[]

Annem sürekli ama sürekli hasta

Merhaba sevgili Hipokratlar

Bu duyuruda annemle ilgili biraz iç dökmek, biraz da sizlerden fikir almak isteğindeyim. Durumu olmayanların okumamasını tavsiye ediyorum, zira biraz uzun olacak.

Ailemle birlikte yaşıyorum. Annemin iki türlü tıbbî problemi var:

1) Yüksek tansiyon
2) Panik atak ve kaygılar

Ben bu ikisinin birbirini tetiklediği fikrindeyim. Ama asıl tetikleyici hangisi emin değilim.

Bunun dışında,

3) Aşırı titiz ve sürekli temizlik yapıyor.
4) Evde askeri düzen var. Kuralları çok katı.

- -

1) Yüksek tansiyonu 24 yıl önce bana hamileyken peydah olmakla birlikte hamileliğinin 6. ayından itibaren hastanede kalmasına sebebiyet verecek kadar ciddi boyuttaymış. Zaten doğumu da 7. ayda yapmak zorunda kalmış. Fakat o zamandan sonra 2010'a kadar yani 17 sene boyunca sürekli olarak kendini bir daha göstermemiş.

Benim 1 kilo doğmam ve yaşatmak için üstün efor sarf etmesi, aylarını hastanelerde geçirmesi, çocukluk evrelerinde oldukça güçsüz olmam, evin küçük çocuğu olmam ve bu evreler boyunca hep özel ilgi gerektirmemden ötürü olsa gerek, bana karşı AŞIRI kaygılı ve düşkün bir yapısı var. Babam da düşkün fakat annemin kaygıları ciddî boyutlarda. Ne hikaye anlatıyon diyenler oalbilir, tetikleyici bütün etkenleri göstermek istedim.

2010'da benim ciddî bir salgın hastalığa yakalanmam ve zor atlatmamla birlikte annemin kaygıları tavan yaptı ve tansiyonu geri döndü. O zamandan beri bir ay iyiyse bir ay tansiyonu hep yüksek.

Bunda ne var diyebilirsiniz. Fakat annem hastalığı önemseyemeyen bir insan değil. Tansiyonu olduğunda veya buna bağlı baş ağrısı oldugunda devamlı bundan bahsediyor veya kukumav kuşu gibi öylece düşünerek oturuyor. Bu durum bizim de enerjimizi düşürüyor. Hastalık ve yorgunluktan bahsedilmeyen bir gün var mı emin değilim. Bunun ne kadar yorucu oldugunu tahmin etmenizi umarım.

2) Dünyanın en kaygılı insanı olabilir. Herşeyi deli gibi kafasına takar. Örneğin "Anne abim bana küsüp beni netflix listesinden cıkarmıs, gıcık oldum, napim" desem bunu bir hafta kafasına takar cocuklarım birbirine düştü diye. Tansiyonu falan cıkar sırf bunun için. Aman deme boşver diyebilirsiniz ama bu küçücük bir örnek. Annemle iletişim kurmamam lazım o zaman hiçbir konuda. Ben 24 yaşındayım, dışarı çıkayım yarım saatte bir en kötü saatte bir mesaj atar. Cevap alamazsa kafayı yemeye başlar. Bu zamana kadar dışarı çıktıgımda gözüm telefonda olmadan rahat rahat oturdugum vakit geçirdiğim olmadı hiç. Yoruldum ben de.

Panik atağı var bu kaygılar yüzünden. Anti depresan kullanıyordu yıllardır bıraktı. Sizce kullanmaya devam etsin mi? Bırakınca tansiyonla başa çıkamıyor. Anti depresan alsa o da iyi bişey değil. İki ucu ** değnek. Bir de antidepresan kullanması belki cahillik ama, bana garip geliyor. İşi gücü yerinde iki evladı, mükemmel olmasa da gayet yeterli maddi şartları, tabi ki kötü huyları da olan ama genel olarak iyi bir eşi var. Hayatında major bir problem yok.

