[]

Bizim gruplar neden Eurovisiondan sonra populer olamadi

Maneskin epey aldi goturdu gibi duruyor.Hani olayi dile de baslatamiyorum 1-2 sarkilari haricinde italyanca sarkilar yapiyorlar. Daha once Turkiye'den katilan genc gruplar neden yonetemediler o ilgiyi(ilgi bar miydi yok muydu?)? Festivallere falan davet edilen olmus muydu yoksa muzik gruplar da mi vizyonsuz memlekette?




 
Maneskin yarışmayı kazandı. Bizim gruplardan Manga ikinci, Athena da dördüncü olmuştu. Maneskin kadar ilgi görmemeleri normal.


  • himmet dayi  (21.06.21 13:38:00) 
manga birinci olmamasına karşın epey ün yapmış, bilinmişti. yurtdışında çok hayranı var.
athena dördüncüydü, mor ve ötesi ise 7inci olmuştu. ben bu senenin 4üncüsünü ya da 7incisini hatırlamıyorum açıkçası.

  • biseysorcaktim  (21.06.21 13:42:23) 
Yarışmadan sonra bu kadar popülerleşen kimse yok gibi zaten son 15 yılda. Alexander Rybak ya da Loreen gibi spektaküler kazananlar bile albümleriyle hit olmadılar hiç avrupada. Eurovision şarkıları her yerde çalındı, belki bi iki şarkısı tutuldu ama bu şekilde albümleri baştan sona listelere girmedi.

Manga ve Athena zaten kazanamadı ama bi de öyle çok vurucu, farklı bi müzik de yapmıyorlardı. Maneskin'de çok farklı bi aura var grup olarak. Damiano ve Victoria'da star ışığı var. Müzikleri de gerçekten kaliteli.

Manga'nın bence güçlü yönü şarkılarının sözleriydi ki Türkçe olduğunu düşünürsek Avrupa'da tutmaması normal. Yoksa hiçbir şarkısının müziği çok çok farklı değil.

Athena'nın müziği daha farklı diyebiliriz ama o zaman internet falan bu kadar aktif değil ve işte zaten ev sahibi ülke 4. oldu muhabbetinden çok popülerleşmemesi normal.

Yani dediğim gibi zaten Eurovision'dan çıkıp bu kadar "next big thing" olan ABBA, Celine Dion vs dışında kimse yok. Maneskin belki ABBA olmaz ama yine de önleri çok açık ve bu alanda son 20 yılda kimsenin ulaşamadığı bi üne ulaşacaklar gibi dünya çapında
  • nundu  (21.06.21 13:45:53) 
Müzik endüstrisi pazarlamanın, halkla ilişkilerin ve medya yönetiminin zirvesidir.

Doğru menajerlerle çalışırsan, albümlerini doğru prodüktörlerle kaydedersen, iyi yatırımlar yaparsan karşılığını alıyorsun. Türk müzisyenlerin zorlandığı konu bu.
bu yüzden yurt dışında adını duyuramıyor ne kadar iyi olursa olsun. Mevzu ingilizce single çıkarmanın çok ötesinde. Çünkü Türkiye'de bu profesyonel menajerler, plak şirketleri vs. yok. Ahmet San vardı bir dönem. Tarkan'ı aldı bir yerlere getirdi Ahmet Ertegün'ün de desteğiyle. Bir anda Sezen Aksu bestelerine İngilizce sözler yazılıp MTV'de yayınlamaya başladılar. Sezen Aksu global şirketlerle çalışsaydı yurtdışında, doğu avrupa pazarı için Sia gibi bir singer songwriter ayarında bir şey olabilirdi.

Dönelim Eurovision'a. Eurovision bir show programı her şeyden önce. O ses Türkiye'den farkı yok. O ses Türkiye'nin izlenmesi için, katılan yarışmacılar en iyi hocalarla, en iyi orkestralar ve aranjörlerle çalışıyor. En iyi stylingciler giydiriyor vs. Bunlar da hep para. Bu bütçeyi onlara yarışma sağlıyor. O ses Türkiye bitince kaybolup gidiyorlar genelde çünkü tekrar o altyapı için bütçeleri olmuyor kişisel olarak.

