Açmaya çalışınca power tuşunun ışığı yanıyor ve çalışma sesi geliyor. Ama ekran gelmiyor. Servisi aradığımda power tuşuna 40 sn basmamı söylediler ve düzeldi. Meğerse statik enerji mi ne yüklenmiş. Şimdi yine aynı şey oldu, statik enerjisini boşaltmaya çalıştım aynı yöntemle ama olmuyor. Servisle iletişime geçtim, statik enerjiyi boşaltınca da düzelmiyorsa bakmamız lazım diyorlar. Sorun şu ki ben almanyadayım ve burdan Türkiye’yedeki servise bir şekilde göndersem de bana geri gönderemeyeceklerini söylüyorlar. Garantisinin bitmesine bir yıldan fazla var, burda tamir ettirmek istemiyorum. Bildiğiniz başka bir yöntem var mı? Tamamen aynı olay çünkü, kesin yine statik enerji yüzündendir. Ve ilkinde de Almanya’ya geldikten birkaç gün sonra sorun çıkmıştı. Prizlerdeki elektrik akımlarının farklılığından falan kaynaklanıyor herhalde.
Tezimi yazmam lazım lütfen yardım..



 
başka bir yöntem olarak eski masaüstü bilgisayarlar da bazen elektrik kesintisi güç dalgalanması esnasında dediğiniz hale gelirdi, power ışığı yanıyo, ekran yok, kasalarının arkasındaki elektrik kablosunu çıkartıp 10-20 dakka bekleyince de düzelirdi o.

onun dışında, ben olsam laptop ı kapalı şarj eder, sonra fişi çekip şarjdan çalışırdım. sık sık da kendime eposta atarak yedek alırdım.
  • Hakan1980  (19.10.19 12:25:03) 
Tamire götürdüm. Reset yeri varmış power’ın yanında, ona basınca düzeldi.


  • mezzosprite  (21.10.19 16:40:00) 
Off düzelmemiş :( kullanırken ekran yavaş yavaş karardı ve gitti. Resetleyince açıldı sonra yine gitti. Şimdi resetleyince de açılmıyor..


  • mezzosprite  (21.10.19 18:05:01) 
Almanya'da neden tamir ettir miyorsunuz


  • kitik  (21.10.19 18:13:08) 
Garantisi bozulmasın diye, bir yıldan fazla süresi var hala. Ama mecburen tamir ettireceğim artık, zaten bugün de o niyetle götürmüştüm de reset işe yarayınca açmadılar içini. Yarın bi daha götürürüm artık:(


  • mezzosprite  (21.10.19 18:44:55) 
[]

Telefon tavsiyesi

Burdan bi arkadaştan bilgisayar tavsiyesi almıştım ve aşırı memnunum, hangi telefonu alacağımı da size sorayım dedim :)

4 yıldır iphone 6 kullanıyordum, memnundum, bataryası tamamen bittiği ve artık hiç şarj olmadığı için servise gönderdim ama ekran da kırık ve darbeli olduğu için bataryasını değiştirmeyiz diyorlar, ancak yenisini gönderebilirlermiş 2000 tl'ye. ben de istemedim, geri gönderecekler. şimdi 2000 tl civarında başka bir telefon almak istiyorum.

telefonu genelde modem gibi kullanıyorum, personal hotspot açıp bilgisayardan internete giriyorum, bu yüzden aradığım telefonda bu özellik olsun ve habire şarja takmam gerekmesin yeter.. oyun moyun desteklemesine gerek yok.

okuyorsa pseudologia fantastica'ya selam olsun, tavsiye vereceklere şimdiden teşekkürler

 
redmi note 7 alınabilir.


  • bahoho  (22.07.19 16:04:49) 
m20

5000 Mah batarya var. Daha ucuz diyorsanız M10
  • baldan kaymak  (22.07.19 16:30:40) 
Redmi note 7 +1
2 aydır kullanıyorum, şarjını elime yapışık olup da hayvani parlaklıkta kullandığım halde gün içinde bitiremiyorum.

  • bir nick var benden iceri  (22.07.19 17:27:43) 
[]

duvarları kendin boyamak

duvarlarda kalem, boya, bant vs lekeleri olan bir odam var, boyamayı düşünüyorum (tavan hariç), sizce kendim yapabilir miyim? hiç deneyimim yok.

ek olarak alet edevat tavsiyesi de isteyeceğim, olabildiğince kolay bir şekilde halletmek için hangi fırçayı/fırçaları almalıyım?


 
büyük rulo fırçalardan al sopasıyla birlikte. biraz kalitelileri daha az damlatır. kenar ve köşeler için de klasik küçüklerden 1 tane alabilirsin.

ayn renkte boyuyacaksan 1 kat yeterli diye düşümnüyorum. mümkün olduğunca eşit şekilde boyarsan bir sorun olmaz, kolay gelsin.
  • cassey  (26.05.19 19:43:42) 
tabii ki yapabilirsin.

1. kestirme fırçası:
sc01.alicdn.com

2. küçük rulo: productimages.hepsiburada.net

3. büyük rulo: st.depositphotos.com

4. bence en mantıklısı şöyle bir set alman: www.rulopa.com.tr

5. şu video da işine yarar: www.youtube.com
  • fragile lady  (26.05.19 19:45:41) 
[]

samsung galaxy j7 max - siri özelliği?

var mı? nasıl buluruz? teşekkürler




 
@valentinov +1
Siri, sadece Apple'a ait sesli asistan.

Evet, Siri'nin yanından geçemez Google Asistan daha önde olduğu için. Siri salak gibi, anlamıyor en basit bir şeyi dahi. Asistan'ın algısı çok daha iyi.
  • m e b  (19.01.19 19:41:46) 
[]

Burnum tıkalı, uyuyamıyorum:((

Tuzlu su yazıyor internette, evde tuz yok.
İki gündür soğuk algınlığını mı sinüzit mi bilmediğim bi şeyim var. Bu akşam burnum tıkandı.
Var gücümle afedersiniz sümkürüp anlık olarak açıyorum ama başımı yastığa koyar koymaz iki delik birden tıkanıyor. Ağzımdan nefes alıyorum şu an. 10 kez falan denedim, her seferinde tekrar kapanıyor yatınca. Ne yapabilirim yardım edin :((


 
Buhar solu.


  • angelus  (24.11.18 01:13:08) 
Olmadı:/ işe yaramadı


  • mezzosprite  (24.11.18 01:23:53 ~ 01:25:12) 
Buhar + deniz suyu. Ise yaramazsa nobetci eczane. Ama mis gibi hasta olma durumuna benziyor.


  • baldan kaymak  (24.11.18 01:42:40) 
ben kalp atışımı hızlandırınca açılır. şınav, squat falan dene biraz.


  • diffarentiationation  (24.11.18 01:53:20) 
kafanı yukarıya kaldır ve burnunu elinle kapatıp nefesinle burnunda biraz basınç oluştur, bunu 5-10 saniye yapınca bir süreliğine açılır burnun.


  • gezegen olan pluton  (24.11.18 02:52:45) 
Hiçbir şey işe yaramadı, eczaneye gittim, artık uyuyabilmeyi ümit ediyorum:( tavsiyeleriniz için teşekkürler.
Bu arada @gezegen olan pluton, seninkini denerken kulakları da bozmuş olabilirim :)

  • mezzosprite  (24.11.18 03:35:01) 
Derman olmaz belki ama aynı durum devam ederse, çok rahatlatır.
www.sanalmarket.com.tr

  • lemon cake  (24.11.18 05:16:18) 
burunda et, eğrilik varsa ameliyat ol. yoksa,

dilinin ucunu damağının üst kısmına getir/değdir. işaret parmağınla iki kaşının arasını 20 dakika ovala.
  • silver apple  (24.11.18 15:15:25) 
[]

Doğalgazım kesik, çiğ sütü napayım

Perşembe sabah taze çiğ süt almıştım köylüden. Doğalgazım kesik olduğu için dolapta bekletiyorum. Ancak pazartesi akşam ocakta pişirebileceğim. Ne yapayım?

1. Buzdolabında pts akşama kadar beklet
2. Buzluğa at dondur
3. Fırında pişir? Olabilir mi öyle bi şey, hiç bilmiyorum?
4. Diğer önerileriniz - “vegan ol” hariç, onu olamıyorum :(

 
Buzluga atani hic duymamistim :) ama dolapta bekletirsen bozulur. Kucuk tup falan alsan astari kilifindan pahaliya gelir ama lazimsa sut, dusunebilirsin :)


  • superfluid  (10.11.18 11:40:16) 
Elektrik ocagi yok mu


  • acemi  (10.11.18 11:44:15) 
Buzluğa atmayı ben de yakın zamanda bi arkadaşımdan duydum, aklıma yatmadığı halde denedim ve çözüp pişirdikten sonra yoğurt bile tuttu :) yine öyle yapayım madem diğer türlü bozulacaksa..

