[]

Patrona yakalanmak

Selamlar.

Çok stresli ve yoğun bir haftadan geçiyorum. Ofisim beni outsource olarak başka bir sirkete yolladı bir süreliğine. Patronumuz da asıl ofiste, onun eşi ve benim supervisor um olan kişi ise benim bulunduğum sirkette. Bu sabah Skype’tan, asıl ofisimdeki bir arkadasimla yazışıyordum. Konu benim süpervizörüm ile patronumuza geldi ve başladık gömmeye. Aslinda hakaret vs yoktu, olan bir olayı anlatıyordum, ama onun yorumları sıkıntılıydı, “zaten ona gıcık oluyorum. Bir kendilerini akıllı sanıyorlar.” Vs vs bu minvalde laflar. Bi baktım ki ne göreyim, supervizorum sol arka çaprazımdan gelmiş, beş adım kalmış yanıma gelmesine. Skype ekranın yaklaşık ¼’lük bölümündeydi, ben diğer sayfayı full ekran yaptım o gelince, yaklaşık 5 sn sonra (şüpheli davranis 1). Sonra arkadasim mesaj yazmaya devam edince sağ altta mesaj pop-up olarak cıktı. Dönüp kapatmak daha da dikkat ceker diye yapmadım ( o bu sırada bana işle ilgili birseyler anlatıyor ama ekrandan da mail göstermem lazım, bakıyor mu bakmıyor mu emin olamadım kesinlikle), ama ekrana dönünce gördüm ki mesaj söyle görünüyor “bence hepimiz bir an once defolup……”. Gördü mü görmedi mi anlamadım. Ama panik oldum bariz sekilde, yanlış maili açtım, dediklerini çok iyi takip edemedim vs (supheli davranis 2), o da sanki biraz soğuk konuştu gibi, aslında genel olarak soğuk bir insan ama.

Sadece pop-up’ı görse problem olmaz. Ama kalanını gördüyse sıkıntı. Buraya neden yazıyorum onu da bilmiyorum. Bu olay olmasa cok iyi olurdu. Bosa stres.

Sizin basınıza geldi mi böyle seyler, sonucu ne oldu? :)

 
patron ve supervisor değil de, başka bir iş için gelen outsource olarak çalıştığım yere gelen proje yöneticisine yakalanmıştım telefondan dizi izlerken. bir şey olmadı sonrasında.


  • inheritance  (17.05.18 11:06:24) 
Benzerini yaşamıştım;
Gerizekalı iş arkadaşım whatsapptan patronla ilgili birkaç kötü söz söylemiş ben de gülmüştüm telefonu kadına vermiş bir şeye baksın diye o da konuşmayı okumuş. Onların arası iyiydi biraz trip atıldı vs ama bizim aramıza soğukluk girmişti.

Bir şey olmaz ya o kadardan. Ayrıca özel konuşma bunlar okuyan kişi hatalıdır her zaman. Patronlar herkes tarafından sevildiğini falan düşünmüyor herhalde şahsına saygısızlık yapılmadığı sürece arkadan konuşmanın çok da mühim olmaması gerek.

Ama stres oluyor tabii ister istemez. Geçmiş olsun :)
  • mutekebbir  (17.05.18 11:10:33) 
Bence hepimiz bir an once defolup bu ulkeden gitmeliyiz. Agiz birligi yapin. Ama kimse de size bu konu hakkinda bir sey sormaz.


  • ykyt  (17.05.18 11:23:17) 
3'te toplantı var bakalım ne olacak. @ykyt benim de aklıma direkt bu şekilde algılanması geldi. o yuzden sadece onu gorduyse sıkıntı degil. ama oncekileri gorduyse sıkıntı. bi de cok elim ayagima dolasti :)


  • Rudy Baylor  (17.05.18 11:26:48) 
süpervizörün ne kadar kompleksli ve takıntılı bir tip olduğuna göre değişmekle birlikte çok sorun olacağını sanmıyorum. iş hayatında çok sık olur böyle sohbetler, neticede kimse kimseyi de sevmek zorunda değil; işini yapıyorsan ve pratikte olarak o kişiye bir zararın dokunmuyorsa problem olmamalı. işini bilen ve tecrübeli yöneticiler de böyle düşünür genelde, aleni olarak suratına saydırmadığın sürece tabii.

2-3 sefer ne dediğimi duymadı ama onu görünce konuyu değiştirdiğimizi gördü birim müdürüm, bişi demedi.
  • Bruce  (17.05.18 11:32:45) 
ben şirket yemeğinde arkadaşlarla dedikodu yaparken "abi mart ayı geldi daha bize zam yapmadılar, yapsalar da %7-8 verecekler, enflasyon almış başını gitmiş, daha hala motivasyon ayağına bizi yemeğe getiriyorlar ya..." filan diye atıp tutarken bağlı olduğum yönetim kurulu üyesi tam arkamda durmuş telefonuyla uğraşıyormuş. arkadaşlarım kaş göz yapınca dönüp arkama baktım, "aa faruk bey neden orda duruyorsunuz, buyrun oturun" dedim. "afiyet olsun arkadaşlar, sanxis pazartesi günü yanıma uğrar mısın" dedi ve gitti. gecenin geri kalanı vedalaşma geyikleri ile geçti :) pazartesi günü yanına gittim, işle ilgili bişeyler anlatıp gönderdi. duydu mu duymadı mı bilmiyorum. duymuş olsaydı da söylediklerimde haklı olduğum için sorsa yüzüne de söylerdim :)


  • sanxis  (17.05.18 14:10:16) 
[]

Mutsuz sevgili

Merhabalar. Uzun bir duyuru olacak. Erkek arkadasimla ilgili bir konuda yardıma ihtiyacım var.

Aslinda bu konu gönül işi değil bence, çünkü ona gönül işinden bağımsız sorunlarında yardımcı olamıyorum ama, neyse. Ocak ayından beri beraberiz. Oldukca yeni bir iliski ve bu haftaya kadar da ayrı sehirlerde yasıyorduk. O yuzden onu tanıma ve düşüncelerini degerlendirebilme sürecim de daha yavas ilerliyor.

Kendisi iki yıllık makina muhendisi. Okulu severek okumamis, meslegini de nefret etmese de, sevmiyor. Mezun olunca tanıdıkları bir firmaya girmis (kucuk bir sirket değil, ama deli kurumsal da değil, derdini anlatabildiği samimi bir ortam oldugunu tahmin ediyorum.), firma insaat sektorunde. Iki yıl icinde 6 ay yurtici 6 ay yurtdısı iki santiyeye gitmiş. Biz ikinci şantiyeden izin için döndüğü arada tanıştık, şansımıza şantiyeye dönüş iptal oldu ve merkezde kaldı. Simdi de benim sehrimde santiyeye geldi ancak asırı mutsuz. Mesleğini sevmiyor ama başka ilgi duydugu bir alan da goremiyorum, o yuzden onu yap diyemiyorum. Mesela mesleğini sevmeyen insanlar olur ama “sunu yapmak istiyodum/istiyorum” derler, e hadi yap diye cesaret verirsin. Bu durumda onu da yapamıyorum, cunku baska bir isteği yok.

