agps

bunu para ödemeden kullanmak mümkün mü ? mesela haritaları kayıt edip ordan sadece gps kullanarak pozisyonumu tespit etmek istiyorum olabilir mi, yoksa illa operatöre bağlı mı olmak zorundayım?




 
assisted gps'ten benim anladigim yerini bulmak icin gps'e ilavaten gsm hucrelerini de kullanamsi. harita ile dogrudan alakali degil. haritanin nasil kullanildigi kullandigin gps/yer bulma programi ile alakalidir buyuk ihtimalle.

bu arada kullandigin telefon modelini de yazarsan iyi olur.
wpi  (12.05.09 11:09:48) 
agps kullanırken google earth den bulununan noktanın paftası indirildiği için transfer ücreti ödememiz gerekiyormuş. ben hiç veri tansferi yapmadan var olan gps modülü ile bağlanmak istiyorum ekstra masraf yapmadan yani. telefon konusuna gelince ortada telefon daha yok almak üzereyim önce neyle karşılacağımı hesap etmek istiyorumda.


lorxar  (12.05.09 11:32:10) 
iphone da oluyor bu ama agps verisi için bir 10 kb falan konum bilgisi gider gelir bunu unutmayın. örnek tcell in 100 mb lık paketleri var. onunla yetebiliyor çok kullanmazsanız. ayrıca route 66 gibi yazılımlara sahip teller var. navigasyonları çok başarılı. örnek omnia.


ozdek  (12.05.09 16:32:39) 
iPhone için ise;
Şu link yardımcı olur sanırım. Yaptım, kullanıyorum, süper.
http://www.ingilizanahtari.com/iphone-genel/3...asyon.html
lex  (12.05.09 19:00:32) 

çıkarımsal renk sentezi

çıkarımsal renk sentezini anlatabilecek bir babayiğit var mı?. türkçe kaynak aradım lakin bulamadım. eğer bulabilen varsa link atarsada sevinirim. benim için çok önemli bir olay bu. şimdiden teşekkürler.




 
Çıkarmalı renk sentezi (subtractive color synthesis)pigmentlerin ışığın bazı dalga boylarını filtre etmek üzere eklenmesi işlemidir. Pigmenti ekleriz ki ışığı çıkaralım. Detaylı bilgi sizin için "renk meseleleri" isimli bloguma bu konuda giriş yaptım. http://renkmeseleleri.blogspot.com/
Hepimiz ilkokula başladığımızda resim dersinde suluboya renklerini birbirine karıştırarak bu sentezi yaptık.

nilgunce  (12.05.09 19:37:13) 

netten türkçe müzik yayını yapan radyo

var mı internetten türkçe müzik yayını yapan müziği fazla dinlediğiniz radyolar ?

netten dinlenebilen süper radyolar burda genellikle yabancı müzik yayını ile ilgili radyolar var.


 
http://www.shoutcast.com/genre/turkish
yalnız türk telekom engelliyor olabilir. ben girebiliyorum sorunsuz.

ency  (12.05.09 10:50:30) 
engellemiş abiler.


cehcho  (12.05.09 10:55:36) 
internet sitesinden, slowtürk' ü dinleyebilirsin.


erzi  (12.05.09 11:13:47) 
hala duruyor mudur bilmem ama bir de yayinonline vardi. orada topluca radyolarin internet radyolarina baglanti vardi.
ayrica arada aptal saptal seyler calsa da slowturk guzeldir.

entrapmen  (12.05.09 12:49:42) 
http://www.canliradyodinle.gen.tr/slowturk.htm#

hemen hemen bütün radyolar var bu sitede
ara navyah  (12.05.09 16:33:23) 
(bkz: nostalji turk)

Burada da genel olarak slow sarkilar cikmaktadir. Bazen de cok güzel nostalji yaparlar.

web site adresi: http://www.radyonostalji.com.tr/
tragamin  (12.05.09 23:32:58 ~ 13.05.09 17:28:22) 
http://www.powerturk.com.tr

6-7 tane ayrı radyosu var farklı zevklere hitap eden.
kahlan amnell  (14.05.09 09:12:41) 

şişe mantarı?

şişe mantarı nereden satınalabilirim? kullanılmamış gerektiğinden şarap açıp sorunu gideremiyoruz. istanbul'da şişe mantarı satan bir yer var mıdır?




 
cam ürünlerinin kalıplarını imal eden yerlerde bulunur. guitarman'la irtibata geçebilirsin. yardımcı olacaktır.


kahvegibi  (12.05.09 10:33:54) 
herhangi bir züccaciyede de olabilir pek tabi.


etna  (12.05.09 10:57:38) 
paşabahçe'de var


tehanu  (12.05.09 13:41:49) 
eminönü'nde mısır çarşısının tahtakale çıkışından çıkılır ve kapının karşısında yeralan sokağa girilir, bu sokakta girişinde teflon tencere vs. satılan bir sokak var iki yanında boncukcu vs dükkan olan. çıkmaz bir sokaktır ve dipte alta doğru merdivenleri olan bir pasaj bulunur. bu pasajta bir dükkanda bulunur şişe mantarı, köşe bir dükkandır, camekanında hatta deney tüpleri falan da vardır..


süpermaninkızı  (12.05.09 15:29:31) 
dur la, ben nerede görmüştüm? eminönü değil hatırlym yazcam.


radikalherif  (13.05.09 00:30:47) 
yedikule.


radikalherif  (22.05.09 01:53:56) 

pentagram albümleri

pentagramın albümleri bir ara piyasada bulunmuyordu.acaba şimdi var mıdır? yardımlarınız için teşekkürler.




 
seçkin kitabevlerinde ve bilimum kuytu köşede kalmış metalci dükkanında(!) bulabilirsiniz.


deckard  (12.05.09 09:46:25) 
İstanbul Beşiktaş'ta Kabalcı'da bulunabiliyor. Daha geçen gün Trail Blazer aldım.


fredi  (12.05.09 10:26:59) 
İlk albüm haricindekileri Bakırköy meydanının oradaki D&R'dan almıştım ben birkaç ay önce.


bruce mclaren  (12.05.09 10:35:55) 
2 gün önce Bakırköy D&R ve Capacity D&R'da tüm albümlerini gördüm. iki yerden de temin edebilisiniz. Tabi eğer İstanbulda iseniz. Yok değilseniz buradan mail adresi bırakın yardımcı olurum.


eloy86  (12.05.09 15:37:30) 

AÖF İşletme 1. Sınıf - Kitap/soru bankası tavsiyesi

Kayıtta verilen kitaplardan çalışmak ölüm gibi. İşletme 1. sınıf için, konuyu özet halinde geçen; bol sorulu(çıkmış sorular da olabilir) hangi kitapları/yayınları önerirsiniz?

Teşekkürler.


 
murat yayınlarıydı yamulmuyorsam gayet iyidir bu konuda.

ayrıca: (bkz: murat açıköğretim yayınları)
kobretti  (12.05.09 09:21:40 ~ 09:22:03) 
internetten çalışmanızı öneririm.
http://eogrenme.anadolu.edu.tr

aithra  (12.05.09 11:43:28 ~ 11:44:10) 
yargı yayınları'da muhteşem, indirimde tüm ürünleri.


foradream  (12.05.09 12:33:51 ~ 12:37:01) 

nesfit reklamındaki insan

bu aralar oynayan bi nesfit reklamı var biliyosunuz. orda oynayan kişi kimdir bilen var mı?
bi de bu reklamın videosu nestle'nin sitesinde de yok youtube'de de yok. nerden bulunabilir?



 
reklamdaki insan ebru gürsoy lakin yamuluyor da olabilirim.


coca_pucca  (14.06.09 21:17:48) 

ofset baskı ve dpi

selamlar.

ofset baskıya verilecek bir afiş işi var, 50*70 cm ölçülerde olacak. fakat dpi kaç olmalı bilemedim. 304 mü? 50*70 cm ve 300 dpi bi dosyayı deneme amaçlı jpeg kaydedeyim dedim, photoshop ram yetersiz dedi (3 gb). özetle tıkandım kaldım. fikri olan?

teşekkürler.

 
300 olsa iyi olur ama malzeme kaliteliyse 250'de falan de pek sorun çıkmaz.
jpg kaydetmeyi de deneyebilirsiniz.

babatema  (12.05.09 06:16:34) 
300dpi uygundur. hangi programda hazırlayıp baskıya göndereceksiniz? jpeg yaparsanız yazı da varsa kırık (pikselleşmiş) çıkar yazılar. vektörel bir programda hazırlayıp onu gönderin. pdf de yapabilirsiniz.


oku oku yazar ol  (12.05.09 09:26:06) 

istanbul bilişim

yakın zamanda bu şirketten laptop almayı planlıyorum. önceden şirket hakkında müşterileri kötü bir izlenime sahipmiş. gerek sözlükte, gerekse forumlardan görebiliyoruz. fakat son zamanlarda kendini düzelttiğine dair bir izlenime kapıldım. bu konudaki önerileriniz nelerdir ?




 
arkana bakmadan kaç.


rentts1  (12.05.09 10:11:08) 
gecen hafta sonu bi lcd ama gafletinde bulundum , tamam biraz daha ucuz ama değmez, o sinir harbini yasamamak için üç beş daha fazla vermeye razıyım, adamların her hareketleri arıza, kısaca yaşadıklarım;
-cuma aradım modelin stokta olup olmadığını sordum var dediler
-cumartesi gittim mağzaya 25 dk birinin ilgilenmesini bekledim, sonra modelin stoklarında olmadığını haftaya geliceğini söylediler.
-mağza sorumlusunu buldum ağzıma geleni soyledim , adam boş bi suratla ben solerim call centera bidaha yapmazlar deyip sallamadı
-hediye olarak alcağım için mutlaka bişi almam lazımdı bi üst modeli aldım ve çarşamba gunu yani yarın kargolamalarını soyledim, dun akşam kargo firmasından çarşambaya kadar kimsenin olmayacağı eve yola cıktı diye sms geldi, bugun tekrar arayıp fırcalıycam , sonrada kargo firmasını arayıp teslimi geçiktirmeye çalışıcam
magoria  (12.05.09 10:37:13) 
zaten muhtemelen aradığınız laptop stoklarında olmayacaktır. kendileri bait and switch taktiği ile satış yaparlar.
300 keat ucuza alıcam diye illa ordan alırsanız da, allah yardımcınız olsun.

guitarman  (12.05.09 11:22:27) 

deep purple belgeseli

slm millet fanatik deep purple hayranıyım geçenlerde deep purple machine head diye bir belgesel elime geçti fakat altyazısı yok. o kadar aramama rağmen bulamadım. altyazısını nerden bulabilirm yada elinde olan varsa lütfen yazsın..
ilginizden dolayı tşk ederim



 
altyazısı yok.

nereden biliyorsun dersen, shades of deep purple'dan, rapture of the deep'e kadar tüm albümleri(çoğunun uk basımı plakları da mevcut), yayınlanmış tüm konser kayıtları, bilinen tüm bootleg'leri elinde bulunduran biriyim. olsa kesin elime geçerdi her türlü.
alperz  (12.05.09 01:26:16) 

ben anadolu çocuğuyum ama avrupaya işim düştü

şimdi ben anadolu çocuğuyum ama anadolu yakasından "bebek kahveye" nasıl giderim? metrobüsle göztepeden ya da kadıköyden vapurla nasıl ulaşırım tarif edebilir misiniz?




 
metrobüs hiç işinize gelmez. kadıköy'den vapurla beşiktaş'a geçin. iskeleden inince dümdüz caddeye doğru yürüyün, karşınıza çıkan ilk durakta bekleyin. oradan geçen otobüslerin çok büyük bir kısmı bebek'ten geçer. zaten bebek durağında inince aradığınız kahve, hemen mcdonalds'ın arka tarafında.

edit: otobüsler için de 40, 40t ,42t, 22 ve 22re'nin detaylarına bakabilirsiniz.
demcan  (11.05.09 23:50:52 ~ 23:58:12) 

gözlük gribi!