@acemi, yok
  • mezzosprite  (10.11.18 11:44:40 ~ 11:45:55) 
Annem donduruyodu buzluga atip.

Simdi sordum bi sey olmuyo dedi
  • bir3iki7  (10.11.18 11:46:19) 
Buzlukta bir şey olmuyor.at donsun, çıkar pisir.


  • brnbrs  (10.11.18 12:18:20) 
tost makinesi kullanabilirsin ısıtmak için


  • gezegen olan pluton  (10.11.18 12:27:09) 
Bence yapma ama ; doğalgazı keserken hortumunu sökmüyorlar, saatin de sökülmediyse mandalı çıkarıp kırmızı bir aparat takmışlardır. Aparat sağ-sol oynatılarak gevşetilip çıkarılabilir.Sonra oraya mandalı takıp çevirince açılır.Kullanılan kadar faturaya eklenir. İş bitince yeniden kapatılabilir. (Ytd)


  • hebanon  (10.11.18 13:53:23 ~ 13:53:44) 
Piknik tüpü al üstünde pişir


  • kasapsevenkoyun  (10.11.18 14:12:25) 
[]

Doktora gitmeme gerek var mı? (Küçük bi kaza geçirdim)

Dün sabah belediye otobüsünde ayakta giderken otobüs baya ani bi fren yaptı (çarpıştık sandım da çarpışmamışız) ve ben baya fena savruldum ama düşmedim çünkü refleksif olarak sağ elimle/kolumla bi yere tutundum (tam olarak neremle ne şekilde yaptığımı hatırlamıyorum). Hemen ardından bileğimde bi tuhaflık (uyuşma mı diyim tutamama mı diyim az ağrılı bi his) oldu. Neyse ben bu olayı unuttum bile sonra. Bu sabah sağ kolumda bi ağrıyla uyandım, üstüne yatmışımdır falan diye düşünürken bu saat oldu hala geçmedi. Omzumla dirseğim arasında kas ağrısı gibi bi şey, sanki spor yapılan günün ertesi günü ağrısı gibi. Neden olabilir diye düşünürken birden dünkü olayı hatırladım.

Ciddi bi şey olabilitesi var mı? Doktora gitmeli miyim?


 
dayanılmaz bir ağrıysa gidin hemen, yoksa biraz daha bekleyebilirsiniz, ben de bir kere otobüse koşarken dizim mi bir yerde ağrı bşalamıştı birşeyler yırtıldı sanmıştım da bir şey çıkmamıştı röntgende.


  • bananastand  (10.11.18 11:33:46) 
Sisip morarmamissa sadece incinmedir muhtemelen.


  • superfluid  (10.11.18 11:35:30) 
Şişme morarma yok, dayanılmaz bi ağrı değil, hareketsizken hiç bir sorun yok, hareketle 6/10 şiddetinde hissediyorum.

Öyleyse gitmiyorum doktora, çok teşekkürler
  • mezzosprite  (10.11.18 11:40:17) 
Eczaneden dolgit krem alıp sıcak tutarsan hafifçe atlatırsın. Geçmiş olsun.:)


  • fermiparadoksu  (10.11.18 12:06:15) 
Korkma yasayacaksin. Bu tip seyler icin doktora gitmeyin.


  • bos gezenin bos ustasi  (10.11.18 13:07:08) 
Sadece öleceğimiz zaman mı doktora gidelim sevgili boş gezenin boş kalfası?


  • mezzosprite  (10.11.18 13:35:50) 
Donuk omuz başlangıcı olabilir. Ağrılarınız 2 hafta boyunca hala geçmezse, bir ortopedi uzmanına görünün, MR vs gibi tetkikler yapılsın.


  • agluna  (10.11.18 14:34:53) 
Bence gidip bir serum taktır iyi gelir madem.


  • bos gezenin bos ustasi  (10.11.18 14:46:35) 
[]

Baş ağrısı günlüğümü okumak ister misiniz?

6 ay önce iyice katlanılmaz ağrılar çekmeye başlayınca ağrı günlüğü tutmamı önerdi biri. Bir yıl dolunca nöroloğa göstermeyi düşünüyorum (6 ay önce muayene oldum aslında bi şeyim yokmuş, birkaç sene önce beyincik sarkması çıkmıştı sadece). Genelde haftasonu oluyor, “let down migrane” dedikleri şeye baya benziyor ama migren diyen olmadı şimdiye kadar.

Ağrıyla ilgilenen hekim veya psikoloji çalışanı varsa sizlerle de paylaşmak isterim, yorumunuz/öneriniz olursa daha da güzel olur.


 
Pratisyen hekimim, 2 yıldır migrenim var. 2 ay kadar ben de tutmuştum günlük. son 1 aydır daha iyi ağrılarım.

bakabilirim paylaşmak istersen.
  • the kene  (28.09.18 19:35:32) 
isterim.


  • odiilde  (28.09.18 19:44:45) 
[]

İşportacının biri sabah sabah çok canımı sıktı

Sizce napayım:
1- zabıtayı ara def etsin terbiyesizi
2- ne takıyon kafaya, unut gitsin, o da ekmeğinin derdinde bi gariban
3- ?

 
1

kavga şart
  • isimsiz uye  (10.09.18 11:54:09) 
Zabıta +1
Çomar olduğunu varsayıyorum. Bunları ezeceksin abi

  • retiredcolonel  (10.09.18 11:56:10) 
Cok ciddi bir sey degilse - 2


  • stavro  (10.09.18 11:58:19) 
Ne yaptı? Şu an 2 diyorum ama yaptığı şeye göre 1 ve hatta 3 de diyebilirim.


  • fırt  (10.09.18 12:02:33) 
sal gitsin,

aynı olay tekrarlanırsa zabıta polis jandarma çağır gelsin ;)
  • redlabel  (10.09.18 12:03:54) 
isimsiz üye'ye katlıyorum: kavga şart!
içine atma; sineye çekme. böyle, böyle alışknalık haline gelir ve an olur hakedene vermediğin bir tavrı, cevabı; elinden olmadan haketmeyen birine göstermek veya vermek durumunda kalabilirsin.
Volkandaki lavı, böyle durumlarda hak edene boşaltmak lazım ki, ileride iyi niyetli, nazik kimseleri kazara yakmayalım.
2. seçenek de bence devre dışı; zira öyle bir durum olsa, duyuru'ya zaten başlık açmaz; aamaan! der geçerdiniz.
belli ki yapılan sizi rahatsız etmiş.
  • pangea  (10.09.18 14:15:54 ~ 14:16:42) 
[]

Akademide mobbing dayanışması

Konuyla ilgili dayanışma platformları var mı? Köle gibi muamele görüp ses edememekten, ses etsen olanın yine sana olacağını bilmekten, içten içe öfkeden kudururken “tamam hocam” demekten bıkanlar, ama atom fiziğine de profesörlüğe de lanet etmeyip biraz daha sabretmeyi tercih edenler, n’apıyoruz?




 
Sendikalarin mobbing ile ilgili cok davalari var ama hepsinde ellerinde somut sunulabilecek seyler var mobbing oldugu ile ilgili. Genelde de mobbing davalari hak edilen yukselmelerin verilmemesi, arastirmalarinin veya arastirma desteklerinin engellenmesi ile ilgili davalari goturuyorlar. Bir universiteden sirf yaz boyu 165 dava acildigini biliyorum.

Doktora ogrencisinin danisman elinde akademik kole olmasi gibi kanitlanamayan cogu seyle ilgili pek bir mercii yok. Cesitli universitelerin asistanlar icin dayanisma ve destek gruplari var ama onlar da daha cok ozluk haklari ve atilmalarla ilgileniyor.

Elinde somut delil varsa, savcilik uzerinden dava acilabilir.