3) İki günde bir ev süpürüüyor. Canı çıkana kadar temizlik yapıp akşam geldiğimde yaptıklarını sayıyor bana. "7 makine çamaşır yıkadım" falan diyor. Ben artık bunları duymaktan yoruldum ve üzülüyorum. Annecim eşşek kadar oldum, benim çamaşırlarım ayrı bir sepet olsun ve dokunma, ben yıkayıp ütülemek istiyorum sen bunu yapmak zorunda değilsin ki, hatta yapman saçma, diyorum. Dünyanın en saçma şeyini söylüyormusum gibi bakıyor yüzüme. BENİM dolabımı açıp düzeltiyor. Bunun yeri burası değil falan diyor. Yahu kapağı kaopalı birşeyi açmazsan içini de görmezsin, istersen savaş olsun içeride? Bunu anlatamıyorum.
Böyle hayat mı geçer?

4) Evdeki kuralları cok katı. Banyoya giricem akşam desem mesela, on dkda bir hadi girsene der. Napıcan benim banyoya girmemi diyorum, bırak isteyince gireyim, cevap yok.
Mutfak lavabosunun içine bir çay kaşığı bile koymamız mümkün değil. Yemeği yer yemez yav bi oturalım çay içelim deme şansımız yok, hemen toplamak gerek. Yılbaşı akşamı bile bunu istedi. Rahat olamıyor. Bir halı kayamaz, bir sehpa oynayamaz. Öte yandan babam ev işleri konusunda aklınınza gelecek herşeyi yapan biri. Yan gelip yatmaz. Her akşam sofrayı toplar bulaşıkları yıkar/yerleştirir makineye. Haftasonu evi süpürür siler. Yaranamıyoruz.

Annemin bu şekilde hayatı kendine ve bize dar etmeyi bırakması için onu nasıl yönlendirebiliriz? Çok uzun oldu, okuyanlara teşekkür ederim.

 
Kendisi ucundan da olsa böyle problemlerinin olduğunun farkında mı yoksa tamamen ret mi ediyor? Gerçi antidepresan kullanmış olduğuna göre farkında biraz. Hiçbir şekilde uzman olmamakla birlikte tavsiyem, kaliteli bir psikoterapist bulup uzun süre boyunca düzenli olarak terapiye gitmesini sağlamak.


  • whoosie  (12.01.18 10:05:33 ~ 10:05:50) 
@whooise cevabınız için çok teşekkür ederim. Farkında. Bazılarında tabi ki haklı olduğunu düşünüyor, ama aşırı kaygılı olduğunu da kabul ediyor. Psikolog veya pskiyatriste gitmek konusunda sıkıntısı veya isteksizliği yok. Malum bazı insanlar kesinlikle gitmeyi düşünmüyor vs. Uzun süreli tedavi işe yarayabilir dediğiniz gibi. Devlet hastanesinde her seferinde farklı veya aynı olsa bile umursamaz 5 dk içinde teşhis yapan doktorlarla bir


  • Rudy Baylor  (12.01.18 10:09:37) 
Önce psikiyatri (bu aşırı durumu dindirmek için), sonra psikoterapi öneririm.

Uzun yılların birikimini içinden atamamış belli ki, bu da "temizlik yapmzsam, çocuğumu düşünmezsem başına kötü bir şey gelir" gibi kendince bir neden sonuç ilişkisini bağlamış olabilir. Görmeden bir şey diyemem ama sizi ve annenizin kendisini bezdirdiğine göre uzmana gidin kesinlikle.

Kaygıyla yaşamak gerçekten zordur, hele ki olay çocuklarla ilgiliyse. Anneniz ciddi durumlarla çok güzel başa çıkmış belli ki, şimdi zayıflayan savunma sisteminden (biyolojik bir olay gibi de düşünebilirsiniz) giren kaygı bir daha tetiklenmiş gibi.

