[]

Etrafa çok dagilmayan kedi kumu onerisi

Halihazırda eczacibasi/ pisi pisi ince taneli kum kullanıyoruz. Topaklanmasini, koku yapmaması vs konusunda oldukça memnunum fakat kap dışına çok dağılıyor. Her gün banyo ve koridoru supurmekten yıldım. Kapali tuvalet kullanıyoruz, önüne özel paspas aldım; dağılma azalsa da devam ediyor.

Fiyatı çok ucuk olmayan, memnun kaldığınız kum markasi öneriniz varsa alıp deneyeceğim. Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Ona yapacak pek bir sey yok. Kum bu neticede. Patilerine yapisip yine dagiliyor evin icine.


  • veritaslibertas  (02.10.18 13:42:23) 
www.google.com.tr
Bu tarz ürünler var. Reklamlarını görüyorum orda burda, ama denemedim. Delikleri arasında saçılan kumu topluyor.

  • diyanet takvimi  (02.10.18 13:57:29) 
kabin onune su 5 liralik kaydirmazlardan koyun dagilmasini oldukca azaltir.

anlatabildim insallah, hani su dolap iclerine veya dusakabin onune serilenlerden
  • cairo  (02.10.18 13:57:36) 
ince kum çok dağılıyor, kalın kum nispeten daha iyi.

bi de çam peleti diye bişi var. ben kullanmadım ama dağılmama açısından daha rahatmış. deneyebilirsin. bazı kediler beğenmiyomuş.

urun.n11.com
  • spirit crusher  (02.10.18 14:26:51 ~ 14:27:07) 
[]

Sac serumu ve sampuan önerisi

Kalın telli, gür, kıvırcık ve kolay kabaran saçlarım var. Son iki aydır tatillerde değişik yerlerde bulunmam (su degisikligi) ve 2-3 kere sampuan değiştirmem nedeniyle kepek problemi yaşamaya başladım. Şimdi kendi duzenime dönmüşken bir an önce bu sorundan kurtulmak istiyorum.

İyi bir sampuan ve duştan sonra saçımı yatistiracak serum/ bakim ürünü tavsiyeniz var mıdır? Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
"Loreal Elseve mucizevi yag" bunu bir dene. Sari renkli, 18tl falan olmasi lazim.


  • stavro  (08.09.18 21:25:37) 
Aynı saça sahibiz :D.Şampuan olarak saçına uygun olanı deneye yanıla bulabilirsin. Mesela elsevei çok öven de var.ama ben de saç dökülmesi yapmıştı. Ben head&shouldersın kadınlara özel şampuanını kullanıyorum tavsiye ederim. Duşta saç kremi olarak Urban. Saç tipine göre seçebilirsin. Ben kahverengi olanını daha iyi buluyorum. Elektriklenme içinse 2 önerim var. Biri pantene ya da biodermanın saç bakım yağı.bir diğeri ise urbanın saç serumu. İkiside bence aynı işi yapıyor. Tek fark bakım yağı daha hesaplı. Tabii serumu,yağı köpükledikten sonra sürünce daha şekilli ve yumuşak bukleler oluyor.


  • tulumba  (09.09.18 00:02:31 ~ 00:02:57) 
[]

Açık kedi mamalari güvenilir mi?

Dün petshopta posetlenmis 1 kiloluk proplan kedi mamalari gördüm; 10 kiloluk mamayi açıp 1 kilo seklinde satıyoruz dediler. Fiyat olarak normal 2 kiloluk paketlerden daha uyguna geliyor ama sizce güvenilir mıdır? Üzerinde barkod filan da vardı ama emin olamadım. Teşekkür ederim şimdiden herkese.




 
son kullanım tarihi geçmiş mamaları kakalama ihtimalleri yüksek. bazen iyi marka mamalarla uyduruk mamaların şekli, rengi falan aynı olabiliyor onlardan bile verebilirler. ben almazdım.


  • slow like honey  (31.07.18 11:43:21) 
Bazen gözünüzün önünde büyük paketi açıp tartabiliyorlar talep ederseniz. Böylece tazeliğinden daha emin olabilirsiniz. Biz yıllarca bu şekilde aldık, kokusu yerindeyse sıkıntı olmuyor bence. Kediler kokusu kaçınca yemiyor.


  • inawen  (31.07.18 11:44:20) 
2 şekilde oluyor bu olay.
miadı yakın, miadı dolan ya da hasarlı ürünleri yüksek iskontoyla alıyorlar ve açık olarak satıyorlar. Miadı yakın ve hasarlı ürünse çok problem değil. Miadı dolmuş ürün de aslında bir şey olmuyor da, yine de yedirmek istemez kimse. Petshop güzel kar ediyor böylece.

bir diğeri ise, büyük paket alıp açıp satıyor da olabilirler gerçekten. kampanya vardır, uyguna almıştır, açıp satınca da doğal olarak daha karlı oluyor. ya da büyük cari ise zaten yüksek iskontoyla alıp yüksek karla satıyordur.

ilk ihtimal daha yüksek ama.
  • veritaslibertas  (31.07.18 11:45:26) 
Ben uzun süre bu şekilde kullandım. Artık internetten 1,5 kg'lık büyük paket sipariş ediyorum. Veterinerimden veya güvendiğim bir toptancıdan alıyordum. Bir kısıntı yaşamadım. Zaten bu konuda kedime güvenim tam. Mamayı beğenmediğinde kesinlikle yemez.


  • zombi  (31.07.18 12:16:32) 
[]

Makaron

Istanbul Avrupa yakasında iyi makaron nerden buluruz? Daha önce çok ovuldugu için Divan'dan aldık fakat iki tanesinin altı küflü çıkmıştı. Belki denk geldi, bilmiyorum ama tekrar ordan almak istemiyoruz. Bildiğiniz başka bir yer var mıdır? Teşekkür ederim şimdiden herkese.




 
pelit olur. divanınkini bi arkadasıma ikram etmistim de sonra fransada mı ne yiyince sen bana niye oyle igrenc seyler yediriyosun demisti aagshsjs


  • imnotsureabout  (25.07.18 21:14:33) 
laduree galiba bu adamlarin uzmanlik alani macaron. istinye parkta varmis.
www.istinyepark.com

  • exlibris  (25.07.18 21:45:13) 
Valonia ninki güzel.


  • hipopotamus  (25.07.18 22:09:58) 
Istanbul icin konusursak laduree den daha iyisi bence yok.


  • duptıs  (25.07.18 22:20:47) 
Baylan. Bebek ve Kadıköy'de var. Kadıköy şubesinin makaronlari çok güzel. Bebek şubesi de muhtemelen öyledir.


  • kedili madam  (25.07.18 22:25:59) 
Avrupa yakasi demissin ama anadolu’da gorgulu pastanesi var, adamlar fransa’dan usta getirip bu makaron yapma isine giristiler. Yani baya iddialilar ve iyiler. Avrupa yakasindaki gorgulu ile anadolu yakasindaki farkli bu arada.


  • kuehles blondes  (26.07.18 10:36:19) 
laduree gayet başarılı, nişantaşı city's avm'de kioskları da var.


  • Bruce  (26.07.18 10:42:30) 
[]

Kedimiz kızgınlıga girmiş olabilir mi?

11 aylık erkek bir kedimiz var. Normalde de etrafta söylenerek (evet, bildiğiniz soyleniyor) dolaşır fakat dün akşamdan beri bu söylenmeleri arttı. Genel olarak her zamanki modunda, sakın sakın dolaşıyor etrafta ama söyleniyor uzun uzun resmen. İki üç gündür iştahı da pek yok. Henüz koku bırakma gibi bir durumu yok fakat normalden daha fazla çiş yapıyor son bir haftadır.

Kızgınlıga girmesi eli kulağında olduğu için aklıma direkt bu geldi ama emin de olamıyorum. Kızgınlıga giren erkek kediler nasıl miyavlar? Bizimkinin kızgınlıga girmiş olma ihtimali nedir?


Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
nasil miyavladigi kediden kediye degisiyor. ozellikle geceleri uyumayip koridorlarda mauuv mauuv bagiranlari cok oluyor.

bildigim kadariyla erkek kedinin kisirlastirilmasi icin kizginliga girmesini beklemenize gerek yok bu arada.
  • robokot  (06.07.18 21:05:50) 
Robokot, kızgınlıga girmesinden ziyade bir yaşına girmesini bekliyorduk zira erkek kediler daha erken kısırlaştırsa böbrek sorunları yasayabiliyormus.


  • fraise  (06.07.18 21:12:37) 
hmmm evet her veterinerin kendine gore bir gorusu var bu konuda kimisi diyor ki kafasi kucuk kalir kimisi diyor hic bir sey olmaz, kimisi diyor bobrek...

yani sizinkinin zamani gelmis yavastan zaten, herhalde 1 ay daha bekleyeceksiniz. geceleri kendini parcalamiyorsa koridorlarda cok eziyet cekiyor diyemeyiz bence beklesin yavrucak o zaman az daha.
  • robokot  (06.07.18 21:17:41 ~ 21:17:54) 
bizimki daha erken girdi böyle sıkıntılı bir döneme, geceleri boğazlıyormuşsunuzcasına bağırıyor hatta arada uluyordu, ayrıca takdir ettik çok güçlü bir ses rahatlıkla opera sanatçısı olabilir. iki üç gün sabrettik sonra veterinere götürdüm kısırlaştırmak gerek dedi, böyle bir yaşına kadar idare edemeyeceğimiz için haftasonu yaptırmaya karar verdim ama bir iki güne geçti. hala ara ara bağırıyor ama çok sıkıntı yaratmadığı için bir yaşını bekledik biz. ara ara etrafa koku bırakıyor ama bunu genelde istediği yapılmayınca sinirlendiği için yapıyor, şımarık anlayacağınız.

bir yaş konusunda da veterinerimiz o biraz daha eski bir bilgi açıkçası, internette falan da bilgi kirliliği oluyor beklemek gereksiz dedi, zerre paragözlük yapmadığı ve kediye bebek gibi davrandığı için kendisine güveniyorum ben.
  • tepsi degilim ben  (08.07.18 13:12:38) 
[]

İstanbul'a yakın kisa tatil için öneri

3 günlüğüne kaçmalik, toplu taşıma ile ulaşımı (uzun yolda araba kullanamiyoruz, bu yuzden bu cok onemli) kolay, denizi güzel olan bildiğiniz bir yer var mıdır?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
erdek


  • kitap arasında kalmış silgi tozu  (05.07.18 17:19:17) 
Erikli. Konu kilit.


  • crna gora  (05.07.18 17:46:17) 
avşa


  • revi  (05.07.18 18:00:00) 
[]

Modacruz'dan daha önce alışveriş yapanlar

Bir tane canta beğendim (ünlü bir markanın çantası), mağazalardaki satış fiyatına göre yarı yarıya bir fiyatı var. Canta fotoğraflarda oldukça iyi durumda görünüyor ama bilemiyorum. Daha önce hiç ikinci el giysi alışverişi yapmadım, yapmayı da pek tercih etmem ama canta olunca ikinci el olması o kadar da kötü olmaz gibi geldi.

Alışveriş yaptıktan sonra kötü bir durum ile karşılaşan oldu mu? Ürunler sahiden resimlerdeki gibi mi geliyor? Orijinalliginden nasıl emin olabiliriz? Sertifikasi da içinde olur herhalde değil mi? Beğenmezsek iade ederken sorun oluyor mu? Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
bir kez alışveriş yaptım, problem çıkmadı. satıcı yorumlarına bakıyorum genellikle. çok satış yapmışsa ve olumlu yorumlar çoğunluktaysa alabilirsiniz; aliexpress mantığı. sahte ürün satan çok kişi var, mesaj atıp ürünün net fotoğraflarını atsın, ne bileyim, sertifikasını, kutusunu veya faturasını yollasın size önceden. kanıtlasın. :) ben topshop marka kot ceket almıştım, arkadaşım da urban outfitters marka kot ceket aldı. hala giyiyoruz, mutluyuz.


  • nice tnetennba  (21.06.18 16:20:14) 
Modacruz unlu markalarin urunlerinin orijinallik kontrolunu yapiyor diye biliyorum tam emin olmamakla birlikte. Bence urunle ilgili modacruz'a bir mail atip sorun cunku boyle bir hizmetleri var.


  • unionall  (21.06.18 16:21:45) 
merhaba, modacruzdan hem aliyorum hem de satış yapıyorum. iade mümkün değil. satıcının başka satışları varsa onlara bakın bir puan sistemi var çünkü, puanlanmadıysa diğer ürünleri altındaki yorumları okuyun. fotoğraflar içinize sinmediyse başka fotoğraflar eklemesini isteyin. lüx bir markaysa orijinallik kontrolü yapılıyor.


  • ozgur bir kusun hatirati  (21.06.18 19:21:19) 
[]

Braun face epilatör/ yüz temizleme fırçası kullananlar

Anneme bu cihazdan hediye alayım diyorum ama internetteki yorumlarda hem memnun olanlar var hem de hiç beğenmeyenler. Annem yurtdisinda yaşadığı için ağda, kas vs icin kuaföre gitmesi başlı başına dert oluyor; ya düzgün kuaför bulamıyor ya da bulduğunda en azından bir hafta önceden randevu alması gerekiyor. Bu yüzden bu aletlerden alayım rahat etsin, ayda bir de kuaföre gitse yeterli olur diye düşündüm.

Yukarda yazdığım amaç için kullanılacak bir alet mi? Bazıları tüyleri daha kalın çıkariyor demiş, doğru mu? Yüz temizleme fırçaları işlevsel mi? Kısacası alıp da memnun olanlar var mıdır? Teşekkür ederim simdiden herkese.


 
Bende ışıklı ayna içeren set var. Biyigima uyguladim birkaç kez ama çok acitiyor. O yüzden verdiğim parayla kaldım. Kalın çıkarmadı. İyi ki de çıkarmamış yani, nasıl bir cesaretse bendeki biyiga uyguladim. :)


  • dont eat me  (16.06.18 22:34:26) 
Ben aldım ve kullandım fakat memnun kalmadım. Tüyleri doğru düzgün almıyor. Yüz temizleme fırçasını da kullanmadım hiç.


  • tabirimekruh  (16.06.18 23:59:38) 
ben de bu ürünü çok araştırmıştım vaktiyle. pil yetişmiyor, pili azaldıkça performansı düşüyor şeklinde yorumlar vardı.


  • petekpare  (17.06.18 01:08:10) 
bi boka yaramıyor


  • dieselsingle2  (17.06.18 08:44:36) 
[]

Londra'da gezilecek yerler

Yaklaşık 2 hafta sonra londra'ya gidiyorum, 1 hafta kalacağım. Kendimce bir liste yaptım ama bir de size danışayım dedim. 'Surayı görmeden gelme, falanca yerde şunu ye, filanca yerden bunu al, alternatif şöyle de bir yer var; istersen bak' tarzı önerileriniz var mıdır? Müzeleri,tarihi yerleri, sanat galerilerini, minik mağazalari, yerel lezzetlerin olduğu cafeleri vs. gezmeye bayılırım; kop kop mekanlarından pek hoşlanmam. Öneriler de bu doğrultuda olursa sevinirim :) londra bir haftada bitmez tabii ama zamani en verimli şekilde kullanmaya çalışacağım.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Yanıt vermek zor, biraz hava durumuna da bağlı tabii. Londra için yürüyüş rotaları içeren programlar var, biz gezerken kullanmıştık. Hem navigasyon görevi görüyor hem de tarihi ve turistik yerlerin hikayesini anlatıyor noktalara yaklaştıkça. Belli bir teması olanlar da var, örneğin Harry Potter'ın çekildiği yerleri gösteren bir rota çıkarıyor size. İsmini hatırlayamadım şimdi ama Google'a sorun, anında bulursunuz.


  • orient blue  (12.03.18 00:07:24) 
[]

Tuy döken kedi için öneriler/ furminator

Kedimiz 3 haftadır aşırı derecede tüy döküyor; yattığı yer tüy, kucağımıza aldığımız anda vücudunun yarısını ustümuzde bırakıyor gibi. Her gün ev supurmekten yorulduk resmen :) sanırım tam tüy dökme mevsimindeymisiz.

Normal fircasinin yanında bugun bir de eldiven aldık. Fırçaya oranla çok daha iyi topluyor fakat petshoptaki kadın furminator diye başka bir urun daha gösterdi. İnternette okuduğum kadarıyla sürekli kullanım için çok mantıklı değil diyorlar. Duyuruda bunu kullanan var mıdır? Orijinal olanları 140-150 lira bandında değişiyor, almaya değer mi?

Tüy dökmeyi azaltmak ve engellemek için başka neler yapabiliriz? Bir de ne zaman geçiyor bu donem? Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
Engellemek için yapılabilecek bir şey yok. Azaltmak için tıraş.

Furminator de kullandım, eldiven de kullandım. Bunların ikisini sadece kedide değil köpekte de kullandım. Hepsi boş. İkisinin de işi dökülüp hayvanın üzerinde kalan tüyleri toplamak, tüy dökümünü azaltma konusunda bi fonksiyonları yok. Kedinin arkasında sürekli eldivenle, tarakla dolaşmanız lazım tüy dökmemesi için. En işe yarar çözüm tıraş. Tüyler tekrar uzadığında bile bir süre dökülmesi azalıyor.

Mevsim dönümlerinde tüy dökümü artar, şu sıralar fazla tüy dökmesinin sebebi odur.
  • buff  (03.03.18 20:24:37) 
Buff, şu anda tras yaptiramiyoruz zira 2 ay sonra kisirlasacak. Bu kadar kısa surede iki kere uyusturmayi doğru bulmadığını söyledi veterinerimiz.


  • fraise  (03.03.18 20:26:12) 
Uyuşturmadan tıraş yapabilen veterinerler ve pet kuaförleri var. Ben benimkileri uyutmadan tıraş ettiriyorum senede 2-3 kere, yoksa her bir tıraş için anestezi işi sağlıklı da değil zaten.

Sizin veterineriniz illa uyutarak yaparım diyorsa uyutmadan yapan başka bir yeri araştırabilirsin. İstanbul'dasın diye biliyorum, o yüzden veteriner tavsiyesi veremeyeceğim ama mutlaka vardır.

Ekleme: Bazı hayvanlar tıraşa karşı çok tepkili oluyor o yüzden uyutmadan yapmak mümkün olmayabilir ama nihayetinde bir sefer denemekte fayda var.
  • buff  (03.03.18 20:28:28 ~ 20:30:30) 
mevsimsel diye düşündüğümüz tüy dökülmeleri mamadan kaynaklanabiliyor bazen. mama kalitesizse, yeterince vitamin içermiyorsa, ya da kedinizin mamadaki bir besine (tavuk gibi) alerjisi varsa fazla dökülme olabilir. balıklı mamalar tavsiye ediliyor tüy dökülmesini azaltmak ve tüyleri parlaklaştırmak için.


  • slow like honey  (03.03.18 20:53:20) 
N&d ve proplan dönüşümlü veriyoruz aslında, ikisi de kötü mama değil bildiğim kadarıyla.


  • fraise  (03.03.18 21:03:42) 
furminator çok da iyi bir şey değil.

tıraş ettirmek de hayvanlarda deri problemine yol açıp, psikkolojiyi bozabiliyor.
yani tercih meselesi.

ama şunu söyleyeyim, yılların proplancısıyken n&d tam tahılsıza geçtim, beş kediye rağmen kedi tüyü diye bir şey kalmadı evde.
bu kadar yıldır aklım neredeydi diye çok dövünüyorum.

edit: dönüşümlü mama vermeyin, hayvan allak bullak olur.
bir mama belirleyin, onu verin.
dönüşümlü mama vermek çok doğru değil.
  • blatta hiberna  (03.03.18 21:05:10 ~ 21:06:35) 
Blatta, aslında daha 7 aylık. Proplan paketini bitirince denemek için n&d aldık, onu yiyor şimdi. Bu paket bitince yine proplan alırız diye düşünmüştük. Aynı mamadan sıkılmasın, dönüşümlü verelim dedik ama o zaman yine n&d aliriz.


  • fraise  (03.03.18 21:11:56) 
aynı mamadan sıkılmak diye bir şey yok.
çünkü bağırsak düzeni falan zaten ancak alışır.
mamadan mamaya geçerken bile karıştırılarak, yavaş yavaş verilir.

mesela ben benimkilere öyle yapamadım, çünkü tam taşınma aralığıydı ve mamaları tam bitmişken yine proplan almayayım dedim.
sert geçiş yapınca bir hafta kabızlar, ishaller falan, ancak toparladık.
ki bunlar yetişkin, sizinki bir de yavru.

yiyorsa, direkt n&d'den (mümkünse tam tahılsız) devam edin.

ha, ama değişiklik istiyorsanız arada bir konserve falan verirsiniz mesela.
ben ayda bir falan yapıyorum sırf hoşlarına gidiyor diye.
onun dışında yıllarca yerler aynı mamayı yani, sıkılırsa diye o kadar kasmayın.
  • blatta hiberna  (03.03.18 21:16:49) 
[]

Gratis indirimlerinden neler aldınız/ alacaksınız?

İki gündür indirim mesajları geliyor bana. Evin hemen yakınında sürekli boş olan bir gratis var; bugün gidip biraz dolandım ama bir şey almadan çıktım.

Makyaj malzemesi ihtiyacım hiç yok, yüz bakım ürünlerim de kozmetik markaları değil. Daha çok sac ve el bakimi için bir şeyler alayim dedim. Bir de şu minik posetlerdeki yüz maskelerinden kullanan oldu mu? Faydası oluyor mu? Uzun zamandır hep dogal ürünler kullanmaya çalışıyorum ama hazır indirim varken 2-3 parça değişik bir şeyler almak fena olmaz.

Siz neler aldınız? Belki ben de sizin aldiklarinizdan alırım. Aynı şekilde rossman için de tavsiye alabilirim. Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
gratis indiriminden skinfood maskelerden aldım üç-dört tane. daha kullanmadım ama çok öven bi arkadaşım önermişti. creightons diye bi markanın vanilyalı el kremini ve no more frizz saç kremini aldım. ikisini de denedim gayet başarılı. rossmann'dan da rival de loop'un yüz yıkama jelini alayım diyorum. hem lrp effaclar yüz jeline benziyomuş hem de indirimsiz hali bile uygun. yine rival de loop'un hydro yüz temizleme bezlerinden alkolsüz olanını alırım, kullandım çok beğendim. gratis'te miydi bu hatırlayamadım ama kore markalarından birinin böyle havuç şeklinde yüz-vücut-el kremi vardı bi tane. annem almış getirmiş çok güzeldi.


  • roseblood  (09.02.18 20:38:25) 
Ben panda seklinde yuz maskesini denemistim cok basarisizdi.

Alisverisimi dun yaptim, bir kontur fircasi aldim bi tane flormar ruj.

Guzel oneri gelirse ben de sac bakimi icin bir sey alabilirim, saclarim kuruluktan ölüyor.
  • 111111  (09.02.18 21:08:10) 
ben bu domatesli limonlu falan olan skinfood maskelerden aldım. panda şeklinde olanların markası skinfood mu? ben hiç görmedim ama öyle şeyler cidden hiçbir işe yaramıyor. siz de alacak olursanız sadece bir tane alıp deneyin benim bahsettiklerimden, arkadaşım bana limonlu olanı önermişti mesela.


  • roseblood  (09.02.18 21:13:47) 
Boş bir günümde maske almayı düşünüyorum fakat erkek olduğum için hangi markayı almalıyım bilmiyorum. Fazla parfüm kokmayan ve yüzü pürüzsüz ve parlak gösteren bir maske veya krem var mı??


  • sonuncu nokta  (09.02.18 21:14:07) 
[]

Favori bitki caylariniz

Kış gecelerinin en güzel eslikcileri bana gore bitki cayları; baktım dolabımdaki bitki çayı stogu yavaştan azalmis, yeni çaylar alayım dedim. Farklı çeşitler duymak için size de sormak istedim.

En sevdiğiniz bitki çayları nelerdir? Marka, demleme çeşidi vs de belirtebilirsiniz. Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Bi ara tarçınlı karanfilli bitki çayı denk gelmişti, normalde pek sevmem tadlarını ama o güzel gelmişti. O günden sonra ara ara içiyorum.


  • j r r tolkien hayrani  (01.02.18 22:56:00) 
Lipton naneli yeşil çay, doğuş mistik çay sade.


  • uyusam iyi olur  (01.02.18 23:03:56) 
Ayva veya elma dilimleri, karanfil ve tarçın çubuğunu birlikte demlemek hoşuma gidiyor.

Edit: Altta görünce aklıma geldi, zencefil de yakışıyor bu karışıma.
  • fotrsapka  (01.02.18 23:16:19 ~ 23:20:40) 
zencefil+limon


  • doxanikee  (01.02.18 23:18:11) 
yahu bu twinings'in earl grey'i nedir arkadaş. bitirdi beni.
edit : bitki çayı değil tabii.

  • EasyTiger  (01.02.18 23:19:27 ~ 23:19:46) 
doğadan isveç şurubu bitki çayı


  • MtKrt  (01.02.18 23:57:23) 
twinings'in zart berry zırt berry'li bi sürü çayı vardı, offf ne güzeldi onlar :/

kış çayı da severim ekşi ekşi.
  • nice tnetennba  (01.02.18 23:58:37) 
Bunlari tek tek demliyorum:
Adacayi
Biberiye
Hibiscus
Lemongrass

Paket olarak da dogadan kayisili form.
  • beetlejuice  (02.02.18 00:07:50) 
[]

Valizde süt kutusu tasimak

Badem sütü, hindistancevizi sütü gibi ürünlerin Turkiye'de pahalılığı malum. Şu anda yurtdisindayim aynı ürünler dörtte bir fiyatına nerdeyse ve dönerken valizim baya boş olacak. Ben de giderken birkaç paket bu sutlerden alıp valize atayım diye düşündüm ama patlayip tüm eşyalarımin süte bulanma ihtimalinden korktum. Bu sütleri güvenli bir şekilde valizde taşımanın bir yolu var mıdır? Yaklaşık 2 saat tren yolculuğu, ardından uçak, istanbul'a varınca da bir saat kadar araba yolculuğu yapacağımı düşünürsek patlamamalari mucize mi olur?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
bütün paketleri streç film veya bu beyaz eşyaları sardıkları plastik koruyuculara hediye paketi gibi sarıp bantladıktan sonra, plastik bir saklama kabına koyarsanız patlayacağını sanmam patlasa bile valizde ki diğer eşyalara zarar vermez. geçen yıl bu şekilde bir valiz dolusu bardak getirdim, zaiyat sıfırdı.