Yaptigimiz sey genellikle su
i.pinimg.com

Su anda yurtdisinda bir universitedeyim. Bu konu zaten en bilinen konu, "Kole olmayacaksan gelme zaten" genel yaklasim. Yine de psikolojik destek icin rehberlik ve psikoloji hizmetleri saglaniyor burada.
abcnews.go.com
  • aychovsky  (05.09.18 21:01:56 ~ 21:06:41) 
Teşekkürler. Dava açmak ya da bi şey yapmak için değil de psikolojik dayanışma yapılan bir platform var mı diye sormak istemiştim. Özel bi facebook grubu tarzı bi şey mesela. Google’da bulamadım da belki burda bilen vardır diye sordum.
Köle gibi olmak derken yurtdışında da tamam en angarya işleri yaparsın ama insan olarak eşitsindir dimi? Ben de bir senedir almanyadaydım, kimsenin kimseye bi saygısızlığı olmadı bölümde. Bir keresinde yanımda baya atıştılar ama o zaman bile eşit iki insan gibi atışmışlardı, emekli olmak üzere olan bi profesörle doktorası yeni biten asistanı. Şimdi dönünce daha da zor gelmeye başladı. Buradaki hocanın kendinde sana sesini yükseltme hakkını görmesi aslında bayağı şiddet ama yapacak bi şey yok.

  • mezzosprite  (05.09.18 21:26:45) 
Bulundugum yerde esitlik falan yok. Turkiye'de bu kadar derin degildi bu sorun, Turkiye her acidan buranin yaninda anaokulu gibi. Sana saygi falan duymuyorar, cunku tek carelerinin sen oldugunu ve orada olmazsan ulkeye geri donmek zorunda kalacagini biliyorlar. Bir de profesorlerin cogu da hiyerarsinin yogun oldugu ulkelerden, bir iki tane Amerikali profesor olursa oluyor bizim bolumlerde. Iki gundur kendi isimizi gucuzumuzu biraktik ve dolap, masa tasiyoruz mesela. Pazar gecesi Pazartesi sabah 8'e is gelmesi, resmi tatil gununde okulda toplantiya gelmek falan cok yaygin.


  • aychovsky  (05.09.18 21:30:20 ~ 21:32:32) 
Vahdet Özkoçak diye aratırsan bulabilirsin.

Sayfasında yayınlıyor bu tarz olayları.
  • emcekare olmadi einstein olsun bari  (05.09.18 22:59:41) 
Kendi kendinizi telkin etmeye calisabilirsiniz. "karma" veya yapan allahindan bulsun gibi temmenniler...

Yoksa dunyanin heryerinde bu olay var. Siz de mumkun oldugunca kopruyu gecene kadar ayiya dayiya deyin.

Tavviyelerim sacma gelebbilir ama akademik ortamdaki mobbing ne kadar basit ve alcakca bir seyse cozum de ona denk olmali.
  • parcxerox  (05.09.18 23:56:49) 
[]

Hangi süt daha az zararlı?

Köylüden aldığım doğal inek sütü mü yoksa markette satılan pastörize uzun ömürlü keçi sütü mü daha az zararlı?

Keçi sütünün marketlerin günlük süt reyonunda satılanı yok galiba değil mi? Migros’ta yoktu, olduğu bi yer var mı? Küçük bir büyükşehirde yaşıyorum.

Ya da sütlü kahve bağımlısına daha sağlıklı nasıl bi çözüm önerirsiniz? Hayvansal gıdayı azaltmaya çalışıyorum ama süt ürünlerine zaafım var.

 
Carrefourda keçi sütü var. Minilerde olmayabilir.


  • Karmaşıklık  (30.08.18 20:25:32) 
Badem sütü al. Ya da kendin yap çok kolay


  • kafanguzelolmus  (30.08.18 21:08:00) 
Badem sütü yapma fikri aklıma yattı. Sadece suda bekletiyoruz ve suyla mikserden geçiriyoruz, bu kadar mı? Denenmiş tariflerinizi alırım..


  • mezzosprite  (30.08.18 21:19:01) 
köylüden aldığın inek diyolla ama ne kadağ doğru bilemiyos. gıdayla ilgili söylentiler hep tartışılmalı. tad olarak hepsi aynı geliyor bana.


  • for day to break  (30.08.18 21:43:15 ~ 21:44:17) 
[]

İntiharlı soru biraz acil

Yanımda intihar edeceğini ifade eden bir yakınım var, bugün özel bir gün kutluyoruz ve sadece bu tarihi mahvetmemek için beklediğini söyledi. İnançlı biri olduğunu ve sonsuz cehennem azabını şu an çektiği azaba tercih ettiğini söyledi. Biraz konuştuk ama ikna edemiyorum. Buna izin veremeyeceğimi ve engellemek için bir şeyler yapacağımı söyledim. Bari bu gece yapma dedi. Ya sen bu gece yaparsan? dedim, söz veremem dedi. Sanırım bu gece onu ihbar etmek zorundayım. Nasıl oluyor, 112’yi mi arıyoruz? 155’i mi? Gelip alıyorlar mı? Nasıl oluyor? Psikiyatristine de bu tür niyetlerinden bahsettiği için hastanede yatmıştı daha önce, çok uzun süre ilaç kullandı, şu an kullanmıyor, kendi kendine aniden bırakmış. Kendine ölümcül olmayacak şekilde zarar verme girişimleri oldu daha önce.




 
112 yi ara, alo intihar hatti kalkmis gordugum kadariyla

m.hurriyet.com.tr
  • s0phiesw0rld  (18.08.18 21:04:02) 
112'yi arayıp acil sağlık yardımı istemen iyi olur.


  • elinde tivit  (18.08.18 21:35:30) 
Kaç yaşında bu arkadaş? Sıradan ergenlik bunalımı olabilir mi?


  • emfuzi  (18.08.18 21:43:35) 
@emfuzi evet ondan da şüpheleniyorum çünkü dediğim gibi şimdiye kadar kendine verdiği zararlar hiç ölümcül değildi, ve ilgi sevgi eksikliği çeken ve bunu sık sık dile getiren biri. 20 yaşında. Az önce bi ara saçını kestireceğini söyledi. Sonra ben ordan yürüdüm başka gelecek planı yapacak mı diye, bayramdan sonra şunu yapalım diye bi şey önerdim, anladı galiba bakalım falan dedi. Gecenin sonuna kadar değerlendirmeye devam edeceğim ve yapmayacağı ihtimali artıyor gözümde ama bu riski almalı mıyım bilmiyorum.


  • mezzosprite  (18.08.18 22:06:53) 
Bana da ilgi istiyor gibi geldi. Haberin olmaz gerçekten kafasına koyan adam yaptığında. Cesedini bulursun. Kasma yani.


  • Giovanni Pipitto  (18.08.18 22:33:32) 
@giovanni aslında intihar eden insanların pek çoğunun önceden yardım çağrısında bulunduğu bilinir.
112’yi arayıp eldeki verilerle danışsam gerek var ya da yok diyebilirler mi? Yoksa bi kere aradığımda gelmek zorundalar mı?

  • mezzosprite  (18.08.18 22:41:49) 
@playing şu an halay çekiyor :D ben yapmayacağına inandım galiba ya


  • mezzosprite  (18.08.18 23:07:10) 
@mezzosprite seni kandiriyor olmasın? Yani senin için rahat yanından ayrılmak için mi acaba normal davranıyor?


  • brnbrs  (18.08.18 23:39:46) 
Yüksek ihtimal intihar edebilir. Belki yarın Belki gelecek sene belki 3 sene sonra. Kendi savunma mekanizmalarını oluşturmadıkça, düşünme tarzını değiştirmedikçe.... size güldüyse, orada halay çektiyse bile intihar edebilir. intihar ettiğinde de akrabalar oysa ne mutluydu halay bile çekiyordu geçenlerde derler.

Bir kere o ilaçlar beyin kimyasına müdahale ediyor. serotonin dopamin gibi hormonları düzenliyor. genetik olarak eksik salgılanabilir bu hormonlar. aniden kesmiş ilaçları ve beyindeki bu serotonin dopamin gibi hormonlar ilacın etkisi geçmesiyle ve aniden kesilmesiyle şiddetli bir şekilde dengesizleşecektir. peki bu ne demek.

mesela içki içtiğin zaman mutlusundur yapay olarak bu içkinin sizin beyninizdeki mutluluk hormonlarını boşaltır ancak ertesi gün çok kötü hissedersiniz çünkü bu hormonları tüketmişsinizdir ve zaman gerekir tekrar eski hale gelmek için..