üç ay önce viaport'tan bir güneş gözlüğü aldım (kurtköy, ist.) vidaları zırt pırt çıkıyor. viaport'un ümraniye karfur'daki şubesine götürdüm. bir defa sıktılar vidaları. on beş gün geçmeden bir daha çıktı. tekrar götürdüm, iade etmek istedim.
iade alamayacaklarını, ama istediğimiz zaman götürüp sıktırabileceğimizi ve vidaların sık sık sıkılması gerektiğini söylediler filan. açıkçası fena halde sıkıldım. ne bu yaa.. sık dur.. töbe töbe..

- bir yaptırımı yok mu bunun? hakem heyeti filan işe yarar mı?
- iade edebilir miyim gözlüğü?

 
hakem heyetine gitmene gerek yok. garanti belgeni cebine koy, mağazaya git ya bunu garanti kapsamında yenisiyle değiştirirsiniz\paramı iade edersiniz ya da hakem heyetine gideceğim de (tehdit her zaman işe yarar :). o zaman değişim ya da iade yaparlar kuzu kuzu.


8 easy steps  (11.05.09 23:24:43) 
garanti belgesi yok ama fişi var. garanti belgesi verdiğini hatırlamıyorum. vermediler galiba. fiş işe yarar mı? yeterli olur mu?


hicazkar  (12.05.09 00:03:17) 
fiş de yeterli olur. sonuçta ordan aldığının ispatıdır.


8 easy steps  (12.05.09 00:38:14) 
http://www.sikayetvar.com/ da işe yarayabilir.


tarantinoesque  (12.05.09 02:41:25) 
geri iade konusunu bilemeyeceğim ama sana şöyle bir önerim var, çerçevenin vida yerlerine vidayı sıktıktan sonra tırnak cilası sürersen daha uzun süre dayanacaktır. kendine bir tonavida yani şundan http://www.mekamak.com.tr/ana-sayfa/kampaya-u...akimi.html alırsan işin daha da kolaylaşacaktır.


brc  (12.05.09 09:53:13) 
viaport gözlük mağazası değil ki. alışveriş merkezinin ismi. ümraniye karfurda viaport şubesini hiç anlamadım. şu mağazanın ismini bir zikretseniz biz de almayalım oradan.


trocero  (12.05.09 10:24:10) 
Piyasada henkel in locktite diye bir ürünü var. Vidaların yerinden kolay kolay çıkmasını engelliyor. Ürünü iade edemezseniz bunu da deneyebilirsiniz...


selimse  (12.05.09 14:44:16) 
göz grup'muş yaa, özür :) dikkatsizlik işte.. fikirler için teşekkürler. deneyeceğim. iade etmeye çalışacağım. olmadı, tırnak cilası vs :)


hicazkar  (12.05.09 18:12:29) 
çerçeve tipini bilmiyorum ama eğer görüntüyü bozmayacaksa biraz uzun vida taktırıp arkasına somon taktırırsan da işe yarar. neyse kolay gelsin.


brc  (13.05.09 14:44:04) 

Şirket Adına Fatura Kestirmek

Şirketle organik bağı bulunmayan şahısça ödemesi yapılan (satın alınan) malın/hizmetin faturası şirket adına kestirilebilir mi?

a) güle oynaya kestirin
b) kestirin, ama bu işlemi sürekli tekrarlamayın, sakatlık çıkmasın
c) asrın hatası. sakın öyle bir şey yapmayın

teşekkürler.

 
kesilen faturada o kişi ile ilgili bir bilgi olmayacağına göre ve şirket kabul ettiğine neden sorun olsun?

tabi faturanın tutarı çok yüksek değilse, şirket vergi incelemesinde değilse/girmeyecekse, patronların haberi varsa.
mahallenindelisi  (11.05.09 22:56:03) 
ne biliym, sonuçta kaynağı belirsiz bir mal girişi oluyo şirkete cash outflow olmaksızın. olur diyosunuz yani, ok.


boshi  (11.05.09 23:08:07) 
haybeye nıy evergi odenıyor ki ? onu gectim dolandırıcılık oluyor bu, sirket adına alınanların tabi oldugu kanunlarla son kullanıcınınkiler farklı.


bryan fury  (11.05.09 23:51:52) 
bir de satın aldığınız mal-hizmet nasıl bir şey. satmak için alınan bir ürünse onun çıkışını bir şekilde yapmanız lazım yada demir-başa kaydetmeniz lazım. sarf malzemezi ise yedik biz onu diyebilirsiniz.
anladığım kadarıyla aldığınız şeyi "şirket" olunca daha ucuza aldınız. tam olarak ne tür bir şey olduğunu yazarsan daha kesin öneriler alırsın bence.

hollowlife  (12.05.09 01:24:53) 
öyle ya da böyle milletin yapıp durduğu bir şey bu.


blackdog  (12.05.09 01:51:02) 
yok yok, satmak için alınan ürün değil. tarayıcı alınacak, son kullanıcı olunacak. yalnız ödeme 3. şahıs hesabından yapılacak, fatura şirket adına kestirilecek. araba falan değil yani alınan, ama sarf malzemesi de değil neticede.


boshi  (12.05.09 02:07:59) 
bi sınırlaması var , şirketin birinde halı saha faturasını kestiremiyorduk, mali müşavir kabul etmiyordu.. yemekler ve market alışverişlerinde falan sorun olmuyor galiba..

tarayıcı da sorun cıkaracak birşeye benzemiyor
boilteau  (12.05.09 08:33:03) 
faturayı kesen misiniz, yoksa aldığınız malın faturasını babanızın şirketine kestirip kullanacak olan mısınız?

faturayı kesen iseniz sizin için hiçbir problem yok. kime kes derse kesebilirsiniz. istisnaları doktor makbuzu gibi şahsi şeylerdir. başkası muayene olur, devletten sağlık yardımı alan adına kestirtilip beleşe getirilir. ama teknosa kasiyeri "bu bilgisayarı kim kullanacaksa onun adına keseyim, başkasına kesemem" demez, diyemez.

faturayı alacak olan kişi iseniz evet usulsüz bir şey bu. o şirketin gideri olmadığı halde o şirkete gider yazdırıp vergi kaçırmak oluyor bu. ama fatura muhteviyatı, kesilen şirkete uygun bir içerikse (40 inç lcd televizyon alıp da manav dükkanına yazarsanız dikkat çeker, ya da 3 büyük rakı, kanatlı orkid falan alıp market faturasını şirkete kestirirseniz bu da olmaz mesela) kestirin, bir şey olmaz. o kadarcığını da siz kaçırın. elalem neler kaçırıyor, kazığı da bizim götümüze giriyor. belli bir miktar vergi kaçırmayı kendime hak olarak görüyorum bu memlekette. biraz daha cesur olsam kendi defterime "tunceli'ye yapılan seçim yardımlarına katılım payı", "tayyip'e alınan uçağa katılım payı", "gemicik katılım payı", "phileas'lara katılım payı" diye giderler yazacam da o kadar cesaret toplayamadım daha.
kibritsuyu  (12.05.09 09:34:08 ~ 09:55:21) 

gece elbisesi

efenim bir düğüne için gece elbisesine ihtiyacım var. halihazırda var bir adet ancak içime sinmediği için bakayım bir dedim.
şık güzel bir elbise istiyorum, yakın sayılırlar abartmadan şık olmak gerek.
pahalı da olmasa güzel olur tabi, 500 yetale filan öldürseler vermem. :)
nereye bakabilirim dükkan veya marka olarak?
bölge ist- avrupa yakası.

 
network'tekı elbıselere bır goz atın derım. ozellıkle ındırım donemıne denk gelırsenız sık ve kalıtelı elbıselerı uygun fıyatlara alabılıyorsunuz. akmerkezde ve nısantasında magazaları var, dıgerlerını hatırlayamadım:)


think martini  (11.05.09 22:22:32) 
fiyatlarini bilmiyorum ama roman'da her zaman gece elbiseleri oluyo cesit cesit
bakabilirsiniz oraya

cisterna  (11.05.09 22:55:30) 
romanın outletlerinde oluyor 200-400tl arası. nişantaşında rumeli caddesine paralel olan caddede var dükkanlar toptancılar ama bazıları perakende veriyor. şişlide halaskargazi caddesindeki pasajlarda var. fatihte akdeniz caddesinde bugun gordum guzel seyler vardı baya vitrinlerinde. beyazıtta da var.


fakakte  (11.05.09 23:15:20) 
laleli-beyazıt derim ben. kuzenim nişan kıyafetini oradan almıştı ve fiyatı da haddinden fazla ucuzdu. laleli-beyazıt deyince nalaka dememek lazım. gidin görün vaktiniz varsa.


aklimdan zorum var  (11.05.09 23:15:38) 
diktir mesela elbiseyi.


blackdog  (12.05.09 00:39:20) 
zara/mango gibi yerlerde bakabilirsiniz. gayet güzel elbiseler 200'e vardı. ama tabi "pişti" olma ihtimali yüksek oluyor.
ipekyol ve twistte de 300 civarı çok güzel elbiseler vardı.

merry shelly  (12.05.09 09:41:01) 
eger vaktin varsa ebay den bak derim kiz arkadasim surekli ordan aliyor, tabi saticilarini taniman iyi analiz etmen gerekiyor. hatun son derece memnun acikcasi...

http://clothing.search.ebay.com/dress_Clothin...acatZ11450
buyerson  (12.05.09 10:11:25) 

taş plakda albüm

geçen yüzyılda yapılmış blues albümlerini taş plakda bulabileeğim bi yer var mı ankarada?




 
bir ihtimal tunali pasajinin alt katindaki plakcida olabilir.


osuruklu  (11.05.09 22:12:13) 
pirinçhan da olabilir.


ansitu  (11.05.09 22:15:48) 
Shades'e a bak derim.


sheba and the albino girls  (11.05.09 22:21:02) 

Bayilikler

Sorum şu. Yapıcağımdan değil, merak ettiğimden. İşlek bir şehir merkezine kurulacak büyük bayiliklerin (McDonalds,Burger King,KFC vs.) isim hakkı (yani o yeri kurma hakkı) ne kadar satılıyor? Yani bu işi ünlü şirketlerle yapmak isteyen kişinin sadece bunun için ne kadar parayı gözden çıkarması gerekiyor?




 
bildigim bir ornegi anlatayim. isparta'ya gecen sene icinde burger king acildi. sehrin merkezinde valiligin altinda bir yer falan.
(sanki belediye yapmis gibi) eski belediye baskani $300000'lik yatirim yaptik diye reklam yapmisti.

assert h  (11.05.09 21:52:15) 
İstanbul Maslak'taki adam 500,000 dolar ödedik, bir senede çıkardık parayı demişti. Bu anlattığım 6-7 sene önceki bir konuşmadır.