  • datdiridat  (22.01.18 17:12:23) 
Hepsini bir plastik kaba koyabilirsiniz.


  • Traveller  (22.01.18 17:38:10) 
Yazılanlara ilaveten bavuluna kilit koy görevliler almasa bile bu tarz şeylerin çalınması çok oluyor bildiğin bavuldan paketli ürünleri çalıyorlar.


  • neferkitty  (22.01.18 18:15:41) 
[]

Kedinizi kaç aylıkken kisirlastirdiniz?

1 hafta sonra 6 aylık olacak erkek bir kedimiz var; kısırlaştırma ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor. Çoğu yerde 6-8 aylik olduktan sonra kisirlastirabilirsiniz yazmışlar ama bizim veteriner 1 yaşına kadar bekleyelim diyor. Ben koku püskürtme olayını yaşamayı pek istemiyorum açıkçası, sırf bu yüzden erken kısırlaştırip sağlığına da zarar vermek istemiyorum.

Siz kaç aylıkken kisirlastirdiniz? 8 aylıkken kısırlaştırmak erken mi olur ki? Teşekkür ederim şimdiden herkese.

Kendisinin resmini de paylaşayım bari, minnacık halini burda görenler olmustu; bu da kocaman olmuş hali :) i.hizliresim.com

edit: kızgınlıga girdiğine dair herhangi bir belirti yok bu arada.

 
bizim veteriner 6 aylıkken kısırlaştırılır bir şey olmaz diyor. ama başka bir veteriner, idrar yolları milimetrik büyür, 1 yaşından erken kısırlaştırılırsa idrar yolları sorunu olur demişti. bu da riske atılacak bir şey değil. o yüzden erkek kedileri kısırlaştırmak için ne olur ne olmaz diye yaş doldurmalarını bekliyorum.


  • pide  (20.01.18 16:21:30) 
1 buçuk yaşındayken kısırlaştırdık. o zamana kadar azma belirtileri pek olmamıştı. birden başlayınca (işeyip sıçma evresine geçmedi çok şükür) kısırlaştırdık biz de. bence acelesi yok hayvan sürekli çiftleşme isteği göstermiyosa.


  • rayde  (20.01.18 16:22:20) 
6 aylık erkek kedim var, hemen hemen aynı dönemde doğmuş kedilerimiz. Bizimki malesef biraz erken ergenliğe girdi. 2 aydır koku püskürtme sıkıntısını fazlasıyla çekiyoruz.

Bizim veterinerimiz de dediğiniz gibi riske atmayıp mutlaka 1 yaşına kadar beklememiz gerektiğini söyledi. El mahkum bekliyoruz.

Soruya cevap : henüz kısırlaştırmadık
  • elon  (20.01.18 16:26:37) 
kedinin kısırlaştırılması için kızgınlığa girmesi beklenir öncelikle. ondan sonra kısırlaştırılır. 8 ay da normal bi süre.


  • nice tnetennba  (20.01.18 16:41:00) 
arkadaşım iki dişi kedisini 6 ay olduğu gün kısırlaştırdı.


  • sttc  (20.01.18 17:14:19) 
Irk kedilerin kızgınlığa girmesi daha uzun süre alabiliyor. Ben benimkileri (biri dişi biri erkek ikisi de sokak kedisi) 9 aylıkken kısırlaştırdım, hiçbir sorun yaşamadık. 6-8 ay normaldir operasyon için diye biliyorum ben de. Veterineriniz belki cinsi için uygun zaman aralığı 1 yaş sonrası vs olur diye düşünmüştür. Bilemedim.
İnternetten, özellikle yabancı sitelerden shorthair türler için kısırlaştırma tavsiyelerine bakın.

  • buff  (20.01.18 18:33:43) 
bizim veteriner de idrar yolları sağlığı için 1 yaşına kadar beklememiz gerektiğini söylüyor. riske atmayın derim.


  • slow like honey  (20.01.18 20:44:49) 
Tam 1 yaşındayken kısırlaştırdık. Doğum günü hediyesi olarak. 11 aylıkken filan çiş yapmaya başlamıştı. 1 yaşını bekledik. O kadar korkunç değil.


  • Lim5  (20.01.18 21:20:30) 
[]

İngilizce kitap okumaya nasıl basladiniz?

Okul zamanlarında okuduğum birkaç ingilizce hikaye ve tabii ki mesleğim ile ilgili olan makaleler, kitaplar dışında ingilizce kitap okumuslugum pek yok. Kitaplarımı genelde fransizca ve türkçe okuyorum, anlamlarını bilmediğim sozuklerin altlarini çizer, sözlükten bakar sonra da yanına minicik not alırım. Okuduğumu hemen anlamak da işime geldiği için ingilizce okumaya pek zorlamadim kendimi.

Artık yavaş yavaş ingilizce de kitap okuyayım dedim; e-readerima eskiden turkcelerini okuduğum, ince iki kitabı yükledim (martı ve küçük prens). Yanıma bir de defter alayım, bilmediğim sözcüklerı vs not alırım diye düşündüm. Zamanla da daha kalın kitaplara geçerim dedim. Bu mantıklı olur mu? Siz nasıl okumaya başladınız? Ne tavsiye edersiniz? Kitaplar bir haftadır yüklü, cesaret edip okumaya başlayamadim bir türlü.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
İlk başlarda her yazan şeyi anlayacagim diye kasmayin kendinizi. Belki ilk okuyusta ancak %40-50 anlayacaksınız. Ama zamanla bazı sözcükler ve kaliplarla sürekli karşılaşacak ve onları kendiliğinden öğreneceksiniz. Fransızca bilmeniz büyük avantaj. Bonne chance :)


  • ovungec zeus  (26.12.17 17:56:41) 
harry potter kitaplarıyla.

ingilizcede stageli kitaplar harici hiçbir kitabı okuyamazdım. o zamanlar harry potter 5'e kadar okumuş, 6. kitabın çıkmasını bekliyorum harıl harıl. çıktığı gibi emule'den indirip okumuştum ve inanılmaz akıcıydı. 7. kitabı da çıkmadan iki gün evvel fotoğrafları internete düşünce okudum baştan sona ingilizce. sonradan ilk kitapların da ingilizcelerini satın alıp okudum. sonradan bir baktım ingilizce kitaplar da hayli hayli okunuyormuş...

harry potter'ın çok akıcı olması işinize yarıyabilir. sıkmıyor. kelimeleri de konteksten çıkarırsınız. hatta bir kısmı zaten o dünyaya ait uydurma kelimeler...
  • dilemma of subscribtionability  (26.12.17 18:11:51) 
Ingilizcem gramer acisindan yeterli olmasina ragmen uzun bir sure derslerdeki metinler disinda ingilizce (roman ya da hikaye) okumadim. Ilk okudugum ingilizce kitap Sampiyonlarin Kahvaltisi'ydi. Sonra John Green'in kitaplarina basladim. Elinizdeki e-reader kindle ise paraya kiyip amazondan word wise enabled kitaplar alin. Nasil anlatabilirim bilmiyorum ama boyle bir rahatlik yok.


  • ganbatte  (26.12.17 18:38:06) 
Uzunca bir süre hiç okumadım çünkü İngilizce roman okumaktan zevk almıyorum. Sonra non-fiction kitaplar oldu okumak istediğim, attım kindle'a okumaya başladım, bilmediğim kelime olunca da tıklayıp bakıyorum arada.


  • i was made for you  (26.12.17 18:58:43) 
Kindle ile okursanız kelimlere bastığınızda sözlükten görebiliyorsunuz (İngilizce-İngilizce) ben öyle okuyorum genelde.


  • osmanyueksel  (26.12.17 23:29:10) 
Anadilim ingilizce oldugu icin aslinda soru benim icin Turkce kitap okumaya nasil basladiniz gibi bir sey oldu. Mesela ben turkce kitap okumaya Oguz Atay ile baslladim. Sonrasi geldi zaten :)


  • bedbed  (26.12.17 23:54:57) 
[]

Kedinin zayıf olması/ yavru kedi mamasindan normal mamaya gecis

Bizim 2.5 aylık kedimiz doğduğundan beri diğer kardeşlerinden biraz zayıf. Çok iştahlı bir kedi de değil açıkçası. Cinsi de obez olmaya yatkin olduğundan veterinerin söylediği ölçülerde mamasini veriyorum. Dün diğer iki kardeşini gördüm, bizimki yanlarında bariz küçük duruyor. En az 2-3 hafta varmış gibi aralarında.

Onların sahipleri ölçüsüz veriyormuş mamalarini hatta iki tanesi normal mamaya bile geçmiş. Arada ödül mamalari, ıslak mama filan da veriyorlarmis. Ben şimdiye kadar bir kere ıslak mama verdim; bir de deli gibi kaju sevdiği için haftada 2-3 tane kaju veriyouz.

Şimdi benin yaptığım mı dogru onların yaptığı mi? Siz nasıl besliyorsunuz kedilerinizi? Onları görünce çocuğu zayif kalmış anne moduna geçtim,üzüldüm resmen :)

Bir de normal mamaya gecis kaçıncı ayda oluyor? 2.5 ay çok küçük değil mi normal mama için? Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
2.5 ay normal, ya da babycat falan var o da olur minik taneli.
ölçüye gerek yok, doyunca bırakır.
yaş mama ben bazen sık sık veriyorum, bazen hiç vermiyorum falan. haftada 1 gibi ideal.
  • passion rules the game  (16.10.17 14:02:20) 
Passion, zaten şu anda verdiğim babycat olan mama, minik taneli. Diğerleri büyük mamaya geçmiş ama. İçeriği açısından fark var mıdır, onu da bilmiyorum.


  • fraise  (16.10.17 14:14:56) 
cinsi obez olmaya yatkın dediğiniz için scottish veya british sahibi olduğunuzu düşündüm. şayet doğruysa bu varsayım, doğrusunu siz yapıyorsunuz. kedi obez olduktan sonra kilo verdirmek çok çok zor oluyor, çevremde bunun sıkıntısını yaşayanlar var oradan biliyorum. ölçülü vermenin zararı olmayacağını düşünüyorum.

yaş mama yiyenler çok daha çabuk büyüyorlar ama sıklıkla yaş mama vermenin başta diş taşı olmak üzere ileride sıkıntı yaratacağını söyledi veteriner. başka veterinerden de teyit ettik bu bilgiyi. sağlık sebebiyle zorunlu olmadıkça asıl maması kuru mama olmalı. ben en fazla iki haftada bir veriyorum yaş mamayı.

bizimki 3 buçuk aylık, hala yavru kedi maması veriyoruz.yerken dikkat ettim onda bile çok da kolay olmuyor yemesi sanki.

bir de vitamin vs alabilirsiniz eğer yeterli beslenmesinden endişe ediyorsanız. bize ikinci veterinerimiz önermişti kolunu incittiğinde, vitamini verdiğimizden beri tüyleri falan da bi güzelleşti.
  • kulakligin calismayan teki  (16.10.17 14:53:38) 
Kulaklığın çalışmayan teki, evet british. Çevremde ne kadar british gördüysem (babaları da dahil) obez. Ben de korkuyorum o yüzden. Hayvanın yaşam süresini kısaltmak istemiyorum.

Vitamin olarak ne kullanıyorsunuz? Ben de sorayım bizim veterinere.
  • fraise  (16.10.17 14:58:44) 
gimcat diye bir markayı önerdi bize veteriner, daha iyisi de varmış da en çok gimcatin tadını seviyorlarmış ve alıştırmak kolay oluyormuş bu yüzden. baya sevdi bizim kedi tadını.


  • kulakligin calismayan teki  (16.10.17 16:31:58) 
6 aydan önce normal mamaya geçilmemeli diyor ve çekiliyorum. 4. Aydan itibaren kuru mamasına ek olarak minik ödüller verilebilir, ödülden kastım balık, kavrulmuş kıyma, tavsiye edilen bir yaş mama. Ama 2.5 ay normal mamaya geçiş için felaket erken


  • kaymaktutmayansicaksut  (16.10.17 19:39:12) 
[]

Bu duyuruda bana fondöten buluyoruz

Günlük hayatımda fondöten vs kullanmıyorum aslında. Bazı günler çok yorgun ya da hasta oluyorum, bembeyaz suratimla etrafta gezmek de hoş olmuyor. O yüzden maksimum ayda 1-2 kere kullanılacak çok yoğun olmayan, yüzüme maske takmışim etkisi yaratmayacak güzel bir fondöten tavsiyesi istiyorum. Çok nadir kullanacağım için de 150-200 lira vermem bir fondötene. Bu kriterlere uygun önerilerinizi bekliyorum efendim. Teşekkür ederim şimdiden herkese.

Not: bb krem demeyin zira evde bir tane var. Bence iki saat sonra uçuyor o kremler.


 
Dior nude air - dünyanın en güzel fondötenlerinden birisi ama 220 tl. Ayrıca cildini hiç yormadan tıkamadan çok güzel gösteriyor +++ bakım da yapıyor, spf'li olduğu için güneşe karşı da koruması var. Nadiren değil de sürekli kullanmak istersen tavsiye ederim.

www.suslusozluk.com

Nadir kullanım için loreal infallible veya nyx total control drop iyidir.
  • ekaterina  (12.10.17 21:19:21) 
revlon colorstay benim hayatımın fondöteni ve indirimde 20 tl gibi bir şeye almıştım. asla maske gibi durmuyor bütünleşiyor. çok kapatıcı da değil galiba, bende sivilce çıkmıyor o yüzden onu bilemiyorum ama birkaç sivilce izim ve pütürlerim var onları gayet güzel kapıyor bana yetiyor. mutlaka dene bence^^


  • regenbogen  (12.10.17 21:27:26) 
Ara sıra kullanmak için L'oeral'in True Match'inin küçük olanları güzel. Minik şişe zaten, her gün kullanınca çabuk biter. Kapatıcılığı orta. Bb krem'den az daha kapatıcı, Too faced gibi ağır fondötenlere göre çok daha hafif. Hemen çıkmıyor nemlendirici gibi.
i5.walmartimages.com

Edit: Revlon'un fondötenini kullanmadım hiç ama başka ürünlerini kullandım. Kalite süper. Markaya kefil olurum.
  • aychovsky  (12.10.17 21:27:46 ~ 21:28:43) 
cilt tipin nasıl? yağlı/kuru/karma? seçeceğin fondöten bunlara göre değişir. mat bitiş mi istiyorsun ya da ışıltı mı hiç belirtmemişsin. mesela yukarda arkadaş true match önermiş ama cildin kuruysa o gitmez bence mat bitişli çünkü kurabiye gibi olursun, ben öyle oldum en azından. aynı markanın lumi magique fondöteni bence daha güzel, sağlıklı bir ışıltı veriyor yüze, kuru ciltlilere çok uygun. senin yerinde olsam 250 lirayı basar bir ysl touche eclat alırdım mükemmel bir fondöten.


  • shin  (12.10.17 21:33:34) 
Kuru ciltli değilim. Karma ciltliyim. Mat ya da da ışıltılı bitiş olması çok önemli değil açıkçası. İkisini de kullanabilirim.

Duyurumda belirtmistim aslinda; yılda 10-15 kere kullanacağım şey için 250 lira vermem.
  • fraise  (12.10.17 21:36:12) 
Renkli güneş kremlerinden mi kullansan acaba? Sivilce kapatmıyor ama ufaktan renk eşitliyor. Üzerine de allık sürersin. Ben solante acnes tinted kullanıyorum 120 tl.

Loreal true match de çok güzel.
  • jazzabel  (12.10.17 22:50:45) 
Aaa la roche un renkli nemlendiricisi var. Benim cildime koyu geldi ama çok güzel.


  • jazzabel  (12.10.17 22:51:42) 
iddia ediyorum, lr fondotenden memnun kalmazsan bana ver:)))
48 mı neydi muhteşem dior mior halt etmiş

  • hopp  (12.10.17 22:56:47) 
Ben kupkuru ciltliyim. True Match'i bol bol nemlendirici üzerine sürüyorum, iyi duruyor. Tek başına sürmüyorum.

@jazzabel Koyu renkli fondöteni elinde nemlendirici ile karıştırıp sürünce rengi açılıyor biraz, renk yoğunluğunu azaltıyor. Fondöten elinde kalmışsa bu şekilde değerlenir belki.
  • aychovsky  (12.10.17 23:43:22 ~ 23:45:33) 
[]

yavru kedının kendını temızlememesı / kablo kemirmeye calısması

kedimizle bugün 4. günümüz. Yeme/içme, tuvalet, miyavlama vs gibi sorunları hiç yok; fazla adapte geldi kendisi, keyfi de yerinde fakat temizlenme konusu biraz sıkıntılı. tuvaletten sonra kendini asla temizlemiyor, arkasından ıslak mendil ile dolaşmak zorunda kalıyoruz, tabii temizlerken de resmen savaş veriyoruz. Kuyrugunu kaldırır kaldırmaz ciyaklamaya başlıyor. e öyle bıraksak da poposunda kakayla dolaşıyor. bir de bugun severken farkettim, tüyleri de hafiften kokmaya başlamış. patilerini vs yalıyor ama komple temizlenemiyor belli ki. Temizlenmeyi öğrenmesi için bizim yapabileceğimiz bir şey var mıdır? ıslak mendille sürekli silersem buna alışır, hiç temizlenmez diye korkuyorum.

bir de ara ara kabloları kemirmeye çalışıyor. bunu nasıl engelleriz?

kendisinin 45 günlük oldugunu da belirleteyim. belki de çok kucuktur bu işler için. tesekkur ederım sımdıden herkese.

 
kablo kemirmek bazı kedilerde huy sanırım, benimki patilemeyi seviyor mesela. henüz ben de eğitim veremedim kedime çıkma dediğim yerlere çıkıyor ama uzun süredir kedi besleyenlerden aldığım tavsiye şöyle; yapmasını istemediğiniz davranış için parmağınızı sertçe sallayarak hayır diyin.
temizlenme konusuna gelince benimki 4 aylık şu anda yalanmayı 50.günden sonra yavaş yavaş öğrenmişti. bana da kokuyor gibi geliyor, ağzı da kokuyor mesela napsam yıkasam mı bilmiyorum.

  • pushing up the daisies  (11.09.17 15:00:06 ~ 15:23:49) 
maalesef çok küçük. annesinden öğrenmesi gerekiyordu yalanma ve kum işlerini. tam öğreneceği zaman da sizin yanınıza gelmiş.
bunları içgüdüsel öğrenmesi biraz zaman alacaktır:)biraz sabredin. yakında poposunu da yalayacaktır, patilerini de:) o zamana kadar biraz kokabilir:)

  • artci sarsinti  (11.09.17 15:12:14) 
duyuruda biri vardi, kediye cis egitimi vermek icin kedi kumuna bir iki damla isemeye kalkip sonra durduramayip komple iseyen. siz de kediyi yalamayi deneyebilirsiniz. saka tabi :) daha cok kucuk, buyudukce daha iyi temizler kendini. disiler erkeklerden daha iyi bu konuda. bir de fis fisli siselere su koyup popoya bir fis yapip islatsaniz o histen rahatsiz olacagi icin mecbur yalanir bence. biraz buyuyunce de bir tur yikariniz. senede bir iki yikansa bir sey olmaz sonrasinda guzelce kurularsaniz ve sogukta kalmazsa.

kablo icin yuksek sesle hayir demek ve tabi genel olarak kediyi egitmeye calismaktansa evinizi kediye uydurmak daha kolay. yani kablolari aliminyum folyo ile sarmak, cicek kemirecekse cicekleri kaldirmak, hali tirmalayacaksa oraya baska bir sey sermek vs.
  • jimicik  (11.09.17 15:13:55) 
Aşağıdaki benim eski duyurum. 3.5 sene geçti, hala kemiriyor. Daha dün jakuzinin kablosunu kemirmiş. Huylu huyundan vazgeçmiyor. www.eksiduyuru.com

Hijyen konusunda biz şanslıydık. Sadece ishal olduğunda temizlik yapmamız gerekiyordu. Zaman'la öğrenir bence. Saf sulu bebek ıslak mendilleri var. Silecekseniz onunla silin bence. Diğerlerinin tadı çok kötü. Bir de yıkayıp kurularsanız belki kurumak için kendini yalar.
  • Lim5  (11.09.17 15:24:35) 
Ya öyle deli gibi gidip kemirmiyor aslında, sadece biraz zaman geçirdikten sonra kemirmeye yelteniyor. Ağzına alıp cikariyor. Zaten minnacık dişleri var, kemiremiyor sanırım.

Annesi bakmayı bıraktığı ve hastalandigı için erken almak zorunda kaldık, haliyle yalanma olaylarını da pek öğrenemedi.
  • fraise  (11.09.17 15:33:05) 
eczaneden vicks alıp kablonun yakınlarına sürün. kokusunu sevmeyip kablo kemirmeyi bırakabilir. bizimkinde işe yaradı. bir de kokusu bir süre sonra geçiyor, kedi alışkanlığını bırakana kadar koku azaldıkça sürün. ısrarcı olun.


  • slow like honey  (11.09.17 15:45:34) 
Lim5'e kullanmadığınız kabloyu verin, onu kemirsin demişim; ama işe yaramamış anlaşılan. :) Kemirdikçe tatlılıkla uzaklaştırıp başka bir şeylerle oyalayabilirsiniz. Isırabileceği bir oyuncağı olsun illa ki.
Temizlik de yazıldığı gibi zamanla oturur bence de. Popo bölgesindeki tüyler çok uzun olmadığı müddetçe temizler kendini ev kedileri.

  • auroraaurora  (11.09.17 15:46:53) 
daha çok küçük :) kablo konusu için şimdi zarar veremiyor olabilir ama ilerde evde şarj bırakmaz, hatta sizinle de öyle oynamaya alışırsa canınızı baya yakabilir dişleri çıktığında.

artık o kadar maceralarını biliyoruz, bir fotoğraf isteriz. :)

edit: bir önceki duyuruda varmış. olsun, uyanık foto isteriz. :D
  • piremses  (11.09.17 15:49:42 ~ 15:50:20) 
[]

Yeni gelecek kedimize neler alalım?

Cuma günü sevimli mi sevimli yavru kedimiz bizimle yaşamaya başlayacak. Mama/ su kabı, tirmalama tahtasi, tuvalet fiks olan şeyler zaten. Bunlar dışında neler alalım, nerden alalım? Oyuncak ne alsak mesela, sizin kediler oyuncaklar ile oynuyor mu? Bir de 'tuvalet alacaksan şoyle al çünkü blabla' tarzı deneyim ile gelen onerilerinize de açığız. mutlu, iyi şekilde yaşasın istiyorum. Bakımında da bir eksik olmasın diye size de sormak istedim. Teşekkür ederim simdiden herkese.

Sapsigin resimlerini de şuraya bırakayım; bilboardlara astrip herkes ile paylasasim var zira :)


 
Simdi ne kadar yavru oldugunu bilemedim ama cok cok kucukse; siringa ve kedi sutu tozu lazim oluyor. Mama yiyebilecek kadar buyukse fuzuli tabi.


  • allah yazdiysa bozsun  (05.09.17 22:29:26) 
lazer dışında hiçbi şey alıp masraf yapmayın, gerek yok.


  • evde liyakat kalmamis  (05.09.17 22:35:27) 
Kuru mamaya bu hafta geçti :)


  • fraise  (05.09.17 22:39:13) 
dünya tatlısıymış bu :)

bebek kediler tüylü sopalara bayılıyorlar, tek oyuncak olarak onu tavsiye ederim.
  • pinkpeony  (05.09.17 22:49:44) 
kapalı tuvalet bence çok iyi bir şey, bizim kedi ilk geldiğinde açık tuvalet vardı, kapalıya geçince düzene girdi tuvalet alışkanlığı. o yüzden tuvalet için önerim kapalı olanı.

oyuncak olarak minik toplar aldık biz, arada onlarla da oynuyor ama en sevdiği şey minik kağıttan yaptığımız toplar. bu topta önemli olan kedinin ağzıyla taşıyabileceği boyutta olması. dikkat, çok küçük olmasın ki yutabilsin.

ev büyükse bir değil iki tane su kabı önermişlerdi. ikinciyi de koyunca daha sık su içmeye başladı. mama kabı bir tane ve hep aynı yerde.

tuvalet için muhakkak kürek.

tırnak makası biz aldık, normal tırnak makasıyla da kesilebilir ama bu makas o iş için yapılmış, tutması etmesi daha kolay. bir de karşındaki insan değil kedi olunca işi ne kadar kolaylaştırırsa o kadar iyi oluyor. zaten 15 tl bir şey. bence onu da alın.
  • kulakligin calismayan teki  (06.09.17 11:10:36) 
hemen bır kedı agacı alın.cok kucuk almayın kı buyuyunce de kullanabılsın. tırnaklarını onun üzerinde bilemeye alışsın, gerekirse her kullandıgında mınık bır odul verın baslarda alısması ıcın. kullanmazsa buyuyunce olan koltuklara oluyor cunku :)


  • fog weaver  (06.09.17 12:26:03) 
kedi okumalarim sirasinda lazerle oynatmayin gibi bir uyari gormustum. cunku kedi avci ve lazeri yakalayamadigi icin siniri bozuliuyor/mus.

soyle bir eldiven almistim; urun.gittigidiyor.com

ama bunla taradiktan sonra kedinin ustunde kalan tuyleri de islak elle alin cunku kedi kendini yalarken bunlari yituyormus.

oyuncaga gerek yok. kediye her sey oyuncak. belki masa tenisi topu buyuklugunde toplar olabilir. sungerden ama. agzinda tutabilsin.
karton kutu ve naylon torbalara bayiliyorlar.

kis icin sicak su torbasi alir, uzerini polarla ortersiniz. sicacik yatar ustune. cama vantuzla asilan dinlenme askisi alabilirsiniz.

ilerde gerekirse tuy kusturan macun alirsiniz.

veterinere giderken vs. kullanmalik kedi tasima kabi.

cok rahatsiz etmezse bir tasma, kacarsa size bulabilsinler diye.

kapali tuvalet +1

kedi tunelleri var, sevebilir oyle bir seyi.

pilli su selaleleri oluyor akan su icebilsin diye.

tabi bunlar hep olmasa da olur.

kedi cimi lazim olabilir. bugday tohumu alip kendiniz ekebilirsiniz saksiya.
  • jimicik  (06.09.17 13:08:56) 
Benim kedilerim şu iki ürünü çok kullanıyor.
Tırmalama kutusu: www.zooplus.com.tr
Kaşınma fırçası: urun.gittigidiyor.com
  • anumegha  (06.09.17 13:16:49 ~ 13:17:54) 
[]

Arsa alıp ev yaptirmak/ prefabrik evler

Ustune 2 dubleks villa (155-160 m2 olsa her biri totalde, yeterli.) bir tane ufak müstakil ev(bu da 70-80 m2 olacak en fazla) biraz bahce/ agac vs ve bir tane de havuz kondurulacak bir arsa alınacaksa ortalama kaç m2 olmalıdır? 500-600 m2 yeterli olur mu mesela?