Biraz manik depresif yaklasımları var. Bir an çok mutlu iken birkaç dakika sonra majör veya somut olmayan bir problemi hayat sorunu olarak değerlendirebiliyor. “Hayatta amac ne, boyle calısacak mıyız, ben tatil yapmak istiyorum devamlı, keske simdi Kaş’ta olsak, of bak millet nasıl yasıyor, cok mutsuzum”, cumleleri devamlı boyle. Teselli veremiyorum tıkanıyorum. Halbuki bir hayat kavgası yok, ailesiyle yasıyordu borcu harcı yok, aile hayatında pürüzler yok, sağlık sorunu yok kendisinin ve sevdiklerinin.

Bence yapması gereken sey yolun basındayken sektor degistirmek ama ben muhendislik dunyasından cok uzak oldugum icin ona haricten gazel okumak istemiyorum. Şimdi şantiyeye geldiği için akşam 8lere kadar çalışacak, cumartesi ve hatta belki pazar da gitmek zorunda kalacak. Bence yogun calısan bir insan olarak hayatın bosa geciyor hissini engellemek icin enerjik olmalı, buldugu bosluga bir etkinlik sıkıstırmalı, benim de cok yogun calıstıgım bir donem olmustu ve boyle yapmasam depresyona girerdim. Örneğin 11’de uyumamıs olursa aman tanrım, bu onun icin cok zorlayıcı birsey, ertesi güne pert, gibi. Biliyorum yoruluyor ama, aynı zamanda genç bir insan. Akşam 10’da buluşup 1 saat görüşmeyi teklif etsem, “saçmalama ertesi güne mesai var” şeklinde cevaplar veriyor.

Kendisine nasıl yardımcı olabilirim? Psikoloğa tabi ki gitmeli ama, boyle bir durumda cevap veremeden duran bir sevgili olmak yerine onu biraz mutlu edebilen fikirler söyleyebilmeyi isterdim.

Bir de meslekî olarak da onunla benzer durumlarda olan/benzer yollardan geçmişlerden de görüş alabilirsem çok sevinirim.

 
İşe yeni başladığı 1 sene şans vermek lazım diye düşünüyorum. Çünkü çok ciddi bir adaptasyon. Şikayet edebilir ama bence karışma, gidiyorsa gitsin işine. Arada şikayet de etsin, sen de "evet hayat böyle sayısal oynayalım belki çıkar hayatımızı değiştirir ömrümüz boyunca çalışmayız" der geçersin. Ona ciddi yorumlar yapmaya çalışman ona destek olmaz.

Uyku konusuna gelince, o da tamamen kendi farkındalığı ile ilgili bir durum. Ben "ya zaten tüm günüm çalışarak geçiyor, kalan zamanı uykuyla değil, eğlenerek geçirmeliyim" diyerek etkinliğe saldırmıştım. Ama çevremde "oh be uyumak var" diye deliren tipler var. Ha bakınca ben onların hayatlarını sadece çalışmak için geçtiğini görüyorum ama sonuçta her koyun kendi bacağından asılır.

Psikolog vs. için bence daha erken.
  • lcha  (10.05.18 11:11:43) 
Bana bu kisinin genel olarak depresif olacagi izlenimi geldi. Hele ki baska bi alan ilgisi de yoksa ne is yaparsa yapsin mutsuz olacak gibi.

Boyle insanlarla cok uzun zaman gecirmeyi sevmiyorum.

Siz denemeye devam edecekseniz belki cinsel hayatinizi biraz renklendirebilirsiniz. Disarda bulusmak yerine eve cagirabilirsiniz ortaminiz varsa. Cunku gittin geldin, uyku moduna girdin yattin uyudun kafadan 3 saat ediyor. Bu gozunde buyuyor olabilir.

Birlikte yapabileceginiz bir spor olabilir. Bence yuruyus baya iyi bu konuda hem sohbet muhabbet hem aktivite anlaminda.

Mutluluk hormonu salgilatacak seyler dusunun derim.

Ablam da boyle. Kedi bu durumu biraz degistirdi. Kedilerle mutlu oluyor. Piknik desen cildiriyor sevincten. Boyle seyleri kast ediyorum.
  • senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine  (10.05.18 11:17:52) 
Kişisel gelişimini tamamlamamış insanlarla olmaz.

Ayrılma sebebidir
  • MaNOfTheYear  (10.05.18 11:50:35) 
öncelikle motive etmen gerekiyor bence, erkişisi "e mutlu olak da noluyo mutlu olunca sanki, peh" şeklinde bir düşünceye sahipse zaten yeni arayışlar içinde olmayacaktır. mutluluğun ona nasıl bir kazanç sağlayacağını (ve hatta mutsuzluğun kar zarar ilişkisini) birlikte konuştuktan sonra alternatifleri bulmaya yönlendirebilirsin.

her yolu denemene rağmen isteksizliği devam edebilir bu durumda artık elinden bir şey gelmediğini fark edip sen bu hayata uyum sağlayabilir misin ona bakmak lazım. mutsuzluğu hayat felsefesi edinmiş biriyle iş çok zor :(
  • serbest gezen koala  (10.05.18 12:33:01) 
@lcha, işe başladığı iki sene olmuş. Bence işi sevip sevmediğini anlamak, sevmiyorsan gerekli aksiyonları planlamak için yeterli bir sure. Konuyu cok ciddi hale getiridği için “sayısal oynayalım” gibi cevaplarım cok havada kalıyor. Işini seviyor musun? Yok. O zaman işletme ağırlıklı bir yüksek yap diyorum? Evet haklısın diyor. Bunun icin harekete geciyor mu? Hayır. Alese gir diyorum yok, yds ye gir diyorum yok. Gökten zembille mi inecek hayattaki değişiklikler. Bu yuzden psikoloğa gitmeli bence diyorum. Uyku konusunda senin gibi düşünüyorum ve bu sanırım aramızda problem oluşturabilir.

@senialan, depresif eğilim konusunda sana katılıyorum. Ve benim bir uzun ilişkim bu sebeple bitti. Türkiyenin en iyi tıp fakültelerinden birinde okumasına ragmen tus ta başarılı olmasını imkansız görerek hayatı kendine ve bana çok zorlaştırdı. Şikayet ettiği konuda aksiyon almadan sadece şikayet eden insanlara yardımcı olmaıyorum ve üzülüyorum da.

@MaNOfTheYear hoşlanmadığı şeyi değiştirmemek için hiçbir aksiyon almaması en büyük problem.

@koala, motive etmek istiyorum ama anlattıgım gibi bir hayli zorlanıyorum. Mutsuzluğu geçmezse bu durum beni de çok zedeler. Neden yaşıyoruz? Hayatta amacımız ne? gibi sorular sordugunda cevapsız kalıyorum maalesef.
  • Rudy Baylor  (10.05.18 13:15:43) 
öncelikle bu tarz sorunlu insanlarla olup onları düzeltme isteğiniz ile ilgili bir şey söyleyeceğim (bunun çok güzel bir düşünce olduğunu düşünüyorum ama);

yapmayın! 30 küsr yıllık bir tecrübe olarak söylüyorum yapmayın! en olası 2 senaryoyu yazıyorum.