sui  (11.05.09 22:19:45) 
bildiğim kadarıyla McDonalds bayilik vermemektedir isteyen satın alıp kuramaz Burger King ve KFC'de büyük ihtimal öyledir..

dütdüt: Yanlış biliyormuşum şimdi baktım Mcdonald's veriyormuş mekanın büyüklüğüne yerine göre felan $400.000 ve $500.000 arası değişiyormuş..
zozjotejmnk  (11.05.09 22:47:33 ~ 22:50:21) 
500.000 dolar. vay be. hacı dedemin 3 dairesini satsak 600.000 dolar yapıyor. ben bu 600.000 dolarla mcdonalds işine girceğime toptan bir market açarım.150 bin dolar falandır. bizim yer de var. bir market en az 100 milyar ciro yapıyor. evet bunu yazdığım iyi oldu. market işine giriyorum. 10 yıl sonra zincirleri birbirine dolucam. buradan kalifiye eleman bile alabilirim.

saka bir yana da hiç akıl karı bir iş değil bence. bu şekilde bir iş için ya çok büyük risk almak ya da en az 2 milyon dolar sermaye olması lazım. türkiye gibi bir ülkede sırtını sağlama almadan iş yapmak çok zor. bizim komşunun tekstil dükkanı battı geçen. 11 yıldır tıkır tıkır işleyen(ki en az 50 milyar yapıyordu ciro) tekstil 2 ayda battı. varın gerisini siz düşünün. gıda işinde para var diyorsanız unutmayın sizin gibi düşünen binlerce girişimci var. aynı şekilde market olayı da öyle.
karamuratbenim  (11.05.09 23:23:00) 
pass  (12.05.09 11:58:23) 

otobus firması

bodrum-istanbul arası kullanılabileceğim otobus firması onerebilirmisiniz?ha unutmadan birde kac saat surer bu yolculuk?




 
ulusoy ya da varan en rahatları bence. yol da yanlıs hatırlamıyorsam yaklasık 11-12 saat fılan suruyor.


think martini  (11.05.09 21:38:28) 
yazın kesin oluyor da kamil koç'un rahat hattı şimdi var mıdır bakmak lazım. onu öneririm=)


dambil  (11.05.09 22:39:14) 
1-2 saat geç git, kamil koç ile gitme. deli gibi kulalnıyor şoförler otobüsleri. ben olsam varan'dan şaşmam. 1.81 boyumla bacak bacak üstüne atabiliyorum diyebilirim koltuklarında. bodrum-istanbul çalışıyo mudur varan bilemicem tabi.


teritori  (11.05.09 23:04:45) 
tabiki varan ama verdiği süper hizmetin karşılığını maddi olarak fazlası ile alır.
ulusoy da iyidir ama bu listede ikinci sırada kalır.
kamil koç süper hızlı ve gideceğin yere 1 saat önce varabilirsin lakin yolda ne kadar çukur tümsek varsa hepsinin üzerinden 120 km ile geçer götünüz havada gidebilirsiniz.
metro turizm bildiğin 500T halk otobüsü ne olacağı belirisiz güvensiz bir şirkettir.
cellar  (11.05.09 23:24:09 ~ 12.05.09 18:17:20) 
varanla gideceginize o parayi atlas jet e verin daha hos olur kanisindayim..


buyerson  (12.05.09 10:13:30) 

İzmir'de sıcak çikolata

İzmir'de içebileceğimiz en kral sıcak çikolata nerede? nerede süper yapiyorlar bunu? teşşekkür.




 
kıbrıs şehitleri sokağı / bahane.

ama işletmecileri biraz gariptir.
poekmon  (11.05.09 21:50:16) 
kıbrıs şehitleri'nin aralarında bir yerden girince, köşede bir yer vardı, arka sokak'tı sanırım adı. hala duruyorsa orada güzeldi.


sanal uyku  (11.05.09 22:28:15) 
bahane ve o tip yerleri biliyorum ya, sağolun. şöyle daha cancanlı, çamur gibi yoğun arıyorum ama bulamıyorum. teşşekür.


x factor  (11.05.09 23:20:05) 
izmirde kıbrıs şehitleri'ndeki "arka sokak" kafede sıcak çikolatayı aynı dediğin gibi çamur kıvamında yapıyorlar. ben de sıcak çikolata konusunda kıvam takıntılıyım. bir de düşler yakası cafe/bar'da eskiden öyleydi ama oranın eski elemanının marifetiydi sanırım... ama arka sokak kafe'de hep öyle.

bir de kahve dünyasında (kahve diyarı değil) sıcak çikolatayı isteğe göre süt içinde gerçek çikolata eriterek yapıyolar, fiyatı da sabit 4 milyon. onun da kıvamı güzel.
wilwarn  (11.05.09 23:31:15) 
arka sokak'a sırf o çikolatayı içmek için giderdik biz de.


blackdog  (12.05.09 00:42:52) 
starbucks'ın karamelli premium hot chocolate'ı da enfestir. o çamur yoğunluğunda olmasa da denemediyseniz bir deneyin derim.


twang  (12.05.09 02:00:32) 
küçükparkın en sonunda bahçe kafe var orayı da denemenizi öneririm yoğun bir kıvamı var istediğiniz gibi.


oku oku yazar ol  (12.05.09 09:38:48) 

klip adı soruyorum hemen silecem

selam yurdum insanları,
bir klip vardı böyle fbi ajanı gibi bir rolde yakışıklı bir abimiz otelde lobisi gibi bir yerde bir koltukta otururken aniden kalkar inanılmaz süper dans figürleri yapardı. sanki vücuduna kendi hakim değil de başka biri kontrol ediyordu. abi de epey yakışıklıydı yanlış hatırlamıyorsam.

müziğin sahibi de beastie boys falandı sanki de bulamadım bir türlü. neymiş bu klip?

 
blackdog  (11.05.09 20:52:22 ~ 20:52:39) 

Selaniğe ulaşım nasıl gitsek ve neler yapsak?

arkadaşlar 3 günlüğüne selaniğe gidecegim.
masrafları şirket ödeyecek,o yuzden para ve zaman problem değil.nasıl gitsem daha eglenceli keyifli olurun derdindeyim.
1- dostluk treni ile mi yoksa otobus ile mi gitsek daha guzel olur.
2-veya gidiş donüş Atina aktarmalı uçakla mı gitsek daha guzel olur .
3-yada selaniğe giderken tren donerken atina aktarmalı uçakla istanbula gelsem mi daha hoş olur veya tam tersi giderken uçakla gidip donerken tren ile mi donsem daha hoş olur ne dersiniz.

ve nerede hangi otelde kalsak? nokta atışı tavsiye otel verebilir misiniz?
ve neleri yemeden ve de nereleri gormeden gelmeyelim?

 
(bkz: #15881402)
tren icin de ovgu dolu sozler duydum. ucakla aktarma yapmaya degecek bir mesafe degil zaten istanbul'dan.

feeling the blanks  (11.05.09 21:00:10) 
para sorun olmayacaksa ve eger kalamaria tarafinda bir yerlerde kalacaksaniz (ki bence kalmayin, egnatia civarinda bir dolu guzel otel var) bir aksam da surada yiyin: http://www.hamodrakas.gr/


feeling the blanks  (11.05.09 21:03:03) 
* dostluk treni ile gidin, aynı trenle dönün.
* eğer atina'da 3-4 gün kalma imkanınız yoksa, atina aktarması yapmayı boşverin, değmez.
* müze, tarihi kalıntı olarak bence oldukça zayıf bir $ehir selanik. türk konsolosluğu içindeki atatürk evi'ni unutmazsınız zaten.
* feeling the blanks'in de dediği gibi alfabeyi iyice kanıksayın.
sleepy99  (11.05.09 23:28:30) 
kesinlikle ve kesinlikle türk trenini seçin. Hatta tatil tarihlerinizi türk trenine göre ayarlayın. yunan treninin odaları hem çok küçük hem de klima yok, üstelik de cam sadece aralanıyor. Açmak namümkün. türk treni çok daha konforlu ve rahat. Ancak iki trende de restoran falan olmadığı için akşam yemeğini yedikten sonra trene binin, yanınıza yiyecek bişeyler alın(kahvaltı için). türk tarafındaki duty free'den bişey almayın. Kazıkçı amca var orda.

büyük iskender'in selaniğe ilk girdiği kapıya(kapı dediğime bakmayın, kadraja sığdırmak için 50 metre geriye gittim) gidip fotoğraf çektirin, aristotoles meydanına gece gidip selaniğin hareketliliğini alın. (Ayrıca bu meydan absolut şişesi şeklindedir. Absolut thessaloniki posteri bulursanız kaçırmayın, alın. bunu images.google.com'dan ararsanız ne demek istediğimi anlarsınız). Şehrin simgesi olan white tower'ı da görebilirsiniz.

Domuz eti seviyorsanız, adamlar domuz etinin nirvanasına ulaşmışlar. hiro dedikleri domuz döneri var. Acaip bişi. Yemeden gelmeyin. Bu adamlarda burger king falan yok. tek tük mc donalds var. Çünkü goody's diye müthiş bir fastfood zinciri var. orada golden yiyin mutlaka.(domuzdur) O Mylos isimli restoran italyan yemeği ağırlıklıdır ve tuzludur ama en iyi restoran bence. Ayrıca barı da var ve bir iskele üzerinde şahane manzarası var.

Selanik bir cafe/bar cenneti. SHARK şehrin bir numaralı gece mekanıdır. Bir iskele üzerinde olan kitchenbar da en iyi cafedir. Bu ikisi şehrin iki ucunda ve ikisinde de ful selanik manzarası var. Benim tercihim gündüz kitchen, gece shark. Ancak dediğim gibi selanik bir cafe/bar cenneti olduğu için bilmediğim ve bu yazdıklarımdan daha iyi olan mekanlar mevcut olabilir. bana kızmayın :)

NOT: http://www.saloniki.org/ diye bir site var. fena değil. Oradan da başka şeylere bakabilirsiniz.
sinuzit  (12.05.09 09:47:47) 

İki ülke arasındaki devlet protokolleri

Arkadaşlar mesela iki ulke arasındaki protokolleri nasıl bulabilirim, biliyorum cok acıklayıcı olmadı ama hocanında dediği buydu tam olarak örnek olarakta sunu verdi:

mesela turkıye basbakanı bizim ulkeye geldiği zaman ona ilk merhaba diyen kişi bizim basbakanımız olmalı.yada acılıs konusmasında ilk hak misafir ulkenın basbakanına sonra bizim basbakana ait gibi.

eger link verebilir veya birtakım bilgiler yazabilirseniz cok iyi olur.

şimdiden çok teşekkurler.

 
burada bir şeyler yazıyor. belki işinizi görür.

http://www.nihatayturk.com/protokol.html
hevipeyra  (11.05.09 20:47:10) 
bu da varmış:
http://makinecim.com/bilgi_5935_PROTOKOLVE-GO...-KURALLARI

hatta google'da "yabancı devlet adamları karşılama protokolü" şeklinde yazıp aratınca pek çok şey daha çıkıyor.
hevipeyra  (11.05.09 20:52:46) 
Teşekkürler içinde faydalanabileceğim bilgilerde mevcut ama başka kaynaklar gönderebilen arkadaşlarda olursa sevinirim.

tekrar teşekkürler.
krstshn  (11.05.09 20:55:17) 
ben cevabımı yazarken ikinci önerinizi görmemiştim.ikincisiyle beraber toparlayıp birseyler cıkartabilirm sanırım.