Bir de betonarme ev yaptirmak yerine hem deprem dayanıklılığı açısından hem de daha ekonomik olması açısından çelik konstrüksiyon ev yaptırmayı düşündük. Daha önce yaptıran var mı? Avantajlari/ dezavantajları nelerdir?

Teşekkür ederim simdiden herkese.

 
Benim bildigim imar olup olmamasi onemli arsanin.

Bir tanidigin birkac donum arazisi var ama zemin m2 si 75m2den fazla olamiyor.
  • kuehles blondes  (04.09.17 19:21:52) 
arsanın emsal(kaks, taks, gabari) değerlerine bakmak lazım her arsanınki farklıdır


  • sta  (04.09.17 19:28:00) 
Onu biliyoruz zaten, almadan önce araştırdigimiz konular olacak bunlar. Daha çok duyuruda sorduğum sorular aklımızı kurcalıyor esasinda. Şöyle kabaca ne kadar olması gerektiğini ogrenmenin bir yolu yok mu, onu merak ediyorum. Hadi evleri yaptırdık, sonra 'aaa bahçe az kaldi' demeyelim kısacası.


  • fraise  (04.09.17 19:28:06 ~ 19:29:30) 
Aynı şeyi ben de merak ediyorum. Köyün birinde bahçem var ama ev yok dededen kalma toprak evi vardı 60 sene önce yıkılmış durumda. Oraya konteyner ev yapabilirim ama izin işlerini bilmiyorum hiç


  • bos gezenin bos ustasi  (04.09.17 20:14:48) 
binalar aşağı yukarı 240-250m yer kaplar bu istediğiniz şekle göre.
imar planlarında binalar arasındaki uzaklığı falan da belirtirler 2-3 merteden daha yakın olmaz siz de istemezsiniz zaten. binalar 8*10m olsa siz de 10 metre aralık isteseniz binalar arasında iki tane 100'er m2'den 200m2 ölü alan çıkacak. arsanın kenarlarından da 3-5 metre kısmanız gerek o kadar yakına inşaat yaptırmıyorlar. havuz deseniz tamamen keyfinize göre tabi ki ama kenarı bordürü pompası derken havuz için havuz alanının 1.5-2 katı yer ayırmanız gerekiyor onu da ekleyin. o yüzden 500-600m2 bana gerçekçi gelmiyor.

  • argent dawn  (04.09.17 20:20:59) 
15/30 (Villa imarlı gibi deniyor zaten bunlara) yer bakacaksınız. 160m2 inşaat için 160/0.30=533m2 "imarlı" yer almanız gerekiyor. Bunlarda hmax 6.5~7.0m gibi olur zaten dubleks için uygundur. Arsa eğimli ise, kottan bir de yarı bodrum eklersiniz, tripleks olur, 240m2 ev yaparsınız.


  • malheiros  (04.09.17 20:32:37) 
[]

40 günlük kedi bakımı

Sahiplenecegimiz kedimizin annesi çok hastalandi, iki hafta önce serumlar yedi. Bu hafta yine çok hastaydı ve iki gündur klinikte yatıyor. 1 yaşından küçük olduğu için bağışıklık sistemi çökmüş ve hastalanmış. Veteriner artık yavrulardan ayırmamiz gerekli dedi. 1 haftadir anne sütü emmiyorlar, yanlarına gittiklerinde anne kedi miyavlayip uzaklaştırıyordu, kaçıyordu. Önce devam sütü ile beslendiler, şimdi yavru kedi manasını camur kıvamına getirip veriyorlar.

Bayramdan sonra da ilk aşılarını olup evlere dagilacaklar. Normalde biz iki aylıkken alacaktık, 20 gün öne çekmiş olduk. Bu kedi için bir sorun olur mu?şimdi sosyallessinler diye kardeşlerinden ayırmadik. 3-4 gündür tuvaletlerini kuma yapıyorlar ama kapatmasını bilmiyorlar. Yalanmayi bilmiyorlar mesela. Bu gibi şeyleri annesinden mi öğrenmeliydi? Biz nasıl öğreteceğiz?

Küçük olacagi için biraz endilesiyim ve bazı şeyleri ona öğretemeyiz ya da ilerde hırçın bir kedi olur diye korkuyorum. Bir de düzgün bakamayiz da bir şey olursa diye düşünüyorum. Neler yapmak gerekir? Her türlü öneriye açığız. Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
Daha iyi bilenler yorum yapacaktır, up niyetine bişeyler yazayım. Yaz başında doğum yapan bi anne ve üç yavrusuna bakıyorum. Süreçte gözlemlediğim; benimkiler neredeyse 3. ayın sonuna kadar emdi ve anneleri onları yalamaya devam etti. Başta yavrular hastaydı, anne bir ara terk etmeye meyillendi, emmelerine falan izin vermiyordu, mamayla şunla bunla bağladım bi şekilde. O ara araştırdığıma göre en önemli konu anne sıcaklığını sağlamak, beslenmesine dikkat etmek ve kakasını takip etmek. Ben kış olduğu için çok zorluk çektim. Her gece iki kez sıcak su torbası değiştiriyordum. Hastalıkları artacak olursa enjektörle destek besin veriyordum. Anne bi kaç gün gelmeyecek olursa popolarını pamukla ıslatıyordum. Bence yaşı çok küçük değil, veteriner desteği ile kotarırsınız. Yavrular için kritik süre 6 hafta oluyor, neredeyse sonundasınız. Kolay gelsin.

Edit: araştırdım falan demişim de, süreci veterinerimizle birlikte atlattık, bilgiler ondan alınma, not düşmüş olayım.
  • manuel mandalina  (27.08.17 21:29:24 ~ 21:34:32) 
15 günlükken sahiplendiğim kedim temizlik konusunda diğer kedilerinden daha hassas. Diğerleri kumdan çıktıktan sonra gidip tekrar kapatıyor üstünü, sürekli hem kendini, hem diğer 2 kediyi yalıyor. Içiniz rahat olsun. :)


  • mtfbwy  (27.08.17 21:50:01 ~ 21:50:49) 
Ben de sahiplendiğimde yaklaşık 40 günlüktü, annesinden daha erken ayrılmış. Bunları hep dövüyormuş anne kedi. Baba tarafına verilmişler, orada da babası ezmiş yavrumu. 40-45 günlükken ben aldım. Çok iyi baktım, sıcak su torbaları koydum filan ama bir hafta sonra ağır hasta oldu. Kusma ishal derken hiç hali yoktu. Ölecek gibiydi. Anne sütündeki koruyucu antikorların etkisi bitmiş. Bağışıklık sistemini güçlendiren pasta verdiler, onu yedirdik. Bir sürü ilaç aldı. Toparladı sonra. İlk geldiğinde bile tuvaletini bulup yapabiliyordu. Arada 10-15 metre mesafe vardı. Kendi kendine gidip geliyordu. Bir kere karıştırıp şekerliğe yapmıştı ama olur o kadar. Şimdi de çok titiz, her gün saatlerce yalıyor kendini. Bembeyaz akça pakça dolaşıyor. Sevgi dolu bir şey. Bizi annesi filan sanıyor herhalde. Purluyor, yalıyor. Çok tatlı.


  • Lim5  (27.08.17 22:16:30) 
Biz yaz aylarında olduğumuz için bu isi konusunda bir tık şanslıyız sanırım. Bağışıklık için bahsettiğiniz iğneden yapacak veteriner eve gelmeden önce.

Temizlenme konusunda kendi kendine öğrenemez diye endilesiydim ama içgüdüsel bir şey bu galiba :)
  • fraise  (27.08.17 22:35:57) 
@fraise, endişelenmene hiç gerek yok. anneyle büyümesi her ne kadar işleri kolaylaştırsa da artık kendi yemeye başladığı zaman sıkıntısı kalmaz. yalanması, kumu kapatması falan içgüdüsel.


  • piremses  (28.08.17 08:13:13) 
2 aylıktan 20 gün önce hemen hemen 1 aylık oluyor. Gelişimleri için çok iyi bir durum değil annelerinden ayırmak ama yapabileceğiniz de bir şey yok gibi. 2 ay süt emdikten sonra anneden ayırman en mantıklısı oluyor. Takviye mama ve benzeri şeylerle destekleyebilirsiniz yaklaşık 1 ay kadar. Bir süre "göte yapışmış bok", "evin muhtelif yerlerine yapılmış boklar" gibi küçük sorunlar olabilir. Atlatılmayacak sorunlar değil bunlar.

Tuvaletinin üstünü kapatmama sorunu bendeki 3 yaşındaki azmanda da var. Yavruyken yoktu mesela. Yavru kedilerin üzerini kapatmama sorunu zamanla azalarak biten bir sorun. Takmayın kafanıza.

Yalanmayı kendileri çözerler, onu da siz öğretemezsiniz. Zaten genlerde kodlu bu davranış kalıpları. Anneden ne kadar erken görürlerse, o kadar erken yapmaya başlıyorlar. Kendi kendilerine ortaya çıkar.

Hırçınlığı falan sizinle alakalı şeyler değil ki, tamamen yetişmeyle de alakalı şeyler değil. Karakter meselesi. Yavruyken tam bir afacan olan bendeki ufaklık büyüyünce toraman oldu, yerinden kaldıramıyoruz. İte kaka anca gidip yürüyor birkaç adım, o da keyfi isterse =)

Düzgün bakacağınıza inancım tam benim. Çok panik yapmadan, veterinerle dirsek temasını kaybetmeden hareket ederseniz, hiçbir sorun olmayacaktır. Şimdiden hayırlı olsun, kolay gelsin.
  • lake of the hell  (28.08.17 15:00:31) 
Bazi seyler tamamen icgudusel, kakasini yapiyor fakat kapamayi unutuyorsa patileriyle nazikce kumu kazin, cin gibidir su an o yavru, aninda kapar konuyu. Yirmi gunluk bebeklerin bakimina yardimci oluyorum bugunlerde, bazilari yattiklari yerden kendilerini yalayip temizliyorlar, aklimi cildiriyorum, ama bazilari da biz yardimci olmadan kaka yapamiyor. Sunu demeye calisiyorum esasen, her kedi ogrenir bu saydiginiz seyleri, fakat kimi yirmi gunlukken ogrenir, kimi iki aylikken. Cok takilmayin bu konuya.

Bakimiyla ilgili olarak a/d mama alin, ve kuru mamasina karistirarak verin. Bagisiklik sisteminin guclenmesinde faydali olacaktir, dort ayliga kadar bunu yaparsaniz sonraki donemde hem cok hastalanmaz, hem de ilk asilarini kolay atlatir. Kedi bakmak dunyanin en kolay seyi, kirk gunluk yavru da artik yuvadan kopup gidecek yasta, bos yere endiselenmeyin. Fotografini koyun, biz de gorelim :)
  • evde liyakat kalmamis  (28.08.17 15:46:39) 
anne sutunu yeterince icemedigi icin bagisikligi her zaman daha dusuk olacak. hastaliga yakalanma ihtimali daha fazla olacak. yani bunu olurler anlaminda soylemiyorum, kedidir, birsey olmaz demeyin, her zaman iyi bakin yeter. usutmesin cocik.


  • jimicik  (28.08.17 15:49:46) 
yavru kediler için anne sütü gibi mamalar var ılık su ile karıştırıyorsunuz veriyorsunuz. aptamil gibi bir şey benim evde doğum yapan kedim 4 yavrusunu emzirmek istememişti o zaman sora sora bulup almıştım.
yassı kaselere koyuyordum bebekleri de yanına yaklaştırınca koşup içiyorlardı sonra anneleri gelip içmeye ve bol bol emzirmeye başladı kedi sütü gibi birşey adı aklıma gelmedi pet shopların hepsinde olur.

  • devilone  (05.09.17 09:47:29) 
[]

Izmir adnan menderes havalimani'ndan seferihisar/ sigacik'a ulasim

En kolay nasıl sağlanır? En kötü ihtimal taksi ile gideceğiz ama alternatif kolay bir yol var mıdır diye sizlere sorayım dedim. Bir de taksi ile gitsek ortalama ne kadar tutar? 200 lirayı filan bulmaz, değil mi?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Kolay yol mudur bilmem ama havaalanindan fahrettin altaya gelip oradan direkt seferihisar otobuslerine binebilirsiniz. Havaalanindan fahrettin altaya havaş geliyor muydu hatirlamiyorum. 202 numarali otobus vardi en son.

En kötü fahrettin altaya kadar taksiyle gelirsiniz. Oradan seferihisar araclari ile devam edersiniz. Diğer turlu 60 km kadar yol gideceksiniz taksiyle.
  • aquarium  (22.08.17 19:53:23) 
202-730 veya İzban ile 2 durak Gaziemir'e gelip, 510-730 yapabilirsiniz. Moovit indirin telefona.


  • Lim5  (22.08.17 20:03:58) 
[]

Fındık yeni yuvasını arıyor

Yakinen tanıdığımız bir aile yurtdisina tasinacaklari için 11 aylık kedilerini sahiplendirmek istiyor. 45 günlükken sokakta bulmuşlar; bütün aşıları tam, tuvalet egitimi var. Sagi solu tirmalama huyu yok. Çok oyuncu, hareketli bir kedi. Evde uyum sağlasa da bahçeli yerlerde de aşırı mutlu oluyor hatta evden daha çok seviyor diyebilirim. O yüzden 'eve alamam ama çok güzel bir bahçem var; ilgilenir, bakarım' diyorsanız o da kabulleri. Yaklaşık 1 ay içinde yuva bulmaları gerekiyor.

Sahiplenmek/ bakmak isteyen arkadaşlar benimle buradan iletişime geçebilir. Yanında kumu ve oyuncaklariyla beraber verilecek. Lokasyon: istanbul/ beylikduzu. Yakın yerlerde sahiplenmek isteyen olursa bulunduğunuz yere getirebilirler. Umarım güzel bir yuvası olur Findik'in.


 
Not dar yet, mümkün olduğunun farkındalar fakat bir anda ortaya çıktı taşınma kararı ve işlemleri gidecekleri ülke için yetişmiyor. Üstelik orda birkaç ay ev arama süreçleri olacak. Ablalarında misafir olacaklar vs vs. Sonuçta hem kedi hem de onlar çok sıkıntı çekecekti. Burada geçici süre bakacak birini de bulamadılar maalesef. Yoksa kimse kedisini bırakıp gitmeyi istemez.


  • fraise  (19.08.17 13:33:22) 
[]

Para yatırım mevzuları

Bizim bankada tl olarak duran belirli bir miktar paramız var. Para giderek değer kaybediyor, biz de farklı şekilde değerlendirelim dedik. Paranin üçte birini kısa dönemli yatırım gibi düşünelim, tatil vs gibi durumlarda harcanacak. Diğerini de uzun süreli (çok önemli bir durum olmadıkça dokunulmayan, birikim amaçlı hesap) yatırım.

Bu durumda dolar veya altına mi yatırım yapmak en doğrusu? Birini altın, birini dolar mı yapsak? Faizli hesapların getirisi eskisi gibi olmuyor zaten artık. Bir de ben her ay paramı franktan türk lirasına çevirip öyle harcıyorum. Hiç hesap ile uğraşmayıp direkt frank olarak mı muhafaza etsek?

Borsa hariç her türlü öneriye açigiz. Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
dolara bas derim


  • basond  (11.08.17 12:36:48) 
Valla ben dolar aldım önceden zarardayım, altın veya euro alsaydım kar etmiştim. Artık dolar da inişli çıkışlı euro daha stabil. Ama şartlara bakmak lazım son hallerini bilmiyorum. Bir de alım yaparken 6 ay 1 senelik periyodlarda en düşük ortalama ve en yüksek değerleri inceleyin nerede yatırım nerede bozma işlemi yapacağınızı görürsünüz. Uzun vadede hiçbirinin kazandırıp kazandırmayacağı belli değil bu tavsiyeyi de unutmayın


  • filipis  (11.08.17 12:50:05) 
sepet yatirim daha makul uzun sureli yatirimlarda.

usd

Euro

altin

mantikli bir sepet olabilir.

rakam eger yüksekse, bu durumda arsa da düşünülebilir.
  • for the record  (11.08.17 12:51:56) 
Filipis, derdim para kazandırmasından ziyade değer kaybetmemesi zaten. Türk lirası durduğu yerde değer kaybediyor.

For the record, arsayı bir ara düşündük fakat para gibi ülkenin durumu da stabil degil. O yüzden birkaç sene bu tarz yatırım yapmayı dusunmuyoruz. Bir de parayı attık unuttuk gibi bir durum yok. Mümkün olduğunca üzerine ekleme de yapıyoruz.
  • fraise  (11.08.17 12:52:30 ~ 13:00:24) 
Durdugu yerde her para deger kaybeder bu arada.Nakit para her zaman deger kaybeder.10 bin euro aldiniz diyelim, 5 sene sonra o euronun alim gucu 10 bin euro olmucak.Euronun düsmeyecek olmasi paranızın degerini korudugunu göstermez.Insanlar bosuna ev,arsa vb seceneklerine yönelmiyor.Birikim cok cok uzun vadeli olacaksa baska secenekler düsünün derim.


  • maria puder  (11.08.17 12:55:50) 
uzun vadede dokunulmayacak paraysa eğer dolar yada euro alıp vadeliye koyulabilir. Ayrıca kısa vadeli biraz risk almak isteyenler gram altınla da oynayabilir. ben şahsi fikrimi söyledim, yatırım tavsiyesi değil ama


  • silah taciri  (11.08.17 14:41:21) 
[]

Erkek kedi mi dışı kedi mi?

Efendim yakında minik bir kedi sahiplenecegiz, yavrular erkek arkadaşımın ablasının kedisinin yavrusu. Ablanın kedisi erkek, hayatımda gördüğüm en uysal, akıllı kedilerden biri. Biz de ona bakarak erkek sahiplenelim diye dusunduk. Bir erkek yavruya da çok sıcaklık besliyoruz diyebilirim. Fakat dün veteriner görmeye geldi 'ben kendi evime dişi sahiplenirim. Erkek kedilerin koku bırakma problemi olabiliyor, kisirlastirsak bile sorun cozulmeyebilir. İdrar yolları enfeksiyonu olma riski de yüksek. Dışı kisirlastirdiktan sonra hiçbir sorun yaşatmiyor' dedi. Sonrasında sözlükte, internette vs okudum, erkek kedilerden canavar gibi bahsetmişler :) durum böyle olunca bir korktum. Özellikle koku konusunda ziyadesiyle hassasım. Sokakta bulduğumuz bir kedi olsa cinsiyetine tabii ki bakmam ama bu kedi zaten piyango gibi oldu, ablası da istediginizi alın diyor. Bir yere gittiğinizde erkek olursa bana bırakırsınız ama dışı olursa zor olur vs diye de ekledi. Almadığımız diğer kedi de yuvasız kalmayacak zaten.

Bu durumda dışı kedi mi almak erkek kedi mi almak mantıklı? Her erkek koku problemi yasatiyor mu? Önlemenin bir yolu yok mu? Babası akıllı oğlu da akıllı olur diyebilir miyiz? Kedinin cinsi bu konuda bir etken olur mu? Her türlü öneriye açığız.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
Her erkek kedi, koku problemi yaşatmaz. Kısırlaştırma erken dönemlerde yapılırsa, koku bırakma gibi bi alışkanlığının olacağını sanmıyorum.


  • sylow  (06.08.17 22:53:30) 
erkek kediler daha sosyal, daha hareketli, kısırlaştırma ameliyatları daha kolay.
her erkek kedi koku problemi yaşatmaz.

ama idrar yolu meselesinde erkekler daha dezavantajlı.

bunun yanı sıra, dişiler daha sakin oluyor.
tuvalet sorunları hiç olmuyor, ama kısırlaştırma ameliyatları hem bir tık daha pahalı, hem de daha zor.
erkek kediler bir günde ayağa kalkarken, dişiler 3-4 günde kendilerine geliyorlar.

genel olarak, cins kediler melez kediler kadar zeki olmuyorlar.
ayrıca cins kediler ve köpekler, sınırlı gen havuzu nedeniyle çok fazla hastalanıyorlar ve çok daha hassas oluyorlar.

eğer birden fazla kedi bakacaksanız, 2-3 kedi olacaksa, erkek.
çünkü sosyalleşebiliyorlar.

ama tek başına olacaksa, dişi diyorum.
  • blatta hiberna  (06.08.17 22:59:48) 
Just, o kesin zaten. İkisinde de daha ilk dönemde kisirlastirma yaptıracağız. Ama işte dediğim gibi hep erkek dedik, bu koku problemi aklımı karıştırdı.

Blatta, büyük ihtimalle tek olacak. İdrar yolu problemi tam olarak ne oluyor erkeklerde? Ağır sorunlar mi yaşıyorlar? Dişide de kısırlaştırma esnasında ölüm riski yüksek oluyor diyorlar, ondan korkuyorum.
  • fraise  (06.08.17 23:00:33 ~ 23:02:19) 
Erkek kedilerin hepsi koku bırakmıyor. Koku bırakma biraz bulunduğu ortama göre şekilleniyor.
Şöyle anlatayım, koku bırakma güç gösterisi, ben erkeğim ben burdayım bura benim, bu dişi kedi benim, bu alan benim, benim insanlarım vs demek oluyor:)
Benim kedim 12.ayında. Başka bir kediyle hiç karşılaşmadı. Dışarıda kedi sevdiğimde eve gelince kıyafetlerimi çıkarmadan ellerimi yıkamadan kedime yaklaşmıyorum. Yani ortamda koku bırakmasına sebep olabilecek bir şey olmuyor. Hep bu şekilde davrandım işe de yaradı gibi. Herhangi bir koku bırakma olayı yaşamadık.

Diğer kısırlaştırma olayına gelince, bizim veteriner çok yakın bir arkadaşımız. İdrar yolu problemi yaşamamamız için kısırlaştırma ameliyatı öncesinde yaşını doldurmasını beklememizi söyledi. Erkeklerde erken kısırlaştırmada bu problem daha çok oluyormuş. Size de tavsiyem o yönde.
Benim bir kaç kez erken kısırlaştırma isteğimi geri çevirdi. Kesinlikle yaşını yani üreme sisteminin tam gelişmesini bekleyeceğiz dedi.
Ama dişi kedilerde bu yaş olayı olmuyor, hatta ne kadar erken kısırlaşırsa o kadar iyiymiş.
  • artci sarsinti  (07.08.17 01:40:37) 
Erkek kedi alın dişilerin kısırlaştırma işlemi daha zor daha üzücü.
Bir de koku bir kez oldu bizde ki dört ay azgınlıktan ağladı.

  • fasulyek  (07.08.17 02:11:14) 
@fasulyek'e katılıyorum. dişi kısırlaştırması daha riskli. bir de genelleme yapmayayım ama dişi kediler evdeki kadınları pek sevmiyor, 1-2 örneğe rastladım. :D

erkek arkadaşımın ev arkadaşının kedisi benden nefret ediyordu.
  • piremses  (07.08.17 08:13:28) 
[]

Kendi kendine evi süpüren supurgeler

Bunlardan alıp kullanan var mı? Yeni modelleri varmış, hem siliyor hem de süpürüyor. Yurtdisinda kullanımı baya yaygın ama Türkiye'de kullanan hiç görmedim. Performansı nasıldır? Dün akşamdan beri videolarını izliyoruz, çok mantıklı geldi. Sonuçta ben her gün evi supurup silemiyorum. Evden çıkmadan bunu ayarlasam her gün silse süpürse çok güzel olur gibi. Haftada bir de ben onun giremedigi yerleri supurup silerim. Muthiş zaman kazandırır bana ama düzgün süpürür mu, emin olamıyorum.

İyi bir elekttık süpürgesi alacaktım, bunu görünce kararsız kaldım. Ne dersiniz? Bu süpürgelerden mi alsam yoksa klasik süpürge alıp riske girmesem mi?


 
Arkadaşım kullanıyor amerikadan alıp getirdiler, onlarınki silmiyor ama süpürüyor ve çok memnunlar. Bi de evde kedi köpek varsa çok iyi oluyor, o tüyleri baya iyi topluyor. Toza pek faydası yok sanki onlarınkinin varsa da minimaldir ama yere düşen şeyleri ve köpek tüyünü toplaması yetiyor.