O yakınınızı kesinlikle psikologa götürmelisiniz psikolog yönlendirmesiyle gerekirse psikyatriste, belki de grup terapiside eklenebilir. Kesinlikle hayat keşmekeşinde unutmayın ertelemeyin bahane de bulmayın. çünkü durumu sandığınızdan çok daha ciddi gözüküyor.


ben olsam onu köşeye çekerdim samimi olarak hayatında hiç mutlu bir anın olmadı mı diye sorardım. Ve mutluyken şuan ızdırap yaşıyorsa ilerde de nasıl bir zamanlar mutluyken bu hale gelmişse tekrar mutlu olabileceğini söylerdim. Aynı zamanda yalnız olmadığını dünyada onun gibi yüzbinlerce insanın kendisini gerçekten yıllarca çok berbat hissettiğini ve bazılarının intihar ettiğini bazılarının da bu düşüncelerden kurtulduğunu söylerdim (örnek ben)

Ayrıca Bunun bir hastalık olduğunu da söyleyiniz

Lütfen durumu ciddiye alın.
  • alimsiz  (19.08.18 00:04:28) 
Profesyonel destek almalı bunu yapacak olan insanın kendi tercihi ne yapsan da önüne geçemezsin çok acı bir durum


  • monkey  (19.08.18 02:06:35) 
Cevaplarınız için çok teşekkürler. Şu an için sorun yok..


  • mezzosprite  (30.08.18 20:25:01) 
Şimdi bu şekilde bir cevap vermek istemezdim ama, intihar öyle birşey değil. İnatlaşmazsa eğer ölmez o çocuk, zaten ölecek olsa sadece öldüğünü öğrenirdiniz, ölebileceğini değil.


  • mete kudur  (30.08.18 20:32:11) 
Ben de kendimi tekrar etmek istemezdim ama intihar eden insanlar çoğunlukla önceden sinyal vermiş oluyor. Tabii ki yanlış alarmlar da oluyor ama her alarmı ciddiye almak zorundayız. Bir kadının taciz beyanı gibi. Bir çocuğun istismar belirtisi göstermesi gibi. Yanlış alarm olabilir ama yanlış alarm değilse ciddi bi şeyi göz ardı etmiş ve ciddi sonuçları engellememiş oluruz.

Bu arada bu kızın o anda gerçekten ölmek istediğine ben inanıyorum, öfkedendi umutsuzluktandı bıkkınlıktandı ama gerçekten istedi. O anda yapabilecek olsa belki yapardı. Ama göremediği şey bu durumun geçici olduğuydu. Sonra geçti zaten.
  • mezzosprite  (30.08.18 20:45:02) 
aha böyle bir konu açıldığında hiç eksik olmayan o tip de tabii ki gelmiş ve damlamış: "Haberin olmaz gerçekten kafasına koyan adam yaptığında.Cesedini bulursun." bak bak bak. çok da emin ha söylediğinden.

cidden şu hayatta en çok merak ettiğim konulardan biridir bu insanlara kim öğretiyor bu "intihar edecek adam bundan bahsetmez, sessiz sedasız eder" saçmalığını. dünyanın her yerinde, internetin her köşesinde nerede intihar konusu açılsa bu tipler geliyor damlıyor, fabrikada mı üretilip salınıyorlar nedir anlamadım ki.

neyse soruya dönersek senin de söylediğin gibi intihar eden insanların çok büyük çoğunluğu öncesinde bundan birçok defa bahseden kişilerden oluşur. ya çevresine bahseder, ya bir yerlere yazar eder illa ki bir şekilde belki de son bir yardım çağrısı olarak bunu duyurmaya çalışır.

hem de birden çok yapar bunu. bu konuda yapılmış onlarca çalışma var.

senin arkadaşın kesin intihar eder demiyorum ancak "intihar edecek adam sessiz sedasız eder" diye bir şey yok. dünyanın en büyük saçmalığı bu laf. intiharın lafını yapan adam intihar etmez diye bir şey yok. intihar edecek olsa ruhun duymazdı diye bir şey yok. kim bu adamlara ezberletip salıyor şu saçmalığı gerçekten çok merak ediyorum.

o yüzden ciddiye almak gerek böyle şeyleri. açın az okuyun arada bi bu konuda yapılan çalışmalar haberlere bile çıkıyor. intihar edecek adam bundan bahseder, son bir feryat olarak bahseder, benliğinin son bir çırpınışı, son bir yardım çağrısı olarak bir yerlere, birilerine bundan bahseder. tamam sessiz sedasız intihar edenler de var ancak "çok büyük çoğunluğu" intiharından önce bir şekilde bundan bahsetmiş, sinyalini vermiş kişilerdir.
  • rotten head  (30.08.18 20:48:57 ~ 20:54:12) 
[]

Bankanın hesabımdaki dövizi vermeme hakkı?

Pazartesi arayıp hesabımdaki euroyu çekmek istediğini söyledim, Çarşamba öğleden sonra verebiliriz dediler, ok dedim ama Çarşamba yetişemedim. Bu sabah gittim, dün gelmediğiniz için geri gönderdik dediler, günlük getirtip geri gönderiyorlarmış?! Biz sizi ararız falan dediler ama hiç güvenmiyorum, ne yapabilirim, beni ne kadar oyalamaya hakları var?




 
yüksek tutarda çekim yapacaksanız kasa müsait olmalı. vermeme hakları yok tabi ama bankada da öyle ha deyince 10bin dolar bulunmaz mesela.
hatta siz parayı ayırtıyorsunuz, sonra çekmediğiniz zaman bu o banka şubesi için sorun oluyor çünkü merkeze göndermeleri gereken parayı boş yere göndermemiş oluyorlar.
yani söyledikleri prosedür doğru.
aramazlarsa siz tekrar arayın.
  • elorelia  (16.08.18 13:42:36) 
[]

Demirim neden sürekli düşüyor?

İlk kez yaklaşık 10 yıl önce demir eksikliği teşhisiyle ilaç kullandım ve o zamandan beri şu döngüden çıkamadım: birkaç ay ilaç kullanıyorum, değerlerim normale dönüyor ya da doktor yeterli diyor bırakıyorum, 1-2 yıl sonra tekrar baktırayım diyorum yine düşmüş oluyor. Beslenme tarzımdan mıdır (et pek yemem, süt ürünleri severim), yalnızca böyle bir yatkınlığım var demek midir (altında bi şey aramayayım mı, sadece demir eksikliği yaşayan bir insanım o kadar mı?), yoksa başka bir sorunum olabilir mi? Teşekkürler şimdiden
ibb.co



 
çay demir emilmini düşürüyordu çok içiyorsan bu da sebep olabilir


  • basond  (14.08.18 18:45:50) 
Çay değil de kahve çok içiyorum. Günde ortalama 3 Türk kahvesi diyelim :/ Tek başına beslenme tarzıyla açıklanabilir mi?


  • mezzosprite  (14.08.18 18:47:42) 
Ciğer yiyin biraz. 50 gramında sadece 3-4 mg demir var. Yiyemiyorsanız sonrasıyla Et haliyle ıspanak, lahana ve pekmez en yüksek demir kaynakları.


  • ihanet kac kisilik  (14.08.18 18:53:06) 
vücut genetiği neden oluyor demek ki kötü beslenme ile de daha kötü oluyor olabilir yada kan ile ilgili bir durum olabilir(bilmediğin kılcal damarlarda hissedilmeyen iç kanama gibi) doktor en doğrusunu bilir.
Bu arada benzerini babamda yaşadık iç kanama çıktı.

  • basond  (14.08.18 18:53:52) 
Benim yeme içmeyle yükselmiyor, çay içmem, kahve içmem, ilaçla bile ittire kaktıra yükseliyor çok uzun zamanda.

Bir kaçak olabilir, araştırılması gerek deniyor genelde ama araştırınca bulunuyor mu ondan da emin değilim, zaten kadınlarda bu durumun olması çok da anormal değil.
  • hair freak  (14.08.18 18:58:16) 
merhaba,

yıllardır demiri yükseltemeyen bir şahıs olarak artık demir ilaçlarını çöpe atmaya başladığım sırada bunların hep bağırsaklardan kaynaklı emilim probleminden kaynaklandığını öğrendim. doktorum süt ürünlerini tamamen kesti. bu biraz kompleks bir mevzu. eğer başka bir hastalığınız yoksa beslenmenizi düzeltip bağırsaklarınızı iyileştirmenin yollarını aramalısınız.
  • ruh i tibbiye  (14.08.18 19:10:36) 
aynı ben. o kadar demirsizim ki şu an battaniyeyle oturuyorum. çayla, ciğerle, pekmezle olacak şey değil. benim doktorum pekmezle demiri bir puan yükseltmek için bir yıl her gün litre içmen lazım demişti. ama gene de beslenme tabi ki önemli. kan yapıcı şeylerden sonra çay ve süt ürünleri tüketmemek, ciğer, dalak, böbrek sakatatları ve bakliyatları bolca tüketmek gerek. en azından plasebo etkisi yapar.

size sadece kan tahlili mi yapıldı? bu tarz demir anemilerinde kolonoskopi ve endoskopi ile mide ve bağırsaklarda kaçak olup olmadığına bakılıyor.