Tesekkurler.
krstshn  (11.05.09 20:57:34) 

excel ile film listesi

ya elimdeki bir sürü korsan divx. avi. vs'lerim biraz derli toplu bir listede dursun, bişey indirirken "ya bu film bende var mıydı" diye düşünüp taa harici hard disk'i açmayayım istiyorum, bunun için de kullanışlı bir liste programı arıyorum. piyasadakiler çok ayrıntılı onlara gerek yok, daha basit bişey olsun istiyorum bu da sanırım excel ile mümkün. mesela b2 hücresine girdiğim her veriyi, a sütünunda alfabetik olarak dizebilecek bir şey var mı?

veyaişte siz benim sıkıntımı anladınız bunu nasıl gidermeli?


 
(bkz: divxturk)

derdinizin tek çaresi ;) bundan iyisini bulamadım ben.
lancelot du lac  (11.05.09 20:19:12) 
(bkz: emdb)


benim de soyleyeceklerim var  (11.05.09 23:16:39) 

Hangi şehir?

3 haftalığına avrupada gönüllü kamplardan birine katılmayı planlıyorum.sizce hangi ülkeyi seçeyim?seçenekler:ispanya finlandiya polonya norveç danimarka hollanda rusya italya fransa




 
senin düşüncelerin önemli aslında burada ama finlandiya bence.


ocanal  (11.05.09 20:24:33) 
yaşında önemi buyuk burada fakat ispanyada son zamanlarda domuz gribi olayları var, bu yuzden yerinde olsam fransa (romantizm) veya hollanda (kop kop) tercih ederdim.


artuc  (11.05.09 20:40:56) 
benim sıralamam: ispanya, italya, fransa, hollanda.


blackdog  (11.05.09 20:44:02) 
ispanyada domuz gribi oldugundan,fransızlardan nefret ettiğimden bunları eledim.hollanda ya da finlandiya artık neresi olursa:) önerileriniz için tskrler


monicap  (11.05.09 23:37:55) 
Norveç derim. Hem ne güzel aurora (kutup ışıkları) görmen de mümkün?
Gerçi dönemleri var. Şu an için bilemeyeceğim araştırmak lazım. :)

eloy86  (12.05.09 15:59:26) 

Greyder Ayakkabı

Arkadaşlar Merhaba...
Dün Ykm'de Greyder Markalı mavi bir ayakkabı gördüm, (tabiri caizse timberland) Ürünün fiyatı 119 tl'ydi rahat gibi görünüyordu ama internette baktığımda greyder markalı ayakkabılardan çok şikayet olduğunu gördüm. Görselini aradım ama ykm'nin sittesinde bile yok greyder marine falan yazıyordu altında bir de içinde hand made yazıyordu, kullanan var mıdır, tavsiye eder misiniz?



 
yanında bile geçme sakın. bir kere denedim 3 ay gitti anca.


teritori  (11.05.09 19:05:32) 
greyder markası çorum menşeili bir firmanın ''caterpillar'' botları taklit etmesi ile ortaya çıkan bir marka(msı)dır. ilk zamanlar aşağı yukarı aynı kalitede idi ama şu an işi fabrikasyona döktükleri için kalitesinde bariz bir düşüş vardır. 119 ise yerli bir ayakkabı için gayet pahalıdır. orijinal timberland ondan çok da pahalı değil aslında. kısacası; almayın :)


dis kapinin nahit mentesesi  (11.05.09 19:23:39) 
Bildiğim kadarıyla Greyder yapıştırma taban kullanır. Tabi ki başka birçok değişken var ama, özellikle dayanıklı bir ürün arıyorsan, enjeksiyon tabanlı ayakkabıları tercih etmeni öneririm. Greyder, ilk günlerinin aksine, üretimden çok mağazalarının görünümüne mesai harcıyor, ayrıca artık bazı ürünlerini dışarıda yaptırıyor (gibi geliyor bana.) 119 lira nasıl fiyat dersen, Greyder için çok pahalı derim. Timberland'e git bence, hiç deneme-yanılma yapma.
Dış kapının nahit mentesesi ne dediyse onu dedim, evet.

denizen  (11.05.09 23:53:20) 

ales sonuçları?

ne zaman açıklancaktı dün ki ales sonuçları?




 
Tam tarihi bilmemekle beraber 3 hafta sonra şeklinde düşünüyorum.


tanjant  (11.05.09 18:43:57) 

Kargo gönderisi / TC Kimlik numarası

Ağzımı bozmayacağım. Yurtiçi kargo firması bugün ticari olmayan bir gönderi için TC kimlik numarası sordu, ben de kuryeyi geri gönderdim ve 4449999 dan bilgi almak için aradığımda 213 sayılı kanunun 3239 kanunla değişik 232 md/6 bendine göre diye ezberden yada bir kağıttan okuduğu belli bir cümle kurdu.

Ensemde barkodla yaşamaya henüz alışamadım ve bunu sürekli okumaya çalışanlara da biraz bozuluyorum.

Sorum şudur ki bunun bir yasal dayanağı var mıdır?

 
"213 sayılı kanunun 3239 kanunla değişik 232 md/6 bendine göre"

bunu yasal dayanak saymıyor musunuz orasını anlayamadım ben.
meta  (11.05.09 19:31:00) 
bu maddeyi aradim mamafih 5 bent olarak buldum. ustelik bu madde basit usulde ticari islem yapanlarin fatura kesme zorunlulugunu duzenliyor. son degisiklik 1985 yilinda yapilmis ve bu tarihte tc kimlik numarasi kullanimda degildi.


blu  (11.05.09 19:39:03 ~ 19:46:02) 
TCKN vermek zorunda degilsiniz gibi gorunuyor. Tekrar degistiyse bilemem, ama metin su sekilde:

MADDE 20 -

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 231 inci maddesinin beş numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve bunu takiben altı numaralı bent eklenmiştir. 5. Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami on gün için de düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

6. Bu Kanunun 232 nci maddesinin birinci fıkrasına göre fatura düzenlemek zorunda olanlar, müşterinin adı ve soyadı ile bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarasının doğruluğundan sorumludur. (Ancak bu sorumluluk, aynı maddenin 2 nci fıkrasının uygulandığı halleri kapsamaz.) Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır.
nooneatall  (11.05.09 21:16:40) 
madde yukarıdaki gibiyse ha tckimlik vermişsiniz ha vergi numarası pek bişe farketmiyor.


buffy de vampir sayilir  (11.05.09 22:58:17) 
benim bildiğim kadarıyla da vergi no artık yok, onun yerine de tc kimlik no kullanılıyor..


ayheytmayselfenvanttuday  (11.05.09 23:17:12) 
@neonatal'in yazdığına bakınca ben şöyle anlıyorum: "Fatura düzenleyenin istemesi halinde müşteri kimliğini ve vergi dairesi hesap numarasını gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır." faurayı yurtiçi kargo hazırlıyor, senin için. fatura da vermek zorunda. faturayı düzenlemek için de kimliğini (üzerinde kimlik nosuyla mı acep?) VE vergi numeronu gösterenbelgeyi (kimlik oluyo herhal?) vermek zorundasın.


zkurmus  (12.05.09 01:15:40) 
Her naneye bir kod verelim, gerekirse takip ederiz fetişi saçma bir noktaya doğru gidiyor.

Bu madde anladığınız gibiyse her alışverişimizde tc kimlik numarası vermemiz gerektiği anlamına geliyor aslında. Ben uzun zamandır boyle bir uygulama görmedim.

Sağlık olsun.
blu  (12.05.09 09:20:31) 
İnternetten satışta, -bizim muhasebecenin söylediğine göre-,
kişi ismine kesilecek faturalarda kimlik no mecburiymiş. Biz de sistemi ona göre değiştirdeik ve kimlik no'suz sipariş kabul etmiyoruz. (dersen ki yanlış numara beyan edilese n'oolur? işte onu bilmiyorum).

girisimci ruh  (12.05.09 09:46:47) 
nihayete erdireyim bu konuyu, aras kargo ile kimlik numarası olmadan gönderebildim.


blu  (30.06.09 22:39:35) 

interrail bileti sorunsalı

Muhterem backpackerlar ,

Türkiye'de ki sistem sorunları nedeni ile (nasıl bir sistemse artık) interrail bilet satışları durdurulmuş. 3-4 ay önce düzelir diyorduk pek takmıyoduk fakat bugün sordum, hala arızalıymış ve ne zaman düzeleceğini bilmiyorlar. Sorum şudur ki uçakla gideceğimiz ilk ülke olan italya dan bu bileti alma şansımız var mı ?

sirkeci'deki danışmaya sordum alınamaz dedi ama pek inandırıcı gelmedi.

 
(bkz: #15089439)


fredi  (11.05.09 17:56:19) 
Bileti italyadan değil de online olarak www.interrailnet.com adresinden alabilirsin. Eğer biletin 3 gün içinde gelmesini istersen biraz fazladan kargo parası ödüyorsun ama bilet adresine ve sana teslim ediliyor. Öbür türlü 15 gün içinde eline geçiyor. Türkiye'de ki elektronik bilet altyapısı tamamlanmadığından biz bu yolu seçtik.


lngrad  (11.05.09 18:10:14) 

anlaşılamayan ingilizce cümleler

ne diyo bu adam? 190 proof alcohol falan ne iş?

"Coffee, grounded just before making the coffee, enough to make 1 pint - Dark Roast
1 cup Grain Alcohol, 190 proof alcohol or 151 proof - typically goes by the name Everclear in the states. For our international friends this shouldn't be too hard to find as 190 proof, for Americans you typically will only get 151."

not: kahve likörü yapmaya giriş cümleleri bunlar.

 
proof dedigi alkol derecesi. proof degerinin hacmen yaklasik yarisi kadar % alkol iceriyor demek. yani 190 proof %95, 150 proof da %75 alkol icerir.


feeling the blanks  (11.05.09 17:51:09) 
ha fahrenheit değerleri bunlar o zaman. beynime kan geldi birden. teşekkürler.


mojosnik  (11.05.09 18:38:15) 
Metnin geri kalanini da koyar misin buraya?


wpi  (11.05.09 18:51:53) 
hayir fahrenheit'la (sicaklikla) bir alakasi yok, kullanacagin alkolun konsantrasyonundan bahsediyor sadece. sen iyisi mi bir de suraya bak detayli bilgi icin: http://en.wikipedia.org/wiki/Alcoholic_proof


feeling the blanks  (11.05.09 18:56:40) 
hımmm. şimdi derece olunca ben celcius'ta öyleyse dedim o zaman bu fahrenheit'tır deyince sıcaklık mıcaklık ne alaka e o zaman niye derece diyolar derken bir kısa devreyle böyle bir sonuca ermişim. sabırla anlatışına müteşekkirim.