  • ekaterina  (04.08.17 12:03:47) 
ben de alcam onlardan ama 3500 tl benim beğendiğim modeli :(
hem süpürüp hem silini görmedim yalnız. benim baktığım sadece süpüren.
viledanın sanırım silen bişeyi varmış, bi arkadaş bişeyin yanında eşantiyon olarak almışlardı. kendi kendine siliyo güzel ama çok ağır lekeleri temizlemiyo diyordu. tabi onlarınki dandik bişey. öyle şarjı bitince gitsin istasyona, takla atınca düzelsin falan gibi özelliği yoktu. 3-4 yıl öncenin parasıyla 50 liralık bişeyin yanında verilmiş işte.

bir de silenlerin bezleri özel sonuçta, aletin kendisi kadar bezine de para vermek lazım.
  • halanne  (04.08.17 12:06:42) 
Veritas, o duyuruların en güncelı 2016 ağustos, malum bir senede yeni modeller çıkabiliyor :)

Ekaterina, halanne, aynen ben de amerika'dan getirtecegim alırsam ve son modellerde silme opsiyonu da eklenmiş sanırım. Bazısı supurup hemen ardından siliyor bazısı her yeri supurdukten sonra ayarlayınça siliyor. Gelecek ay büyük ihtimalle kedi gelecek eve, biraz da o yüzden istiyorum aslında.
  • fraise  (04.08.17 12:14:13 ~ 12:14:41) 
yabancilarda bizdeki gibi hali kilim olayi olmadigindan daha iyi. 5 santim kabarik merinos hali uzerinde cok verimli olmuyor o alerler.


  • icim urperiyor  (04.08.17 12:47:05) 
Silen makinalarla süpüren makinalar ayrı. En azından irobot'ta öyle. Roomba'lar süpürme için, Braava'lar silme için. Belki diğer firmalarda ikisini bir yapan vardır.

Normalde yerler ve normal halılar için çok başarılı olduğunu söylüyorlar ama numarası düşük olan modeller mpbilya bacaklarına, komodin (komidin?) gibi yerlere pat küt çarpma özelliğine sahipmiş. O yüzden yüksek modelleri öneriyorlar. Onlar engel görüp yavaşlama özelliğine sahipmiş.

Normal olmayan halıdan kastım da bu "shaggy" türü, kabarık tüylü halılar. Onlarda çok işe yaramadığını söylüyorlar. Alt modeller halıya çıkamıyormuş, üst modeller halıya çıkabiliyormuş ama "shaggy" halıları çok iyi temizlemediğini söylüyorlar.

Bunun dışında normal zeminde harikalar yaratıyormuş, yatak altlarında çok işe yarıyorlarmış özellikle, benim de hayalim bunlardan bir tane.
  • aychovsky  (04.08.17 12:56:22 ~ 12:58:28) 
senin detaylı temizliğin kadar olmaz ama genel olarak tozu alıyorlar.

xiaomi'nin süpürgesine bak kesinlikle, fiyatına göre çok çok iyi diyorlar.
  • mattiadestro  (04.08.17 12:57:55) 
Ben zaten yazın halıları komple kaldırıyorum (Mersinli bir aileye sahip olmanın getirdiği genler sağolsun :p), toza alerjim olduğu için de evdeki tüm halılar şu yeni çıkan tüysüz halılardan ve her yer hali değil. Minimum şekilde kullandık. Bir tek salondaki halim normal hali ki o da kısa tüylü. Bu durumda kullanımda çok sıkıntı yaşamam diye düşünüyorum.

Ya şimdi bir daha sordum erkek arkadaşıma 'evet silip hem süpürenler var, bir tık daha pahalı ama onlar' dedi. Videosunu izledim çünkü :)
  • fraise  (04.08.17 13:12:07) 
[]

İstanbul'dan birkaç günlüğüne gitmelik tatil yeri onerisi

Hali hazırda planlanmış 2 tatilimiz var fakat bu iki hafta içinde bir yerlere gidelim diyoruz. Arabasiz olacağız, uçak ya da otobüsle kolay ulaşım sağlanmalı. 8-9 saat yolda harcamak istemiyoruz zira 4-5 gün kalıp döneceğiz. En fazla 5-6 saat içinde gideceğimiz yere ulasabilelim yani.

Bu şartlar altında hangi lokasyonu onerirsiniz? Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Uçak bir seçenekse her yere kolay ulaşabilirsiniz aslında.
Bence diğer tatillerinizin içeriğini de belirtin ki ona göre öneri versinler. Örneğin, diğer iki tatil antalya ve bodrumsa bu sefer de yaylaya cıkın falan diyebilirler, farklı bir şeyler denemek isterseniz. :)

  • sopiro  (02.08.17 14:16:10) 
avşa adası.


  • mceydam  (02.08.17 14:20:16) 
Biri yurtdışı diğeri de Bodrum ya da Datça olacak. Bu gideceğimiz tatilde deniz, kum olsun istiyoruz.

Avsa için herkes apaci mekanı diyor ya, yoksa aklımdan geçmedi değil.
  • fraise  (02.08.17 14:22:47) 
bence ayvalık ya da assos. otobüsle kaç saat sürer bilmiyorum ama arabayla 5-6 saatte ulaşılıyor.

belki erdek olabilir daha yakın bir alternatif ama denizini ben pek sevmiyorum.
  • straight from the heart  (02.08.17 14:49:49) 
[]

Giysiler saklanırken değişik kokmaları

Yazlık giysilerimizi, pike takımlarımızı tek tek yıkayıp hurclara yerleştirip dolaba kaldırmıştım. Hatta içlerine lavanta keseleri bile koydum. Şimdi çıkarttım, hepsi bir değişik kokuyor. Neden oluyor ki bu? Dolabın içinde ne olmuş olabilir ki? Kışlıkları çıkarınca da aynı şey olmuştu. Nasıl önlerim bu kokuyu? Öncesinde o kadar vakit ayırıyorum bir de guzel guzel saklamak için.

Tesekkur ederim şimdiden herkese.


 
Ben de nefret ediyorum o kokudan. Toz kokusu gibi garip bi koku di mi? Sanırım yeni makinelerden kaynaklı o. Az su ile yıkarken bekledikten sonra bu hali almasına sebep oluyor.


  • lcha  (03.07.17 14:50:08) 
dediğiniz koku rutubet olabilir mi? oturduğunuz yer rutubetli?


  • hononu  (03.07.17 14:52:47) 
Honuna, rutubet kokusu değil.
O kokuyu biliyorum. Bir de yeni taşındık bu eve. Ben dıger evde kışlıkları cıkardıgımda da aynı sorun vardı. Rutubet olsa mutfakta yiyecekler de boceklenmez mi?

Icha'nın dedigi gıbı toz kokusu gıbı. Ama saklarken mıs gıbı yumuşatıcı kokuyorlar. Birkac ay sonra acınca boyle oluyor.
  • fraise  (03.07.17 14:59:56) 
Benimkilerde de olabiliyor biz bol bol beyaz sabun koyuyoruz yine de oluyor ama pis olduklari icin falan degil endiselenmeyin, havalaninca geciyorlar ya da duru su ile kisa prog.da yikiyorum icime sinmezse.


  • kassiopeia  (03.07.17 15:02:54) 
hurçları yıkıyor musunuz? biz hiç öyle bir problem yaşamıyoruz fakat lavanta kesesi yerine kalıp sabun kullandığımız için olabilir belki. alternatif olarak çok tıkıştırmamayı deneyin ki kıyafetleriniz nefes alsın. son bir ek daha, rutubet olabilir, rutubet varsa illa mutfağı böcek basar diye bir şey yok.


  • evde liyakat kalmamis  (03.07.17 15:04:21) 
Evde liyakat kalmamış, hurclar da yıkanıyor tabii ki :) rutubet de olabilir tabii ama hem rutubet kokusuna benzemiyor hem de eskı evde de aynı sey olunca, evin baska yerlerinde rutubet ile ilgili sorun olmayınca benım saklamam ile ilgili bir sorun var dıye dusunmustum.


  • fraise  (03.07.17 15:13:53) 
Kokulu çöp poşetleri var biz yıkayıp sıkıca onların içine koyup öyle kaldırıyoruz 1 sene sonra açtığımızda mis gibi kokuyor ama hava almamaları lazım.


  • powerpufgirl  (03.07.17 15:30:08) 
[]

her türlü dügün sarkisi onerisi alinir

arkadasimizin dügünü icin müzik listesi yapma isi bize düstü. Biz bir liste yaptik ama aklimiza gelmeyen bir sey var mi diye size de sorayim dedim. Oynak/ duygusal, turkce/ yabanci farketmez, dugunde calinacak sarki onerilerinize talibiz efendim. Hatta bir de giris sarkisi onerirseniz cok guzel olur zira hala karar veremediler.


Tesekkur ederim simdiden herkese.

 
  • mevsimler  (02.07.17 23:22:43) 
shape of you var di mi popülerlerden..unutmayın diye yazdım.

çaldığı anda dans etmeyen görmedim daha. kopar salon :D
  • qazaqwsx  (02.07.17 23:22:44) 
  • megasalexandros  (02.07.17 23:36:10) 
[]

bana dügün elbisesi bulalim mi?

Cok yakin bir arkadasimin 2 hafta sonra dugunu var, benim elbise bakmak icin sadece 1 gun (o da maksimum 2-3 saat ) vaktim olacak. dolayisiyla nokta atisi yapmam gerekiyor. internetten biraz bakindim ama dogru duzgun bir elbise begenemedim.

Dügün gündüz olacak ve kir dugunu. cok fazla abartili bir elbise giymek istemiyorum kesinlikle. Kilo sorunum yok ama boyum uzun degil, tam olarak minyon denilen gruptanim. Bir de arkadasim kimsenin siyah giymesini istemiyor.

Bu bilgiler dogrultusunda onerebileceginiz elbise modeli var mi? Hatta direkt 'su magazaya bak, kesin guzel bir sey bulursun' derseniz ya da istanbul icin butik oneriniz varsa o da kabulum. Tesekkur ederim simdiden herkese.


Not: su anda yurtdisindayim, internetten alisveris yaparsam ve elbise guzel durmazsa geri gondermek icin vaktim olmayacak. Dolayisiyla online alisveris opsiyon disi benim icin.

 
hocam hem yurtdışındasın hem de mağaza önerin diyosun. yutdışı dediğin çok geniş bi alan, iyimserliğine hayran kaldım.

boy kısaymış. bacaklar uygun ise mini giymeni tavsiye ederim. eteği dar değil de A şeklinde olanlardan. şunun gibi; s-media-cache-ak0.pinimg.com

kır düğünü diye illa çiçekli böcekli konsepte gerek yok bence. bu tip bişey bul, giy.
  • elorelia  (23.06.17 21:12:11) 
eloria, yanlis anlamissin sanirim. direkt turkiye'den magaza onerisi istedim. Online alisveris yapamayacagimi soyledim sadece. cunku turkiye'ye dondukten sonra siparis versem yetismez, oncesinde siparis versem elbise gelse , ben dondugumde denesem ve bana olmazsa degistirmek icin vaktim olmaz. her turlu risk yani.


  • fraise  (23.06.17 21:19:08 ~ 21:19:35) 
Elbiseyi istanbuldan bakacağını tahmin ederek kadıköy monochrom'u tavsiye edeceğim öncelikle, yalnız monochrom biraz klasik şeyler satar ve fiyatlıdır. Yine de incele derim instagram üzerinden en azından.
Bir diğeri de,m.zara.comçi̇çekli̇-elbi̇se-c943001p4312003.html bu elbiseyi en azından bir dene. Kumaşında ufak pullar işli, yedek pulları da var arttırabilirsin, hoş bir elbise. Ben sana yakışacağını düşünüyorum.

  • irene  (23.06.17 21:22:02) 
bence aradığın şey forever new


  • yuvarlanantencereninkapagi  (23.06.17 21:31:10) 
Kadikoy opera onu pasajina git. 5 kat boyunca abiyeci.


  • kuehles blondes  (23.06.17 21:38:48) 
ipekyol veya roman olabilir?


  • archery  (23.06.17 21:42:12) 
Monochrom 36 beden üstünü çalışmıyor güzel ama bil. Büyük bi alışveriş merkezine gitmek mantıklımolabilir. Mango, koton vs mezuniyet serilerinden güzel elbise bulunuyor online ona bir bakın.


  • fasulyek  (23.06.17 23:26:31) 
fasulyek 36 beden ustu calismiyor derken? en buyuk beden mi 36? oyleyse sorun yok zaten. bir de biliyorsaniz elbise uzerinde tadilat yapma ihtimalleri var midir? Hobbit degilim ama 175 boyundaki bir kiza mini olacak elbise bana bir tik uzun oluyor haliyle, hemen orda hallettirebilsem guzel olur mesela.

onerilerden yola cikarak alisveris rotami kadikoy olarak belirleyeyim o halde.
  • fraise  (23.06.17 23:37:21 ~ 23:42:39) 
20 yaş ve altı değilsen düğüne mini giyme gözünü seveyim. monochrome aşırı güzel ama pahalidir. 300-500-700 veririm no problem diyosan baska yere bakmadan dogrudan oraya kos, dukkan kadikoy carsida. onun disinda kadikoyde bogadan bahariyeye ciktiginda solda bi pasaj var, mudonun hemen orada. orasi tam bir gece kiyafeti cenneti, kendine uygun bir sey bulacagina eminim.


  • duru arsnova  (23.06.17 23:44:00) 
editleyemedim, mango, zara, koton, ipekyol, twist gibi mağazalarda da guzel gece kiyafetleri olabiliyor ama alternatif cok az oluyor. o yuzden avm yerine boyle bir pasaja gidersen 2-3 saat icinde cok daha rahat begenecegin bir sey bulursun gibi geliyor.


  • duru arsnova  (23.06.17 23:46:39) 
[]

evcil hayvani olanlara birkac minik soru (anketimsi)

kardesimin arkadasi odevi icin evcil hayvan sahiplerine birkac soru sormak istiyor. benim de aklima burasi geldi.

1.bir hayvan sahiplenmeye nasil karar verdiniz, kac yasindaydiniz? hayvaninizin turu nedir?
2. evde hayvan olmasinin sizin icin pozitif ve negatif yonu nedir? (birer ornek vermeniz yeterli)
3. bir hayvan sahibi oldugunuz icin pisman misiniz? onun yasam suresinin kisitli oldugunu bilmek sizde nasil bir duygu uyandiriyor?

not: universite 1. sinif dersinde yazilacak amatorce bir makale icin kullanilacak bu bilgiler. cinsiyet ve yas belirtmeniz bir avantaj saglasa da belirtmek istememeniz de cok sorun degil.


tesekkur ederiz simdiden herkese.

 
merhaba. 29 yaşındayım, kadınım.

1. çocukluğumdan beri isterdim, ailem daha sonra ikna oldu. ben 18 yaşındayken bir kedi aldık, evden taşındığımda dört tane vardı. şu an kendi oturduğum evde de iki tane var.

2. dışarıdan geldiğimizde kapıda karşılamaları, oturmuş kendi işimize bakarken gelip geçip komiklik yapmaları, her türlü hareketleriyle mutluluk kaynağı olmaları pozitif yönleri. tek negatif yönü ölecek olmaları.

3. pişman değilim, keşke imkanım olsa da daha fazlasını sahiplenebilsem. onun yaşam süresinin kısıtlı olduğunu bilme hissini o öldükten sonra bakıma muhtaç başka canlarla ilgileneceğimi düşünerek bastırmaya çalışıyorum.
  • bir garip melek  (22.06.17 18:07:04) 
HALLO! 32 E

1.Sokakta buldu hatun, ben de "al eve kalmasın o dışarıda" demiştim(değişik bir tekir kendisi, tüylü, sen biliyorsun zaten onu, gördün :) 3 yıldır bizimle birlikte şimdi.

2.Pozitif yönü varlığı, evin enerjisi o resmen, olmadığı vakitler bir şeyler eksik hep, negatif yönü de işte kumudur kakasıdır ^.^

3.Pişman değiliz çift olarak, o da bizim gibi evin bir ferdi, yaşam süresinin kısıtlı olması gözlerimi dolduruyor.
  • devorgilla the gunslinger  (22.06.17 18:12:51 ~ 18:23:40) 
1. Ben karar vermedim. Çocukluğumdan beri hayvanlarım vardı. Her şey civcivlerle başladı. Akvaryum balıklarım oldu. Tavşan, serçe gibi geçici arkadaşlarla devam etti. Kuzu görünce kuzuya sarılıp eve götürelim diye ağlamıştım ama onu almadılar. Yemek için yılan balığı almışlardı ama ben onu da evcil hayvan yaptım. Sonra öldü tabi şartlar uygun değildi. Singapur kaplumbağalarından besledim uzun süre. Bizimle tatile bile gelirlerdi. Taşınırken babam iş yerine bırakmış. Çok üzülmüştüm. Hala özlüyorum. Şu an kedim var. 3 yaşında. Ellerinizden öper.

2. Ruh sağlığıma olumlu etkileri olduğunu düşünüyorum. Olmasa hayat çok sıkıcı olurdu. Arada kovalamaca oynuyoruz, iyi oluyor. Neşe kaynağı resmen. Yaramazlığı biraz dert. Sürekli bir şeyler kırıyor. Kablo kemiriyor. Tüy döküyor. Tuvalet işi kötü. Bazen saksılara da çiş yapıyor. Yine de değer, asla bırakmam.

3. Pişman değilim. İnşallah 20'lerini görür. Ölürse çok ağlarım. Imgur'sa görüyorum bazen, gözlerim doluyor.
  • Lim5  (22.06.17 19:20:35) 
1. universitede ev arkadasim eve kopek alalim, tatillerde ben eve gotururum dedi. 24 yasindaydim. eski sahibinin ilaniyla hala baktigim pideyi sahiplendim. sonra arkadasim vay benim astimim var diyince kopecik tamamen benim olmus oldu.

2. su an iki kopegim var, varliklari basli basina pozitif etki benim icin. inanilmaz baglandim. illa bi negatif yon bulacaksam kucuk serefsizin iseme huyunu soyleyebilirim. evde yalniz biraktiysak tepki olarak orta yere isiyor.

3. tabi ki pisman olmadim hicbir zaman. bir gun onlari kaybedecek olmak beni simdiden cok korkutuyor. hayvan sahibi olmanin en pis tarafi bu.
  • pide  (22.06.17 21:11:06) 
Merhaba, 30 K

1. Cocuklugumdan beri istiyordum, 28 yasimda sahiplendim. Olmek uzereydi, tedavi ettirip bir daha da sokaga birakmadim. Birakirsam olecekti cunku o yuzden sahiplenmeye karar verdim. Hatta surec cok zordu, burda duyuru bile actim. Bu arada tekir kediydi :)

2. Beni ve ailemi mutlu ediyor. Yuzune bakinca bile mutlu oluyoruz :) Evde bulunmasi acisindan negatif yonu yok. Kedi sahibi olmanin negatif yonunu soruyorsan hastaligi. Konusamadigi icin zor oluyor cozum bulmak bir sey oldugunda.

3. Pisman degilim. Ilk kedim oldu, evimde 1 hafta kalamadim anilar bitirdi beni. Ikinci kedime fip teshisi konuldu. Yakin bi zamanda olmesi bekleniyor. Arka bacaklar felc oldu, onler tam tutmuyor. Sokakta olsa daha kotu olurdu, belki de cok aci cekecekti, yuruyemedigi icin basina kim bilir neler gelecekti. Bunlari dusununce bile iyi ki diyorum. Asla pisman olmadim. Kalan zamanini en iyi sekilde gecirmesini saglayarak teselli ediyorum kendimi.
  • dijalli  (23.06.17 10:41:01) 
31K
1.Hayvanları çok severim. küçüklüğümde evde muhabbet kuşu beslemiştik. Bahçemizde hep kediler olurdu. biz de bulduğumuz annesiz kedileri getirip beslerdik. Benim 2 kaplumbağa 1 muhabbet kuşum var şu anda. Kaplumbağalarım 11 yaşında, birini cahillikten kendim satın almıştım. diğerini arkadaşımdan bakamayacağı için aldım. Kuşu da bakamayacak birinden sahiplendim.
2.Uzun süre tatile çıkamamak, kuşun fazla pislemesi. Onları çok seviyorum. Kaplumbağalar tam bir dinozor, hareketlerini izlemek çok zevkli. Kuş tam bir minnoş, hem biraz konuşuyor hem çok insancıl.
3.pişman değilim. Kaplumbağalarımın benden çok yaşayacağını biliyorum:) Kuşu ise kaliteli pellet yemle besliyorum, böylece daha uzun ömürlü olacağını düşünüyorum. O yuzden ölse bile en azından elimden geleni yaptım diyebileceğim.
  • betsy  (23.06.17 11:04:18) 
merhaba

1- kaç yaşımda olduğumu hatırlamıyorum, dört ila altı yaş arasındaydım. ilk sahiplendiğim evcil hayvan bir muhabbet kuşuydu, daha sonra muhabbet kuşu kümesi sahibi oldum. zamanla azala azala 16 yaşıma kadar bana eşlik etti bu kuşlar. 11 yaşımdayken sokakta yaralı bir kedi bulup tuttum getirdim eve, ev oldu barınak.

2- herhangi bir evcil hayvanla iletişim kuramadığım bir ev düşünemiyorum, bir evi ev yapan şey bence insan dışında yaşayan bir canlı, mutluluk ve huzur benim için. negatif yönü ise her gün kaka kum temizlemek değil; sanırım benden önce ölecek olmaları.

3- asla pişman değilim. birkaç sene önce kedimi on altı yıl sonra kaybettim, hayatımda yaşadığım en travmatik ve üzücü olaydı. bir daha benzer duyguları yaşayacak olduğumu bilmek bazen beni çok üzüyor, ama elimden gelenin en iyisini yapıyorum ve güzel bir hayat paylaşıyorum dostlarımla. bu biraz üzüntümü hafifletiyor.
  • evde liyakat kalmamis  (23.06.17 11:20:04) 
[]

kuzeni saglik meslek lisesine gonderelim mi?

kuzenim lise giris sinavindan (simdiki adi ne, bilmiyorum) cok yuksek bir puan alamamis. bulunduklari sehirdeki orta halli anadolu liselerine yetiyormus puani ancak. teyzem de 'saglik meslek lisesine gitsin' diye dusunmus, kuzenimin de aklina yatmis gibi. sonradan ogretmenlerine sormuslar 'saglik mesleklerde cok fazla ders gormuyorlar, universitede zorlanir' demis onlar da.

genel olarak orta halli bir ogrenci kuzenim. yani universite sinavlarinda cok buyuk bir sicrama yapmazsa yine orta halli bir bolum kazanabilir. muhendislik, tip, hukuk vs gibi bolumleri kazanmasi zor gorunuyor. cok basarili olmasa da derslerine calisir. ben turkiye'deki liselerin sistemini pek bilmiyorum, zaten bilsek de 3-4 senede bir degisiyor.

internetten biraz baktim, bu liselere gidenler 2 yillik bolumlere direkt geciyormus. e saglik da olunca issiz kalma ihtimali biraz daha duser dedik. 'anestezi uzmani ya da hemsire olabilirim aslinda' dedi kendisi de.


siz ne dersiniz? saglik meslek lisesine gitmek mantikli bir tercih olur mu yoksa anadolu liselerini mi yazsin? tesekkur ederim simdiden herkese.

 
Çok bir sıçrama yapamayacağını düşünüyorsa gitsin. Garanti meslek. Bundan 5 yıl önce benim kuzenim en iyi sağlık meslek lisesinin anestezi bölümüne kendi puanı yüksek diye burun kıvırmıştı. Orta bir anadolu lisesine gitti ve üniversite sınavında hemşirelik kazanacak puan bile alamadı. Sonra tekrar hazırlandı ve şu an dandik bir bölüm okuyor. Keşke o zaman anesteziye gitseydim diyor.


  • tahin pekmez yoğurt  (13.06.17 22:17:31) 
Burada cinsiyet önemli biraz. Bizim evin yakınlarında bir tane Anadolu sağlık meslek lisesi var. Bir tane kız grubu tanıyorum bu okuldan. Sağ olsunlar, bizim apartmanın merdivenlerine oturup müzik falan dinliyorlar bangır bangır. Yılın önemli bir kısmında ciddi staj yaptıklarını biliyorum. Teorik ve pratik eğitimin aynı anda görüldüğü okullardan biri sağlık meslek liseleri. Çok kolay değil yani orada okumak. Kızlar genelde böyle şeyleri daha severek yapıyorlar. Erkekler pek sevmiyor böyle işleri. Biraz biyoloji kitaplarına göz gezdirsin. Konuları eğlenceli bulursa gidebilir. Sağlık çalışanı olmak da kolay değil. Karar vermeden önce acil serviste ya da devlet hastanesinin en yoğun bölümlerinden birinde bir süre vakit geçirsin. Ondan sonra karar versin. Günde 100 kişinin tansiyonunu ölçmek de pek hemşirelik yapmak olmuyor.


  • dissendium  (13.06.17 22:25:06 ~ 22:26:10) 
gönderin


  • nrmnm  (13.06.17 22:25:18) 
Sağlık meslek lisesine gidip konuşun. 4 yıllık hemşirelik kazanan bile çok nadir, okul tarihinde 1 kişi belki. Çalışkan olanlar sınavsız geçişle 2 yıl üzerine okuyorlar. Meslek dersi görüyorlar, meslek lisesinin amacı zaten kısa yoldan meslek edindirmek. Liseyi bitirince de üniversite sınavında bir başarı beklemeyin yani. Eski yıllarda olsa önerirdim ama şu an okulla gidip görüşmeniz gerek. Sağlık meslek liseleri kaldırılıyor. Yeni girenler hemşire değil hemşire yardımcısı olarak mezun olacak. Ne iş yapacakları belli değil.