1) düzelmeyecek. siz de giderek bir mutsuzluğun içine hapsolacaksınız.
2) düzelecek ve düzeldiğinde ayrılacaksınız, bu düzelmenin ekmeğini bir sonraki sevgilisi yiyecek. siz bakacaksınız.

bu sadece yasal uyarıydı.

şidmi duyuruda yazdıklarınız ile ilgili fikirlerinize gelelim,

bence algısını değişirmesi lazım erkek arkadaşınızın. psikolojik olarak gelişimini tamamlamamış gibi sürekli şikayet ve mutsuzluk halinde yaşamak çok saçma. bunu nasıl yapabilirsiniz? biraz daha iyi tanımanız lazım. şu anda onu çok iyi tanımadan bir şey yapamayabilirisniz. ya da yaptığınız şeyler geri tepebilir.

misal her gün değil haftada 1 gün ya da 2 gün 1 saatini bana ayır deyin. bunu önceden belirtmek şöyle bir şey kazandırabilir size. erkek arkadaşınız belki bugün bir saat 10'dan 11'e kadar buluşsak her gün bunu isteyecek her gün öyle yorgun kalamam ben diye düşünüyordur. ama haftada 1 veya 2 gün olursa dayanılır lan ne olur ki diyecektir.

sonra zamanla zaten siz de tanıdıkça düşüncelerini, planlarını, hassasiyetlerini, isteklerini öğrenirsiniz. bunlara göre bir şey yaparsınız. şu an onu çok iyi tanımadığınız için çok fazla silah yok elinizde.
  • levpontryagin  (10.05.18 13:32:03) 
kacin, kurtulun. bu kisi duzelmeyecek.


  • e haliyle  (10.05.18 13:40:44) 
@lev oyle taleplerim yok, her gun her gun ben de bulusamam. ailemle yasıyorum ve calısıyorum ben de. mantık cercevesinde olmayan hicbir taleple gitmem. ama bu kadar da monoton olmamak lazım, aksam 10da görüşmeyi uyuma gerekcesiyle reddetmek beni tatmin etmiyor, ilkokulda mıyız. yasal uyarınızın farkındayım ve göz önünde bulunduruyorum.

@e haliyle, e haliyle...
  • Rudy Baylor  (10.05.18 13:48:28) 
[]

Göktürk'e son ulaşım

Gece en son ulaşım kaçta/nereden?




 
toplu ulasim en son 23:30 falandi herhalde. mecidiyekoy ve kazlicesmeden kalkiyor otobus. mecidiyekoy'den minibusler de vardi. mobiett'den bakabilirsin kesin saatler, guzergah falan icin.


  • seksli harf  (09.05.18 17:13:10) 
[]

BKM Express BiTaksi

Ödeme araçlarına BKM Express ekleyince 3 yolculugun 1'er TL oldugunu soyluyor.

Bunun "şu kadar TL y ekadar yolculuklarda" gibi bir sınırı var mı? Kullanan oldu mu ?


 
Gelen mailde kampanya detaylarına tıklasaydın bir zahmet iyi olurdu. :)

www.bitaksi.com
  • datnet  (09.05.18 17:01:56) 
az önce kullandım,başarılı. 20 tlye kadar onlar ödüyor işte. Senden 1 tl alıyor 20 tl altı olunca. 100 tl tutsa 80 alacak.


  • ırene adler  (09.05.18 17:03:09 ~ 17:04:54) 
[]

Babayla Couchsurfing

Merhaba sevgili Marco Pololar

Babamla yurtdışına kültür gezisine gitmek istiyorum. Kendisi çalışıp duruyor, biz ailenin diğer fertleri daha çok geziyoruz. Aramızda en az gezen o. Bir Budapeşte - Viyana - Prag yapalım beraber diye düşündüm.

Sadece ikimiz gideceğiz. Zor ve nazlı bir insan değildir. Bunun yanında gittigi ülkelerin kültürlerini yakından gözlemlemek hoşuna gidecektir, turistik yerleri görüp gelmektense. Babamla couchsurfing yapmak çok mu saçma olur acaba? Belki daha cok eğlenir, belki onun için daha güzel anılar olur diye düşündüm. Hem gezme görme açısından, hem de couchsurfing açısından tecrübem var, o konuda sıkıntı yaşamayız ama o rahat edebilir mi karar veremedim.

Siz ne düşünürsünüz? Babanızla couchsurfing yapsanız nasıl olurdu?

 
bunu ona sorman doğru olmaz mı? tüm eksilerini artılarını açıklayarak?

ben orta yaşlı biriyim ve şu anda couchsurfing yapmak istemem mesela, zaten kırk yılın başı tatile çıkıyorum sorunsuz geçsin kafasındayım. maksimum inebildiğim seviye airbnb'den oda kiralamak. fazla genç işi gelebilir, sen mutlu ol diye de sesini de çıkarmaz tatsız bir tatil geçirir.
  • sir gawain  (27.04.18 13:40:09 ~ 14:06:34) 
bence cok uygun olmaz. uygun fiyatli airbnb'den oda ayarlasan daha mantikli. lokallerle de yine bulusursunuz..


  • omonia  (27.04.18 13:42:01) 
İnsanlar yaslandikca konfor ihtiyaclari artiyor. Pek hoslanacagini sanmam.


  • tosunpasa  (27.04.18 14:02:30) 
rahat edecek mi başkasının evinde kalmaktan, duş almaktan? o yaşına gelmiş bence genç maceraperest gezgin modundan çok biraz konforu hak ediyor. ama yapmak isterse yapılmaz diye de bir şey yok, neden olmasın?


  • pinkpeony  (27.04.18 14:03:13) 
(bkz: bunu babana sor delikanlı)

eğer soramayacak kadar mesafe varsa zaten hiç çıkmayın öyle bir tura/geziye
  • hosein  (27.04.18 15:05:28) 
"Zor ve nazlı bir insan değildir. Bunun yanında gittigi ülkelerin kültürlerini yakından gözlemlemek hoşuna gidecektir, turistik yerleri görüp gelmektense. "

Bizim peder de aynı, kendi babamı da düşünerek yapılır, çok da keyifli olur diyorum.
  • crescendo  (27.04.18 18:23:13) 
@crescendo biraz anladı nasıl bir yapısı olduğunu. Ama airbnb den tüm ev yerine oda kiralamanın daha mantıklı olduğunu düşündüm ben de şu an. Netice itibariyle kalınacak yerin fotoğraflarını görüyoruz ve belli bir konforu taahhüt ediyorlar. Cevaplar icin cok Tesekkur ederim


  • Rudy Baylor  (27.04.18 21:14:39) 
[]

Lenovo Miix 300 klavyesi bozuldu

ve yaptırabileceğim hiç bir yer bulamıyorum!