şimdi bu adam benden 95% alkol bulmamı istiyor demek. çüş diyorum burdan kendisine.
mojosnik  (11.05.09 19:07:11) 
mojosnik  (13.05.09 15:27:09) 

baykuşun gözleri

arkadaşlar ben bir arkadaşla iddiaya girdim konu ise şu:baykuşun gözleri gece vakti kırmızı mı olur? teşekkür ederim




 
her cinsinde oyle mi bilmiyorum ama benim gordugum baykuslarin gozleri gece kirmizi degildi


vghost  (11.05.09 18:01:15) 
baykuslarin gozleri genelde geceleri siyah veya koyu kahverengi, alacakaranlikta ise turuncu oluyormus. gunduz avlanan veya butun gun avlanabilen cinsleri ise sari gozlu oluyormus.

bunun disinda fotograf cekimlerinde flash yuzunden kirmizi gozukebilir, bu aciya ve gozune yansittigin isisgin rengine gore degisebilir. baska hayvanlarda ve insanlarda da oluyor zaten.

son olarak da gozun tamamen kirmizi olmasina sebep olan "albinism" var.
ermanen  (11.05.09 18:07:15 ~ 18:09:16) 

bilgisayarla ilgili sözcüklerin almanca karşılıkları

bir dostumun benden ricası.. almanca'mın iyi olduğu yanılgısına nerden vardı, niçin böyle bir şeyi benden istedi bilmiyorum. geri çeviremedim işte, bir türlü hallederim nasıl olsa dedim. evdeki sözlükleri tararken fark ettim ki bu benim yapabileceğim iş değil. internette arama yapayım desem yetersiz olduğum için ne bulduğumu bilemiyeceğim. belki duyuru'da vardır almanca'sı iyi, bize yardımcı olabilecek birileri dedik ve burdayız. aradığım, başlıkta da açık bir şekilde belirttiğim üzere bilgisayarla (internetle) ilgili sözcüklerin almanca karşılıkları ve anlamları. donanım, klavye, sörf yapmak, web sitesi gibi. sayfalarca bir şey de olmak zorunda değilmiş (zaten ne kadar çok olabilir?), mümkünse anneye anlatır gibi olmalıymış vık vık. teşekkürler.




 
marcelorios  (11.05.09 17:48:19) 
hmm teşekkürler şahane bence. bi' de elemana gösterelim bakalım beğenecek mi..
* beğendi. :)

jack of hearts  (11.05.09 17:53:56 ~ 17:58:32) 

türk şiiri nereye yolcu?

orhan veli'den veya sunay akın'dan aldığım lezzeti bir çok şairden alamıyorum ancak günümüzde eli kalem tutan herkes ibrahim sadri gibi şiirler yazmaya başladı. herkes kendini yılmaz erdoğan sanıyor.
nerede nurullah ataçlar nerede cahit sıtkılar nerede necip fazıl nerede faruk nafizler?
bugünümü şiire ayırayım dedim ama normal bir cümleyi alıp devrik hale getirince herkes şiir yazdığını sanmaya başlamış.
herkes aruz vezniyle yazsın demiyorum ancak hakikaten çok komik oluyor bazı şiirler.
hatırlıyorum ilkokul 3. sınıfta sivil savunmayla ilgili yazdığım bir şiir şimdikilere 10 basarmış.
nedendir bu durum? serbest vezinle yazılması daha mı etkiliyor okurları?
yoksa demode mi oldu görüyorlar?
kimse uyak/kafiye filan mı bulamıyor yoksa?

 
ben mesela hep uyakli/kafiyeli yazmayi severim, insanlar kolayina kaciyor herseyin, teknolojinin etkisi var bence :)


ermanen  (11.05.09 17:12:56) 
her devrin modası başka başka tabii...
kimisi "kafiye göz içindir" der, kimisi "kafiye kulak içindir" der, kimisi ölçüsüz ve uyksız şiirleri özensiz bulurken bir başkası şiirde ölçü ve uyağı tamamen reddeder.
kimi toplum sorunlarına eğilir, kimisi sanat şahsi ve muhteremdir der.

yanlız şu bir gerçektir ki edebiyatımızda hatta dünya edebiyatında en az son 50 yıldır belirgin bir akımı, görüşü gruplar halinde kabul eden, savunan sanatçı pek yoktur.

herkes istediği gibi yazıyor, herkes istediğini okuyor. ha hangisi daha çok satıyor? tabii ki sanatta beceresini gösterebilen değil, bir şekilde popüler olan.
babatema  (11.05.09 17:32:26) 
şiirin de herşey gibi kolay tüketilebilir, hızlı hazmedilebilir bir nesneye dönüşmesinin sonucu olarak ibrahim sadri ve benzeri şairler gündeme geldi. dikkat ederseniz bu tip şiirler genellikle icra edilmek için yazılıyor. kağıt üzerinde olduğu gibi sunulmuyor.

uyak meselesine gelirsek. zaten ikinci yeniden itibaren türk şiiri başka enstrümanlara yöneldi. uyağın kısıtlayıcı bir yönü olduğunu kabul etmemiz gerek.
blackdog  (11.05.09 20:35:59) 
Yarış yok. Her alanda olduğu gibi rekabet işleri güzelleştiriyor. Divan edebiyatında herkes en güzel kasideyi yazabilmek için gece gündüz ugraşırdı. Şimdinin işleri 5 dakika. Über yeteneksiz biri olarak söylüyorum.

Bir de insanlar yüzeysel yaşamaya başladılar. Aşk meşk sok içine şiirin yedir gitsin. Gençler edebiyattan bihaber büyüyorlar. Gördükleri en edebi metin Sagopa Kajmer denen elemanın şiirleri ki sen hesapla.
ataturkiye  (11.05.09 22:04:03) 
sunay akın şiirlerinden lezzet alıyorsanız tüm şairlerin şiirlerinden lezzet alabilrisiniz. ismini zikrettiğiniz şairler ile sunay akın arasında dağlar kadar fark var. nihayetinde türk şiirinin şu sıra amiral gemisi ikinci yeni kuşağı ve bu damardan beslenen şairlerdir. misal ismet özel, cemal süreya, ülkü tamer'in ilk dönem şiirleri, sezai karakoç, ece ayhan ve daha adını anamadığım nice şair vardır ikinci yenide. bu şairlerin açtığı boşluktan içeri girmiş ve türk şiirine emek veren çok önemli şairler varken bunları görmezden gelip türk şiiri nereye yolcu diye sorarsanız olmaz. en nihayetinde okuduğunuz sunay akın tam anlamı ile şair değildir. siz en iyisi ikinci yeninin eski tüfekleri ile onlardan ilham alıp yürüyen şairleri okuyun.

bu türk şiiri nereye gidiyor tartışmaları da ahmet hakan'ın hediyesi galiba.
akustik cinayet  (11.05.09 22:40:52) 
@akustik cinayet
olayı tamamen yanlış yerden alıp yanlış yönlendirmişsiniz.
sunay akından aldığım lezzeti bir çok şairden almıyorum demek sunay akın'ı çok beğenirim onun üzerine şair tanımam demek değildir. bilakis serbest vezinle "yazmasına rağmen" -ki orhan veli'yi de örnek verdim çeşitlilik açısından- bir çok şairden iyidir dememdir o.
türk şiiri nereye yolcu diye sorarken uyak/kafiye'den çıkış yaparak soruyorum. ki zaten soruyu sormamdaki asıl amaç bu.
han duvarları'ndan veya sakarya sürküsü'den aldığım hazzı üvercinka'dan alamadım ben!!
nurullah ataç'ın bir şiir vardı, hem soldan sağa hem yukarıdan aşağıya anlamlı bir şiirdi (şimdi birisi söylese bu şiirin adını keşke)
yavuz sultan selim'in sanma şahım... diye başlayan dörtlüğündeki gibi.
şimdi ben onunla, "bir elinde cımbız bir elinde ayna, umrundamı ki dünya" diyen orhan veli'yi nasıl aynı kefeye koyarım?
ilk cümlemi tekrar ediyorum;
olayı tamamen yanlış yerden alıp yanlış yönlendirmişsiniz.
ben türkiyede şiir yapılmıyor, şairlerimiz 5 para etmez filan demedim,
hatta sizin dediğiniz isimler ülkemizin en büyük şansı. ben kafiyeli şiir yazılmamasından dem vuruyorum.
ayrıca ahmet hakana takılacağıma intihar ederim. (okumam demiyorum)
etna  (11.05.09 23:58:57) 
@etna
"orhan veli'den veya sunay akın'dan aldığım lezzeti bir çok şairden alamıyorum ancak günümüzde eli kalem tutan herkes ibrahim sadri gibi şiirler yazmaya başladı."

(...)"şimdi ben onunla, "bir elinde cımbız bir elinde ayna, umrundamı ki dünya" diyen orhan veli'yi nasıl aynı kefeye koyarım?"

Ne diyorsunuz kuzum siz, ben anlamadım. Hayır, anladığımı düşünüp Akustik Cinayet'in yazdığı içerikte bir cevap yazacaktım ama "olayı tamamen yanlış yerden alıp yanlış yönlendirmişsiniz" diyeceksiniz diye vazgeçtim. Bence sorunuzun ifadesinde bir sorun var. Mesela başlıkta "Türk şiiri nereye yolcu" gibi ahkamsal bir şey söylemek yerine şöyle deseniz belki daha net olur muydu? "Uyaklı ve kaliteli şiirler arıyorum." İçerikte de şiirlerinden hoşlandığınız şairleri filan yazardınız. Hooop, bir sürü güzel cevap aşağıda!
denizen  (12.05.09 10:48:22 ~ 10:56:10) 
@denizen
haklısın. başlık biraz yanlış oldu. ama ben şiiri uyak/kafiye olarak görüyorum daha çok, o yüzden sanki yanlış bir tarafa gidiyormuş gibi geldi, başlığıda o yüzden öyle yazdım. ama senin dediğin doğru.

etna  (12.05.09 11:11:43) 

düz vites araba ve yokuş

1-Şimdi yokuş aşağı park halindesiniz ve gayet eğimli bir yokuş. Durur vaziyette birinci vitese taktınız fakat eğim fazla olduğundan araba hızlandı ve ikiye taktınız. Sorum, yokuş aşağı giderken birinci vites ile gitmek normal midir,gayet de yavaş gitmek istiyoruz diyelim?
2-Diğer sorum, yokuş aşağı giderken hiç gaza basmasak da yeterli devire gelince vites değiştirilir değil mi, yani sadece kalkmak için gaza bastınız, yokuş aşağı hızlanıyorsunuz devir artıyor ve ikiye takıyorsunuz. Fakat burada motoru hızlandıran tekerlekler değil midir, hiç gaza basmamak zararlı değil mi?



 
1. ben boş yokuş bitene kadar boşta giderim, düzlüğü gelince de arabanın o anki hızına bağlı olarak 2 veya 3'e (genellikle 2) atarım.

2. zararlı değil. ve evet hıza göre değil devire göre vites değiştirilir.
etna  (11.05.09 16:38:02) 
hocam durum şöyle:
1. yokuş aşağı çok yavaş gitmek istiyorsun ve yokuş çok dik. birinci viteste inebilirsin ama bu durumda arabaya çok yüklenmiş olursun. bunun yerine birinci vites+fren daha güzel olur.
2. dediğin gibi devir arttığında vites büyütülür. illa gaza basman gerekmez hız alıyorsa araba. ben olsam şöyle yaaprdım:
yokuş çok dikse; kalkarken debriyaja bas, arabayı sal, zaten hemen hızlanır. tak ikinci veya üçüncü vitese hız durumuna göre. ayağını yavaşça çek debriyajdan.