  • Lim5  (13.06.17 22:37:37) 
mesleğinin devamını getirecek bir lisans okumayacaksa ileride devlette lisede okuduğu bölüm ile ilgili çalışamaz.

lisede hemşirelik okudu, sonra gitti üniversite okumaya karar verdi ve hemşirelik yerine sallıyorum pc mühendisliği okudu. hem mezun olursa eğer kpss'ye ortaöğretim düzeyinde giremez hem de lise hemşirelikle ilgili çalışamaz kamu kurumlarında.
  • blue eyes white dragon  (13.06.17 23:48:01) 
saglik meslek lisesine giderse o meslegi devam ettirecek. zaten normalde de saglik alaninda bir meslek yapmak istiyordu. liseye gitmisler, begenmis gibi. anestezi bolumunu secip sonrasinda da o bolumun 2 yilligini okumayi dusunmus.


  • fraise  (13.06.17 23:54:00) 
Hemsirelik icin bazi degisikliklere gidildi, gondermeden once mutlaka bir bilene danisin. Bizim tanidigimiz hem kizini hem oglunu hemsire yapti ama artik bir degisiklik nedeniyle her hemsire yogun bakim hemsiresi olamiyormus ornegin ve kizi ambulans hemsiresi olarak calismak zorunda kaldi, oglu bir sekilde yogun bakim hemsireligine gecebildi. Yani ilerde haklari ne olacak tam olarak hangi hemsirelikleri yapabilecek mutlaka bilen birine danisin. Ama bu degisiklige kadar hic is sikintisi cekmediler.
Bunun disinda bence gayet mantikli, ara eleman acigi zaten hep var, herkes illa bir dort yillik bitireyim derdinde sonra issiz kaliyorlar. Kadin ya da erkek olmakla da bir alakasi yok ayrica, saglik gorevlisi olmak isteyen olur, bu tur ilgi alanlari/beceriler kadin ya da erkek olmaya gore dogustan gelen ozellikler degildir.

  • kassiopeia  (14.06.17 00:05:54) 
[]

3 tatil sorusu (bozcaada, kuba ve belgrad icerir)

1. Kuba tatili icin 1 hafta kisa bir sure mi olur? kac senedir erteliyoruz, bu sene gitmek istiyorum ama sadece 1 hafta ayirabilecegiz. gittigimiz yer havana olacak muhtemelen. bu sure kuba icin yeterli midir, yoksa o kadar yoldan sonra az mi gelir? bir de eylul gibi gitsek hava nasil olur? ozellikle gidilmesi gereken bir mevsim var midir?

2. bozcaada'da arabasiz gezebilir miyiz? erkek arkadasim da ben de istanbul'da araba kullaniyoruz ama uzun yol icin henuz cesaret edemiyoruz. yanimizda bir arkadasimizin gelme ihtimali var ama gelmezse ikimiz gidecegiz. istanbul'dan bozcaada'ya ulasim arabasiz zor mu olur? gidersek orda rahat gezebilir miyiz? bazi plajlar icin arabasiz ulasim cok zor gibi seyler okudum da, emin olamadim.

3. bu aralar bir belgrad furyasi var, bizim de balkanlardan bir sehre gidelim diye dusuncemiz. belgrad nasil bir sehir? gidip gezip gormeye deger mi? bir de hirsizlik olaylari cok oluyor diye okuduk, yine buyuk ihtimalle iki kisi gidecegiz. rahat rahat gezebilir miyiz?


tesekkur ederim simdiden herkese.

 
1- bir hafta kısa
2- gezilir
3- sırf furya oldu diye merak etmediğin yere gitme.
  • fakirpislik06  (09.06.17 19:07:34) 
2- gezilir tabi ama ben olsam arabasız gitmeyi tercih etmezdim. bir sürü güzel koy var ve oralara dolmuş gitmiyor. sadece en kalabalık, en popüler ve en çirkin koy olan ayazma'ya ve ondan bir tık daha güzel bir koy olan cennet koyu'na dolmuş var. diğer koylara gitmeden olmaz. özellikle beylik koyu çok güzel. gerçi oraya gitmek için de otostop falan yapsanız alırlar bence.

3- belgradın sadece çok ucuz bir yer olması iyi. her giden tıka basa yemek yiyip içip kilo alıp dönüyor. onun dışında gezilecek pek bir yeri yok. tesla müzesi dışında şehire özgü adam akıllı bir şey göremedik biz. tesla baya iyiydi ama. yani öyle bi iki günlüğüne değişik yer görmeye falan gidilir de belgrada gelene kadar gidilecek bin tane yer sayarım, çok da bir olayı yok.
ayrıca hırsızlık her yerde var. bişey olmaz tabiki gezersiniz. kimsenin kolundan çantasını çekmiyorlar sokaklarda.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (09.06.17 19:22:55) 
3- Eglence muzik dans seviyorsanız guzel bir yer. Yok emeklo turist cift gibi takilacaksaniz Belgrad'da size bir sey yok. Belgrad gezilecek bir sehir degil. Gencseniz eğlenmeyi seviyorsaniz gidin mutlaka,hem ucuz hem eğlencesi guzel.
Hirsizlok kismina katılmıyorum, guvenli bir yer. Rahatlikla gezersiniz. Insanlari da iyi.

  • stavro  (09.06.17 20:05:44) 
[]

Facebook'ta tanıyor olabileceğiniz kişilerde cikmamak

Facebook hesabımı ufak birkaç sey için kullanıyorum sadece ve tanıdığım başka insanların gormesini istemiyorum. Tanıdığım ama facebook'ta arkadaşım olan insanlarla kesinlikle bir bağlantısı olmayan insanlar, benim 'tanıyor olabileceğiniz kisiler' listemde çıkıyor, muhtemelen ben de onlarinkinde cikiyorumdur. Bunu nasıl engellerim? Mümkünse kimsenin bu listesinde çıkmayayim.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
ismini ve fotonu değiştir


  • cekilmis gayfe  (05.06.17 19:54:50) 
Engellenmez. Whatsapp da artık Facebook'un. Telefon numarası bile ekli olsa birinin, çıkar önerilerde.


  • devilred  (05.06.17 19:56:23) 
Ama annemin kuzenleri vs çıkıyor, bende onlarin telefon numaraları bile yok ki. O insanlarla şu yaşıma kadar 10 cümle muhabbetim olmamıştır. Annem de ekli değil facebook hesabımda, anlamadım gitti.


  • fraise  (05.06.17 20:07:41) 
E annende eklidirler? Oradan oraya karmaşık algoritmalarla buluyor işte.


  • devilred  (05.06.17 20:09:27) 
İsim ve fotoğraf değiştirmek makul göründü şu anda. En azından kim olduğumu anlamazlar.


  • fraise  (05.06.17 20:12:01 ~ 20:20:34) 
[]

İyi bir aile mi yoksa iyi bir kariyer mi?

Bu akşamın anketine hoşgeldiniz diyelim. Bugün kuzenim, kardeşim ve ben bu konuda çok konuştuk, bir de size sorayım dedim. Mutlu, huzurlu bir aileye sahip olup ortalama bir iş ve maaşiniz olsun mu dersiniz? Yoksa 'illa ki eş bulunur, olmasa da olur. Beni tatmin edecek bir kariyere sahip olayım iyi de bir maas alayım. Hem kendime hem başkalarına faydalı olayım' diye mi düşünürsünüz?


Kardeşim ile ben daha ailecı çıktık. Kuzenim 'boşverin aileyi; para, kariyer daha önemli. Onlar olursa bol bol gezersiniz, istediğinizi alırsıniz. Mutlu da olursunuz' dedi. İnsanların genel eğilimi ne, merak ettim. Evet, bu aralar hep beraber tatilde olduğumuz için hayatın anlamını sorguluyoruz grup halinde :)

 
gezerken yanımda sevdiğim kişi yoksa neyleyeyim o parayı. mühim oln beraber harcamak beraber plan yapmak.


  • la noix  (31.05.17 23:09:48) 
aile. ama kariyerde istediğim gibi bir şeyse kariyeri de seçebilirim. amacı para olan insanların istediği-aradığı türden kariyer değil tabi.

ama düşününce bazen aile daha önde gibi duruyor bende de. küçüklükten beri mutlu bir ailede büyüdüğüm ve etrafımda hep mutlu aileler olduğu için sanırım.
  • prens zuko  (31.05.17 23:10:44) 
aç ya da açıkta bırakmayacak maaşım varsa eyvallah. yalnızlık kötü şey ya. ben de aileciyim biraz evet.


  • aslpls  (31.05.17 23:11:41) 
iyi bir kariyerin yoksa, iyi bir aile uzun vadide patlar. iyi bir kariyer ise iyi bir ailenin sürmesi için gerek koşuldur. umarım 2side sizin olur.


''kadınların peşinden koşmayın paranız biter, paranın peşinden koşun kadınlar hiç bitmez''
  • mete kudur  (31.05.17 23:12:41) 
Ben de ailecilerdenim.

Para kariyer vs var ama onları paylaşabileceğin bir ailen, derdine ortak olabilecek kimsen yoksa kariyere sahip olmak da anlamsız gibi geliyor.
  • purplee  (31.05.17 23:12:48) 
aile tabii. seninle gurur duymayan sevdiklerin yoksa kariyer, ugruna harcıcagın ailen yoksa para neye yarar :)) tek basına bir gezmenin yemenin ne manası var ki?


  • fin  (31.05.17 23:14:48) 
Aile. Bi aralar bi reklam vardi. Söylemi "Evdeki huzur, zenginlik budur" şeklindeydi.


  • tlg  (31.05.17 23:15:59) 
Aile tabi. Evde huzurlu mutlu olmadiktan sonra kariyeri napicam, aksam dolar balyalarina sarilip mi yaticam?


  • duru arsnova  (31.05.17 23:30:06) 
Kariyer..cunku yalnizliktan memnunum.


  • astrid  (31.05.17 23:31:17) 
Kendimi gerçekleştirmeden mutlu olamayacağım için kariyer


  • fasulyek  (31.05.17 23:31:35) 
Ben minnoş ve sevimli aile diyorum, evde huzuru olan her türlü kariyerinde ilerler. Ancak kötü bir aile yüzünden elindeki kariyer de para da pul da gidebilir, iyice yeşilçam senaryosu gibi oldu ama durum böyle bence :D


  • neferkitty  (31.05.17 23:34:39) 
kesinlikle aile derim. huzurlu bir aile ortamı olmayınca, para bir yere kadar idsre ettiriyor hayatı. ama huzurlu bir aile olunca yeteri kadar para ile de geçinilebiliyor. ben de aileyi seçenlerdenim.


  • denhia  (31.05.17 23:37:33) 
ev alsam ve içini istediğim gibi döşesem. arabayı, bilgisayarı, laptopu, cep telefonunu yenilesem. dünya turuna çıksam ve bundan sonra da canım her istediğinde yurt dışına tatile çıkabilecek olsam. bu saydıklarımı yaptıktan sonra huzurlu aile diyebilirdim. onlardan önce iyi bir kariyer.


  • nawar  (31.05.17 23:37:49) 
ikisini de istemiyorum


  • elvedui  (31.05.17 23:42:10) 
Ortalama iş ve maaş tanımına bağlı. Bir yere kadar para daha önemli, o paraya sahip değilsen mutlu bir aile hayatı çok zor fakat ona sahipsen ve mutlu bir ailen varsa, bunun yerine çok daha fazla para ve yüksek statüyü koyamazsın.


  • harvey  (31.05.17 23:44:22) 
aile. kariyer konusunda aşırı hırslarım yok zaten. ek olarak ailesiz kariyeri neyleyim.


  • rayde  (31.05.17 23:52:18) 
Mutluluk, huzur bunlar güzel şeyler ancak bunları başkalarıyla ya da başkalarında bulmam şart değil. Diğer yandan bunu illa kariyerde de bulmak şart değil. Yani seçeneklerde olmayan sadece ortalama iş ve maaş da insanı mutlu etmeye yetebilir çünkü kariyer konusuna da, kendime ya da başkalarına fayda konusuna da pek takıldığım söylenemez.


  • j r r tolkien hayrani  (01.06.17 00:13:05) 
kariyer kesinlikle.


  • avianthem  (01.06.17 00:46:38) 
iyi bir aile ama oda çok iyi olmasa da iyi bir kariyerden geçiyor ..


  • sorunvar  (01.06.17 00:49:05) 
iyi bir aile bence, neyleyim parayı huzur olmadıktan sonra. Diğer düşüncede yanındakiler senin kariyerin için yanında oluyor, öbür tarafta sen olduğun için yanında olan insanlar var.


  • gozu acik sevisen yahudi  (01.06.17 01:04:19) 
iyi bir aile.
yalnızım, param var, geziyorum, yiyorum, giyiniyorum ama bunları paylaşacak birilerini istiyor insan. evde bile oturuyo olsam sevdiğimle/sevdiklerimle oturmayı tercih ederim şahsen.

  • dedim ben sana  (01.06.17 01:53:19) 
Bu konu üzerine düşüncem tamamen ruh halime göre şekilleniyor. O yüzden şuan ne desem boş.


  • zimbirik  (01.06.17 01:56:46) 
Aile olayı tırt olduğu için kariyeri seçtim. Mutluyum


  • MaNOfTheYear  (01.06.17 03:30:23) 
Çok aşık olduğum ve ve birlikte aile kurma planları içinde olduğum biri var. O olmadıktan sonra paraya mı sarılıp yatacağım?


  • mutlusismankedi2015  (01.06.17 15:57:47) 
İyi bir aile geçmişim yok ne yazık ki. Kavga gürültü içinde büyüdüm. Evliliği birbirine zoraki tahammül etmeyen çalışan iki insanın birleştiği bir kurum olarak tanıdım ilk. Kendi özel hayatımda da işler yolunda gitmedi. Hayatımı paylaşmak isteyebileceğim bir insanla tanışmadım henüz. Sevsem de hep yüz üstü bırakıldım. Beni sevenleri de ben hayal kırıklığına uğratmışımdır belki, kim bilir.

Özetle evlilik konusunda şansımın yaver gitmediğini ve muhtemelen hiçbir zaman da gitmeyeceğini biliyorum. Bu yüzden ben kariyeri seçtim.
  • i m cool with that  (01.06.17 16:04:15) 
kariyer'i aile için yaparsın gerisi boş. gezme eylemini tek başına 3-4 kere yaparsın 5. sefer bu ne yine sap gibi geziyorum olayına dönüşüyor. her tanıştığın adama 'bak şu deal'ı nasıl bağladım sana anlatayım' diyen bir sığır değilsen aile her zaman önde gelir.


  • dedim dedim de kime dedim  (01.06.17 16:04:53) 
İyi bir aile. Yalnizlik ozgurluk demek olsa da cogu zaman sikici olabiliyor. Ben yalniz basima gezmeyi hic sevmem mesela. Para da onemli tabi o da olmali ama cok cok fazlasina gerek yok. Sevdigin insanla berabersen ve ihtiyaclarini karsilayacak kadar paran varsa yeterli.


  • nesenbilneben  (01.06.17 16:40:35) 
[]

Nasıl bol bol geziyorsunuz?

Biz 'aman ya o tarihler yaklaştığında bir işimiz çıkar da iptal edersek' korkusuyla 1 ay öncesinden ancak ayarlayabiliyoruz. Hal böyle olunca kısa kısa tatiller yapmak bizim için hayal zira son dakikaya kalınca hiçbir şey ayarlanmiyor. yurtdışına gidilecekse bilet fiyatları tavan yapıyor, yurtiçi gezileri için de 1 2 günlük de olsa izin almak gerekiyor vs vs

Gitmek istediğimiz onlarca ülke, şehir var. Artık bu sene sistemli bir şekilde ayarlama yapıp güzel güzel gezmek istiyoruz. Erkek arkadaşımın 2 yıllık schengen vizesi var; 6 ayı gecti bile, daha bir kere yurtdışı tatili yapamadık bu ayarlama yapamama yüzünden.

Siz programlarınızı nasıl yapıyorsunuz? Maddi hazırlık (bilet, otel ve gezide harcanan para gibi) ve zaman ayarını nasıl ayarliyorsunuz? Kalacak yerleri nasıl seçiyorsunuz? Kısacası güzel güzel nasıl geziyorsunuz? Her türlü öneriye açığım efendim. Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
Resmi tatillere denk getiriyoruz. Biryerlerden kısmak gerekiyor. Mesela işten 1 gün izin alıp resmi tatille birleştirip daha yzun bir taril yapıyoruz. Ya da izinleri kullanmıyoruz tur ayarlıyoruz tur tarihinde izin alıp öyle gidiyoruz. Önemli olan istemek biz 2-3 ay öncesinden ayarlıyoruz öyle gidiyoruz. Şimdiye kadarda bi aksilik çıkmadı hiç.


  • powerpufgirl  (29.05.17 18:40:02) 
Üç dört ay öncesinden ayarlıyorum ben. İşim çıkarsa diye düşünmüyorum, zira işlerimi de o süre boyunca ona göre ayarlıyorum. Gerekirse önceden daha çok çalışıyorum, toplantıları ona göre düzenliyorum. Dürüstçe söylüyorum insanlara o tarihlerde müsait olmayacağımı.


  • fotrsapka  (29.05.17 18:41:21 ~ 18:41:34) 
yaz tatilinde eşimin izni oluyor bende işyerinden izin alıp çıkıyoruz.
1 ay sürüyor yada sürmüyor bizim planımız çok uzat tarihlere yapmıyoruz.
otel olarak otelde öde seçenekli otelleri seçiyoruz pahalı oluyor ama elden bişey gelmez.
  • basond  (29.05.17 18:51:16) 
pegasus kampanya yapıyo bakıyom fiyatlara, haftasonuna denk getirerek işte. eylülde aldığım biletle martta seyahat ettim. atla deve değil yani. booking'ten de otele bakıyosun rez hallediyorsun. denk getirememekten kastın ne anlamadım.

mesela açtım eurolig fikstürünü, baktımi pao-olympiakos maçı vardı ona mı gitsem pao-fener mi dedim. sonra fener maçına gideyim de söveyim fenere diye o haftasonuna aldım bileti ve gittim.

zor olan ne anlamadı ben :)
  • cekilmis gayfe  (29.05.17 19:21:44) 
Cekilmis gayfe, biz öyle rahat insanlar değiliz, özellikle de ben. Yapacağım şey net değilse kaşıntı basıyor beni. Bir de erkek arkadaşım cat diye hafta başı Almanya'ya gidiyorum deyip 4 gün iş için gidebiliyor mesela, o hafta sonu iptal (gerçi bu senede birkaç kere oluyor en fazla). Benim de epey hareketli bir ailem var. Bir anda kendimi kuzen düğününde bulabiliyorum ya da isim çıktığı için ailemin yaşadığı ülkeye gidebiliyorum.

Tüm bunlar birleşince planlı bir şekilde tatilimi ayarlamazsam ya hiç gitmiyoruz ya da gideceğim güne kadar stresli oluyorum. Son dakika tatili bana göre değil yani.

Ayrıca pegasus'tan da nefret ederim, hostel bana göre değil mesela :)
  • fraise  (29.05.17 19:28:00) 
o zaman erken plan sana göre değil, heveslenmemen gerek :)
hostel demedim ki booking'ten otel bak dedim :) ve pegasus candır ^^

  • cekilmis gayfe  (29.05.17 19:34:42) 
Ben de böyleydim kırk kez düşünürdüm önceden ya işim çıkarsa ya şöyle olursa diye, ki gidemediğim olmadıysa bile bu yüzden tartıştığım oldu iştekilerle. Ama kilit nokta bu; ayarlayıp gidemediğim hiç olmadı. Hep bi şekilde ayarladım kendimi. Sonra fark ettim ki planlamayı iyi yapınca sıkıntı ortadan kalkıyor. Ucuz bilet de bu işin olmazsa olmazı ama. Bazen alıyorum bileti yanarsa yanar diye atıyorum kenara. Sonra o gün gelince mutlu oluyorum iyi ki almışım diye.


  • bartman  (29.05.17 21:16:45) 
Allah'a sığınıyorum biraz planlamada. Pegasustan kampanya maili gelince şeytan dürtüyor. Cuma veya pazartesiye sarkan haftasonu planları şeklinde ilerliyoruz ufak ufak. Öyle uzun tatillerimiz olmuyor iş değişikligidir izinlerin sıfırlanmasıdır derken. Aile baskısı yoksa bayramda aldığımız da oldu. Hostelleri bookingten iptal edilebilir şekilde ayarlıyorum. Yine de stres oluyor inşallah gideriz diye, o paraya yanabilir gözüyle bakıyorum.
O strese girmesek hiç gidemeyeceğiz.

  • Sulfoxaflor  (29.05.17 22:58:52) 
İptal riskini unut. İptal ihtimali zaten çok sık doğmaz. Doğarsa da bir şekilde planı uydurmaya çalışma şansın olabilir.


  • arnold schwarzeneger  (30.05.17 08:39:24) 
uçak şirketleri geçtiğimiz eylül'de, kasım'da ve bir de şubat'ta çok deli kampanya yaptı bu sene. tabi pegasus ve onur air'den bahsediyorum ama siz tercih etmiyorsunuz sanırım. gene de ucuzluk arıyorsanız bu kampanyaları takip etmeniz lazım.

neyse, o kampanyaların olduğu tarihlerde arkadaşlarla nerelere gidilir diye bakıyoruz, birkaç yer seçiyoruz, işlerimizden 2-3 günlük izinler alıyoruz ve herkes de planını ona göre yapıyor. bütün senenin tatil biletlerini o kampanya dönemlerinde alıyoruz. her sene böyle yaptık ve şimdiye kadar da hiç gidemediğimiz olmadı. allah korusun bir sağlık sorunu olmadığı sürece de gitmemek için bir sebep göremiyorum. örneğin bir tatilim kuzenimin düğününe denk geldi ama "kusura bakma tatil ayarlamıştım, gelemicem" dedim. gelmişim 27 yaşıma kırk yılın başı bir tatilim var, düğününlerine gitmem de evlerine ziyarete giderim, daha bile samimi hatta.

ücret konusu da şöyle. kampanyayla aldığın için normal fiyatların yarısına bilet almış oluyorsun. bir de biz yurtiçinde genelde çadırlı kamplı tatilleri, yurtdışında da hostelleri ya da airbnbyi tercih ettiğimiz için zaten gittiğimizde kalmaya ya para ödemiyoruz ya da üç kuruş bir şey veriyoruz. e böyle olunca tatil bizler için baya maliyetsiz oluyor. her tatil dönüşümde "istanbul'da kalsam kesin daha çok harcardım" diyorum hatta.

onun dışında, bir arkadaşım bayram tatilinde erkek arkadaşıyla motorsikletle avrupa turuna çıkacak. her ikisi de çalışıyor ama 15 gün izin ayarladılar. bütün sene başka bir yere gidemeyecekler muhtemelen ama o 15 günde keyiflerince gezecekler. bu da bir seçenek. ama hostelde kalmaca, orada-burada uyumaca gibi ekstraları var elbette.
  • istanbul kanatlarimin altinda  (30.05.17 09:40:16 ~ 09:42:05) 
karakter olarak mükemmelliyetçisin sanırım ondan öyle oluyor her şey tıkır tıkır ayarlı belli olsun istiyorsun eşimde öyle. iş çıkacak mı, su basacak mı öyle çok düşününce gidilmiyor bir yere.

19 mayıs haftası 3 gün önceden izin aldım ben iş yerinden tatil 4 güne çıkmış oldu ben izin aldım sende al (onun izinleri bana göre daha kolay oluyor) Antalya ya gidicez dedim. eşimde hemen bir panik, hava nasıl olacak vs. kısa sürede yanına alacağı parfüme kadar check list hazırlaması lazım ya rahatsız oldu :) halbuki evimiz var orda ha. evet ilk gün yağmur yağdı ama ikinci gün denize bile girdik, 4 gün değişiklik oldu iyi ki gelmişiz dedik.

yani çok düşünmeyin alışırsınız zamanla oteller için booking, yemekler için foursquare vs artık her şeyin bir appi var alın gidin. sonuçta tecrübeyle artacak kafanızdaki tatili geçirme olasılığınız. en fazla iptal edersiniz o da ayrı bir tecrübe. önemli olan hastalık vs olmasın.
  • yue  (30.05.17 10:40:18) 
Bisiklete atlıyorum, çadırı port bagaja atıyorum, pedal basmaya başlıyorum, gerisi geliyor.