Çok kolaylıklar diliyorum size.
  • mor bembombom  (12.01.18 10:14:36) 
antidepresan kullanmak garip bir şey değil. psikiyatriste gitsin içsin ilaçlarını mutlu mesut yaşasın.


  • sta  (12.01.18 10:14:46) 
evi terketme opsiyonu var mi? sevgiliyle eve cikma?


  • jimicik  (12.01.18 10:18:46) 
hipokondiriyasis.


  • mikahakkinen  (12.01.18 10:20:20) 
sizin eve taşınabilir mıyım?

daha ağır versiyonu bizde yaşıyor da...

annem birnproblemi olduğunu kabul etmediği için destek/ilaç vb de kullanmıyor. kronik uykusuzlugunun ve alerji ataklarının muhtemel sebebi psikolojik. ustelik evde kendisine yardımcı olan hatta evi çekip çeviren babam var. ben de varım ama beni saymıyor, günlük hayata katmıyorlar. hani bir yemek yapayım desem başında 50 tane direktif veriyorlar. yaşım 37 bu arada. 17 sene de yalnız yaşadığını ekleyeyim.

imkanıniz varsa iyi bir psikiyatrist ve psikoterapi ile destekleyin. özel hastanelerde hem ilgi daha iyi hem de sigortası varsa ucretler uçuk değil. 75 lira civarı fark odeyerek muayene olabilirsiniz.

bazen beterin beteri var deyip haline şükretmek de insanı rahatlatır.siz bana bakıp sukredin, ben de size özeneyim. yasayalım gidelim :)
  • balik kraker  (12.01.18 10:36:37) 
@sta'nın dediğini yapmak gerek ama sadece bununla kalmamalı, davranışın tedavi olabilmesi için mutlaka konuşma terapisine gidip her türlü meseleyi tek tek çözmesi lazım. Bilişsel davranışçı terapi diye bişey var bunun uzmanı olan bir psikiyatra giderseniz çok ama çok yardımcı olabilir.

Asansör nasıl ki zemin kattan 10. kata giderken 1. 2. 3. katlardan geçmemezlik edemez, psikolojik tedavilerde de önce antidepresan tedavisi uygulanmadan konuşma terapisine geçilemez. Çünkü artık vücutta kendini gösteren tepkiler vardır ve bu tepkiler beynin bazı bozukluklar karşısında bedeni ve kendini koruyabilmek için uygun hormonal değişiklikleri yaptığını, yani "sağlıklı" halimize göre iyi görülmeyen bir hale bizi getirdiğini gösterir. Beyin kimyasının değişmesi bu demek. Beynin kendini koruma davranışı. Tabii dışarıya ve insanın öz benliğine de bir ikaz bu; "arkadaşım bişeyleri yanlış yapıyon kendini düzelt beni de hasta etme" demek.

O yüzden iyi bir hekime gidip gerekli görürse antidepresan tedavisine başlamak, tedavi dediğimiz o üst katlara ulaşmanın ilk katlarına ulaşabilmektir. Konuşma/davranış terapisi ilaçtan sonra (beyin sakinleştirildiğinde ve terapiye psikoloji açık hale geldiğinde) uygulanmalı ki işe yarasın.
  • yaren  (12.01.18 10:43:47) 
Adeta benim annem... idi.
Bakın hayatımın 25 senesi boyunca böyle bir anneyle yaşadım ben. Çok çok iyi anlıyorum nasıl bir durum olduğunu.
Yazınızdan varamadım o sonuca, yazdıysanız da ben kaçırmışım ama ortada bir baba var mı?

Benim annem ve babam boşandılar ben 25 yaşlarındayken, allahım, böyle kutlu bir gün görülmemiştir. Hemen boşanmadılar da evleri ayırdılar yani. Annem yavaş yavaş istediği şeyleri yapmaya, rahatlamaya, hoş bir insan olmaya başladı.
Daha önce akşam 6'dan itibaren koltuğa uzanıp hastalıktan yakınan kadın gitti, canı istediği zaman gezen, seyahat eden biri geldi. Hastalıklar azaldı, en azından kendisi de hafife almaya başladı biraz. Hala yapıyor ama o eskinin 7/24 hasta ve mutsuz haliyle kıyaslayınca çok değişti.