size tavsiyem bir üniversitenin ya da araştırma hastanesinin hematoloji bölümüne gidin. bütün testlerinizi orada yaptırın, akdeniz anemisi için de test yaptırın. kolonoskopi ve endoskopi de yaptırın.

ha ben 3 yıl boyunca gittim, noldu, sonunda sadece kansız çıktım. gerçi şükür tabi.
  • halanne  (14.08.18 19:38:05) 
www.ncbi.nlm.nih.gov
buradaki araştırmaya göre eğer durum anemi boyutuna ulaşmamışsa üzüm pekmezi etkili bir demir kaynağı. yani demir seviyeniz ilaçla normale yükseldikten sonra tekrar düşmesini önlemek için pekmez içebilirsiniz.
onun dışında yukarıda da bahsedildiği gibi, demir kaynaklarıyla (et, yumurta, baklagil vb) süt ürünlerini bir arada tüketmemek gerekiyor. örneğin ben dikkat ettiğim dönemlerde kahvaltıda yumurta yiyorsam yanında peynir, ya da öğle yemeğinde fasülye yiyorsam yanında yoğurt yemiyorum.
  • slow like honey  (14.08.18 19:49:36) 
Kötü beslenmek eşittik yetersiz beslenmek değil. Babam cay/kahve icmeyen ve saglık ve spor delisi bir insan. Doktor asırı süt ürünü tüketmesine bagladı demir eksikligini. Demir emilimini yavaslattıgından, mesela demir ilacı alımında da önerilmiyor süt ürünü tüketmek.

Düzenli test yaptırıp takip edin derim. Demirce zengin besinleri sürekli eklemeye çalışın öğünlerinize uzun vadede.

Hiç fiziki bir sıkıntınızdan bahsetmemişsiniz. Bir sorununuz yoksa, panik haline düşmeyin gereksiz yere.
  • buf-e kür  (14.08.18 20:02:45) 
Ben de kansizsizim. Su haplardan kullaniyorum alti ayda bir.

Yukaridaki arkadaslar sut urublerini hic mi tuketmiyorsunuz? Yogurt, peynir? Tuketmiyorsaniz zararli degil mi kemiklere? Bana annem neredeyse su gibi icirecek.
  • geçerkenugradım  (14.08.18 20:10:00) 
@geçerkenugradım ben ayrı öğünlerde tüketmeye çalışıyorum her zaman mümkün olmasa da. mesela yumurta yedikten sonra 2-3 saat bekliyorum süt ürünü tüketmek için. bunu düzgün uyguladığım dönemlerde demirim hiç düşmedi. ne zaman ki bozuyorum tekrar ilaç kullanmam gerekiyor.


  • slow like honey  (14.08.18 20:19:49) 
Ben de ayni dertten muzdaribim. Ferritin degerim 2, daha once de 1.8e kadar dusmustu.
Doktor regl kaynakli olabilecegini soyledi ama ona ben ihtimal vermedigim icin beslenme tek sebep olamaz arastirilmali nereye gittigi diyor. Tabii ben useniyorum ama siz arastirin.

Bir de, kuzenim de boyleydi, yillarca arastirdilar çölyakli oldugu ortaya cikti ama diyete uymasina ragmen devam ediyor ara ara dususler. Ben de o sebeple sulalede genetik anemi olduguna inanmaya basladim.
  • yaraticinick  (14.08.18 20:36:53) 
Belki saçma gelecek ama benim ferritin duşuktu. Dr ilaçsıcz asla yükselmez dedi. Kereviz yedim birde o sıralarda oruç tuttum. Ya ondan ya ondan bilmiyorum. Normalin üzerinde. İsteyene tahlilimi gösteririm.


  • for day to break  (14.08.18 20:44:53) 
B vitamini yetersizse (et yemediğiniz için) ya da b vitamini emilimi bozuksa demir de düşer çünkü demirin vücutta tutulmasını b vitamini sağlar. Tedavi ile depolarsınız tedaviyi kesince tekrar eksiklik oluşur.


  • curukturpkokusu  (14.08.18 21:39:43) 
Kadınsan adete bağlı olabilir.


  • bos gezenin bos ustasi  (14.08.18 21:45:20) 
@geçerkenugradım Tüketiyorum, sadece demir hapı aldığım zamanlarda iki saat aralık bırakıyorum.


  • hair freak  (23.08.18 16:25:14) 
[]

Akademik arkadaşlara soruyorum

Bildirilerimde mahlas kullansam n’olur? Kongrelere gidip kendimi tanıtırken ismim dışında yalan söylemeden ama kendimle ilgili fazla detaya da girmeden sunsam bu çalışmaları? Birkaç sene sonra kendi ismimle bu bildirileri sahiplenebilirim ama şimdilik kısmen anonim kalmak istiyorum. Burda etik sorun var mı?




 
amacı ne bunun ki? ileride karşınıza çıkmasından endişe duyacağınız çalışmaları neden yapıyorsunuz? ya da tam tersi ileride sahiplenecekseniz, niye şimdi saklamaya çalışıyorsunuz? ha çalışmalar politiktir ya da muhaliftir ya da eleştireldir. onu anlarım da, o zaman da iltica için size ortam sağlar işte.

ileride nasıl ispatlayacaksınız o mahlasın size ait olduğunu? benim iki adım var, evlilik sonrası soyadım da değişti. şimdi bir cv hazırlıyorum, elli farklı isimle çalışmam var ve bunları bile ispatlamakta sıkıntı çekiyorum. atama yükseltme dosyalarında hepsi sorun oluyor. ki benim elimde hiç değilse nüfus kayıt örneği var, sizde o da olmayacak muhtemelen.

ayrıca bu bildiriler sayesinde isim yapacaksınız alanda zaten. kongrelerin amacı sadece bildiriyi sunmak değil, alana kendinizi tanıtmak. olmayan bir şahıs üzerinden nasıl isim yapacaksınız.

başka isimle gittiğiniz yerde sizi ahmet olarak bilen, öğrenen biri daha sonra çalışmalarınız hakkında size ulaşmak istediğinde nasıl bulacak sizi? ya da çalışmalarınızı nasıl takip edecek?

uluslararası alanda her akademisyenden bir orcid nosu olması, yoksis'te de bir araştırmacı nosu olması isteniyor. bu numaraları nasıl alacaksınız?

kongrelerde sizden bilgi de istenmiyor ki zaten, kurumunuz ve unvanınız yetiyor.

etik midir bence değildir, kanunen yasak mı, kanunda hiç böyle bir şey duymadım muhtemelen yazanın da aklına gelmemiştir.
  • halanne  (14.08.18 13:58:41 ~ 14:01:34) 
birkaç sene sonra sahiplenebilir misin emin değilim ama gerçek isim kullanmak zorunda değilsin.

ya da etik olarak istediğin ismi seçebilirsin ancak sürekli farklı bir isim kullanmak çok uygun değil (bunu kısıtlayan yazılı bir kural elbette yok).
  • cedex  (14.08.18 13:59:02) 
eğer kostümle gitmeyeceksen o ortaya çıkar, sonra da rezillik çıkar. daha doğrusu kafalarda soru işareti oluşur niye böyle yapıyor diye. niye anonimlik istiyorsun bu arada, ben de merak ettim şimdi :)


  • passion rules the game  (14.08.18 14:25:43) 
Hocam dr olana kadar tek başıma çalışma yapmama etik değil bahanesiyle izin vermiyor, başkalarıyla çalışmama doğrudan etik değil diyemediği için mırın kırın ediyor. Derdi beleşe adını yazdırmak. Bana çok iyi fikirmiş gibi gelen bazı taslak çalışmalarım var, bunları kongrelerde sunmak istiyorum. İlerde karşıma çıkacak bi şey yok. Amacım isim yapmak değil, konuşulması yazılması gereken şeyleri konuşmak yazmak. Bunu yaparken hocamın tek cümle katkıda bulunmadığı çalışmalarımdan nemalanmasını istemiyorum.
Dr olmama çok kalmadı, yıllardır da araştırma görevlisiyim, yayınlanan çalışmalarımı hep kendim yazdım (tabii ki yanımdaki isimlerden çok değerli feedbackler alarak, danışmanım hariç). Kendimi tek başına çalışma yapmak için yetkin görüyorum. Ayrıca buna kongrenin bilim kurulu da karar verebilir.
Dr olduktan sonra bu çalışmaları cv’me yazarım, kanıtları mailimde vs duruyor olacak zaten. Doçentliğe de sayılmazsa sayılmasın, derdim o değil. Şu an için takma isim kullanmam sahtekarlığa girmiyorsa sorun yok gibi..
  • mezzosprite  (14.08.18 14:30:47) 
bu doktora danışmanlarının allah belasını versin zaten. benim tezime zerre faydası olmayan malın önde gideni kadının adını yazmak zorundayım ssci çalışmaya. neymiş etik kurulmuş.

size tavsiyem şu, yayını bırakın bir an önce tezi bitirin. savunmak için bir tek yayın yapmanız yeter. tez bittikten sonra zaten tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor. o zaman lanet olsun atomuna da profesorlüğüne diyeceksiniz. ama o zaman o kafanızdaki şeyleri yazmak için çok daha rahat olacaksınız. en azınızdan üzerinizde baskı olmayacak, avutmanız gereken bir danışman olmayacak.

ikincisi türkiye gerçeği doktorasını almamış akademisyenleri henüz akademisyen kabul etmiyorlar. bu çalışamları doktora öncesi olarak sınıflayıp yazık etmeyin.