öneri: çok fazla pratiğin yoksa şehir içinde deneme bunları. Allah korusun bir yayaya falan zarar gelmesin.
haydi kazasız belasız..
zeki baba  (11.05.09 16:44:55) 
iki sorunun da cevabı motor freni. yokuş aşağı yavaş gitmek istiyorsanız boşa alıp ayak frende giderseniz diskler de balatalar da ısınır. tutuşu azalır. birinci viteste gaza basmadan inersiniz, araba viteste olduğu için kontrolsüz hızlanmaz. kendi ağırlığıyla hızlanmasını da frene daha az basarak kontrol edersiniz. zararlı olur mu hiç, aksine yararlı. büyük araçlarda (otobüs, kamyon vs) bu sistem fren mekanizmasına entegre edilerek aracın sarsıntısız ve daha verimli yavaşlaması için kullanılıyor. (bkz: retarder)


kibritsuyu  (11.05.09 17:03:26 ~ 17:06:36) 
godless commie diyor ki:
"Sorudan çıkarılacak iki sonuç var:
a. Ehliyet sahibi değilsiniz
b. Ehliyet sahibi iseniz taksitleri bitmeden hemen iade edin.

Yokuş aşağı ilerleyen bir araç, ayağınız gazda değilse, hızlanması arzu edilmeyen bir araçtır. Aracın viteste tutulmasının amacı, motorun mekanik direnci ile hızı belli limitler dahilinde tutmaktır. Vites büyütülüyorsa, hız da haliyle artacağı için ne idüğü belirsiz bir hareket yapılmış olur. (Bu arada sorunun başındaki "gaza basmama" koşulunu hala unutmadığımı hatırlatmak isterim) Hiç gaza basmamak zararlı değildir, enjeksiyonlu motorların tamamında zaten bir yakıt kesme özelliği bulunuyor, eğer araç gereğinden fazla hızlanıyorsa, yani yokuş dikse ve motor devir saati lüzumsuz seviyelere kadar yükseliyorsa, ayağınızın altıyla aşağıda ortada bulunan pedalın kafasına kafasına birkaç kere basmakta fayda var.

Yıldız Yokuşunun tepesinden başladın. Senin mantığınla vites büyüte büyüte düzlüğe kadar indik ve süratimiz artık saatte 763 kilometreye ulaştı. Ne halt edeceğiz kırmızı ışıkta?

Hayırlı Akbilli günler."
cedilla  (11.05.09 17:15:33) 
1. vites sadece kalkmak içindir. araba kendi kendine gidebiliyorsa en az 2.den devam etmek lazım devirli bir sürüş için.


babatema  (11.05.09 17:16:44) 
1- yokuşlarda temel kural, hangi vitesle çıkıyorsan o vitesle inmendir. eğer o yokuş gerçekten dik bir yokuşsa 1. vitesle çıkıyorsundur ve öyle de inmende sakınca olmaz. en riskli şey boşa atıp inmektir. buna sakın kendini alıştırma. hem balataların çabuk eskir hem de olası bir fren boşalması durumunda araba kontrol dışı olabilir.

2- vites değişimi için arabanın devir göstergesini takip edebilirsin. normal şartlarda yol yokuş ya da düz olsun, 2-3 bin devir arası vites değiştirmek normaldir. araba yokuş aşağı inerken gaz vermediğin halde 3-4 bin devirlere gelecek kadar zorlanıyorsa ve yolun devamında hızlanmamana sebep bir durum yoksa direk yükselt vitesi.

sanırım yeni öğrenmektesin. bazı şeyler bir yerden sonra refleks haline gelecek ama o zaman kadar göstergelerden ve sahip olduğun bilgiden faydalanman gerekli.
hevipeyra  (11.05.09 18:16:43) 
hevipeyra 'ya katılıyorum. askeri araçlarda araç kullanma talimatlarında da yazar "çıktığın vitesle in" şeklinde bi talimat. yine hevipeyra'nın dediği gibi en tehlikelisi boş viteste inmektir.


Poly  (11.05.09 18:34:21) 
1-yokuşun dikliğine göre değişir.eğer dik bir yokuş ise inilebilir.ama ayağınız debriyajda olmamalıdır.çünkü o zaman vites boşta gibi olur,araba kontrolünüzde olmaz.en iyisi 1 le inip ara ara frene basmaktır.
2-vites değiştirilebilir.
siz ve yukarıda birkaç yorumcu boşta gitmek gibi birşey yazmış.eski arabalarda nasıl bilmiyorum ama yeni modellerde arabayı boşa alınca dişliler rölantideymiş gibi yağlanıyormuş.yani kırmızıda beklerken sadece motor çalışır ya araba kendini öyle sanıyormuş.ama mesela vites 4 teyken ilerdeki ışığı görüp vitesi boşa atarsanız ve dişliler rölantide gibi yağlanırsa uzun zamanda dişlilere zarar veriyormuş.bundan kaçının derim.ayrıca boştayken frenlerin çok iyi tutamayacağı da cabası .sözün özü:giderken boşa atmayın,hem freniniz,motor yorulmaz hem de güvenlikten ödün vermezsiniz.
otaci55  (11.05.09 18:45:38) 
araba boşa sadece fren yapmaya gerek yoksa atılır. o kadar.

yani rampadan iniyorsunuz eğim hızınızı sabit tutmaya (mesela tuzladan çayırovaya inen e-5teki rampada 90-100 arası güzel bir miktarda kalır) yarıyorsa boşa atarsınız. yoksa ıhıh. hele bazı zekiler dağdan boşta inmeye çalışır sonra yarı yolda frenleri ısınıp tutmaz olur.
darknum  (12.05.09 02:50:51) 

New Jersey (Hillsborough) da yaşanır mı?

Sözlükte New Jersey hakkında pek hayırlı şeyler söylenmemiş genel olarak. Ama benim ilgilendiğim kasaba "Hillsborough" oluyor ki New York'a 50 mil oluyor. Buralarla bir bağı olan, tanıdığı olan, yaşamı hakkında fikri olan varsa beri gelmesini rica ediyorum. Saygılar.




 
bir yakınım yada önerim yok ne yazık ki ama google'da aratınca ilk sırada şöyle bir makale çıktı karşıma :)

If You're Thinking of Living in:; HILLSBOROUGH
http://www.nytimes.com/1987/09/13/realestate/...rough.html
roadrunner merlin  (11.05.09 16:27:57) 

Yelek-Fular mı, Şerit mi?

Damatlıgın içine yandaki resimlerden hangisi daha güzel durur sizce?

Yelek fular giymeyeni dövüyorlar artık, şerit daha değişik daha sade duruyor. Bir de size sorayım istedim.


 
yau efendi gibi papyon tak bence. bunlar gerenksiz atraksiyonlar-yine bence tabi.


vecihi  (11.05.09 16:22:32) 
şeritle garson havası yakalanacakmış gibi, diğerine yorum yapmasam daha iyi. ben güzel bir kravat derim..


boilteau  (11.05.09 16:38:19) 
valla o şerit rahiplerin boynuna taktığı zımbırtıya benziyor. ama diğeri de çok şık değil bence. vecihi'ye katılıyorum papyon en güzeli.


henry gale  (11.05.09 16:41:22) 
hocam yelek fular güzel oluyor.
sarar'ın sade ama kaliteli yelek-fular takımları var.
üstüne de Atatürk yaka gömlek.
yalnız sıcakta bayıyor biraz. dikkat.

Allah bir yastıkta kocatsın.
zeki baba  (11.05.09 16:50:56) 
Fular, şerit şu ara moda olabilir belki ama geniş zamana bakarsak ben 20 yıl önce düğününde fular takmış insan görmedim. çocuklarınız baktığında düğün resminize komik gelebilir o zamanın moda anlayışına göre. Ama papyon, kravat bunlar klasik şeylerdir, düğün için olanları da gayet şık ve kaliteli durur.


holly golightly  (11.05.09 16:55:40) 
ikisi arasında ceket fular daha güzel duruyor. ama kravattan şaşma derim. oynarken beline sokabiliyorsun. konukları dolaşırken çıkarıyorsun. hem de çok şık. her iki pederle bir uyum da yakalayabilirsin. yelek sırtı göbeği çok kasar.


trocero  (11.05.09 17:44:23) 

ankara'da dişçi

hesaplı bir dişçiye ihitacım var.

annemden emekli sandığı/emekli sağlık güvencem de var. hangi özel hastanelerde ne kadar fark verip tedavi olabilirim?


 
ben ankara üniversitesi diş hekimliğini öneririm.


kahvegibi  (11.05.09 16:52:21) 

ingiltereye turist olarak gitmek

ingiltereye dil okuluna gitmeden veya work and travel olmadan nasıl gidilir




 
vize nasıl alınır diye mi soruyorsunuz, ucuz uçak biletini mi, orada ne yapılırı mı?


386 dx  (11.05.09 14:46:47) 
biletinizi alırsınız (easyjet gayet uygun fiyatlarda), kalacak yer rezervasyonu yaparsınız internetten. makul bir süre önceden de vize için başvurursunuz gerekli belgeleri toplayarak (şişli'de bir yer vize işlerinin yapıldığı konsolosluk binası).
iyi yolculuklar..

turkuazz  (11.05.09 14:53:37) 

Yeme-içme ve maç bir arada olsa

Arkadaşlar Taksim'de şöyle hem rakı-balık ya da ocakbaşı yapılabilecek hem de maç izlenecek bir mekan var mıdır? Derdim çarşamba günkü maç. Teşekkürler.




 
musa ustam ocakbasi vardı bir dönemler ama son durumu nedir bilmem.


hevipeyra  (11.05.09 14:05:57) 
merih restoranı tek geçerim, diğerlerine göre hem hesaplıdır, hem de kimsenin kimseye karışmadığı sakin bir mekandır.


bruncha giden tikky  (11.05.09 15:42:03) 
yorumlar çok kötü musa ustam ocakbaşı ile ilgili, belirteyim dedim başlığı okumayacaklar için.


newth  (11.05.09 16:40:25) 

neden olabilir sizce?

Çok sevdiğiniz ve kısa olmayan bir süredir birlikte olduğunuz kişi gelip "bitti" diyor ve siz ona "bunu düşünerek mi söylüyorsun" diye sorduğunuzda sadece kafasını sallayıp,arkasını dönüp gidiyorsa, sizce bunun nedeni ne olabilir? Ne yapılması gerekir?
Aile ile tanışıyordum onun. Annesine falan telefon açıp sordum,onların bile haberi yok neler olup bittiğinden.Çok dertliyim be sözlük.



 
benim tecrübelerime dayanırsam,

1. oldukça ölçüp tartmıştır içinde, kararını da vermiştir. uzatıp acı çekmek çektirmek istemiyordur ama bir yandan da kendisinin de cevaplayamayacağını bildiği sorularınızın olacağını tahmin kısa kesmeyi düşünüyor da olabilir. sözün özü: gemileri yakmıştır. muhtemelen sonradan gelecek pişmanlığı ve düşünceleri hesaba katmıyordur, düşünmeden atlayıp sonrasında kıvranacaktır. (tabi farkında olmadan)
2. gizli kalması gereken bir şeyi öğrenmiştir, aldattığınızı, yalan söylediğinizi, vs. günlüğünüzü okumuştur ya da bilgisayarda yazışmalarınızı görmüştür. sonuçta sinirlidir.

ilk anda aklıma gelenler bunlar oldu nedense.
newth  (11.05.09 13:53:32) 
aileler tanışıyor. o yüzden arayıp sordum. yani ileriye yönelik planlarımız vardı. herşey çok güzel gidiyordu. keşke bir sorun olsada anlayabilisem böyle birşeyi neden yaptığını.


