[]

"tabii ki de" ve "özet geçmek" sözleri gerçekten türkçe'de var mı?

sanki eskiden kullanılmıyordu bunlar. benim bildiğim sadece "tabii ki" denir ve "özetlemek" vardır. nedir bu işin aslı?




 
Kullanıyorsak vardır diye düşünüyorum, resmi ve yazı dilinde yeri yoktur fakat günlük konuşmada yeri var

Dediğin gibi kullanıldıkça varolurlar bırakıldıkça unutulurlar
  • freebird5406_2  (09.08.22 14:31:12) 
"tabii ki de" diye bir şey türkçe'de yok elbette.

özet geçmek de dediğiniz gibi, "özetlemek"in yerine kullanılıyor ama "tabii ki de" kadar yanlış değil.

bunun dışında "şu an"ın bitişik yazılması, "hâlâ" yerine "hâlâ daha" gibi bir anlatım bozukluğu, "gitmek/gelmek/uğramak" yerine "geçmek" fiilinin kullanılması (eve geçiyorum) ve "peki madem" gibi her şeyin sonuna "madem" ekleme gibi şeyler de türkçe'de yok.

"yapıyor/ediyor/geliyor/gidiyor/veriyor/alıyor olacağım" kalıbı da tamamen ingilizce'deki "will be + ing" kalıbının uyarlaması ve yanlış türkçe kullanımı.
"giriş yapmak" gibi ifadeler de kesinlikle türkçe değil.
binaya giriş yapılmaz, binaya girilir.

işin kötüsü özellikle bu son örnekleri kullanarak konuşanlar güzel konuştuklarını zannediyorlar.

daha çok var ama en çok kullanılanlar bunlar.
  • blatta hiberna  (09.08.22 14:34:00 ~ 14:39:33) 
Yok ama dilbilimciler kullanılan her kalıbın dilde var olduğunu savunuyor çünkü hepsi bir anlama karşılık geliyor. Ek olarak söylemeden edemedim aslında "Türkçe'de" değil "Türkçede" olacak tdk'ye göre .


  • playing star again  (09.08.22 15:06:39) 
tabii ki de" çok yaygın yanlış bir kullanım. ve inanılmaz irrite edici.

blatta hiberna'nın eline sağlık. çok aydınlatıcı bilgiler vermiş.

şarz ya. şarj denmiyor, şarz...

ülkenin bir diğer problemi de "linguistik kırılma" dır. maalesef.
  • kobretti  (09.08.22 15:22:03) 
Türkçede var tabii ki de :)) Onay gören yazılı Türkçede henüz yer almıyorlar.


  • amsterdam otlu sigarası  (09.08.22 16:07:55) 
Yok tabii ki. Türkçe maalesef en kötü zamanını yaşıyor. Profesör olup bulaş diyen var, görüldü attı diyen var. Özet geçmek bunların yanında masum kalır. Bir de bu durum bütün dillerde böyle. İngilizce bile uçmuş durumda. 70 yaşındaki bir İngiliz Reddit'e girse anlamadığı çok şey çıkar karşısına.


  • dissendium  (09.08.22 16:40:49) 
Hem var hem de yok. İnsanlık dil geliştirip iletişim kurmaya başladığından beri diller bir gün bile aynı kalmadı. Bir şeyin ortaya çıkması başka bir şeyin bozulması anlamına geliyor. Bugün kullandığımız resmi Türkçe de daha önceki dillerin ziyadesiyle bozulmuş bir hali sonuçta. Bunun sonu yok...

Bundan 2000 yıl sonra konuşulan Türkçeyi anlamamız muhtemelen hiç mümkün olmayacak, o dil de birgün sihirli değnek değdiği için oluşmayacak, böyle böyle oluşacak.

O yüzden dilde bu var mı yok mu derken konuşma dili ve resmi dil ayrımı yapmak gerek bence.

Örneğin abi gibi sözcüklerin resmi olarak kabul görmesi hala daha tam anlamıyla gerçekleşmedi, ama ağabey diyen kaç kişi gördünüz?

Bu kalıplar dilde yer etmiş gerçek kalıplar. Bunlar dilde yok demek bence yanlış.
  • akhenaten  (09.08.22 17:20:07) 
Verdiğim cevapla sorunuzu bağlamından çıkarmış olacağım muhtemelen, ancak ben derim ki siirsizlikten edebiyatsizliktan oluyor bunlar. Kelimeleri tedavüle sokan da çıkaran da ölçü teşkil eden de bunlardır çünkü. Ölçü olmayınca da böyle kafamız karışıyor.


  • encokbenisevinnolur  (09.08.22 17:59:05) 
isin asli dilin organik oldugu ve surekli degistigi.

20 sene once "kal geldi" yoktu. "velev ki" gibi kaliplar da yeni cikti.
40 sene once "cevrimici" var miydi?
  • cooperr  (09.08.22 18:35:09) 
dilin ihtiyaç duyduğu kullanımın kendiliğinden oluşmasının hiçbir sakıncası yok bana göre. türkçe dinamik bir dil. o yüzden blatta'ya katılmıyorum.

örneğin "-yor olacağım" kalıbı yanlış bir kullanım değil. evet yanlış kullanılıyor, ama kullanan kişi olması gerektiği yerde kullanmayıp yanlış kullanıyor diye bu, kalıbın yanlış olduğu anlamına gelmez.

