[]

Yurtdışına göçüyorum, kafam karışıyor.

Eşim ve bebeğimle göçüyoruz.
Detaya girmeyeceğim, ama gitme günü yaklaştıkça bir garip oluyorum.
Geçer mi?


 
Göçen arkadaşlardan biliyorum, uçaktan inince hatırlamayacaksın bile.


  • pass  (18.10.20 17:42:18) 
Nereden bilelim hocam. Niye garip hissettiğini, sebep olan olayları bilmeden nasıl yorum yapalım.


  • j r r tolkien hayrani  (18.10.20 17:43:55) 
çocuğun adına sevindim, hayatta başarılar


  • hadibeoradan  (18.10.20 17:55:26) 
herkes farkli.

acikcasi gördügüm kadariyla özellikle avrupaya göcenlerin %60-70 i türkiyeye 5 sene icinde geri dönüyor.

bu tamamen aliskanliklarla alakli.
  • duygusuzromantik  (18.10.20 17:58:41) 
yaşayacağınız yerdeki yerel, size laf çakana kadar hiçbir sıkıntı olmuyor. sonrasında tek bir laf ediyor. gurur murur hiçbir şey kalmıyor.


  • turbo sadık  (18.10.20 18:02:02) 
kolay iş değil, ilk etapta tabii ki zorlanırsınız. sonrasında çok sayıda faktöre bağlı olarak değişebilir durum. örneğin kazancınız iyidir, iyi bir çevrede yaşıyorsunuzdur, topluma iyi adapte olursunuz vs. o zaman çok daha mutlu olabilirsiniz. adaptasyon sorunu yaşayıp yalnız hissetmeniz de muhtemel öte yandan. bildiğim tek şey bu kadar ciddi bir karar öncesinde "ulan acaba?" düşüncelerinin, gerginliğin çok normal olduğu.

benimki pek geçerli bir örnek sayılmaz ama yine de paylaşayım. tüm hayatımı (siyaset ve ekonomiden bağımsız olarak) yurtdışında yaşama haliyle yaşadım diyebilirim. farklı kültür görmek, "yabancı" olmak, başka bir yerde hayata tutunabilmek, başka insanların acısına ve mutluluğuna ortak olabilmek fikri çok hoşuma gitti. en büyük hayalim de almanya'ydı hep.

kaderin cilvesine bakın ki orada kalmasam bile schengen bölgesine girişimi berlin'den yaptım. aynı anda ne kadar mutlu ve korkak hissettiğimi anlatamam... bir yandan durduğum yerde mutluluktan zıplayasım geliyor, diğer yandan diyorum oğlum meister g*t oldun, al sana almanya, ne anan baban var ne arkadaşın, yapayalnızsın, aç açıkta kalsan öldün. berlin'de uçağı beklerken sevgilime şunu söylediğimi iyi hatırlıyorum: "ben anca evlenirsek falan senin memleketine yerleşirim, artık yaşımın ilerlediğini (26) ve eskisi kadar cesur olmadığımı hissediyorum, kafama bomba da yağsa herhalde ankara'dan çıkmaya cesaret edemeyeceğim. olursa senle gelirim, yoksa adresim belli hehe"

1.5 aydır değişim öğrencisi olarak letonya'dayım, türkiye'ye döneceğimi bildiğim halde özlüyorum bazen. burada mutsuz muyum? asla. bazı günler "niye burada yaşayamıyorum" diye düşünüp üzüldüğüm oluyor. kaldı ki pandemi dolayısıyla öyle pek etkinliktir, arkadaş grubudur vs. bir halt yapabilmiş değilim - gayet sıradan ve renksiz bir dönem geçiriyorum, ona rağmen burada daha özgüvenli ve mutlu hissediyorum türkiye'ye kıyasla.

bence gideceğiniz yere uyum sağladıktan, "oralı" hissetmeye başladıktan sonra türkiye'yi sadece tatillerde görmek isteyeceksiniz. insan ne kadar sevmese bile gerçekten özlüyor, kolay değil orada doğup büyüdükten, hayalleri orada kurduktan sonra bambaşka bir yerde sudan çıkmış balık gibi yaşamak ama insan alışıyor. e ülkenin içinde bulunduğu şartlar da düşünülünce çok daha çekilebilir oluyordur herhalde. ben mesela içince pilli bebek dinleyip ankara'yı özledim diye zırlıyorum ama "gel götürelim" deseler gitmem, öyle pis bir ruh hali.