green eyed penguin  (11.05.09 14:37:20) 
-başka bir kızla tanışmış olabilir, o kızla birlikte olabilecekleri tarih yaklaşınca sizi yakasından silkiyordur (hayat ne acı, durmak yok, yola devam edin siz. böyleyse üzülmeye değmez)
-sizinle bir geleceği olmayacağını hissediyor olabilir ilişkinin gidişatından, sizi tanıdıkça oluşan izlenimden. bu kötü bir anlamda değil, yani sadece ona uygun olmadığınızı düşünmüş/fark etmiş olabilir. tekrar ediyorum, bu sizin olumsuz bir özelliğinizden kaynaklanmak zorunda değil, aslında başkasına göz kamaştırıcı gelebilecek bir şeyiniz ona itici gelebilir.
-annesi sizi beğenmemiş olabilir.

her ihtimalde gidene denecek şey "güle güle" siz o ana kadar elinizden geleni yaptıktan sonra o hala gidebiliyorsa böyle arkasına bakmadan, siz niye onun arkasından bakasınız ki? hayat güzel, kuşlar çiçekler, böcekler filan :)
turkuazz  (11.05.09 14:59:39) 
nedenini öğrenmek hakkınız, o iyice düşünmüş olmalı ki size söylemiş, sormanız gereken soru, "neden" olmalıydı. hemen arayın sorun bence.
bir de sizce her şey süperken, birden bitti dediyse bu çok garip, normal bir insan evladı buna dair sinyaller verirdi mutlaka, acaba siz mi anlamadınız?
ya mutlaka birşeyler vardır, yani belki siz şimdi, acaba onu buna birşeyler mi zorladı, acaba mecbur mu kaldı beni terketmeye gibi düşünmeye meyillisiniz ama yapmayın. arayın sorun rahat edin.
muhtemelen hayatına biri girdi ve aklı karıştı, günahını almak gibi olmasın ama.
pinking of you  (11.05.09 15:08:04) 
sıkılmış demek ki. zorlayamazsın ya karşındaki insanı.


mortifera  (11.05.09 15:41:38) 
mutlaka ve mutlaka baska biri vardir. lutfen hemen sovmeyiniz. bence oyledir. hatta eger kizsa o cekip giden, kesin baska biri vardir. bir laf vardir: kadinlar maymun gibidir, bir dali tutmadan digerini asla birakmazlar diye. kizmayiniz. bu isler hep boyle.
pesine dusmek iyi sonuclar vermez. insan azcik kendisini zorlayip aramamalidir. birakmalidir bir sure kendi haline. yoksa "ay ne yapiskan insan" durumu ortaya cikar ki hicbirimiz boyle bir sifatla anilmak istemeyiz. hele ailesine falan sormak piuuuu... hic olmaz hic.

knidos  (11.05.09 19:42:02) 
Bırakın gitsin. Dönerse de kabul etmeyin.

Birisi gitmişse, bir şeyleri bırakıp gitmiştir, döndüğünde "asla ama asla" aynı kişi değildir. O geldiğinde zaten siz terkedilmenin yaratacağı bir çeşit 'intikam hissi' ya da buna 'semptom' diyelim, çoktan başka birisi olmuşsunuzdur bile. Birbirinize tekrar eski cici günlerin hayaliyle kavuşacağınız fikrini çöpe atın. Asla aynı olmaz. Bir süre sonra ikinizden birinde ortaya çıkacak olan pişmanlık bu sefer kötü bir müptezellik yaratacak, birbirinize hayatı zından edeceksiniz. Bırakın gitsin, hiç bakmayın arkanıza.

Bu Avatar State'e geçtikten sonra her şeyin daha mükemmel olduğunu, birey olarak çok güçlü olduğunuzu anlayacaksınız.
gozupek  (12.05.09 19:11:56) 

erzurum

erzurum havalimanından otogar kaç saat sürer ? taksiye binsek ne kadar girer ?




 
kimse yazmadığı için yazıyorum.

Havaalanı şehir dışında ama öyle çok uzaklarda değil. otogara uzaklığı ise yaklaşık 10 km filan. Şimdi bildiğiniz gibi erzurumda trafik sıkıntısı filan yok. Bindiğiniz araç 60 km/h hızla giderse yaklaşık 10 dk da gidecektir.
ocanal  (11.05.09 19:48:19) 
erzurum havaalanından taksiye binmenize gerek yoktur. her uçak indiğinde şehir içine servisler hazır bir şekilde dışarda beklemektedir. bu servisler otogarın önünden geçerler ve fiyatı da 5 lira civarında idi yanılmıyorsam. otobüsle 15 dakika civarındadır. taksiye binerseniz en az 20 lira verirsiniz diye tahmin ediyorum.


mustee  (12.05.09 10:53:56) 

Jules Verne

Slm;

Jules Verne'i eminim hepimiz okumuşuzdur. Macera dolu Amerika adeta kitapları yanlış mıyım a memo? Şimdi bunlar geçmişte kaldı artık. Büyüdük evlendik evlere şenlendik. Daha böyle büyüklere hitap eden ama jul vörn tadında romanlar var mı bildiğiniz? Böyle gemili memili, adalı madalı romanlar. Ay'a seyahat ya da denizler altında yirmi bin fersah gibi değil de; iki yıl okul tatili, on beş yaşında bir kaptan tarzı kitaplar arıyorum. Nelerdir?


 
yüzüklerin efendisi


ground  (11.05.09 14:00:46) 
dirk pitt e bak sözlükten onun içinde olduğu tüm romanlarda dediklerinden var.


phoera  (11.05.09 16:36:34) 
(bkz: isaac asimov)


magoria  (11.05.09 17:25:01) 
(bkz: clive cussler)
(bkz: wilbur smith) - taitalı romanları bir başka güzel, okuma sırası ile nehir tanrısı, yedinci papirüs ve büyücüler kralı

trocero  (11.05.09 17:54:03) 

kimdi bu beşiktaşlı oyuncu?

yıllar önce penaltı kaçırdığı için hayata küsen bir beşiktaşlı oyuncu vardı. Hatta 2-3 yıl önce ortaya çıkmıştı. Ne oldu o adama? Adı neydi o adamın?

edit: daha yeni öğreniyorum ben bunun hikaye olduğunu be.


 
(bkz: 90 orhan)


marcelorios  (11.05.09 13:02:38) 

sanal gerçek futbol ligi

bugün bunu hayal ettim,

ekşi'deki esbpl gibi ama daha geniş. belki birden fazla lig oalbilir talep olursa. kimbilir belki yurt dışı olur. belki canlı yayın olur. yani benim amacım haftasonu göt büyütmektense ciddi bir eğlence sağlayabilme potansiyelinde bir lig.

bu kodlama, organizasyon falan bir şekilde hallolur. mesela böyle bir işte gönüllü olurm uydunuz ya da oynar mıydınız?

 
Halı saha ligi. Fena fikir gibi değil. Ama insanları organize etmek çok zor. Referans sistemiyle dahil olunursa iyi olur.


ataturkiye  (11.05.09 12:37:27) 
müthiş reklama ihtiyaç duyar ama mümkündür eğer sadece bu işle uğraşabilirsen başarabilirsin. Halı sahaların reklamlarını filan alırsın. Çok güzel olur.


ocanal  (11.05.09 12:57:12) 

Gözü açılmamış kedi yavrusu

Annem bahçede, gözleri açılmamış, hatta göbeği bile üzerinde olan bir kedi yavrusu bulmuş. veterinere götürmüş ama ilgilenen olmamış. Dünden beri bakıyor. kediyi sürekli sıcak tutuyor. sütü bolca sulandırıp, şırıngayla içiriyor. kaka ve çiş yapsın diye poposunu siliyor.

bunun dışında yapabileceği bir şeyler var mı?


 
yeni doğmuş bir kediyi bir ay geceli gündüzlü bakarak yaşatmıştım. şöyle ki: iki saatte bir (mümkün olduğunca gece de dahil) beslemek gerekiyor. en sağlıklısı gidip veterinerden yavru kedi sütü tozu almak. besleyici filan, sade süt yeterli olmayabilir sanırım. sıcak tutma hadisesi de çok önemli gerçekten. hazırladığım yatağın altında sürekli sıcak su torbası bulundurarak kediciği sürekli sıcak tutabilmiştim. en kolayı bu şekilde olacaktır. popo silme (okşama gibi:) ) işlemiyle pek bir derdi kalmasa gerek yavrucağızın. aman nolur yaşatın, üzülüyorum ben küçük yavrulara birşey olunca :) annenizin de emek veren ellerine sağlık.


freefroglet  (11.05.09 13:25:58) 
bence yeterli, ben de ayni sekilde gozleri kapali minicik kedi bulmustum bahcede, dediginiz seyleri yaptim cogunlukla, sicak su torbasi degil de hep sariliyordum hayvana kucagimdan indirmedim, basparmagimla isaret parmagim arasini emerek uyuyordu hatta, beni annesi saniyordu sanirim, okuldan gelince asiri bir sevgi gosterisiyle karsilardi zip zip zipliyordu sevincten kucagima alinca da cok cok direkt emise gecerdi. buyudu koca adam oldu sonra.


eick  (11.05.09 14:01:53) 
gözlerinin silinmesi gerek diye biliyorum ama yanlış bilgi vermek istemediğimden gerisini daha iyi bilen biri anlatsın diyorum.


aithra  (11.05.09 16:44:37) 
yeni doğmuş ve annesi olmayan kedilerin bakımı için şöyle söylüyorlar. battaniyeye sarın ve devamlı sıcak tutun. sicak su torbası koyun battaniyenin altına. bir de yine battaniyenin yanına bir saat koyun. o saat de annesinin kalp atışlarına benzediği için iyi geliyormuş.


mea maxima culpa  (11.05.09 19:40:47) 
tuy degistiriyor ya da buyuyor olduklarindan, annelerinin yalamasi gerekirmis. elimizde anne olmadigi durumlarda, pamugu hafifce nemlendirerek kendilerininin tum vucudunu silmeliymisiz. ama sulu sulu birakmamaiz lazim tabii ki usumesin. nemli pamukla silip duracakmisiz. biz de baktik yavru kediler, cok hem de. ama inek sutu ishal yapiyor, sulandirsak bile yaramiyor.
anneniz cennetlik:)) (allah omur versin tabii. hurmetler)

knidos  (11.05.09 19:47:49) 
inek sütünün kedilere hiç bir faydası yok. aksine karnını doyurup beslemdiğiniz için ufaklığı kaybedersiniz. bir veterinere ya da petshopa gidiniz, içinde taurin bulunan bebek kedi sütü tozu alınız, kedinizi onunla besleyiniz. böylece bir kaç haftaya canavar gibi olur.


thechosenone  (12.05.09 11:19:35 ~ 11:20:00) 

Beşiktaş'tan Esenler'e Ulaşım

Yarın Beşiktaş'tan Yüzyıl Mh.Esenler'deki Tekstilkent'e gitmem gerekiyor, ancak taze bir İstanbullu olarak bu konuda yardıma ihtiyacım var. Gitmem gereken yer yardımcı olmak açısından şöyle bir mail attı:

336/B Bakırköy-Turgut Reis
B.köy-Zuhurat Baba-İncirli-Haznedar-Muratpaşa-Üçyüzlü-Esenler-Atışalanı-Turgut Reis