  • kargn  (30.05.17 10:53:43) 
iş-güç-okul-önceden bilinen önemli bir etkinliğin olmadığı ya da olma ihtimali bulunmadığı tarihlerde geziyorum. böylece ekstra bişey çıkıp da patlama ihtimali, çok uç bir durum olmadıkça olmuyor.. bu şekilde son 5 yılda patladığım tek şey, darbe nedeniyle yıllık izinlerin iptali oldu, onda da biletlerin çoğunu kurtardım.

yurtdışı planlarımı en az 3 ay önceden belirlemem gerekiyor, çünkü yıllık izin onayımın ankara'ya gidip gelmesi+vizeye başvurmak için bu süre gerekli. bu da süreci kendiliğinden belirliyor çoğunlukla.

benim yurtdışı gezilerim genelde etkinlik odaklı oluyor ve tek gezmeyi tercih ediyorum. diyelim ki sevdiğim grubun önemli bir turnesi var; listedeki ülkelerden görmek istediğim birinden en az iki şehirde konser izlemeyi hedefliyorum. ilk olarak etkinlik biletlerini alıyorum, yaklaşık bir yıl kadar önceden. aksi bir durum olursa vakit varken bunu elden çıkarıp rotayı başka yere çevirmek kolay oluyor. sonra ilk olarak gidiş uçak biletini alıyorum, 7-8 ay önceden. bu şekilde avrupa biletlerini 100 liradan başlayan fiyatlarla bulmak mümkün oluyor. devamında vaktim oldukça internetten bakarak gezmek istediğim diğer şehirleri ve rotayı belirleyip, genelde 2-3 ay kala dönüş biletimi alıyorum. bu arada yıllık izin başvurusu yapıyorum, gideceğim ülkelerin ismini bildiriyorum. dönüş bileti genelde pahalı oluyor ama bu tarihlerde son seferler de açılmış ve en optimal fiyatlar ortaya serilmiş oluyor. gidiş tarihine 1.5 ay kala vize evraklarını toplamaya başlıyorum ve bu arada booking'den kalacak yerleri rezerve ediyorum. 1 ay kala da vizeye başvuruyorum, çoğunlukla bir haftada elimde oluyor.

hangi ülke ve şehirlere gideceğim belli oluyor, yukarıda açıkladığım üzere ama şehir içi gezileri önceden ayarlamıyorum genelde, zira çoğunlukla bakmaya vakit olmuyor. bunun için dost yayınlarının görsel rehberlerini alıyorum, ülkeye, varsa şehre özel. türkçe olanları sayıca az, gideceğim ülke için türkçe yoksa amazon'dan ingilizcesini sipariş ediyorum 2 ay kadar önceden.

genelde bir şehirde akşam 17'ye kadar falan dolaşıp, diğer şehre akşama doğru yolculuk ediyorum. saat 21 gibi yeni şehirdeki otele varmaya çalışıyorum en geç. bavulumu bırakıp geçe 2-3'e kadar sokaklarda geziyorum. ilgim genelde mimari ve müzeler üzerine olduğundan, yapıların dışını görüp fotoğraflıyorum, gündüz gözüyle ve içini görmek istediklerimi de tespit ediyorum. sabah kahvaltı sırasında rehbere bir göz atıp, rotamı belirliyor ve gün boyu geziyorum. şehir yürünecek gibiyse toplu taşıma kullanmam. uzak mesafelere birden çok gitmem geretiği durumlarda akbil tarzı kartlardan alıyorum. taksiye çok zorda kalmadıkça binmem, bilmediğim ülkede gereksiz stres yaşamama sebep oluyor.

euro ya da dolar kullanan ülkeler için o parayı cebimde götürüyorum. kendi para birimi olan ülkelerde, türkiye'deki tl hesabımın kartı ile ortak atmlerden onların parasından çekiyorum. bu işlemi, parayı toptan kaybetmemek fakat fazla masraf da ödememek için ortalama 2 seferde yapıyorum. yanımda götürdüğüm paranın çoğunu üzerimde, az bi kısmını otelde saklıyorum.

otelde ortalama bi konfor arıyorum, tarihi kent merkezinde olmasına da özen gösteriyorum. bu nedenle genelde en önemli harcama kalemim bu oluyor. kredi kartı ile ödeyip, taksitlendiriyorum. diğer tüm harcalamaları nakit yaparım. yöresel yemeklere fazla meraklı değilim, bu nedenle yemek masrafım fazla olmuyor. girmek istediğim müze falan varsa fiyatına takılmadan girerim. gezerken gözüme çarpan hediyelik varsa alırım, yoksa son gün genelde havaalanından hallederim. kendime en az bi magnet almaya çalışıyorum.

güzel gezdiğimden çok emin değilim. genelde 10 günün sonunda adım atacak halim kalmayana kadar yürür, japonlardan çok fotoğraf çekerim. görmek istediğim hiç bi yer kalmaz geride ama öyle olunca da bi kafede 5 dk dinlenmeyi bile çok bulabiliyorum. bunun beni fazla tatmin etmediğini hissediyorum şimdilerde, bu yıl yeni bişeyler denemem lazım sanırım :)
  • manuel mandalina  (30.05.17 11:40:07) 
tüm arkadaşlar kendilerini 2-3 günlük tatile teslim ediyor yani senin anlayacağın. pisa kulesinin resmi instagrama girsin diye bu teraneler,tatilden zevk falan aldıkları yok ..sürekli telefon elde;tüm cafe restoran dan wifi şifresi istemek tatil olmaz ..
orası yurt dışı diye (neresi olduğunun önemi yok) 6 ay önce bilet alıp o biletin tutsağı oluyorlar . onlar buna tatil diyorlar ama bu aslen bir görev ..

  • taylor durden  (30.05.17 11:47:02) 
@taylor durden sen böyle deyince merak ettim senin tatil anlayışın nasıl, anlatsana biraz. bak hepimiz anlattık. üstelik duyuruda sorulan soruya cevap vermiş de olursun.


  • istanbul kanatlarimin altinda  (30.05.17 11:57:27) 
Yancılıkla. ahdkdşailglh. Çeşitli ülkelerde çok fazla arkadaşım var. Gidince onlarda kalıp konaklamaya para vermiyorum :D
Temmuz'da Paris-Bordeaux-Tour de France turu yapıcam 15 gün, gene hiç para ödemicem mesela.
Tatiller, geziler yarı yarıya ucuzluyor neredeyse böyle olunca.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (30.05.17 12:02:35) 
En az 5 gün izinlerimizi ayarlıyoruz, hafta sonuyla 9 güne çıkıyor. Bazen bayramla birleştiriyoruz. Uçak biletini önceden alıyoruz, otelleri de ayarlıyoruz, ucuz fiyattan ayarladığımız için non-refundable oluyor oteller.
Bu kadar hazırlıktan sonra mecbur gidiyoruz:) Ölüm kalım vs durumu olmadığı sürece tatil iptal etmeyiz. Senede 2 kez yurt dışı tatili yapıyoruz.

  • peggy  (30.05.17 12:04:12 ~ 12:05:06) 
[]

Taze yaban mersini, frambuaz vs neden turkiye'de popüler değil?

Ben bu iki meyveyı de patlayana kadar yiyebilirim, bir de frenk üzümünü. Avrupanin bir çok sehrinde bu mevsimlerde girdigimiz herhangi bir markette bulabilirken türkiye'de neden bulamıyoruz? Yaban mersini ve frenk üzümüne bazen 5m migroslarda denk geliyorum ama bir avuç içi kadar olanını 20 liraya satıyorlar. Dişimin kovuguna yetmez dedikleri cinsten. Eskiden mango vs de olmazdı, artık buluyoruz. Yakında bu meyveleri de bulabilir miyiz? Türkiye'de hiç yetişmiyor mu?

Bir de istanbul'da bu meyvelerin (özellikle taze frambuazin) en çok bulunduğu marketler hangileri? Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Mısır çarşısına filan baktınız mı? Yaban mersini aktarlarda da gayet bulunabiliyor. Taze dediğiniz çok başka bişey mi bilmem ama ben severek yiyorum. Cevizle de mükemmel ikili oluyolar ayrıca :)


  • klar  (26.05.17 21:02:33) 
Yok kurulari ya da dondurulmus halleri her yerde var zaten. Ben taze olanlarından bahsediyorum. Böyle elma, armut gibi dalından koparılip satilanlarindan.


  • fraise  (26.05.17 21:07:59) 
Aa tamam şimdi anladım.


  • klar  (26.05.17 21:12:45) 
yaban mersini karadenizde özellikle artvin ardahan civarında çok oluyormuş. ama bildiğim kadarıyla henüz ticareti yapıalcak kadar keşfedilmedi. frambuazı mevsiminde bursada pazarlarda bulabiliyoruz. cumalıkızıkta haziran ayında festivali oluyor hatta. bence çok yaygın ya da istenilen bir tat olmadığından bulamıyoruz yoksa ülkemiz şartlarında yetişiyor yani. zamanında kivi de böyleydi az bulunurdu ve çok pahalıydı. karadenizde yetiştirebileceği görülünce ve dikilince çoklaştı. mersinde dragon meyvesi üreten bir satıcı bile var hatta mesela. dalındayken meyveyi tanesi 20 liradan büyük otellere satıyormuş. bence o da çoğalacak ve yaygınlaşınca pazarlarda ucuza satın alınabilecek hale gelecek.


  • dedim ben sana  (26.05.17 21:24:59) 
Ben Doğu karadenizliyim yaban mersinini bazen yemeyiz bile. İstanbul'da MacroCenterda var. Parayla satıldığını görünce şaşırmıştım.


  • iddaaci  (26.05.17 21:34:01) 
metro ve macro centerlarda var


  • oscar  (26.05.17 21:35:33) 
Metroda frambuaz ve frenk üzümü yok ki. Yani var da dondurulmusu var. Macro center'a uzun süredir gitmiyorum, gidip bakayım en iyisi.


Iddaaci, şu anda bunu duyduğuma üzüldüm. Ben olsam bol bol yerdim.
  • fraise  (26.05.17 21:38:30) 
migros'ta yaban mersini 9 liraya dusebildi. dediginiz gibi 125 gr.


  • ainothia  (26.05.17 21:55:12) 
Birkaç gün önce Macrocenter'dan aldım taze yaban mersini. Dediğin gibi küçücük bir şeye gereğinden para veriyorsun alınca ama ben de çok sevdiğim için dayanamıyorum görünce. Frambuazı da çok çok nadiren görüyorum manavlarda. Bulabilirsem alıyorum ama yaz biterken doğru düzgün frambuaz yiyemediğime üzülüyorum resmen her sene, o kadar seviyorum kendisini.


  • ms brownstone  (26.05.17 21:58:11) 
Ankaranın bir köyünde yanılmıyorsam tam da bu zamanlarda yabanmersinini tonla bulabilirsiniz. merkeze baya uzak ama istemediğiniz kadar var. varsa tanıdığınız falan köy ismi de vereyim gidip toplasın zira oralarda ne olduğunu bile bilmiyor insanlar. çocuklar yiyor ara sıra.


  • jonestown  (26.05.17 22:25:21) 
[]

Kedinin kızgınlığa girmemesi normal mi?

Erkek arkadaşımın ablasının kedisi var, 1.5 yaşında. Herhangi bir kızgınlık belirtisi yok. Başka bir arkadaşlarının dişi kedileri var, iki gündür kafasını duvalara vuruyormuş, bağırıp duruyormus. Veteriner kızgınlığa girmiş demiş. İki taraf da birer tane daha kedi sahiplenmek istiyordu, 2 arkadaşları daha yavru kedi istiyormuş. madem böyle bu ikisini yan yana getirelim, yavruları olsun sonra da kisirlastiririz diye düşünmüşler. Dışı kediyi bizimkinin yanına getirmişler ama bizimkinde tık yok. Oyun oynuyormuş iki yalayıp bırakıyormuş. Dışı peşinde koşturuyormus.


Şimdi bu durum normal mi? Bizim kedi hiç kızgınlığa girmeyebilir mi? Yaklaşık 1 gündür beraberler. Sonunda bir şeyler olur mu? Yoksa hiç ugrasmasinlar mi?

 
testosteron seviyesi düşük olabilir.
bazı erkek kedilerde olabiliyor.
yine de kısırlaşması gerekir.

bir de, çiftleştirdiklerinde o yavrularla başa çıkmak zor olur.
yani dışarıdan hazır doğup, anneden ayrılmışını sahiplenmek daha pratik olur.
bir de, kaç yavru olacağını bilemezler.
4-5 tane de olabilir, sonra sahiplendirmek falan büyük dert.

erkek kedinin durumu zaten hormon seviyeleri nedeniyle çiftleşemeyecek gibi görünüyor.
yine de veteriner bir baksın.
eğer öyleyse, bir şey olmaz.
daha doğrusu, bir şey olacak olsa, şimdiye kadar olurdu.
  • blatta hiberna  (25.05.17 22:47:01) 
Elmayla armut demezseniz 8 yıl beslediğim dişi köpeğim hiçbir zaman çiftleşmek istemedi. Yanına ne hemcinsi ne de karşı cins köpek yanaştırmazdı bile. Bence kedi de hiç kızgınlığa girmeyecek olabilir.


  • cücegezegen  (25.05.17 22:58:48) 
Sonucu yazayim bari buraya. 3 gun beraber kaldilar iki kedi, ilk iki gun bir sey olmadığına eminler. Bugun veterinere gitmis disi olani, hamileymis. Demek ki iki-uc un gectikten sonra/ kedide kizginlik belirtisi yoksa da olabiliyormus :)


  • fraise  (15.06.17 00:29:28) 
[]

İngilizce gramer kitabi

Gerçekten yararını gördüğünüz, beğendiğiniz kitap/kitaplar tavsiyelerinizi alabilir miyim?


Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
English Grammar in Use - Ingilizce ogrenmek istiyorsan

Hacettepe TAS - Turkiye'deki Ingilizce sinavlari hazirlik icin.
  • Traveller  (20.05.17 21:04:53) 
betty azar'in english grammar kitabi. bogazici hazirlikta bunu okutuyorlardi.


  • fakyoras  (20.05.17 21:06:29) 
Bu arada amacı yazmamışım haklısınız. Kendimi rahat ifade edecek ve karşıdakini anlayacak duzeydeyim fakat yaklaşık 1 senedir çok boşladım, haliyle bazı konularda koreldigimi düşünüyorum. 3.5 ay kadar da boş vaktim olunca biraz gramer bakayım, eksiklerimi tamamlayayim dedim.


  • fraise  (20.05.17 21:12:28) 
Proficiency in English.


  • minduser  (20.05.17 21:43:47) 
English grammar in use -mavi kitap- unuttuklarını hatırlatacak seviyededir. Ben de bilgimi ilerletmek üzere dün sipariş verdim 75 lira ama olsun. Pdf sinden kullanmıştım bi süre güzeldi.


  • fyodor fyodorovic  (20.05.17 22:44:59) 
[]

Beğendiğiniz netflix dizileri

Onerilerinizi alabilir miyim? Özellikle eğlenceli, komikli olanlar varsa daha güzel olur. Yoksa da en azından stranger things gibi çok gerilim olmasın. O dizinin iki bölümünü zor izledim.


Teşekkür ederim simdiden herkese.

 
love
call my agent

  • ir10  (19.05.17 14:46:15) 
13 reasons why


  • sta  (19.05.17 15:29:15) 
dirk gently's h.d.a.


  • feykalade  (19.05.17 15:51:50) 
eğlenceli ve komikli değiller.

house of cards
marsters of sex
  • tuzumkuru  (19.05.17 16:12:42) 
Ilginctir netflix te beni breaking bad gibi baglayan bir dizi cikmadi. Ama illada isim vermem gerekirse;

- Bates Motel
- stranger things
  • VIPCH  (19.05.17 16:22:26) 
A Series of Unfortunate Events.


  • ekaterina  (19.05.17 16:52:46) 
Tuzumkuru, ikisini de izledim/ izliyorum ve seviyorum aslında. Ama daha eğlenceli şeyler izleyesim var bu aralar.


  • fraise  (19.05.17 16:56:22) 
13 reasons why demişler, onun neresi eğlenceli allaşkına? intihara sürüklüyo adamı


  • the beste  (19.05.17 19:09:44) 
Unbreakable Kimmy Schmidt. Community'den sonra izlediğim en komik şeydi, Tima Fet hazırladığı için 30 Rock'a benziyor. Bugün de 3. sezonu çıktı, onu izlemeye başlamıştım tam.

Bir de Schitt's Creek, ona çok kahkaha attım.
  • aychovsky  (19.05.17 19:25:49 ~ 19:26:26) 
Bojack Horseman. Hem komik, hem de hayatı sorgulatabilir.


  • noluyo yaa  (19.05.17 20:03:50) 
girlboss.
kesinlikle girlboss. bir şans verin bence :) ekşi sözlükte sanırım erkekler baya çoğunluk olduğundan genel yorumlar olumsuz ancak ben çok sevdim.

  • anneboleyn  (24.05.17 22:22:19) 
[]

Özel üniversiteden mezun birinin devlette yüksek lisans yapmasi

Çok mu zor? Bir arkadaşım için soruyorum bunu. Özel üniversitelerin birinden (Koç, Bilkent vs değil ama apartman universitesi de degil) mezun kendisi. Gelecek sene yüksek lisans yapmak istiyor, öncelikli olarak devlet üniversitelerine girmeye çalışacak. Çevresinde birkaç kişi 'imkansıza yakın girmen' demiş de, size soralım dedik. O kadar zor mu devlet üniversitesine girmesi? Ne yapması gerek? İçinizde daha önce girmiş olan var mıdır?

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Yo zor değil. 2 tanıdığım yaptı bunu. Mezun olduğu vakıf üniversiteleri çok da kaliteli değildi. Bölümle alakalı olabilir. Onlar psikoloji mezunuydu mesela.


  • patatesli yumurta  (18.05.17 12:57:35) 
ne alaka? neden zor olsun ki. şayet dandik bir üni ise o zaman evet zor olabirdi ama eğer ortalama bir yer ise sıkıntı çıkmaz.


  • giovanne  (18.05.17 12:58:26) 
tabii ki girebilir de şimdi cidden çok merak ettim siz bu ülke de devlet üniversitelerini ve vakıf üniversitelerini ne zannediyorsunuz?
odtü ve boğaziçi hariç diğer devlet üniversitelerinin koç sabancı bilkent gibi olmayan vakıflardan ne farkı ya da üstünlüğü var. üstelik nişantaşı gibi apartman üniversitesi de değil diyorsun hani. istanbulda koç, sabancı, bilgi, bahçeşehir, özyeğin, kadir has, yeditepe vs. gibi, ankarada bilkent, tobb, izmirde izmir ekonomi gibi gerçekten iyi özel okullar var. burda okuyan birçok tam burslu öğrenci var, burslu olmasa da başarılı sayılabilecek öğrenciler de var buralarda.
herkes bilip bilmeden konuşuyor bu tarz okullarda üstelik paralı okuyup da boğaziçi ve odtüde tezli yapan 2 kişi tanıyorum. bir de yine bu okullarda tam burslu okuyup koçta burslu master yapan da tanıyorum yani kriterleri karşıladığı müddetçe neden olmasın.

ama seni tenzih ediyorum @fraise ülkemizde bu özel devlet üniversitesi konusunda büyük bir cehalet var herkes kulaktan dolma bilgilerle konuşuyor. ben de devlet üniv. mezunuyum yani o yüzden savunuyor değilim.
ayrıca özel var devlet var yani mezun olduğu okul hangisi, gitmek istediği devlet hangisi?
  • limoncello  (18.05.17 13:07:45 ~ 13:38:23) 
bölüm nedir bilmiyorum ama çoğu bölüm için devlette yapmak çoğu lisansüstü eğitim veren özellerde yapmaktan daha kolay (odtü, boğaziçi, vs hariç).

iyi ortalama, iyi ales/dil, sağlam hocalardan referans mektupları, çalışacağı alan hakkında bilgi sahbi olma, çalışacağı hocanın yayınları hakkında bilgi sahibi olma (mümkünse daha önceden tanışma).
  • kayranin kedisi  (18.05.17 13:09:00) 
Limoncello, benim bir şey sandığımdan değil. Benzer şeyleri söyledim fakat branslarimiz farklı ve ben de konuya çok hakim değilim. Çevresindekilerde devlet universiteleri devlet mezunlarını alır tutumu olduğu için buraya sorup fikir alalim dedik.


  • fraise  (18.05.17 13:11:10) 
Yıldız ing. İktisat yl.'de vardı bi kaç kişi. Okulları hatırlamıyorum ama orta halli okullar diye aklımda kalmış. Burslu mı paralı mı hiç sormadim


  • gidelimburadan  (18.05.17 13:13:36) 
@fraise ben de senin için demedim zaten. yani konu açılmışken fikrimi ve gözlemimi söyleyeyim dedim. özel üniversiteden mezun devlette yüksek yapmak diyince çok geniş bir aralık söz konusu. yani bu bütün özel üniversiteler çöp, bütün devletler de daha üst konumda gibi algılanıyor soruş biçimi olarak o yüzden söyledim.
koç, sabancı, bilkent hariç iyi eğitim veren özeller de var.
bazı devlet ve bazı özelleri ayırırsan ki 3-5 üniv. bunlar fazlası değil bir farkı yok. itibar olarak da öyle. bilgi üniv. istanbul üniv.den kötü değil aynıdır mesela. ama yanlış bir algı var özellere karşı.

tam cevap olarak dediğim gibi kriterler; ortalama, ales, dil puanı, bilim sınavı, mülakat, referans mektubu, projeler vs. istenenleri karşılıyorsa, apartman okulu da değilse odtü ve boünden de kabul alabilir. herkesin söylediğine bakmasın arkadaşın, bilip bilmeden konuşuyor herkes.
  • limoncello  (18.05.17 13:17:45) 
yeditepeden istanbul üniversitesi oluyor. ki yeditepe bazı vakıf üniversitelerine göre biraz dandik sayılır. ales ve dil sınavındaki puanlar sağ olsun. zor değil.


  • ofelia  (18.05.17 13:31:55) 
Başvurulan üniversite ve o üniversitedeki hocaların özel üniversitelere bakışına göre değişir bu sorunun cevabı. Bazı hocalar özel üniversiteleri ciddiye almaz. Bunlar tam klasik kafadaki hocalardır.

şöyle bir gerçek de var; istanbul, izmir, ankara dışındaki devlet okullarının dandik denilebilecek özel üniversitelerle itibarı aynı gibi. Özellikle istanbuldaki devlet üniversiteleri taşra üniversitelerini ciddiye almaz pek.
  • Cruyff  (18.05.17 13:42:59) 
özelden devlete yatay geçiş yaptım. özeldeki sınıf arkadaşım ben okulu uzattığım için ben lisanstayken geldi, ben daha okulu bitiremeden yükseğini yaptı gitti, aynı dersi aldığımız da oldu oldukça absürd bir durumdu.


  • kimlanbu  (18.05.17 13:43:33) 
Millet mal amk ya. Girer niye girmesin benim uni arkadasim Domus akademiye girdi ozel üniden mezun olup


  • all girls dream  (18.05.17 14:09:17) 
Lisansim bahcesehir, yuksek lisansim marmara. Alan muhendislik. Kimse de demedi mulakatta aa ozelde okumussun diye.


  • cilekli pasta  (18.05.17 14:14:32) 
Koç hukuktan mezun olup iü hukukta yüksek lisans yapan arkadaşım var


  • duru arsnova  (18.05.17 14:58:45) 
Araştırma görevlisi olabilir mi desen düşünürdüm ama yüksek lisans için bir sorun yok bence. Yeterli sınav puanlarını alırsa yapar. Buradaki devlet üniversitesi çok geniş bir aralığı ifade ediyor. İTÜ de devlet üniversitesi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi de. İTÜ almayabilir ama başka bir üniversite alabilir. Bu durumda genelleme yapmak doğru olmaz. Başvuru yapılacak okulla ilgili bu. Başvuran kişi akademik olarak çok iyi durumdadır, çok iyi bir okula bile girebilir. Birçok değişken söz konusu.


  • dissendium  (18.05.17 15:20:51) 
[]

su ayakkabi nasil?

bir arkadasim surekli bu tarz sandaletler giyiyor yazin. simdi ona hediye almak istiyorum ama modelinden emin olamadim. bir de daha once hic internetten ayakkabi almadim. kalitesi nasildir sizce? gelince plastik gibi durma ihtimali var mi? modeli, rengi guzel duruyor mu? yoksa tam bir zevksizlik abidesi mi?


www.trendyol.com


not: altinda mavili, yesilli olani da varmis. o daha mi iyi yoksa?

 
böyle ayağınıza bağladığınız şeyler özellikle sıcak havalarda biraz sıkıntı yapabiliyor. ipi kesiyor, bazen yürürken bir yeri boğuyor, bazen bağı kayıyor falan. hoş görünüyor ama denemeden almayın bence.

edit: beyazı güzel aslında.
  • sopiro  (17.05.17 11:13:05 ~ 11:13:40) 
bu tarz şeyler giyiyorsa güzel evet ama pek rahat bişeye benzemiyor.

ayrıca kadının bacaklarındaki hayvani kıllar nedir ya çoğu zaman kendisi de o şekilde dolanan elo bile şok :/
  • elorelia  (17.05.17 11:27:07) 
Ipsiz olanlari da olmali.
Ben tercih etmem sahsen. Ama hatun surekli giyiyorsa benzerini ve farkli rengini almak mantikli.

  • janderzel zartanyan  (17.05.17 11:29:16) 
Boyle uzun ipli olanlardan giyiyorsa sever belki ama bunlardan giyiyor dedigin şey renkli sandaletse bu ipli modeli begenmeyebilir. Pek sevilecek bir sey degil cunku. Rahat da degil hoş da degil. Ben de tercih etmem. Renk olarak kahvesi guzel bence bir tek.


  • aquarium  (17.05.17 11:43:21) 
İpli ve renkli sandalet giyiyor. Arada ben de ipli sandalet giyerim, yumusak ipli olunca gayet rahat oluyor da onunkiler daha gladyator havasında oluyor.

Aquarium, benim de iclerinde en beğenmediğim renk kahve oldu mesela :/
  • fraise  (17.05.17 11:48:17 ~ 11:49:40) 
bir erkek olarak cevap veriyorum,

görünce kaşıntı bastı beni.
bir de giyip çıkarırken sarfedilecek efor yordu :)
  • teritori  (17.05.17 12:49:02) 
sevmedim. zevksizlik.


  • gabe h coud  (17.05.17 12:51:55) 
yani hepsi kötü ama arkadaşının zevki şimdi ben olsam direk linkini verdiğini alırdım. diğerleri solmuş gibi duruyor.


  • yue  (17.05.17 13:10:22 ~ 13:10:37) 
Ben bunları pek beğenmiyorum. Yaz vakti sandalet giyen biri olarak bu tür sandaletleri asla almam. O ipler bir defa hiç rahat değil.
Ay çok sıktı, ay çok yukarıdan oldu, iki ayak aynı hizaya gelmedi, ay ip kesti...
Bir de hızlıca evden çıkman gerek mesela 5 dakika ayakkabı bağlıyorsun.
Klasik model sandaletten şaşmam ben olsam.
Hele hele böyle ortopedik tabanlı olmayan dümdüz ve sanki nal takmış asfaltta yürüyormuşsun hissi veren sert tabanlı ayakkabıları direkt elerim.
images.qvc.com
Böylesi iyidir.
Sağlıklıdır en azından her şeyden önce.
  • konusma ben konusuyorum daha bitirmedim  (17.05.17 13:23:05) 
ben de böyle ayakkabıları giymeyi çok severim, ve ayakkabıyı da beğendim.
hatta kendime alacak olsam bunun mayi yeşil olanını alırdım. belki zevksizlik örneği derler ancak benim hoşuma gittiği sürece pek takılmam, belli ki arkadaşın da takılmıyor; alınabilir hoş bi hediye :)

  • mojiziku  (17.05.17 13:29:12) 
Aradım arkadaşıma sordum, resmini gönderdim pek beğendi. Sipariş verdim ben de. İnsanlara rahatsız geliyor vs ama seviyor demek ki. En azından arkadaşımı tanıyormuşum bu da bir şey.


