[]

Ana Akım Medyadaki Diziler

Ben her sene yeni başlayan dizilerin ilk bölümlerini, dayanabildiğim kadarıyla, izlemeye çalışırım. Öyle alışkanlık, zevk, konuyu göreyim, oyunculuğa bakayım diye.

Hep aklıma takılan bir şey vardı, gerçekten anlamak istediğim için sormak istiyorum. Umarım meramımı anlatabilirim. Alkolün sansürlenip at seçer gibi hamamda kadın seçme sahnelerinin Türk aile yapısının bozmadığını düşünen RTÜK'ü falan tartışmıyorum. Toplumumuzun böyle dizileri sevdiğini de biliyorum, çarpık ilişkiler, "zenginler" arasındaki savaşlar, zengin kız/erkek ile fakir erkek/kız, mağduriyet zaten göbek adımız uuğ.

Peki dizi çekme fikri birinden (yapımcı, ekip, o kişi artık kimse) çıkıp son tüketici olarak bize ulaşana kadar nasıl bu kadar tekdüze ya da tekel(?); toplumun her kesimine hitap eden ayrı ayrı diziler değil de hep aynı çizgide diziler yapılabildiğini sormak istiyorum. Dijital platformlar da etkili, ona da tamam; dizi sürelerinin uzunluğu, hepsine tamam.

Mesela bir yapım geldiğinde, bir ekip var da "hayır bunda ölmüş abisinin eşiyle yatan adam yok, tutmaz" diye mi karar veriliyor? Camdaki Kız dizisi bence gece 23.00'te 18+ uyarısıyla oynatılmalı, o biçim bir içeriğe sahip. İşte dizilerle ilgili yapım aşamasında bu kararlar verilirken bir araştırmaya, bir istatistiğe mi dayandırılıyor? Tutup tutmayacağı, ne kadar sansasyonel olacağı, hedef kitlesi vs nasıl belirleniyor? Ne oluyor da biz, bize hitap eden bir dizi bulamıyoruz? Bu tamamiyle çoğunluğa göre işleyen bir süreç mi?

Şöyle bir not düşeyim de içim rahat etsin: Tartışma istemiyorum, bu konuda bilgi istiyorum, gerçekten içeriği merak ediyorum.
Teşekkür ederim.

 
Bu konuyu çok güzel işleyen bir Güldür Güldür skeci var.

Ön yargınız varsa yok sayıp izleyin derim.

www.youtube.com

Sizin bahsettiğiniz ekibi işlemişler.

Konuya bir lise anım ile başlamak istiyorum. Edebiyat dersinde hocam dışarıda şöyle bir diyalog duyduğunu söylemişti. Aşk-ı Memnu'nun kitabı çıkmış! Bu cümle aslında her şeyi açıklıyor. Halkımız Aşk-ı Memnu dizisinin bir kitaptan çıktığını bilmiyor. Bu kitap 1901 yılında yayımlanmış. 100 yıldan fazla bir süre önce... Yani yasak aşk konusu Osmanlı'da var. Televizyonda gördüğümüz şeyler aslında şu zamana ait olan şeyler değil. Bunlar belki de yüz yıllardır var ve ilgi çeken konular. Bu nedenle bir şekilde yol buraya çıkıyor.

Aslında insanlara göre dizi yapılmıyor. Bir dizi ortaya çıkarılıyor. O dizi tutarsa devamı geliyor. Bazı diziler gerçekten kötü oluyor. Bazı diziler de iyi olmasına rağmen reytinge kurban gidiyor. Bazıları engelleniyor.
  • dissendium  (30.09.22 00:12:35) 
Televizyondaki her programın, bu arada dizilerin de, dakikası dakikasına ne kadar reyting aldığı, hangi anlarda reytingin artıp hangi anlarda zap yapıldığı ölçülebiliyor.

Amaç en çok izleyiciye ulaşmak. Bunun için de toplumun büyük kesimi ne isterse o veriliyor. Bir sonraki bölüm de bir sonraki dizi de ona göre şekilleniyor.

Sen hoşlanmıyor olabilirsin. Ancak sen azınlıksın.

Acı gerçek bu.

Ezici çoğunluk öylesinden hoşlanıyor.
  • Mirket  (30.09.22 00:53:17) 
Para karar veriyor, yani para kimdeyse ve o neye yatırım yapmak isterse. Aslında okuduğum yonetmen röportajları üzerinden söylüyorum sinema sektörü de böyle işliyor anlatılanlara göre. O noktada iş yönetmen ve asıl ekipte bitiyor. Bilhassa vazgeçilmez olan(lar) "bu böyle olursa ben yokum"u dayatabildigi kadar kendilerine ve salt "para için" olmayan kısma, belki gozettikleri toplumsal faydalara alan acabiliyorlar. Büyük yönetmen diye anılan David fincher'in bile böyle hikayeleri var filmdeki sahne ve akışa karar verirken yapımcı ile takışmalari ile ilgili.

Galiba bizdeki paralilar risk sevmiyorlar. O yüzden ayni şablonlar çekiliyor.

İkincisi (bu benim tahminim) türk dizileri ihraç da ediliyor, tek belirleyici Türkiye'de tutup tutmayacaginin düşünülmesi olmayabilir, hatta bu hiç umursanmiyor bile olabilir.
  • encokbenisevinnolur  (30.09.22 00:56:30) 
ortada bir dizi/film, yönetmen, oyuncular, senaryo varsa bir de bunları bir araya toplayanın amacı var. para kazanmak. yapımcılar, kanal sahipleri daha çok izlenmek daha çok para kazanmak istiyorlar. ortada tutan para kazandıran bir formül var ve onu kullanıyorlar. dizilerin çoğu o formülün etrafında dolanıyor.

mesela the offer diye bir dizi izliyorum. baba filminin çekim sürecini anlatıyor. senarist, yönetmen, oyuncular yani film ortaya çıkaran ekip sürekli iyi bir iş ortaya çıkartmaya çalışırken yapım şirketi ve şirketin sahiplerinin tek derdi daha çok para kazanmak. ama son yıllarda netflix tarzı platformlar çoğaldıkça halkın dizi anlayışı da değişiyor.
  • paintov  (30.09.22 01:48:16) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.