Bu işlerden anlayan arkadaşlara sorayım dedim.

ürün: www.bhphotovideo.com

Bu aletin klavyesi ayrılabiliyor. Bir gün normal çalışırken, klavyenin içinden birtakım kıvılcımlar çıktı ve artık çalışmaz oldu. Garantisi yok.

Lenovo'yu aradım, klavyenin kendisini sağlayamıyoruz, yedek parça da artık yok dediler.

Birkaç yere götürdüm, tamirci profilli, onlar da bunun yedek parçası yok dediler ama, açıp bakmadılar bile. nereye götürsem ık bık edip bakmadan beni sepetlemeye calışıyor, anlamıyorum. sanırım yaygın bir model değil.

meselenin tam anlamıyla üstüne düşmedim henüz. ama parasıyla değil mi kardeşim, bi klavye neden yapılamaz bana teknik olarak açıklayabilecek olan var mı?

çok pahalı bi alet değil ama ne yapayım şimdi, çöpe mi atayım?

 
1500 dolara ben yapabilirim, isterseniz eğer mesaj atın...


  • killerbee  (13.02.18 14:57:29) 
hocam
usb klavye ile ya da bluetooth klavye

  • kingcyrax  (13.02.18 16:12:16) 
[]

torrent öldü mü

torrent yasıyor mu?
Bir set arıyorum ama burada şunun torrentini arıyorum diye isim vermek ne kadar kabul edilebilir bilemedim. aramalarım sonuc vermedi.



 
olmedi. ben gayet aktif kullaniyorum.
set ariyorum derken neyi kastettigini anlayamadim.

  • battal gemalmaz  (25.01.18 19:23:11) 
google vasıtasıyla derinleri kazman gerekiyor.


  • binder dandet  (25.01.18 19:24:43) 
@battal gemalmaz hangi siteleri kullaniyorsun?


  • hot potato  (25.01.18 19:33:41) 
ölmedi ama sürünüyor, artık eskisi kadar yüksek hızlar, linkler bulmaz zor, bulduğun şey popüler değilse sn 5kb ile 10 günde indirirsin.


  • gezegen olan pluton  (25.01.18 20:10:19) 
Zamunda yaşıyor hala. Sadece proxy ile giriliyor sitenin kendisine. Torrentler hala canavar.


  • bos gezenin bos ustasi  (25.01.18 20:13:30) 
zooqle en iyisiymiş


  • pinkpeony  (25.01.18 20:43:37) 
hot potsto,
public trackerlari kesinlikle kullanmam.
en cok kullandigim siteler,karagarga,sc,btn,ptp,redacted,bitmeorg. ilk aklima gelenler.
(davetiyem yok.)
  • battal gemalmaz  (25.01.18 20:51:09) 
rarbg.to
1337x.to
her türlü iş görüyor.
  • sealth  (25.01.18 21:03:43) 
[]

Eski tarihli foto kullanmak

Yakında ehliyetim, kimliğim ve pasaportumu değiştireceğim.

2 sene önce bir vize basvurum icin cektirdiğim bir biometrik fotom var, fena cıkmamıs, malum biometrikte fena cıkmamak da kolay bi olay değil.

Ben bu üç belgede de bu fotomu kullansam hop hemşerim derler mi? Eski oldugunu pasaportumu acıp o vizeyi bulup görmedikten sonra anlayamazlar sanıyorum?

Diğer belgelerde sorun olmaz da, pasaportta?

 
ben 3 yıllık fotoyu verdim. ben de vizede kullanmıştım. kimse ona bakmıyor. rahat ol.


  • savata  (25.01.18 10:01:42) 
[]

Dorock xl konser

Merhaba rockseverler

Akşam Dorock kadıköy'de Kadıköy Sound varmış. Can Gox vs.

Ben bir keresinde Dorock'a gittiğimde konser vardı ama konser alanının hemen arkasındaki masalı bölümde oturup içeceğimizi içip konseri dinleyebilmiştik.
Ayakta dikilip konser izlemek istemiyorum. Sizce bilet almadan iki kişi gitsek yine o şekilde izleyebilir miyiz sıkıntı cıkarırlar mı?

Dorock müdavimleri bilir belki dedim genel işleyiş nasıldır.

 
konser arkasındaki masalı bölümde yemek yiyip içkini içebilirsin. orası konser alanına dahil değil. tabi rezervasyon yaptır öncesinde.


  • hep mutlu olmak istedim  (18.01.18 14:14:50) 
[]

Feneryolu - Suadiye arası kickboks veya boks

Başlıktaki lokasyonlar arasında düzgün, temiz, merdiven altı özellikler göstermeyen, temel hareketler sonrası aynı şeyleri tekrarlatıp durmayan, işinde iyi, kickboks veya boks yapılabilecek salon önerilerinize açığım.




 
Feneryolu - fenerbahçe
Söğütlüçeşme - kadıkoyboks

Kadıkoyboks ile fenerbahçenin hocaları aynı. Ama fenerbahçede milli takım çalışmaları olduğu için amator saatleri az. Kadıkoyboksa gidip serdar hocayla konuşursun anlatır zaten nerde hangi saatlerde antreman olduğunu.

Ekstra ekleyim birde acıbademde ata boks açıldı. Fenerbahçe ve kadıkoybokstan kopma ama hala fenerbahçeyi çalıştırıyor. Boks, kickboks ikisini de öğretiyor diye biliyorum.
  • jazzabel  (15.01.18 11:43:23) 
[]

Taksim/Şişli/Karaköy mekan

Selam cumartesiciler

Başlıktaki dolaylarda ve yakınlarda (sanırım taksim öldü ama) gidebileceğimiz leş olmayan ama fiyatları fezada da olmayan, güzel, dans etmelik gece kulübü tarzı mekan önerebilir misiniz?


 
Karaköy - boom


  • Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir  (13.01.18 22:33:06) 
[]

zed is dead baby

adlı yazara ulaşmamı sağlayabilecek olan var mı?




 
duyuruyu silme.


  • blue eyes white dragon  (12.01.18 17:35:58) 
[]

Annem sürekli ama sürekli hasta

Merhaba sevgili Hipokratlar

Bu duyuruda annemle ilgili biraz iç dökmek, biraz da sizlerden fikir almak isteğindeyim. Durumu olmayanların okumamasını tavsiye ediyorum, zira biraz uzun olacak.

Ailemle birlikte yaşıyorum. Annemin iki türlü tıbbî problemi var:

1) Yüksek tansiyon
2) Panik atak ve kaygılar

Ben bu ikisinin birbirini tetiklediği fikrindeyim. Ama asıl tetikleyici hangisi emin değilim.

Bunun dışında,

3) Aşırı titiz ve sürekli temizlik yapıyor.
4) Evde askeri düzen var. Kuralları çok katı.