Eurovision'da da böyle. Yarışmaya katılan adamlar genelde yarışma sürecinde yapılan harcamayı yapabilecek çapta değil. Her ülkenin yayıncı kuruluşu kendi ekibi için dünyaca ünlü pazarlama şirketleriyle anlaşıyor. Halkla ilişkiler şirketleriyle konuşuluyor. Çok pahalı koreograflar tutuluyor. Aranjörler bile uluslararası ölçekte seçiliyor. Kıyafetler, basın toplantıları, dergi röportajları, sosyal medya faaliyetleri vs... Bu işi layıkıyla yapan şirketler uyku saatinden, insanları nasıl selamlayacağına, hangi tv programına katılıp, hangi ünlünün instagram fotoğrafına mention atacağına, tatilde nereye gideceğinden, bakkala giderken giyeceğin ayakkabıya kadar senin imajın için danışmanlık veriyor. Nerede aykırılık yapıp, nerede uslu olacağını söylüyor. Ee şimdi sana bana bile emekli olana kadar böyle bir danışmanlık hizmeti verseler, biz bile ucundan kıyısından ünlü oluruz.


ama bu işleri dünya standartlarında yapan insanların ve şirketlerin sayısı az. Hatta birçok ülke aynı şirketlerden hizmet alıyor yarışma döneminde. Bunlar hep çok büyük maliyetler. Belki de o sanatçının birkaç yıllık kazancı. Bu hizmetleri bir ömür almak çoğu sanatçı için imkansız.

Yarışma sürecinde tüm bu maliyetleri TRT, Rai, ZDF, BBC gibi o ülkenin ana yayıncı kuruluşu üstleniyor. Avrupa Yayıncılar Birliği de belli bölümlerde para saçıyor.

Ee yarışma bitince bu adamlar bir başına kalıyor tabii ki. O çalıştıkları şirketlerle çalışmaları çok mümkün değil. Bütçeleri yetmiyor çoğunun. Haliyle tekrar yarışma öncesi tanınırlık seviyelerine dönüyorlar. Manga'nın, Sertab Erener'in, Athena'nın bile nefesi bir yere kadar yetti. Manga'nın en büyük başarısı Fifa serisine şarkı sokabilmiş olması:) O bile bir başarıdır.
Bütçenin ötesinde Türkiye'deki menajerlerin uluslararası tecrübesi ve bilgisi az.
Sanatçıları iyi yönlendiremiyorlar. Ama ufak çaplı sanatçıların çoğunun menajerinin uluslararası tecrübesi az avrupa'da bile.

Son dönemde yarışmadan sonra kendine başarılı bir uluslararası kariyer inşa edebilen 2-3 kişi var. Loreen mesela. Ama onun da zaten bir şekilde uluslararası tanınırlığı vardı ufak çaplı da olsa.

Ya da akıllı bir menajer cebindeki az parayı, bu yarışmalardan edindiği tecrübelerle harmanlayıp gruba iyi kötü bir uluslararası rota çizebiliyor. Maneskin de böyle bir şans yakalamış olabilir.

Ee şimdi 1-2 meşhur duet yaparlar, ki bunları ayarlamak da para ve güç ister, epey bir sınıf atlatır onlara.

Atıyorum Manga vaktiyle biraz tanınmış biriyle duet yapmayı başarsaydı, alır yürürdü. Ama dediğim gibi aşırı bütçe ve nüfuz isteyen işler bunlar.

Mesela sertab erener ricky martin'le bir düet yaptı.
www.youtube.com

Ama bunu finanse eden, organize eden sony music. İkisi de aynı grubun sanatçısı. Ricky Martin yeni albümüne bir ballad koymak istiyor. Sony music diyor ki gel bunu bir duet olarak kaydedelim. Şarkıyı hem sertab ile hem de isveçli meja ile ayrı ayrı kaydediyorlar. Ve atıyorum balkan ülkelerinde sertab versiyonu, kuzey ülkelerinde meja versiyonlu kasetleri yayınlıyorlar. Bunlar işte iyi marketing ürünleri...
  • anten  (21.06.21 14:23:53 ~ 14:37:30) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.