üçüncüsü bir türkiye gerçeği daha. etik kurul denen bela. siz maillerim var o var bu var deseniz de , onlar kabul etmezse silerler cağnım dosyadan o çalışmalarınızı. sonra idari mahkemelerde sürünürsünüz ispatlamak için. uğraşmayın bunlarla hiç.

dördüncüsü. bir türkiye gerçeği daha. yarın kanun değişir, mevzuat değişir, 2547 değişir. her an her şey olur. derler ki saymıyoruz doktora öncesini ya da isim değişikliğini ya da tez döneminde yapılan ama danışman adı yazmayan çalışmaları. elinizde patlar.

doçentliğe saylmasın demekle olmuyor işte. bu devir o devir değil. ne insanlar doçent prof oluyor, açın bakın bi tvyi. ya da zaten gittiğiniz kongrelerde hatta okulunuzda görüyorsunuzdur. sayılmazsa sayılmasın diyip ortalığı bunlara bırakmasın kafası çalışan insanlar lütfen.
  • halanne  (14.08.18 15:34:57) 
[]

2 yıl önce kaybolan kedimi bulmuş olamam dimi :(

2016’da bayram tatili için gittiğimiz 250 km uzak bir yerde kaybettiğim kedime çok benzeyen bir kedi gördüm evimizin yakınlarında. Lekeleri aynı mı diye fotoğraflarını açıp baktım karşılaştırmaya çalıştım, emin olamadım ama çok benziyor. Ama benden kaçtı :( aslında kaçmasa o olup olmadığını öğrenebilirdim, çipi vardı. O olma ihtimali nedir sizce? Benim kedim olsa beni hatırlar mıydı? 250 km uzaktan gelip mahallemizi bulmuş olabilir mi?




 
sizin kediniz olsa bile sizi hatırlamaz kesinlikle. 250km mesafeden evi bulmuş olması çok zor göründü bana.
Tekrar görürseniz, mama ile kandırıp size yaklaşmasını sağlayabilirsiniz belki.

  • sylow  (10.08.18 22:27:21) 
Kedisini yıllar önce kaybetmiş biri olarak benim de halen çok benzetip acaba dediğim anlar oluyor ne yazık ki ya :( keşke olsa ama, o değildir muhtemelen.


  • sacrilegious  (10.08.18 22:41:50) 
aslinda kediler baya uzaktan evlerini bulabilir 250km cokmus gercekten. abimlerin eski evinde onceki kiraci kapiyi hep acik tutup sokak kedilerini beslermis evde. abimler tasininca da kediler kapinin onunden hic ayrilmadilar baya bi sure. en son cok fazla rahatsizlik verdikleri icin arabaylar bu kedileri camlicadan fatih'e goturup biraktik. 10 gun sonra kediler geri gelmisti kapinin onune. bogazi nasil gecmeyi basardilar hala cozebilmis degiliz. ama 250km cok hakikaten, o mesafeden kokularini takip edebilmeleri zor geldi bana


  • crucio  (10.08.18 23:09:28) 
bence olabilir, neden olmasın ki=) kaçması ve sizi unutması doğal, kimbilir neler yaşadı. gerçi bazı kediler o kadar birbirine benziyor ki, benim sokak kedimin bildiğiniz klonu var fakat yakından bakınca göz şekli ve rengi çok farklı. tekrar görme ihtimaliniz var, en sevdiği mamayla ona yaklaşırsanız inceleyebilirsiniz. inşallah odur ya!!!!


  • mslny  (10.08.18 23:39:58) 
belediye toplayıp şehir dışına atabiliyor hayvanları. olabilir, git emin ol içini rahatlat.


  • kimlanbu  (11.08.18 10:18:14) 
bence mümkün. google'da "from how far away can a cat find its way home" diye aratınca ilk çıkan sitede bir kedinin 200 mil (321 km) öteden evini bulduğunu söylüyor. ben olsam evine etrafında arayıp bulmaya çalışırdım.


  • slow like honey  (11.08.18 10:43:42) 
[]

Teknoloji cahili bilgisayar arıyor!

%80 okuma %20 yazma amaçlı kullanılacak, usb girişi olan, internete bağlanabilen, yatakta-tuvalette-belediye otobüsünde-uçakta-parkta kolayca kullanılacak hafiflikte ve şarjı uzun süre gidecek bir şey arıyorum. Netbook olur, harici klavye bağlanabilen tablet olur, büyük ama çok hafif notebook olur, tavsiyelerinize açığım. Şu ana kadar gördüklerimden en beğendiğim lenovo yoga oldu ama ağır. IPhone’un bilgisayarları nasıldır? Vereceğim paraya değer mi? Klavyeli tabletlerden kullanan var mı, nasıldır?




 
Merhabalar
Uzun süre Lenovo,Dell,Asus,Samsung gibi markaları kullanan birisi olarak Asusu tavsiye ederim. Lenovo'da garip bir donanım yazılım uyumsuzluğu var, belli bir süre geçince kullanıcıya bağlı olmaksızın bazı hatalar veriyor. (Bence) f/p açısından en uygun en optimal seçim Asus. Zenbook modelini alabilirsin . Apple da yakın zamanda ürünlerine zam koyduğu için fiyat açısından tavsiye etmem. Asusta teknik servis açısından da herhangi bir sıkıntı yaşamazsın. Biraz reklam gibi oldu ama nacizhane tavsiyem budur .d

  • ekonomicro  (26.07.18 15:20:48) 
macbook air al o zaman. yapacağın işleri yapar ve en hafif bilgisayarlardan biri.


  • isvicre rakisi  (26.07.18 15:22:04) 
klavyeli tablet muhteşem bir icat. şarjı diğerlerinin en az iki katı gidiyor, her işinizi görüyor, kullanımı çok daha kolay ve daha stabil. iPad olur, samsung tabletler olur al geç.

ben birkaç yıldır klavyeli tablet kullanıyorum, böyle ferahlık yok... MacBook gene güzel, ama bir tablet kadar değil.
  • babilbaligi  (26.07.18 16:04:49) 
Aslında bana da istediğim şey klavyeli tabletmiş gibi geliyor ama bi zorluğu falan vardır belki diye bilenlere sormak istedim. Yazarken sorun oluyor mu? Bilgisayar gibi 10 parmak yazabiliyoruz değil mi? Sen hangisini kullanıyorsun? @babilbaligi


  • mezzosprite  (26.07.18 17:29:27) 
@ mezzosprite: ben 4-5 yıldır samsung tablet kullanıyorum. tabi şimdi o tablet satıştan kalkalı dahi epey oldu. Ama herhangi bir sorunu yok, word falan gayet rahat çalışıyor. şimdi bir iPad almak niyetindeyim, diğer cihazlar da apple oldu zira bu arada.

tablette yapması zor olan şeyler çıktı almak ve e-imza kullanmak. bu ikisi için evdeki bilgisayar işimi görüyor, tabletten teamviewer ile bağlanıp işimi halleniyorum.

On parmak yazmada bir sıkıntı yok. Klavye ile çatır çutur yazıyorum. Benim klavye de 4-5 yıllık olduğu için muhtemelen satıştan kalkmıştır. fakat piyasada çok güzel bt klavyeler var. bu arada tablette sesle yazma ve el yazısı tanıma özellikleri de olması muhteşem. her ikisini de sık sık kullanıyorum.
  • babilbaligi  (27.07.18 04:16:33) 
USB girişi yokmuş tabletlerde, o da benim için önemli :/


  • mezzosprite  (05.08.18 07:07:58) 
[]

Gümrükte çikolata sorun olur mu?