- -

1) Yüksek tansiyonu 24 yıl önce bana hamileyken peydah olmakla birlikte hamileliğinin 6. ayından itibaren hastanede kalmasına sebebiyet verecek kadar ciddi boyuttaymış. Zaten doğumu da 7. ayda yapmak zorunda kalmış. Fakat o zamandan sonra 2010'a kadar yani 17 sene boyunca sürekli olarak kendini bir daha göstermemiş.

Benim 1 kilo doğmam ve yaşatmak için üstün efor sarf etmesi, aylarını hastanelerde geçirmesi, çocukluk evrelerinde oldukça güçsüz olmam, evin küçük çocuğu olmam ve bu evreler boyunca hep özel ilgi gerektirmemden ötürü olsa gerek, bana karşı AŞIRI kaygılı ve düşkün bir yapısı var. Babam da düşkün fakat annemin kaygıları ciddî boyutlarda. Ne hikaye anlatıyon diyenler oalbilir, tetikleyici bütün etkenleri göstermek istedim.

2010'da benim ciddî bir salgın hastalığa yakalanmam ve zor atlatmamla birlikte annemin kaygıları tavan yaptı ve tansiyonu geri döndü. O zamandan beri bir ay iyiyse bir ay tansiyonu hep yüksek.

Bunda ne var diyebilirsiniz. Fakat annem hastalığı önemseyemeyen bir insan değil. Tansiyonu olduğunda veya buna bağlı baş ağrısı oldugunda devamlı bundan bahsediyor veya kukumav kuşu gibi öylece düşünerek oturuyor. Bu durum bizim de enerjimizi düşürüyor. Hastalık ve yorgunluktan bahsedilmeyen bir gün var mı emin değilim. Bunun ne kadar yorucu oldugunu tahmin etmenizi umarım.

2) Dünyanın en kaygılı insanı olabilir. Herşeyi deli gibi kafasına takar. Örneğin "Anne abim bana küsüp beni netflix listesinden cıkarmıs, gıcık oldum, napim" desem bunu bir hafta kafasına takar cocuklarım birbirine düştü diye. Tansiyonu falan cıkar sırf bunun için. Aman deme boşver diyebilirsiniz ama bu küçücük bir örnek. Annemle iletişim kurmamam lazım o zaman hiçbir konuda. Ben 24 yaşındayım, dışarı çıkayım yarım saatte bir en kötü saatte bir mesaj atar. Cevap alamazsa kafayı yemeye başlar. Bu zamana kadar dışarı çıktıgımda gözüm telefonda olmadan rahat rahat oturdugum vakit geçirdiğim olmadı hiç. Yoruldum ben de.

Panik atağı var bu kaygılar yüzünden. Anti depresan kullanıyordu yıllardır bıraktı. Sizce kullanmaya devam etsin mi? Bırakınca tansiyonla başa çıkamıyor. Anti depresan alsa o da iyi bişey değil. İki ucu ** değnek. Bir de antidepresan kullanması belki cahillik ama, bana garip geliyor. İşi gücü yerinde iki evladı, mükemmel olmasa da gayet yeterli maddi şartları, tabi ki kötü huyları da olan ama genel olarak iyi bir eşi var. Hayatında major bir problem yok.

3) İki günde bir ev süpürüüyor. Canı çıkana kadar temizlik yapıp akşam geldiğimde yaptıklarını sayıyor bana. "7 makine çamaşır yıkadım" falan diyor. Ben artık bunları duymaktan yoruldum ve üzülüyorum. Annecim eşşek kadar oldum, benim çamaşırlarım ayrı bir sepet olsun ve dokunma, ben yıkayıp ütülemek istiyorum sen bunu yapmak zorunda değilsin ki, hatta yapman saçma, diyorum. Dünyanın en saçma şeyini söylüyormusum gibi bakıyor yüzüme. BENİM dolabımı açıp düzeltiyor. Bunun yeri burası değil falan diyor. Yahu kapağı kaopalı birşeyi açmazsan içini de görmezsin, istersen savaş olsun içeride? Bunu anlatamıyorum.
Böyle hayat mı geçer?

4) Evdeki kuralları cok katı. Banyoya giricem akşam desem mesela, on dkda bir hadi girsene der. Napıcan benim banyoya girmemi diyorum, bırak isteyince gireyim, cevap yok.
Mutfak lavabosunun içine bir çay kaşığı bile koymamız mümkün değil. Yemeği yer yemez yav bi oturalım çay içelim deme şansımız yok, hemen toplamak gerek. Yılbaşı akşamı bile bunu istedi. Rahat olamıyor. Bir halı kayamaz, bir sehpa oynayamaz. Öte yandan babam ev işleri konusunda aklınınza gelecek herşeyi yapan biri. Yan gelip yatmaz. Her akşam sofrayı toplar bulaşıkları yıkar/yerleştirir makineye. Haftasonu evi süpürür siler. Yaranamıyoruz.

Annemin bu şekilde hayatı kendine ve bize dar etmeyi bırakması için onu nasıl yönlendirebiliriz? Çok uzun oldu, okuyanlara teşekkür ederim.

 
Kendisi ucundan da olsa böyle problemlerinin olduğunun farkında mı yoksa tamamen ret mi ediyor? Gerçi antidepresan kullanmış olduğuna göre farkında biraz. Hiçbir şekilde uzman olmamakla birlikte tavsiyem, kaliteli bir psikoterapist bulup uzun süre boyunca düzenli olarak terapiye gitmesini sağlamak.


  • whoosie  (12.01.18 10:05:33 ~ 10:05:50) 
@whooise cevabınız için çok teşekkür ederim. Farkında. Bazılarında tabi ki haklı olduğunu düşünüyor, ama aşırı kaygılı olduğunu da kabul ediyor. Psikolog veya pskiyatriste gitmek konusunda sıkıntısı veya isteksizliği yok. Malum bazı insanlar kesinlikle gitmeyi düşünmüyor vs. Uzun süreli tedavi işe yarayabilir dediğiniz gibi. Devlet hastanesinde her seferinde farklı veya aynı olsa bile umursamaz 5 dk içinde teşhis yapan doktorlarla bir


  • Rudy Baylor  (12.01.18 10:09:37) 
Önce psikiyatri (bu aşırı durumu dindirmek için), sonra psikoterapi öneririm.

Uzun yılların birikimini içinden atamamış belli ki, bu da "temizlik yapmzsam, çocuğumu düşünmezsem başına kötü bir şey gelir" gibi kendince bir neden sonuç ilişkisini bağlamış olabilir. Görmeden bir şey diyemem ama sizi ve annenizin kendisini bezdirdiğine göre uzmana gidin kesinlikle.

Kaygıyla yaşamak gerçekten zordur, hele ki olay çocuklarla ilgiliyse. Anneniz ciddi durumlarla çok güzel başa çıkmış belli ki, şimdi zayıflayan savunma sisteminden (biyolojik bir olay gibi de düşünebilirsiniz) giren kaygı bir daha tetiklenmiş gibi.