  • fraise  (17.05.17 13:30:07) 
[]

Düğün videosunu kendi kendimize çekebilir miyiz?

Çok çok yakın arkadaşlarımız temmuzda evleniyorlar. Gün boyu dışarda fotoğraf çekimine 2000 lira, düğün çekimine de 2500 lira para vermişler. Kadın olan arkadaşımız bir de düğün gunu/ öncesi/ sonrası arkadaşlarla çekilen müzikli, konseptli videolar var ya, onlardan yaptırmak istiyor. 1500 lira demişler. Damat da 'fotoğraflara o kadar para verdik, 10 dakikalık video için 1500 lira da vermeyelim. Bir kere evleniyoruz diye bir sürü şey yaptırdık zaten. Üzerine biraz daha para koysak fotoğraf makinesi alırız' diyor. Düşününce o da haklı. Kızın da içinde kalmasın istiyoruz.

Şimdi bizim gopromuz, profesyonel bir tane fotograf makinemiz var. Erkek arkadaşımın ablasında da şu havada uçan kameralardan var(ismini unuttum). Bunların hepsinin gücünü birleştirsek kendi kendimize video yapabilir miyiz? Olabilir mi? Yoksa çok mu acemice olur? Konsept filan nasıl hazırlanır? Ne önerirsiniz?

Yoksa bırakın, siz yapamazsınız mi dersiniz? Tesekkur ederim şimdiden herkese.

 
Mesele çekmek değil mesele edit yapabilmek. Edit işinden anlayan varsa çekin, yoksa isterse 10 tane Go Pro olsun çöp.


  • gozu acik sevisen yahudi  (15.05.17 11:58:52) 
Biz düğünde değil ama kına gecesinde fotoğrafçı tutmadık (videocu tuttuk). Bir arkadaşımız da fotoğraf çekti. Elimizde prof. makine olmasına rağmen, hem arkadaş fotoğraf çekmekten eğlenemedi (bence), hem de fotolar "normal" oldu yani.

Bence tutun ama bu fiyatlar çok pahalı. Bizim düğün fotoğrafçımız dış çekim, nikah günü tüm gün çekim için 2000 TL, videocumuz da nikah günü için 2000 TL istedi ama o editlediği "düğün hikayesi" diye geçen kısa video için ayrı para almadı. Fiyatlar fahiş geldi bana.
  • peggy  (15.05.17 12:04:02) 
Onu yapabiliriz sanırım. Zamanında benzer şekilde slaytlı, videolu doğum günü kutlaması hazirlamisligimiz var.


  • fraise  (15.05.17 12:04:10) 
o kadar para ile aranızdan birini kursa gönderselermiş uzun vadede işe de yarardı.

cevap olarak; siz belki elinizdekilerde çok güzel videolar, fotoğraflar çekersiniz ama gelinin istediği şey instagramda çok moda olan "düğün klipleri" onlarda da mevzu montajlamada bitiyor. editleme yapmayı bilen bir arkadaşınız varsa olur belki ama eğer gelin beğenmezse sonradan kabak biraz sizin başınıza patlar :(
  • ofelia  (15.05.17 12:04:47) 
Peggy, biri dis çekim. Gün boyu istanbul'un bir ucundan diğerine gidecekler. Farklı farklı yerlerde çekim yapılacak. Düğün günü de hem resim hem video için 2500 verilmis. Tüm gün o kadar dolaşmaya normal geldi bize aslinda.

Düğün hikayesi kısmı için de 1500 demişler işte. Para verilmek istenilmeyen şey o. O çekimı de hazırlık aşamalarını çekip birlestirsinler gibi değil de konsept olsun video çekilsin şekilde istiyor.
  • fraise  (15.05.17 12:06:33 ~ 12:13:29) 
@fraise, şimdi anladım. Dış çekim+düğün günü (fotoğraf video) için toplam 4500 ödenecek.
Biz de bunlara toplam 4000 ödedik, düğün hikayesi de ücretsizdi.

Bence de 10dklık video için 1500TL vermek çok saçma. Ben olsam vermem. Düğün günü full video çekilecekse siz o videoyu ve elinizdeki ekipmanla çekeceğiniz görüntüleri editleyip yapabilirsiniz. Ama o gün bununla uğraşmaktan düğünün tadını çıkaramayacaksınız ve gelin bu konuda takıntılıysa onu tatmin edememe gibi bir ihtimal de var. Eğer kendiniz yapacaksanız öncesinde bol bol düğün hikayesi videosu izlemenizi tavsiye ederim, o şekilde fikir edinebilirsiniz.
  • peggy  (15.05.17 12:15:12) 
Soruya cevap değil ama tüm bunlar çok saçma değil mi ya niye bir insan evlenicem diye 35 tane video fotoğraf vs ister anlamıyorum resmen işkence. Bence siz kendi imkanlarınızla bir şey hazırlasanız bile gelin hanım memnun olmayacak boşuna uğraşmayın derim.


  • pastörizesüt  (15.05.17 13:35:28) 
çekim önemli değil diyenlere bakma, asıl önemli olan o. düzgünce çekecek biri yoksa düzenlemenin anlamı da yok.


  • cikmaz sokaktan cikagelen cocuk  (15.05.17 15:23:34 ~ 15:23:56) 
[]

Otuzlu yaşlarında olanlar için özel soru

Otuzlu yaşlarında ya da yirmilerin sonlarında olanlar özellikle size soruyorum; turkiye'de kurulu bir düzeniniz, iyi ve gelecegi olan bir işiniz, aileniz varken yurtdışına (Avrupa ulkelerinden birine) taşınır misiniz? Bunun için yeniden yüksek lisans yapmaniz, ingilizce dışında bir dil daha öğrenmeniz, 3-4 yıl sürünmeyeceginiz ama rahat da olmayacağınız bir hayat yaşamanız gerekse göze alır mısınız? Yoksa bu kadar çabaya değmez mi diye düşünürsünüz? Sevgilinizin (ki yakın zamanda eşiniz olacak biri diyelim) bunu sizden talep etmesi bencillik mi olur? Yoksa ikinizin hayatını bir tık daha ust seviyeye taşımaya calisiyor diye mi düşünürsünüz?


Evet, herkesin düşüncesini çok merak ediyorum.

Not: burdaki özne ben değilim.

 
Evet hatta yapmak için çabalıyorum.


  • fasulyek  (12.05.17 15:24:18) 
yapardım.
hele yanımda sevdiğim olsa, düşünmem bile.

  • filteria  (12.05.17 15:26:29) 
yaş önemli değil, ecnebilerin dediği gibi: "run for your life !"


  • supermatik  (12.05.17 15:26:42) 
35 yasindayim suan imkan olsa yaparim, zaten buradada super imkanlarla yasamiyorum, eger senin imkanlarin harikaysa 8-10 bin ve uzeri bir gelirin varsa dur yine bir dusun, burada oyle bir durumun yoksa gidecegin ulkede standartlarinin cok dusecegini sanmiyorum. ayrica sevgiln varmis, hadi yalniz olsan gerek yok diycem ama yaninda birisi olacak. hayata bir kere geliyorsun, yeni seylere sans ver.


  • bluewhale  (12.05.17 15:28:09) 
Arkama bile bakmadan giderim. Ailem burada evet ama onlara ne kadar faydam dokunuyor tartışılır. Yurtdışında hem kendime hem gelecekteki çocuğuma iyi bir yaşam sunabilirim Avrupada. Zaten tek korku yalnızlık olur onda da evleneceğim adam destek olur zaten. Arkama bile bakmam Avrupa'da oturup dil oğrenecegim üstüne bir de yuksek lisans yapacagım ha. Vay arkadaş. (İmrendi)


  • Sulfoxaflor  (12.05.17 15:34:24) 
yaptim, mutluyum
hayatim bir degil, 3 tik ust seviyede

  • ekyil  (12.05.17 15:36:23) 
edit: buradaki özne ben değilim diye sonradan eklemişsin, ben yazarken allahıma yoktu o. ben sensindir diye düşünüp ona göre şeyaptımdı.

"otuzlu yaşlarında ya da yirmilerin sonlarında olmayan şerefsizler yazmasın" demediğin için çok yakında 23'ü dolduracak bir zırtapoz olarak yazıyorum,

ülkenin şu anki durumunu, bildiğim kadarıyla senin durumunla da birleştirecek olursam, ben bu riski alıp ülkeden kaçardım. seni daima çalışkan biri olarak gördüm, yanılmıyorsam halihazırda evropa vatandaşlığın da var zaten. hatta bir dakika ya, sen niye hala burada saygın iş kurulu düzen falan deyip duruyorsun ki, niye gitmiyorsun? orada da düzen kurulur, orada da yaşanır. düzen kurana, dil öğrenene kadar geçen süreçte yatağına bağlı vaziyette kalmayacaksın ki. öyle veya böyle hayat yine akacak, buradaki gibi olmasa bile yine yaşayacaksın.

ben yurtdışında yaşamayı kısa süreli olsa da tecrübe ettim. ne kadar ağır gelebileceğini, tatile gitmekten ne kadar farklı olduğunu gördüm. yine de bir avrupa ülkesinde yaşama şansım olsa bugün arkama bile bakmadan giderim.

bu ülke, hele ki genç bir kadın için, hiç güzel değil. ben senin avrupa görmüş bir insan olarak buraya nasıl bu kadar bağlandığını da hiç anlamıyom zaten. ben olsam giderim. hani klasik "o dönemin şartlarında değerlendirmek lazım" geyiği var ya... sen de gittiğin ülkenin şartlarına göre değerlendir kendini.

türkiye'de asgari ücretle çalışacak olsam, annesiyle yaşamak zorunda olan top sakallı teknosa çalışanı olurdum. ne geleceğim, ne gerçekleştirebileceğim hayallerim, ne de düzgün bir yaşantım olurdu. kendi adıma konuşuyorum, başkası pekala yardırıp gidebilir.

öte yandan almanya'da asgari ücretle çalışacak olsam muhtemelen yurtdışı tatilleri yapabilecek, işe bisikletle falan gidebilecek, netto kasiyeri olduğum için toplumda boş beleş adam muamelesi görmeden sakin sakin yaşayabilecektim. ben bu yüzden evropa'da yaşam için (almanya-fransa gibi ülkeler için söylüyorum) birkaç adım geri gelmeye razı gelirdim. evet biliyorum insan her yerde aynı, almanya da öyle cennet değil ve asgari ücretle çalışan bir yabancı olarak insanların bana bayılmayacağını biliyorum ama sonuç olarak kötü değil işte ya. değil yani bence.

ben rus dili edebiyatı okuyorum çünkü çok istediğim halde avrupa'ya gidemiyorum. bu yüzden rus hükümetine çalışıp avrupa'nın birlik ve beraberliğini bozmak, hansgillere falan nükleer bomba atmak istiyorum. tamam rusya'yı ve rusları gönülden severim ama motivasyonlarımın başında avrupa'yı bozmak geliyor. evet. ya benimsin ya kara toprağın çünkü.

git fraise, git. iki yıl oldu galiba, soruyorsun. git. valla git ya.

çok üzüldüm biraz sevineyim,

www.youtube.com
  • der meister  (12.05.17 15:37:06 ~ 15:39:49) 
Kesin evleneceksem dil de öğrenirim, dünyanın bir ucuna da giderim.


  • kayranin kedisi  (12.05.17 15:38:49) 
Senin durumunda olsam ben de aynısını yapardım sevgilimden bunu istemek bencillik değil bence ikinizin de iyiliği için istiyorsun.30lu yaşlarımda değilim belki o zaman değişikliğe daha karşı olurdum tam kestiremiyorum ama şu anki düşüncem bu şekilde.


  • pastörizesüt  (12.05.17 15:41:31) 
Gitmezdim. Bence sen de gitmek istemiyorsun. İstesen bugüne kadar çoktan gitmiştin.


  • dissendium  (12.05.17 15:55:23) 
şimdi bekara karı boşamak kolay. adamın kurulu düzeni var, iyi ve geleceği olan bir işi var. ailesi var. bunları bırakıp sevgilisiyle bir maceraya atılmak istemeyebilir, bu en doğal hakkıdır. fazla zorlarsan ayrılık kapıda. na işte buraya yazdım.

bu bir bakış açısıydı. kısıtlı bilgilerle bunu söyleyebiliriz.

sevgilinin kapasitesi de önemli. belli bir yaştan sonra sıfırdan başlamayı göze alamayabilir. burada mutludur belki de, belki de senin buraya ayak uydurmanı bekliyordur. aynı sorunun sana sorulduğunu düşünürsen daha iyi anlarsın. neden bu soruyu sen ona soruyorsun da o sana soramıyor? avrupa'da senin rahat edeceğin bir hayat yerine türkiye'de onun rahat edeceği, senin bir dönem gelişmeni gerektirecek bir hayat önerisini neden o sana soramıyor?

Bana sorulsa giderim ama çalışmak, dil öğrenmek bana kolay geldiği için. yapmakta zorlanacağım bir şey olsa, türkiye'de bırakmayı istemeyeceğim insanlar olsa, rahatımdan vazgeçemeyebilirdim.
  • stewie  (12.05.17 15:59:45 ~ 16:00:55) 
düzeni bozma


  • jamswety  (12.05.17 16:15:40) 
gideceğim yerin yaşam standartları önemli. temelli mi kalıcam orda bu süreçten sonra o da önemli. bunlar okeyse 3-4 yıl bişey değil. ben giderdim.


  • dedim ben sana  (12.05.17 16:29:20) 
Gereksiz bir macera olur. Bunu yapmam için iki şey olmalı: Ya Türkiye savaş haline girer, ben de kaçmak için giderdim; ya da tüm bu işlerin sonunda astronot olma şansım olurdu, onun için giderim. Yoksa kurulu düzenim, geleceği ve kazancı olan iyi bir işim varken yurtdışında 3-4 yıl sığıntı bir hayat yaşamayı göze almazdım. Kaldı ki bizim planladığımız süreler hiçbir zaman nokta atışı olmaz, yani 3-4 yıl diyorsak o iş en az 6-7 yıl olur, hayatımın 6-7 yılı çöpe atamam bu şekilde. Ha ama dediğim gibi, işin sonunda astronot olacaksam şansımı denerdim.


  • angelus  (12.05.17 16:40:43) 
taşınırım.

temmuz'da evleneceğiz. yabancı dilimiz çok iyi değil biraz dilimizi geliştirip bi şekilde gitmek istiyoruz.
  • contavolta  (12.05.17 16:40:47) 
Burada ne kadar maaş aldığım hangi şehirde yaşadığım önemli faktörler olurdu. Gideceğim Avrupa ülkesi de önemli bence
Sektorel olarak çalıştığım ve esimin çalıştığı alanın o ülkedeki durumuna bakar tr'den daha iyi şartlarda yasayabilecegime ve er ya da geç buradaki standartimi yakalayabilecegimizi düşünüyorsak sevgilimi ya da esimi de ikna ederdim ve gitmek için tüm şartları sağlamaya çalışırdım

  • şapşiko  (12.05.17 16:53:13) 
su anda 30lu yasların basında yeni yeni , düzen kurmus rahat etmiş birisiyim

hiç bir sey beni tekrar dil ögrenmeye , tekrar yuksek yapmaya itemez . birazda kafam rahat olsun artık yaş olmus 30bilmem kaç

valla içim bir kötü oldu
yurt dışında hazır iş var , ortam var , calısma kosulları mukemmel , mmaş on numara , 2-3 ayda bir 2-3 haftalıgına seni turkiyeye yolluyoruz filan derlerse düşünebilirim :D
  • bnmzz  (12.05.17 16:53:49) 
sonunda hep mutsuzluk vardır bu işlerin .. hep ama


  • taylor durden  (12.05.17 17:20:13) 
Yaptığımı biliyorsun. Aile, kurulu düzen, kadrolu iş, para, vb. ne varsa hepsini dağıtıp geldim. Düzenimi yeni kurmuştum ve uzun zamandan sonra her şey düzene girmişti. Türkiye'deki imkanlarım düzgündü, yoluna giriyordu. Borcum harcım yoktu, beyaz yakalı ayarında maaşım vardı; fıstık gibi yaşıyordum. Biraz yoruluyordum gerçi, 4 saatlik trafik dışında derdim yoktu.

Şimdi, daha da çok çalıştığım, asgari ücretin az üstünde kazandığım, yaşamakta zorlandığım, düzenin ötesinde bir durumdayım. Hayatım yetişkin hayatından, öğrenci hayatına başladım; bildiğimiz sıfırdan ama bu bir 3 seneden sonra normale girecek.

Türkiye'de 3 sene sonra yine aynı yerde olacaktım, iş yerinde mobbing'e uğruyorduk ve o daha da yoğunlaşarak devam edecekti. Arkadaşlarım KHK'larla atıldı, belki ben de atılanlardan biri olacaktım. Geldikten sonra 'Tam zamanında gitmişsin, çekilmez oldu burası' diyen mesajlar aldım bol bol. Pişman değilim geldiğime ama güzellik bedavaya gelmiyor tabii ki.

Üstelik bunu birkaç sene sonra tekrar yapmak durumunda da kalabilirim. Bu ülkede olacağımın bir garantisi yok. Dil öğrenip başka bir ülkeye geçmeyi de deneyebilirim. Ama şunu biliyorum ki birkaç sene çok stabil bir düzenim yok.
  • aychovsky  (12.05.17 17:24:46 ~ 13.05.17 01:34:19) 
temelli orada kalabileceksem evet. yoksa dil okulu için gitmeyi mantıksız buluyorum. yüksek için de gidilebilir.


  • nax  (12.05.17 17:34:58) 
Hayat cok kisa, fazla garantici olmamak lazim diye dusunuyorum. Ben olsam kesin giderdim, hatta su an bavulumu toplamaya baslardim. Ha bu arada ben yillardir burada dikis tutturamamis biriyim, onun da etkisi var, belirtmis olayim. Gidince de hersey cok guzel olacak diye birsey yok, ama yine de denerdim.

Not: 30 kusur yasindayim.
  • loveisallaround  (12.05.17 18:04:16) 
Kriterlere uyan birisi olarak, duruma bağlı diyorum.

Burada ticaret vs. yapıyorsam, işimi oturtmuş ve rahata alışmışsam bir daha düşünürüm. Ama normal bir çalışan vs. isem, şartlara bakarım. Eğer çok yoksulluk çekmeyeceksem ve köle gibi çalışmak durumunda kalmayacaksam giderim, kim ne demiş şeyimde bile olmaz. Kaldı ki sevgilim çağırıyor diyorsun ve muhtemelen evlenirim diyorsun. İlk zamanlarında sana yardım eder illa ki, o yüzden gidilebilir diye düşünüyorum.

Özet, para sıkıntım olmasa ben çoktan gitmiştim zaten. Maddi olarak burada halihazırda çok iyi durumda bulunuyorsam da yine ciddi bir düşünürdüm ve hatta gitme düşüncesi yine ağır basardı bence.
  • skooma  (12.05.17 18:13:42 ~ 18:14:45) 
yaptim, devam ediyorum ama surunmem sanarken surunur hale geldim. pisman miyim degil miyim bilmiyorum, bazen pisman oluyorum bazen olmuyorum. fakat bu olay sevgiliyle beraber yapilacak is degil arkadas, sonu mutlaka kotu biter, kimse sizin icin hayatini degistirmez. degistirse de mutlaka basiniza karar, ya da icten ice nefret beslemeye baslar. siz hangi taraftasiniz bilmiyorum ama iki taraf icin de risk. iki kisinin de ayni seyi ayni derece tutkuyla istiyor olmasi gerekiyor bunu beraber yapmak icin. dedigim gibi, hayat gulluk gulistanlik gecmiyor, bazen maddi bazen manevi cok sayida problem yasaniyor yurt disinda, egitim falan orta yasta, cok zor.


  • kurbanlik koyun  (12.05.17 18:18:54) 
kesinlikle giderdim, türkiye'de şu an iyi gözüken işin olsa ne yazar, yarın ne olacağını biliyor musun, işsiz mi kalacaksın, en doğal haklarından mahrum mu olacaksın, ülke nereye gidiyor belli değil.
hele bu ülke isviçreyse kesin giderim. 30 yaş zaten çok genç bir yaş, aile sıkıntı olabilir sadece onun için de iletişim kanalları çok gelişti zaten.
bence hayati önemi var bu konunun. kesinlikle giderdim
  • limoncello  (12.05.17 18:50:11) 
bunun yaşla ilgisi olmadığını düşünüyorum.
30'lu yaşlardayım ve taşınamam.
20'li yaşlarda olsaydım da taşınamazdım, gidip farklı bir ülkede yaşayamazdım.

sevdiğim insanlar benden böyle bir şey istese çok üzülürdüm.

tabii bu benim düşüncem.

ben buraya ait hissediyorum. anadilimi konuşmak istiyorum. buranın yemeklerini yemek ve rakı içmek istiyorum.

bu ülkeyi düzeltebilmek istiyorum.

teşekkürler,
  • kosun lan mevzu var  (12.05.17 18:55:24) 
Detaylara göre durum değerlendirilir ama temelde krem peynir+1
Giderim.

  • kobuzchu kiz  (12.05.17 19:14:12) 
daha kotu kosullarda yaptim bu eylemi, evet su an surunuyoruz ve biraz daha surunecegiz ama mutluyuz.

30larin sonu, evli ve cocuklu.
  • enaz3kedi  (12.05.17 19:31:46) 
Ben de bunun yaşla alakası olmadığını düşünüyorum. Kişilik, beklenti ve hayaller ile ilgili bu durum. İsteğinizi belirtmenizin bencillik olduğunu düşünmüyorum, ancak sevgiliniz açık ve net bir şekilde istemediğini söylediyse ısrar etmeniz çok yıpratıcı ve üzücü olur. Farklı zamanlarda ve biçimlerde benzer bir ısrarı babam ve sevgilim üzerimde uyguladılar, üzüntüm ağlamaya kadar gitti fakat hiçbir yere gitmedim. Bu yüzden ısrar etmeyin.


  • gmzo  (12.05.17 19:55:38) 
Yaşla alakası yok diyenlere katılmıyorum. İnsan öğrenciyken, gençken garsonluk, kasiyerlik, amelelik yapar fazla koymaz. Ama üniversiteyi bitirmiş eğitimli, iyi de bir işe sahip kişi bir anda hayat standardının bu derece düşmesini kolay sindiremez. Cem Yılmaz gosterisinde diyor ya hani, skmişim İngiltereyi, ne kasıyorsun pasaport görevlisi Pakistanlı diye. Bir zahmet en kalifiyemiz başvursun bakalım, İngiltere'de pasaport görevlisi olabiliyor mu olamıyor mu? Herşeyden once bir göçmensiniz, Hele bir de dile hakim değilsen, bir beyaz türkün burun kıvırdığı sekreterlik, resepsiyonistlik, garsonluk bile yapamazsın. Ha dile gerek duyulmayan bir mesleğin vardır, yazılım, it alanında ya da mutfakta şef sindir. Kendi mesleğini icra edersin, fazla standartların değişmez ya da daha da yükselir o ayrı. Ama her zaman bir yabancısındır, Londra ya da New York gibi bir kozmopolit yerde yaşamıyorsan bunu her zaman hissedersin.


  • neck_and_neck  (13.05.17 01:26:26) 
yaparım ve yapıcam da zaten. planlarım o yönde. hatta, gücüm yeterse annemi de yanıma almayı planlıyorum ilerleyen senelerde.


  • i drive the hearse  (13.05.17 01:28:39) 
25 yaşındayım. askerliğimi yaptım ve türkiye'de halen yüksek yapmaktayım. yazma sebebim başlığım aklımda kalması ve gaza gelmek. sevgilim yok, sapım, sadece annem ve babam var. başka kimseye eyvallahım yok.

"Yoksa bu kadar çabaya değmez mi diye düşünürsünüz? "

ama buna bazen evet diyorum.
  • rain when i die  (13.05.17 01:50:44) 
yurtdisinda zorluk cekebilirsin, baslarda her sey farkli gelir. insanlari anlamayabilirsin, kazik da yiyebilirsin. ama bir sure sonra yurtdisina tasinmanin ne kadar dogru bir karar oldugunun farkina varacaksiniz. bu arada yurtdisindan turkiye'ye donus yapanlarin cogu, tutunamamis insanlardir..mesala odtu'de bu sekilde donmus cok hoca vardi.


  • ubi dubium ibi libertas  (13.05.17 03:00:25) 
buradaki mutluluğunun ölçüsünü bilmeden kimse bişey diyemez aslında. yada der de bi sonuca ulaştırmaz seni ama benim kendim için fikrim şudur,yurtdışı askerlik gibidir kardeşim .. hele burada bir evi ailesi evi arabası gelrii olan biri için çok zor bir yerdir. bu durumda değilsen burada alta tabaka olacağına orada alt tabaka olmanı önerebilirim .
burada durum ortalama ve üstüyse kal ,değilse git

  • taylor durden  (15.11.17 17:42:19) 
[]

Yüzünüze ne tarz maskeler yapıyorsunuz?

Hazır maske mi alıyorsunuz, evde kendiniz karışım mi yapiyorsunuz? Annem kendimi bildim bileli türk kahvesi+zeytinyağı karışımı ile peeling, kil ve yoğurt karısımi ile de nemlendirici maske yapar. Ben de ondan öyle gördüm, cilt tiplerimiz de aynı diye hep bu iki maskeyi yapıyorum. Biraz değişik tarifler varsa onları da denemek isterim.