33 Eminönü-Turgut Reis
Eminönü-Unkapanı-Aksaray-Fındıkzade-Topkapı-Vatan Caddesi-Turgut Reis

33/M Şişli-Turgut Reis
Şişli-Çağlayan-TEM Yolu-Otogar-Esenler-Turgut Reis

98/Y Bakırköy-Yüzyıl
Bakırköy-İncirli-Haznedar-Çamlıkahve-Parseller-Bağcılar-Tabya-Yüzyıl
(TEM üstü köprü başında inilecek)
33/Y Eminönü-Yüzyıl
Eminönü-Unkapanı-Aksaray-Çapa-Topkapı-Vatan Caddesi-Yüzyıl
(TEM üstü köprü başında inilecek)

Ama bu bilgiler bana bir şey ifade etmiyor, ben Beşiktaş'tan en az yürüyüşle ve durak kaçırma riskini minimize etmek adına en az aktarma ile bu Tekstilkent'e nasıl gidebilirim? Ve 10.45'de orada olmak için kaçta yola çıkmam lazım? Olabildiğince ayrıntılı anlatırsanız memnun olurum. (Esenler'de şu noktaya ulaşım çok kolay, oradan Tekstilkent 5-10tl tutar taksi ile gibi önerilere de açığım)

 
beşiktaş'tan 30 A ile mecidiyeköy. ordan metrobüs ile cevizlibağ, cevizlibağ durağından da 33 B2ye binersen sanırım emeline ulaşırsın. zaman olarak bişey diyemicem çünkü sabah saatlerinde çıkıyosun yola ben hiç o saatte gitmedim ama normal saatlerde yol boşken yaklaşık 1 saat fln sürüyor.


benim de soyleyeceklerim var  (11.05.09 13:19:50) 
sanırsam beşiktaştan 30A ya binip mecidiyeköye ordanda 92ş ye binip en rahat biçimde gidilinebilinir heralde yani galiba :D bi araştırın derim ;)


0zzy  (11.05.09 13:47:26) 
http://www.tekstilkent.com.tr/ulasim.htm

kendi sitesinde ayrıntılı bir şekilde yazıyor ulaşım bilgileri. nerde ineceğin konusunda bende bilmiyorum hiç gitmedim oraya ama en garantisi otur şöförün arkasındaki koltuğa, adamada tembihleyin ineceğiniz yeri aralarda da hatırlatın unutma olasılığı sıfıra insin.
s nek  (11.05.09 17:39:54) 
Sanırım taksiyle Eminönü'ne gidip oradan otobüse binmek en rahat çözüm olacak.


crown  (11.05.09 21:02:58) 

takip ettiğiniz blog veya siteler

günlük yada arada sırada baktığınız,ilginizi çeken blog veya websitesi adresleri varmı?




 
benbugunbunuogrendim.blogspot.com

çok severek takip ediyorum.
kahvegibi  (11.05.09 12:12:18) 
www.bildirgec.org vb. pilli siteleri


el magico  (11.05.09 12:13:10) 
dambil  (11.05.09 12:16:18) 
lifehacker.com


rednoff  (11.05.09 12:39:24) 
(bkz: techcrunch)
(bkz: fazlamesai)
(bkz: slashdot)

ferruh.mavituna.com
space.com
news.cnet.com
yahoyt.com
webrazzi.com
televidyon.com
roadrunner merlin  (11.05.09 14:36:20 ~ 14:40:28) 
Siteleri rss vasıtasıyla google reader üzerinden takip ediyorum.

televidyon'un bi kaç programı (teknosohbet, sinevidyon ve kafa kafaya), ekşi duyuru, todaysbigthing, gmail blog, official google blog, google reader blog, lifehacker, firefox facts, ubuntu geek, chip online, bobiler, alkışlarla yaşıyorum, kolpahaberler.blogspot.com, howtogeek, sezyumcom.blogspot.com, geyikmuhendisi.com, dockera.com, kelebennk.blogspot.com ...
edge_nabby  (11.05.09 14:38:24 ~ 14:38:53) 
ha bu arada, şunu da rss'le takip edebilirsin:
http://www.google.com/reader/shared/0710478...0979830174

edge_nabby  (11.05.09 14:46:36) 
blackdog  (11.05.09 15:32:54 ~ 15:34:52) 
forza 5posta


imparatorolmayikolaymisandin  (11.05.09 17:11:08) 
gonion  (11.05.09 17:12:33) 

yılmaz güney ve bir film

hola amigos

yılmaz güneyin oynadığı bir film soruyorum sevgili duyuru sakinleri.

film adana'da çekilmişti, yılmaz güney at arabası sürüyordu, bir pavyon kızına aşık oluyordu. bir pavyona gidip kızı kaçıran kötü adamlara bıçak çekiyordu. kızı alıyordu filan, sonra kızla adananın sahil ilçesi olan karataşa kaçıyordu.

neydi bu filminin adı, bi buldurun lütfen.

not: siyah beyaz bir filmdi...

 
quasiromantic  (11.05.09 15:15:06) 
evet kesinlikle o quasiromantic çok teşekkürler, harikasın...


snow bros  (11.05.09 18:12:14) 

Maç ve haber fotoğrafları

herifler küsürbin dolarlık objektif ve makinalarla 90dk boyunca bir sürü fotoğraf çekiyorlar. gazetelere bi bakıyoruz, 600x800 boyutunda bile doğru düzgün fotoğraf bulamıyoruz. diğer haberler için de öyle. mesela yavurların bi sitesi(boston.com, big picture) var, mükemmel kalitede fotolar var. (mesela http://www.boston.com/bigpicture/2009/05/2009...et_dr.html)

yok mu türkiyede maç ve haber fotoğraflarının kaliteli ve büyük şekilde yayınlandığı bir site?


 
soyle bir yer var: http://www.flickr.com/photos/esteban08/

ama sadece besiktas'in inonu'de oynadigi maclarin fotograflari yer aliyor. bir de tribunden cekilmis bunlar tabii, saha kenarindan degil. ama kaliteliler.
baalzebub  (11.05.09 12:22:31) 
Ajanslar kaliteli fotoğrafları dağıtıyorlar abonelerine. Ama yüklü bir ücretle üye olmanız gerekli.


ataturkiye  (11.05.09 12:32:31) 
fotokritikte bir-iki kullanıcı gazeteci olduğundan ara ara muhteşem fotoğraflar ekliyorlar, araştırmanda fayda var.


ventiquattro  (11.05.09 12:39:52) 
http://www.fenerbahceliyiz.biz/

burada da zaman zaman sağlam fotoğraflar verilir.. gözatabilirsin.. ama sadece fenerbahçe..
beni böyle sev seveceksen  (11.05.09 19:11:06) 

Heroes (ve lost) hakkında sorular

bu diziyi cnbceden takip ediyorum. dün 1961 adlı 3. sezonun sondan 3. bölümü yayınlandı. sorum şu ki, bu dizi kaç sezon ve bölüm daha sürecek belli mi ve dünyada şu anda hangi sezon hangi bölüm yayınlanıyor, takvim ne şekilde?

hazır bunu sormuşken lost'u da ekleyeyim. bu hafta 5. sezon finali var. 6. sezon ne zaman yayınlanacak, kaç bölüm olacak vb.?


 
Heroes'un 3.Sezonu bitti, 3.Sezon 24 bölüm yanlış hatırlamıyorsam.

Lost hakkında fazla bilgim yok ama yakın tarihde 6.sezonu yayınlamazlar sanırım.
kobrettii  (11.05.09 10:07:53) 
Heroes bu sezon 25 bölüm yayınlandı. Yani 3. sezon 25 bölümden oluşuyor. Düzelteyim dedim. Geçtiğimiz hafta, 3. sezon tamamiyle bitti.

Lost'un 6. sezonunun tam olarak ne zaman yayınlanacağı daha kesin olarak açıklanmadı. Tahminen bu sezonun olduğu gibi Aralık - Ocak gibi yayınlanmaya başlar. Çünkü 6. sezon ile ilgili olarak bölüm sayısının, 5. sezon kadar (bilemedin 1-2 farkeder) olacağına dair açıklamalar yapılmıştı.
eloy86  (11.05.09 10:15:29) 
lost'un başlama tarihi daha belli değil maalesef.

heroes 3. sezon bitti. 4. sezon ve volume 5 başlayacak. bunun da tarihi kesin değil. 3 sezonu 25 bölümden oluşmakta. volume olayı da şöyle 3x13'ten sonra bir ara verilmişti. bu aradan öncesi volume 3 idi, aradan sezon finaline kadar olan kısma da volume 4 dediler..
dambil  (11.05.09 10:17:04) 
2010 Ocak-Şubat diyorum ben. son sezonu ve 16 bölümden oluşacak.


desdinova  (11.05.09 11:52:46) 
lost şubatta başlayacak


partizan  (11.05.09 15:22:24) 

[Askerlik] Erken sevk olayı

Istanbul Uni.'de sinavlar temmuz ortasi anca bitiyor ve Agustos ortasi gibi mezun olunabiliyor.

http://www.asal.msb.gov.tr/yedek_sub...ydsb_7.htm

Burada Ekim celbi icin 01 AĞUSTOS-30 EYLÜL arası basvurulması gerektigi yazıyor. Yetisir miyim? Ekim'de gitmem gerek. Aralık cok gec.

 
tıpçı değilsen ekimde gidemezsin..


boilteau  (11.05.09 10:10:56) 
Merhaba,
Ben de sorayım bari burada: İnşaat mühendisleri de mi alınmaz? Yalnızca tıpçılar mı?

nuage  (11.05.09 11:23:47) 
sadece tabip sınıfı, diğerleri aralık.


serseri marti  (11.05.09 12:27:43) 
tıp mezunlari disindaki uni. mezunlari icin sadece 3 adet celp donemi var: nisan-agustos ve aralik. bunlarin disinda gitmek gibi bir sey sozkonusu degil.


alpinsamuray  (11.05.09 13:39:37) 
tıpçı derken tıp faultesi mezunlarını - altı yıllık olan, doktor ünvanı ile mezun olanları - kastetmiştim..


boilteau  (11.05.09 14:16:45) 

Ergüder Yoldaş'a nasıl ulaşabiliriz?

Merhaba arkadaşlar. Aşağıda vereceğim linkte Ergüder Yoldaş'ın şu an İzmir/Balçova'da kardeşinin yanında ikamet ettiğini okudum. Kendisiyle irtibata geçmek istiyoruz. Balçova'da kendisinin nerede olduğunu bilen/gören-duyan veya herhangi bir telefon-adres bilgisi sağlayabilecek olan var mı acaba? Şimdiden ilgilenenlere teşekkürler. Bu arada Ergüder Yoldaş da kim lan diyenlere, sorularının cevabını bu başlık altında aramak yerine kendisinin hayatı ve sanatı hakkında minik bir araştırma yapmalarını tavsiye ederim :) (seven olur sevmeyen olur:) )

Bahsettiğim site linki:
http://www.haber7.com/haber/20070905/Erguder-...ldi-mi.php

 
http://www.nur-erguderyoldas.com/

sayfanın aşağısında ulaşım var oradan devrim yoldaş'a mail gönderiyorsunuz. cevap vermeleri olasıdır..
dambil  (11.05.09 10:20:27) 
bir deneyelim bakalım. teşekkürler dambil. başka bllgi verebilecek olan?


kus  (11.05.09 10:24:15) 
«1...660661662663664 • 665 • 666667668669...1083»    « Önceki  Sonraki »
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler compumaster, dambil, deckard, fader, kahvegibi, robin