Çok kolaylıklar diliyorum size.
  • mor bembombom  (12.01.18 10:14:36) 
antidepresan kullanmak garip bir şey değil. psikiyatriste gitsin içsin ilaçlarını mutlu mesut yaşasın.


  • sta  (12.01.18 10:14:46) 
evi terketme opsiyonu var mi? sevgiliyle eve cikma?


  • jimicik  (12.01.18 10:18:46) 
hipokondiriyasis.


  • mikahakkinen  (12.01.18 10:20:20) 
sizin eve taşınabilir mıyım?

daha ağır versiyonu bizde yaşıyor da...

annem birnproblemi olduğunu kabul etmediği için destek/ilaç vb de kullanmıyor. kronik uykusuzlugunun ve alerji ataklarının muhtemel sebebi psikolojik. ustelik evde kendisine yardımcı olan hatta evi çekip çeviren babam var. ben de varım ama beni saymıyor, günlük hayata katmıyorlar. hani bir yemek yapayım desem başında 50 tane direktif veriyorlar. yaşım 37 bu arada. 17 sene de yalnız yaşadığını ekleyeyim.

imkanıniz varsa iyi bir psikiyatrist ve psikoterapi ile destekleyin. özel hastanelerde hem ilgi daha iyi hem de sigortası varsa ucretler uçuk değil. 75 lira civarı fark odeyerek muayene olabilirsiniz.

bazen beterin beteri var deyip haline şükretmek de insanı rahatlatır.siz bana bakıp sukredin, ben de size özeneyim. yasayalım gidelim :)
  • balik kraker  (12.01.18 10:36:37) 
@sta'nın dediğini yapmak gerek ama sadece bununla kalmamalı, davranışın tedavi olabilmesi için mutlaka konuşma terapisine gidip her türlü meseleyi tek tek çözmesi lazım. Bilişsel davranışçı terapi diye bişey var bunun uzmanı olan bir psikiyatra giderseniz çok ama çok yardımcı olabilir.

Asansör nasıl ki zemin kattan 10. kata giderken 1. 2. 3. katlardan geçmemezlik edemez, psikolojik tedavilerde de önce antidepresan tedavisi uygulanmadan konuşma terapisine geçilemez. Çünkü artık vücutta kendini gösteren tepkiler vardır ve bu tepkiler beynin bazı bozukluklar karşısında bedeni ve kendini koruyabilmek için uygun hormonal değişiklikleri yaptığını, yani "sağlıklı" halimize göre iyi görülmeyen bir hale bizi getirdiğini gösterir. Beyin kimyasının değişmesi bu demek. Beynin kendini koruma davranışı. Tabii dışarıya ve insanın öz benliğine de bir ikaz bu; "arkadaşım bişeyleri yanlış yapıyon kendini düzelt beni de hasta etme" demek.

O yüzden iyi bir hekime gidip gerekli görürse antidepresan tedavisine başlamak, tedavi dediğimiz o üst katlara ulaşmanın ilk katlarına ulaşabilmektir. Konuşma/davranış terapisi ilaçtan sonra (beyin sakinleştirildiğinde ve terapiye psikoloji açık hale geldiğinde) uygulanmalı ki işe yarasın.
  • yaren  (12.01.18 10:43:47) 
Adeta benim annem... idi.
Bakın hayatımın 25 senesi boyunca böyle bir anneyle yaşadım ben. Çok çok iyi anlıyorum nasıl bir durum olduğunu.
Yazınızdan varamadım o sonuca, yazdıysanız da ben kaçırmışım ama ortada bir baba var mı?

Benim annem ve babam boşandılar ben 25 yaşlarındayken, allahım, böyle kutlu bir gün görülmemiştir. Hemen boşanmadılar da evleri ayırdılar yani. Annem yavaş yavaş istediği şeyleri yapmaya, rahatlamaya, hoş bir insan olmaya başladı.
Daha önce akşam 6'dan itibaren koltuğa uzanıp hastalıktan yakınan kadın gitti, canı istediği zaman gezen, seyahat eden biri geldi. Hastalıklar azaldı, en azından kendisi de hafife almaya başladı biraz. Hala yapıyor ama o eskinin 7/24 hasta ve mutsuz haliyle kıyaslayınca çok değişti.

Siz bahsetmemişsiniz ama benim annem bir de öfke nöbetleri geçirirdi. Dediğiniz gibi, dolapta bir bardağı başka bir yere koyalım mesela "ALLAH BELANIZI VERSİN HEPİNİZİN! BUNLARIN YERİ BURASI MI! YETER ARTIK" falan diye bir bağırmaya başlardı ki, evin içinde parmak ucuyla yürür sesimizi çıkarmazdık tetiklememek için. Her şeyin manasız kuralları olurdu; atıyorum, kola su bardağından içilir derdi mesela, başka türlü bir bardaktan içilmezdi. Perdelerin belirli bir açılma şekli vardı. Çorapları onun uygun bulduğu bir çekmeyece koymanız gerekirdi.

Yıllar, yıllar sonra ben başedemediğim bir stres nedeniyle terapiste gittiğimde "siz çok sinirli biriyle mi büyüdünüz? Tam textbook bir örneğisiniz" dedi mesela.

Ne zamanki, kadıncağız kendi hayatını kurdu, dertleşebildiğim, yakınlaşabildiğim, kendi fikrimi sunabildiğim bir annem oldu. Ha benim de yaşım ilerledi, ekonomik özgürlüğümü kazandım, evden ayrıldım, yaptıklarımla kendimi ispatladım vs.

Çok uzattım fakat; anneniz mutsuz. Önce o sorunun ne olduğunu bulmak gerekiyor. Bu nispeten şu anda varolmayan ama onu zamanında etkilemiş bir his olabilir. Eğitimi, ailesi, yaşadıkları, bazı karakter özellikleri vs nedeniyle kendisini tabiri caizse "ezik veya haksızlığa uğramış" hissediyorsa, bu tarz hastalık ve kontrol belirtileri gösterebiliyorlar. O yüzden terapi çok faydalı olabilir.

Ben artık kendi annem böyle garip şeyler yaptığında, misal ben kahvaltı yaparken küçük çatal yerine büyük çatal kullanmak istediğimde delirdiğinde falan, "bu senin için niye önemli?" diye soruyorum. Genelde cevabı olmuyor. Yani saçmasapan bir diyalog ama, "ben bu büyük çatalı kullanırsam daha keyifli olucam, senin için bunu kontrol etmek benim rahat olmamdan daha önemliyse öyle yapalım" diyorum, kabul ediyor o zaman. Bazen şakaya vuruyorum, "haah, yine coştunuz X hanım" diyerek takmıyorum. Sık sık, kendi okuduğum kitaplardan onun işine yarayacağını düşündüğüm tavsiye falan olursa onları paylaşıyorum, bunun bizi "bond" eden (ne deniyorsa buna), ikimizin de amacının birbirimizin huzuru ve mutluluğu olduğu mesajını vurgulayan bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Sabrım yeterince birikmişse ve tahammül edebileceksem de dışarı yemeğe, sinemaya vs gitmeyi teklif ediyorum ve bütün enerjimi manasız şeylere sinirlenmemeye harcıyorum. Maksat keyfimiz olsun.