Valizimde 15-20 tane çikolatayla önce Almanya’dan Türkiye’ye, sonra Türkiye’den Gürcistan’a, sonra Gürcistan’dan tekrar Türkiye’ye gitsem sorun olur mu? Çoğu birbirinden farklı hediyelik çikolatalar. Almanya Türkiye arası sorun olmayacağını düşünüyorum ama deneyimlerimden hatırladığım kadarıyla Gürcistan Türkiye arası her şeyi didik didik inceliyorlar. İçki sigara sorun oluyor ama çikolatalarımı alırlar mı? Almanya’dan getirip Sarp’ta gümrük polisine hediye etmek istemiyorum.




 
Arabayla geçeceğim aslında ama arabayı da arıyorlardı 2-3 sene önce :(


  • mezzosprite  (15.12.17 18:57:10) 
Tamam teşekkürler:)


  • mezzosprite  (15.12.17 19:02:02) 
Yolcu beraberi eşya da çikolatanın sınırı var 1 kilo sanırım. Google da aratırsan ilgili mevzuatta yazıyor sınırı.


  • 1965  (15.12.17 19:19:23) 
2007 senesinde Almanya'dan bir bavul dolusu çikolatayla geldim. Alman polisi dönüp bakmadı bile.


  • iddaaci  (15.12.17 20:29:00) 
İstersen 30 kilo getir kimse bisi demez en ne zaman almanyadan gelsem en a 15-20 paket degisik cikolatalar getiririm daha kimse birsey demedi. Gumruk mevzuatinda oyle birsey var ama kimse karismaz o tur seylere. Mevzuati ko bir kenara :))


  • zaxurani  (15.12.17 21:25:29) 
Babam belçika'dan yanında 28 kilo çikolata ile gelmişti. Bir sorun olmamıştı.


  • ismira007  (15.12.17 22:47:12) 
[]

başka bir ülkedeyken başka bir ülke için vize almak?

almanya'dayım ve aralık başında bilimsel bir toplantı için işveç'e gitmem gerekiyor. vize başvurusunu burdan yapabiliyor muyum yoksa türkiye'ye mi gitmem gerekiyor? bir de son zamanlarda vize sorunu çıkaran ülkeler arasında isveç var mıydı?




 
Schengen vizesine anca ikametiniz olan ulkeden basvurabilirsiniz.

Almanyada turistik olarak bulunuyorsaniz trden basvurmaniz lazim. Orada oturma izniniz varsa zaten vizeye ihtiyaciniz yok.
  • kuehles blondes  (27.10.17 18:38:01) 
Ben Yunanistan vizesi için aynı soruyu Yunanistan konsolosluğuna sormuştum Avustralya'dan başvurmak için, Avustralya'daki Yunanistan konsolosluğundan başvuru yapabileceğimi fakat detaylı bilgiyi oradaki Yunanistan konsolosluğuna mail atarak alabileceğimi söylemişlerdi. İsterseniz Almanya'daki İsveç konsolosluğuna bir mail atın.


  • unionall  (27.10.17 18:44:23) 
Almanyadasınız
Eğer schengeniniz varsa gidebilirsiniz.
Schengen yok da d tipi ise oturum izninizi aldıysanız yine sorunsuzca gidebilirsiniz.
  • but that was just a dream  (27.10.17 18:58:26) 
D tipi vizem var 10 aylık, buraya gelince ausländeramt diye bi yere gidip kayıt yaptırdık ama oturum izni almış mı olduk onu bilmiyorum:) pasaportumda hala almanyada geçerli d tipi vize dışında bir şey yok, kayıt yaptırdığım yerden de "amtliche meldebestätigung für die anmeldung" başlıklı bir yazı dışında bir şey vermediler. buradaki adresim falan var. oturum izni midir bu?


  • mezzosprite  (27.10.17 19:20:44) 
Almanya'dan ne tür vizeniz olursa olsun o vizeyle İsveç'e geçebilirsiniz, sorun olmaz. Vizeyi bile kontrol etmezler almanyadan uçağa binerken %90.


  • noluyo yaa  (27.10.17 19:32:05) 
Peki kontrol ederlerse sorun çıkarırlar mı?


  • mezzosprite  (27.10.17 20:26:08) 
Bir kart vermeleri lazımdı oturum izni olarak ya da padaporta yapıştırırlar. Sorun çıkarma hakları vsr ama büyük ihtimal bir şey olmaz. Yine de risk risktir. Yabancılar polisiyle bir görüşün hallolur.


  • but that was just a dream  (27.10.17 20:52:30) 
Yurtiçi uçuş gibi bineceksiniz zaten, sınır kapisiyla karşılaşmayacaksınız.


  • fever  (27.10.17 21:30:34) 
german federal foreign office'e gönderdiğim maile gelen cevap, belki birilerine lazım olur:

Holders of

- a Schengen visa (text on the visa reads "valid for Schengen states")

- a residence permit of a member state or

- a national visa (D-visa)

can stay in the entire Schengen area for up to 90 days in any period of 180
days. The Schengen area consists of the following countries:

Germany, Austria, Belgium, Czech Republic, Denmark, Estonia, Finland, France,
Greece, Hungary, Iceland, Italy, Latvia, Liechtenstein, Lithuania, Luxembourg,
Malta, the Netherlands, Norway, Poland, Portugal, Slovakia, Slovenia, Spain,
Sweden and Switzerland.
  • mezzosprite  (18.11.17 23:58:56) 
[]

günlük sütün almancası veya sağlıklı süt önerileri

bana almanyada günlük süt buldurur musunuz? adı ne diye geçiyor? almancam pek iyi olmadığı için anlayamadım epey incelememe rağmen ama tägliche milch diye bir şey yok mesela. yoksa soya sütü falan mı almalıyım, onlar daha mı sağlıklı? türkiyede doğal çiğ süt alıp tüm süt ürünlerini kendim yapıyordum. şimdi burda hadi yoğurt yemedim diyelim, doğrudan süt içmesem de olur ama sütlü kahve içmeden yabamıyorum. danke sehr :)




 
direkt gunluk sut bulamayabilirsin ama etrafta mutlaka ciftlik vardir oradalardan alabilirsiniz.


  • c1b2k3  (20.10.17 20:07:59) 
Frische Milch
çiftlikten alman mantıklı olur

  • burya  (20.10.17 20:15:14 ~ 20:16:20) 
evet frische milch yazanlar var ama onların da son kullanma tarihleri çok uzaktı, o yüzden bilemedim. en yakın skt 10 gün sonraydı ama onda da laenger haltbar yazdığı için "bu da değil herhalde" diye düşündüm. zaten adından anlamadığım için skt baktım hepsinde :/


  • mezzosprite  (20.10.17 20:29:19) 
Cig sut: rohmilch

GUNLUK sutu hatirlayamadim ama länger frisch yazanlar degil kesinlikle, tarihine bakabilirsin. Kisa sureliyse ve länger haltbar/frisch yazmamali.

Bir de bio-markt larda (denn's vb zincirler) orada sisede gunluk sut oluyo mesela. Direkt 1 haftalik. Ben oyle aliyorum.
  • kuehles blondes  (20.10.17 20:48:00) 
Çiğ süt denildiği gibi rohmilch olarak ya da vorzugsmilch olarak satılır. Bunlar gerçek anlamda çiğ süttür. Özel filtreleme ve soğutma yapılarak şişelendigi için bazı çiftlikler ve onların anlaştığı dükkanlar hariç bio company ya da benzeri organik marketlerde bulmanız mümkün değil.

Bio company, alnatura vb doğal ürün marketlerindeki sişeli sütler ki bazı şubelerinde manda sütü olur kesinlikle tavsiye ederim , pastörize yani ısıl işlemden geçmiş olan ve yine bir kaç gün içinde tüketilmesi gereken sütler.
Rewe,edeka, netto vb marketlerde de kahveye koymak için diyorsanız frischemilch %3.5 yağlı sütü gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.Bu da yine pastörize edildiği ve tetrapak olduğu için kullanım tarihi 2 haftaya kadar çıkıyor.

Ayrıca Bio olanindan ya da heumilch(ekstra birkaç özelliği daha var) olarak görürseniz de herhangi bir antibiotik veya genetik etkileyen teknik kullanılmamış hayvanların sütü olduğunu bilebilirsiniz.
  • boklu yumurta  (21.10.17 04:01:31) 
Avusturya'daki denn's isimli market zincirinde rohmilch bulunuyor, almanya'dakinde de bulunur herhalde.

Onun disinda pastorize edilmis ama homojenize edilmemis sutler de var. (bio marketlerde) nicht homogenisiert yazar. Yagi putur putur agza gelebilir ki ben severim oyle.