Siz bahsetmemişsiniz ama benim annem bir de öfke nöbetleri geçirirdi. Dediğiniz gibi, dolapta bir bardağı başka bir yere koyalım mesela "ALLAH BELANIZI VERSİN HEPİNİZİN! BUNLARIN YERİ BURASI MI! YETER ARTIK" falan diye bir bağırmaya başlardı ki, evin içinde parmak ucuyla yürür sesimizi çıkarmazdık tetiklememek için. Her şeyin manasız kuralları olurdu; atıyorum, kola su bardağından içilir derdi mesela, başka türlü bir bardaktan içilmezdi. Perdelerin belirli bir açılma şekli vardı. Çorapları onun uygun bulduğu bir çekmeyece koymanız gerekirdi.

Yıllar, yıllar sonra ben başedemediğim bir stres nedeniyle terapiste gittiğimde "siz çok sinirli biriyle mi büyüdünüz? Tam textbook bir örneğisiniz" dedi mesela.

Ne zamanki, kadıncağız kendi hayatını kurdu, dertleşebildiğim, yakınlaşabildiğim, kendi fikrimi sunabildiğim bir annem oldu. Ha benim de yaşım ilerledi, ekonomik özgürlüğümü kazandım, evden ayrıldım, yaptıklarımla kendimi ispatladım vs.

Çok uzattım fakat; anneniz mutsuz. Önce o sorunun ne olduğunu bulmak gerekiyor. Bu nispeten şu anda varolmayan ama onu zamanında etkilemiş bir his olabilir. Eğitimi, ailesi, yaşadıkları, bazı karakter özellikleri vs nedeniyle kendisini tabiri caizse "ezik veya haksızlığa uğramış" hissediyorsa, bu tarz hastalık ve kontrol belirtileri gösterebiliyorlar. O yüzden terapi çok faydalı olabilir.

Ben artık kendi annem böyle garip şeyler yaptığında, misal ben kahvaltı yaparken küçük çatal yerine büyük çatal kullanmak istediğimde delirdiğinde falan, "bu senin için niye önemli?" diye soruyorum. Genelde cevabı olmuyor. Yani saçmasapan bir diyalog ama, "ben bu büyük çatalı kullanırsam daha keyifli olucam, senin için bunu kontrol etmek benim rahat olmamdan daha önemliyse öyle yapalım" diyorum, kabul ediyor o zaman. Bazen şakaya vuruyorum, "haah, yine coştunuz X hanım" diyerek takmıyorum. Sık sık, kendi okuduğum kitaplardan onun işine yarayacağını düşündüğüm tavsiye falan olursa onları paylaşıyorum, bunun bizi "bond" eden (ne deniyorsa buna), ikimizin de amacının birbirimizin huzuru ve mutluluğu olduğu mesajını vurgulayan bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Sabrım yeterince birikmişse ve tahammül edebileceksem de dışarı yemeğe, sinemaya vs gitmeyi teklif ediyorum ve bütün enerjimi manasız şeylere sinirlenmemeye harcıyorum. Maksat keyfimiz olsun.

Yaşınız müsaitse ufak ufak ayrılın evden, geçirdiğiniz zaman kaliteli olsun.
  • sopiro  (12.01.18 10:45:17) 
youtu.be

Bunu bi dinle. Bu kanaldaki diğer videolara da bi bak istersen. Annenle beraber bakın. İkiniz de kendi içlerinize dönün, kadına yüklenirmiş gibi olmasın...
  • yaren  (12.01.18 10:55:26) 
Hocam herkes demiş ben de söyleyeyim. Psikolojik destek mühim. İlaçlardan da korkmayın, eğer güvendiği/niz bir doktora giderseniz (şeker gibi ilaç dağıtmayan vs.) o zaman daha çok içinize siner bu süreç.

