[]

anksiyete tedavisi görüp uzun vadede toparlayan oldu mu?

kaygı bozukluğu ya da anksiyete veya adına ne deniyorsa, ben bunu çok şiddetli yaşamaya başladım. aslında genel olarak iyi hissediyorum. asla mutsuzum diyemem. sadece yersiz olduğundan %100 emin olduğum saçmasapan endişelerim var. abuk sabuk ihtimalleri düşünerek evham yapıp üzülüyorum. bunlar da öyle inanılmaz boyutlarda değil ama canımı sıkıyorlar çünkü tamamen boş korkular olduğunu ve durduk yere yaşamdan aldığım tadı azalttıklarını görüyorum.

çok basit örnek: kapı çalıyor mesela, erkek kardeşimi bekliyorum diyelim, böyle anlık olarak zihnimde ağzı burnu dağılmış, "abi ambulans ara bıçakladılar ://" diyen bir çocuk canlanıyor, hani kardeşim kendini can havliyle eve atmış sjfjfjssk. lan ne alaka?

işin komik yanı şu ki böyle bir şey yaşasam soğukkanlılıkla davranabileceğimi biliyorum. yani aslında sorun olmayacak şeyi düşünmekten ziyade olabileceklerin etkisini 100 kat fazla yaşama korkusu. saçmasapan işler. olayın kafamda kurduğum şekli, gerçeğinden çok daha korkunç. sorun bu.

böyle antin kuntin bir sorun için psikiyatristle görüşsem, onun gözetiminde hap neyin yutsam şahane olur mu ne dersiniz? bu tarz şikayetlerle muayene olup huzur bulmuş olan var mı?

liseden mezun olduğumda kafayı çok ciddi yemiştim, o ara bir sene tedavi gördüm ve müthiş iyi gelmişti bana. haliyle psikiyatristlere ve ilaç kullanımı konusunda oldukça olumlu tecrübe/görüşlerim var. yine de birinci elden tecrübeli varsa duymak isterim.

isteğim sadece şu salak kaygıları biraz olsun bastırmak.

 
İlaçla azalıyor. Ben paxil kullanmıştım, oldukça rahatlamıştım. Doktora görünmeni öneririm.


  • hedda gabler  (03.11.19 17:35:23) 
Ben de kaygı için cipralex kullanıyorum. Biraz sakinleştiriyor. İlacın yanında terapi almak gerekiyor, daha etkili olduğunu söylüyorlar ama devlet hastanelerinde terapi hizmeti verilmiyor. Durumun varsa özel bi klinikte ilaç + terapi şeklinde götürmen lazım tedaviyi. Yoksa da ilaçların süper etkiler göstermesini umacaksın. :)

Kaygıyı azaltmak için keyif aldığın uğraşlar edinmeni ve monoton, düzenli bir hayatı öneririm. Bir de meditasyon, eğer sana hitap ediyorsa. Geçmiş olsun.
  • epistemic_regress  (03.11.19 18:09:28) 
teşekkür ederim.

durumum hiç yok. biliyorum sağlıklı bir yaklaşım değil ama ben aksi bir durum olmadığı sürece bir ilacı kullanmaya devam edip psikiyatristle yalnızca 30-45 günde bir görüşeceğim bir senaryo arıyorum. bana kalsa her allahın günü terapi göreyim, uzmanlarla konuşayım ama bunun için imkânım yok. daha önce sadece ilaç kullanımının (tabii doktor önerisi ve gözetiminde) çok faydasını görmüştüm. zaten üzerimdeki baskıyı biraz alması yeterli olur benim için, mucizevi bir çözüm beklemiyorum.

keyif aldığım uğraşlar var aslında ama monoton hayat istemiyorum, böyle olduğu zaman insan daha da içine kapanıyor. yine de çok aktif veya renkli bir hayatım olduğunu söyleyemem tabii. normalde benim gibi anksiyeteli, "arıza" adamdan beklenmeyecek bir sürü şey yaptım. hepsi de inanın şu an çok ama çok güzel anılar olarak yer etmiş durumda beynimde. halbuki yaparken inanılmaz gerildiğimi ve hayatı kendime zehir ettiğimi hatırlıyorum. yani güzel bir deneyim o an benim için çeşitli kaygılar nedeniyle "çöp" oluyor fakat o stres unsuru geride kalıp yaşadığım şey "anı" olduğu zaman "iyi ki yapmışım!" diyebiliyorum.

ben işte bu saçmalığı biraz azaltıp yaşadığım andan da keyif alabilmek istiyorum artık, o noktada sorun yaşıyorum biraz.

***

tek bir örnek vereceğim: hayatımın en güzel günlerinden biri en yakın arkadaşlarımdan biriyle oomph konserine gittiğim gündü. ben o akşam biz konserin verileceği salona yürürken "ulan umarım yetişiriz" diye endişeleniyordum. terlemiştim bayağı yürürken. "kesin çok pis kokuyorum" falan diyordum. o gün hayatımın en güzel günlerinden biriydi. şu an bunu net olarak söyleyebiliyorum. o gün de çok mutlu olmuştum aslında ama işte böyle salak salak kaygılarım vardı işte. yetişir miyiz, birisi dönüp "yuh şerefsiz ne pis kokuyosun" der mi vs... ve asıl sorun şu: yetişmesek ya da biri bana "pis kokuyosun" dese bir şey olmayacağını biliyorum. inanın neyden korktuğumu, neyin beni gerdiğini dahi anlamıyorum.