Boklu yumurtanin dedigi gibi, bio marketlerdeki cam sisedeki sutler genelde gunluk, 1 hafta tarihi vardir cogunun.
  • kuehles blondes  (21.10.17 13:31:52) 
[]

Oynuyor mu korkuyor mu?

Yaklaşık 10 aylık bir dişi kedim var. Normalde ikimiz de sakin canlılarız; sırnaşıyorsa severim yoksa kendi halimizde takılırız. Kedi delirmesi geçirdiği çok nadir olurdu ama bu aralar sıklaştı. Kendi kendine pusuya yatıp odadan odaya koşmalar, ben normal yürürken benden aşırı korkup saklanmalar.. Ele ayağa saldırmalar hiç yoktu mesela yeni başladı. Başta sakinleştirmeye çalışıyordum ama bugün karşılıklı birbirimizi kovalamanın çok eğlenceli olduğunu fark ettim :D Ama acaba o da eğleniyor mu yoksa korkuyor mu benden? Nasıl anlarım? Baya korkuyormuş gibi görünüyor çünkü dehşet içinde kaçıp yatağın altına falan giriyor ama ben bırakınca da o beni kovalamaya başlıyor. Korksa niye kovalasın beni, bi de guruldama veya tıslama yok.




 
tüylerini kabartıyor mu siz kovalamaç oynarken, göz bebekleri büyüyor mu mesela? kuyruk sabit ve hafif havada mı yoksa aşağıda ve sallanıyor mu? kulaklar yatık mı? kovalamacadan sonra dokununca nasıl tepki veriyor? bunlardan hiç bahsetmemişsin :)

edit: ayrıca bence de oynuyor, gerçekten korksa tuhaf sesler çıkarır, tıslar, sıkıştırınca agresifleşir.
  • evde liyakat kalmamis  (28.07.16 17:24:55 ~ 17:34:42) 
bi erkek bulman lazım gibi duruyor :D


  • jeanjack  (28.07.16 17:25:07) 
o korkar mı yav. oynuyor bence. şimdiye kadar çıldırmamış olması garip, ergen birey sonuçta. ama yaptıklarından hoşlanmıyorsan kısa süre başka odaya kapat sonra barışın :') ya da biz çok hışırdayan şeyler veriyoruz, fiş, şeker kabı falan onlarla oynarken bize saldırmayı unutuyor.


  • freya  (28.07.16 17:28:27) 
Ben de kedimle koridorda futbol oynuyorum güzel zıplayan küçük bir top buldum. Korkmuyorlar bence :)


  • jazzabel  (28.07.16 17:32:24) 
Tüylerini kabartmıyor ama gözbebekleri büyüyor ve gerçekten korkuyormuş gibi bakıyor. Kuyruğa ve kulaklara dikkat etmedim. Sonrasında hiçbir şey olmamış gibi takılıyor:)
Kısırlaştırılmış olduğu için azgınlık dönemi ya hiç olmaz ya çok hafif geçer demişlerdi. Bi de daha yavru değil mi:)
Oyuncaklarla da arası yoktu pek, bu aralar kağıt topla falan oynamaya başladı. Rahatsız değilim ben ya, hatta bu halini daha çok seviyorum da korkuyorsa diye korktum sadece:)
  • mezzosprite  (28.07.16 17:37:29) 
aynı şeyi bizde erkek kedimle yapıyoruz ben kovalıyorum o kaçıyor sonra ben kaçıyorum o kavalıyor, tüylerinide kabartıyor bizimkisi hoşuna gitmese anlarsın zaten takılmana bak.


  • yue  (28.07.16 17:45:56) 
oynuyor.


  • kaybeden adam  (29.07.16 02:36:47) 
[]

Kredi borcu olan ev

Satılabilir mi?




 
Satılıp kredi kapanır sonra tapu devri yapılır.


  • godless frog  (24.06.16 03:13:40) 
Tabiki satılır. Şu anda oturduğum evi aldığımda kredi borcu vardı. Ben de evi krediyle aldım bu arada. Önce tapuya gidip devri yaptık daha sonra karşı tarafın kredisi kapatıldı ve kalan parasını aldı.


  • Dr_Stat  (24.06.16 03:24:51) 
İpotekli evleri banka aracılığıyla alıp satmak lazım. özellikle de satarken. Çünkü evi devredip daha sonra parayı almada sıkıntı çıkmaz. Bankalar kendi aralarında bu işi prosedürleriyle yerine getirir


  • efruz  (24.06.16 08:32:43) 
[]

reaktif lenf nodları varmış

9,2 x 4,3 mm, 9,7 x 3,7 mm, 8,8 x 5,6 mm detaylar fotoğrafta. bunlar normal mi?




 
patoloji için parça aldılar mı? bir kan tahlillerin nerede?


  • skyonlife  (07.06.16 12:31:45) 
parça almamışlar, kan tahlili de istememiş doktor, o yüzden buraya sordum çünkü bu sonucu veren kişi doktor kan tahlili isteyecek, ona göre önemli olup olmadığını söyleyecek demiş (hasta annem) ama doktora götürdüğünde tamam sorun yok gidebilirsin demiş doktor. başka bir doktora mı gitsin öyleyse?


  • mezzosprite  (07.06.16 12:36:40) 
ikinci bir konsültasyon her zaman iyidir.en azından kan tahlili yapılmış olması lazım,enfeksiyona da uyuyor çünkü ultrason sonucu...tahlilsiz %100 teşhis konulamaz.


  • skyonlife  (07.06.16 12:41:18) 
teşekkürler..


  • mezzosprite  (07.06.16 12:42:06) 
benim ultrasonda da reaktif lenf nodu cıkmıstı, doktor önemsiz demişti. ama bilen biri daha iyi yanıtlar tabi


  • galandar kostumu  (07.06.16 18:07:51) 
[]

Solantenin akne için olan güneş kremi

Lekeleri kapatıyor mu? Fondöten ihtiyacımı karşılar mı? Karma ciltte nasıl olur, kuru bölgeleri daha da kurutur mu? Genel olarak akne sorunum yok, dönemsel olarak çıkıp geçiyorlar ama lekeleri kalıyor oynadığım için. Şu an pigmenta kullanıyorum da üstüne bi de fondöten sürüyorum, üşendiğim için acnes mi kullansam dedim.




 
pigmentanın da tinted olanı var bildiğim kadarıyla.


  • anneboleyn  (03.04.16 16:56:31) 
Kapatıcı değil maalesef, sanki biraz daha eşitliyor cilt tonunu ama lekeler falan hiç kapanmıyor. Kuru bölgeleri de ayrıca kurutmuyor.


  • 1a2b3c4d  (03.04.16 17:15:17) 
Sadece acnes ve tele-rubor'da var galiba tinted başka bulamadım, tele-rubor lekeleri pek kapatmıyormuş, acnes de mi öyle acaba..


  • mezzosprite  (03.04.16 17:15:24) 
kapatmıyor lekeleri. yarım saat sonra emiliyor zaten tamamen. yüzünde hiçbir şey varmış gibi durmuyor


  • shotgunwoman  (03.04.16 23:38:53) 
[]

Alternatif temizlik ürünlerini nerden alıyorsunuz?

Boraks ve başka ne alıyorsanız, nerden ve hangi sitelerden almalı?




 
ben ankara'daki medikalciler carsisindaki kimyacilardan aldim. boraks, karbonat, sitrik asit almistim. boyle kiloluk plastik kutuda oluyor. camasir sodasini da marketlerden bulabilirsiniz. bu asagidaki gibi de bir liste var, isinize yarayabilir.
www.zehirsizev.com

  • mavicorap  (03.04.16 14:57:51) 
Boraks renkli çamaşırlarda kullanılıyor mu?


  • mezzosprite  (03.04.16 16:57:38) 
ben camasir yikarken bebeler icin olan sabun tozu var ya ondan kullaniyorum, yumusatici yerine normal sirke kullaniyorum. biraz da tembel oldugumdan renkli beyaz falan cok ayirmiyorum acikcasi, genelde camasirlari 40 derece narin de yikarim, fakat ilk yikamam ise yani bir seyi yeni almissam, 30 derecede veya musluk suyunda yikiyorum boylece cekme renk atma olasiligi atmis oluyor. tabi boyle davranabilmemizi saglayan sey, bir giyileni bir daha giymemek ve gunluk dus almak, boylece camasir sepetindeki kirliller les kirli olmuyor, cok yogun bir yikama gerekmiyor.


  • mavicorap  (04.04.16 12:58:19) 
Sirke kokusu sinmiyor mu çamaşırlara? Ben bi kere evdeki tüm yüzeyleri sirkeyle silmiştim de birkaç gün koktu :(


  • mezzosprite  (05.04.16 01:10:20) 
123  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.