Herhangi bir markanın beğenip memnun kaldığınız maskeleri var mı? Şu tekli pakette satılan maskeleri kullanıyor musunuz?

Not: cilt tipim karma ama siz hangi cilt tipindeyseniz belirtip kullandıklarınızi yazabilirsiniz. Okuyup paydalananlar olur belki.

 
Nivea'nın poşet maskelerinden yapıyorum.
Cildim kupkuru. Roaccutane kullanıyorum.
Biotherm Aquasource Night Spa da kullanıyordum ama o yüzümü yakıyor şu an.
  • Lim5  (11.05.17 20:24:10) 
Ben kille gül suyunu karıştırıyorum. Markaların ürünlerine pek inanmıyorum nedense.


  • ms brownstone  (11.05.17 20:49:07) 
Rossmann'dan rival de loop peel-off maske alıyorum genelde. Faydasını algılayabilmiş değilim fakat soyması çok güzel oluyor. Rossmanndaki diğer tekli maskeleri de kullanıyorum rastgele. Ama bi tutarlılık gostermedigim için faydasını belirtemiyorum.


  • turk kizi  (11.05.17 20:50:36) 
Maske değil ama la roche posay'in effaclar yüz jelini kullanıyorum. Ha bir de eczaneden siyah maske almıştım o da yüzüme iyi geldi. Benimki de karma


  • helena  (11.05.17 20:58:56) 
Helena, la roche posayi ben de kullanıyorum da o zaten rutin cilt bakimi için gerekli olan bir şey degil mi? Maskeler daha çok haftalık yapılıyor ya.


  • fraise  (11.05.17 21:04:53) 
evde yaptığımız birayı şişeledikten sonra kovada kalan maya tortusundan maske yapıyorum.


  • halanne  (11.05.17 21:58:54) 
[]

Takviye vitamin kullanıyor musunuz?

Ben şu suya atılan vitaminlerden almışım birkaç ay önce, duruyor öyle. İçinde b1,b2, b3, b5, b6, b12, C, E, magnezyum, kalsiyum, folik asit ve fosfat varmış. Bunların sahiden bir etkisi oluyor mu yoksa daha çok plasebo etkisi mi? Birkaç ay önce doktoruma sormuştum 'eksiklik yoksa ekstra vitamin almanın çok da bir yarari yok, aşırı yuklenmedigin sürece zararı da yok' demişti.

Bu arada ben bunu rossman'dan almışım, başka bir markaninkini almak daha mı iyidir? Sizin kullandıginiz bir marka vs var mi? Teşekkür ederim simdiden herkese.


 
çok yoğun çalıştığım dönemlerden supradyn alıyorum.
ama sadece o dönem, sürekli ve düzenli değil.

  • blatta hiberna  (08.05.17 13:08:52) 
Yıllarca çeşit çeşit denedim, fayda fark etmedim. Zaten son zamanlarda multivitaminlerin gereksiz olduğunu hatta bazı durumlarda zararlı olduğunu anlatan yazılar çıktı.

www.sciencealert.com

Çinko ve D vitamini dışında bişey almayın diyor.
  • harzem  (08.05.17 13:12:12) 
düzensiz beslenme dönemlerinde arasıra atıyordum. suprady ve ya solgar..


  • 1917  (08.05.17 13:13:48) 
en önemlisi d vitamini. sadece onu alıyorum.


  • sta  (08.05.17 13:14:51) 
Donem donem medigard kullanıyorum. Faydalı bence


  • theworldismine  (08.05.17 13:23:03) 
sağlıklı ve dengeli beslenen birinin ihtiyacı olmaz bunlara..

ben sağlıksız beslendiğim dönemlerde bunlardan kullanıyordum kendimi kandırıyordum sanki kullanınca health pointim artıyormuş gibi..geçiniz..

en güzel doğal yollarla sağlıklı beslenmek..işi bunlara bıkrakmamak.

(bu arada senin yazdıkların tamam ama D vitamini doktor tavsiyesi olmadan alınmaması gerekiyor diğerlerinin fazlası vucuttan atılıyor durduk yere D vitamini alırsan zararlı..onun yerine güneş gördüğünde at kendini sokağa benim gibi..en güzeli..)
  • qazaqwsx  (08.05.17 13:25:58 ~ 13:28:18) 
ilaçtan nefret ediyorum ama şu d vitamin mantıklı geliyor. onun da ampülü dokunuyor bana iğnesini bulursam yaptırcam. ya da güneşe çıkacam bi geleydi güneş kardeş.


  • for day to break  (08.05.17 13:26:42) 
Çok yoğun çalıştığım dönemde kullanıyorum. Fark ediyor mu bilmiyorum, yoğun dönemde kafeindi, ıvırdı zıvırdı; ne varsa tıkıyorum ama sadece bu dönemde ve geçici olarak.


  • aychovsky  (08.05.17 13:37:00 ~ 13:48:31) 
Düzenli olarak sadece Omega-3 destegi alıyorum. Kısın d vitamini alıyordum güneş geldi artık almıyorum.


  • neferkitty  (08.05.17 13:44:19) 
Mevsim gecislerinde, sinav donemlerinde farmaton ya da supradyn aliyorum.


  • duru arsnova  (08.05.17 13:46:13) 
vay be bir tek biz kullanmıyormuşuz duyuruda.


  • basond  (08.05.17 13:46:45) 
fitness yaptığım ya da başka bir sporda kendimi çok zorladığım günlerde alıyorum.
nadiren de çalışmaktan zombiye dönmüşsem şöyle bir kendime getirir umuduyla.
bu da haftada minimum bir, maksimum ikiye tekabül ediyor.

www.supplementler.com
  • filteria  (08.05.17 13:49:45) 
pharmaton filan çok kullandım benim için çok etkili olmadı ama krill oil içince sabahları daha iyi uyanmaya başladım belki de placebodur bilmiyorum. bir de aşırı tempolu dönemlerde c vitamini alıodum iyi geliodu sanırım, en azından o dönemde hiç bir yerde yorgunluktan düşüp bayılmadım :) sabahtan geceye kadar ayakta koşturabildim


  • part time pollyanna  (08.05.17 14:29:44) 
[]

Yediklerinize/ ictiklerinize ne derece güveniyorsunuz?

Marketten paketli ürün almayalım, tamam. Şeker, tahıl tuketmeyelim (gerçi ben komple hayatımdan çıkarmış degilim), paketli yoğurt yemeyelim vs ama bakınca hiçbir şey sağlıklı degil ki anlatilanlara göre. Salçada katkı maddesi var, eve aldığımız sebzelerde, meyvelerde tarım ilaçları var. Tavuklarin durumu yillardir konusuluyor. Peynir ile ilgili başlık acilmis bugün sözlükte mesela. En son yağlı kagit kullanılmaması gerektiğine dair bir şey okudum "kapsüller çıksa da hepimiz rahat etsek" moduna geçtim. Daha neler var yazmayı unuttuğum.

Tamam asgari düzeyde hepsine dikkat ediyorum ama iş öyle bir yere geliyor ki çiftlik alıp her şeyimi kendi kendime yapasım geliyor. Şimdilik böyle bir imkanımız da olmadığına göre napayim? Her şeyi bu kadar irdelemekten vaz mi geçeyim?

Siz ne derece dikkat ediyorsunuz? Yediğiniz her şeyin sağlıklı olduğuna inanıyor musunuz yoksa olduğu kadar mı diyorsunuz?

 
Olduğu kadar. Sonu yok ki bunun, kendiniz yetiştirseniz de aynı şey. Toprağı, suyu, gübresinde neler var sorusuna kadar gidiyor bu.

edit: "organik" etiketli ürünlerle ilgili fikrim ektedir: yalansavar.org
  • kobuzchu kiz  (06.05.17 13:21:01 ~ 14:16:06) 
Merhaba, dikkat etmeniz yeterli, bunun ötesi ruh sağlığında sıkıntı diye düşünüyorum ben, mesela "x unundan börek, y unundan kek" yapıyorum, x kesinlikle yemiyorum, z kesinlikle mutfağıma giremez, v yeri güvenilir, z firması kesinlikle organik tarım yapıyor diye zırvalayanlardan bahsediyorum. Gidip yerinde mi gördün, tavuklara verilen yemin dna'sına mı baktırdın, hangi vasfınla inceleyip diğerlerinden daha iyi ve güvenilir olduğuna karar veriyorsun? Endüstriyel gıda sektörü bu, "organik"çisi de bundan nemalanıyor.

Olduğu kadar, bir araştırma çıkacak "x'i yemek de zararlı" diye, o vakit bu "x çok güzel bir ürün, hem sağlıklı" diyenlerin hallerine sadece güleceğim, düşünsene, bir tatil gününde bir yere gidip bir şey yiyemiyorsunuz, neden? "bu kek beyaz undan, bu yumurta organik değil, bu peynirin kültürü dandik" diyen bir insanla birliktesin, hayat bence zehir olur, ne bileyim, bana öyle geliyor. Olduğu kadar, azami dikkat iyidir.
  • dirtysecretsofduyuru  (06.05.17 13:27:39 ~ 13:28:09) 
ulkede kanun degismedikce ve olan da uygulanmadikca, ne kadar dikkat edersen et... Pahaliya aldigin da, organik yazan da, hepsi ayni bok, cok afedersin. O yuzden cok sikma kendini, senin yapacagin hic birsey yok. Hani orgutlen, kanun cikarilmasi icin ugras da diyemiyom cunku o tur bisey de burda mumkun degil.
O yuzden asgari sekilde dikkat et, gerisini salla. Tahila da dusman olmayin, sizin atalariniz her gun tahil yerdi be. Yok orta asyadan atla gelmis avciymis vs, gelse gelse kac kisi gelecek, hitit koylususunuz siz iste, ilk tarim yapan adamlardan geliyosunuz. Rahat olun.

  • beriberi  (06.05.17 13:34:20) 
güvenmiyorum ama umursamıyorum. pazardan/marketten aldığım eriğin yarısını eve gelene kadar yerim öyle yıkamadan filan. çok pis alışkanlıklarım var böyle. kısmet artık.


  • elorelia  (06.05.17 13:34:53) 
200000 yıldır avcı toplayıcı takılıp, 20000 yıldır tarımla ilgilenip, 200 yıldır sanayi toplumunda yaşıyor olan bir canlı türüyüz. Tarıma geçince de benzer sorunlar yaşanmıştır. Metabolizma ve sindirim sistemi Bu gıda gruplarına ve yaşam tarzına alışık değil diye. Bizimkisi de aynısı. Aşırı dikkatli olmanın kafayı yemekten başka bir getirisi olmayacağı kanaatindeyim.

Hijyen ve güvenilir marka kadar dikkat ediyorum. Gerisiyle pek ilgilenmiyorum. Zaten maalesef şu kansere iyi geliyormuş ve bunun fazlası şöyle zararlıymış konuları hep tüketim konusunda ayarlama için. Bir sene hangi üründe ihracat sonrası elde kalma ya da üretim fazlası varsa o ürün kansere iyi geliyor olarak haberlerde yer alır. Ayrıca bir ürünün satılması için muadili de dışlanır. ABD dayatmalı şekilde soframızdaki mis gibi zeytinyağına küsüp dünyanın en vasıfsız yağı olan mısırözü yağını soframıza sokmamız bunun en büyük örneği.
  • nawar  (06.05.17 13:43:10) 
Vazgeç bence. Son kullanma tarihine bakarım ben bi de sevdiğim biraz güvendiğim belli markalar falan varsa onlardan alırım ilk etapta, yoksa da diğerlerine yönelirim.


  • j r r tolkien hayrani  (06.05.17 13:48:59) 
ben sadece şeker, beyaz un ve yüksek nişastalı gıdalar tüketmemeye çalışıyorum. özellikle glikoz şurubu ve mısır şuruplu şeyleri ağzıma sürmüyorum. organik yumurtadır, süttür, yoğurttur işine girmedim. çünkü bunun sonu yok gerçekten. ev yoğurdu yapma şansım olsa yaparım ama şu anda yok. şekeri bıraktığımda ambalajlı ürünlerin çoğunu es geçtiğimi fark ettim. bence olay da bu zaten. %100 diye bi şey yok. olduğu kadar dikkat ederseniz bile baya şey fark ediyor. sadece süt ürünlerini paketli alıyorum. meyve/sebzelerin de sadece tazeliğine dikkat edip alıyorum. elimden başka bir şey gelmiyor. bunları düşünürsem sürekli kafayı yerim çünkü.


  • muslugubozukhayrat  (06.05.17 13:52:58 ~ 13:53:24) 
Neredeyse hiç dikkat etmiyorum. Boyle dusunerek yasayamam. Sehirli insan için saglikli yasam, yiyecekleri ( yogurt, peynir) evde yapmak bile "moda" artik. Hic inanmiyorum boyle seylerin samimiyetine. Sagliksiz olan tek sey yiyecek icecek degil ki. Bir ton teknolojik alet, kozmetik kullanip, eglenirken alkol tuketip pis şehir havasinda yasayip, muhtemelen sagliksiz kiyafetler giyip yogurdumu evimde yapiyorum demek cok mantikli degil. Her seyi dusunursek yasayamayiz. Yedigimiz hicbir seyin saglikli oldugunu dusunmuyorum. Pazardan aldiklarimizin bile. Oldugu kadar saglikli beslenmeye calisirim ama Canim isterse en sagliksiz şeyi bile yiyebilirim.

Saglikli beslenmeyi de, sagliksiz beslenmeyi de cok abartmamak lazim. Alkol sigara kullanmiyorum, genelde yemegi evde yemeye calisiyorum, aldigim urunun markasina, disarda yedigim mekanin da hijyenine guveniyorsam gerisini takmam.
  • aquarium  (06.05.17 13:56:40) 
Evet artik geleneksel yontemlerin disinda kalan her sey kanser yapiyor. Eski usul zor olan yontemlere basvurmak lazim. En basidinden yerdeki halida bile dokuma degilse kansorejen varmis hali yau hali. Kiyafetlere baksak paso beyaz pamuk giymemiz lazim ama modern yasantimiz ile her sey celisiyor artik. Sifir dozunda kimyasal /kansorejen yasam mumkun degil en basit ornek dogada bile kozmik radyasyon var. Bizim yapabilecegimiz tek sey; kendi capimizda dozu azaltabilmek. Bunu da en kolay gida, temizlik ve kozmetik alisverisimiz ile duzenleyebiliriz. Organik yazan her sey saglikli degil ancak biraz konuya ilgiliysen arastirmadan almama gibi bir huy ediniyorsun.


  • neferkitty  (06.05.17 15:13:02 ~ 15:19:17) 
Aylardır dikkat etmeye çalışıyorum yediklerime. Günde paketlerce abur cubur, çikolata yiyen bir tipken abur cuburu, dışarda sürekli yediğim tatlıları, hazır içecekleri falan bıraktım. Yine de hala sağlıklı beslenebildiğimi düşünmüyorum ve yediğim hiçbir şeye de güvenmiyorum. Özellikle dışarda yemek zorunda kaldığım zamanlarda tiksinerek yiyorum artık çoğu şeyi.

Bence en güzeli bu konuyu çok irdelememek ama bir kez araştırmaya başladıktan sonra da düşünmeden yapamıyor insan. Bazen o eski, hiç düşünmeden dünyaları yiyen halimi özlemiyor değilim.
  • ms brownstone  (06.05.17 18:08:14) 
Ben de bugün açılan başlığı okuduktan sonra paketli hiçbir şey tüketmemeye karar verdim. Belki şu dönemde sağlıklı yaşamak imkansız ama sağlıksız ürünler tüketmeyi azaltabilme şansımız hâlâ var.


  • sacrilegious  (06.05.17 20:42:15) 
gıda endüstrisine güvenmiyorum. abur cubur, cips falan yemem. bulursam zeytinyağını kaynağından alırım. fakat yumurta, peynir, bakliyat marketten mecburen. e sebze meyve de yiyorsun, yapacak bir şey yok. paketli ve elzem olmayan şeylerden mümkün mertebe uzak durmak kafi.


  • soft  (06.05.17 21:15:28) 
[]

Passat segmentı araba önerisi

Babam arabasını değiştiriyor, Passat almaya karar vermiş fakat bu arabayı aynı zamanda yeni ehliyet almış 21 yaşındaki kardeşim de kullanacak. Arabanın onu hem çok uzun gelmiş hem de modeli fazla klasik. '3 çocuklu aile arabası bu' deyip duruyor. Babam da 'gidip fiat 500l mi alayım şimdi?' diyor.

Ben de durun bakalım başka modellere dedim. Şimdi bu şartlarda ikisinin de beğenip kullanabileceği, rahat edeceği ne tarz modeller var? Hangilerine bakalım? Bir de babam 'araba bizden çok yemesin' dedi, yani aşırı yakıt tüketimi olmasın mümkünse.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.

 
audi a3 sedan tdi otomatik


  • eeb  (05.05.17 12:29:51) 
opel insignia dizel otomatik


  • kveldulv  (05.05.17 12:30:13) 
Hyundai elantra


  • giggs  (05.05.17 12:35:24) 
Megane 3 sport tourer alsin 2. el. Hem aile otomobili hem de sportif cizgileri var. Privilige paketini alsin.
Gerci model yukseltecek demissin, babandaki araba ne bilmiyorum. Belki de model yukseltmis olmayacak Megane3 alinca:)

  • stavro  (05.05.17 12:40:08 ~ 12:40:53) 
Suv alin abi. Ikisi de memnun olur.


  • brad pitt  (05.05.17 12:41:13) 
Audi a3 sedan


  • gozu acik sevisen yahudi  (05.05.17 12:42:18) 
passat segmenti olarak audi a4 düşünülebilir ikinci el bmw 3.20d düşünülebilir ya da mercedes c serisi 180 benzinli düşünülebilir. ama tercihim c180 olur öyle uçup kaçmıyorsanız 10 11 litreyi geçeceğini sanmam aracın. 1.4 corsa otomatik vites bile o civarda yakıt tüketiyor bununla karşılaştırınca çok sıradan geliyor bu rakamlar. o yüzden böyle bir tavsiyede bulundum. tabiki tercih sizin ancak passatın sınıfdaşları bu araçlardır. passat d sınıfı yani "large family car" dır. a3 ve megane ise "small family car"dır yani c sınıfı. diz, baş ve bagaj kapasiteleri de ona göredir. siz boyut olarak eğer passat civarlarında bir şey düşünüyorsanız biraz fazla yakıyor olsa da tüplü bir honda accorda da göz atabilirsiniz.


  • sodakapagi  (05.05.17 12:55:34) 
Mercedes-Benz c serisi

Ford Mondeo
  • md11  (05.05.17 13:16:40) 
Suv alın bence de.
peugeot 3008 baya övgü alıyor bu aralar.

  • nuevo  (05.05.17 13:17:01) 
BMW 3 serisi ikisini de tatmin eder.


  • arnold schwarzeneger  (05.05.17 13:24:16) 
audi q2


  • bobinhoo  (05.05.17 15:28:33) 
ne güzel lan aile araba almaya ortaklaşa karar veriyor.


  • cemiyetin ünlü siması  (05.05.17 16:58:19) 
A3, daha çıkarsa C200.


  • Lim5  (05.05.17 19:41:28) 
Hem passat hem golfü olan biri olarak söylüyorum: Golf (şehir içi sürüm rahatlığı park sorunu yakıt sorunu ancak dizel golfle aşılır.


  • psmstc  (05.05.17 21:23:21) 
renault laguna/latitude/talisman, ford mondeo


  • c1b2k3  (06.05.17 10:53:06) 
Bence suv al. toyota rav4, honda crv gider size.


  • komando kani var bende  (06.05.17 10:56:05) 
[]

Atlasglobal nasıl bir havayolu sirketi?

Biletlerimi normalde hep turk hava yolları'ndan alıyorum ve her şeylerinden memnunum. Şimdi bilet bakarken atlasglobal'de aynı gün uçuşun 250 lira daha ucuz olduğunu gördüm de, ordan mı alsam diye düşündüm. Daha önce 1 kere bodrum'a gidip gelmiştim, kötü değildi. Bu uçuş yurtdışı uçuşu.

Pegasus'un müşteri hizmetlerinden, hosteslerine, servislerinden, uçaklarına hiçbir şeylerini sevmediğimi çok çok zorda kalmazsam ordan bilet almadığımı dikkate alırsak atlasglobal'den bilet alırsam lanet etme ihtimalim var mı? Deneyeyim mi yoksa en iyi şirket bildiğin şirkettir deyip türk hava yolları'ndan mi alayim? Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
Ben severim Atlas'ı.


  • kaderimse np  (02.05.17 00:00:18) 
Pegasus'u kadar lanet etmezsiniz.
THY kadar memnun olmazsınız.

THY'de kıllık yapıyor ara sıra. Bu nedenle ekonomi yapmanız sizin faydanıza. 3 saatten fazla sürecek bir uçuş değilse tercih etmenizde sakınca olmaz sanki.
  • hippokondriyak  (02.05.17 00:23:23) 
atlas yurtdışında bazen farklı firmalarla çalışıyor. atlastan aldığım biletle air france'la uçmuştum bir defasında.

uçuş kodu üzerinden. uçuşu kimin yaptığına bakabilirsiniz.

örnek:info.flightmapper.net
  • orpheus  (02.05.17 00:40:21 ~ 00:42:51) 
Alınır gayet


  • gazozailacatmauzmani  (02.05.17 01:02:22) 
valla İngiltere'ye giderken £69'a mı ne bilet almıştım en ucuzu Atlas'tı. 25kg limit vermelerine rağmen(ki iyi, THY 23kg) 28kg çıkınca bişey dememişlerdi, gerçi tipimden bellidir küçüktüm öğrenciydim. Uçakta yemek ikramı var, THY gibi "yemek" değil ama sandviç miydi neydi tam hatırlamıyorum. Yine de Pegasus olsa hem o olmaz, hem o 3kg fazlanın parasını alırlardı.

dene bence.
  • rodriguez2  (02.05.17 01:37:26) 
ben sürekli atlas kullanıyorum bir sıkıntısını görmedim.


  • eksimeksi  (02.05.17 03:22:52) 
thy için fazla fakirim ama atlas'la ukrayna'ya çok kez gittim. gayet memnun kaldım. gidiş-dönüş toplamda 300 lira bile vermedim hiçbir sefer. buna karşılık saate göre kahvaltı ya da yemek bile veriyorlardı iki saatlik yolda. en azından geçen sene vermişlerdi. bence atlas şahane. şahsen hiç sorun yaşamadım. gayet güzel.


  • der meister  (02.05.17 03:28:57) 
Ben mümkün olduğu kadar atlas'ı tercih ederim, thy aynı fiyat olsa dahi atlas'ı seçmişliğim çok vardır (ücretsiz havaalanı servisi olduğudan dolayı).
En son geçen hafta yurt dışı uçuşunda kullandım. Yemek verdiler, gayet iyiydi. Hostesler çok kibar ve güleryüzlü, müşterilere insan gibi davranıyorlar. Ayrıca thy hosteslerine göre daha bakımlı ve temiz görünüyorlar. Türkçe bilen yabancı hostesler vardı bizim uçuşta. Yakalarındaki atatürk rozetleri çok hoşuma gitti, bu bile tercih sebebi benim için:)

Edit:2008den beri izmir-ist uçuşlarımda ve ara ara yurt dışı uçuşlarında kullanıyorum. Benim kötü deneyimim olmadı, ama iki üç kez uçup da olumsuz durumlar yaşamak artık biraz da şans işi. Şans faktörünü göz ardı etmemek lazım.
  • peggy  (02.05.17 10:07:16 ~ 11:46:13) 
Kac rezil denilen(wizzair, ryanair vs.) havayolu sirketi ile seyahat ettim, bu kadar pisini gormedim. Üc kez (iki yurtdisi - bir yurtici) uctum Atlas ile. Maalesef üc ucusu da ayni gün almistim, iptal edemedim. Ücünde de cok pisti ucaklar, bir yere elim degmesin diye ekstra caba harcadim. Hasarli bagaj konusunda attigim onlarca e-maile cevap vermeyip, sonra da "pardon ya, spam´e düsmüs cinim" diyen tipler.

Yurtdisina alma, 3 saati asan yolculuklara alma, cekilmiyor. Ayrica yemek vermeleri bir arti degil, cünkü secemiyorsun bilet alirken. THY o sacma politikalarina ragmen, rahat ettiriyor gercekten.
  • buf-e kür  (02.05.17 11:41:05) 
Gaza geldim aldım bileti atlas'tan. Bakalım :)


  • fraise  (02.05.17 16:40:03) 
[]

Son kullanma tarihi geçmiş kahve çekirdeği

Starbucks Christmas serisinden kahve çekirdeği alıp çektirmeden evde saklamistik. Bugün çektirmek için çantama atinca farkettim; son kullanma tarihi mart 2017imis. Çöp mu şimdi bu kahve? Atayım mı? Yoksa aromasinda filan mı değişiklik olmuştur? Çekirdeklere açıp baktım, görünürde bir değişiklik yoktu.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.


 
atmayın. uygun şartlarda saklanmışsa sorun olmaz diye tahmin ediyorum. çöp olmaz tabii amma belki lezzette bir tık değişim olabilir. yine de denemeye değer.


  • MtKrt  (30.04.17 14:58:40) 
Hava almadıysa bir şey olmaz.


  • angelus  (30.04.17 15:06:55) 
kahve kurtlanmadıysa böceklenmediyse filan içilir. aroma azalır biraz.


  • kurnaz  (30.04.17 16:34:53 ~ 16:35:20) 
Ya çektirdik, paketini de hiç açmadan serin bir yerde saklamıştık ama bildiğiniz acımış kahve. Aromadan da eser kalmamış.


  • fraise  (30.04.17 19:53:16) 
123456789  Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.