istisnai durumlar dışında 23-24 yaşını geçtikten sonra yurtdışına çıkıp da ilk günden alışabilen, türkiye'yi kafasından silebilen biri olduğunu sanmıyorum. o açıdan şu an hissettikleriniz bence normal ama hele ki çocuğunuz da varsa doğru olanı yaptığınızı düşünüyorum. umarım adaptasyon sürecini sıkıntısız atlatır ve birkaç sene sonra "ulan iyi ki buraya gelmişim" diyebilirsiniz.
  • der meister  (18.10.20 18:19:02) 
yurtdışında başınıza gelebilecek en kötü şey ne olursa olsun,
hiç gitmediğinizde "acaba gitsem ne olurdu" pişmanlığından daha kötü olamaz.

  • aslindasorunumpsikolojik  (19.10.20 01:24:28) 
Der meister'ın dediği yaş ilerledikçe bu işin zorlaşmasına katılıyorum ama Türkiye'de işin iyi değilse, kölelik yapıyorsan, ev-araba yoksa ve aileden de bir şey kalmayacaksa o zaman savaşa gider gibi gidersin, alışırsın da.

En büyük motivasyon çaresizlik oluyor. Senin güçlü yönün bir ailen var. Tek gitsen daha zordu.
  • Gabriel  (19.10.20 01:35:04) 
herkes yurtdisinda yasayacak diye bir sey yok. bazisi icin en uygun ulke turkiye. "uçaktan inince hatırlamayacaksın" seklinde de gelisebilir hic ayak uyduramayadabilirsin. gecebilir de kalabilir de.


  • hot potato  (19.10.20 06:08:27) 
Valla 20 sene oldu gecmiyor.

Gurbet isi enteresan, yasamayan bilmez. Kuru siki sallamasi kolay.

Bol sans diliyorum.
  • cooperr  (19.10.20 08:13:19 ~ 08:14:40) 
neden gitmek istiyorsun?
bunu çözmezsen her gün düşünürsün. sebebinin çok güçlü olması lazım. neden gidiyorsunuz? çocuk yapıp gittiğinize göre pek planmış bir şey değil miydi?

  • sonsuz  (19.10.20 09:34:31) 
pandemi öncesi 3 ayda bir 2 hafta oslo yapıyorum. gittiğimin 3.gününden itibaren gün sayıyorum.

şöyle bir sıkıntı var.

sen şimdi kadıköy'de ardahan'da mersin'de foça'da otursan belki yine yılda en fazla 3-4 insan ile tanışacaksın arkadaş olacaksın.

belki norveç'te isveç'te brezilya'da yine 3-4 insan olacak bu sayı.

ama türkiye'de sokağa çıktığında a b c d e insanları ile tanışma olasılığının olması. merhaba dediğinde cevap geleceğini biliyor olman seni mutlu ediyor.

yani olasılıktan dolayı mutlu oluyorsun. çünkü birine fener'in maçı ne oldu diye sorabilirsin. veya buranın pazarı nerede niye muhabbete girebilirsin.

yurtdışında bu olasılık yok.

o sebeple 20-25 arası yurtdışı süper

30-40 arası zor.

40-50 eziyet.

ama çocuk değiştiriyor bence durumu. çocuğum olsa 2020 türkiye sinde random bir eğitim ve kültür almasından ziyade yurtdışında olmasını tercih ederim.

birde evlisiniz zaten.

tek başına 30 sonrası yurtdışı parası iyi değilse çok zor.
  • duyurukullanıcısı  (19.10.20 09:53:20) 
Kolay gelsin. Ilk 2 ay kosturmaca sirasinda yukarda yazan dertlerin cogunu yasamayacaksiniz cunku surekli problem cozuyor olacaksiniz.

Sonrasinda sosyallesmek cok sikinti, pandemide daha da sikinti. Ozellikle bulundugunuz yerin expat gruplarina uye olun. Yerellerden cok daha kolay bir baslangic oluyor expatlarla kaynasmak.
  • cleric  (19.10.20 10:41:11) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.