"birazdan yanınıza geliyor olacağım" şeklinde kullanan gerzek plaza çalışanları yüzünden kalıp yanlış olmuyor. "yarın bu saatlerde anfi 4'te ders veriyor olacağım" gayet doğru bir kullanım. ders vermekte olduğumu anlatmanın başka yolu yok. "ders vereceğim" dersem planımı anlatmış olurum. hiçbir şekilde aynı anlamı veremezsiniz. "yarın bu saatlerde bodrum'a seyahat ediyor olacağım" dediğim zaman ben uçakta seyahat halinde olacağımı söylüyorum ve bu bilgiyi başka hiçbir kalıp ile veremezsiniz. "seyahat edeceğim" de olmaz, "seyahat ediyorum" da olmaz. tam olarak bu bilgiyi tek cümleyle vermenin başka yolu yok. yanlış kullanan gerzekler beni ilgilendirmez. kalıp doğru. iş ki yerinde kullanın.

türk dil kurumu denen garabet kurum da işi karıştırıyor. sürekli bir kural değişikliği, sürekli bir saçmalık, anlamsız anlamsız istisnalar.

"bağlaç olan ki ayrı yazılır" diyoruz. ama neymiş? "oysaki", "mademki" bitişik. niye lan? niyesi de şu. zamanında "sanki", "halbuki", "çünkü (için ki)" bitişerek kelimeleşmiş. e tamam da niye hepsini bitiştirip kelimeleştirmeye çalışıyorsun, niye kafa karıştırıyorsun? tdk buna yanlış da dese ben bunları (oysa ki, madem ki) inatla ayıracağım arkadaş, ne saçma bir şey bu?

eskiden "... etmek" şeklindeki cümlelerde harf düşmesi varsa bitişik yazılırdı. kayıp etmek değil, kaybetmek. hatim etmek değil, hatmetmek. harf düşmüyorsa da ayrı yazılırdı. son zamanlarda kural mı değişti ne halt olduysa bitişik yazıldığı yetmiyor gibi aradaki harf de yumuşuyor. "gasbetmek", "darbetmek". bu nedir ya? arapçaya mı çevirmeye çalışıyorsunuz dili? yani "darp etmek" yerine "darbetmek" deniyorsa, "fark etmek" yerine niye "fargetmek" demiyoruz, biri çıkıp bana bunu açıklayabilir mi? diyor muyuz lan yoksa, durum o kadar vahim mi?

özel isime gelen ek kesme işareti ile ayrılır. ama neymiş? kurum adına geliyorsa ayrılmaz. niye? kurum adı özel değil mi? "Hürriyet Gazetesine" diyecekmişiz, kesmeyle ayırmadan. "Hürriyet Gazetesi" özel isim değil mi? niye kurum olunca ayıp mı oluyor kesme işareti? ben ayırırım arkadaş. eskiden de ayırırdım, şimdi de ayırırım. sadece bu sene ortaokula geçmiş oğlumun gelip sorduğu sorulara yanlış cevap veriyorum bu adamlar yüzünden, ona üzülüyorum.

velhasıl böyle konularda bana "tdk" diyen olursa baştan kabul etmediğimi belirteyim.

birçok kişi "fotoğraf çekinmek" ifadesine de çok kızıyor ve yanlış buluyor. niye abicim niye yahu? türkçe'de (bak tdk bunu da kesmeyle ayırmaz, ben ayırırım, yapım eki geldi diye bir kelimenin "özel"liği bozulmaz) dönüşlü fiil diye bir kavram var. bir fiili yapan da, etkilenen de aynı kişi ise o fiile dönüşlü fiil denir.

dövmek: etken, ben birini dövdüm.
dövülmek: edilgen, biri beni dövdü.
dövdürmek: ettirgen, ben birine yaptırdım.
dövüşmek: işteş, karşılıklı yaptık.
dövünmek: kendi kendimi dövdüm. hah bu dönüşlü işte.

fotoğraf çekmek: etken, ben çektim.
fotoğraf çekilmek: edilgen, biri beni çekti.
fotoğraf çektirmek: ettirgen, birine gidip fotoğrafımı çeker misin dedim.
fotoğraf çekişmek: işteş, günlük hayatta kullanımı olan bir durum değil. ama gün gelir böyle bir moda çıkarsa iki kişi makinelerle karşı karşıya durup birbirini çekerse mesela, gayet kullanılabilir, yanlış değil.
fotoğraf çekinmek: dönüşlü. kendi kendimin fotoğrafını çektim işte. ecnebiler selfie diyor. biz de mi selfie diyelim? eskiden kendi kendinin fotoğrafını çekmek diye bir şey yoktu. ya sen çekerdin, ya başkası seni çekerdi, ya sen başkasına kendini çektirirdin. ama artık var. dolayısıyla fotoğraf çekinmek yanlış değil. karşılıklı birbirinin fotoğrafını çekmek gibi bir moda çıkarsa "fotoğraf çekişmek" de yanlış değil.

öpmek: etken, ben birini öptüm.
öpülmek: edilgen, biri beni öptü.
öptürmek: ettirgen, birine yaptırdım.
öpüşmek: işteş, karşılıklı birbirimizi öptük.
öpünmek: dönüşlü. günün birinde kendi kendimizi öpmek gibi bir saçmalık çıkarsa bu eyleme "öpünmek" diyebilirsiniz. dedik ya dilimiz dinamik. ihtiyaç olduğunda kurallar dahilinde istediğiniz kelimeyi, istediğiniz kalıbı kullanmak yanlış değil.

sorunuza cevap oldu mu bilmiyorum.

yeri gelmişken nasıl yazsan kurala uyduramadığın "gele de bilir, gelmeye de bilir" kalıbı ile "gelebilir de, gelmeyebilir de" kalıbı bence aynı şeyi anlatmıyor, aynı vurguyu vermiyor. acilen "gele de bilir, gelmeye de bilir" kullanımının doğru olacağı bir yazım şekli talep ediyorum.
  • kibritsuyu  (14.08.22 00:00:03 ~ 16.08.22 13:37:07) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, duyulmasi gerektigi kadar, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.