Bu arada biraz da birikimden kaynaklı bir bunalma durumu var sende de belli ki. tedavi başlasın ve sonra eğer uzaklaşma şansı varsa (öğrenciyken Erasmus, yüksek lisans ya da ne bileyim iş için uzaklarda kısa süreli çalışma gibi gibi) bunlar da sana ilk planda iyi gelebilir sanki.

Geçmiş olsun..
  • lcha  (12.01.18 11:03:01) 
Hocam herkes demiş ben de söyleyeyim. Psikolojik destek mühim. İlaçlardan da korkmayın, eğer güvendiği/niz bir doktora giderseniz (şeker gibi ilaç dağıtmayan vs.) o zaman daha çok içinize siner bu süreç.

Bu arada biraz da birikimden kaynaklı bir bunalma durumu var sende de belli ki. tedavi başlasın ve sonra eğer uzaklaşma şansı varsa (öğrenciyken Erasmus, yüksek lisans ya da ne bileyim iş için uzaklarda kısa süreli çalışma gibi gibi) bunlar da sana ilk planda iyi gelebilir sanki.

Geçmiş olsun..
  • lcha  (12.01.18 11:03:01) 
siz allahtan bilinclisiniz bu durumun sakat oldugunu anliyorsunuz, bir de benim annem bir tane butun hayatini temizlik yaparak, evdeki her copu takinti hale getirerek, benim uzerime titreyerek geciriyor ne guzel diye dusunen cok ciddi sayida insan var memlekette...

sizin annenizin durumundan pek cok turk kadini magdur, zaten yabanci kaynaklardan biraz baktiysaniz genelde temizlik takintisi cinsellikle ilgili problemlerin su yuzune cikmis hali, yani ozel hayatta mutsuzluk ve tatminsizlik, temizlik konusundaki takintilari beraberinde getiriyor. dikkat ederseniz cinselligin daha rahat oldugu toplumlarda ev temizligi olayi da bizdeki kadar abartilmaz. hatta benim icin yatak odasinda mutlu ve mutsuz evlilik ayrimini tahmin etme yontemlerinden biridir, devaminda yaptigim sohbetlerde de hep dogru cikmistir.
tabi ailenin cocugu olarak siz bunu degistiremezsiniz, zira anneniz sizi su anda bir birey degil, hala temel sifat olarak yavrusu diye goruyor. ilk once bu sifattan siyrilmaniz lazim.
elbette uzmandan destek alacaksiniz ama burada bence onemli olan lutfen turk tipi bir terapiste gitmeyin, iyi derecede ingilizce bilen, guncel yayinlari takip eden, burnunu turkiye sinirlari disina cikarmis birisi olsun. kadinlari baskilayip agzina bir ilac tikistirip mutsuz hayatlarini sadece sikayet etmeden yasamak uzere geri o hapishaneye gonderen bir uzman aslinda kotuluk ediyordur.
bir de yapici bir iliski kurmak adina kaliteli zaman gecirip diger zamanlarda gittikce artan bir oranda aranizdaki mesafeyi arttirabilirsiniz, yani bir yarim gununuzu beraber bir muze gezerek gecirin fakat ertesi gun 3 saat boyunca kesinlikle telefonunuza bakmak istemediginizi belirtin, bir sebep gostermenize gerek yok, bunun sadece oyle olmasi gerektigini karsi tarafa guclu bur sekilde iletmeniz yeterli. bu sekilde gittikce beraber gecirilen sureler kisaltilip diger yandan daha kaliteli hale getirilebilir.
umarim sizin ve annenizin hayati iyi yonde degisir.
  • mavicorap  (12.01.18 14:11:07) 
1
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler angelus, aychovsky, baba jo, basond, compumaster, deckard, fader, fraise, groove salad, kahvegibi, kaymaktutmayansicaksut, kibritsuyu, monstro, pandispanya, robin, ron dennis
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır. Skimlinks ile linkler üzerinden yönlendirme payı alınmaktadır.