tam anlamıyla bir DENSE MOTHERFUCKER oldum, fiziksel olarak da baskı altında ezildiğimi hissediyorum neredeyse. ve bunun olması için gerçekten hiçbir sebep yok. genel olarak iyi sayılırım. yaşamımla ilgili önemli ve güzel değişiklikler yaptım, sigarayı bıraktım, okula döndüm vs. normalde hiç olmadığım kadar pozitif ve iyi olmam lazım. aslında zaten öyleyim ama diyorum ya bu salak kaygılar canımı sıkıyor, niye oluyorlar hiç bilmiyorum.
  • der meister  (03.11.19 18:15:51 ~ 18:20:45) 
İlaca başla, sabahları erken kalk, öğün atlama, derslerine düzenli git mesela. Biraz hafiflediğini göreceksin. Ben de düzenli hayat fanı değilim, fıtratıma ters ama bu hastalığa en iyi gelen şey de maalesef o.


  • epistemic_regress  (03.11.19 18:47:49) 
yok ben çok iyi anladım ne demek istediğinizi, gerçekten de "yapmam gereken şeyleri yapıyorum" kafasına girince genel stres düzeyi azalıyor ama benim bundan biraz daha fazlasına ihtiyacım varmış gibi hissediyorum. yani her şeyi düzgün yapmak, tüm sorumlulukları yerine getirmek benim bir seyahat öncesinde "umarım otobüsü kaçırmam" gibi tamamen lüzumsuz kaygılar hissetmemin önüne geçmiyor ne yazık ki :/


  • der meister  (03.11.19 18:52:12) 
Bir şeyleri zamanla daha otomatik, üzerinde çok düşünmeden halledebilmeye başlayacaksın. Bu da sende belli bir özgüven oluşturacak, otobüsü kaçırmayacağına emin olmaya başlayacaksın.


  • epistemic_regress  (03.11.19 19:06:14) 
Kendi kendini telkin, "ya saçmalama, olur mu öyle sey?" bastırmaları anksiyeteye pek fayda etmiyor çünkü. Sahada tatbik etmek lazım. Çünkü beynin şu an gerçekten inanılmaz ilkel güdüleri çalıştırmış durumda, telkin gibi soyut, karmaşık süreçler bu ilkelliğe söz geçiremez. Örneklerle, yaşayarak yani sahada gerçekten hiçbir şey olmadığını deneyimlediği zaman ikna oluyor ancak.


  • epistemic_regress  (03.11.19 19:18:33) 
Benim de bahsettiğiniz tarza endişelerim vardı, yaklaşık 1 yıldır ufak dozda antidepresan kullanıyorum ve adamakıllı terapi alma şansım olmadı. Ilaç tedavisinin çok faydasını gördüm, korkularımı azaltıp birçok şeye yeniden odaklanabilmemi sağladı. Tedavinin üzerimdeki baskıyı önemli derecede azaltmasını fırsat bilip kendi perspektifim üzerinde çalışabildim. Ilaç tedavisi faydalı olabilir elbette ama bu süreçte kişinin kendini daha iyi tanıması, endişelerini nelerin tetiklediğini yavaş yavaş çözmesi ve sorunun temeline inmesi gerekiyor. Bu dönemde, ben de elbette bir rutin oluşturdum ancak bu demek değil ki hergün aynı saatte belli aktiviteler yapılacak. Kendime iyi gelecek aktiviteleri kurallaştırıp gerekli varyasyonları oluşturabiliyorum. Mesela, o gün anksiyeteye meyilim varsa kahve içmemeye özen göstermek gibi daha pratik, gündelik hayata dair tutumlar ya da aklımı kurcalayan bir şey varsa korkmak yerine olayın üstüne gidip baskıyı üzerimden kaldırmak gibi daha genel yaklaşımlar edindim.

Diğer bir husus ise, elbette her gün her şey yolunda gitmiyor. Yine benzer endişelerin yoğunlaştığı dönemler oluyor fakat her seferinde bunları aşma süresinin azaldığını gördüm. Biraz kendinizi tanımanız ve kendinizi yatıştırmanın yollarını öğrenmeniz gerekiyor diye düşünüyorum.
  • Olive  (03.11.19 20:49:36) 
inanın bu söylediklerinizin hepsini yapmaya gayret ediyorum ama kendimi fazla tanımaktan ve psikolojik hassasiyet geliştirmekten bunaldım diyebilirim. bunları fazla düşünmeden yaşayabilmek istiyorum. ben mental açıdan kendimi çok iyi yönlendirebildiğimi düşünüyorum aslında. zihinsel olarak bakılırsa benim kadar "saçma" birinin böyle (nispeten normal sayılabilecek) bir hayat sürmesi bence şaşırtıcı. çok daha kötü olabilirdi diye düşünüyorum. doktorsuz, ilaçsız, kendini dinleme ve gözlem yoluyla bence yapabileceğim kadarını yaptım.

dediğim gibi öyle dayanılmaz, müthiş sorunlar yaşıyor değilim ama hayat kalitemi biraz aşağı çekiyor bu gerilim... aslında bununla ilişkili pek çok farklı sorun var sanırım ama onları da işte psikiyatriste & psikoloğa anlatırım, o yönlendirir belki. önerileriniz için teşekkür ederim ama ben çocukluğumdan beri kendimle uğraşıyorum zaten, sıkıldım biraz. profesyonel destek için sordum bu soruyu. sonuçta ben de bir günde anksiyete geliştirip doktora gitmedim, bu zamana kadar şirazem kaymadıysa söylediğiniz şeyleri yaptığım için.
  • der meister  (03.11.19 20:56:50) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, Artibir, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.