Yaşınız müsaitse ufak ufak ayrılın evden, geçirdiğiniz zaman kaliteli olsun.
  • sopiro  (12.01.18 10:45:17) 
youtu.be

Bunu bi dinle. Bu kanaldaki diğer videolara da bi bak istersen. Annenle beraber bakın. İkiniz de kendi içlerinize dönün, kadına yüklenirmiş gibi olmasın...
  • yaren  (12.01.18 10:55:26) 
Hocam herkes demiş ben de söyleyeyim. Psikolojik destek mühim. İlaçlardan da korkmayın, eğer güvendiği/niz bir doktora giderseniz (şeker gibi ilaç dağıtmayan vs.) o zaman daha çok içinize siner bu süreç.

Bu arada biraz da birikimden kaynaklı bir bunalma durumu var sende de belli ki. tedavi başlasın ve sonra eğer uzaklaşma şansı varsa (öğrenciyken Erasmus, yüksek lisans ya da ne bileyim iş için uzaklarda kısa süreli çalışma gibi gibi) bunlar da sana ilk planda iyi gelebilir sanki.

Geçmiş olsun..
  • lcha  (12.01.18 11:03:01) 
Hocam herkes demiş ben de söyleyeyim. Psikolojik destek mühim. İlaçlardan da korkmayın, eğer güvendiği/niz bir doktora giderseniz (şeker gibi ilaç dağıtmayan vs.) o zaman daha çok içinize siner bu süreç.

Bu arada biraz da birikimden kaynaklı bir bunalma durumu var sende de belli ki. tedavi başlasın ve sonra eğer uzaklaşma şansı varsa (öğrenciyken Erasmus, yüksek lisans ya da ne bileyim iş için uzaklarda kısa süreli çalışma gibi gibi) bunlar da sana ilk planda iyi gelebilir sanki.

Geçmiş olsun..
  • lcha  (12.01.18 11:03:01) 
siz allahtan bilinclisiniz bu durumun sakat oldugunu anliyorsunuz, bir de benim annem bir tane butun hayatini temizlik yaparak, evdeki her copu takinti hale getirerek, benim uzerime titreyerek geciriyor ne guzel diye dusunen cok ciddi sayida insan var memlekette...

sizin annenizin durumundan pek cok turk kadini magdur, zaten yabanci kaynaklardan biraz baktiysaniz genelde temizlik takintisi cinsellikle ilgili problemlerin su yuzune cikmis hali, yani ozel hayatta mutsuzluk ve tatminsizlik, temizlik konusundaki takintilari beraberinde getiriyor. dikkat ederseniz cinselligin daha rahat oldugu toplumlarda ev temizligi olayi da bizdeki kadar abartilmaz. hatta benim icin yatak odasinda mutlu ve mutsuz evlilik ayrimini tahmin etme yontemlerinden biridir, devaminda yaptigim sohbetlerde de hep dogru cikmistir.
tabi ailenin cocugu olarak siz bunu degistiremezsiniz, zira anneniz sizi su anda bir birey degil, hala temel sifat olarak yavrusu diye goruyor. ilk once bu sifattan siyrilmaniz lazim.
elbette uzmandan destek alacaksiniz ama burada bence onemli olan lutfen turk tipi bir terapiste gitmeyin, iyi derecede ingilizce bilen, guncel yayinlari takip eden, burnunu turkiye sinirlari disina cikarmis birisi olsun. kadinlari baskilayip agzina bir ilac tikistirip mutsuz hayatlarini sadece sikayet etmeden yasamak uzere geri o hapishaneye gonderen bir uzman aslinda kotuluk ediyordur.
bir de yapici bir iliski kurmak adina kaliteli zaman gecirip diger zamanlarda gittikce artan bir oranda aranizdaki mesafeyi arttirabilirsiniz, yani bir yarim gununuzu beraber bir muze gezerek gecirin fakat ertesi gun 3 saat boyunca kesinlikle telefonunuza bakmak istemediginizi belirtin, bir sebep gostermenize gerek yok, bunun sadece oyle olmasi gerektigini karsi tarafa guclu bur sekilde iletmeniz yeterli. bu sekilde gittikce beraber gecirilen sureler kisaltilip diger yandan daha kaliteli hale getirilebilir.
umarim sizin ve annenizin hayati iyi yonde degisir.
  • mavicorap  (12.01.18 14:11:07) 
[]

İş Seyahatinde Otelde Kalmamak

Merhabalar,

İşe başladıgım yaklaşık üç ay oldu. İş için şehirdışına gitme ihtimalim var. Masraflarımızı benim işverenim değil müşterimiz karşılıyor. Gideceğim şehirde çocukluk arkadaşım yaşıyor ben d eonunla vakit geçirmek istiyorum. Aga siz iyisi mi bana otel motel ayarlamayın, ben kalacam bi yerlerde desem nasıl algılanır? Yapılıyo mu böyle şeyler?


 
yapılıyor sıkıntı yok. ben ailemin olduğu şehre iş gezisine gittiğimde hep orada kaldım.


  • hosein  (10.01.18 09:57:48) 
Öyle yapman adamların işine bile gelebilir. Gönül rahatlığıyla yapabilirsin


  • tek basina kosan cilgin  (10.01.18 10:00:31) 
şirkete göre değişir.
bizim şirket otelde kalmazsan veya şirket aracı ile gitmezsen görevde seni sigortalamıyor.

  • cedex  (10.01.18 10:09:20) 
Şirket kurumsalsa sıkıntı olabilir aksi halde bişey olmaz.


  • Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir  (10.01.18 10:11:07) 
kurumsaldayım. Akrabanda arkadaşında kalırsan kaldığımız yer için otel ücretinden düşük bir miktarda para bile alabiliyoruz.


  • turkuaz  (10.01.18 10:19:56) 
[]

Saatlere göre trafik

Saatlere göre rota alabiliyor muyum Google Maps veya Yandexten? Nasıl?




 
yandex.com.tr

Sağ üstte trafik lambasına tıklayınca solunda saat ikonu açılıyor.
Oradan ortalama trafik durumuna bakabilirsin.
Rota alamazsın ama.
  • cakabo  (08.01.18 17:20:29) 
[]

Bilet ve vizede iki isim yerine tek isim

1) Çift ismi olanlar, uçak bileti alırken tek isminizi kullanarak almanız hiç problem oldu mu? Ben hiç cesaret edemedim tek ismimle almaya, ama tek ismiyle alanlar gormustum. Sorun yasayanınız var mı?

2) Yabancı bir arkadaşım e-vize ile Tr'ye gelecek. Biletini (United airlines ve thy aktarmalı) ve Türkiye e-vizesini tek ismiyle almış. Problem çıkar mı?


 
2-3 kere ihmal sonucu başıma geldi, bir sıkıntı olmadı THY ve Lufthansa'da.

E-vize konusunu bilmiyorum.
  • cakabo  (05.01.18 15:11:59) 
[]

THY Ödül Bilet

Millerimle bilet aldım, yoksa sene sonu yanacaklardı
Ama şimdi bakıyorum ki sanırım yer garantisiz ödül bilet gibi bişeymiş bu
Hiç millerle THY'den ödül bilet alıp da dımdızlak ortada kalanınız oldu mu?
Cuma akşamı gidiş pazar akşamı dönüş ankara istanbul, yoğun da zamanlar. Stres oldum moralim bozuldu

 
Ya bu 'yer garntili' olayı yeni çıktı. Eskiden 'sınırlı kapasite' diye geçiyordu ve az sayıda bilet düşük millerle alınabiliyordu. O bileti aldın mı sonradan kimse sana gelip "yer kalmadı" demiyor. Ancak overbooking diye bir şey de var. Yani sen parayla bile alsan bir sonraki uçuşla gider misin diye sana soruyorlar. Bileti bir kere aldın mı dımdızlak kalma gibi bir şey yok. Aynı gün içinde uçurmadıklarında konaklama bile ayarlıyorlar.


  • himmet dayi  (04.01.18 15:25:27) 
@himmet dayi bir başka duyuruda arkadaş demiş ki, yer garantisiz bilet alınca hiçbir hakkın yok, sana konaklama da sağlamak zoruda değller, aynı gün uçurmk zorunda da değiller, tercih de sunmuyorlar direkt almıyorlar vs vs.

overbooking riski her zaman yok mu zaten?

link: www.eksiduyuru.com

mcfly adlı kullanıcının cevapları
  • Rudy Baylor  (04.01.18 15:28:22) 
diğer duyuruda fena sallamışlar. yer garantisiz biletin tek anlamı belli bir miktarda alınabilen bilet olması. bi uçuşta 3 koltuk gibi. ondan sonra düşük mil ile bilet alamıyosun işte. tek olay bu.

yer garantisiz yani limitli kapasiteden az mille aldığın bilet ile parasını verdiğin ya da yer garantili olarak mille aldığın bilet arasında hiç bi fark yok. hepsinde overbooking ihtimali var bu biletlerin. ama çok nadir olur. overbook olunca da para filan teklif ederler işte. sürekli mille uçarım hiç başıma gelmedi.
  • spirit crusher  (04.01.18 15:32:35) 
Valla yalan olmasın ama ben de spirit crusher gibi biliyorum. Bugüne kadar çok uçtum mille. Üstelik bazıları bayram dönemi uçaklar full'ken oldu. Ama hiç kimse senin bilet yandı aga demedi.


  • himmet dayi  (04.01.18 16:05:14) 
Ben de çok kullanıyorum mil olayını, spirit crusher gibi oldu. Zaten düşünsene rezalet olur dediğin gibi olsa, millet gider kapıda kalır, öyle rezalet mi olur? 60000 mil vereceğim üzerine 1500 lira vergi, sonra kapıda kalıcam. Oldu :)


  • roket adam  (04.01.18 23:31:29) 
[]

İlişki istemediğiniz için

Çok hoşlandığınız biriyle görüşmeyi kestiğiniz oldu mu?




 
o kişiyle ilişki istemediğim için oldu. aksi mantıklı gelmiyor.

edit: benim demek istediğimi @ika daha iyi açıklamış (evet kendini ifade edemeyen hıyarın tekiyim?).

edit 2: hohov, bruce +1 yüce rabbim beni bu dünyaya başkalarını onaylamam için göndermiş.
  • rahip janick  (02.01.18 15:18:35 ~ 15:35:55) 
evet ya ne yapicaktik?


  • limonlu cola  (02.01.18 15:19:00) 
hayır.

böyle fırsatlar kaçırılmamalı. hele ki "şu aralar ilişki istemiyorum" gibi saçma bir sebepten dolayı hiç kaçırılmamalı bence. hayatta karşına kaç kere çok hoşlanabileceğin biri çıkar ki?
  • istanbul kanatlarimin altinda  (02.01.18 15:22:28) 
ilişki istemiyorum dünyanın en büyük yalanı. "ilişki istiyorum ama seninle istemiyorum" muhabbeti de değil bu, "istediğim şartlarda olmadıkça istemiyorum" daha uygun. hoşlandığım kişiyle şartları deneyip uyduramadığım için görüşmeyi kestiğim oldu ama "uff hiç ilişki istemiyorum" modunda olsam bile denemediğim olmadı.

bir insan neden ilişki istemez? kabaca, flört rutinleri sıkıcı gelir, heyecan yoktur, dinlenmek istiyordur, kafa rahatlığı istiyordur; kısacası kendiyle baş başa kalmak istiyordur. bu şartları sağlayabilen ilişki de mümkün. zor evet ama mümkün, bunu olabilme ihtimali varsa o kişiyle denerim. ancak önceden biliyorsam o kişiye uymayacağını bu şartlarımın, o durumda başlamam ya da keserim.
  • Bruce  (02.01.18 15:32:35 ~ 15:33:26) 
O ne la?! ilişki istemezsem de uzak duramam ben yazııık


  • lcha  (02.01.18 15:35:39) 
onunla ilişki istemediğim için, daha doğrusu olması gereken bu olduğu için görüşmeyi kestiğim oldu. ilişki istemeyip hoşlanmak bence samimiyetsizlik. ilişki istemeyen insan kolay kolay birinden hoşlanmaz gibi geliyor bana. Algılarını kapatırsın az çok.


  • aquarium  (02.01.18 16:11:39) 
Evet, çok da üzücü bi süreçti açıkçası. İnsanın içinde kalıyor.


  • roket adam  (02.01.18 16:13:00) 
Evet çoğu zaman. Ama gerçekten çok sevmiş olsaydın onlardan herhangi birini ne koşulda olursa olsun ilişkiye başlardım


  • powerpufgirl  (02.01.18 16:20:41) 
yıkıcı bir ayrılık yaşamışsan ancak böyle bir şey söylerim. onun dışında hoşlanıyorsan hoşlanıyorsundur. sırf ilişki istememek için duygularına yazık etmek bana saçma geliyor.


  • hep mutlu olmak istedim  (02.01.18 16:51:48) 
O istemediği için görüşmeyi kesmişliğim ve o istemediği için benimle görüşmeyi kesmişliği var.


  • yaren  (02.01.18 17:11:01) 
Eskiden heyecanlarimi kovalardim ama simdi kafa uyumu, tatli sohbet,kusursuz ten uyumu daha onemli o yuzden evet.


  • a summer day  (02.01.18 17:30:03) 
bruce arti 1.


  • baldur2  (02.01.18 17:31:34) 
Iliski istememek diye bir sey yok o kisiyi istemiyorsunuzdur bahane uydurmayin.


  • i m sick tired  (02.01.18 17:47:33) 
Hayır.


  • i m cool with that  (02.01.18 18:16:52) 
opitseri +1
birbirimizden hoslanalim ama sevgili olmayalim

  • tiredpanda  (02.01.18 20:54:57) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.